Mihdi Perincek ağ günlüğü

Toplu Mezarlar ve Adalet Avcıları

Devletin, siyasetin ve siyasi partilerin gündemi daima toplumunkinden farklı olmuştur. Çünkü devlet ve siyasetin toplum diye bir “derdi” yoktur. Çünkü siyaset elitler eliyle devlet için yapılıyor. Çünkü günümüzde siyaset yaptığını iddia eden elitler, acımasız, bencil ve çıkarcıdır.

İnsanı, İnsan Onurunu Esas Alan Bir Anayasa İstiyoruz

Kürt Coğrafyasında faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, 16 Ocak 2011 tarihinde Diyarbakır’da bir araya geldiler. Bölgenin geniş ve güçlü dinamiklerinden birini oluşturuyorlar. Ve hep birlikte, Kayapınar Belediyesi Cegerxwîn Gençlik, Sanat ve Kültür Merkezi salonunda “Neden yeni bir anayasa?” adlı bir konferans gerçekleştirdiler.

Türban, vesayet, özgürlük

Bir yurttaş olarak söyleyebilirim ki; türban Türkiye’nin temel sorunu değildir. Öncelikle çözülmesi gereken sorun da değildir. Birileri ana gündem maddesini gölgelemek için birinci gündem maddesi haline getirmeye çalışıyor.

Ses Kaydı Üzerinden Geçitli Katliamının Failleriyle Konuşuluyor

17 yıl önce işlenen bir suikasta ilişkin ses kaydı ortaya çıktı. Gerek o günlerde ve gerekse daha sonra, birçok kişi suikastın bir sabotaj sonucu gerçekleştirildiğini söyledi. Kamuoyunun genel kanısı da bu yöndeydi. Basının bir kesimi de bu minvalde günlerce yazılar yazdı. Ancak ilgili-yetkili resmi makamların tümü, olayın suikast değil kaza olduğunu söylediler.

“Kalê Nemir” Seyid Rıza’nın Kemikleri Sızlatılmamalı

Amed’de asılarak katledilen Şeyh Said’in yoldaşı, özgürlük rüyasının takipçisi “Kalê nemir” Seyid Rıza’nın isyan dolu yüreğine, özgür bir yaşama olan tutkusuna torunları sadık kaldı. Ve 73 yıl sonra olsa da, onu ilelebet yaşatmak için ona ruh, ona kan, ona can vererek Dersim özgürlük (Kışla) meydanında abideleştirdiler.

Referandum değil, plebisit

1982 anayasasının 18 maddesinde değişiklik öngören “artniyet ve hinlik yasası” için 12 Eylül 2010 günü halkın önüne; seçim kanununda yapılan son değişikliklere göre “şeffaf sandıklar” konulacak. Şeffaf sandıkların kullanılması ironik bir durumdur. Ve tüm partiler pozisyonlarını netleştirdi. Ancak yurttaşların bir kısmı hala düşünüyor.

Ya “Olmazsa”?

Kürt coğrafyasında bulunan Sivil Toplum Kuruluşları, galiba; bilerek veya bilmeyerek güçlerini sınırlandırıyorlar.

Kan Davası Dili

Ortadoğu’nun kadim bir halkı olan Kürtler, dünyadaki diğer halklar gibi hak ve özgürlüklerini yaşamak istiyor. Önce şunu kabul etmek gerekir; talepleri meşrudur evrensel değerler ve uluslararası hukuka da uygundur.

Lice’ye Lanet Yağıyordu

Lice, doksan üç ve doksan dört yıllarında, yani iki yıl içinde üç defa katliamlardan geçirilmiş, yakılıp yıkılmıştı. Bu olaylardan yıllar önce, kırk dokuzlular olayı ve “bir kilo toz bir otoboz” sözüyle hafızamın bir kıyısına sıkışan Lice’yi, ilk defa yetmişli yılların ortasında görmüştüm.

Vurgun

CHP, siyasi hayatı boyunca “kontrolsüz” bir hırsa sahip oldu. Sürekli olarak Türkiye halklarının-kimliksel zenginliğinin hem geçmişini, hem de geleceğini karartan derinliklere daldı. En sonunda “dibe” vurdu. Boğuluyordu. Kurtulmak için son hamlesini yaptı. Ancak tercih ettiği ip, hem en yanlış hem de en elverişsiz olanıydı.

CHP Ölüm Döşeğinde

Türkiye’yi yeniden dizayn etme ve konumlandırma, CHP’yi bir daha “dirilemeyecek” şekilde “öldürme” programları tıkır tıkır işliyor. Başlama zamanları itibariyle bir birinden farklı, ancak birbirini tamamlayan bir projedir. Ve ABD menşei’lidir.

Zavallı Aydın/cılık!

A.K.P.’nin “Kürt açılımı” ve demokratikleşme hususundaki samimiyetsizliği, Siyasi Partilerin uyacakları esasları belirleyen maddenin oylamasında aldığı tavırla bir kez daha tescil edildi.

Bozuk Terazi Koleksiyoncuları

Sabah uyandığımda, genellikle “ bugün dünden daha güzel olacak” derim. Bu hoş nakarat, belki yaşam felsefesinin bir biçimi, belki öngörülerin günlük olarak sözcüklere dönüştürülmesi, belki de umutlarımın-görmek istediklerimin sonucu oluşan bir alışkanlıktır.

Osmanlıcılık Çıkmaz Sokaktır

Türkiye değişimin doğum sancılarını çekiyor. Hatta geç kalınmış da denilebilir. Sağlıklı bir doğumun yaptırılıp yaptırılamayacağı durumu ile karşı karşıyayız. Ve eğer, 3. Kuşak Osmanlıcılık anlayışını esas alan bir sonuç gerçekleşirse, “Dimyat’a giderken pirince evdeki bulgurdan olma” gibi bir görüntüyle karşılaşma riski yüksektir.

Anayasa Senatosu

Anayasa değişikliği Türkiye’nin birinci gündem maddesi haline geldi. Görüldüğü kadarıyla uzun bir süre bu yerini koruyacaktır.

16 Mart’ta nefes almakta zorlandım

Olayları ve gelişmeleri, sadece mekân zaman diyalektiği veya derinliği içinde değerlendirmek doğru değildir. Peki, sadece duygu derinliği içinde algılamak/yaşamak mı doğrudur? O da doğru değildir. Çünkü iki yaklaşım da olumsuz sonuçlara yol açıyor.

Dünyanın barışma deneyimleri

Demokratik Toplum Kongresi, 27–28 Şubat 2010 tarihlerinde Diyarbakır’da “Uluslar arası Müzakere ve Deneyimleri” konferansı düzenledi. Yakın döneminin çatışmalı üç deneyimi paylaşıldı. Bunlar, Güney Afrika, İspanya ve Birleşik Krallık (İngiltere) örnekleriydi.

İnciler

İfade etmek isteğim şey, bildiğimiz “inci”ler değildir. A.K.P’nin öne çıkan/çıkarılan bakan ve milletvekillerinin, ağzından dökülenleri kast ediyorum. Hele, Kürt kimliğini taşıdığını iddia eden şahsiyetlerin döktürdükleri “inci”ler, insaf/vicdan sahibi insanlar tarafından “evlere şenlik” olarak değerlendirilen cinsten.

Kodifiye Tez-i Maval Üzerine

Risk almadan insan oldum diyorsan:
Doğruyu söylemiyorsun demektir.
Japon Atasözü

Ceviz Dikin

Yaşam bir borçlar zinciri,
bir hesaplaşma dizisidir.
Borç, alçakça yada soyluca ödenir.
Ama mutlaka ödenmesi gerekir.
(Sasani kralı ŞAPUR)