Zeynep Tozduman ağ günlüğü

150 yıl sonra kadın olmak

8 Mart dünyanın birçok ülkesinde kadınların hak ve eşitlik taleplerini, kadın olarak yaşadıkları sorunları dile getirdikleri bir gündür. Bu yıl 8 Mart’ı Dünya emekçi Kadınlar gününü tüm dünyaya yayılan derin bir küresel ekonomik kriz ve dahada önemlisi savaş ortamında karşılıyor.

Mor Gabriel'in çığlığı

Son dönemde “MOR GABRİEL” haberleriyle Türk ve Avrupa basınında sürekli gündeme gelen Mor Gabriel Davası gözleri bir anda Süryani halkına yeniden çevirdi. Pek yakında Mor Gabriel manastırını ziyaret edecek olan papa gelen haberler arasında.

Bir Naum Faik gelip geçti Diyarbakır'dan

Büyük düşünür ve öğretmen (malfono) Naum Faik,1868 Yılında Diyarbakır’da doğdu. 5 Şubat 1930 yılında Amerika’da acı dolu hayatına gözlerini kapadı. Ölümünün üzerinden 81 yıl geçti ama bu güne kadar Türkiye’de onunla ilgili tek bir kitap çevrilmiştir ( “Naum Faik ve Süryani Rönesansı” /Murat Fuat Çıkkı, Çeviren Mehmet Şimşek ).

Dilimize tecavüz etmeyin efendiler

Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana yaşadığımız ülkede demokrasiye, insan haklarına, hukuka ve barışa sistematik bir şekilde tecavüz edilmiştir. Tecavüz kültürü yaşamımızın adeta bir parçası haline gelmiştir.

Bu ülkede sevdalara kurşun sıkanlara

Diyarbakır’dan, İstanbul Ermeni yetimhanesine oradan da hayata akan kırık bir aşkın yolcusudur Boğos.

Turabdin'nin ve ışığın çocukları İsveç'te özlem ekiyor

Yaklaşık 17 gün süren İsveç gezisi sırasında Süryani halkında ilk dikkatimi çeken, Bir doğum sancısı gibi acı çekmeleri. Rahimlerindeki sancı keşke bir doğum sancısı olabilse diyorum içimden. Hüzünleri damıtıp Turabdine özlem demliyor yürekleri.

Turabdin'nin gelinlerine kandan kına yakmasınlar

2010 Ekim ayı başlarında Süryani mitolojisine göre Turabdin(Mardin ve civarı)nin köylerine yaptığım bir gezi ve yol hikâyesini paylaşmak istiyorum. Hüzünlerine rağmen bir o kadar güzel ve özlem kokan medeniyetler merkezi. Yani, çok dilli, çok dinli, çok kültürlü sevdaların şehrinedir yolculuğumuz bu kez.

Hrant’la yeniden vuruldu Anadolu'da büyük insanlık

23.10.2010 tarihinde Diyarbakır’da restorasyonu tamamlanan Ermeni Surp Giragos kilisesini Büyükşehir belediye başkanı Osman Baydemir, Diyarbakır-Sur belediye başkanı Abdullah Demirbaş, Türkiye Ermenileri Patrik genel vekili Aram Ateşyan, Diyarbakır Surp Giragos Ermeni Kilisesi Vakfı Başkanı Tekin Papuçyan, Ermeni Yazar Migırdis Margosyan, Türkiye, Suriye ve Avrupa’dan gelen

Mor Gabriele dokunma, kardeşime dokunma

Sözde; Dinlerin ve dillerin şehri Mardin’de Mor Gabriel manastırının iki yıldır yılan hikâyesine dönen toprak davaları için hak gasbına karşı, Alevi öğretisiyle yazıma başlamak istiyorum.’Ayıptır, Günahtır, Yazıktır ‘ beyler.

Hakkari'de ağlayan bir gelindir şimdi Ceylan

Hakkari'de ağlayan bir gelindir şimdi Ceylan

Yüz yıldır keder damıttığımız yaralarımıza kandan kına yakarak
Bir Hakkâri lalesinin ağlayan geline nasıl dönüştüğünü.
Egede ise bir Girit çiçeğinin şafak vakti
Toprağın bağrını yırtıp nasıl yeryüzüne çıktığını,
Yeniçağda çarmıha gerilen Lalelerden kan damlarken,

6-7 Eylül'de İstanbul düşüyordu utancından

6 - 7 Eylül 1955’de... İstanbul düşüyordu utancından. İki gün içinde İstanbul’da gayri Müslimlere yaşatılanlar hangi dilde anlatılır bilmiyorum. 6 Eylül 1955 günü, saat 13.00’de radyolar, Senaryoyu hayata geçirmek için Selanik’te Atatürk’ün doğduğu eve bombalı saldırı yapıldığı haberini vermişti.

Mor Gabriel davası ve referandum süreci

Önümüzde bir referandum süreci var. Sistem bizi Evet veya Hayır arasında tercih yapmaya zorluyor durmaksızın. Demokratik ve hukuk devleti olduğunu iddia eden bir ülkede üçüncü cepheyi ya yok sayıyorlar ya da görmemezlikden geliyorlar.

Şerzan kurt'a sıkılan kurşun kardeşliğe sıkılmıştır

Şerzan Kurt; yirmibirinde bir fidan toprağa düşerken bir kurşunla; kanıyla, kızıla boyuyordu yitik bir ülkeyi. Kan, gözyaşı, Acı yayılıyordu Batman'dan, Ege'ye. Ege deniz kokmuyordu artık, zulüm; kartal pençesiyle gökyüzünü kara bir bulut gibi sarıyordu.

Şerzan Kurt.jpg

Süryani halkının kalbi Turabdin'de atıyor

Yaklaşık 10 gün süren bölge gezisinde Süryani ve Kürt halkı ile yaptığım görüşmeler, izlenimler beni yüreğin uçsuz bucaksız yakıcı bozkırında görmeyi istediğimiz o düş iklimine götürdü durmaksızın. ”Çocuğun gördüğü düş olmasın artık, Barış” dedirten yüzlerce yürekle yaptığım söyleşilerde ortak özlem Barışaydı.

Kendi anayurdunda mülteci olanlar: Süryaniler

İki gün evvel haber ajanslarına düşen Mardin/ Nusaybin’deki Mor Yakup Kilisesi ile ilgili acı haberle sarsılan Süryaniler ‘Sofeg hoğil = Edi bese= Yeter artık ‘. Diyorlar.

Mezopotamyada yok olmaya yüz tutmuş bir halk: Süryaniler

Süryaniler; yaklaşık 5.000 yıllık geçmişleriyle Mezopotamya`nın en eski halklarındandır. Süryaniler; tarihte Mezopotamya olarak bilinen bölgede hüküm sürmüş olan Akad, Asur, Babil ve Aram uygarlıkların mirasçılarıdır. Süryaniler bu dönemde kültür ve uygarlık gelişimine ön ayak olmuşlardır.

suryaniler_toplumu.jpg

Utanıyorum utanması gerekenler adına

12 Mayıs'da Muğla Üniversitesinde gencecik bir fidanın hayatı, faşist bir kurşun tarafından söndürüldüğü için kahroldum. Utandım analığımdan ve insanlığımdan.

Diasporada Süryanilerle buluşma

Mezopotamya’dan acılı bir yürüyüşün durağı diaspora…1915 den bu yana Nar taneleri gibi dünyanın dört bir yanına dağılan Kadim Süryani halkı yaşadıkları her yerde yüreklerini Turabdin’de bırakarak gibi, gibi yaşamışlar.

24 Nisan 2010 Türkiye’sinde hala azınlık olmak!

95 yıl! Neredeyse bir yüzyıl geçti acıların üzerinden. Bir Asır’a sığmayan acılar… 24 NİSAN 1915 i gösterdiğinde takvimler; acı, gözyaşı, kan, ölüm ile örülecek bir tarihin de miladını gösteriyordu. Elbette Türkiye coğrafyasında yaşayan devletin Öteki dediği Ermeniler, Süryaniler, Rumlar, Ezidiler, Aleviler ve şimdi de Kürtler sadece 1915'le mi?

Tehlike Altındaki Bir Dil Süryanice

Şlomo rohme dilan

Bşayno u başlomo

U yawmo da leşone debritho howe brikho!

(merhaba dostlar,hepiniz hoşgeldiniz,dünya dil bayramınız kutlu olsun.)