Şenel Karataş ağ günlüğü

Cezaevlerinden Bir Ağıt Daha Yükselmeden...

“ kafam cam kırıklarıyla dolu doktor! Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor. Anlıyor musun? “

Sayıların çığlığı...

Irmağın Suları Aktı Artık

Bazen okuduğum yazılar karşısında şaşırmaktan öteye ürküyorum. Bağcıyı dövmenin üzüm yemekten evla olduğu bir sürecin canımızı yakarak aktığını görmek bir başka sancı...

Vicdan Tutulması

Umudun ve umutsuzluğun kol kola girdiği bir dönemeçten geçerken arafta tüm ruhlar sanki… Bir coğrafyanın kaderinin değişmesi ve bir halkın akan kanının dinmesi umudu şakacı bir sonbahar güneşi gibi göz kırparken, kapkara bulutların gölgesinin ağırlığı da tüm hoyratlığıyla can yakmakta.

“Gezme Ceylan Bu Dağlarda”

Bu türkü söylendiğinde hangi duyguyla söylendi bilemiyoruz ya da 14 yaşındaki Ceylan’ın bu türküyü bilip bilmediğini de… Ama bilinen bir şey var ki herkes sessizliğe gömülse de ceylan vuruldu bu ülkenin dağlarında. Tam da Kürtken demokrasiye evirilen açılımın ortasında… Asker yine taşların suskunluğunu kıskandırır cinsten sustu ve kim ölmüşe getirdi sorunu.

Ararat Çocuklarını Soruyor? Gördünüz Mü?

Eyyy Hırant tam iki yıl oldu… İnsanlık bir tabanı delik ayakkabıdan akıp gitti, tam iki yıl önce. Hala faili meçhul… Hala boynumuz bükük sana karşı… Hala hepimiz suçluyuz gücümüz de yok bu suçu ortadan kaldırmaya.

“Tanrım Onu Affet! O Ne Yaptığını Bilmiyor…”

18 Nisan 2007’de Malatya’da üç kişi öldürüldü. Ve tam da bugün bir yıl oldu. Eskilerin deyimiyle olan ölene oldu sanki.
Bu arada tam beş duruşma yapıldı.

Ya Birgün Özgürlük Küserse Bize!

Özgürlük kavramını anlayabilmek için, bu kavramın ruhunu ve köklerini bilmek ve belki de çok başlara gitmek lazım. Big-bang’dan (büyük patlama) sonra, o zaman için evrenin tek hâkimi olan hidrojen maddesi, pinpon topu büyüklüğündeki evrenin çekirdeğinden sonsuzluğa doğru yayıldı.

Bugünlere Korkarak Geldik

Korkular içinde bir yaşam sürülür mü? Bu ülkede sürdürülür. İşte hep beraber yine korkularımızın esiriyiz. Bu ülkede yüzleşmek gereken o kadar çok şey var ki. Sanırım en önemlisi korkularımızla yüzleşmek.

Otoritenin Dayanılmaz Ağırlığı

Siyasette ve hukukta belli bir eylemi gerçekleştirme hakkı olarak görülen otorite, batı dillerinde authorize olarak geçer ve belli bir erkin verilmesi ya da devredilmesi şeklinde değerlendirilir.

Ötekiyim Senin Kadar

Bir 19 Ocak günü aldık o kapkara haberi. Bir delik ayakkabıdan aktı gitti koskoca bir hayat. Ve hep beraber Ermeni olduk o günlerde. Beyaz bereli bir seçilmiş, bir kahraman(!) büyüklerin o güzelim! Kirli dünyasına öykünerek, yine kirletilmiş elleriyle sırtından vurdu o koca çınarı.

Bazen Kadınız, Hep Kadınız

Kapı her zamankinden farklı bir telaşla açıldı. Mavilere sarılmış bir bebek kundağı, 10 yıldır görmediği kızının kollarında duruyordu. 10 yılın özlemini bir kenara bırakarak kundağa yöneldi. Kundağı aldığı gibi kucağına yüzüne baktı bebeğin, nehir aktı gözünden, ardından bir kundak kapıldı sulara.