Alevilik ve Alevi Hareketi Üzerine Yazılar
Alevilik ve Alevi Hareketi Üzerine Yazılar başlıklı bu derleme esas olarak iki bölümden oluşuyor.
İlk bölüm 1998 yılında henüz internet ve tartışma forumlarının yeni yaygınlaşmaya başladığı ve benim de ilk kez İnternet aracılığıyla nihayet görüşlerimi ifade edecek bir imkân bulduğum bir döneme aittir. Buradaki yazılar internette ilk yazılarım arasında sayılabilir.
O dönemde, Tarih ve Demokrasi başlıklı bir forum açılmıştı. Bu forumu İbrahim Seven’in arkadaşı Özcan Soysal adlı bir kişi yönetiyordu.
Özcan Soysal adıyla daha önce Usenet yazışma grubunda Ermeni katliamını sorun etmesi ve Ermenilerden özür dilemesi esnasında karşılaşmış ve kendisini bu konuyu gündeme getirdiği için tebrik etmiştim.
Daha sonra Tarih ve Demokrasi tartışma forumunu keşfettiğimde, oradaki Aleviler ve Alevilik üzerine yürüyen tartışma ilgimi çekmiş ve bu derlemede yer alan yazılarla ben de tartışmaya katılmıştım. (Hatta o sırada Aleviler ve Alevilik üzerine derli toplu bir broşür bile hazırlamaya niyetlenmiş bu düşünceyle bazı denemeler yapmıştım. Bu yarım kalmış taslaklar da bu derlemede yer alıyor)
Sonra “Kürt sorunu” hayati bir önem kazanıp da onun üzerine yoğunlaşınca Aleviler ve Alevilik konusu gündemimden uzaklaşmıştı.
Daha sonra 2000’li yılların ortalarında İsmail Beşikçi’nin Alevilerde Kafa Karışıklığı yazısını eleştirmeye başladığımda başlangıçta niyetim kısa bir eleştirisini yapmaktı. Aslında konuya ve Beşikçi eleştirisine yönelmemin nedeni Kürt hareketi ve içinde bulunduğu zor durumdu. Amerika’nın Irak’ı işgali, Barzani ve Talabani’ye verdiği destek ve akan petrol gelirleri, Kürtler arasında bir savrulma yaratmıştı ve Beşikçi de bu savrulmaya uygun bir teori sunuyordu.
Ne var ki, eleştiriyi parça parça yazarken, dinin ne olduğu sorusuna girince, birden bire dinin ne olduğu sorusunun cevabının Burjuva toplumunun din tanımı olduğunu bunun sosyolojik bir tanım olmadığını ve dinin aslında Marks’ın Üstyapı olarak kavramsallaştırdığı şeyin ta kendisi, somut ifadesi olduğunu keşfettim.
Yani bu derlemedeki ikinci bölüm bu keşfi yapışım ve ilk sonuçlarını yazışımdır da aynı zamanda.
Elbette 1990’ların ortasında, Sosyalizmin Sorunları dergisini çıkarırken, modern bir hareket olarak dinler üzerine, özellikle politik İslam üzerine yoğunlaşmıştım. Bu bakımdan modern bir sosyal hareket olarak dinsel hareketler konusunda belli bir netliğim vardı.
Elbette bir Marksist olarak da bir inanç olarak din konusunda klasik görüşlere sahiptim.
Ama inanç olarak ve bir sosyal hareket olarak dinden tamamen farklı, dinin kendisinin sosyolojik olarak ne olduğu sorusunu hiç sormamıştım ve daha doğrusu bu ayrımın farkında değildim ve inanç ve sosyal hareket olarak dinin, dinden tamamen farklı olduğunun farkında değildim. Aslında birbirinden tamamen farklı üç toplumsal fenomen bir tek kavramla ifade ediliyordu.
Bu ayrımı yaptığım an zaten gerisi bir çorap söküğü gibi geldi ve modern toplumun dininin ne olduğu da otomatik olarak ortaya çıktı. Özel ve politik ayrımının bizzat kendisi bu modern toplumun diniydi.
Bu keşfin bir yan ürünü ulusun da bu sosyolojik anlamıyla modern toplumun dininin gerici biçimi olduğunu ortaya çıkarmak oldu. Modern toplumun dini Özel ve Politik ayrımı idi politik olanı da ulusla ve ulusu da bir dil, soy, din, etni, tarih, ırk vs. ile tanımlamak da bu dinin gerici biçimiydi.
Ne var ki, bu keşifler henüz bilinmiyor ve tartışılmış değil. Daha uzun bir süre de tartışılması oldukça zor görünüyor.
İşte Alevilik üzerine bu derleme bir bakıma bu en modern ve gelişmiş kavramsal araçlara dayanmaktadır ve bu araçların ilk kullanımıdırlar.
Bu derlemeyi şimdi yapmamızın nedeni şudur. Alevilik ve ne olduğu üzerine derli toplu bir kitap bulunmuyor; Alevilik ve Alevi hareketi üzerine bir kitap yazmam konusunda bir çok arkadaş önerilerde bulunuyordu. Elbet ben de yazmayı önüme bir görev olarak koymuştum.
Ama bu kitabın yazılması zaman alabilir. Şimdi ise Alevler ve Alevilik toplumun gündeminde tartışılan bir konu oldu.
Ayrıca Kürt sorunu ve Alevi sorunu birbiriyle kader ortaklığı içindedir. Kürt sorunu çözülmeden Alevi sorunu, Alevi Sorunu çözülmeden de Kürt sorunu çözülemez.
Bu nedenle Alevilik ve Alevi hareketi konusunda kısa vadeli bir çözüm olarak, böyle bir derlemeyi yapmak şart oldu.
İkinci bölümü oluşturan kitap Aleviliği Beşikçi ile polemik içinde ele aldığından; kitabın adı Beşikçiyi içerdiğinden ve de Beşikçi adı hep Kürtlerle anıldığından Aleviler tarafından pek okunmadı ve tartışılmadı.
Şimdi Alevilik ve Alevi Hareketi Üzerine Yazılar başlığıyla bu derleme belki Alevilerin kitabı okumalarını ve tartışmalarını sağlayabilir.
Aleviler bu kitabı okuduklarında piyasadaki kitapların ve tartışmaların gerek sosyolojik, gerek politik olarak nasıl geri bir düzeyde bulunduğunu daha iyi görebilirler.
Derlemenin son bölümünde ise politik bağlamda son zamanlarda yazdığımız yazılar yer alıyor.
| Ek | Boyut |
|---|---|
| 2009-11-21- Derleme Kitap - Alevilik ve Alevi Hareketi Uzerine Yazilar.pdf | 2.13 MB |
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun

