Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar (1992-2010)
Bugünlerde CHP içinde önemli değişimler olurken, bunların olacağı önceden görülmüş ve yazılmıştı. Ama daha önemlisi bu değişimlerin sosyolojik ve tarihsel anlamlarıdır.
Aşağıdaki derlemede, 1992'den beri Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi hakkında yazdığımız yazılar bulunmaktadır. bu yazılardan aynı zamanda teorik evrimimiz de belli bir konu üzerinden izlenebilir.
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar (1992-2010)
İçindekiler
Kemalizm’in Yerini Ne Alacak?
Açmaz
Sosyal Demokrasi, Türkiye ve CHP
Kolombus’un Yumurtası
Tarihin Laneti
Stalinizm ve Kemalizm
Kemalizm, Stalinizm, PKK vs. Üzerine
Amaç Stalinizm Üzerine Bir Tartışma Değildi
Gelecek ve Geçmişin Dili
Aktüel Politik Durum'la Bağlantı
Kemalizm ve Bonapartizm
Jakobenizm ve Bonapartizm
Tarihsel Paralellikler ve Anlamları
Sivil Toplumculuğun Devletçiliği
Bu günün Türkiye'sinde Jakobenler Kimlerdir?
PKK Stalinist midir?
Stalinist olmayan Stalinistler
Politika ve Sosyalistler
Atatürk
Politik İslam, AKP ve Sosyalistler
Genel Kurmay, Sosyalistler ve Politika
Kıyafet Kavgasının İlk Anlamı
Kemalizm’in Özü
Bonapartizm
Kemalizm ve İslam
Sabetaycılar, Yahudiler, Anti-Semitizm ve Kemalizm
Kemalizm, 12 Eylül, Duvar’ın yıkılışı, Özel Savaş ve Çürüme
Talat Paşa Jakoben miydi?
Tekinsiz
Başına Topladığı Cinleri Dağıtamayan Büyücü
Askeri Bürokratik Oligarşinin Bir Strateji Değişimi Olasılığı
Zor Dönem ve Olası Gelişmeler
Liberaller ve PKK
Açılımlar
Liberaller (Taraf) ve AKP Ergenekonu ve Askeri Bürokratik Oligarşiyi Niçin ve Nasıl Destekliyor?
Liberaller, Ulusalcı Sosyalistler ve Demokratik Sosyalistler
Korkuların gerçeğe dayanıp dayanmadıkları değil korku olarak gerçeklikleri önemlidir
AKP Demokratikleşme İstiyor mu?
AKP Neden Gerçek bir demokratikleşme İsteyemez
AKP'nin somut politikaları
Nesnel Desteğin Kendi Dinamiği
Avrupa Birliği Neden Türkiye'yi Üye Yapmaz?
Avrupa Birliği Konusunda Ulusalcı Sosyalistler ve Demokratik Sosyalistler
Askeri Bürokratik Oligarşi Neden Avrupa Birliği'ni İstemez
Türkiye'nin Lassale'cıları
Ordular Savaşı ve Fikirlerin Savaşının Temel Farkı
Aykırı Bir Analiz
| Ek | Boyut |
|---|---|
| 2010-11-02 - Derleme - Kemalizm ve Askeri Burokratik Oligarsi Uzerine Yazilar.rtf | 706.22 KB |
| 2010-11-02 - Derleme - Kemalizm ve Askeri Burokratik Oligarsi Uzerine Yazilar.pdf | 913.62 KB |
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun


köklü düzeltmeler isteyen bir kitap ve analizler-tespitler
sayın demir küçükaydın..,,
kitabınıza hızlı bir göz gezdirdim.. bütüne ilişkin bir değerlendirme yapacak kadar algılayamadığımı belirteyim.. sonraya bırakıyorum..
ama dikkatimi çeken bir başlığa değinmek isterim..
(((Kemalizm’in Yerini Ne Alacak?)) sayfa 4
sorunuzu ""yerini ne alacak " mış? olarak.., yanıtlayacağınızı beklerken..,
soruyu.., aslında değişecek mi? değişmeyecek mi? olarak iki yanıtlı olarak sorduğunuzu aslında yerini ne alacağını sormadığınızı.., değişecek mi? değişmeyecek mi? değişecek ise onu ne ve neler değiştirebilir.. diye sormuş ve yanıtlamış olduğunuzu gördüm...
(((Bu Türkiye'nin ikinci kategoriden de olsa gelişmiş ülkeler arasına katılması, tipik bir Avrupa'lı ülke olması sonucunu verir. Ama bu aynı zamanda Kemalizmin "çağdaş uygarlık" amacına ulaşması da demektir. ))
yanlış algılamadıysam.. değişir ise böyle bir şey olacak demişsiniz.. bu anlamda da zorlayan unsurlara değinmiş .., başaramadıklarını anlattıktan sonra da
bunu.., başaracak olma ihtimalinin ...,
((Kemalizmin yerinin ne alacağını, Türk Ordusu'nun fizik gücü ile Kürt Gerilla Hareketinin fizik gücü arasındaki çatışmanın sonuçları belirleyecektir.
Eğer Kürt Gerilla Hareketi, Türk Ordusu karşısında kesin bir üstünlük sağlarsa))
olduğunu vurgulamışsınız..
ama ilginçtir ki..,
attaki tespiti de yapıyorsunuz..
((((Kemalizme dördüncü eleştiri Kürtlerden geldi. Kürtlerin eleştirisi hemen hemen sadece Kemalizmin Kürt gerçekliğini yok sayması noktasındandır. Bu eleştirinin hiç bir versiyonunda hedefler eleştiri konusu değildir. Hatta kimi versiyonlarında yollara bile eleştiri yoktur. Bu eleştiri ideolojik bakımdan çok yüzeyde kalan bir eleştiridir de. Kürtlerin Kemalizme yönelttiği eleştirinin gücü “eleştiri silahı”ndan değil, “silahların eleştirisi”nden gelmektedir. ))))
bir sistemsel paradıgmayı zorlama güç değiştiremez.. yıkar.. yada biter.. elbette bitmemek için de "zorlayan" güç ile uzlaşmaya gidebilir..
siz .., eğer..,
((Bu eleştirinin(yani zorlamanın b.a.) hiç bir versiyonunda hedefler eleştiri konusu değildir.))
((Kürtlerin Kemalizme yönelttiği eleştirinin gücü “eleştiri silahı”ndan değil, “silahların eleştirisi”nden gelmektedir. ))))
diyorsanız.. sistemin çözümü bellidir.. ya bu silahların gücü sonucunda ayrılma hakkını tanır. yada etnik federasyon-özerklik gibi çözümlere gider.
bilindiği gibi kürtler bunu "zorlamıyor" demokratik cumhuriyet talebi ile sistemi değişime "zorluyor" eleştirileri de ulus-devlet paradıgması üzerinedir..
bu "anlama-tanıma" hatalarınız ve "önyargılı bakışlarınız" dışında..
sistem ve değişim tezleriniz de çok hatalı..
kemalizmi ideoloji olarak görmüşsünüz ve bunu ordu ile özdeşleştirmişsiniz..
((Aslında ilk olan "Son Türk Devleti"nin dayanağı ve ideolojisi olan Kemalizm ömrünü doldurmuş bulunuyor. Bu ideoloji bugün hala devletin resmi dini olmaya devam ediyorsa, bu, onun insanların kafasındaki egemenliğinden, ideolojik gücünden, yaygınlığından değil; ideoloji dışı bir unsurun, Osmanlı'nın yaşayan ruhu Türk Ordusu'nun silahlarının fizik gücünden dolayıdır.))
dikkatinizi çektimi? bahsettiğiniz sistem ; """rağmen"" kurulan bir sistem.., ve de.., """rağmen""" oturan bir güç yada iktidarmıdır?
demekki """kuruluşu"".. hala kıvılcımlı mantalitesi ile görüyorsunuz..
emperyalizme ""rağmen"" kurulan bir devlet.., emperyalizme ""rağmen"" var olan sermaye.. ve toplumsal sistem..
sonrasında.., sermaye emperyalizm ile uzlaştı ve sistemi değiştirmeye çalışıyor.. ama bu "sistem" """rağmen"" direniyor.. kim direniyor.. ordu..
(((ideolojik gücünden, yaygınlığından değil; ideoloji dışı bir unsurun, Osmanlı'nın yaşayan ruhu Türk Ordusu'nun silahlarının fizik gücünden dolayıdır))))
böyle demiyorsunuz ama bunun başkaca açıklaması olmaz..
ideolojik dışı bir unsur ile bir sistem var olamaz.. olmaz.. din ile olur yine olur.. ki din bile burada sistemin bir "ideolojik" aracı olur.. ""kutsal-roma-cermen"" paradıgması gibi..
türkiye cumhuriyeti bir kalıp ile kuruldu ve gelişti.. küresel güçlere "rağmen"" bunlar olagelmedi..
geldi denilirse.. ortada anti-emperyalizm ulusalcılık vs. gibi söylemlerin analizlerin olması gerekir..
kürtlerle ilgili söylediklerinizi geçtim.. sistemin sermaye gücü bile bu ideoloji dışı yapıyı değiştirmek isteyip değiştiremediğini söylemeniz bile bir dizi hatalı teorik temelleri işaret ediyor..
sermaye ile devlet uyuşmazlığı varsa.. bu bir başka sermaye gücünün iktidara aday olduğu anlamına gelir..
devlet bir makinalı tüfek yuvası değildir ki biri elde tutacak diğeri burayı ele geçirmeye çalışacak.. yani devlet sadece silah ve zor değildir..
onun sermayesi.., sosyal-kültürel paradıgması.., toplumsal zeminleri olur.. hepsi bir bütündü.. bunun içindeki iktidar savaşı başkadır.. develtin biçimsel değişimlerinin zorunluluklları başkadır..
sistemi değiştirmek isteyen iki yada fazla güç.., aynı değişimleri talep eder ama iktidarda kendisi olsun ister..
yada bu değişime direnen-ler ve değiştirmek isteyen-ler de olabilir..
siz.., 1923-25 ile kurulan bu sistem neden? değişmek zorunda? bunu sorguladığınız da kim değişmeden yana ve neden kim değişmeden yana değil neden daha iyi anlatabilirdiniz..
örneğin ordu dahil.., sermaye ve bürokrasi ve toplumsal yapılar ayrı ayrı bu anlamda mevzilenmiş olabilir bunu da anlardınız..
bu ülkede.., ordu daima denge unsuru olarak işlev görmüştür.. sistemin bekçisi değil.. düzenleyicisidir..
iktidar çatışmaları sistemi zorladığında devreye girer..
1960 ve 70 ordu içi temizlikleri bu anlamdadır.. küresel güçlerin talepleri dışında kendi kafasına göre silah ile güçler mevzilenmesi yaratmasın ve iktidara oynamasın diyedir..
o zamanlardan bu yana ordu.. daima "akışın" emrindedir..
örneğin kürt ulusal sorununda.., konsept yok etme ise buna göre mr hyde olur.. çözümsel işlevler gerekiyor ise.. dr jeklly olur..
sistemsel değişimler noktasında da bu böyledir..
elbette 80 yıllık paradıgma ile yetişen bir subay kadrosuda vardır.. ve bu anlamda bunca zaman iktidarda olmanın getirdiği alışkanlıklar..
dikkat edilir ise.. çankırıdaki bir balans ayarına direnemeyen güçler!! orduyu evire çevire dövüyor.. ve baş boksör ise.. tırsakzadelerden altan biraderler..
yazınızın tarihine bakamadım.. dilerim ciddi değişiklikler yapmışsınızdır..
saygılarımla
suat