Özgür Gündem'e Yazılar (1992-93)

Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak

Özgür Gündem 17 Yıl Sonra Tekrar Yayına Başlarken Küçük Bir Armağan

Gazetelerde yarın Özgür Gündem’in 17 yıl sonra tekrar yayına başlayacağına dair haberleri okuyunca, bu sevindirici gelişmeyi, çam sakızı çoban armağanı bir hediyeyle kutlamak, küçük de olsa manevi bir destek vermek için ilk Özgür Gündem’e yazdığımız yazıların bir derlemesini sunuyoruz.
Şuan sağlığımız ve bulunduğumuz yer el vermediği için daha fazlasını yapamıyoruz. Eğer el verseydi, bugünkü durumun bir analizini, o dönemde yazılmış ve bu derlemede yer alan yazıların daha sistemli ve geniş bir değerlendirmesini de sunmak isterdik.
Bu derlemenin daha önceki sürümlerine yazdığımız önsözler bir ölçüde bu eksikliği giderir.
Bu önsözlerden birincisi gericiliğin başını alıp gittiği, ABD’nin Irak’a müdahalesi ve Barzani ve Talabani’ye verdiği askeri ve ekonomik destek sonucu Kürtler arasında muazzam bir savrulmanın yaşandığı (ki OsmanÖcalan’ların ciddi bir kopuşu olmuştu) dönemin; ikincisi ise 2007 seçimleri öncesinde, Atatürk Mitingleri; Hırant’ın öldürülmesi; darbe girişimlerinin birbirini izlediği seçimlerden önceki dönemin atmosferini yansıtır.
Bugün koşullar çok değişmiştir. Daha iyimserliği besleyen bir atmosfer vardır.
Bunu mümkün kılan gelişmeler hakkında kısaca şunlar söylenebilir.
ABD, İran, Arap oligarşileri ve Türkiye’nin desteklediği Sünni ve Şii Arap direnişleri karşısında gerilemek ve Kürtlere başlangıçtaki desteğini sınırlamak zorunda kaldı. Ve bu da Kürtler arasındaki savrulmayı ve sahte hayalleri sonlandırdı.
Türkiye’de işçi sınıfı ve yoksullar AKP’yi (yani cuntalara karşı parlamentarizmi; askeri bürokratik oligarşiye karşı Burjuvaziyi) oylarıyla destekleyerek, Genel Kurmayın ve darbecilerin oyunlarını bozdu.
Kürt Özgürlük Hareketi hem seçimlerde başarı elde edip Parlamentoda grup kurdu hem de başta Zap olmak üzere Türk ordu birlikleri karşısında ciddi askeri başarılar kaydetti ve Türk ordusundaki çürümeyi iyice açığa çıkardı.
Bütün bu gelişmelerin sonucu bugün politik manzara ve atmosfer tamamen değişmiş bulunuyor.
O zor zamanlarda Kürt Özgürlük Hareketinin yanından geçmeye korkanlar şimdi ona sürekli selam sarkıtıyorlar ve aynı karede görünmeye çalışıyorlar.
İyici tecrit olan ve önemli mevziler kaybeden Askeri Bürokratik oligarşi, Kürt Özgürlük hareketi ile ittifak aracılığıyla AKP karşısında bir denge oluşturmaya çalışıyor ve bağlamda CHP’deki değişmelerden, Ergenekon tevkifatlarına kadar bir seri yeni düzenleme ile bir strateji değişimine gitmiş bulunuyor.
Bir bakıma Ergenekon tevkifatları, 28 Şubat Darbesinin Politik İslam’a yaptığı gençlik aşısını Askeri Bürokratik oligarşiye yapıyor.
Bütün bunlar da Kürt özgürlük Hareketinin manevra alanının genişletiyor ve onun daha güçlü olarak ortaya çıkmasının; tecridi bir ölçüde olsun kırmasının koşullarını yaratıyor.
Bu nedenle bugün çok daha iyimser olunabilir.
Ama bütün bu gelişmelerin temelinde, Özgürlük hareketini destekleyen kadınların ve yoksulların tükenmez enerji ve fedakârlıkları belirleyicidir.
Elbette Abdullah Öcalan’ın bir uzak görüşlülükle izlediği çizgi ve önderliğin payı da son derece önemlidir.
Öcalan’ın savunduğu politika ve strateji Kürt yoksulları ve kadınlarının başını çektiği devrimci kabarış ile buluşmasa bütün bu gelişmeler mümkün olmazdı.
Bu derlemede yer alan yazılar okunduğunda, Kürt Özgürlük hareketine bugün nihayet egemen olmuş program ve stratejinin o zamanlar yazılarımızda savunulduğu ve bugün hiç de yabancı ve yadırgatıcı gelmediği görülecektir.
Yeni yayın döneminde Özgür Gündem’e başarılar.
Demir Küçükaydın
03 Nisan 2011 Pazar
Hamburg

EkBoyut
2011-04-03 - Derleme - Ozgur Gundeme Yazilar v5 resimli-kapakli.pdf930.79 KB