Tersinden Kemalizm - Alevilik, Din, Ulus, Bilim ve Politika Üzerine (Beşikçi Eleştirisi)

tersinden kemalizm.jpg

Abdullah Öcalan son görüşme notlarında Beşikçi, Pozitivizm, Ziya Gökalp, farklı Milliyetçilikler konusunda bir çok değerlendirmede bulunuyor. Bunlar başka bir kavram sistemine dayanmakla birlikte bizim yıllardır yazdıklarımızla örtüşmektedir ve aynı anlama gelmektedir.

 

Öcalan örneğin şöyle diyor:

smail Beşikçi, benim devlete karşı görüşlerimi bilmiyor mu? Neden böyle konuşuyor? İsmail Beşikçi Kürtlerin Ziya Gökalp'idir. Ziya Gökalp Türkler için neyse İsmail Beşikçi de Kürtler için öyledir. Beşikçi Durkheim sosyolojisinden, Marksizmin en katı halinden ve Ziya Gökalp'ten etkilenmiştir. Kendisi katı bir pozitivisttir. Bunlar hiç değişmiyorlar. Şimdi Güney'de Kürt devleti kurulmakla Kürtler özgürleşecek mi? Hayır. Amerika her şeye hâkim. Bunlara göre Kürt mücadelesi eşittir Kürt milliyetçiliği, Kürt milliyetçiliği eşittir Kürt devleti. Her şeyi böyle görüyorlar. O çok güvendiği adamları Güçlü, Kotan onlar nerede? Buraya gelen avukat Ahmet Zeki Okçuoğlu nerede? Suriye'de İran'da Irak'ta Türkiye'de ayakta olan, direnen bizleriz. Bunların bir eylemi, bir tepkisi var mı? Bir miting bile yapabiliyorlar mı? Hayır. Ben Cumhuriyet'e karşı olmadığımı söyledim. Ne var bunda, yanlış mı? Yanlış bunun neresinde? Cumhur halk demek, Cumhuriyet de cumhurdan geliyor. Eğer insanlar özgürce bir arada yaşayabileceklerse bu durumda ben bölünmeye karşıyım. İsmail Beşikçi'ye söylüyorum, her bölünme devrim değildir. Onlara göre bir devlet kurulsa her şey biter, sorun çözülür! Ermenileri Anadolu'dan çıkartarak Ermenistan'a sıkıştırdılar. Size devlet kurduk dediler, sorun çözüldü mü? Hayır. Bunlar gerçek Ermeniler değil. Gerçek Ermeni halkından kopuk bir devlet. Şimdi de Kürtleri Güney'e sıkıştırıp sorunu çözdük diyecekler! Ama bunlar gerçek Kürtlerden uzak bir devlet. Hepsi sahte devletçikler. Güney'de kurulan devlet, gerçekten Kürt devleti mi olacak! Kürt halkını Amerika mı temsil edecek? Talabani Barzani mi temsil edecek? Hayır. Hiçbirisi Kürt halkını temsil edemez. Ben de temsil etmem. Kürt halkı kendi kendisini temsil eder. Kürt halkının tercihi ne Apo, ne Talabani ne Barzani ne o ne bu? Kürt halkının tercihi kendi özgür iradesidir" (http://www.koxuz.org/anasayfa/node/2263)

Bunlar, yıllar önce Beşikçi hakkında yazdıklarımızın ve öngörülerimizin de bir anlamda doğrulanmasıdır. Beşikçinin gerici bir milliyetçilyik anlayışına sahip olduğunu ve Alevi sorununa da aynı mantıkla yaklaştığını, bunun temelinde de Pozitivizmin bulunduğunu yazıyorduk.

O zamanlar bu eleştirilerimizi doğru bulanlar bile zamansız olduğunu söylüyorlardı. Olaylar aslında zamansız olmak bir yana geç bile kalmış olduğunu gösterdi. Bu eleştirileri yayınladığımız kitap ("Tersinden Kemalizm – Beşikçi Eleştirisi – Alevilik, Din, Ulus Politika ve Bilim Üzerine ") şu an piyasada yok.

Bu arada Alevi hareketi de ayrıca canlanma ve radikalleşme eğilimine girmiş bulunuyor. Bu nedenle kitabı indirmek üzere tekrar sunuyoruz. Şu an her zamankinden daha aktüel görünüyor.

21 Kasım 2008 Cuma 

EkBoyut
2005-11-21 - Tersinden Kemalizm.rtf2.38 MB
almanya baskisi.pdf1.97 MB

İsmail Beşikçi, neden mi böyle...

İsmail Beşikçi, benim devlete karşı görüşlerimi bilmiyor mu? Neden böyle konuşuyor(A.ÖCALAN)

Bence asıl olarak bu soruyu sormamız gerekir.
evet.. neden böyle konuşuyor..

"o zamanlar bu eleştirilerimizi doğru bulanlar bile zamansız olduğunu söylüyorlardı. Olaylar aslında zamansız olmak bir yana geç bile kalmış olduğunu gösterdi. Bu eleştirileri yayınladığımız kitap ("Tersinden Kemalizm – Beşikçi Eleştirisi – Alevilik, Din, Ulus Politika ve Bilim Üzerine ") şu an piyasada yok."(D.Küçükaydın)

elbette yukarıdaki serzenişte haklılık payı mutlaka var, ama bence, asıl önemli olan; neden böyle konuştuğu ve hangi zeminde durduğu ve hangi konsepte yaradığının ele alınmasıdır.

zamanında bu noktalardaki olgular yeterince açığa çıkartılamadığı için böylesi.. neden.. sorularını da bugün sormak zorunda kalıyoruz.
birileri(örneğin soran kişi)bazı koşullardan dolayı bunu açıkça yapamazdı ama bazı aydın-devrimciler bu işi o zaman sorgulamalıydılar.

son gelişmeler gösteriyor ki...

kimileri bir misyon çerçevesinde belirli zeminlerde mevzilenirken, kimileri de süreci yanlış tahlil ettiklerinden aynı zeminlere payanda olmaktadırlar.
ben; bu ayrımı net yapma olanağım olmadığından, genel sözlerle yetiniyorum.
ama süreci bilen ve yakınen yaşayanlar bu görevi acilen yerine getirmelidir.

selamlar suat

İsmail Beşikçi ile "Dayanışma" Bildirisine bir cevap

İsmail Beşikçi ile "Dayanışma" Bildirisi Bulanık Suda Balık Avlama Girişimidir

Kültürel Çoğulcu Gündem Editörleri
06 Şubat 2009

Özgür Üniversite sitesinde 3 Şubat 2009'da yayınlanan "Entellektüelin Misyonu Her Koşulda Doğruyu Söylemektir..." başlıklı "Dr. İsmail Beşikçi'ye yönelik tehditle ilgili sosyalist kamuoyuna duyuru"da "www.hpg-online.com/ 'da Adil Kurtay ve Kasım Engin imzasıyla yayınlanan iki yazıda, Dr. İsmail Beşikçi'ye ağır hakaretler yapılmakta, utanç verici, aşağılayıcı ifadeler kullanılmakta, imalarda bulunulmakta, daha da ötede, "ancak hoca'nın yaklaşımları giderek çizmeyi aşıyor" denilerek Dr. Beşikçi açıkça tehdit edilmektedir." denilmekte.

Bahsi geçen yazılar incelenirse, "dayanışma" bildirisinde geçen İsmail Beşikçi'ye yönelik "açık bir tehdit" olduğu iddiasının asılsız, her hangi bir dayanağı olmayan bir kampanya olduğu açıkça görülecektir. Özgür Üniversite sitesinde, aylardır süren Beşikçi-Öcalan tartışmasında tarafların ne dediğinin anlaşılmasını sağlayacak yazılı belgeler yayımlanmadığı gibi, tehdit anlamına geldiği iddia edilen yazılara da yer verilmemiştir. Bizlerden düşünmeden, akıl yürütmeden imza atmamız istenmektedir. Yani öncüllerimizin kampanya çağırıcıları, ulaşacağımız sonucun ise neye dayandırdıkları belli olmayan iddialar olması ümit edilmektedir.

"Entelektüellik bizden sorulur" edasıyla bizlerden balık hafızalı olmamızın, bununla da yetinmeyip oltaya gelmemizin istenmesini kınıyor ve bu tavrın entelektüel sorumlulukla bağdaşmadığını vurgulama gereği duyuyoruz. Kampanya çağırıcılarını bulanık suda balık avlama girişimini terk etmeye, Öcalan-Beşikçi tartışmasının akıl ve vicdan ölçüleri temel alınarak rayına oturtulmasına katkı sunmaya çağırıyoruz. Çünkü entelektüel sorumluluğun gereği budur diye düşünüyoruz.

Kültürel Çoğulcu Gündem Editörleri olarak bu “dayanışma” çağrısını kınamakta, konu ile ilgili yazıları kamuoyuyla paylaşmayı önemli görmekteyiz.

--------------------------------------------------------------------------------

Abdullah Öcalan, “Öcalan: Beşikçi Duruşumu Bilmiyor” (9 Ağustos 2004)

İsmail Beşikçi, “İmralı'daki değil dışarıdakiler konuşsun” (14 Mart 2006)

İsmail Beşikçi, “Öcalan niye devlet istemiyor!” (11 Kasım 2008) (Kaynak: www.kurdistan-post.org)

Abdullah Öcalan - Görüşme Notları İçinde, “Ağaca bile tahammül edemediler” (21 Kasım 2008)

Yaşar Kaya, “Öcalan-Beşikçi tartışması” (27 Kasım 2008) (Kaynak: www.kurdistan-post.org)

Abdullah Öcalan - Görüşme Notları İçinde, “Çözüm komisyonu kurulsun” (28 Kasım 2008)

İsmail Beşikçi, “Beşikçi Eleştirilerine Cevap” (29 Kasım 2008) (Kaynak: www.kurdistan-post.org)

İbrahim Güçlü, “Beşikçi ile Öcalan=İkinci Ziya Gökalp Arasındaki Çelişki Kişisel mi, ideolojik mi?” (1 Aralık 2008)

Abdullah Öcalan - Görüşme Notları İçinde, “Öcalan: Siyasete şans verelim” (12 Aralık 2008)

Selahattin Erdem, “Maaşlı yazanlar” (14 Aralık 2008) (Kaynak: www.gundem-online.com)

Hasan Bildirici, “Bir makale” (14 Aralık 2008) (Kaynak: www.kurdistan-post.org)

Ömer F. Kurhan, “Öcalan Kürtlerin Devletleşmesine Karşı mı?” (15 Kasım 2008)

Hüseyin Kaytan, “Selahattin Erdem’e” (15 Aralık 2008)

Hasan Bildirici, “Satılık Kalem” (16 Aralık 2008) (Kaynak: www.kurdistan-post.org)

Kenan Engin, “Selahattin Erdem ve “Satılmış Yazarlar”” (17 Aralık 2008) (Kaynak: www.kurdistan-post.org)

Selahattin Erdem, “Devletperestlik” (19 Aralık 2008) (Kaynak: www.yeniozgurpolitika.org)

Ömer F. Kurhan, ““Maaşlı Yazarlar” Tartışması” (22 Aralık 2008)

Selahattin Erdem, “Demokrasinin özü” (26 Aralık 2008) (Kaynak: www.yeniozgurpolitika.org)

Kasım Engin, “İsmail Hoca’ya Açık Mektup” (31 Aralık 2008) (Kaynak: www.hpg-online.com/)

Hasan Bildirici, “Beşikçi ve PKK” (6 Ocak 2009) (Kaynak: www.kurdistan-post.org)

İbrahim Güçlü, “Beşikçi’yi tehdit etmek Kürt yurtseverliği, insani, vicdani bir olay değildir…” (9 Ocak 2009)

Selahattin Erdem, “Üç Çizgi” (09 Ocak 2009) (Kaynak: www.yeniozgurpolitika.org)

Hasan Atmaca, “Azılı Bir İşkenceci Beşikçi'yi Tehdit Etti!” (11 Ocak 2009)

Ömer F. Kurhan, “Beşikçi’nin Öcalan’la İlgili Bilimsel Eleştiriyi Aşan Önermeleri Oldu mu?” (11 Ocak 2009)

Hasan Bildirici, “PKK'den korkmak” (15 Ocak 2009) (Kaynak: www.kurdistan-post.org)

Selahattin Erdem, “El İnsaf” (16 Ocak 2009) (Kaynak: www.yeniozgurpolitika.org)

Ömer F. Kurhan, “Beşikçi-Öcalan Tartışmasının Altında Kalmak” (18 Ocak 2009)

Adil Kurtay, “Beşikçi Hocaya gecikmeli cevap” (26 Ocak 2009) (Kaynak: www.gundem-online.com)

Şükrü Gülmüş, “Eleştirinin Hedef ve Stratejisi” (6 Şubat 2009)

Ömer F. Kurhan, “HPG Tarafından Tehdit Edildiği İddia edilen İsmail Beşikçi'yle Dayanışma Kampanyası” (06 Şubat 2009)

Deniz Kendal, “Beşikçi Tartışmaları ve Aydın Oportünizmi” (9 Şubat 2009) (Kaynak: www.hpg-online.com/)

Tayfun İşçi, “Beşikçi ve Öcalan'ı Çatıştırmak Kime Yarar” (9 Şubat 2009) (Kaynak: www.koxuz.org/)

Abdurrahim Gümüştekin, “Dokunmayın Sarı Hocamıza” (10 Şubat 2009)

Ayhan Bilgen, “Tehdit” (15 Şubat 2009) (Kaynak: www.koxuz.org)

Mustafa Karasu, “Devlet ağzıyla konuşmak” (17 Şubat 2009) (Kaynak: www.yeniozgurpolitika.org)

--------------------------------------------------------------------------------