Öcalan, farmakolojik işkence altında mı?

Delil Karakoçan kullanıcısının resmi

'Kapı mazgalı ve kazınmış saçlar' konu başlıklı yazımı eğer okumuşsanız, Öcalan'ın sistematik ve çok yönlü/çok amaçlı işkence altında tutulduğunu anlamışsınızdır. Yine aynı yazıda, 'sonraki yazımda psikolojik, farmakolojik ve psikiyatrik işkence' biçimlerine değineceğimi söylediğimi hatırlıyorsunuzdur.

Son süreçte, Öcalan'ın sağlık sorunlarının artması ve bu sorunlarına artan bir sıklıkla değinmeye başlaması da bu 'değinmeleri' bir biçimde zorunlu kılıyor... Çoğunlukla da ABD ve İsrail'in başvurduğu bu işkence biçimlerinin, 'uygulanan' üzerinde ne tür etkiler yarattığı ve işkencenin; tutsağı hissizleştirme, kitleler üzerinde yarattığı olumlu imajı yıkma, yalıtma gibi 'özel amaçlar' taşıdığı da artık sır değil...

* * *

Uluslararası Af Örgütü ve İşkence'nin Önlenmesi Organizasyonu gibi kuruluşların işkenceye ilişkin yaptığı çeşitli araştırma ve raporlarına da konu olan önemli bulgular, tanımlar var.

Önce aktarayım. Sonra da, Öcalan ve yaşadıklarıyla bağını birlikte kuralım.

'Psikolojik işkence; uzun süreli hücreye kapatma, iletişim kurmayacak şekilde tutma, kapalı alanlarda tutma, uzun süreli uykusuz bırakma, sert yüzeylerde uyumaya zorlama, yapay yöntemlerle hissizleştirme (sensory deprivation), ırksal taciz, kafa kazıtma, dışlama, ayıplama ve umumi aşağılama' vb...

'Farmakolojik işkence; Azap vermek ve boyun eğdirmek için kurban üzerinde psikoterapik ve/veya diğer tür kimyasallar kullanmak...' Bu işkence biçimi, 'rahatsızlık verici kimyasalların veya başka ürünlerin kişiye zerk edilmesi' olarak tanımlanır.

Psiyatrik işkence; siyasi, dini ya da ailevi nedenlerle 'akil' insanlara işkence etmek için psikiyatrik teşhisleri ve bunlarla ilintili olarak yapılan tedbirleri kullanır. Kişiler sürekli bir aşağılanma ve ayıplama altında tutulur. Bunun için sahte 'akıl hastası' teşhisi konulur...' vb.

* * *

Bilindiği gibi evrensel norm sayılan İnsan Hakları Bildirgesi vardır. Bu bildirgede de, işkence, çok ciddi 'insan hakları ihlali' olarak görülür. Ayrıca Üçüncü ve Dördüncü Cenevre Konvansiyonu'nu imzalayan devletler, silahlı çatışma durumlarında korunan insanlara (düşman siviller ve savaş esirleri) işkence yapmayacağını beyan etmişlerdir. Bunlar belgelerde de mevcut.

Böyle olmakla birlikte, Uluslararası Af Örgütü ve benzeri kuruluşlar, 'her üç ülkeden ikisinin istikrarlı bir şekilde bu konvansiyon ve anlaşmaların ruhuna uygun davranmadığını', ihlal ettiğini bildirmiş, belgelemiştir.

Türkiye'de bu bunun içindedir. Ancak, işkence kurgusal ve siyasal strateji olarak uygulamaların kaynağında ABD, İsrail gibi devletler vardır.

* * *

Öcalan'ın maruz kaldığı, psikolojik, psiyatrik ve farmakolojik işkencenin kaynağında da bu güçler vardır. Zaten Öcalan da İmralı'nın bir ABD sistemi olduğunu söylemiştir.

Özellikle kimyasal ilaçlar ya da bu özelliği olan maddeler yoluyla zehirlenmeye çalışılması -ki basında çok yer aldı-, bağlı olarak basın yoluyla aşağılanmaya çalışılarak teşhir edilmesi bu işkence biçimlerinin sürekli ve sistematik biçim kazandığını ve Öcalan'ı doğrudan tehdit ettiğini gösterir.

** *

Evet, Öcalan, farmakolojik işkence altındadır ve işkence bir insanlık suçudur. Suça karşı durmak da sadece İnsan Hakları Kuruluşları'nın değil, insan olan, insan hayatına saygılı olan ve sevgi duyan herkesin görevidir.

 
urchinTracker();