Bir Olay Üzerine İki Haber

Bu haber Gündem Online'dan:

Ergenekon'a karşı güçlü muhalefet oluşturulmalı

78'liler Girişimi'nin çağrısıyla TMMOB Makine Mühendisleri Odası (MMO) İstanbul Şubesi'nde 'Darbecilik, Ergenekon ve Demokrasi' konulu forum düzenlendi. Forumda, Halkevleri, TKP, SDP, EHP, Anti Kapitalist, EMEP, ÖDP'nin aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri tartışma yürüttü. ÖDP adına konuşan Ümide Aysay, darbe meselesinden en çok çekenlerin emekçiler olduğunu belirtti. Merdan Yanardağ ise, 28 Şubat'a kadar komünizmin Türkiye'de tehdit olduğunu ancak 28 Şubat'tan sonra yerini şeriatın aldığını savundu. Ergenekon'a ilişkin yaşananları bir iktidar parçalanması olarak değerlendiren Yanardağ, 'ABD yeni siyaset anlayışına uymayan yerlere müdahale ediyor' dedi. Anti Kapitalist'ten Çiğdem Özbaş da, derin devletin temizlenmesi için zamanında geniş bir muhalefete ihtiyaç olduğunu söyledi. TKP Genel Başkanı Aydemir Güler ile Halkevleri'nden Erdoğan Aydın da, konuşmalarında üçüncü bir cephe olması gerektiğini belirtti. SDP MYK Üyesi Yakup Kadri Karabacak, Ergenekon'u gizli bir savaş örgütü olarak değerlendirerek, 'En çok kudurduğu dönem Kürt özgürlük mücadelesinin yükseldiği dönemdir' dedi. Solun AKP'den medet umamayacağını söyleyen Karabacak, 'Kürtler bu meselede tarafsızdır denmemeli. Kürtler bu yaşananların davacısıdır' diye konuştu. EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, 'Bize Fırat'ın öte yakasındaki Ergenekon lazım. Musa Anter'in, Hrant'ın F tiplerinin Ergnekon'u ortaya çıkmalı' dedi. Öztürk, AKP'nin asla yüzde 47'yi temsil etmediğini ve bu tabana İslamizasyon denmesinin yanılgılı olduğunu dile getirdi. Ertuğrul Kürkçü ise, Kürt savaşının aktörlerinin h�l� aynı rütbeleriyle otururken, ipi çekilenlerin AKP'nin önüne atıldığını söyledi. Solun zamanında bir müdahale gücü olması gerektiğini belirten Kürkçü, 'Üçüncü güç radikal demokrasi ile olur. Radikal Kürtler, radikal Alevilerde olur' dedi. DTP PM Üyesi Şamil Altan da, Gladiyo'yu NATO'nun anti komünist bir mekanizması olarak değil bu ülkenin organik yapısı olarak ele alınması gerektiğini belirterek, 'Türkiye'de yapısal Ergenekon'la mücadele edilmesi gerekir. Kimse bize tarafsızsın diyemez. Bizler bunlarla sahada maç yapan, savaşan tarafız' ifadelerini kullandı. İSTANBUL / DİHA

 

Bu haber de Bianet''ten

Sol "Üçüncü Yol"a Yöneliyor!

“Darbecilik, Ergenekon, Demokrasi” forumunda, toplumun neo-liberal AKP ile darbeci Ergenekon arasında “taraf” olmaya çağrıldığı bir konjoktürde solun tavrı tartışıldı: Sosyalistler, neo-liberal-muhafazakar AKP ile milliyetçiliğe karşı "üçüncü yol"da birleşmekte hemfikir.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

28 Temmuz 2008, Pazartesi

Koltuk bulamayanlar yerlere oturdular 78’liler Vakfı’nın dün (27 Temmuz) saat 16:00-19:30 arası Makine Mühendisleri Odası’nda düzenlediği, Nimet Tanrıkulu ve Feyyaz Yaman’ın kolaylaştırıcılığını üstlendiği forumda sol parti ve örgütler “Darbecilik, Ergenekon; Demokrasi”yi tartıştılar.

2002'de, "Irak'ta Savaşa Hayır Koordinasyonu"ndan bugüne dek bir araya gelmemiş olan sol örgüt ve çevrelerin yüksek katılımla bu toplantıda buluşması ilgi çekiciydi.

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Emek Partisi (EMEP), Anti Kapitalist, Demokratik Toplum Partisi (DTP), Sosyalist Emek Hareketi (SEH), Türkiye Komünist Partisi (TKP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Halkevleri, Sosyalist Parti Girişimi'nin  (SPG) ve Sosyalist Demokrasi Partisi'nin (SDP) katıldığı forum 3,5 saat aralıksız sürmesine rağmen yer bulamadıkları için ayakta kalanlar son ana kadar salonu terk etmedi.

Ara sıra sesler yükselse de fikir ayrılıkları yaşansa da  forumdan çıkan ortak sonuç: “Sol gruplar ortaklıklarında birleşip bu zor dönemde üçüncü bir yol oluşturmalı ve hemen harekete geçmeli.”

"Üçüncü yol oluşturulmalı" 

ÖDP’den Ümit Aysu sermaye yanlısı ve ordu vesayeti altındaki tarafların dışında enerjiyi üçüncü bir odakta toplamak gerektiğini ve bunu gerçekleştirecek devrimci bir odağın bulunduğuna inandığını söyledi.

EMEP’ten Hasan Hüseyin Kırmızıtoprak, birbirlerine karşıt gibi görünen AKP ve ordunun emek düşmanı olmaları nedeniyle ortaklıkları bulunduğunu, aslında iki taraf değil tek taraf olduğunu belirtti.

Toplantının kolaylaştırıcıları Feyyaz Yaman ve Nimet Tanrıkulu Kırmızıtoprak, halkın sorunları nasıl algıladığını iyi tespit ederek üçüncü yol örgütlenmesini bu şekilde oluşturmak gerektiğini ifade etti.

Yazar Merdan Yanardağ, baş tehdidin irtica olduğunu Ergenekon davasının islamizasyon sorununun görünmesini engellediğini söyledi.

"Bu toplantı bir başlangıç" 

Anti Kapitalist platformundan Çiğdem Özbaş, topluma muhalefet gerektiğini sol mücadelede ilkesel ayrılık yaşanmadığını ve bu toplantının iyi bir başlangıç olduğunu belirtti.

Emekçi Hareket Partisi'nden Hakan ÖztürkSosyalist Demokrasi Partisi'nden (SDP) Yakup Kadri Karabacak, solun Ergenekon örgütü ve AKP tartışmasında laf etmemesinin reel politikada kabul edilemeyeceğini, 'Ergenekon’a karşı olunduğunu, AKP’nin burjuva partisi olduğunu' halka  anlatmak için en uygun zamanda olunduğunu ifade etti.

DTP’den Şamil Altan, “ Ergenekon'la mı yoksa halkın damarlarına işlemiş yapısal 'Ergenekonculuk'la mı mücadele edeceğiz?” sorusunu sorarken gündemi belirleyecek organizsayonlarla halkın birleşmesinin sağlanması gerektiğini belirtti.

Gazeteci yazar Erdoğan Aydın, özgürlükçü sol zihniyetin ayağa kalkıp, iki basınca karşı sol bakış açılarını doğru tespit ederek birlikte yürümesi gerektiğini vurguladı.

"Tüm dışlanan ve ezilenlerin birleştiği ortak hat" 

SEH’ten Ertuğrul Kürkçü, sosyalistlerin pro-aktif  bir davranış benimsenesini, güçlerini gelişmelerin sonuçlarını beklemeden, öngörerek toplayıp organize etmesi gerektiğini, herkese yapacak iş olduğunu ancak çok vakit olmadığını söyledi.

Kürkçü, “Mücadele tüm dışlanan ve ezilenlerin buluştuğu ortak bir hat üzerine kurulmalı, sosyal talepler üzerinde yükselmeli” dedi.

Antikapitalist'ten Çiğdem Özbaş TKP Genel Başkanı Aydemir Güler, “Türkiye darbecilere kapatılmadı, emperyalizme açıldı” diyerek ilerici, bağımsız ve emek kazanımlarını sahiplenildiğinde  milliyetçilik ve liberalizmle mücadele edilebileceğini ifade etti.

EHP’den Hakan Öztürk, mücadelenin aşama aşama gerçekleşebileceğini, toplumla ilişki kurularak olabildiğince kalabalığa ulaşılması gerektiğini ancak bu şekilde devrimi dile getirmenin anlamlı olduğunu söyledi.

Birgün gazetesinden İbrahim Aydın “AKP demokratik mücadele veriyor diye sosyalistleri peşine takması anlaşılamaz” dedi.

Halkevleri’nden İlknur Birol, “Deniz Gezmişleri bile Ergenekon örgütüne bağlayan bir süreç yaşıyoruz” diyerek “Devrimcilerin darbeci karşıtı olduğunu ispat etmelerine gerek yoktur. Yüzümüzü halka dönerek taleplerimizi sokak, mahallede örgütleyen bir mücadele lazım” şeklinde konuştu.

"Sosyalist mücadele Kürt sorununda eşitlik çözümünü önermeli" 

SPG’den Kadir Akın, sosyalist mücadelenin darbecilerin ve Jitem’cilerin yargılanması, demokratik anayasa, Kürt sorununun eşitlik zemininde çözümü, ifade ve örgüt kurma özgürlüğü, siyasi parti yasağının değişmesi, parti kapatmanın kaldırılması önerilerini sunarak siyaset sahnesinde yer alması gerektiğini belirtti.

"12 Eylül'de 'darbeciler yargılansın' mitingi" 

78’liler sözcüsü Celalettin Can, bu toplantıyı gerçekleştirmelerinin amacını solun iki kutba da karşı durarak mücadeleyi ele almasını sağlamak olduğunu, bunun için başlangıç olarak 12 Eylül’de tüm darbecilerin yargılanması istemiyle sol örgütlerin tamamının katıldığı bir miting düzenlemek istediklerini açıkladı.

Kapanış konuşmasını yapan Nimet Tanrıkulu, sol koordinasyon oluşturulmasında mutabakata varıldığını, bundan sonra örgütlenmenin nasıl gerçekleştirileceğine karar verilmesi gerektiğini söyledi.

Katılımcılar bir sonraki toplantıda görüşmek üzere ayrıldı, toplantı günü en kısa zamanda kararlaştırılacak. (NV/EZÖ)