Kullanıcı Girişi
Özel Menünüz
Köxüz'den Yazılar'a Katıl
height=26 width=120 alt="Google Groups">
|
| Koxuzden-Yazilar'a katıl |
| Bu Grubu Ziyaret et |
Syndicate (site map)
Son Kitaplar
Son Bloglar
Yazılara Son Yorumlar
Son İktibaslar - Basından Seçmeler
Son Haber Derlemeleri
- Abdullah Öcalan'ın İşkence Görmesine Karşı Protestolarla İlgili Haberler Derlemesi (2008-10-21) (Haberci)
- Güngören Saldırısı ve Failleriyle İlgili Haberler Derlemesi (Haberci)
- 02.08.2008 - 40. Yılında 1968 Hareketi İle İlgili Yazılar (Haberci)
- 02.08.2008 - Yüzüncü Yılında 1908 Devrimi İle İlgili Yazılar (Haberci)
- 29.07.2008 Tarihli Gazetelerin Yazarlarının Güngören'deki Patlama İle İlgili yorumları (Haberci)
Forumlara Son Yazılar
- Ermeniler soykirim yasasi icin gösteri yapacaklar. (komunistbirlik)
- doktoru da böyle okudunuz ise vay halimize (komunistbirlik)
- sosyal insan yayinlari . Dr.Hikmet kivilcimli kulliyati (komunistbirlik)
- Kürd Sorunun da AKP'ti Aslına Faşizme Döndü! (Zafer.53)
- Abdullah Öcalan’ı Savunma Merkezli Kürt Serxildanı Üzerine (rozsa)
Son Çağrı, Duyuru ve Bildiriler
- Alevilerin Yürüyüsü (arkadas2)
- ekenanargin adiyla yazan kisiye - Lutfen koxuz'e yazmayin. (Köxüz)
- Yürüyüş Dergisini Dağıtırken Gözaltına Alınıp Tutuklanan Engin Ceber Metris Cezaevinde Katledildi! (Köxüz)
- TÜRKİYE BARIŞI İÇİN BULUŞUYOR (arkadas2)
- Vicdanlarımızın sesine kulak verelim - TBM 1 Eylül Çağrısı (Haberci)
Son Belgeler
Maille En Çok Yollananlar
En Çok Okunan Yazılar
Bugün:
Tüm zamanlar:
- Günlük Gazeteler
- 26.07.2008 Tarihli Gazetelerde "Ergenekon" İle İlgili Haber ve Yorumlar
- Başörtülü Kadınlar Bildirisi
- Demokratik Cumhuriyet Nedir? Sosyalistler Tarafından Niçin Savunulmalıdır? - ("Ankara'dan Komünistler"e Cevap)
- ŞOK AÇIKLAMALAR: GES Komutanı Tuğgeneral Münir Erten'in Söyledikleri ve Genel Kurmayın Yalanları
Otobiyografik Yazılar - Bir Sosyalistin Teorik ve Politik Evrimi

Otobiyografik Yazılar - Bir Sosyalistin Teorik ve Politik Evrimi
Demir Küçükaydın'ın Teorik ve Politik evrimini anlatan ve her biri de bu evrimin belli bir aşamasında yazılmış dolayısıyla anlatılan vrimin de birer kanıtı olan yazılarının bir derlemesi. Yazarın görüylerini anlamak için okunması gerekli bir kitap. Kitap aynı zamanda kısmen Türkiye Sosyalist Hareketinin ve Tarihsel Maddeciliğin (Marksizm) bir tarihi olarak da okunabilir.
577 Sayfa, PDF olarak 4 MB, RTF olarak da 4 MB - İlişikteki Eklerden İndirilebilir.
Aşağıda Kitabın İçindekiler listesi ve Önsözü Yer almaktadır.
Önsöz - Otobiyografik Yazıların Otobiyografisi
Teorik ve Politik Evrimim Üzerine Müsfette Olarak Kalmış Bir Önsöz
Köxüz Sitesinde ilk Yayınlanışa Önsöz
1974 Yılında Hapse Girinceye Kadar
Varlık ve Materyalizm Üzerine Çalışmalar
Din, Politika, Devlet, Partiler
Ekonomi Temeli ve Ekonomi Politik
Politikaya Yöneliş ve “Troçkizm”
Tarihsel Maddeciliğin Tarihine Katkı
Sosyalist ve Devrimci Hareketin Geçmişine Dair Geçmişten Yankılar
Kıvılcımlı’nın Eleştirisine Önsöz
Dijitalizasyon Dolayısıyla Sonsöz
"Kürt Sorunu" Üzerine Yazılar Derlemesi İçin Yarım Kalmış Önsöz
DÖB ve Dev-Genç ve 68 Dönemi Üzerine Çeşitli Değinmeler
Dev Genç, FKF Üzerine Kısa Bazı Değinmeler
Dev-Genç Dönemi Üzerine Tekrar Açıklamalar
Kişisel Biyografimiz Üzerine Açıklamalar
Cavit Kavak ve Dev Gençliler Hakkında
Gezmiş ve Nuhoğlu Konusunda Bir Kaç Söz
Mao, Doğu Perinçek, Maocu Hareketler ve İbrahim Kaypakkaya Üzerine Değerlendirme
TKP-B ve TSİP'in Tarihöncesinin Tarihine Katkı
TKP-B ve TSİP'in Tarih Öncesinin Arkeolojisi Veya Tarih Öncesine İlişkin Benim Versiyonum
Geçiş Programı Birinci Baskı’ya Önsöz
22 Yıl Sonra Dijitalizasyon Vesilesiyle Önsöz
Azınlık Konusunda Yazılar’a Önsöz
“Özgür Gündem’e Yazılar” Derlemesine Önsöz
Sunuş Yerine ya da Söyleyecek Sözü Olmamak
Köxüz Niçin Basılı Olarak Çıkamıyor?
Neden Pek Yeni Yazı Yazmıyorum?
ÇGD İstanbul Mail Grubuna Açıklama
Sempozyum Düzenleme Kurulu’na Mektup
Elnizdeki kitap çeşitli tarihlerde yazdığım, içinde otobiyografime ilişkin bilgilerin veya değinmelerin bulunduğu yazılardan yapılmış bir derlemedir.
Her şeyden önce bugün ulaştığım ve savunduğum görüşlerin anlaşılabilmesi için.
Görüşlerim, hiçbir zaman ne güç, ne de moda olmadıkları için zaten pek bilinmeyen; biraz ilgi gördüklerinde de pek anlaşılmamış; zındık dip akıntılarına (Otantik Marksizm; bunun Kıvılcımlı, Troçki, “Batı Marksizmi” tarafından yapılmış katkılarla geliştirilmiş biçimi) dayanmakla kalmaz; bizzat Marksist Üstyapı, Din ve Ulus teorilerini yeniden tanımlamaya varan kendi evrimi de, mirasçısı olduğu ve savunduğu bu geleneğin kaderini de paylaştığı için, ilgi duyan okuyucular tarafından bile bu arka planı ve resmin bütününün bilinmemesi nedeniyle, anlaşılmıyor ve ilerde de anlaşılamama tehlikesi bulunuyordu.
Bu nedenle, okuyucunun yazılanları anlayabilmesi, onları bir bütün içinde bir yerlere koyabilmesi; benzer bir dalga boyunu yakalayabilmesi için, bu teorik evrimin bir resmini sunma gereği giderek acil bir ihtiyaç olarak öne çıkıyordu.
Bunun için de, yeni kuşakların en azından, doğada, milyonlarca yılda yaşanmış evrimin minyatür bir biçimde yumurtada veya ana karnında minyatür ölçülerde yaşanması gibi, benzer bir evrimi yaşaması veya bunun hakkında bir fikir sahibi olması için, Teorik ve Politik Evrimimizi bu bağlamda da kişisel otobiyografimizi yazmayı bu yıl bir görev olarak öne koymuştuk.
Geçen yıl başalırnda (2007) yayına hazırladığımız, “Marksizmi Savunmak ve Geliştirmek” başlığı altında düşündüğümüz üc ciltlik kitabın birincisi olan “Marksizmin Marksist Eleştirisi” adlı kitapta, bu evrimin sonucu olan görüşleri, taslak da olsa derli toplu sunma olanağımız olmuştu.
O kitaba yazdığımız Önsöz’de (Bu “Önsöz” “Tarihsel Maddeciliğin Tarihine Katkı” alt başlığını taşıyordu.) bu kitabı izleyen iki kitapta (“Sosyalizmin ve Sosyalist Hareketin Sorunları Üzerine Yazılar” ve “Türkiye’nin Aydın ve Sosyalistleriyle Polemikler”) en kısa zamanda “Marksizmi Savunmak ve Geliştirmek” yönündüki yazılarımızı sunacağımızı bildiriyorduk.
Bu üç kitaptan oluşan “Marksizmi Savunmak ve Geliştirmek” adlı kitabın 2007 yılında yayınlanmasının biteceğini düşünüyorduk. Ve bu kitabı tamamlayıcı olarak da 2008 yılı içinde teorik ve politik evrimimizi içeren Otobiyografimizi yazıp yayınlamayı planlamıştık.
Böylece bütün bu kitaplar birbirini tamamlayan bir sistem olacaktı. Bu teorik ve politik biyografide anlatılan evrimin somut belgeleri o kitaplar olacaktı; buna karşılık da otobiyografi orada soyut biçimde ifade edilmiş teorik görüşlerin ortaya çıkışını ve evrimini kavrama olanağı sunacaktı. Kişisel teorik ve politik evrimimiz büyük ölçüde Tarihsel Maddeciliğin (Marksizmin) evrimiyle iç içe geçtiğinden, bu Marksizmin devrimci ve eleştirel damarını yeni kuşaklara aktarmak için, söz konusu otobiyografinin yazılması sırtımıza binmiş ertelenemez bir görev durumundaydı.
“Marksizmin Marksist Eleştirisi”ni yayınlayan yayınevi, asıl amacını bizim kitaplarımızı basmak olarak tanımlamış olmasına rağmen, en sıradan ticari ahlak ilkelerini bile ayaklar altına alarak, diğer kitaplarımızı yayınlamayacağını bildirdi.
Kitaplarımızı yayınlayacak yayınevi bulmakta zaten büyük bir güçlük içinde bulunmamıza rağmen, birinci cildi başka bir yayınevince yayınlanmış bir kitabın diğer ciltlerini hiçbir yayınevinin yayınlaması da pek düşünülemeyeceğinden, yayınevi bulup kitaplarımızı yayınlama olanağımız kalmadı.
Diğer yandan, yöneticiliğini yaptığımız ve neredeyse bütün teknik işleri ve düzenlemesiyle uğraştığımız Köxüz sitesi de gerek saldırılar gerek diğer sorunlar nedeniyle zaman ve enerjimizin çoğunu aldığından, planlanan otobiyografgiyi ve diğer projeleri yazma olanağı olmadı.
Zaten böylesine engellemeleri de artık biraz “batıl inanç gibi” bekliyorduk. Çünkü hayatımız boyunca her çıkış denememizde benzer engellemeleri yaşamıştık.
Bir yarış düşünün, aşağı yukarı herkes eşit şanslara sahip. Ama daha yarışın başında, sizin ayaklarınızı kırıyorlar. Digerleri koşuya devam ederken siz ayaklarınızı tedavi etmekle, tedavi edemezseniz takma ayaklar yapmakla, onlara alışmak ve yürümeyi öğrenmekle bütün zaman ve enerjinizi harcıyorsunuz. Bütün bu zorlaklara rağmen yine de takma ayaklarla da olsa yürümeyi ve koşmayı öğrenip diğerlerine yetişiyorsunuz; ama bu sefer gözleriniz kör ediliyor, kollarınız kırılıyor ve her seferinde bunların bir benzeri tekrarlanıyor.
Durumum aşağı yukarı böyle olmuştu bütün politik hayatımız boyunca. Örneğin 12 Mart döneminde önce bir “Ekip”, sonra tam da bir politizasyon ve radikalleşme dalgasının başında Devlet ve onun “Devlet Güvenlik Mahkemeleri” adeta bacaklarımızı kırdılar. Kuşağımızdan insanlar ise tam da o noktada yükselen bir politizasyon ve radikalleşme ile birlikte dışarı çıktılar ve o dalgaların üzerinde sarbestçe politika yaptılar.
Son dönemde de Köxüz dergisinin sadece bir sayı çıkabilmesi (yine bacaklar kırılır ve ikinci ayı çıkmaz olur); Araf Yayınları’nda “Tersinden Kemalizm”den sonrasının gelmemesi (yine bacaklar kırılır ve başka kitap çıkmaz olur); neredeyse iki yıl boyunca Kitaplarımız yayınlanacak dile emek verdiğimiz Versus Yayınları’nda da “Marksizmin Marksist Eleştirisi”nden sonrasının gelmemesi (yine bacaklar kırılır) ve nihayet bu zincirin son birkaç yılının en son halkası olarak da “Tarihi Konuşuyoruz Sempozyumu”nu düzenleyenlerin engelleme ve sabotajları zikredilebilir.
Korkunç eşit olmayan koşullarda bir yarıştır bu.
Ne yaratıcılık, ne seviye, ne radikallik, ne orijinallik, ne nicelik bakımından yazdıklarımın kıyısına ulaşamayacaklar yazılarını yayınlayacak dergiler, gazeteler, kitabevleri bulmakta hiçbir güçlek çekmemişlerdir ve çekmezler.
Ben ise bu güne kadar hiçbir kitabımı basacak bir yayınevi bulamadım. Kitaplarımı kendim bastırabildim. Çoğu kez her bir kitabımı basabilmek için de bir yayınevi kurmak gerekti.
Sadece kitaplar mı? Eğer Köxüz sitesini yapıp yönetmesem, yazılarımı yayınlayacak bir internet bitesi bile bulamam. Başkaları kitaplarını bastırmak için enerji harcamazlarken, ben bastırmak veya dijital ortamda yayabilmek için bile yayınevleri ya da siteler kurmaya kadar bir yığın korkunç zaman ve enerji alan işler yapmak zorunda kalırım.
Eserlerini yayınlamak için hiçbir zorlukla karşılaşmayanlar ile benim tüm çabama rağmen yayınlayamamamın en son ve çarpıcı örneği; bu korkunç eşitsiz yarış ya da mücadelenin en son örneği: Tarihi Konuşuyoruz Sempozyumu’na sunulan bildiriler ve sonrasındaki yayındır.
Okuyucu en son “Tarihi Konuşuyoruz Sempozyumu”na bizim sunduğumuz bildiriler ile o sempozyuma katılanların sunduğu bildirileri karşılaştırdığında, içerik olarak, bizim bildirilerimizin aslında bildiri adına ve yayınlanmaya layık biricik metinler olduğunu görebilir.
Bizim sunduğumuz bildiriler, yazılı olarak sunulmasına, belgelerle desteklenmesine rağmen, her türlü kullanım için en ideal biçim olan dijital olarak emre amade kılınmasına rağmen sözkonusu Sempozyumu düzenleyenlerce engellenir, dağıtılmaz ve en basit insani kurallar bile ayaklar altına alınarak kitaba bile alınmaz.
Ama zahmet edip de oturup iki satır yazmamışların Sempozymda yaptıkları Kahve sohbeti havasındaki konuşmalar, o sempozyumu tertipleyenlerce belli bir masraf edilerek yazıya geçirilir; konuşmaclara düzeltmeleri için sunulur ve sonra da kitap olarak basılır. Kimse elini sıcak sudan soğuk suya bile koyma gereğini hissetmez.
Biz ise, bütün bu engellemelere karşın bildirilerimizi, belgeleri ve yazışmaları ancak kendimiz, kendi kurduğumuz sitede insanlara sunabiliriz. Sadece içeriği değil. Bütün teknik ve pratik işleri kendimiz yaparız ve bunları yapabilecek koşulları da kendimiz yaratırız.
Bu korkunç adaletsiz; yaratıcılıktan, teorik ve politik mücadeleden enerjiyi alıp yutan bir yarıştır.
Kimse kitaplarımı ve yazılarımı İnternette yayınlayayım bari diyerekten bir site kurmaz ve onun bütün teknik işlerini de kendi yapmaz. Biz bütün yayınlama koşullarını bile kendimiz oluşturmak zorunda kalırız.
Ama bu bile özel savaş dairesinin beslediği Hackerlerin saldırıları nedeniyle sürekli yıkılır.
Özetle, site saldırılarla çöktü, yayınevi kitabın devamını yayınlamadı. Her şeye olmadı baştan deyip yeniden girişmek gerekti Sysisphos gibi. Şimdi yeni bir site kurmak, yayınevinin yayınlamadığı kitapları dijital olarak hazırlamak ve bu siteye koymak tan başka çaremiz yok. Ama bu teknik işler muazzam zamanımızı ve gücümüzü alıyor.
Bu nedenle, bu yıl iç in planladığımız Otobiyografiyi yazmamız olanaksız hale gelmiş bulunuyor.
Öte yandarn yapılması gereken bir yığın başka teorik ve politik iş de artarak birikmeye devam ediyor.
Bu durumda, daha önce yazılmış yazılarımdan, teorik ve politik evrimime ilişkin değinmeleri ve bilgileri içeren yazıları derleyerek, yazamadığım teorikve politik otobiyografinin eksiğini bir parça olsun kapatmaktan başka bir çarem kalmamış bulunuyor.
Bu derleme elbette bir Otobiyoğrafinin canlılığından yoksun olacaktır. Ama başka çare de şimdilik görünmüyor.
Ne var ki, yine ayrıca derleyeceğimiz “Türkiye Sosyalist Hareketinin Tarihi Üzerine Yazı ve Tanıklıklar” başlığı altındaki yazılar, bu Otobiyografinin bu eksiğini bir ölçüde kapatabilir. Ayrıca, yine kısa bir süre önce “Geleceği Geçmişten Geçmişi Gelecekten Kurtarmak – Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler” başlığıyla derlediğimiz denemeler de bir ölçüde bu Otobiyografik Yazılar derlemesinin kuruluğunu giderip o teorik ve politik evrimin gerçek yaşamla bağlantısının ip uçlarını verebilir.
Bu nedenle biri sunulmuş diğeri de yakında sunulacak bu üçlü, bir bütün olarak kabul edileblir.
Bir bütün olarak kabul edilebilecek bu üçlü de ayrıca “Marksizmin Marksist Eleştirisi”, “Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar” ve “Türkiye’nin Aydınları ve Sosyalistleriyle Polemikler” başlıklarıyla üç kitap halinde planlanmış “Marksizmi Savunmak ve Geliştirmek” üst başlıklı bütün ile bir arada altı kitaplık daha da sistematik bir bütün oluşturmaktadır.
Bu nedenle hedefimiz en kısa zamanda bu altı kitabı bir an önce düzenleyip İnternette okuyucunun emrine amade kılmaktır. Bu vesileyle, okuyuculara bu altı kitabı bir arada okumalarını öneririz, o zaman tüm bu teorik ve politik evrimin daha geniş ve derin tablosunu göreceklerini düşünüyoruz.
Elbette bu derlemeye alınanların haricindeki bir çok yazıda da otobiyografimize ilişkin bilgi ve değinmeler bulunmaktadır ama bu bir çok yazı bu derlemeye alınmadı. Bunun bir nedeni, bu derlemenin daha ziyade teorik ve politik evrimimizi ele alan yazılarla sınırlı tutulmaya çalışılmasıdır.
Derlemedeki yazıları nasıl düzenlemek gerektiği bizim için çiddi bir sorun oldu.
Bu teorik ve politik evrim üzerine yazılar, bizzat kendileri de o evrimin belli aşamalarının, belli momentlerinin birer belgesidirler.
Onların bu özelliklerini göz önüne alarak, yazılış tarihlerine göre düzenleseydim, teorik ve politik evrimimizi ele alışımızın evrimi, az çok bir kronolojik sırayla izlenebilirdi.
Ama bunun mahzuru vardı. Yazıların içeriklerinin kronolojisi ya da ele aldıkları evrim aşamaları, yazılış tarihlerinin kronolojisi ve aşamalarıyla çakışmıyordu. Yani evrimin daha eski dönemleri ille de daha eski yazılarda ele alınmıyordu. Hatta insanların yaşlandıkça çocukluğa ve gençliğe dönmeleri gibi, evrimin daha eski aşamaları o evrimin daha sonraki aşamalarında yazılmış yazılarda ele alınıyordu.
Yani, yazılar yazılış tarihlerine göre sıralansa anlatılan evrim kronolojik bir çizgi izlemeyecekti, içerik kronolojik olmayacaktı. Bu da okuyucunun olay ve gelişmeler arasındaki bağlantıyı yitirmesine yol açardı.
Eğer yazılış tarihleri değil de yazılar içerikleri bakımından; ele aldıkları dönemler itibariyle bir kronolojik sıralamaya koyulsa, bu sefer de, örneğin önceki bir dönemi anlatan yazı sonra yazılmış; sonraki dönemi anlatan bir diğer yazıya göre önce yazılmış olabildiğinden, yazıların metodolojisine yansıyan teorik evrimin kendisi karmakarışık olacaktı ve bu da bir çok yanlış anlamaya yol açabilirdi.
Sonunda ortalama ya da optimum bir yol en iyisi olarak göründü. “Marksizmin Marksist Eleştirisi”ne Önsöz olarak yazdığım, 1974’te hapisten çıktıktan sonraki dönem ile, yine aynı kitaba önsöz olarak başlanılmış ama çok uzun olduğundan müsfette olarak kalmış ve yarım bırakılmış, doğumdan hapisten çıkışa kadar olan dönemi ele alanı; biri taslak kalmış biri yayınlanmış iki Önsözü, yani neredeyse bütün teorik ve politik evrimimizi ana hatlarıyla ortaya koyan bu iki yazıyı en başa koyduk.
Bu iki yazı, Otobiyografgimize ilişkin en son yazılmış yazılardandırlar. Ama gerek çok gerilere gitmeleri gerek bütün evrim hakkında ana hatlarıyla bir fikir verdikleri düşünülerek en başa koyuldu.
Bundan sonra aynı hikayenin farklı dönemlerini farklı dönemlerde daha spesifik ve ayrıntılı olarak ele alan yazılar da, daha ziyade ele aldıkları dönemlere göre ama yazılış tarihleri de gözetilerek bu uzun yazının arkasına koyuldu.
Eğer okuyucu iraz çaba göstermeyi göze alırsa, biz okuyucuya, derlemeye “WASP Olmak”la başlayıp, devam etmesini ve en baştaki en kapsamlı teorik evrimi en sonda okumasını öneririz. Böylece evrim üzerine yazılmış yazıların evrimini üç aşağı beş yukarı doğrudan algılayabilir. Ama bu dikmkat isteyen zahmetli bir iştir.
Evrim üzerine yazılmış her yazı bizim teorik ve politik evrimimizin bir anını yansıtır. Dolayısıyla o anki metodoloji, kavram ve paradigma, doğrudan evrimin ele alınışında da görülebilir.
Bu özelliği göz önüne alındığında, bu teorik evrim üzerine yazılar aslında anlattıkları evrimin birer belgesidirler de.
Sistemler, kendi varlıklarını da, ortaya çıkış ve evrimlerini de açıklarlar ve kendi varlıklarıyla açıkladıklarının doğruluğunun bir kanıtını oluştururlar.
Bu sistem karakteri nedeniyle, “Büyük anlatıların sonu”nun gelmediğini bizzat varlığıyla kanıtlar, çünkü kendisi bir “Büyük Anlatı”dır.
Bu anlamda sadece Marksizmin (Bir “büyük anlatı”nın) Post Modernizme cevabı değil, varlığıyla onun çürütülmesidir.
| Ek | Boyut |
|---|---|
| 2008-07-16 - Derleme - Otobiyografik Yazilar.pdf | 3.76 MB |
| 2008-07-16 - Derleme - Otobiyografik Yazilar.rtf | 3.79 MB |
| kapak500.jpg | 24.52 KB |
- Yazıcı-dostu sürüm
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Email this page

height=26 width=120 alt="Google Groups">



