Köxüz’ün Logosundaki Değişme ve İkinci Köxüz Sitesi
Dikkat edilirse Köxüz’ün logosundaki, “Uluslara ve Ulusçuluğa Karşı Köxüz” parolasının yerini “Demokratik Bir Cumhuriyet İçin Köxüz” almış bunuyor.
Bunun anlamı nedir ve buna niçin gerek görüldü?
Köxüz’ü “Köxüz Girişimi” çıkarıyor. Köxüz girişiminin tek faaliyeti bu site değil.
İmkan olduğunda dergi –maalesef bir sayıdan fazla çıkarılmadı- veya bazı toplantı ve eylem girişimleri de – Hrant Dink’in ölümünde Hamburg’ta yapılan miting veya Büyük Ortadoğu Projesi ve Sosyalist Strateji gibi sempozyumlar- faaliyetleri arsında.
Köxüz Girişimi’nde bir araşa gelenler hedeflerini özellikle “Köxüz’ün Temel Metinleri” arasında yer alan “Orta Doğu İçin Demokrasi Manifestosu” ve “Geleceği ve Geçmişi Kurtarmak” gibi programatik metinlerde ifade ediyorlar.
Bu yazılarda ifade edilen hedeflere yönelik olarak imkanları ölçüsünde bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.
Bunlardan biri ve şu an en önemlisi de “Köxüz Sitesi”
Köxüz Sitesi’nin amaçları ve işlevi farklıdır, bir internet sitesinin spesifik amaçlarıdır. O programatik metinlerde ifade edilen amaçlara göre şekillenmişlerdir ama aynısı değildir.
Bu spesifik amaçlar ve görevler de, yine “Köxüz’ün Temel Metinleri” arasında yer alan “Köxüz’ün Amaçları”, “Köksüz’ün Kökleri”, “Abdullah Öcalan Niçin Yazarımızdır” gibi metinlerde sistematik ve açık olarak ifade edilmiştir.
Köxüz’ün en temel özelliği ve var olan bütün diğer sol ve politik hareketlerden temel farkı, onun sadece ulusçuluğa karşı değil, uluslara karşı olmasıdır. Ulusçuluğa karşı olup da uluslara karşı olmamanın bizzat ulusçuluk olduğunu savunmaktadır. Bu çok temel ve alt üst edici bir yaklaşımdır ve teorik açıklaması ve temellendirilmesi “Marksizmin Marksist Eleştirisi” adlı kitapta ayrıntılı olarak yapılmaktadır.
Köxüz bu hedefini ve ayırıcı özünü en özlü biçimde ve logosunda nasıl ifade edebileceği konusunda belli bir evrim de geçirdi.
Örneğin ilk Köxüz sitesinde logoda “A-Nasyonalist Neşriyat” biçiminde bu formüle edilmeye çalışıldı. Yani Enter-Nasyonalist değil A-Nasyonalist. Enternasyonalizm kavramı ile ayrım içinde hedef özlü bir biçimde ifade edilmeye çalışıldı. Bununla Enternasyonalizmin de ulus ilkesini kabul ettiği için bir tür nasyonalizm olduğu vurgulanmaya çalışılıyordu.
Ancak bu yeterince anlaşılır olmuyordu. Çünkü enternasyonalizm de yanlış biliniyordu ve duruşu çok daha kapsayıcı bir bağlamda açıklamak gerekiyordu.
Bunun üzerine ikinci Köxüz sitesinde “Köxüz - Uluslara ve Ulusçuluğa Karşı A-Nasyonalist Yayın” logosu ile bu anlaşılmazlık bir ölçüde kapatılmaya çalışıldı. Ama bu da bir bakıma bir tür tekrar içeriyordu. Daha açık ifade etme çabası, bir tekrara yol açıp kısa ve özlü olmayı ortadan kaldırıyordu. Çünkü eğer uluslara ve ulusçuluğa karşı ise zaten a-nasyonalist’tir. Enternasyonalizm ise ulusçuluğa karşıdır, uluslara değil; ulusları yok etmeyi hedeflemez, onları sosyalist yapmayı ve birleştirmeyi hedefler. Biz ise ulusların sosyalist olamayacağı ve birleşemeyeceği ancak uluslar yıkılarak ve yok edilerek bir insanlık için bir birleşme olabileceğini ve sosyalizme gidilebileceğini söylüyoruz. Dolayısıyla bu anlayışın mantığı içinde bir tür tekrar ortaya çıkıyordu.
Bunun üzerine üçüncü Köxüz sitesinde A-nasyonalist sözü çıkarılarak tekrar kaldırıldı ve daha kısa bir forma geçildi. Bu sefer Logo “Uluslara ve Ulusçuluğa Karşı Köxüz” oldu.
Bütün bu değişimlerde özde değişen bir şey yoktur. O özün nasıl daha özlü ve açık biçimde ifade edilmesi yönünde bir evrim ve denemeler söz konusudur. Hedef hep aynı özü, daha özlü biçimde ifade etmektir.
Peki böyle bi evrim varken şimdi neden birden bire “Demokratik Bir Cumhuriyet İçin Köxüz” gibi bir hedef ve logo ortaya çıktı.
Bunun nedendi Köxüz girişimininin logoda özlü biçimde ifade edilen programatik hedefi ile Köxüz sitesinin içeriği arasındaki uçurumdur.
Köxüz sitesinde Demir Küçükaydın ve Avni’nin bazı yazıları dışında (ki Avni de aslında Demr Küçükaydın’dır. Küçükaydın, Avrupa ve Almanya’ya yönelik yazılarda bu ismi kullanmaktadır.) ulusçuluğa karşı yazı ve fikir yoktur.
Köxüz’de çıkan neredeyse bütün yazılar, aslında nispeten daha esnek, ulusu kültürle tanımlamaya yönelik bir gerici milliyetçilik ile (ki bu özünde gerici milliyetçilik bile bu günkü kana, soya dayanan, Türk devletinin dayandığı milliyetçilik karşısında “demokratik” kalmaktadır.) nispeten ulusu yere (Toprak parçasına) göre tanımlamaya eğilimli bir demokratik milliyetçilik çerçevesinde kalmaktadırlar.
Yine Köxüz girişimi ve sitesinin temel metinlerinde, dünya ölçüsünde bu tür bir demokratik diye tanımlanabilecek milliyetçiliğin de çözüm sunmadığı ve aslında yeryüzü ölçüsünde bir ırkçılığın savunusuna hizmet edeceği; ama Ortadoğu, Afrika, Güney Amerika gibi bölgelerde emperyalizme karşı belli bir işlevi olabileceği ve hakları birleştirebileceği belirtilmekte ve Türkiye gibi geri ülkelerde bu tür bir milliyetçilikle bir ittifak yapılabileceği ifade edilmiştir. Bu nedenle bu tür bir demokratik milliyetçiliğin sitedeki yazılara egemen olması programatik hedefler bakımından bir sorun oluşturmamaktadır ve hedeflerle çelişmemektedir.
Ancak ortada ulusçuluğa ve uluslara karşı bir yazı ve ideolojik ve teorik mücadele olmayınca, bu bir ittifak olmaktan çıkmakta; uluslara karşı olmak pratik politikayla ilgisiz bir “Pazar Vaazı”na dönüşmektedir. Fiilen böyle olmuştur. Bunun nedeni, Türkiye’deki muazzam gericilik kadar, sosyalizmin ve Marksizm’in de üzerine ölü toprağı örtülmüş olmasıdır.
Elbette gerici bir usçuluk çerçevesinde bil ezilen ir ulusu destekleriz; elbette gerici bir ulusçuluğa karşı demokratik bir ulusçuluğu destekleriz, ama bunlar bütünüyle bir bakıma “demokratik çerçevede” grevlerdir; gerçek sosyalist görev, yani ulusla karşı mücadele hiç de geleceğe bırakılacak bir sorun değildir dünya ölçüsünde ve bu görev aslında demokratik görevleri bir yan ürün olarak hallediverir.
Ama öte yandan Türkiye ve Ortadoğu çapındaki bir mücadelede, demokratik görevlerin acil, birleştirici, harekete geçirici bir karakteri vardır. Bu nedenle de zaten fiilen sitedeki yazılar bu karakterdedir.
Bu nedenlerle, Köxüz, Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya yönelik olarak kaldığı sürece sitenin Logosu ve İçeriği arasında ir uyumsuzluk ve uçurum oluşaktadır.
İşte bu duruma bir son vermek “İsmiyle ile Müsemma” kılmak, “Zarf ile mazruf” arasındaki uyumsuzluğu gidermek için, Köxüz’ün logosunu fiili içeriğine uygun bir hale getirdik.
Peki “Uluslara karşı olmak” ne olacak?
Bu da dünya ve -özellikle Köxüz girişimcilerinin çoğu da Avrupa’da yaşadığından- Avrupa çapında politika yapacak bir Köxüz sitesinin logosu olacak ve Uluslara karşı mücdeleyi öne alan, ikinci bir Köxüz sitesi de yayına başlayacak. Yani bir bakıma, Türkiye ve Orta Doğu’ya yönelik Köxüz sitesini demokratik bir ulusçulukla ittifak için ayırılırken, her türlü ulusa karşı mücadele Avrupa’ya yönelik sitenin ağırlığı olacak.
“Uluslara ve Ulusçuluğa Karşı Köxüz”, yok olmuş değil, sadece esas acil mücadele alanına ağırlığını verecek. Bu köxüz’e http://www.koxuz.de/koxuz adresinden ulaşılacak. Bu Köxüz’ün logosu, Uluslara karşı mücadeleyi, Avrupa çerçevesinde somutlayıcı bir sloganla desteklenerek şöyle oluyor: “Uluslara ve Ulusçuluğa karşı, Avrupa’yı ve Avrupalılığı Yok Etmek İçin Köxüz”.
Bu Köxüz’ün Türkiye’deki politik ve ideolojik ortamı da daha iyi etkileyebileceğini bir yandan demokratik ve ilerici ulusçuluğu da güçlendirirken diğer andan her türden ulus ve ulusçuluğa karşı mücadeleyi de güçlendireceğini umuyoruz. Türkiye’de liberallerin Avrupa birliğine girmeyi Türkiye’nin biricik demokratikleşme yolu olarak gördükleri bir ideolojik iklimde; solun “Emeğin Avrupa”sı diyerek, Avrupa Birliğini (tıpkı ulusları sosyalist yapmayı ve birleştirmeyi düşünmeleri gibi) bir tür Avrupa’dan yana olduğu bir ideoljik atmosferde, Avrupa’yı ve Avrupalılığı hedef tahtasına koyan bir yaklaşım, daha adıyla bile onların gerçek niteliklerinin anlamını ortaya çıkarır.
Özetle, Var olan köxüz’ün logosu içeriğine uygun hale getirilirken, logoya uygun olacak ikinci bir köxüz sitesi de açılmış olmakta.
İki sitenin varlığı ve her iki sitenin de hem ayrı ayrı hem de birlikte, Köxüz Girişimi’nin hedeflerine daha büyük katkı yapacağını umuyoruz.
Şu an Lofoya ugun bir içerikle yazacak çok az güç var. Ama bir başlangıç yapmak gerekiyor. Bu günkü Köxüz sitesine de ilk başladığımızda ortada hiçbir şey yoktu. Şimdi Türkiye’deki Demokrasi mücadelesinde bir kurum oldu.
Bir işe bir kere girişilir gerisi sonra görülür.
Yanlış mı?
Olabilir.
İş yapan yanlış da yapar.
Hedef doğru olduktan sonra yanlışlar düzeltilir. Tehlikeli olan doğru hedefler için pratik ve taktiklerdeki yanlışlar değildir; yanlış hedefler için “doğru” pratik ve taktiklerdir.
26 Aralık 2007 Çarşamba
Demir Küçükaydın
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
