İkinci Köxüz Sitesindeki Köxüz’den Mektuplar Derlemesi

 Köxüz Yeni Adresinde: http://www.koxuz.org/

Değerli Köksüz Okurları,

Köxüz sitesine artık bundan sonra http://www.koxuz.org/  adresinden girilebilecektir. Şimdiki http://www.koxuz.biz/ adresindeki site bir arşiv olarak korunacaktır.

Neden böyle bir değişikliğe gerek duyulduğuna gelince.

Gelen birçok mailden anlaşıldığı kadarıyla, son bir ya da iki hafta içinde, Türkiye'den Köxüz sitesini ziyaret etmek isteyenlerin çok büyük bir bölümünün karşısına "Mahkeme Kararıyla Engellenmiştir" yazısı çıkmaktadır. Bu hangi mahkeme ve hangi karar olduğunu açıklamaya bile gerek görmeyen keyfilikle uygulanan engelleme nedeniyle Köxüz sitesini Türkiye'nin büyük bir bölümünden izlemek mümkün olamamaktadır.

Her şeyden önce bu engellemeyi aşmak için sitenin adresini acil olarak değiştirmek gerekti.

Aslında bu keyfi ve sansürcü uygulamayı engellemenin basit bir yolu var. Ancak site görülemediği için kimseyi bu yoldan da haberdar edemiyoruz. Bu vesileyle bu yolu kısaca açıklayalım. Buna, eski köksüz sitesindeki arşivi ziyaret etmek için de sürekli gerek olabilir.

Bunun için önce http://www.ronahi.net/  adresine gitmek gerekiyor. "Ronahi. Net Anomim Surf" diye bir sayfaya çıkıyor. Orada sayfanın ortasında: http:// diye başlayan ve gerisi boş bir alan var. O boş alana http://www.koxuz.biz/  veya www.koxuz.biz/index.php  yazıp tamam tuşunu tıkladığınızda eski Köxüz sitesine çıkar ve siteyi izleyebilirsiniz.

Köxüz sitesini görme olanağı sağlayan http://www.ronahi.net/ adresinizi favorilerinize şimdiden koyun. Çünkü muhtemelen kısa bir süre sonra yeni adrese de engelleme gelebilir. O zaman bu yolla o engeli aşabilirsiniz. Aşrıca bu yolu ve adresi tüm yakınlarınıza bildirin ki Türk devletinin keyfiliği ve sansürcülüğü pratik olarak aşılabilsin.

*

Bu günlerde Köxüz sitesi yayına başlayalı iki yıl oldu. Bu iki yılda, çeşitli politik ve ideolojik eğilimlerden, çeşitli ulus ve dinlerden devrimci demokratların toplandığı bir site olarak şekillendi.

Birçok sosyalist site var elbette. Ancak bunlar genellikle belli bir politik hareketin görüş ve faaliyetlerini duyurmaya yönelik siteler.

Köxüz'ü sosyalistler çıkarmasına rağmen, ne sadece onu hazırlayanların sosyalist görüşleriyle sınırlı, ne de sadece sosyalistlerle.

Öte yandan sosyalist sitelerin çoğu, "anti emperyalizm" veya "Sınıf" bayraklarının ardına gizlenerek, Türkiye'deki devrimci demokrasi mücadelesinde, esas sorun olan Bürokratik oligarşi karşısında açık bir tavır almıyorlar veya "ulusalcı" olanlarında görüldüğü gibi, doğrudan Özel savaş dairesinin operasyonlarının bir aracı haline dönüşebiliyorlar.

Elbette demokratik özlemleri dile getiren birçok "liberal" ve "İkinci Cumhuriyetçi" site de var. Ancak bunlar da devrimci demokratik tavırlar almaktan uzaklar ve bunlarda Kürt Özgürlük Hareketi karşısında mesafe en belirgin özellik olarak ortaya çıkar. Bir bakıma Sosyalistlerde "anti emperyalizm" veya "sınıfçılık"ın gördüğü işlevi bu liberallerde "Demokrasi" veya "Şiddet" söylemleri görür.

Köxüz sitesi esas olarak bu iki kategori dışındakilerin toplandığı bir site olarak adeta bir "kuruma" dönüştü bu iki yıl içinde.

Bu yerleşimin çapı, Hrant Dink'in öldürüldüğü ve buna karşı tepkinin bu boğucu atmosferde kısa da olsa taze bir hava gibi estiği ortamda, bizi bile şaşırtan bir açıklıkla görüldü. Köxüz'ün günlük ziyaretçi sayısı on binleri geçti. (Muhtemelen yirmi bini de geçecekti ama o gün serverler bunca ziyaretçiyi taşıyamadığından sitenin yeri daha güçlü ve hızlı bir makineye aktarılırken uzunca bir süre siteye girilemedi. )

Bu an yükselişte dikkati çeken şuydu: ziyaretçilerin çoğu arama motorlarıyla değil, doğrudan sitenin adresini vererek ziyaret edenlerdi. Bu şunu gösteriyordu. Köxüz politik duruşu ve pozisyonları ile biliniyordu ve önemli dönüm noktalarında neler dendiğine bakılan bir yer özelliği kazanmış bulunuyordu.

O günlerin yükselişinden sonra1500 - 2000 arası değişen günlük ziyaretçi girişi kalmıştı.

Tabii bu durum belli ki Bürokratik Oligarşiyi ciddi biçimde rahatsız etmişti. Bu rahatsızlık önce, Köksüz'e karşı yapılan "gayrı nizami harp" uygulamalarında görüldü. Özel savaş Dairesinin örgütlediği faşist hackerler Köxüz'e saldırmaya başladılar.

Her saldırı aynı zamanda sitenin bir açık noktasını da göstermiş oluyordu ve biz sonra bu noktayı kapatıyorduk. Ancak teknik bilgimiz sınırlı olduğundan, saldırılara karşı kapadığımız yerleri biz de kullanamaz oluyorduk.

Bu nedenle site sadece makalelerin yayınlanabildiği, yazılara yorum bile yapılamayan bir noktaya çekilmişti. Bunu göz önüne alarak, daha emin ve ama bütün bu olanakların yeniden kullanılabileceği daha canlı okuyucuların daha aktif katılabileceği bir site için hazırlıklar da yapıyorduk.

Bu arada eski genelkurmay başkanlarından Doğan Güreş'in bir Televizyon programında Köxüz sitesinden Abdullah Öcalan'ın yazarlık yaptığı bir site olarak söz ettiğini duyduk.

Bunu duyunca artık hackerlerle de engellenemediğine göre siteye karşı yeni bir takım önlemler geleceğini tahmin ettik ve ne çıkacak diye beklemeye başladık. Çünkü bu gibi beyanatların hiç birisi rastlantısal değildir, bir yerlerde konuşulduğunu gösterir.

Gerçekten de yanılmadık. Siteye girişler Türkiye'den "Mahkeme Kararı" ile denerek engellenmeye başlamış bulunuyor.

Bunun üzerine yeni siteye taşınma işini hızlandırmak zorunda kaldık. Kervan yolda düzülür diyerek sitenin ikinci yılında (yani dün) yeni adrese geçtik.

Siz okuyuculardan dileğimiz.

1) Anomim surf yapmaya yönelik ve yasaklı sitelere sorunsuzca girmenizi sağlayan http://www.ronahi.net/  adresini favorilerinize hemen eklemeniz. Bunu olabildiğince çok kişiye ve çevreye yaymanız.

2) Üyesi olduğunuz e-gruplara, forumlara, tanıdıklarınıza elektronik postayla, Köxüz sitesinin yeni adresini duyurmanız.

3) Mümkünse ilerde bir değişiklik olduğunda duyurabilmemiz için siteye üye olmanız. Üyelik için önemli olan geçerli bir e-mail adresidir. Üyeler ayrıca haber ve yorum da yazabildiklerinden bu yolla siteye daha aktif olarak görüşlerinizle katılabilirsiniz.

4) Yine engellemelere karşı bir tedbir olarak Koxuzden-yazilar-subscribe@yahoogroups. com adresine boş bir e-mail yollayarak abone olursanız, bu gibi engelleme durumlarında gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Köxüz bu engelleri de aşacak ve bir süre sonra engellere rağmen ve tam da engeller nedeniyle giderek artan kişinin ziyaret ettiği, giderek daha zengin bir yazar kadrosunun yazacağı; ziyaretçilerin aktif olarak görüşlerini yansıtabildiği ve tartışabildiği bir site olmayı başaracaktır.

Selam ve saygılar

Köxüz sitesi yöneticisi Demir Küçükaydın

11 Nisan 2007 Çarşamba

Köxüz'ün Yeni Adresinde Yeni Yazarlar

Köxüz'ün yeni adresine taşındığı şu günlerde iki yeni yazar da yazılarıyla katkıda bulunmaya başladı. Yeni yazarlar: Hüseyin Çelik ve Hasan Oğuz.

Bazı okuyucularımız yeni yazarlar hakkında daha ayrıntılyı bilgi istediler.

Hüseyin Çelik adını Google'de yazarsanız, başka Hüseyin Çeliklerle de karşılaşırsınız. Bunlaradan biri Van Milletvekili, Kültür ve Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hüseyin Çelik.

Sitemizde yazan Hüseyin Çelik de akademik dünyadan gelmektedir ama isim dışında diğer Hüseyin Çelik ile hiçbir benzerliği yoktur, aksine karşı saflarda yer almaktadırlar.

Bizim Hüseyin Çelik, "Türkiye'nin Ermeni Sorunu (Yüzleşme - Çözüm)" adlı kitabın yazarıdır.

Van milletvekili olan Hüseyin Çelik "Van'da Ermeni Mezalimi" adlı kitabın yazarıdır.

Biliniyor Van bir Ermeni şehriydi. Katledilen ve sürülen Ermenilerin malları Müslüman eşrafa verlidi.

"Van'da Ermeni Mezalimi" diye kitap yazan AK Partili Hüseyin Çelik'in babaları veya dedelerinin muhtemelen o sürülen ve öldürülen Ermenilerin mallarına konanlar ve bizzat onları süren ve öldürenlerden olduğu görülürse hiç şaşmamak gerekir.

Bizim Hüseyin Çelik ise Toros yörüklerinden geliyor ve bu katliamı mahkum ediyor.

En iyisi İnternette kitabının tanıtımında yer alan kısa biyografisini olduğu gibi aktaralım.

"Hüseyin Çelik, 1945 yılında Batı Toroslar'da bir yörük obasında doğmuştur. İlk ve ortaokulu aynı yörede okuyup "Antalya Lisesi"ni bitirmiş ve "Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakiiltesi"ne bir yıl devam ettikten sonra yurt dışına çıkmıştır.

Fransa'da sosyoloji öğrenimine devam etmiş ve "Ecole Pratique deş Hautes Etudes'"de, Prof. Alexandre Bennigsen yönetiminde "Yeşil Ordu" üstüne doktora tezini yapmıştır. Aynı yıllarda CNRS'de P.N Boratav'ın yanında çalışmıştır.

Göçmen işçiler üzerine çalışmalar yayımlamış ve çeşitli Avrupa ülkelerinde göçmen işçi sendikacılığı yapmıştır. Meslek hayatının önemli bir  bölümünü sendikacılık ve on yılı aşkın bir zamanını da Belçika'da İşsizlik Sigortası Kurumu uzmanı olarak geçirmiştir. "Belçika Krallığı Laik Düşünce Danışmanlığı" görevini yürütmüş ve Brüksel Belediyesi'nde "Göçmen İşçiler Danışma Meclisi" üyeliği yapmıştır. Daha sonra başta Sudan olmak üzere Afrika ülkelerinde çalışmıştır.

"İnsan Hakları". "Irkçılığa Karşı Mücadele" kuruluşları başta olmak üzere birçok demokratik dayanışma kuruluşunda çalışmıştır. TİP sempatizanı, üyesi ve YDH'nin de kurucu üyesi olmuştur. Toplumlarda çok kültürlülük, sosyal güvenlik ve laiklik konularında çalışmalar yapmaktadır."

*

Hasan Oğuz'a gelince. Yazısında biyografisi hakkında kimi değinmeler var zaten.

Kendisini "Bağımsız bir komünist" olarak tanımlayan Hasan Oğuz, Düsseldorf'ta yaşamakta ve Taksi şöförlüğü ile hayatını kazanmaktadır. (Galiba Köxüz yazarları içinde meslek olarak birinci sırada taksi şöförlüğü geliyor. Yazarlardan Cafer Tar, Erkan ve Demir Küçükaydın da aynı meslekten).

Hasan Oğuz'un yayınlanmış birçok kitabı var.

Kitaplarının isimleri:

• İşçi Sınıfının Anatomisi Değişen İşçi Sınıfının 21. Yüzyıldaki Portresi

• Demokrasi, Sosyalizm ve İşçi Sınıfı Laclau'nun Demokratik Strateji Tezlerinin Eleştirisine Giriş

• Küresel Kapitalizmin Tarihsel Sınırı ve İşçi Sınıfının Anatomisi

• Erguvan Renginde Çelik Emekçiye Mektuplar

• 1980 Sonrası İşçi Hareketinde Durum

Hasan Oğuz ayrıca Özgür Gündem ve Yeni Politika'da da yazılar yazdı. Sendika.org sitesine de zaman zaman yazıyor.

Yeni yazar arkadaşlarımız hakkında bu kadar.

"Ayinesi iştir kişinin" derler. Arkadaşların yazıları ortada. Fazla söze gerek yok aslında.

Köxüz

15 Nisan 2007 Pazar

399 kez okundu

(Yazı Demir Küçükaydın tarafından yazıldı.)



Köxüz Okur ve Yazarlarının Gelsenkirchen'de 1 Eylül'de Yapılacak Festivalde Buluşması

1 Eylül 2007 tarihinde Almanya'da Gelsenkirchen'de Uluslararası Kürt Kültür Festivali yapılacaktır. Bir çok Köxüz okuru ve yazarı bu festivale gitmektedir.

Bu durumu göz önüne alarak Festivalde Köxüz yazar ve okurlarının tanışması ve Köxüz sitesi ile ilgili bilgi ve görüş alışverişinde bulunabilmesi için bir buluşma yapılacaktır.

Festival alanı büyük buluşmak zor olabilir. Bu nedenle buluşmaya gelecekler için kontak noktası, Köxüz yazarlarından Günay Aslan'ın kitaplarını imzaladığı yerdir.

Bütün Köxüz okur, yazar ve destekleyicilerine duyurulur.

Köxüz Sitesi Girişimcileri

156 kez okundu

(Demir Küçükaydın tarafından yazıldı.)

26 - 27 mayıs tarihlerinde Paris'te Lutte Ouvrier'in bayramında Köxüz

 

Her yıl "Pfingsten" denilen ve pazartesiyi de kapsayan tatilde, Fransa'daki Lutte Ouvrier Partisinin Paris yakınlarında (Presles), çok güzel yeşillik bir yerde  bayramı olur.

Politik tartışmalar, konserler, çeşitli bölgelerin yiyecekleri, oyunlar, sergiler bulunur. Özellikle çocuklar için harika bir yerdir. Bu nedenle Paris'ten politik olmayan aileler bile akın akın çocuklarıyla gelirler. Paris'ten bayramın yapıldığı yere ücretsiz otobüs seferleri de vardır. Otobüsler Paris'teki Saint Denis metro istasyonunun önünden kalkarlar. Yani ulaşım da çok kolay ve seridir. Ayrıca isteyen çadırıyla gelip orada da kalabilir.

Fransa'nın politik atmosferini ve kısmen de dünyadaki solun havasını koklamak için ideal bir yerdir.

Köxüz sitesi bu sene burada hem tanıtım amaçlı, hem de okuyucularıyla daha doğrudan karşılaşmak için küçük bir stand açacak. Ayrıca bazı köxüz yazarları da imkan bulursa gelecek.

Ayrıca Cumartesi günü (26 Myıs) öğleden sonra "Ulus, Ulusçuluk ve Marksizm" konulu, Köxüz yazarlarından Demir Küçükaydın'ın  bir sunuş yapacağı, bir de forum yapılacak.

İlgilenenlere duyurulur.

Köxüz sitesi, okuyucu ve izleyicileriyle tanışmak ve onlarla işbirliğini derinleştirmek onların eleştiri ve önerilerini almak istiyor.

 

95 kez okundu

(Demir Küçükaydın tarafından yazıldı.)



Özgür Gündem Sitesine Sansür - ve Bu sansür nasıl Aşılır?

Özgür Gündem gazetesinden sonra şimdi sitesi de mahkeme kararıyla yasaklanmış bulunuyor. Amaç özel savaş dairesinin kontrolü ve manüplasyonu dışında bir tek ses bile çıkmamasıdır.

Buna karşı herkesi kendi olanaklarıyla mücadeleye çağırıyoruz. Herkes internette Google'den Blog alarak, e-gruplara katılarak- Forumlar açarak, ücretsiz kurulan sayfa olanaklarını kullanarak ve şu an akla gelmeyen daha bir çok biçimlerde bu sansürlere karşı mücadeleye fiili bir katkı sağlayabilir. Yasaklanan gazetelerin yazıları oralarda yayınlanabilir. Linkler verilebilir. Başka adreslerde tıpkı sayfalar kurulabilir.

Biz şu an şu satırları yazarken, Köxüz sitesine karşı da faşist hackerlerin saldırıları sürmektedir.

Benzer şeyler köxüz için de yapılabilir.

Aşağıdaki Özgür Gündem haberinde, Türk Devletinin bu yasaklarının nasıl delineceğine ilişkin bilgi de var.

Bunu olabildiğince çok kişiye iletiniz.

Teknik bilgisi olanlar şemalarla bu sansürün nasıl aşılacağına ilişken daha kolay anlaşılır yazılar yazıp yayınlayabilirler.

Köxüz

 

"Sitemize sansür

11:30

Kürt basını üzerindeki baskılara hergün yenileri ekleniyor. Şimdiye kadar yayını 5 kez durdurulan gazetemiz Gündem bu kez internette sansüre maruz kaldı. Gazetemizin www.ozgurgundem.net adresli internet sitesine erişim mahkeme kararıyla engellendi. Sitemiz gazetemizin yayının durdurulmasının ardından yoğun bir ilgiyi görmeye başlamıştı. Son günlerde 50 bini aşkın kişinin ziyaret ettiği sitemize erişimin engellenmesi Kürt basınına yönelik sansür uygulamalarının devamı olarak yorumlandı.

Sitemize erişimin engellenmesi üzerine, www.ozgurgundem.org adresi üzerinden de yayın yapmaya başladık.

3 gazeteye de ceza

Son olarak bu ay içinde Gündem, Gerçek Demokrasi ve Güncel 30'ar gün yayın durdurma cezası verilmişti. Gazetelere verilen yayın durdurma cezalarına örgüt propagandası yapıldığı iddiası gerekçe gösterilmişti. Türk Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükkanıt 12 Nisan 2007 tarihinde düzenlediği basın toplantısında Gündem gazetesini direk hedef olarak göstererek, 'Biliyorsunuz PKK'nın bir gazetesi var, Gündem. Onun elemanı gelip burada bize katılsa olur mu? Onlar PKK'lı' demişti. Gündem Gazetesi, Büyükanıt'ın açıklamalarını '12 Nisan darbesinin ilanı' olarak değerlendirmişti. Büyükanıt daha önce de Ülkede Özgür Gündem gazetesini hedef almıştı. 10 Kasım 2006'da, 'PKK bu ülkede gazete yayımlıyor. PKK'nin bu ülkede gazetesi var (...) Bunları engellemek gerekiyor' demiş, altı gün sonra 16 Kasım 2006'da Ülkede Özgür Gündem'in yayını 15 gün durdurulmuştu.

Sansürü aşmak için

Yeni adresimiz www.ozgurgundem.org adresimizi kullanabileceğiz gibi sadece Türkiye sınırlarını kapsayan erişim engelini aşmak için internet kullanıcılarının DNS ayarlarını aşağıdaki gibi de yaparak yasaklı sitelere erişebilir.

Yeğlenen DNS Sunucusu: 212.57.1.12

Diğer DNS sunucusu: 212.57.1.13

veya

Yeğlenen DNS Sunucusu: 4.2.2.1

ayrıca:

Yeğlenen DNS Sunucu : 208.67.222.222

Diğer DNS Sunucusu : 208.67.220.220

yazarakda rahatlıkla girebilirsiniz.

1823 kez okundu"

 

(Bu yazı demir Küçükaydın tarafından yazıldı)

 


Köxüz'e Saldırılar Üzerine

Bir süredir Köxüz sitesine girilemiyor. Nedeni ise saldırılar.

Türk devleti içindeki her türlü yasal kontrolden azade ve yasa dışı, ideolojik olarak da ırkçı bir milliyetçilikle şekillenmişlerden derlenmiş veya öyle eğitilmişlerden oluşan gizli örgütler ("Derin Devlet", "Özel Savaş Dairesi", "Ergenekon", "Türk Gladyosu", "Seferberlik Tetkik Kurulu", "İyi Çocuktur"lar gibi isimlerle bilinmekte ve anılmaktadırlar) çok uzun bir süredir Köxüz sitesini hedeflerine almış olup, sürekli olarak sabotaj yapmaktadırlar.

Köxüz'ü hedeflerine almaları hiç şüphesiz çok anlamlıdır.

Kürt Özgürlük Hareketinin Türk solcu ve demokratlara yıllarca kapılarını açık tuttuğu, onlara her türlü desteği vermekten kaçınmadığı ortadadır. En son seçimlerde, Türk Solu Kökenli iki sol milletvekilinin (Ufuk Uras, Akın Birdel) Meclise girişi bile bu desteğin en son ve en somut örneklerinden biridir.

Ama Türk solcu ve sosyalistlerinin, Kürt Özgürlük Hareketine aynı desteği gösterdiğinden pek söz edilemez. Onlar Kürt özgürlük hareketine ağabey pozlarda sosyalizm dersi vermeye daha çok teşnedirler.

Köxüz bir bakıma, Türkler içinde Kürt özgürlük hareketini destekleyen devrimci demokratların; Ulusun Türklükle tanımlanmasına karşı çıkanların; Kürtler içinde de ilkel milliyetçi eğilimlere prim vermeyerek direnenlerin ortaklaşa yazdığı neredeyse biricik sitedir.

Onun olanakları sınırlı olabilir. Sabotaj ve engellemelere karşı yeterince etkili teknik veya hukuki araçları olmayabilir. Ama bu varoluşun sembolik anlamı sanıldığından çok daha yüksektir. Devrimci demokrasinin, ulusu (devleti) bir dil, etni veya dinle tanımlamayı reddeden nispeten ilerici bir ulusçuluğun mümkün olduğunun ve gerek Türkiye gerek Ortadoğu için, biricik çıkış yolu olduğunun somut örneğini sunmaktadır.

İşte onu saldırıların hedefi haline getiren bu özelliğidir.

O var oluşuyla başka bir alternatifin mümkün ve gerekli olduğunu göstermektedir. Ve var oluşuyla Türk solunun gerici milliyetçiliğe teslim olmuşluğunu görmeyi sağlayan bir mihenk taşıdır.

O örneğin, bütün liberallerin, onların sosyalistler arasındaki uzantı ve benzerlerinin ve de AKP'lilerin aksine, Öcalan, PKK ve DTP'de çeşitli derecelerde ifadesini bulan, Özgürlük Hareketine uzak ve düşman, gericileri (örneğin Ümit Fırat, Mehmet Metiner, Zeki Okçuoğlu vs.) gibilerini öne çıkarmıyor; aksine Kürt ulusal hareketi içinde demokratik ve sosyalist gelenekleri savunanlar onun yazarlarının en az yarısını oluşturuyor: Abdullah Öcalan, Cafer Tar; Delil Karakoçan; Fırat Aydınkaya; Günay Aslan; Handan Çağlayan, Tayfun İşçi;Uğur Kemal ilk elde düzenli yazanlar arasında sayılabilecekler. Kürt Ulusal hareketi içindeki devrimci ve demokratların (ve çoğu kez aynı zamanda sosyalist) böylesine yoğunlaştığı, bizzat bu hareketin içinde bile, ikinci bir organ daha bulunmamaktadır.

Ama aynı zamanda, egemen ulus içinden, Kürtlerin ve ulusal baskı altına uğrayan diğerlerinin (Ermenilerin, Kıbrıslı Türklerin, Göçmenlerin) mücadelesini desteklemeyi baş görev olarak görenlerin daha fazla yoğunlaştığı ikinci bir organ da bulunmamaktadır.

Onu saldırıların baş hedeflerinden biri yapan bu özelliğidir.

Köxüz sadece saldırılar ile engellenmiyor. Bizzat Türkiye'de de yasa dışı biçimde Köxüz'e giriş engellenmektedir. İnternet kafelerin çoğundan Köxüz'e girmek isteyenler girememekte, karşılarına "Bu siteye giriş mahkeme kararıyla engellenmiştir" yazısı çıkmaktadır.

Buna ek olarak, Köxüz'e bir çok şehir veya bölgede evlerden de giriş mümkün olmamaktadır.

Bir parça insan haklarına saygılı bir ülkede, eğer böyle bir karar varsa, hangi mahkemenin hangi tarih ve sayılı kararıyla olduğunu oraya yazmaları gerekir. İdam cezalarında bile, idam edilenin boynuna karar ve gerekçesi asılır.

Demokratik bir ülkede polisin ve savcıların görevi, vatandaşın haber alma ve fikirlerini ifade edip yayma özgürlüğünü savunmak ve garanti altına almak olur. Demokratik bir ülkede polis böyle engellemeleri kimin yaptığını araştırıp, bulup, savcılığa ve mahkemeye sunmakla yükümlüdür. Çünkü kanunsuz ve keyfi bir biçimde bunu engelleyenler suç işlemektedirler.

Ama Türkiye demokratik bir ülke değildir ve bizzat polisler bu keyfi engellemeleri yapıp korumaktadırlar.

Bütün bunlar yetmemekte bir de siteye vatandaştan alınan vergilerden maaşını alan devlet içindeki gizli ve yasadışı örgütler aracılığıyla sabotajlar yapılmaktadır.

Bütün bunlar suçtur. Hem de bu en anti demokratik kanunların egemen olduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin yasalarınca bile.

Bu suça karşı sesini çıkarmayanlar da suçludur. Bu devlet kendi koyduğu yasaları çiğneyip yasa ve meşruiyet dışına düşmüş bir devlettir.

Bu devlet şu an çok güçlü görünüyor olabilir. Ama bütün sonu gelen zalim ve baskıcı sistemler gibi aslında ayakları kilden bir devden başka bir şey değildir. Tümüyle yalan ve baskıya dayanan bir güçtür bu.

Kendisi köylüleri öldürmekte, sonrada suçu PKK'nın üzerine atmaktadır en son Beytüşebap'ta veya daha önce Güçlükonak'ta olduğu gibi.

13 askerin ölümünde olduğu ve artık Kışlalı gibi orduya yakın yazarların bile sormadan edemedikleri gibi, en seçme birlikleri PKK gerillalarınca kuş gibi avlanmaktadır. Bir tezkere çıkarıp, Iraktaki Kürt yönetimine, ABD'ye ve AKP hükümetine baskı uygulamak ve kamuoyu yaratmak için kendilerinin askerleri kuş gibi avlanmaya yollamadıklarının bir garantisi yoktur.

Bunlar her şeyi yaparlar. Bizzat Genelkurmay Başkanı "Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır" demiyor mu? Onların "Vatan" dedikleri, kendi egemenlikleri ve imtiyazlarıdır. Bunu korumak için her şeyi yapmaya, başkalarını suçlu göstermek için kendi yurttaşlarını öldürmeye veya kendi seçme birliklerini bıldırcın gibi avlanmaya yollarlar.

"Yalanın bacakları kısadır"; "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar"

90'lı yıllar boyunca yalanlarla bu toplumu yeterince çürüttüler. Şimdi yine aynı yere dönmek istiyorlar. Ama bu sefer artık eskisi gibi uzun süre etkili olmaları zor. Bütün rezervlerini giderek tüketiyorlar. Bu sefer yükselttikleri şovenizmin bırakalım yıllarca sürmesi bir yana haftalarca sürmesi bile zordur.

Ve insanlar aldatıldıklarını anladıklarında, yaktıklarına tapmaya, taptıklarını yakmaya başlarlar.

Yaşayan görür.

Köxüz

16 Ekim 2007 Salı

 

315 kez okundu

(Bu yazı Demir Küçükaydın tarafından yazıldı.)