Skip to the navigation
.
Skip to the content
.
Köxüz Sitesi bundan sonra http://www.koxuz.net/anasayfa/ adresinde devam edecektir.
Anasayfa
Son Gelenler
Köşe Yazıları
Bloglar
Forumlar
Yorumlar
Kitaplar
Galeriler
Kontak
Linkler
Ana Sayfa
»
Anasayfa
Demokratik Cumhuriyet Üzerine Birkaç Söz
Görüntüle
Düzenle
Sürümler
links
Başlık:
*
Kategoriler
Blogçular:
*
- Lütfen seçiniz -
Adnan Fırat'ın Yazıları
Ajenazad'ın Bloğu
Ali Aydın Çiçek'in Yazıları
Ali Ekber'in Notları
Ali Madenkuyu'nun Yazıları
aramalzan ağ günlüğü
Çatı Partisi tartışmaları
Çağdaş'ın Bloğu
Özgür Ünveren'in Yazıları
Basın Takip Merkezi
Celali'nin Not Defteri
Cihan Erdoğan'ın Not Defteri
Ciwan Amed'in Bloğu
Coşkun Edip Soykan'ın Bloğu
Daryo'nun Bloğu
Dünya'nın Bloğu
Düzgün Tosun'un Bloğu
Demir'in Bloğu
Diyarbekir Kalesinden Notlar'ın Bloğu
Diyarbekir Kalesinden Notlar'ın Bloğu
Eylemin Bloğu
Ferhat'ın Bloğu
Fikret Şedal'ın Yazıları
Fikriye'nin Bloğu
Fırat Alxas'ın Bloğu
Gün Zileli'nin Bloğu
Gündemden Yansıyanlar
George Batzas'in Bloğu
Hidayet'in Penceresi
Köxüz'ün Seyir Defteri
Kendal Kurdi'nin yazıları
Lojbat'ın Bloğu
Lolan'ın Bloğu
Mehmet Güneş'in Bloğu
Meral Çiçek'in Yazıları
Meral'in Bloğu
Metin Aydın'ın yazıları
Mihdi Perincek'in Bloğu
Minarşist'in Bloğu
munzurdersim'in bloğu
Musa Bilik'in Bloğu
Muzaffer'in Bloğu
Ozan Tahir'in Bloğu
Parazitin Bloğu
Rexne Gulan'ın Bloğu
Rozsa'nın Not Defteri
Rıza Aydın'ın Not Defteri
S. Hatspanian'ın Vartaşen Hapishanesi Mektupları
Salih Kadim'in Bloğu
Salih Kadim'in Bloğu
Sami Görendağ
Selami'nin Bloğu
Sema Güler'in Bloğu
Sema Güler'in Bloğu
Serkan Engin'in Yazıları
Stratejik Araştırmalar Merkezi
Suat'ın Yazıları
Suavi İleri'ın Bloğu
Toplum ve Tarih
Umut Aaron ağ günlüğü
Yuksekova Defteri
Zaferin Bloğu
Zehra'nın Bloğu
Zeynep Tozduman'ın Bloğu
Şenel Karataş'ın Yazıları
İsmail Cömertoğlu'nun Bloğu
İsmail Yıldız'ın Yazıları
Bölümler-Konular:
*
Gündem
-"Barış Süreci"
-"Kürt Sorunu"
-Anayasa Tartışmaları
-Avrupa Birliği
-Çatı Partisi Tartışmaları
-Büyük Ortadoğu Projesi
-İnsan Hakları
Politika
-Türkiye Politikası
-Ortadoğu Politikası
-Dünya Politikası
Ekonomi
-Dünya Ekonomisi
-Türkiye Ekonomisi
Sınıflar ve Partiler
Sosyal Hareketler
-Ulusal Hareketler
-Barış Hareketi
-İşçi Hareketi
-Çevre Hareketi
-Kadın Hareketi
-Gençlik Hareketi
Kültür ve Sanat
-Plasitk Sanatlar
-Sinema - Tiyatro
-Edebiyat
-Müzik
Dosyalar
-Hrant Dink Cinayeti
-Şemdinli
Linkler
Bilim ve Teknik
-Doğa Bilimleri
-Toplum Bilimleri
Yaşam - Günlük Hayat
-Medya
-Spor
Felsefe
Köxüz'den Yazılar
-Köxüz'ün Temel Metinleri
-Köxüz'den Mektup
-Köxüz Redaksiyonundan
-Köxüz'den Yorumlar
-Köxüz'ün Künyesi
Okurladan Yankılar
Lütfen yazınızın yer alacağı bölümü seçiniz.
Ana Metin:
*
Köxüz’ün yazarlarından Sayın Tayfun İşçi; 1 Şubat 2008 tarihli, Demokratik Cumhuriyet başlıklı yazısında, daha çok Kürt hareketinin demokratik cumhuriyet programını, daha doğrusu “projesini” nasıl yorumladığına, bu “projenin” gelinen aşamada Kürt özgürlük hareketi açısından ne anlam ifade ettiğine ve Kürt sorununun çözümünde potansiyel olarak ne tür açılımlar sağladığına ilişkin görüş ve düşüncelerini ortaya koymuş; bununla birlikte, kendi bakış açısını ve soruna yaklaşımını da yine Kürt hareketinin soruna yaklaşımı üzerinden ve büyük ölçüde onun paralelinde ortaya koymuş. Akabinde, Coşkun Edip Soykan’ın buna ilişkin 2 Şubat 2008 tarihli yazısı üzerine, 3 Şubat 2008 tarihinde yazdığı yazıda da bu görüş ve düşüncelerine belli bir açıklık getirmeye çalışmış. Köxüz’e çok sonradan intibak eden biri olarak bu yazıları oldukça geç ve biraz da tesadüfen fark edip okuyabilme imkanı bulabildiğim için, bu tartışmaya ancak şimdi dahil olabiliyorum. Bu nedenle, bu cevabi yazımın gecikmişliğinden kaynaklı olası zaaf ve sorunlarını mazur görmenizi diliyorum. Ancak, gördüğüm kadarıyla, bu yazıya yönelik olarak, Coşkun Edip Soykan dışında herhangi başka biri bu süre zarfında bir şey yazmadığı gibi, demokratik cumhuriyet konusunda da Demir Küçükaydın’ın yazdığı temel metinler dışında, başka kimseden kayda değer bir katkı sunulmadığı için, bu konuda yapılacak bir tartışmanın ve bunun üzerine yazmanın hiç de geç olmayacağını düşünüyorum. Bu bağlamda, her ne kadar özel olarak Tayfun İşçi’nin bahse konu bu yazısı üzerinden kaleme alınmış bir değerlendirme yazısı olsa da bu, kanımca, aslında genel olarak demokratik cumhuriyet kavramı ve bunun açılımı üzerine kafa yoran, bunu sorun edinen, bu konuda lehte veya aleyhte taraf olan pek çok kişi veya kesimin, özellikle de Kürtlerin ve sosyalistlerin, çoğu kez tersinden, ama ortaklaşa paylaştıkları bazı yanılgılara, yanlış anlamalara, kafa karışıklıklarına işaret etmek ve mümkünse bazı kavram ve tanımlamalara açıklık getirmek amacını taşımaktadır. Sayın Tayfun İşçi’nin bu sorun bağlamında pek çok devrimci sosyalistten daha ileri bir ideolojik-politik duruşa sahip olduğu düşünüldüğünde, bu yazıya konu yanılgıların, yanlış kavramsallaştırmaların, yorum ve değerlendirmelerin bu sorun bağlamında daha geri bir ideolojik-politik tutuma sahip kişi ve kesimlerce ne ölçüde derinden yaşandığı da anlaşılabilir sanırım. Her şeyden önce, Sayın İşçi’nin demokratik cumhuriyet kavramını doğru kavramadığı kanaatindeyim. Belki bu konuda yazan çizen pek çok kişiden daha ileride; ama yine de böyle. Bu kanaatim, hem Kürt özgürlük hareketinin bu konuya yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerinden, hem de demokratik cumhuriyet kavramının içini doldurma; yani bizatihi demokratik cumhuriyeti tanımlama şeklinden kaynaklanmaktadır. Dahası, her ne kadar yazısında özellikle Kürt özgürlük hareketinin demokratik cumhuriyeti nasıl anladığı, bunu nasıl yorumladığı üzerinde durduğunu belirtse de, kendisinin de aynen Kürt özgürlük hareketi ve bir ölçüde önderliği gibi, demokratik cumhuriyet konusunda benzer bir kafa karışıklığına, daha doğrusu eklektizme sahip olduğunu ve tam da ulusçulukla malul bir bakış açısıyla bunu kavramsallaştırıp yorumladığını düşünüyorum. Bu arada, yazısında, konunun bütünlüğünü ele almadığını, bu konuda Demir Küçükaydın’ın açılımlarından sonra, kendince eksik gördüğü noktalara değindiğini; yazısının bir ölçüde bu açılımların bir tamamlayıcısı olma özelliği taşıdığını vurgulamış Sayın İşçi. Yazdıklarının, Demir Küçükaydın’ın “açılımlarını” ne ölçüde tamamlama niteliği taşıdığını pek anlayamadım ve hatta, bu konuda ciddi bir yanılsama içerisinde olduğunu düşünüyorum. Ama madem böyle bir iddia üzerinden yazısını kaleme almış, ben de yine Demir Küçükaydın’ın bu konuda yazdığı temel metinler ve orada ortaya koyduğu kavram ve tanımlamalar üzerinden yol alacağım. Tabii, sonuçta bu bir polemik yazısı olduğu için, burada demokratik cumhuriyet kavramı üzerinden bütünlüklü bir değerlendirme yapmayacağım. Daha çok, yazısına konu ettiği Kürt özgürlük hareketinin demokratik cumhuriyete yaklaşımı, onu yorumlayışı ve buradaki temel yanlış ve zaaflar üzerinden demokratik cumhuriyet meselesini ele almayı daha doğru buluyorum. Yazısında, demokratik cumhuriyeti ve Kürt özgürlük hareketinin yeni dönemde programatik bir hedef olarak önüne demokratik cumhuriyeti koymasını bir tür sistemle uzlaşma, teslim olma ve sosyalizmden yüz çevirme şeklinde değerlendiren ve bu anlamıyla eleştiren bazı sol kesimlere ve yine bunu benzer şekilde nitelendirip, bu kez tersinden, sevinen sağ ve liberal kesimlere karşı, durumun hiç de öyle olmadığını göstermek maksadıyla demokratik cumhuriyeti tanımlarken şöyle diyor İşçi: “Demokratik cumhuriyet, öncelikle oligarşik cumhuriyete karşı bir başkaldırıdır. Bu yönü ile bir teslimiyet değil, gerçek anlamda alternatifini de ortaya koyan bir karşı koyuştur. Demokratik cumhuriyet, esas olarak farklılıkların özgür iradesi ile oluşmuş, katı merkezi ve tekçi bir yönetim anlayışına karşı, çoğulcu ve demokratik katılımcı bir devlet olarak tanımlanmaktadır. Demokratik cumhuriyet, yerel özgünlüklerin siyasi, iktisadi, sosyal ve kültürel olarak korunmasını ve geliştirilmesini hedeflemektedir. Demokratik Cumhuriyet merkezi hiyerarşik bürokratik bir devlet yapılanması yerine, komünal toplum biçiminde kendi içinde iç işleyiş özgürlüğü olan konfederal bir toplum yapılanmasını onaylayan bir devlet biçimi olarak tanımlanmaktadır. Demokratik cumhuriyet soy esaslı ulus tanımına karşı demokratik yurttaşlık esasına dayalı demokratik ulus anlayışını esas almaktadır. Bu yönü ile her türlü milliyetçiliğe karşı halkları kardeşçe bir araya getirmeyi hedeflemektedir. Yetkileri ve kapsamı azaltılmış bir anlamda yarı devlet olan bu ‘Demokratik Cumhuriyet’ devlet biçimi de kalıcı olarak görülmemekte, demokratik uygarlık hedefine bağlı olarak devletlerin süreç içerisinde demokratik konfederal bir biçime dönüştürülerek sönümlenebileceğini ileri sürmektedir. Böylece dünya insanlığı arasına çizilmiş olan sınırların ulusal ayırımların gereksizleşeceğini göstermektedir.” Demokratik cumhuriyet, o toplumda yaşayan herkesin görüş ve düşüncelerini özgürce ifade ettiği, farklılıklarını özgürce yaşadığı, farklılıkları veya özgün kimliği nedeniyle herhangi bir baskı ve ayrımcılığa tabi tutulmadığı, ayrıcalığa sahip olmadığı; dili, dini, inancı, kültürü, etnisi, soyu sopu ne olursa olsun, o toplumun eşit ve özgür yurttaşları olduğu; bu farklılıklarının politik alanda herhangi bir anlam ifade etmediği; bu anlamıyla ulusun tümüyle ve sadece evrensel insan hakları ve demokratik yurttaşlık hukuku üzerine oturduğu, onunla tanımlandığı ve gerçek iktidarın böylesi bir demokratik özgürlük ve örgütlenme ortamında her düzeyde seçilmiş organların elinde bulunduğu; atanmışların değil, seçilmişlerin hükümran olduğu, bu demokratik olarak seçilmiş organlar ve yurttaş iradesi üzerinde hiçbir vesayetin söz konusu olmadığı bir devlet örgütlenmesidir. Demokratik cumhuriyet, oligarşik bürokratik cumhuriyetin zıddı bir yapılanmadır. Demokratik cumhuriyette ulus, herhangi bir etniye, soya, sopa, dile, dine, kültüre göre tanımlanmaz. Devlet tüm dillere, dinlere, inançlara -inançsızlığa da-karşı tarafsız ve eşit mesafededir; hiçbirini baskı altında tutmaz veya birini diğerine göre kayırmaz, ayrıcalık sunmaz. Bu farklı dil, din, inanç, etnik kökenlerden vb. insanların veya grupların birbirleri üzerinde baskı ve şiddet uygulamasını, ezmeye çalışmasını önlemekle yükümlüdür, bunu kendine asli görev sayar. Bu ilke üzerine oturmuş, tümüyle yurttaşlık hukukuyla çerçevelenmiş bir ulus kavrayışı bu cumhuriyette esastır. Yani etnik köken, dil, din, kültür, tarih vb tümüyle politik alanın dışına itilmiştir. Bunların politik olanı, yani devletin niteliğini belirlemesi, etki etmesi yönündeki girişim ve politikaları kesin olarak reddeder. Bu anlamda, demokratik cumhuriyet, bu anlayış sahipleri, yani gerici ulusçuluk savunucuları üzerinde tam bir diktatörlüğü ifade eder. Bir insanın Kürt olması, Türk olması, Ermeni, Çerkez veya Alevi olması, siyah veya beyaz, dindar veya dinsiz olması, heteroseksüel veya homoseksüel olması böylesi bir cumhuriyette hiçbir politik anlam ifade etmez. Bunlar tümüyle bireylerin kendi özel tercihleri olarak kabul edilir. Demokratik cumhuriyette devletin bir dini olmadığı gibi, bir resmi dili veya herhangi bir etniye, soya dayalı tarihi vesaire de olmaz. Bu cumhuriyette bir ortak kullanım veya yazışma dili belirlenmesi tamamıyla teknik bir sorundur, kolaylıkla halledilebilir ve bu ortak kullanım dilinin hiç de çoğunluğun konuştuğu dil olması gerekmez. Pekala, azınlıkta olan bir grubun dili de ve hatta tümüyle yabancı bir dil de ortak kullanım dili olarak seçilebilir. Bu, tüm yurttaşların eşit, özgür, ortak iradesi ve oylarıyla karar verilecek tümüyle teknik bir sorundur. Demokratik cumhuriyet, gerçek anlamda laik bir devlettir. Demokratik cumhuriyette devlet, hiçbir din veya inanç grubuna ayrıcalık tanıyamayacağı gibi, her din veya inanç grubundan insanın (dinsizler de dahil) din veya inancını istediği gibi özgürce yaşamasının da güvencesidir; bu alanda yurttaşları her türlü baskıdan korumakla görevli ve işlevlidir. Ancak, tüm bunlara karşın, demokratik cumhuriyet yine de ulusçuluğu, ulus-devleti dışlamaz, onun ötesine geçmez. Her ne kadar ulusu etnik köken, dil, din, kültür vb belirleyenlerle tanımlamayı esas alan gerici ulusçuluk ve ulus-devlet anlayışından ciddi bir kopuş ve farklılaşma arz etse de, ulusal olanı politik olanla aynılaştırdığı, yani politiği (devleti) ulusla tarif ettiği için ve o ölçüde ulusçudur ve ulus-devleti içerir, ulus-devlettir. Ulusu etnik kökene, soya, ırka, dile, dine göre tanımlayan gerici ulusçuluğa karşılık, demokratik bir ulusçuluğu esas almaktadır demokratik cumhuriyet. Ki bu anlamda aslında ideal kapitalizm koşullarını sağlar, bu haliyle hiçbir şekilde kapitalizmin ötesine geçmez, onu aşmayı içermez. Yani demokratik cumhuriyet konusunu tartışırken, bir kere, demokratik cumhuriyet programının veya “projesinin” hiçbir şekilde ulusçuluğu aşan, onu dıştalayan bir proje olmadığını; onda mündemiç veya onunla aynı anlamda olan demokratik ulusçuluğun halihazırdaki gerici milliyetçi iktidarlara karşı, gerici ulusçuluklara ve ulus-devletlere karşı ilerici bir işlev ve role sahip olmakla sınırlı olduğunu unutmamak gerekir. Bu anlamıyla, demokratik cumhuriyet programı veya “projesi”, her türlü milliyetçiliğin panzehiri değil; ancak, gerici milliyetçiliğe karşı demokratik bir milliyetçiliğe, burjuvazinin ilerici olduğu zamanlardaki, Aydınlanma ilkeleri üzerine oturan demokratik bir ulusçuluğa tekabül eder. Ulusçuluğu tümüyle aşmanın, her türlü milliyetçiliğe panzehir bir anlayışı esas almanın yolu ancak ve ancak politik olanı ulusal olanla tanımlamayan bir paradigmadan; yani ister etnik kökene, dile, dine vesaireye göre tanımlansın, ister demokratik yurttaşlık hukuku üzerinden tanımlansın, her türlü ulusu politik olanın belirleyicisi olmaktan çıkarmaktan geçer, her türlü ulusu ve ulusçuluğa karşı savaş açmaktan geçer. Ancak tam da burjuvazin dini (üstyapısı) olan ulus ve ulusçuluğu her biçimiyle reddedip, tam cepheden ona karşı savaş açıldığında, (bu anlamla sınırlı olarak!) burjuva uygarlığının ve kapitalizmin sınırları dışına çıkabilmenin yolları açılmış olabilir; ki zaten demokratik cumhuriyetin dünya çapında devrimci, dönüştürücü özü de ancak o zaman hayat bulabilecektir: Yani sadece hukuki veya biçimsel anlamda eşitsizlikleri ortadan kaldıran değil, ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin de ortadan kaldırılmasını esas alan ve insanlığı bölen tüm yapay sınırları yok eden bir Demokratik Dünya Cumhuriyeti. Yoksa, başlangıç planında demokratik cumhuriyetin biçimsel eşitsizlikleri ortadan kaldırmak, ideal kapitalizm koşullarını sağlamak dışında herhangi bir işlev ve ilericiliği yoktur. Ama en azından böyle bir demokrasi ezilenlere geniş birleşme, birlikte örgütlenme olanakları sunarak, ekonomik, sosyal eşitsizlikleri ortadan kaldırma mücadelesinde kolaylık sağlar ve hatta aslında başlangıcını oluşturur. Bu, bu tür mücadelelerin tartışılmasının ilk zeminidir; yoksa insanlar bunu tartışamazlar ve mücadelelerinde başarı kazanamazlar. Zaten bugüne kadar yapılagelen ekonomik, sendikal mücadelelerin ekonomizmden öteye geçememesinin, kalıcı başarılar elde edememesinin sebebi de budur. Bu, devrimcilerin veya sosyalistlerin ekonomi ve politik alanı birbirinden ayrıştırarak ideolojik planda burjuva ideolojisine teslim olmalarından kaynaklıdır. Zira ekonomi, politikten ayrılmaz; bu ikisi birdir. Marksizm'e göre de zaten ayrı bir ekonomi bilimi yoktur, ekonomi-politik vardır. Tabii, bu da ayrı bir tartışma konusu. Bu tanımladığımız anlamıyla demokratik cumhuriyet, merkeziyetçiliği dışlamadığı gibi, “komünal toplum biçiminde kendi içinde iç işleyiş özgürlüğü olan konfederal bir toplum yapılanmasını onaylayan bir devlet biçimi” de olmak zorunda değildir. Yani demokratik cumhuriyet için illa merkezi olmayan, yerel yönetimler esasına dayanan, kantonlar, eyaletler benzeri bir konfederal sistem şart değildir. Merkezi, hatta üniter bir devlet yapılanması içerisinde de pekala demokratik cumhuriyet mümkündür. (Bu arada Türkiye'de üniter devlet, üniter yapı kavramlarının da oldukça yaygın bir yanlış anlamaya kurban gittiğini; özellikle de Kürtlerin bu kavramı son derece yanlış yorumladıklarını da yeri gelmişken belirtelim. Aslında bu da üzerine ayrı bir tartışma başlatmaya değer bir mesele.) Kürtler, demokratik cumhuriyetten ne anlıyor veya nasıl bir demokratik cumhuriyet istiyor? Öncelikle, Kürt özgürlük hareketinin demokratik cumhuriyet serüveninin Öcalan’ın yakalandıktan sonra İmralı sürecinde ortaya koyduğu ve daha sonra savunmalarında da geniş yer verdiği tezlerle başladığını, oradaki görüş ve öneriler üzerinden geliştiğini belirtmekte yarar var. Burada, demokratik cumhuriyet “projesinin” nüvelerinin daha 90’lı yılların başından itibaren Öcalan’ın birtakım demeçlerinde bulunabileceği ve bu anlamda, demokratik cumhuriyet programının Öcalan ve Kürt özgürlük hareketi açısından aslında son derece sürekli ve tutarlı bir çizginin mantıksal tezahürü olduğu yolundaki görüşü biraz zorlama bir görüş olarak değerlendirdiğimden, bunu es geçiyorum. Yani demokratik cumhuriyet “projesi” veya programı Kürtler açısından daha en baştan esas aldıkları, farklı bir dünya kavrayışının, toplum tahayyülünün doğal mantıksal sonucu değil, genelde dünyada yürütülen toplumsal mücadelelerin geldiği durumun, özelde kendi mücadelelerinin geldiği durumun analizi, küresel ölçekte hakim ideolojik iklim ve yönelimin etkisiyle. konjonktürel koşulların ve güç ilişkilerinin de zorladığı, çok elverişsiz koşullarda, sağlam bir teorik temele dayanmaksızın biraz el yordamıyla ve oldukça pragmatist bir yaklaşımla varılan bir ideolojik-politik önerme veya stratejik yönelimdir.(1) Tam burada, Öcalan’ın yakalanıp İmralı’ya konulmasının hemen ardından, ilk savunmalarında dile getirdiği, dünyada burjuva demokrasisi ideallerinin zafer kazandığı ve dünyada devrimler döneminin bitip evrimsel dönüşümler döneminin başladığı yolundaki tespitlerini hatırlamakta yarar var. Öcalan, bu demokratik cumhuriyet “projesini” ortaya atarken, bunu belli bir dünya durumu analizine dayandırmakla birlikte, esas olarak bu analizin tarihsel sonuçlarıyla ilgilenmektedir. Ama bu tarihsel sonuçları doğuran toplumsal mücadelelerin tarihini tarihsel materyalizmle, diyalektik yöntemle irdelemez, bunu vardığı politik sonucu doğrulatmak amacıyla veya o anki mevcut güçlerin dağılımını düzenlemek üzere stratejik açıdan ele alır. Bu anlamıyla tarihe ideolojik açıdan yaklaşır, ki bu bir pragmatizmdir.* Dönemsel olarak koşullar değiştikçe, güç ilişkilerinde birtakım değişimler meydana geldikçe bu önermenin veya “projenin” kendisi de birtakım değişiklikler göstermekte, en azından söylem düzeyinde kendini yeni yeni argüman ve önermelerle yenilemektedir. Bu nedenledir ki, Kürtler açısından bu “projenin” dillendirilmeye başlandığı günden bugüne aradan 10 yıla yakın bir zaman geçmesine rağmen, Kürtler cephesinde bu konuda hâlâ belli bir netlik sağlanamamış bulunmakta, yaşanan kafa karışıklığı kendini ciddi politik tutarsızlıklar veya yetmezliklerle göstermeye devam etmektedir. * Elbetteki bunun Kürtler açısından birtakım içsel, politik, örgütsel nedenleri (Öcalan ile PKK arasındaki mesafe, İmralı ile Kandil arasındaki anlayış farklılıkları, Öcalan’ın Kürt özgürlük hareketi ve örgüt üzerindeki etki ve kontrolünün düzeyi, Kürt özgürlük hareketi içerisinde farklı sınıfsal eğilimlerin varlığı ve bunların politik tezahürleri vb) de var ve bunlar ayrıca ele alınmayı gerektiren nedenler; ama bu süreç içerisinde geliştirilen ilişkiler, alınan kararlar, takınılan politik tutum ve davranışlar, kullanılan dil ve öne çıkarılan söylem, Kürt hareketinin bu konuda iddiasına rağmen, aslında hâlâ ciddi ölçüde o eski gerici ulus ve ulusçuluk paradigması üzerinden soruna yaklaştığını, kabuğunu kıramadığını ve dillendirdiği demokratik cumhuriyet söyleminin içini doğru dolduramadığını göstermektedir. Bu konuda Öcalan ile PKK yönetimi ve genel olarak Kürt özgürlük hareketi arasında ciddi bir görüş ve politik tutum farkı bulunduğunu da belirtmek gerekir. Halihazırdaki tablo, her ne kadar PKK yönetimi ve Kürt özgürlük hareketinin bu “projeye” sahip çıktığı şeklinde görünse de, aslında demokratik cumhuriyet “projesi” hâlâ önemli ölçüde sadece Öcalan’ın projesi gibi durmaktadır. Sokaktaki Kürt kitlesi, henüz sezgisel de olsa, bu “projeyi”, programı, önderlerinin arkasında saf tutarak, daha çok ayaklarıyla desteklerlerken, PKK yönetimi ve üst kadrolarının bu konuda oldukça mesafeli bir tutum içinde oldukları söylenebilir, Öcalan’ın bu açılımına ve ortaya attığı görüşlere pek gönüllüce olmasa da destek verdiklerini ortaya koysalar da, bunun gerektirdiği politik, örgütsel adımları atmaktan geri durmaları, hatta çoğu zaman Öcalan’ın söylemlerini özde boşa çıkaracak birtakım politika ve kararlara imza atmaları bunun bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Öcalan’ın bu konudaki çok elverişsiz koşullarda da olsa, eklektik de olsa geliştirdiği cesur teorik, politik çözümlemelere, açılımlara rağmen, PKK yönetimi ve hatta ana gövdesinin demokratik cumhuriyet “projesini” kavramaktan uzak olduğu, o eski gerici ulusçuluk anlayışını aşmak konusunda ayak dirediği söylenebilir. Bu anlamda, aslında Öcalan, bu “projeyi” bir ölçüde PKK’ye rağmen, hatta bir anlamda ona karşı da bir mücadele içerisinde geliştirmeye çalışmaktadır denilebilir. İmralı süreciyle birlikte örgütü üzerindeki hakimiyetinin ne denli gerilediği düşünüldüğünde, Öcalan’ın bu projeyi, bir anlamda PKK’ye rağmen, PKK’yle birlikte yürütmekte yaşadığı zorlu tahmin edilebilir. Bu nedenle, Öcalan, bu konuda politika üretirken sürekli olarak PKK yönetimi de dahil çok çeşitli güç odaklarının durumlarını, tutumlarını hesap ederek, tümünü dikkate alarak davranmak zorunda kalmakta, söylemlerini ona göre geliştirmekte, politik süreci ona göre kurgulamaktadır. Bu da zaman zaman oldukça tutarsız, çelişkili tutum ve yaklaşımlar içerisine girmesine yol açmaktadır. Bu anlamda, bilhassa Öcalan’ın konumu özenle dikkate alınmalı ve bütün eklektizmine, pragmatizmine, henüz bu konuda açık, net bir kavrayışa sahip olmamasına rağmen, Kürt hareketini demokratik cumhuriyet doğrultusunda dönüştürme çabasında kendisinden hiçbir destek esirgenmemelidir. Öcalan’ın bu özel konumunu bir yana bırakacak olursak; bir yandan “asli unsur” tartışmaları, Anayasada Kürt kimliğine ve Kürtlerin ayrı bir “grup” halinde haklarına özel olarak yer verilmesi talepleri, “özerklik” söylemleri; bir yandan temsil nesnesi olarak hep “Kürt ulusu” “Kürdistanlılık” “dört parçada özgür vatan” vb. söylemlerinde ısrar etmesi ve bir yandan da bu demokratik cumhuriyet mücadelesinin tıpkı Kürtler gibi öznesi olan toplumun diğer ezilenleriyle (örneğin, Aleviler) birlikte ortak mücadele yürütmesini sağlayacak politik-programatik bir açılım sağlayamaması; bütün bunlar aslında Kürt özgürlük hareketinin, her ne kadar demokratik cumhuriyet “projesini” dillendirse de, gerçekte yıkmak için mücadele ettiği aynı gerici ulus ve ulusçuluk kavrayışının ötesine geçemediğinin, bu konuda kabuğunu kıramadığının birer göstergesi. Kürt özgürlük hareketinin demokratik cumhuriyetten anladığı, bu haliyle, aslında, Türkçülük esasına dayanan Türkiye Cumhuriyetinin bir Türk-Kürt devleti olmasını istemekten ibarettir. En iyi ihtimalle, farklı etnik kimliklerin bir arada oluşturduğu üniter bir yapıyı hedeflemektedirler. Aslında Kürt hareketinin burada hedeflediği, mevcut, Türklük esasına dayanan Türk ulusu yerine, Kürtlerin de Türklerle beraber asli unsur olarak, diğer etnik grupların da tali unsurlar olarak birlikte oluşturacakları yeni bir ulus inşa ederek, Kürtlerin ulusal boyunduruk altında olma durumlarına son vermektir. O, bırakın ulusal olanın politik olanı belirlemediği bir dünya demokratik cumhuriyetini hedeflemeyi, ulusun etniye, soya, dile, dine dayanan bir tanımına bile temelden karşı çıkmamaktadır. Yani etnik köken, soy, ırk, dil, din gibi öğelerin tümüyle politik alanın dışına atılması, bunların tümüyle özel alana ait kabul edilmesi, bireylerin özel tercihleri sayılması gibi bir yaklaşımı benimsememektedir. Bu, biraz önce değindiğim Kürt hareketinin hedeflediği şeyle çelişir gibi görünmektedir. Ancak, anayasada Kürt kimliğine açıkça değinilerek yer verilmesini, Kürtlerin bu olası cumhuriyetin asli, kurucu unsuru olarak kabul edilmesini istemeleri, yine üstü örtülü veya açık bir şekilde sık sık dile getirdikleri özerlik önerileri vb. hâlâ soyla sopla tanımlanan bir gerici ulusçuluk anlayışında saplanıp kaldıklarını göstermektedir. O daha çok, ulusun örneğin Türkiye'de yalnızca Türklükle değil, Türklük ve Kürtlükle tanımlanmasını savunmaktadır. Asli, kurucu unsur tartışmalarında dile getirilen talep tam da bunu içermektedir. Türkiye'de yaşayan diğer etnik, dinsel, dilsel vesaire ezilenlerle ortak bir mücadele hattı geliştirememesi, onlarla birleşecek politik-programatik açılımlar yapamaması da tam da bu dar ve aslında gerici ulusçuluk anlayışından kendini kurtaramaması yüzündendir. Coşkun Edip Soykan’ın yazısında yer verdiği DTP Kongresi kararlarında dile getirilen amaç ve hedefler de tümüyle bu anlayışın birer ifadesinden başka bir şey değildir. Yine en son KNK’nin almış olduğu kongre kararlarının niteliği de bunun açık birer göstergesidir. Yani burada sorun, Kürt özgürlük hareketinin, öne sürdüğü demokratik cumhuriyet “projesine” rağmen, tam da bu gerici ulus ve ulusçuluk anlayışından kendini kurtaramadığı için, sadece kendine demokrasi istemesi ve zaten tam da bu yüzden, sadece kendisi için özgürlük ve demokrasi istediği için bu özgürlük ve demokrasi talebinin gerçekleşmemesi, demokratik cumhuriyet “projesinin” havada asılı bir söylem olarak kalmasıdır. Yani Kürt özgürlük hareketi hâlâ gerici ulusçuluktan kurtulup, demokratik bir ulusçuluğa evrilemediği için, kendini aşamadığı için; Kürtler Kürt olarak değil, yurttaş olmaktan kaynaklı demokratik hak ve taleplerini programlaştırıp, diğer ezilen, baskı altında tutulan, mağdur olan grup ve kimliklerden kesimlerle birlikte mücadelelerini ortaklaştıramadıkları için, kendi önüne koyduğu demokratik cumhuriyet “projesiyle” ters düşmektedir. Yani tam da Tayfun İşçi’nin deyimiyle, sorunu bir’in iki’ye dönüştürülmesi, tekçi devlet anlayışını ikili bir yapıyla,, TC’nin “tek devlet, tek bayrak, tek vatan” ilkesini Türk ve Kürtlerin devleti, bayrağı, vatanıyla değiştirmek istedikleri için demokratik cumhuriyetle çelişmekte, onun gelişimini bu anlayışla bizzat kendileri de sekteye uğratmaktadırlar. Çünkü bu haliyle toplumun diğer ezilenlerini, siyahlarını dışlamakta, onlara cazip bir program sunamamakta ve bunun sonucu olarak onların desteklerinden mahrum kalmaktadırlar. Burada mesele, bir’in ikiye, üçe bölünmesi veya çıkarılması, katlanması falan değil, bizatihi o bir’in, o tek’in yok edilmesidir. Yani Türklüğün yok edilmesidir. Tabii, Türklüğün yok edilmesi programı mantıki sonuçları itibarıyla Kürtlüğün ve benzeri diğer ulusal aidiyet veya kimliklerin de yok edilmesini gerektirir ki, bu da ancak tüm bu etnik, dinsel ve benzeri kimliklerin politik alandan defedilmesi, politik anlamını yitirmesi anlamına gelir. Demokratik cumhuriyetin veya ulusçuluğun esasını oluşturan temel ilke de budur. Evet, Kürtler, askeri bürokratik oligarşinin ta Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan beri kendilerine dayattığı sömürgeci inkar ve imha siyasetini yıkmış, uzun ve çok ağır bedeller pahasına yürüttüğü bir mücadeleyle adeta kendi küllerinden yeniden doğmayı başarmıştır. Hem de kendileri için en dezavantajlı koşullarda bunu başarmışlardır. Bu alandaki kazanım muazzam niteliktedir ve asla küçümsenemez. Şimdi de bu kazanımını kendisi için doğru ve anlamlı bir politik, hukuki konumlandırmayla korumak, güvenceye almak, bu anlamıyla demokratik hak ve özgürlük mücadelesini sonuca ulaştırmak derdindedirler. Bunun için çeşitli yol ve yöntemler geliştirmekte, öneriler sunmakta, açılımlar geliştirmeye uğraşmaktadırlar. Sorunun barışçıl ve demokratik bir şekilde çözümü için gerekli koşulların oluştuğunu düşünmekte, bunun için geliştirdiği stratejinin adına demokratik cumhuriyet projesi demektedir. Ancak, böylesi bir projeyi veya programı ortaya atmış olması, onun bu projeyi sağlam ve kendi içinde tutarlı bir ideolojik-teorik temele oturttuğu, buna uygun bir politik hat belirlediği ve o doğrultuda tutum ve davranışlar içine girdiği anlamına gelmiyor. Kürt özgürlük hareketi, halihazırda ortaya attığı bu demokratik cumhuriyet projesi veya programının gereklerini yerine getirecek teorik-ideolojik donanıma sahip değildir. Zira her şeyden önce buna hâlâ o karşısına aldığı gerici ulusçuluk penceresinden bakmakta, o ulusçuluk paradigması üzerinden düşünerek yol almaya çalışmaktadır. Kürt özgürlük hareketi, daha çıkışında, benzeri ulusal kurtuluş hareketleri gibi kendini salt bir ulusal hareket olarak değil, ağırlıklı olarak yoksul köylülere dayanan plebyen karakteri dolayısıyla aynı zamanda sosyal bir hareket olarak kurgulasa da, son tahlilde ortaya koyduğu program itibarıyla ulusal kurtuluşu esas almış ve bu ulusal kurtuluşun ancak ayrı bir ulusal devlet kurmak yoluyla, yani bağımsızlıkla sağlanabileceği ön kabulü üzerinden yola çıkmıştır. Yaşanan dünya tarihsel koşullarda, Kürtlerin ulusal demokratik hak ve özgürlüklerinin ancak ayrı, bağımsız bir devlet kurma yoluyla gerçekleşebileceğini, bunun dışındaki tüm çözümlerin sömürgeciliğe hizmet eden gerici çözümler olduğunu savunmuş ve uzun yıllar bu savusunu sürdürmüştür. Ancak, bu program doğrultusunda sürdürdüğü mücadele, 1990’lı yılların ortalarına doğru, dünyada, bölgede ve Türkiye'de yaşanan ekonomik, sosyal, siyasal koşullardaki ciddi dönüşümlerin ertesinde kendi sınırına gelip dayanmış; her ne kadar yürüttüğü gerilla mücadelesi siyasal ve örgütsel planda ciddi kazanımları beraberinde getirse de, askeri planda Türk Ordusuyla yaşadığı yenişememe durumu, mücadelenin özellikle Türkiye halkında herhangi bir olumlu yankı bulamaması, aksine askeri bürokratik oligarşinin Kürtleri ezme mücadelesinde Türk toplumunun desteğini büyük ölçüde arkasına alması ve güç ilişkilerinde yaşanan aleyhte değişimler, bağımsız bir devlet kurma ve Kürtlerin ulusal, demokratik hak ve özgürlüklerini bu sayede gerçekleştirme programının pek de gerçekleşebilir olmadığını görmesine yol açmıştır. Bu noktada, başlangıçta esas alınan ve uzun yıllar boyunca titizlikle savunulan bağımsız devlet kurma programından yavaş yavaş vazgeçilmeye, bunun yerine Türkiye sınırları içerisinde, Türk devlet yapısının dönüştürülerek, Kürtlerin de hak ve çıkarlarının yeterince gözetileceği biçimde çeşitli çözüm yöntemleri ortaya atılmaya, geliştirilmeye ve zorlanmaya başlamıştır. Önce federasyon önerisi dillendirilmiş, sonra bu özerklik biçimini almış, en sonunda da, Öcalan’ın yakalanıp İmralı’ya hapsedilmesiyle birlikte, biraz da mecbur kalınarak, hani şu meşhur ölüm parendesiyle, Türkiye Cumhuriyetinin Türkçülük esası üzerine oturan bir devlet değil, Türk ve Kürtlerin ortak devleti olmasını ve ulusun da Türkçülük soy kimliği üzerinden değil, Kürt kimliğine de anayasal düzeyde yer veren ve Kürtlerin dil, kültür, kimlik hak ve özgürlüklerini güvenceleyen bir yurttaşlık hukukuyla tanımlandığı demokratik cumhuriyet projesi geliştirilmiştir. PKK öncülüğünde gelişen Kürt özgürlük hareketi aslında tarihsel olarak geç kalmış bir hareket olarak, bu geç kalmışlığının fazilet ve rezaletini bir arada yaşamak durumunda kalmıştır. Bu onun için bir dezavantaj oluşturduğu gibi, aynı zamanda ciddi bir avantaj da sağlamıştır. Avantajı, genç ve modern bir hareket olarak, modernizmin olumsuz etkilerini üzerinden atabilme potansiyelini taşıması ve Aydınlanmanın demokratik ideallerine, devrimci ilkelerine dönme dinamiğini içinde barındırmasıdır. Bu da kendisini demokratik cumhuriyet fikri olarak ortaya koymaktadır ki, bu anlamıyla demokratik cumhuriyeti lafzi düzeyde bile savunması son derece devrimci bir işleve sahiptir. Ancak, tarihsel mistifikasyonlarla yaratılan gerici ulusçuluğun ağır baskısını üzerinde hissetmekte, onun düşünce alışkanlıkları ve ideolojik hegemonyasıyla sarmalanmış bulunmakta, bu tarihsel belleğinde ciddi bir yer tutmaktadır, ki bu da kendisini bu gerici ulusçuluktan kurtarmasının koşullarını zorlaştırmaktadır. Nitekim, bu durum da politik ifadesini “aslı unsur”, “ikilik” ve benzeri söylemler üzerinden ortaya koymaktadır. Yani kısacası, Kürt özgürlük hareketinin demokratik cumhuriyet programına yönelimi, öyle tümüyle bir küreselleşme çağı insanlık durumunun tarihsel maddeci analizinden; dünya, bölge ve Türkiye koşullarındaki değişim sonuçlarının derinlikli, kapsamlı bir yeniden ele alınışından, tarihin ve sosyalizmin ulusçuluk bakışının ötesinde bir yeniden okunuşundan değil; daha çok bu belirttiğim konjonktürel farklılıktan, ekonomik, siyasal, sosyal koşulların aldığı yeni biçim karşısında Kürt özgürlük hareketinin başarıya ulaşmak için kendini aşma, yenilenme zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. Elbette ki Öcalan, ciddi ve derinlikli bir politik lider olarak, bu yeni durumda ortaya çıkan gelişmeler ve Kürt hareketinin içine girdiği yönelim üzerine ve buna uygun olarak yeni tezler üretmiş, bunu çok çeşitli ve kapsamlı tarihsel referanslarla da desteklemeye girişmiştir. Bu konuda ortaya koyduğu düşünce külliyatını da küçümsemek mümkün değildir. Bu konuda ciddi ve samimi bir arayış içerisinde olduğu açıktır. Ama tüm bunlar, yukarıda değinilen yanılgı, zaaf ve yanlış kavrayışlarla birlikte gitmekte; sürecin çok yavaş, sancılı ve ağır aksak ilerlemesine neden olmaktadır. Demokratik cumhuriyetin özellikle de Kürtler açısından projeden programa dönüşememesi, politik-pratik-örgütsel ayaklarını gereğince geliştirememesi ve güçlü bir toplumsal hareket olarak vücuda gelememesi tam da bu yüzdendir. Sosyalistlerin büyük çoğunluğunun demokratik cumhuriyete yüz çevirmeleri ise başlı başına bir garabet ve cehalet örneğidir. ---------------------------------------- (1) Yeri gelmişken, Kürt özgürlük hareketinin demokratik cumhuriyetten bahsederken neden program değil de, hep proje olarak sıfatlandırdığına da değinmek gerekir. Proje, postmodern durumda burjuva liberalizminin sarıldığı bir kavramdır. Bu kavram aslında kitleleri harekete geçirmek üzere ortaya atılan sihirli bir slogandan öte bir anlama ifade etmemektedir. Sosyolojik açıdan oldukça sorunlu olan bu proje kavramı aslında bir toplumsal mühendislik kategorisidir. Kürt özgürlük hareketinin ve önderliğinin de program yerine özellikle bu kavramı öne çıkarmasının temel sebebi, bir yanıyla burjuva ideolojisi içerisinde tarih ve topluma bakışıyken, bir yanıyla da demokratik cumhuriyeti program düzeyine çıkaracak teorik ve politik birikime hâlâ sahip olamamalarıdır. Oysa, demokratik cumhuriyet, bu anlamıyla, basit bir slogan düzeyinden çıkartılıp, içine girilen stratejik yönelimin gerçekleşmesi için oluşturulan bir program olmalıdır. 24.08.2008
Girdi biçimi
Filtered HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Full HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi
Attached Images
Existing Image:
None
"Over troubled water..." (Açılış)
"Sussss.."
"Unut"
090908-Güler Zere-vm.widec.jpg
0je.png
1.jpg
1.jpg
1.jpg
105-141.jpg
11 Eylül vePolitik İslamÜzerine Kapak
1234r.jpeg
15- 16 Haziran.jpg
155.JPG
16.jpg
166137_1_Gorzfrei.jpg
1960-che-1.jpg
19ocak2010s.jpg
1mayis77_(1).jpg
200-386.jpg
2000degundem-kapak200.jpg
2009-12-04---Kapak---Sosyal.jpg
2010-09-12 - Kapak- 12 eylul uzerine yazilar v2.jpg
21 İtfaye.jpg
250-369.jpg
250-392.jpg
26.JPG
2_temmuz_2009_istanbul.jpg
4- ikinci kapıdan mezarlığa giriş yapılıyor.JPG
400px-Krähe_65(loz).JPG
41e591d8-yilmaz-guney.jpg
490-250.jpg
6-7 eylül.jpg
6-7_eylul_1955.jpg
6-7_eylul_55_tank.jpg
800px-Ziggurat_of_ur.jpg
Abdullah Öcalan - Kapitalist Modernite ve Demokratikleşme - Kapak
abidin'in...jpg
abidin-dino.jpg
abidin-he...jpg
abidinözp...jpg
abidinözp...jpg
acilim_aydinlar_yorum.jpg
afganistan_secimsandik_essek_asker.jpg
afis-kumkapi-14mart2010.jpg
afis_cozum.jpg
ahmedarif_nazimhikmet.jpg
ahmed_arif_1.jpg
Ahmet Türk.jpg
ahmetaltan_hasancemal.jpg
ahmetarif.jpg
ahmetturkemineayna.jpg
ahmet_turk_3_kongre.jpg
ahmet_turk_grup_toplantisi5.jpg
Akatça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan 282 maddelik Hammurabi Kanunları...
AKP ve güleni bitirme planı.jpg
Albayrak
albayrak1200.png
Aleviler-kapak400.jpg
Ali Yetkin
alidehri.jpg.jpg
alidehri.jpg.jpg
alter-eco-ekim2010.jpg
Amatör Kalem Vuruşları (1)
Amatör Kalem Vuruşları (2)
Amatör Kalem Vuruşları (3)
amedkadin_forumuleyla.jpg
ankkongre.jpg
anneannem.jpg
apo_aturk_talabani.jpg
ara-gazetesi-çžktž.jpg
arac_er_asker.jpg
aram_tigran_cumbus.jpg
Arif Damar.jpg
arif+damar.jpg
Asiti-Baris.jpg
asiye-turhalli.jpg
asker_yuruyus_jandarma.jpg
avni-ozgurel-01.jpg
AVrupa Birliği Üzerine Yazılar - Demir Küçükaydın - Derleme - Kapak
Avrupa Merkezcilik Üzerine Yazılar
avrupabarisgrubu_basin.jpg
aydinlar_liberal.jpg
aydin_erdem.jpg
Aydın Dinçoğul
Ayhan Bilgen.jpg
ayhanbilgen_barismeclisi.jpg
ayna_turk_1eylul.jpg
Ayrılık-kuytu
Az Kaldı! - Türkiye'nin Linç Yapılmış ya da Linç'e Kalkışılmaş İdari Bölgeler Haritası
azizvatanresmi.jpg
azizvatanresmi.jpg
Azınlıklar Konusundu Yazılar
Aşiti - Barış
Çatı Ankara.jpg
Çatı Partisi Tartışmaları.jpg
Çtı Partisi Girişimi.jpg
Ömrümüzün taş çicekleri resim sergisi.jpg
Özgür Basın Susturulamaz.jpg
Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak
Özgürlük(Korkoro).jpg
Üçüncü Köxüz Sitesi
özgürlük ne zaman anne.jpg
Banksy!.jpg
Bansky'den
baris guvercini.jpg
barisgrubu_karsilama_ani.jpg
barisgrubu_otobus2.jpg
baris_kizi.jpg
Barış Gurubu.jpg
Barış İçin Vicdani Red Platformu.jpg
Barışın Tarihi.jpeg
basbug_dursuncicek.jpg
Bayram Balcı-Livan.jpg
bayramlar-kapak200.jpg
başkan ve hatice ana.JPG
büyük ortadoğu projesi ve sosyalist strateji
BDP'ye operasyon.jpg
bdp_logo.jpg
Belalı sularda: Ship to Gaza, sizi gözüm gibi sakınırım.
Berivan.jpg
Beşikçi Eleştirisi - Kitap Kapağı
Bill Of Rights
Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan.jpg
Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi
Bir yaşam.jpg
Birinci Dünya Barış Günü.jpg
Birlik mi Rekompozisyon mu Kapak
birlik-mi-kapak-on-yuz.jpg
Bizim Köy
bop-on-kapak.jpg
Buzu Kıran Yolu Açan
bıji kürd u kurdistan
canli_bomba_pelsin.jpg
canyucel.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi_girisimi.jpg
Celali Söylenceler Kapak
Celali Soylenceler Kapak.jpg
Celali Soylenceler Kapakv2.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
cerkesler_kitap.jpg
Ceylan'dan Bize Kalan: Şahmeran
CHP-logo.jpg
chp_meclis_pankart2.jpg
Cingeneler.jpg
cizre-bohtan-beyi-bedirhan-direnis-ve-isyan-yillari-onkapak.jpg
Cumhuriyet_LR.jpg
Dağların ezgileri.jpg
Dönüşü olmayan yol.jpg
Dün Halep'çe, Bugün Kelepçe
Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler
Demokratik Cumhuriyet.jpg
demokratik_acilim_kapatma.jpg
Denemeler
denemeler-kapak.jpg
denizesaldiri.jpg
denizesaldiri.jpg
Derleme 2009 - Murat Çakır
Dersim+ Barajlar.jpg
Dersim- Sabiha Gökçen.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersimkatliami1.jpg
devletulus.jpg
devletulus.jpg
Die Linke: Bir Başarı Hikayesi mi? kapak
Dikilmesi mümkün "İzmirli ırkçılar" heykel tasarımı
dilacarKucuk.JPG
dilekkurban.jpg
Dilsiz dengbej.jpg
dink_goktas_kitap.jpg
Dipnot Dergisi Üçüncü Sayı Kapak
Dipnot.jpg
Dipnot.png
disk_suleyman_celebi.jpg
Diyarbakır -TÜYAP.jpg
diyar_demokrasi_platformu1.jpg
Djembe
DK_MME_KapakKucuk.jpg
DK_MME_KapakKucuk_0_0.jpg
dogan-akhanli.jpg
Doğan Akhanlı
DSC04737.JPG
DSC04737.JPG
dtp_eylemi.jpg
dtp_logo.jpg
dtp_operasyon_tepki1.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
edip_cansever.jpg
ejder-kapani-46.jpg
ekinbelleten-1991.jpg
emmeline-pankhurst1.jpg
emper ve ırak umut.jpg
emperyalizm ve dünyanın katli
emperyalizm ve dünyanın katli(ırak)(yağlıboya resim)
emperyalizm ve umut(yağlıboya resim)
erdogan_akhanli_yazar.jpg
ergani.jpg
ermenhaf.jpg
Ermeni Sorunu Üzerine Yazılar - Kapak
Ermeni Soykırımı ve Toplumsal sorumluluk - Broşür Kapağı
Ermeni-Soykirimi-Koln.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_soykirim_ciftciyan.jpg
ermeni_saykirim1.jpg
ermeni_tehcir.jpg
ermeni_tehciri_tren.jpg
ermeni_tehcir_TE.jpg
ernesto_che_guevara_x1.jpg
etha-20100708-envali-metruke-00_ext.jpg
Evrim ALATAŞ..jpg
evrim_alatas.jpg
evrim_alatas_amed.jpg
Eyüp Sultan Konuşması
Ezidilik.jpg
Ezidilik.jpg
Ezilenlerin Pedagojisi.jpg
fahri petek.jpg
fahri-pet...jpg
Ferhat Tunç-söyleşi.jpg
Ferit öngören.jpg
fft23mm135497.jpg
fileme.jpg
filizkocali_gunluk.jpg
friedrich-nietzsche-paul-ree-lou-andreas-salome.jpg
Gayda-Istanbul-Gayda-Istanbul-CD__20246271_0.jpg
GÖÇMENLER.jpg
gösteri.jpg
gözler bakışlar
Gözler ve Bakislar(yağlıboya resim)
güler zere.jpg
Günay- Gerilla.jpg
Günay-Murat Karayılan.jpg
Günümüz anti-demokrat kemalist evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?
Günlük Gazetesi Çok Dilli Manşet
Geçiş Programı Üzerine Kapak
Gece Kelebeği.jpg
gecmisle_hesaplasma_kitap.jpg
gencaygursoy_husnuondul.jpg
gencdal_ceber_kursun.jpg
gerilla_bahar.jpg
gerilla_cozum_avrupa.jpg
gerilla_durbun.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
Globalızatıon
grupyorum.jpg
guler-zere.jpg
GulerZere-hstn20090708-51.jpg
guler_zere_afis.jpg
gunluk_22agustos.jpg
gunluk_24_04_2010_s.jpg
gunluk_kapatma_kocali.jpg
gunluk_logo.jpg
gzerehapis.jpg
Hafız Esad.jpg
Haiti.jpg
Hakan Akçura-söyleşi.jpg
hakantahmaz_ayseltugluk.jpg
hakkari_cumhuriyet_yuruyusu.jpg
Halil Savda
Halil Uysal.jpg
Halil Uysal.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
Hasan_Cami_-_Fas.jpg
hasan_cemal_apemusa.jpg
hasan_cemal_ismetb.jpg
Hatalı Mantık
Hayat Atölyesi.jpg
Hüseyin Çelebi.jpg
Hüznün Akordu
hdinkcadde.jpg
Her dağın gölgesi Deniz'e düşer.jpg
Hevjin.jpg
hewler_gazeteci_osman.jpg
hicri_arapfoto.jpg
Hikmet Kıvılcımlı Elazığ Cezaevinde Mahalli Kürt Kıyafetiyle
Homofobi.jpg
honduras.jpg
Hrant için.jpg
Hrant ve 1915.jpg
Hrant- Doğum günü.jpg
ibadet_inanc.jpg
idamlar-iran.jpg
ihd_tihv_fincanci_turkdogan.jpg
ihsanfetahiyan_iran_idam.jpg
ihsanfetahiyan_pjak_iran.jpg
ilan.jpg
ilkmeclis_anayasa.jpg
ilmanifesto_manset.jpg
images.jpg
imrali_salon.jpg
ingmar_bergman_yonetmen_s.jpg
islam ve sol.jpg
istanbul_baris_mitingi_kitl.jpg
işçiler ve önderleri-1(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2.jpg
işçiler ve önderleri.jpg
Jamanak.jpg
James_Joyce.jpg
James_Joyce.jpg
Jan Valtin.JPG
Jan Valtin.thumbnail.JPG
Jî bo Hefîz Ebdûlrıhman û rojmanegeriya cîhané/ Hefiz Abdulrahman ve Dünya basın emekçileri için
jitem_belge_jandama.jpg
Jı bo bıdarvekırına xortên Kurd...( İdam edilen Kürt gençleri için...)
Jın,Jiyan,Azadi/ Nisa,Heyat,Hürriyet/ Kadın,Yaşam,Özgürlük
Kadri Gökdere
Kadın Soruşturması.jpg
Kadın Soruşturması.jpg
kadına bakış
Kadına Bakış(yağlıboya resim)
Kapak - Emvali Metruke
Kapak---Ocalana-Mektuplar.jpg
kapak-onyiloncesi400.jpg
kapak.jpg
kapak.jpg
kapak300.thumbnail.jpg
kapaksanat.jpg
kapak_0.jpg
karayilanbasin5.jpg
karayilan_filizkocali.jpg
kardelen.jpg
kardesist.jpg
Kasabalılar-Kapak
katliam_halepce.jpg
kawa-nemir.jpg
kayit-olunmamis-soykirimistanbul-eylul-1955-vasilis-kiratzopulos.jpg
Kaypakkayakapak
Kayıt dışı bir isyan.jpg
kazimkoyuncu.jpg
Küçük İskender.jpg
Kültür Üzerine Yaazılar - Kapak
Küreci Anması Afiş
kürt'lük
KCK-Karayılan
Kelepce.jpg
kelepce1.jpg
KemalistEvler.jpg
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar Kapak
keyman_gulec.jpg
kilaman.jpg
kilisecami.jpg
komplokapakkucuk.jpg
koxuz-duz-golgeli.gif
kresim.jpg
kultur-kapak.jpg
Kurban.jpg
kurdocul1.jpg
Kurt-Hareketi-kapak200.jpg
kurttvleri_medtv.jpg
Kıvılcım Gazetesinde Yayınlanmış Yazılar
Kıvılcımlı Üzerine YŞazılar Kitabı Kapağı
Kıvılcımlı Sempozyumunda Servet Ziya Çoraklı Bildiri Sunarken
Kızıl Afiş
La prison.jpeg
latchodromez01.jpg
Latin Amerikanın Kesik Damarları.jpg
Lawij / Hida/ Ağıt
Lawij.JPG
Lenin
levi_straus.jpg
Levon Ekmekciyan
lewis_hine_phot_nyc_empire.jpg
liberation_tigers_of_tamil_eelam.gif
logo.gif
logo.png
louise-michel.jpg
Ltte_emblem.jpg
luqman_ahmed_.jpg
LWtc0504.jpg
maden-iscileri-destek.jpg
maden_iscileri_yeralti.jpg
Madimak.jpg
Madteos Sarkisyan.jpg
Mahmut Baksi.jpg
Manifesto_benedict_xvi.png
Manukyan
manusyan kitap.jpg
manusyan.jpg
manusyan_resim.jpg
Marksisit Demokrasi Teorisine Katkı
Marksizm 2010 Afis
Marksizmde Yapı ve Özne Sorunu - Kapak
Marksizmin Marksist Eleştirisi Kapağı Küçük
Marksizmin Marksist Eleştirisi İkinci Basık - Kapak
Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar - Kapak
Mascha kaleko.jpg
Matruşka'larda Tarih Bulmak..
mayin.jpg
mayin.jpg
mayžs68-a...jpg
Medya.jpg
Mehmet Güler-KCK.jpg
mehmet_uzun.jpg
mehmet_uzun.jpg
Mem û Zîn
Metin Küreci anması
metin2.jpg
metinyegin_01.jpg
Mevsimlik işçiler.jpg
michel_foucault.jpg
mindit.png
MSF+Logo.jpg
msf.jpg
msflogo.jpg
muma.jpg
Mumia Ebu Cemal
musa_anter.jpg
Musa_anter_.jpg
muzsesleri.jpg
muzsesleri.jpg
Necdet Adalı.jpg
Newroz
Newroz.jpg
Newroz.jpg
Newroz.jpg
newroz_250x0.jpg
news.gif
newspapers_medya.jpg
nisanyan1.jpg
nisanyanevi.jpg
nobel_liderler_s.jpg
Nure- Nora.jpg
olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg
Omayra.jpg
Ongözlü Köprü.jpg
Onnik ve oğlu ara.jpg
op-denklem.jpg
Orhan Pamuk
Oscar Wilde.jpg
otekitarih-seyhsait1.jpg
Otobiyografi-Kapak.jpg
otobiyografik-yazilar-kapak.jpg
ozevin_ozdemirler.jpg
ozgurgundem_site_sansur.jpg
Paramaz Darağacında
Penguen'in yaptığı ve -ne yazık ki- asla yapmayacağı kapak
Penguen- Irkçı Kapak.jpg
pera_spor_klubu_taksim_standinda.jpg
Perperok.../ Kelebek...
Perperok.jpg
peternorman_atlet.jpg
picasso.jpg
picture-1
picture-10
picture-11
picture-12
picture-13
picture-14
picture-15
picture-16
picture-18
picture-19
picture-2
picture-20
picture-21
picture-22
picture-24
picture-25
picture-26
picture-27
picture-28
picture-29
picture-3
picture-30
picture-31
picture-32
picture-33
picture-4
picture-5
picture-6
picture-7
picture-8
picture-9
pinar.png
PKK.jpg
Porén te/ Saçların
Poren te- Saçların.jpg
Q04.jpg
qijikares2ğğ.jpg
Qijıka Reş.jpg
qırıka reş.JPG
reklamin_dili_b.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
resim.jpg
Resim2.png
Roj TV.jpg
Roj Tv.png
roni.jpg
Rosa - Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg, Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg.jpg
Sacayak dergisi Sayı 8
Sacayak dergisinin 11. sayısı
Sacayak, Sayı 3
Sacayak, Sayı 4
Sacayak, Sayı 6
sacayak2.jpg
Sacayak_Sayi10_Sayfa 1_5cm.jpg
Sacayak_Sayi12_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_05_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_09_Kapak.jpg
Saidi Kurdi-Son Derviş.jpg
saitfaik.jpg
sakine ana.jpg
salihzezgin.jpg
Sarkis Çerkezyan.jpg
Sarkis H-1.JPG
Sarkis ve Doğan
sarkis.jpg
Sarmaşık.jpg
sartre.jpg
savunma_kapitalistuygarlik.jpg
Sayı 54
sazai sarıoğlu.jpg
Sazak'ın Dikenleri
süryaniler.jpg
senci.jpg
senci.jpg
Serhedo ve Gerilla
serif_gencdal_kandil_s.jpg
serturkm.jpg
sevahir_bayindir_yarali.jpg
Sevan nişanyan.jpg
seyit rıza.jpg
Sezen Aksu-Kürt Açılımı.jpg
Shantel.jpg
Ship to Gaza: I have eyes only for you!
sol_cati_partisi2.jpg
Sor (kırmızı)
sorayayi_taslamak.jpg
Sosa.jpg
Sosyalizm Nedir? Kitap kapağı
stalin.jpg
Surp Giragos Ermeni Kilisesi.jpg
SURP%2~1.JPG
suryaniler_toplumu.jpg
sylvia-plath.jpg
Sırrı Süreyya Önder.jpg
taraf-gazetesi.jpg
tas-atan-cocuk.jpg
Taş Atan Çocuklar
Taşhoran Kilisesi.jpg
Türk Solu'nun İzinden Gittiği Gelenek: Naziler
Türkiye: 98 - Almanya: 0
tbmklein2.jpg
Tehcir.jpg
tersinden kemalizm.jpg
Teslim Ol!
thumb4073.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven, Digran Zaven
Toplum ve Kuram.jpg
Toplum_ve_Kuram.jpg
toprak_empati.jpg
Troçki.jpg
tuncboyaciyan.jpg
Turkey-ruins-FE05-wide-horizontal.jpg
Uçurtma Gerilla.jpg
ucuncu-koxuz1024.jpg
ugurkaymaz_cocuk.jpg
uludere-8mart.jpg
Unbenannt-2.jpg
van_mazot_iskence.jpg
Varlik Vergisi Kitap Kapagi
varlikver400.jpg
Vedat Kurşun.jpg
vedatturkali.jpg
vedat_kursun_azadiya_welat.jpg
Veysi sarısözen.jpg
Walter Benjamin.jpg
wwwresimmaxnet-top-oynayan-horozlar.jpg
x-golgeli
Xmas beginning and traditions
Yabancı
Yanılsama(yağlıboya resim)
Yargıtay neden mi Pınar'a düşman?
Yargıtay Neden mi Pınar'a Düşman?
yasamagaci136.jpg
yasamagaci136.jpg
yasarjem1.jpg
yasarkemal.jpg
yazar_migirdic.jpg
Yaşam Ağacı Derneğinin Afişi
Yeni Kıbrıs Partisi.jpg
yilmaz-guney-.jpg
yilmaz-guney.jpg
yukselgenc_nukhetsirman.jpg
yusuf.jpg
zarakolu_onderoglu.jpg
Zeki_Okten_by_ozgurcanakbas.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeynel Ergin.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
Ziya gökalp lisesi.jpg
Şerzan Kurt.jpg
Şivanê_Kurmanca_kapak_as.jpg
İçerden.jpg
İdam Edilen Ermeni Sosyalistler
İHD ve TİHİV.jpg
İHD.jpg
İkince Köxüz sitesinin görünüşü
İkinci Köxüz Sitesi
İlk Köxüz sitesinin görünüşü
İslamda Kayıp Gerçek - Kapak
İttihat et.jpg
Choose an image already existing on the server if you do not upload a new one.
-or-
Upload Image:
Image title:
The title the image will be shown with.
Related Links
Links are stored as part of the
links management feature
. Monitoring and dead link detection are centrally managed from there.
To add more links, just click "Preview" to add another blank row. To remove a link from this article, just blank out its URL field or check the Delete box.
If you blank out the title but leave the URL, then the system will suggest a title for you. The Weight allows you to determine the order in which links are displayed; lower numbers float to the top.
URL
Başlık
Ağırlık
Sil
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
Günlük iletisi:
Diğer yazarların sizin düşüncelerinizi anlaması için burada yaptığınız eklemelerden veya değişikliklerden bahsedin.
Yazarlık seçenekleri
Yazan:
Misafir
için boş bırakın.
Yazıldığı tarih:
Biçimi:
2008-08-27 15:14:45 +0000
. Zaman olarak gönderme zamanını kullanmak için boş bırakın.
Yayınlama seçenekleri
Yayında
Ana sayfaya yükselt
Listelerin üzerinde kalıcı
Yeni sürüm yarat