Kullanıcı Girişi

CAPTCHA
Aşağıdaki basit hesabın sonucunu yazın. Bu siteye spam (çöp) yollanmasına karşı bir tedbirdir.
7 + 8 =
Solve this simple math problem and enter the result. E.g. for 1+3, enter 4.

Köxüz'den Yazılar'a Katıl

height=26 width=120 alt="Google Groups">
Koxuzden-Yazilar'a katıl
E-Mail:
Bu Grubu Ziyaret et

Resim Galerileri

Random image

news.gif

İçerik Paylaşımı

İçeriği paylaş

Syndicate (site map)

Okmeydani'nda Linc ve tartismalar

Yazının Yazarı: 
Anonim
Yazının Yayınlandığı Yayın: 

Indymedia Istanbul

Okmeydani'nda tecavüz le suclanan bir kisi yaklasik 50 Kisilik bir grup tarafindan linc edilerek öldürüldü. 16 Kasim 'da bu konuda bir basin aciklamasi düzenlendi. Basin aciklamasinda bu linc olayi adeta mesrulastiriliyor.  Indymedia istanbul 'a da gönderilen bu aciklamaya bir cok tepki de geldi. Tümünü buraya aktariyoruz.

OKMEYDANINDA BASIN AÇIKLAMASI
gönderen: okmeydanı halkı Monday, Nov. 17, 2008 at 7:41 AM
okmeydanininsesi@gmail.com

 

OKMEYDANINDA BASIN A...
okmeydani20081115-1.jpg, image/jpeg, 300x225

"Biz Okmeydanı Halkı Olarak..."
2008.11.16

Okmeydanı Halkı, son dönemde mahalle üzerinde yaratılmaya çalışılan provokasyonlara karşı 15 Kasım 2008 Cumartesi günü saat 16.00da bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi.

Mahalle halkı geçtiğimiz günlerde tecavüzcü bir sapığın öldürülmesi üzerine basında sıkça yer alan provokatif haberlere ve artan polis terörüne karşı durmak için Sibel Yalçın Parkı'nda bir araya geldi.

Mahalle halkı Dün Gazi, Armutlu Bugün Okmeydanı Yoksul Halkın Yaşadığı Mahallelerde Provokasyona İzin Vermeyeceğiz- Okmeydanı Halkı ve Biz Bu Oyunu Biliyoruz, Okmeydanı Halkı Üzerinde Oynanan Oyundan Vazgeçin yazılı pankartları ile Armutlu ve Gazi şehitlerinin resimlerinin arkasında yürüdü.

Katliam Planlarını Boşa Çıkaracağız, 2001de Armutluda, Bugün Okmeydanında Katliam Planlanıyor. İzin Vermeyeceğiz yazan dövizler ile Sabah Gazetesinin Burası Filistin Değil Armutlu manşetinin altında Bu Manşetin Arkasından 4 Ölü Çıktı Armutludan Bu Kez İzin Vermeyeceğiz dövizleri taşıyan halk, yaratılmak istenen provokasyona dikkat çekti.

60 kişiyle başlayan ve yol güzergahı boyunca mahalle halkının katılımıyla daha da kalabalıklaşan yürüyüşte sık sık Katliam Planlarını Boşa Çıkaracağız, Provokasyonlara İzin Vermeyeceğiz, Halkız Haklıyız Kazanacağız, Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz sloganları atıldı.

Yürüyüş boyunca öldürülen bir sapık dolayısıyla mahallelerine yönelik haberlerden rahatsız olduklarını dile getiren halk provokasyonlara karşı gücümüz birliğimizdir şeklinde konuşmalar yaparak Sağlık Ocağının önüne geldi.

Yürüyüş, Mahmut Şevket Paşa Sağlık Ocağının önünde son buldu ve burada basın açıklaması okundu. 130 kişinin katıldığı eylemde, açıklamayı Ömer Faruk Aksoy okudu. Açıklama metni:

Okmeydanı sokaklarında yaşayan dilimizi, kültürümüzü, komşuluk ilişkilerimizi, yaşam tarzımızı korumaya çalışan mahalle sakinleri olarak, son günlerde özellikle medyada mahallemiz üzerine çıkan haberlerden son derece rahatsızlık duymaktayız. Tecavüzcü bir sapığın geçtiğimiz günlerde öldürülmesinin ardından, tecavüzcü sapık masum gösterilerek mahallemiz ve insanları hedef haline getiriliyor. Gazetelere taşınan manşetler, artan polis terörü ve yaratılan gerginlik bizlere geçmiş dönemlerde yaşanan olayları ve katliamları çağrıştırmaktadır.

Hatırlanacağı gibi Gazi Mahallesinde 95 yılında yaratılan katliama gazeteler çanak tutmuştu. Yine Küçük Armutluda polisin yarattığı katliamda 4 kişinin öldürülmesinin ardından medyanın attığı Burası Filistin Değil İstanbul başlığı vardı.

Açlıkla yozlaşmayla yıkımlarla, vergilerle ve zamlarla boğuşurken biraz daha ezilen yoksul mahallelere yönelik baskılar her geçen gün çeşitli bahanelerle arttırılıyor. Haktan hukuktan, adaletten, fırsat eşitliğinden, insanca yaşam hakkından payımıza düşeni alamıyoruz. Ama her fırsatta ve her vesileyle baskılardan ortamın terörize edilmesinden provokatif haberlerde medya aracılığıyla nasipleniyoruz.

NEDEN HEDEF GÖSTERİLİYORUZ?

Ekmeğimize göz dikildiğinde zamlara tepki vermemizden midir?
Çocuklarımızı yozluğun bataklığından korumaya çalışmamızdan mıdır?
Yıllardır kendi emeğimizle yaptığımız bir hayat tarzı kurduğumuz mahallemizde yıkım tehdidine karşı evlerimizi korumaya çalışmamızdan mıdır?

Çetelere, hırsızlara, haraççılara karşı duyarlılık göstermemizden midir?
Eğer sorun bunlarsa ve duruşumuz medyaya rahatsızlık veriyorsa bizler bu şekilde yaşamımızı sürdürmeye devam edeceğiz.

Bu nedenle basını saldırgan ve provokatif haberler yapmaya son vermeye çağırıyoruz.
Medya haber mi yapmak istiyor?
Krizin faturası biz yoksullara çıkartılarak, Okmeydanı esnafı hergün kepenk kapatıyor.
İnsanlarımız işten atılarak işsizliğe mahkum ediliyor.
Zamlar açlığımızı yoksulluğumuz büyütüyor.
Uyuşturucu, fuhuş ve çetelerle yozlaşmaya mahkum ediliyoruz
Alın size haber. Yayınlayın bunları
Sorun, insalar cevaplayacaktır bunları.
Provokasyon peşine koşmayın. Elinize halkın kanına bulaştırmayın.

Biz Okmeydanı halkı olarak,
Açlığa, yoksulluğa, zamlara, işsizlere ve yozlaşmaya karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Mahallemizde yaşanabilecek bir saldırının, katliamın, provokasyonun sorumlusu başta mahallemizi hedef gösteren medya kuruluşları olmak üzere AKP iktidarı ve polis olacaktır.

Açıklamanın ardından halk alkışlar ve sloganlarla dağıldı.

yorum ekle

 


resim1
gönderen: okmeydanı halkı Monday, Nov. 17, 2008 at 7:41 AM
okmeydanininsesi@gmail.com

resim1...
okmeydani20081115-2.jpg, image/jpeg, 530x398

yorum ekle

 


resim2
gönderen: okmeydanı halkı Monday, Nov. 17, 2008 at 7:41 AM
okmeydanininsesi@gmail.com

 

resim2...
okmeydani20081115-6.jpg, image/jpeg, 300x225

yorum ekle

 


burjuva adalet
gönderen: remzi Monday, Nov. 17, 2008 at 9:11 AM

haberi okuyan fakat arka planını bilmeyen insanlar için elbette bir olağanüstülük yok bu haberde.
bir kürt gencinin 50 kişilik bir linç sürüsünce katledilmesinin ardından yapılan bir eylem bu. ama alışık olduğumuz ve tıpkı olması gerektiği gibi linç sürüsünü lanetleyen bir eylem değil.

katledilen gence tecavüzcü yaftası yapıştır ve linç sürüsünü akla
gitsin. buradaki "deirn" mantık hiçbirimiz için yabancı değildir. faşizmin yıllardır tüm linç olaylarında ortaya koyduğu refleksin aynısı "devvrimciler" tarafından gösteriliyor artık.
olay bir linç olayı ve bir söylenti üzerine gelişiyor. olayı gerçekleştirenler arasında örgütlü devrimciler bulunduğu şüphe götürmez bir gerçek. fakat buna rağmen hiçbir örgüt bu alçakça linç olayının arkasında durmuyor.
ne yapıyor?
provakasyona geçit vermeyeceğiz gibi yuvarlak ve haklı görünen bir söylemin arkasından tükürük saçıyor.
Trabzon'da f tiplerine karşı bildiri dağıtan gençleri bayrak yaktıkları iddiasıyla lince kalkışanlarla bu olayda bir kürt gencini katledenler arasında fark nedir?

adamın suçu varsa devrimciler tesbit eder ve cezalandırır. olayı halkın üzerine yıkmaz. göz göre göre provokasyonlara zemin hazırlamaz. "biz yapmadık valla halk yaptı" diye kitleleri faşizme hedef göstermez. devrimci adalet dediğiniz şey böyle işler biliyorduk biz... dergileriniz kitaplarınız böyle yazıyordu.

birinci soru şudur: toplumsal lincin tehlikeli biçimde yaygınlaştığı günlerde ilk ölümlü linç olayının devrimciler eliyle gerçekleştirilmiş olması nasıl yorumlanmalıdır?

ikinci soru: elinizde söylentiden başka ne vardır. ve bir cesetten başka tabiii.

üçüncü soru: okmeydanında taciz ve tecavüz olaylarından bahsediliyorsa neden bu daha önce herhangi bir yolla deşifre edilmemiştir. ilgili ilgisiz her konuda yapılan basın açıklamaları ve eylemler neden bu konuda yapılmamıştır?

dördüncü soru: tacizci olduğu söylenen kişiye verilecek ceza nedir? hangi delillere dayanır, devrimci adalet dediğiniz şeyin yargılama usulleri nelerdir?

beşinci soru: burjuva adaleti bile vurmadan önce göstermelik de olsa dinler. çünkü adalet denen kavrama soru işaretlerinin gölgesi bir kez düşerse adaletsizlik hak olarak kavranmaya başlanır.

altıncı soru: bundan sonra her dilediğiniz kişiyi tacizci, tecavüzcü, hırsız, arsız, dolandırıcı yaftasıyla linç mi edeceksiniz? ortada bir suç olsa bile suç ve ceza arasındaki dengeyi kurmaya yanaşmayan adalet anlayışı faşist bir adalet anlayışıdır. kendisine devrimci diyen insanlar eliyle gerçekleşse bile faşist bir anlayıştır bu.

yedinci soru: ortada haklı bir cezalandırma ve buna karşı geliştirilmek istenen bir provokasyon varsa okmeydanı halkı neden o pankartın arkasında yürümedi? istanbulun her yerinden gelen 40 - 50 kişiliyle kotarılan bir eylem bu eylemin okmeydanı halkınca benimsenmediğini de gösterir.

kin kusup küfürler yağdırmadann önce üç kez yutkunun. orada bir söylentiye dayanılarak katledilen insan siz de olabilirdiniz. çocuğunuz, kardeşiniz, arkadaşınız da olabilirdi.

bu cinayete karşı çıkıp aklı başında sorular soracak gerçek devrimciler aranıyor. yoksa tuzun da kokmuş olmasından endişe etmenin tam zamanıdır.

yorum ekle

 


130 kişi
gönderen: Devrim Şoreş Monday, Nov. 17, 2008 at 9:23 AM

Yukardaki yazıya tamamen katılıyorum. Ayrıca haberde 130 kişinin eyleme katıldığı yazılmış. Bu da kendine devrimci diyen insanların bile ne kadar kolay yalan söylemeye başladığını gösterir. Eylemin fotoğraflarını yüklemişsiniz. Eylemcilerin başı sonu fotoğrafta görünüyor ve fotoğraflardan tek tek saymak mümkün. Taş çatlasın 40 kişi var orada. Eğer çıkıp aksini söyleyen olursa o fotoğraftan photoshopla tek tek işaretleyip sayacağım...
Bu kadarına da ayıp denir başka şey denemez arkadaşlar.

yorum ekle

 


Utanın
gönderen: antifa Monday, Nov. 17, 2008 at 2:12 PM

Dün "bayrak yaktılar" yalanı ile Trabzon'da linç edilmek istenenler bugün bir şüpheye dayanılarak genç bir insanın linç edilerek öldürülmesini onaylar oldular. Herkes kendine göre linci meşrulaştırıyor, Trabzon'daki ırkçı-faşist linç güruhundan farkınız ne sizin? Utanın ve bir tarihi daha fazla kirletmeyin...

yorum ekle

 


Ben saydım
gönderen: Maveraünnehir Monday, Nov. 17, 2008 at 3:38 PM

Ben saydım en kalabalık görünen fotoğraf ikinci fotoğraf.... Onda da 28 kişi var. Hadi fotoğraf karesine girmeyen 10 kişi daha olsun. Gencecik bir insanı sorgusuz sualsiz linç eden insanların sayısından bile az kişi katılmış eyleme... Bir de Okmeydanı Halkı diye pankart açmışsınız.

Remzi isimli arkadaşın sorduğu sorular çok haklı. En önemlisi de madem haklısınız her zaman mahallesine sahip çıkan Okmeydanı halkı neden bu eylemi desteklemedi? Neden 30 kişiyi bile zar zor bulan bu eyleme 130 kişinin katıldığı yalanını söylüyorsunuz? Gerçek provokasyon bir örgütten 50 kişinin bir insanı döverek öldürmesi ve örgüt olarak bunu üstlenecek cesarete sahip olmadığı için cinayeti Okmeydanı halkının üstüne yıkması değil mi?
Bunun hesabını Okmeydanı halkına nasıl vereceksiniz merak ediyorum.

yorum ekle

 


çok beklersin arkadaş
gönderen: linççiler dışarı Monday, Nov. 17, 2008 at 4:25 PM

bugüne kadar neyin hesabını verdiler ki dillerinden düşürmedikleri "halk"a?

yorum ekle

 


...?
gönderen: casper Monday, Nov. 17, 2008 at 6:07 PM

bu işlerin iyice suyu çıktı remzi isimli arkadaş çok güzel özetlemiş.yani tecavüzcü denilen kişi nerde kime tecavüz etmiş etmişse cezası nedir cezası diyeli ölümse öldürme şekli bumudur.bunlar mucadeleye zarar veren şeylerdir .ülkemizde binlerce tecavüz vakası vardır diyelim devrim yaptınız sosyalist adalet böylemi tecceli edecek hepğsinin bütün kemikleri kırılarakmı öldürülecek yoksa recm cezasımı olacak ya aslında neyi tartışıyoruz kli zaten olumlu bir şey olsa halk gibi soyut bir üstlenme yapılmaz birileri fena halde tükeniyor ve üzülüyoruz kalanlara değil gidenlere...

yorum ekle

 


yorum yapanlar
gönderen: C@rlos Monday, Nov. 17, 2008 at 6:24 PM

haberin altında yorum yapan şahıslar polistir yada faşist itlerdir...provakosyona alet olmayacagız pankartıyla yürüyen insaları provakasyona getirmeye calısanlardır... (şimdi sende yorum yaptın sende polissin yada faşistsin diyenler olcaktır..hadi ordan diyorum)...

yorum ekle

 


sizin hayatınız "provokasyon"
gönderen: linççiler dışarı Monday, Nov. 17, 2008 at 6:30 PM

faşist de polis de sana benzer... böyle kendinizi her eleştirene iftira ve küfür ederek kendinizi getirdiğiniz yer ortada.

ona buna polis diyeceğine kullandığın kelimeleri doğru okuyup yazmayı öğren, prova değil "provokasyon"...

 

Farkınız ne?
gönderen: antifa Monday, Nov. 17, 2008 at 11:55 PM


İçinde bulundukları durumu teşhir eden herkese "polis, faşist" diyerek işin içinden çıkmaya çalışıyorlar. Devrimcilik adı altında yaşanan rezaleti teşhir etmek mi polisliktir yoksa birinden şüphelenince cezasını linç ile vermek mi? Yargısız infaz yapan polislerden, yoldaşınız Engin Çeber'i hapishanede linç eden gardiyanlardan ne farkınız kaldı? Hiç mi özeleştiri mekanizmasını işletmezsiniz? Bir halt ettiniz, linci meşrulaştırmaya çalıştınız, bari özeleştirisini yapın insanları polis olarak suçlayacağınıza.

 
urchinTracker();