Kullanıcı Girişi
Özel Menünüz
Köxüz'den Yazılar'a Katıl
height=26 width=120 alt="Google Groups">
|
| Koxuzden-Yazilar'a katıl |
| Bu Grubu Ziyaret et |
Syndicate (site map)
Son Kitaplar
Son Bloglar
Yazılara Son Yorumlar
Son İktibaslar - Basından Seçmeler
Son Haber Derlemeleri
- 2009-01-03Tarihli Gazetelerin Yazarlarının İsrail'in Gazze'ye Saldırı ile ilgili Yorumları (Haberci)
- Abdullah Öcalan'ın İşkence Görmesine Karşı Protestolarla İlgili Haberler Derlemesi (2008-10-21) (Haberci)
- Güngören Saldırısı ve Failleriyle İlgili Haberler Derlemesi (Haberci)
- 02.08.2008 - 40. Yılında 1968 Hareketi İle İlgili Yazılar (Haberci)
- 02.08.2008 - Yüzüncü Yılında 1908 Devrimi İle İlgili Yazılar (Haberci)
Forumlara Son Yazılar
Son Çağrı, Duyuru ve Bildiriler
- TRT-ŞEŞ: TUZAKLAR ve OLANAKLAR (Salih Kadim)
- Yerel seçimlerde Sol’da İmece - Haluk Ağabeyoğlu ()
- Diyarbakır'da 23 yıl ile yargılanan çocuklarla ilgili davaya giden DurDe aktivistinin yazdığı rapor ()
- Demir Küçükaydın'la Ulus ve Ulusçuluk Üzerine Söyleşi - Başka Kültür Evi İstanbul ()
- Kucukaydinla Solu,ulusculugu ve imza kampanyasini tartisiyoruz - Yüzleşme Derneği (Köxüz)
Son Belgeler
Maille En Çok Yollananlar
En Çok Okunan Yazılar
Bugün:
Tüm zamanlar:
- Günlük Gazeteler
- ‘Ermeni kardeşlerimden özür diliyorum’ Kampanyası İle ilgili DurDe Girişimi'nin Duyurusu
- 26.07.2008 Tarihli Gazetelerde "Ergenekon" İle İlgili Haber ve Yorumlar
- Başörtülü Kadınlar Bildirisi
- Demokratik Cumhuriyet Nedir? Sosyalistler Tarafından Niçin Savunulmalıdır? - ("Ankara'dan Komünistler"e Cevap)
Son görüntülenme:
- Diyarbakır'da 23 yıl ile yargılanan çocuklarla ilgili davaya giden DurDe aktivistinin yazdığı rapor
- Neşe Düzel'in Şamil Tayyar ile Söyleşisi: 'Ergenekon'un 'en tepedeki adamı' kim?'
- TRT-ŞEŞ: TUZAKLAR ve OLANAKLAR
- Kürdistan'da 40 Gazze var
- Neşe Düzei'in Şamil Tayyar ile Söyleşisi 3.Bölüm'Çetenin Kabus Günü'
Öcalan'ın dedikleri ve Beşikçi Eleştirisi

Abdullah Öcalan son görüşme notlarında Beşikçi, Pozitivizm, Ziya Gökalp, farklı Milliyetçilikler konusunda bir çok değerlendirmede bulunuyor. Bunlar başka bir kavram sistemine dayanmakla birlikte bizim yıllardır yazdıklarımızla örtüşmektedir ve aynı anlama gelmektedir.
"İsmail Beşikçi, benim devlete karşı görüşlerimi bilmiyor mu? Neden böyle konuşuyor? İsmail Beşikçi Kürtlerin Ziya Gökalp'idir. Ziya Gökalp Türkler için neyse İsmail Beşikçi de Kürtler için öyledir. Beşikçi Durkheim sosyolojisinden, Marksizmin en katı halinden ve Ziya Gökalp'ten etkilenmiştir. Kendisi katı bir pozitivisttir. Bunlar hiç değişmiyorlar. Şimdi Güney'de Kürt devleti kurulmakla Kürtler özgürleşecek mi? Hayır. Amerika her şeye hâkim. Bunlara göre Kürt mücadelesi eşittir Kürt milliyetçiliği, Kürt milliyetçiliği eşittir Kürt devleti. Her şeyi böyle görüyorlar. O çok güvendiği adamları Güçlü, Kotan onlar nerede? Buraya gelen avukat Ahmet Zeki Okçuoğlu nerede? Suriye'de İran'da Irak'ta Türkiye'de ayakta olan, direnen bizleriz. Bunların bir eylemi, bir tepkisi var mı? Bir miting bile yapabiliyorlar mı? Hayır. Ben Cumhuriyet'e karşı olmadığımı söyledim. Ne var bunda, yanlış mı? Yanlış bunun neresinde? Cumhur halk demek, Cumhuriyet de cumhurdan geliyor. Eğer insanlar özgürce bir arada yaşayabileceklerse bu durumda ben bölünmeye karşıyım. İsmail Beşikçi'ye söylüyorum, her bölünme devrim değildir. Onlara göre bir devlet kurulsa her şey biter, sorun çözülür! Ermenileri Anadolu'dan çıkartarak Ermenistan'a sıkıştırdılar. Size devlet kurduk dediler, sorun çözüldü mü? Hayır. Bunlar gerçek Ermeniler değil. Gerçek Ermeni halkından kopuk bir devlet. Şimdi de Kürtleri Güney'e sıkıştırıp sorunu çözdük diyecekler! Ama bunlar gerçek Kürtlerden uzak bir devlet. Hepsi sahte devletçikler. Güney'de kurulan devlet, gerçekten Kürt devleti mi olacak! Kürt halkını Amerika mı temsil edecek? Talabani Barzani mi temsil edecek? Hayır. Hiçbirisi Kürt halkını temsil edemez. Ben de temsil etmem. Kürt halkı kendi kendisini temsil eder. Kürt halkının tercihi ne Apo, ne Talabani ne Barzani ne o ne bu? Kürt halkının tercihi kendi özgür iradesidir" (http://www.koxuz.org/anasayfa/node/2263)
Bunlar, yıllar önce Beşikçi hakkında yazdıklarımızın ve öngörülerimizin de bir anlamda doğrulanmasıdır. Beşikçinin gerici bir milliyetçilyik anlayışına sahip olduğunu ve Alevi sorununa da aynı mantıkla yaklaştığını, bunun temelinde de Pozitivizmin bulunduğunu yazıyorduk.
O zamanlar bu eleştirilerimizi doğru bulanlar bile zamansız olduğunu söylüyorlardı. Olaylar aslında zamansız olmak bir yana geç bile kalmış olduğunu gösterdi. Bu eleştirileri yayınladığımız kitap ("Tersinden Kemalizm – Beşikçi Eleştirisi – Alevilik, Din, Ulus Politika ve Bilim Üzerine ") şu an piyasada yok.
Bu arada Alevi hareketi de ayrıca canlanma ve radikalleşme eğilimine girmiş bulunuyor. Bu nedenle kitabı indirmek üzere tekrar sunuyoruz. Şu an her zamankinden daha aktüel görünüyor.
21 Kasım 2008 Cuma
| Ek | Boyut |
|---|---|
| 2005-11-21 - Tersinden Kemalizm.rtf | 2.38 MB |
| almanya baskisi.pdf | 1.97 MB |
- Yazıcı-dostu sürüm
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Email this page

height=26 width=120 alt="Google Groups">



İsmail Beşikçi, neden mi böyle...
İsmail Beşikçi, benim devlete karşı görüşlerimi bilmiyor mu? Neden böyle konuşuyor(A.ÖCALAN)
Bence asıl olarak bu soruyu sormamız gerekir.
evet.. neden böyle konuşuyor..
"o zamanlar bu eleştirilerimizi doğru bulanlar bile zamansız olduğunu söylüyorlardı. Olaylar aslında zamansız olmak bir yana geç bile kalmış olduğunu gösterdi. Bu eleştirileri yayınladığımız kitap ("Tersinden Kemalizm – Beşikçi Eleştirisi – Alevilik, Din, Ulus Politika ve Bilim Üzerine ") şu an piyasada yok."(D.Küçükaydın)
elbette yukarıdaki serzenişte haklılık payı mutlaka var, ama bence, asıl önemli olan; neden böyle konuştuğu ve hangi zeminde durduğu ve hangi konsepte yaradığının ele alınmasıdır.
zamanında bu noktalardaki olgular yeterince açığa çıkartılamadığı için böylesi.. neden.. sorularını da bugün sormak zorunda kalıyoruz.
birileri(örneğin soran kişi)bazı koşullardan dolayı bunu açıkça yapamazdı ama bazı aydın-devrimciler bu işi o zaman sorgulamalıydılar.
son gelişmeler gösteriyor ki...
kimileri bir misyon çerçevesinde belirli zeminlerde mevzilenirken, kimileri de süreci yanlış tahlil ettiklerinden aynı zeminlere payanda olmaktadırlar.
ben; bu ayrımı net yapma olanağım olmadığından, genel sözlerle yetiniyorum.
ama süreci bilen ve yakınen yaşayanlar bu görevi acilen yerine getirmelidir.
selamlar suat