Skip to the navigation
.
Skip to the content
.
Köxüz Sitesi bundan sonra http://www.koxuz.net/anasayfa/ adresinde devam edecektir.
Anasayfa
Son Gelenler
Köşe Yazıları
Bloglar
Forumlar
Yorumlar
Kitaplar
Galeriler
Kontak
Linkler
Ana Sayfa
»
Anasayfa
Çözüm bütçeyi sivilleştirmekte
Görüntüle
Düzenle
links
Başlık:
*
Kategoriler
Köşe Yazarları:
*
- Lütfen seçiniz -
A. Hicri İzgören
Abdullah Öcalan
Abdullah Korkmazhan
Ali Dehri
Avni
Ayhan Bilgen
Ayşe Günaysu
Çözüm Defteri
Öteki Tarih
Özgür Amed- Kurdocul İşler
Özgür Ünveren
Birol Dinçel
Cihan Erdoğan'ın Yazıları
Delil Karakoçan
Demir Küçükaydın
Deniz Tilyos
Erkan
Erol Özkoray
Esen Uslu
Esra Çiftçi
Faysal Özçift
Ferhan Umruk
Ferhat Arslan'ın Fotograf Çalışmaları
Ferhat Tunç
Fırat Aydınkaya
Garbis Altınoğlu
Gün Zileli
Günay Aslan
Hakan Akçura
Hakan Öztürk
Halil Savda'nın Yazıları
Haluk Gerger
Handan Çağlayan
Hasan Oğuz
Haşim Kutlu - Kızılbaş Meydanı
Hüseyin Aykol
Hüseyin Çelik
Hrant Dink
Kardeş Türküler
Köxüz
Kiraz Biçici
Koray Düzgören
Loqman Ehmed'in Çalışmaları
M. Şehmus Güzel
Medya Diyalog
Murat Çakır'ın Yazıları
Murat Kanatlı
Muzaffer Oruçoğlu
Mıgırdiç Margosyan
Ozan Değer
Ragıp Duran-Apoletli Medya
Ragıp Zarakolu
Ramazan Kaya
Sait Çetinoğlu
Salih Kadim
Sevan Nişanyan'ın Yazıları
Sezai Sarıoğlu
Tayfun Şen
Tayfun İşçi
Teslim Töre
Ulus Irkad
Uğur Kemal
Veysi Sarısözen
Yalçın Yusufoğlu
Yüksel Genç
Yıldırım Onat
Zeliha Akpınar
Şaban İba
Şeyhmus Diken
Köşe Yazarları burada kendi isimlerini seçmeli
Bölümler-Konular:
*
Gündem
-"Barış Süreci"
-"Kürt Sorunu"
-Anayasa Tartışmaları
-Avrupa Birliği
-Çatı Partisi Tartışmaları
-Büyük Ortadoğu Projesi
-İnsan Hakları
Politika
-Türkiye Politikası
-Ortadoğu Politikası
-Dünya Politikası
Ekonomi
-Dünya Ekonomisi
-Türkiye Ekonomisi
Sınıflar ve Partiler
Sosyal Hareketler
-Ulusal Hareketler
-Barış Hareketi
-İşçi Hareketi
-Çevre Hareketi
-Kadın Hareketi
-Gençlik Hareketi
Kültür ve Sanat
-Plasitk Sanatlar
-Sinema - Tiyatro
-Edebiyat
-Müzik
Dosyalar
-Hrant Dink Cinayeti
-Şemdinli
Linkler
Bilim ve Teknik
-Doğa Bilimleri
-Toplum Bilimleri
Yaşam - Günlük Hayat
-Medya
-Spor
Felsefe
Köxüz'den Yazılar
-Köxüz'ün Temel Metinleri
-Köxüz'den Mektup
-Köxüz Redaksiyonundan
-Köxüz'den Yorumlar
-Köxüz'ün Künyesi
Okurladan Yankılar
Lütfen yazınızın yer alacağı bölümü seçiniz.
Ana Metin:
1990’lı yıllarda her yanı bir ‘küresel fetiş’ kaplayıverdi. Kapitalizmin merkezlerinde icat olunan ‘küreselleşme’ sözcüğü bütün dünyayı sardı. Ortalık ‘global, globalizm, globalizasyon’dan geçilmiyordu. Küreselleşme sözcüğüne bizde gösterilen heyecan ve iman ise uluslararası kapitalizmin merkezlerinde olduğundan kat kat fazlaydı. Türkiye’de kapitalizmin eski ve yeni tapınıcılarının dilinden düşmeyen küresel sıfatı her derde deva sayısız kavramın başına getirildi durdu. Sözcüklerin fetiş karakteri ne demekti görüyorduk: Bir kelime veya terim bu denli fetişleştiriliyorsa ona mutlaka pozitif anlam yükleniyordur ve o anlam mutlaka sübjektiftir. Küreselleşme de öyleydi. Emperyalist odaklar tarafından icat edilen kelime (onların ‘post-sosyalizm çağı’ dedikleri) sosyalizm sonrası evre için kullanılıyordu ve kendileri için kullanılıyordu, emperyalizm sözcüğünün yerine ikame ediliyordu. Emperyalizm gitmiş, yerine küreselleşme gelmişti. GLOBOLAR VE KARŞITLARI Buna karşılık dünyada küreselleşme karşıtları da vardı. Küreselleşme merkezleri onlara ‘anti-globo’ diye ad da takmıştı. Oysa ‘globo olmaktansa anti-globalist olmak elbette insanın erdemiydi, adalet bilincinin gereğiydi. Dünyanın çeşitli ülkelerinde ve şehirlerinde uluslararası ya da ulusal, hatta kentsel düzeylerde sosyal forumlar düzenleniyordu, çoğu örgüt temsilcisi olan milyonlarca insan küreselleşmenin efendilerine karşı çalışanlar adına barış ve adalet için toplanıyorlardı. Fakat kapitalizmin imajcıları (image makers) işlerini o kadar iyi biliyorlardı ki, dünya sosyalist sistemi sona erince sanki emperyalizm de sona ermişti. Yukarıda da söylediğimiz gibi, kendileri dâhil kimsenin hoşlanmadığı “emperyalizm” kelimesini rafa kaldırıp, yerine cici küreselleşmeyi koymayı başarmışlardı. Sosyalizmle birlikte emperyalizm de bitmişti! Oysa durum tam tersiydi, sosyalizmin yıkılmasıyla emperyalizm niçin sona ersindi? Tam tersine: Emperyalizm büsbütün emperyalistleşmişti, iyice azıtmıştı, azgınlaşmıştı. Dünyadaki gerginliğin kapitalist kamp ile sosyalist kamp arasındaki Soğuk Savaştan ileri geldiği savının sığlığı da bu arada ortaya çıktı. Kapitalizmi tanımamış olanlar sosyalizm yıkılınca dünyaya barış ve güvenliğin geldiğini sandılar. Ama sevinmelerinin nafile olduğunu gördüler. Sosyalizm devreden çıktığı halde gerginlik azalmamıştı, demek ki kabahat sosyalizmde değildi, savaşların nedeni kapitalist sistemin kendisiydi. Sosyalizm gidince, Soğuk Savaş bitince dünyaya barış gelmemişti, bizdeki ve başka yerlerdeki küreselleşme buldumcuklarının savlamalarının aksine, dünya eskisinden daha kötü bir dünya olmuştu. Küreselleşmenin efendileri Yerküre’nin efendileri olduklarını ilan etmeye kalktıkları için öyle olmuştu. Küreselleşme kelimesi üzerine inşa ettikleri fetişizme ek olarak getirilen bir diskur da ‘tek kutuplu dünya’ yakıştırmasıydı. Küreselleşme karşıtları bu nitelendirmeyi de maksatlı buluyorlardı, böyle bir adlandırmanın emperyalist bir propaganda olduğunu söylüyorlardı. Dünyanın tek kutuplu hale gelmediği çok geçmeden anlaşıldı, ‘tek kutuplu dünya’ lafları muallâkta kaldı. Küreselcilerin üçüncü kült terimi Yeni Dünya Düzeni’ydi. François Mitterand’ın kapitalizm ile sosyalizmin barışı ve Üçüncü Dünya Ülkelerine birlikte destek vermeleri için ortaya atmış olduğu temenni nitelikli bu iyimser terim ABD’nin patronajındaki bir dünya düzenine dönüştü ve küreselleşmenin sonuna eklendi. Küreselleşme karşıtları küresel sıfatının bütün olumlu kullanışlarını reddediyorlar ve küresel nitelendirmesini hak eden biricik olgunun Yerküre kelimesinin doğa bilimlerindeki yeri nedeniyle Küresel Isınma olduğunu söylüyorlardı. TARİHİN SONU Sosyalizm yıkılınca California’dan Francis Fukuyama diye biri çıkıp kapitalizmi tarihin sonu ilan etmişti. Bu şahıs bağımsız bir bilim insanı değildi, devletinin Dışişleri Bakanlığında görevler almış, üniversite dışında maaşa bağlanmış, devlete kapılanmış birisiydi. Tabii ki böyle bir ilanata girişecekti. Çünkü kapitalizmi insanlığın ebedi sistemi ilan etmek demek, bugünün ortamında Amerika Birleşik DEVLETLERİ’nin ebedi üstünlüğünü ilan etmek demekti. Bir ABD’li (veya dünyanın her hangi bir yerindeki ABD muhibbi) insanlığın ilânihaye kapitalizm altında yaşayacağını ileri sürüyorsa, Yerküre’nin sonsuza kadar ABD’nin hegemonyası altında yaşayacağını savlıyor demektir. Şimdi görülüyor ki, eğer kapitalizm tarihin sonu olacak idiyse, bu aynı zamanda dünyanın da sonu da olacak demekti. Hem devresel krizleriyle öyleydi, hem asla bitmeyecek savaşlarıyla ve hem de tüketim çılgınlığının yarattığı iklim değişiklikleriyle. Dünyadaki karbon emisyonlarında ABD ekonomisinin ve toplumunun olağanüstü payını düşünürsek saptamamızın abartma olmadığı ortaya çıkar. Bunlara kapitalist Avrupa’yı, Çin’i, Rusya’yı da ekleyebilirsiniz. 7 bin yıllık dünya tarihini en kabataslak bilenlerin dahi gülüp geçecekleri kapitalizmin ebediliği palavrasına koca koca bilimcilerin, yorumcuların –veya ABD deyimiyle guruların-- sarılmaları nesnellik olamazdı, kendi öznel niyetleri ya da temennileri öyle olduğu için Fukuyama’ya hak verdiler. Bizdekiler de dahil olmak üzere bütün dünyanın liberalleri, neo-liberalleri, ultra liberalleri, mega, süper, hiper liberalleri birleştiler, Fukuyama’nın iptidai lafının peşinden gittiler. 90’lı yıllarda bizdeki TV açık oturumlarını ve forumlarını hatırlayınız, bir takım eski solcular dâhil, küreselciler küreselleşmeyi eleştirenlere esip gürlüyorlardı, kapitalizmin zaferinden memnun ve mesrur bayramlarımı kutluyorlardı. Hatta “küreselleşme yerçekimi gibi bir şeydir önüne geçemezsiniz” diyorlardı. Bizse “geçeriz, siz cahilsiniz uçan her araç yer çekimine karşı çıkmış insanın eseridir” diyorduk. Onlara göre, serbest pazar ve hür teşebbüs nihai zaferini ilan etmişti, bundan böyle dünya finans kapitalin mutlak egemenliğinde devinen bir dünya olacaktı. Marx’ın banka ve sanayi sermayesinin kaynaşması olarak betimlediği finans kapital içinde finansı rolü gerçek mal ve hizmetler değerinin çok üstüne çıktı ve sanal ortamda kapalı bilgi sayar devreleriyle ve İnternetle yapılan transferler, borsa oyunları sanal bir şişme yarattı. Çünkü küreselleşmenin ana merkezi ve DTÖ, IMF. Dünya Bankası gibi kuruluşların tek hakimi ABD’de finans sektörü –tekrar edelim—gerçek mal ve hizmetler üretiminin üzerinde devinen bir avara kasnak haline geldi. Bugün Fukuyama bile ‘Wall Street’in çöküşünü’ Reagan’la girilen evrede finans sektörün üzerindeki her türlü kontrolün kalkmasına, Wall Street’in başıboş bırakılmasına bağlıyor. [Peki, ama Fukuyama bu saptamasını neden 15 Eylül 2008’den önce yapmamış? Araba kırılınca yol gösteren çok olurmuş. Ya da liberalizmin düsturu olan, ’bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’in gereği denetimleri kaldırmak değil miydi?] BİLGİ TOPLUMU Teknoloji tapıncı küreselleşme fetişizmine koşut gelişti. İnsanlığın sanayi toplumundan çıkıp, bilgi toplumuna girdiği söylendi.’‘Endüstri toplumu aşılmıştır’ demek, ister istemez emeğin ve emekçinin mal ve hizmetler üretimindeki yerini küçümsemek, prodüktiviteyi salt zihinsel emeğe indirgemek, yani somutta milyarlarca insanın varoluşunu, yaşamını hafife almak demekti. Yeryüzünde bir kaç milyon insanın çekirdeğini oluşturduğu bir kaç on milyon insan 6,5 milyar insanı –beni bağışlayın—güdecekti. Bilgi toplumu söylemcilerinin gayrı insani yanı buydu. [Köşedeki markette yazar kasadan geçen (satılan) her ürün otomatik olarak ana ve yerel depoya iletiliyor, eksilen mallar talep yapılmadan o birime getiriliyordu. Yaşasın bilgi toplumu yaşasın bilgisayar programcısı. İyi ama o ürünü a) tarlada veya fabrikada üreten, b) depoya taşıyan, c) tasnif edip kaydını tutan, d) taşıtla perakende satış birimine getiren, d) rafa yerleştiren fiili insan emeği olmadan o teknoloji hiçbir işe yaramazdı. Beyefendi, siparişini İnternetten mi verecek? O listeyi alan, istenen ürünleri birer birer raftan toplayan, kasadan geçiren, taşıtla eve getiren bir-iki emekçi olmadan bilgi toplumcumuz siparişine nasıl ulaşacaktı? Teknolojini önemini abartmak insanı unutmaktır, teknolojiye tapınanlar makineye tapınıyorlar, ama insanı (o küçük insanı) küçümsüyorlar. İlginç olan şu ki, bilgi çağı diskurcularının çoğu teknolojinin bilimcileri, uzmanları değillerdi. Formasyonları sosyal ve iktisadi bilimler üzerineydi. Zaten öyledir, teknoloji tapıncı çoğunlukla teknolojiden anlamayan, teknoloji hakkındaki bilgileri sığ dergi kültüründen ya da popüler --basitleştirilmiş, haplaştırılmış-- kitaplardan öteye gitmeyen kimselere özgüdür. Bilgi çağı, bilgi toplumu lafları aynı zamanda emperyalizmin artık sona erdiği yakıştırmasına zemin olarak gösteriliyordu. Emperyalizm, sanayi toplumuna özgüymüş, mademki sanayi toplumundan çıkılmış, şu halde emperyalizm de sona ermiş! Hobson ve Lenin emperyalizmin belirleyici karakterini ‘sermaye ihracı’ olarak göstermişti, sanayi toplumundan çıkılınca artık küresel dünyada sermaye ihracı da kalkmıştı. Çünkü dünyanın kendisi bir büyük köy olmuştu. Değil mi ki, dünya artık tek bir ülkeydi, sermayenin şuraya buraya gitmesi sermaye ihracı sayılmazdı. Böyle diyenler finans spekülatörlerinin o küresel denilen dünyada neler yaptıklarını görmezden geliyorlardı. Bilgi toplumu lafı ya da sanayi evresinin geride kaldığı savı kendi hayalhanelerinin mahsulüydü. Şimdi söylesinler bakalım, devlet Detroit’te zor durumdaki üç otomotiv Tarzanı General Motors, Ford ve Chrysler’i kurtarmalı mı, kurtarmamalı mı? Mademki sanayi toplumu artık demodedir onları kurtarmamak gerekir, kendi sorunlarını piyasa ekonomisi içinde çözsünler. [Bu söz Walker Bush’un ekonomik sorunlardan şikâyet eden ve ABD’den yardım isteyen, kolaylık bekleyen her devlet yöneticisine söylediği klişe cümleydi.] Panikleyen ABD halkı güvensizlik duygusuyla elini cebine atmaya korkar olunca –silah sanayii ve yan ürünleri hariç-- her türlü endüstri dalı tehlikeye girmiştir. Şimdi serbest piyasa sorunu çözsün bakalım, tüketiciye güven versin, alışverişler geri gelsin, piyasa canlansın bakalım. Ya da ev alacağım diye kredi çekmiş, konut fiyatları düşünce de paralarını kaptırmış olan vatandaşın zararını serbest piyasa ödemeyeceğine gören insanlar dimyata giderken pirinçten olunca ne yapsınlar. Devlet firmaları kurtarırken vergi mükellefi ulusal bütçe benim paramdır, ya gene çarçur olursa kaygısı taşımaktadır. Detroit’in üç devinin işçilerini üzülerek ekranda gördük, kilisede toplanmış dua ediyorlar. Görünüm ancak üzüntü vericiydi, çünkü insanlarını inançlarıyla alay edilmez, çalışanlar seçtikleri Barack Obama’dan çok Tanrıya yaslanıyorlarsa işleri Allaha kalmış demektir. Kapitalizmin devi değil, bücürü olan Türkiye’de de durum vahimdir. Daha yeterince farkında olmasak bile öyledir. Bilgi toplumu söylemcilerine sormak gerekir, sanayi ürünlerinin ihracatı aniden düşünce, elektronik eşya ihracatçısı Vestel’in Avrupa pazarı tıkanınca 2200 işçisinden 1000’i çıkarıldı. Yani teknolojinin zaferi insanım üstünde değil. Bilgi toplumcuları, işlerini kaybeden on binleri ne kadar umursuyorlar, bilmiyorum. Bunu şimdi bilgi toplumunun zaferi mi sayacağız?[Türkiye'nin ultra liberal küreselleşmeci başbakanı da tamim yayınlayarak yerli malı kullanılmasını istedi. Hem de Aralık ayının başında. Yani çocukluğumuzdaki Yerli Mallar ve Tutum Haftası zamanında. O zamanlar bize “Yerli malı yurdun malı, her Türk onu kullanmalı” demesini öğretmişlerdi, şimdi küreselci Erdoğan da öyle diyor. Hani ne derler: Allah söyletiyor.] SOSYAL İŞBÖLÜMÜNÜN ULUSLARARASILAŞMASI Küreselleşme uluslararasılaşmanın yeni bir evresi, nitel bir aşaması değildi. Kapitalizm çağında 18. ve 19. yy.larda sosyal iş bölümünün uluslararasılaşması iyice belirginleşmişti, bir başka tanımlamayla, emeğin sosyal karakteri tek tek ülkelerin sınırlarını aşıp uluslararası nitelik kazanmıştı. Nitel dönüşüm aranıyorsa, artık Avustralya çiftliklerinde koyunlar yetiştirilmeden, Transavaal’da madenleri çıkartılıp işlenmeden, Hindistanın sıcak ve sulak ikliminde pamuk üretilmeden Manchester fabrikalarında kumaş dokunamıyordu. Benzer şekilde Glascow’da, Liverpool’da gemi yapılamıyor ya da silah fabrikalarında top tüfek imal edilemiyordu. Biraz daha geriye gidelim: Sömürge İmparatorluğu Britanya’lı tacirler basit sanayi mamüllerini götürüp Afrika’ya satıyorlardı, köle tüccarları oradan insan topluyorlar, Amerika kıtasına sevkediyorlardı, karşılığında (Güney Amerika’dan) şeker kamışı, kauçuk, kahve alıp Britinya’ya getiriyorlardı. Britanya ihracat şirketleri de o ürünleri Avrupa’ya pazarlıyordu. Üç yüz yıl kadar süren bu ticaret üçgeni basbayağı küreseldi, ama o sırada kapitalistler henüz globalizm kelimesini icat etmemişlerdi. [1719’da yayınlanan Robinson Cruseo romanı ıssız adaya düşmüş bir Avrupa’lının öyküsü diye bilinir, ama romanın birinci bölümü burada değindiğimiz ticaret üçgenine dairdir, çünkü Robinson bir tüccardır. Çünkü romanın yazarı Defoe defalarca o ticarete kalkışmış müflis bir tüccar ve devlete çalışmış bir ajandır. Roman o denli küreseldir ki, sömürgeci üstünlüğün İspanya ve Portekiz’den Britanya ve Felemenk’e geçişini ya da Robinson’un yerli Cuma’yı Hıristiyan yapışını (sömürgeci misyonerliğini) bile bulabilirsiniz.] Emeğin sosyal karakterinin uluslararasılaşması sömürgeciliği, ezen/ezilen ulus karşıtlığını getirdiği gibi, emekçilerin uluslararası dayanışmasına ve birliğine giden yolun kaldırım taşlarını da döşüyordu. Devam edelim: Küreselleşme savunucuları kapitalizmin zaferini selamlarken daha da ileri gittiler, küreselleşme dedikleri şeyin dünyaya sosyal adalet getireceğini hatta getirdiğini bile ileri sürdüler. Oysa sosyal adalet bir yana, dünya akut bir Kuzey/Güney problemiyle yüz yüzeydi. Kuzey (ABD ve Avrupa) Dünya Ticaret Örgütü ve IMF vasıtasıyla Güney’e gümrük duvarlarını kaldırtıyor, tarım sübvansiyonlarını durduruyordu, ama kendi tarımına sübvansiyon veriyordu. (2005 Temmuzundaki DTÖ zirvesi bu alanda kabul edilemez kararlarla doludur.) ) Kısacası, pazar ekonomisi şampiyonları tarımda himayeci ve düzenlemeci ekonomi izliyorlardı. Güney’den gelen tarım ürünlerine ise kota koyuyorlardı. Tapınılan küreselleşmenin adaleti buydu. Böylece, “Gelişmekte olan ülkeler” veya “Üçüncü Dünya” kavramı lafızda kalmaya başlamış, yoksul/zengin uçurumu büyür olmuştu. KILAVUZU ABD OLANLAR Küreselleşmenin ne olduğu 1997 Asya krizinde görüldüğü halde bizim küreselciler tapınmaya devam ettiler. Bazı Asya ülkeleri neo-liberalizm furyasına ayak uydurduklarında bir süre için ülkelerine sıcak para aktı, ekonomideki yapay ve spekülatif şişme, 55 milyar doları kontrol eden uluslararası tefeci Soros’un bir mektubuyla çöküverdi, Soros iğneyi Asya Kaplanları balonuna batırıvermişti. Kendilerini sahici kaplan sananlar bir anda tekir kediden başka bir şey olmadıklarını görmüşlerdi. Arkasından benzer bir darbeyi Rusya yedi. Komünizmden yetişip gözü kapitalizmden kamaşan Yeltsin’in ABD muhipliğinden ve liberalizminden uzaklaşmak için 1998 krizinin mi yaşanması gerekliydi. Eğer şimdi Rusya ekonomisi belini doğrultuysa başarı Rusya’nın ABD liberalizmine sırtını dönmesiyle mümkün olmuştur. Bu süreçte birer ikişer Güney Amerika toplumlarının tercihlerine küreselciler dudak büktüler. Francis Fukuyama "Amerikan markası çöktü, onu yeniden ayağa kaldırmak, iade-i itibar etmek lazım” dediği son makalesinde ‘Bize ‘kovboy kapitalizmi’ diyen Avrupalı sosyalistleri veya Latin Amerika’nın popülistlerini dikkate almazdık’ diye yakınıyor. Popülist olmamaları için senin hizmet ettiğin burjuvazinin ve onun devletinin peşinden mi gitmeliydiler, halklarını korumamalı mıydılar? Şimdi görülüyor ki --ve bizzat yazarın kendisi de kabul ediyor ki-- ABD’nin dayattığı liberalizmi kabul etmeyenler krizlerden, dalgalamalardan daha az etkilenmişler. Fukuyama itiraflarını burada da bırakmıyor: “ABD’de son on yıl içinde eşitsizlik arttı, iyi eğitimli Amerikan aileleri büyümenin getirdiği paydan daha fazla faydalanırken, çalışan sınıftan Amerikalıların gelir artışları durgunlaştı” diye yazıyor (27 Ekim 2008, Çev. Ragıp Soylu, istanbulburda.com.) [Fukuyama o kadar gerici ki, sınıfının bilinci o kadar özümsemiş ki, ‘varlıklı aileler’ diyemiyor, ‘tahsilli aileler’ diyor.] Yani küreselleşme sadece Yerküre üzerinde zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapmamış, bizzat ABD’nin içinde de gelir dağılımı adaletsizliğini arttırmış. İSKAMBİLDEN ŞATOLARIN ÇÖKÜŞÜ Küreselleşme söylemine ilk büyük darbeyi ABD’nin Irak’ı işgali vurdu. Bilgi toplumu, bilişim, değişim, iletişim...diye koca koca laflarla kendilerini kelimelerin şehvetine kaptırmış olanlar, küreselcilerin cephesinde savaş gibi, Abu Gureyb ya da Guantanamo işkenceleri gibi, işgalci askerlerin kadınlara tecavüzleri gibi ve 1 milyon insanın hayatı gibi en iptidai, en âdi metodlardan başka bir şeyin bulunmadığını gördüler (ya da gizleyemez oldular.) 6,5 yıl sonra da büyük ekonomik bunalım geldi. Piyasanın, deregülasyonizmin (düzenleyici ekonomiden uzaklaşma önlemlerinin) şampiyonları onlar değilmiş gibi, batan şirketleri devletin kurtarmasını, sanayi sektörüne devlet desteğinin sağlanmasını, devletin piyasayı canlandıracak, tüketici ürkekliğini giderecek önlemler almasını istiyorlar. Bunalım patlak vereli beri, Irak Fatihi Başkumandan Walker Bush’un esamesi okunmaz oldu, kendisi Beyaz Saray’dayken unutuldu. Saray yeni sahibini beklerken Hazine Bakanı Henry Paulson (halkın dilinde kısaca Hank) ve Keynes uzmanı FED Başkanı Benjamin Bernanke 'Big Ben' lakabıyla, birden ABD toplumunda popüler isimler oluverdiler. (Big Ben lakabı Londra’daki meşhur Saat Kulesi’nden esinlenilmiş, ama şu anda ABD toplumunda dünya saat ayarının sıfır noktasını gösteren o saatten daha ünlü.) Bizim tematik kanallar bile Ben Bernanke’nin basın toplantısını, Hank’in katıldığı paneli naklen yayınlıyorlar. Derken Obama sahneye çıktı ABD kapitalizmi umutlarını ona bağladı. Şimdi Hank gidecek fakat Big Ben bir yıl daha kalacak, ama her durumda Hazine Bakanıyla, FED Başkanı önümüzdeki yıllarda Başkan’dan sonraki en önemli isimler olacak. Bu nasıl devlet müdahaleli, himayeli serbest pazar ekonomisidir, herkes ibretle görecek. Küreselciler 15 Eylül 2008’den beri bu kelimeyi ilk kez olumsuz anlamda kullanıyorlar ve ‘küresel kriz’ diyorlar. Başlangıçta sadece ‘küresel mali kriz’ denilerek olayı finans sektörüne indirgeniyordu, ama artık bunalımın ‘mali’ diye tanımlanamayacağını, tıpkı 1929’daki gibi ekonomik kriz olduğunu kabul ediliyor. Öte yandan Amerikan İlerleme Merkezi (Center for American Progress) isimli kuruluşun düzenlediği panelde konuşan Dünya Çalışma Örgütü (ILO) Genel Direktörü Şilili Juan Somavia da finans krizi olarak başlayan olayın, artık küresel olarak bir "reel ekonomi ve istihdam krizine" dönüştüğünü belirtmiş ve çalışanları koruyan önlemler alınmasını istemiştir... Önümüzdeki yılların dünyası küreselcilerin sundukları sahte dünyadan farklı olacak. Yalancı cennet sona erecek, insanlar daha büyük realitelerle karşı karşıya gelecekler, çok sıkıntı çekecekler, ama dünyanın birçok yerinde durup beklemeyecekler, tepkisiz kalmayacaklar. Küreselciliğin başarısı ekonomide değildi, toplumları bu kadar endoktrine edebilmekteydi, edilginleştirmekte, itaat ettirmekteydi. Küreselleşmenin efendileri işte böyle bir dünyayı artık bulmayacaklar. 20 yıllık ideolojik endonktrinasyonlarının etkisi azalacak, mutlu küresel köy vesaire diye yarattıkları harikalar diyarıyla, toplum arasındaki aynalar tuzla buz olacak. İşte Yunanistan ilk sinyali verdi. Orada olan bitenleri salt öğrenci olayları zannetmek ve nedeni 15 yaşındaki Grigolopulos’un öldürülmesine bağlamak olayı basite indirgemek olur. Belli ki, toplum şişenin içine sıkışıp kalmıştı, gencin öldürülmesi tapanın atması oldu. TÜRKİYE’NİN KRİZ REÇETESİ SİLAHLARA VEDADADIR Henüz başlangıç evresini yaşayan ve asıl yakıcı etkilerini gelecek Eylül’den itibaren hissettireceği söylenen ekonomik bunalım -başta dünya kırlarının yoksulları olmak üzere- yüz milyonlarca insanın canını yakacaktır. Şimdiden yakmaya başlamıştır. Ekonomik bunalım bir felakettir ve büyük çoğunluğu emekçi olan yüz milyonlarca insanın acısına, sıkıntısına sevinmek bizim yaklaşımımız değildir. Ama küreselcilerin gaflet uykusundan uyandıklarına, ayıldıklarına da şahit olmamaktayız. Tokatın suratlarına indiğini kabul edene rastlamıyoruz. Hiç bir şey olmamış gibi yorum yapmaya devam ediyorlar. Gene eskisi gibi iri laflar, koca koca tahliller ve tahminler yapıyorlar. Özeleştiri zaten yapmazlar da, hiç değilse bir çeşit günah çıkarma yahut da yanılgılarını kabul edip mazeret arama temayülüne girseler, ne gezer? Hepsi hâlâ çok bilmişler ve çok bilgiçler. Mesela: Önceki gün de, dün de söylemedikleri en önemli hususu bugün de söylemiyorlar. Hiç birisinin çözüm arayışında, hal çaresinde askeri harcamalar üzerinde durmak yok. Kabarık askeri bütçe yanlılarının ve silahlanma deccallarının ne söyleyeceklerini biliyoruz: Dün “Hür Dünya’dan, NATO ittifakının öneminden ve uluslararası komünizm tehlikesinden” dem vuruyorlardı, kabarık savunma bütçelerini bu gerekçelerle savunuyorlardı, bugün “Orta Doğu, Kafkasya ve Balkanlar gibi sorunlu bir bölgede bulunan Türkiye jeostratejik önemi bakımından... ” diye lafa başlayacaklar ve sözlerini “bölücü terör”le noktalayacaklardır. Yarın mutlaka başka bahaneler bulacaklardır. Onları biliyoruz, bu mahfiller her zaman öyleydiler, ama iktisatçılar ve sair uzmanlar niçin onların tabularına boyun eğerler? Neden aralarından üçü, beşi, hiç olmazsa bir tanesi çıkıp “aradığımız kaynak askeri harcamaları kısmaktadır, silah satın alımlarını durdurmaktadır, fonları “sivil sektöre” aktarmakta, uluslararası işbölümünde geçerli olacak üretken alanlara yatırım yapmakta, uluslararası rekabete girmektedir” demiyor. Ya akıllarında bu asli alternatif hiç yok veya doğruyu görüyorlar ama söylemiyorlar, söyleyemiyorlar. Yahut da –ve en kötüsü—o doğruyu kabul etmiyorlar, zira kendileri de savaş lortları gibi düşünüyorlar. ANAP dönemlerinden kalma yılların bakanı, şimdinin hükümet sözcüsü Cemil Çiçek “1984’ten beri bölücü teröre 1 trilyon dolar” harcadık dediği halde ve kabinesi IMF’den 20 milyar dolar koparmak için 20 bin takla attığı halde, partisi “askeri çözüm” için bir 1000 milyar dolar daha harcayacak politikayı izliyor. Hiç bir iktisatçı, bankacı, maliyeci, işletmeci veya her hangi bir işveren örgütünün başkanı ya da ‘reel sektör’ dedikleri münferit bir büyük sanayici çıkıp ‘sorunu 1000 milyar dolara rağmen çözemediyseniz, ya 25 yıl sonra bir başka hükümet sözcüsü çıkıp ‘2 bin milyar dolar harcadık, yine çözemedik’ derse ne yapacaksınız? Silahla çözemedinizse, silahsız çözün, barışla çözün” demedi. Diyemedi. Bu ne biçim burjuvazidir? Burjuvazi bindiği dalı militarizmin kestiğini bildiğini halde, ona kendisini öylesine mahkum ve mecbur hissetmektedir ki, kendisinin en fazla ihtiyacı olduğu dönemde bile askerin istediği her türlü fonu tereddütsüz onun emrine âmâde kılmaktadır. Bu hayati konuya girilmedikçe çözüm gelmeyecektir. Ne ekonomik bunalımın yıkıcı etkilerine çözüm gelecektir, ne de Türkiye’nin ufkunu karartan Kürt meselesine. Çözüm devlet bütçesini sivilleştirmektedir, askeri fonları hızla üretken alanlara aktarmaktadır, o alanlara sübvansiyon sağlamaktadır. Sosyal yatırımları yükseltmektedir, Seçmene kömür, erzak ya da para çeki dağıtarak değil, onlara gerçek güvence sağlayacak fonları yaratarak bunu yapmaktadır. Yer altından kalitesiz kömür çıkartarak, zaten üretim fazlası olan yiyecekleri halka dağıtarak ne halk ihya olur, ne de ülke ekonomisi. Kaynak barışa kucak açmaktadır, silahlara veda’dadır. Mevcut statükonun buna asla yanaşmayacağını bildiğimiz halde, toplumu sarmış şovenizm histerisi karşısında çok az kalmamıza rağmen ısrarla bunun üzerine durmaktadır. Bugün üçümüz, yarın onüçümüz, üç yıl sonra üç milyonumuz bunu yüksek sesle haykırırsa toplumumuzu felaketin eşiğinden geri döndürebiliriz. Aksi halde içinde bulunduğumuz gidiş gidiş değil, sürüklenmedir. Şehit cenazeleriyle, duygu sömürüleriyle, ya sev ya terket höykürmeleriyle, ezan-bayrak fetişizmleriyle, medya amigoluklarıyla toz dumandan göz gözü görmeyen ortamda barışa evet, silaha veda parolasını yükseltmeliyiz. Böyle yapmanın sola özgü olduğu da sanılmamalıdır, zira burjuvazinin de çıkarı silahı bırakmaktadır. Hangi aklı başında burjuva bin milyar doların savaşa savrulmasını savunabilir? Bir o kadarın daha savrulmasını göze alabilir? Mevcut sürükleniş durdurulamazsa, yarınki kuşaklar dönüp arkaya baktıklarında topyekûn hepimizi göreceklerdir, sağcı-solcu, sömürücü-emekçi ayırdetmeden HEPİMİZİ suçlayacaklardır. Gidişi niçin önleyemediniz, Türkiye’yi kin ve nefret sarkacında, silah ve borç sarmalında, hasta ruhluluğun marazında, kan gölü batağında bıraktınız, bize ne biçim bir ülke bıraktınız, bizi nasıl bir cehenneme doğurdunuz, diyeceklerdir. Bugün bizim yüz yıl önceki Alman muhibbi İttihat ve Terakki için, İtilaf muhibbi mütareke hükümeti ve basını için ve aciz, çaresiz Saray için söylediklerimizi gelecek nesiller hepimiz için söyleyeceklerdir.
Girdi biçimi
Filtered HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Full HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi
Attached Images
Existing Image:
None
"Over troubled water..." (Açılış)
"Sussss.."
"Unut"
090908-Güler Zere-vm.widec.jpg
0je.png
1.jpg
1.jpg
1.jpg
105-141.jpg
11 Eylül vePolitik İslamÜzerine Kapak
1234r.jpeg
15- 16 Haziran.jpg
155.JPG
16.jpg
166137_1_Gorzfrei.jpg
1960-che-1.jpg
19ocak2010s.jpg
1mayis77_(1).jpg
200-386.jpg
2000degundem-kapak200.jpg
2009-12-04---Kapak---Sosyal.jpg
2010-09-12 - Kapak- 12 eylul uzerine yazilar v2.jpg
21 İtfaye.jpg
250-369.jpg
250-392.jpg
26.JPG
2_temmuz_2009_istanbul.jpg
4- ikinci kapıdan mezarlığa giriş yapılıyor.JPG
400px-Krähe_65(loz).JPG
41e591d8-yilmaz-guney.jpg
490-250.jpg
6-7 eylül.jpg
6-7_eylul_1955.jpg
6-7_eylul_55_tank.jpg
800px-Ziggurat_of_ur.jpg
Abdullah Öcalan - Kapitalist Modernite ve Demokratikleşme - Kapak
abidin'in...jpg
abidin-dino.jpg
abidin-he...jpg
abidinözp...jpg
abidinözp...jpg
acilim_aydinlar_yorum.jpg
afganistan_secimsandik_essek_asker.jpg
afis-kumkapi-14mart2010.jpg
afis_cozum.jpg
ahmedarif_nazimhikmet.jpg
ahmed_arif_1.jpg
Ahmet Türk.jpg
ahmetaltan_hasancemal.jpg
ahmetarif.jpg
ahmetturkemineayna.jpg
ahmet_turk_3_kongre.jpg
ahmet_turk_grup_toplantisi5.jpg
Akatça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan 282 maddelik Hammurabi Kanunları...
AKP ve güleni bitirme planı.jpg
Albayrak
albayrak1200.png
Aleviler-kapak400.jpg
Ali Yetkin
alidehri.jpg.jpg
alidehri.jpg.jpg
alter-eco-ekim2010.jpg
Amatör Kalem Vuruşları (1)
Amatör Kalem Vuruşları (2)
Amatör Kalem Vuruşları (3)
amedkadin_forumuleyla.jpg
ankkongre.jpg
anneannem.jpg
apo_aturk_talabani.jpg
ara-gazetesi-çžktž.jpg
arac_er_asker.jpg
aram_tigran_cumbus.jpg
Arif Damar.jpg
arif+damar.jpg
Asiti-Baris.jpg
asiye-turhalli.jpg
asker_yuruyus_jandarma.jpg
avni-ozgurel-01.jpg
AVrupa Birliği Üzerine Yazılar - Demir Küçükaydın - Derleme - Kapak
Avrupa Merkezcilik Üzerine Yazılar
avrupabarisgrubu_basin.jpg
aydinlar_liberal.jpg
aydin_erdem.jpg
Aydın Dinçoğul
Ayhan Bilgen.jpg
ayhanbilgen_barismeclisi.jpg
ayna_turk_1eylul.jpg
Ayrılık-kuytu
Az Kaldı! - Türkiye'nin Linç Yapılmış ya da Linç'e Kalkışılmaş İdari Bölgeler Haritası
azizvatanresmi.jpg
azizvatanresmi.jpg
Azınlıklar Konusundu Yazılar
Aşiti - Barış
Çatı Ankara.jpg
Çatı Partisi Tartışmaları.jpg
Çtı Partisi Girişimi.jpg
Ömrümüzün taş çicekleri resim sergisi.jpg
Özgür Basın Susturulamaz.jpg
Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak
Özgürlük(Korkoro).jpg
Üçüncü Köxüz Sitesi
özgürlük ne zaman anne.jpg
Banksy!.jpg
Bansky'den
baris guvercini.jpg
barisgrubu_karsilama_ani.jpg
barisgrubu_otobus2.jpg
baris_kizi.jpg
Barış Gurubu.jpg
Barış İçin Vicdani Red Platformu.jpg
Barışın Tarihi.jpeg
basbug_dursuncicek.jpg
Bayram Balcı-Livan.jpg
bayramlar-kapak200.jpg
başkan ve hatice ana.JPG
büyük ortadoğu projesi ve sosyalist strateji
BDP'ye operasyon.jpg
bdp_logo.jpg
Belalı sularda: Ship to Gaza, sizi gözüm gibi sakınırım.
Berivan.jpg
Beşikçi Eleştirisi - Kitap Kapağı
Bill Of Rights
Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan.jpg
Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi
Bir yaşam.jpg
Birinci Dünya Barış Günü.jpg
Birlik mi Rekompozisyon mu Kapak
birlik-mi-kapak-on-yuz.jpg
Bizim Köy
bop-on-kapak.jpg
Buzu Kıran Yolu Açan
bıji kürd u kurdistan
canli_bomba_pelsin.jpg
canyucel.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi_girisimi.jpg
Celali Söylenceler Kapak
Celali Soylenceler Kapak.jpg
Celali Soylenceler Kapakv2.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
cerkesler_kitap.jpg
Ceylan'dan Bize Kalan: Şahmeran
CHP-logo.jpg
chp_meclis_pankart2.jpg
Cingeneler.jpg
cizre-bohtan-beyi-bedirhan-direnis-ve-isyan-yillari-onkapak.jpg
Cumhuriyet_LR.jpg
Dağların ezgileri.jpg
Dönüşü olmayan yol.jpg
Dün Halep'çe, Bugün Kelepçe
Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler
Demokratik Cumhuriyet.jpg
demokratik_acilim_kapatma.jpg
Denemeler
denemeler-kapak.jpg
denizesaldiri.jpg
denizesaldiri.jpg
Derleme 2009 - Murat Çakır
Dersim+ Barajlar.jpg
Dersim- Sabiha Gökçen.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersimkatliami1.jpg
devletulus.jpg
devletulus.jpg
Die Linke: Bir Başarı Hikayesi mi? kapak
Dikilmesi mümkün "İzmirli ırkçılar" heykel tasarımı
dilacarKucuk.JPG
dilekkurban.jpg
Dilsiz dengbej.jpg
dink_goktas_kitap.jpg
Dipnot Dergisi Üçüncü Sayı Kapak
Dipnot.jpg
Dipnot.png
disk_suleyman_celebi.jpg
Diyarbakır -TÜYAP.jpg
diyar_demokrasi_platformu1.jpg
Djembe
DK_MME_KapakKucuk.jpg
DK_MME_KapakKucuk_0_0.jpg
dogan-akhanli.jpg
Doğan Akhanlı
DSC04737.JPG
DSC04737.JPG
dtp_eylemi.jpg
dtp_logo.jpg
dtp_operasyon_tepki1.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
edip_cansever.jpg
ejder-kapani-46.jpg
ekinbelleten-1991.jpg
emmeline-pankhurst1.jpg
emper ve ırak umut.jpg
emperyalizm ve dünyanın katli
emperyalizm ve dünyanın katli(ırak)(yağlıboya resim)
emperyalizm ve umut(yağlıboya resim)
erdogan_akhanli_yazar.jpg
ergani.jpg
ermenhaf.jpg
Ermeni Sorunu Üzerine Yazılar - Kapak
Ermeni Soykırımı ve Toplumsal sorumluluk - Broşür Kapağı
Ermeni-Soykirimi-Koln.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_soykirim_ciftciyan.jpg
ermeni_saykirim1.jpg
ermeni_tehcir.jpg
ermeni_tehciri_tren.jpg
ermeni_tehcir_TE.jpg
ernesto_che_guevara_x1.jpg
etha-20100708-envali-metruke-00_ext.jpg
Evrim ALATAŞ..jpg
evrim_alatas.jpg
evrim_alatas_amed.jpg
Eyüp Sultan Konuşması
Ezidilik.jpg
Ezidilik.jpg
Ezilenlerin Pedagojisi.jpg
fahri petek.jpg
fahri-pet...jpg
Ferhat Tunç-söyleşi.jpg
Ferit öngören.jpg
fft23mm135497.jpg
fileme.jpg
filizkocali_gunluk.jpg
friedrich-nietzsche-paul-ree-lou-andreas-salome.jpg
Gayda-Istanbul-Gayda-Istanbul-CD__20246271_0.jpg
GÖÇMENLER.jpg
gösteri.jpg
gözler bakışlar
Gözler ve Bakislar(yağlıboya resim)
güler zere.jpg
Günay- Gerilla.jpg
Günay-Murat Karayılan.jpg
Günümüz anti-demokrat kemalist evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?
Günlük Gazetesi Çok Dilli Manşet
Geçiş Programı Üzerine Kapak
Gece Kelebeği.jpg
gecmisle_hesaplasma_kitap.jpg
gencaygursoy_husnuondul.jpg
gencdal_ceber_kursun.jpg
gerilla_bahar.jpg
gerilla_cozum_avrupa.jpg
gerilla_durbun.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
Globalızatıon
grupyorum.jpg
guler-zere.jpg
GulerZere-hstn20090708-51.jpg
guler_zere_afis.jpg
gunluk_22agustos.jpg
gunluk_24_04_2010_s.jpg
gunluk_kapatma_kocali.jpg
gunluk_logo.jpg
gzerehapis.jpg
Hafız Esad.jpg
Haiti.jpg
Hakan Akçura-söyleşi.jpg
hakantahmaz_ayseltugluk.jpg
hakkari_cumhuriyet_yuruyusu.jpg
Halil Savda
Halil Uysal.jpg
Halil Uysal.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
Hasan_Cami_-_Fas.jpg
hasan_cemal_apemusa.jpg
hasan_cemal_ismetb.jpg
Hatalı Mantık
Hayat Atölyesi.jpg
Hüseyin Çelebi.jpg
Hüznün Akordu
hdinkcadde.jpg
Her dağın gölgesi Deniz'e düşer.jpg
Hevjin.jpg
hewler_gazeteci_osman.jpg
hicri_arapfoto.jpg
Hikmet Kıvılcımlı Elazığ Cezaevinde Mahalli Kürt Kıyafetiyle
Homofobi.jpg
honduras.jpg
Hrant için.jpg
Hrant ve 1915.jpg
Hrant- Doğum günü.jpg
ibadet_inanc.jpg
idamlar-iran.jpg
ihd_tihv_fincanci_turkdogan.jpg
ihsanfetahiyan_iran_idam.jpg
ihsanfetahiyan_pjak_iran.jpg
ilan.jpg
ilkmeclis_anayasa.jpg
ilmanifesto_manset.jpg
images.jpg
imrali_salon.jpg
ingmar_bergman_yonetmen_s.jpg
islam ve sol.jpg
istanbul_baris_mitingi_kitl.jpg
işçiler ve önderleri-1(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2.jpg
işçiler ve önderleri.jpg
Jamanak.jpg
James_Joyce.jpg
James_Joyce.jpg
Jan Valtin.JPG
Jan Valtin.thumbnail.JPG
Jî bo Hefîz Ebdûlrıhman û rojmanegeriya cîhané/ Hefiz Abdulrahman ve Dünya basın emekçileri için
jitem_belge_jandama.jpg
Jı bo bıdarvekırına xortên Kurd...( İdam edilen Kürt gençleri için...)
Jın,Jiyan,Azadi/ Nisa,Heyat,Hürriyet/ Kadın,Yaşam,Özgürlük
Kadri Gökdere
Kadın Soruşturması.jpg
Kadın Soruşturması.jpg
kadına bakış
Kadına Bakış(yağlıboya resim)
Kapak - Emvali Metruke
Kapak---Ocalana-Mektuplar.jpg
kapak-onyiloncesi400.jpg
kapak.jpg
kapak.jpg
kapak300.thumbnail.jpg
kapaksanat.jpg
kapak_0.jpg
karayilanbasin5.jpg
karayilan_filizkocali.jpg
kardelen.jpg
kardesist.jpg
Kasabalılar-Kapak
katliam_halepce.jpg
kawa-nemir.jpg
kayit-olunmamis-soykirimistanbul-eylul-1955-vasilis-kiratzopulos.jpg
Kaypakkayakapak
Kayıt dışı bir isyan.jpg
kazimkoyuncu.jpg
Küçük İskender.jpg
Kültür Üzerine Yaazılar - Kapak
Küreci Anması Afiş
kürt'lük
KCK-Karayılan
Kelepce.jpg
kelepce1.jpg
KemalistEvler.jpg
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar Kapak
keyman_gulec.jpg
kilaman.jpg
kilisecami.jpg
komplokapakkucuk.jpg
koxuz-duz-golgeli.gif
kresim.jpg
kultur-kapak.jpg
Kurban.jpg
kurdocul1.jpg
Kurt-Hareketi-kapak200.jpg
kurttvleri_medtv.jpg
Kıvılcım Gazetesinde Yayınlanmış Yazılar
Kıvılcımlı Üzerine YŞazılar Kitabı Kapağı
Kıvılcımlı Sempozyumunda Servet Ziya Çoraklı Bildiri Sunarken
Kızıl Afiş
La prison.jpeg
latchodromez01.jpg
Latin Amerikanın Kesik Damarları.jpg
Lawij / Hida/ Ağıt
Lawij.JPG
Lenin
levi_straus.jpg
Levon Ekmekciyan
lewis_hine_phot_nyc_empire.jpg
liberation_tigers_of_tamil_eelam.gif
logo.gif
logo.png
louise-michel.jpg
Ltte_emblem.jpg
luqman_ahmed_.jpg
LWtc0504.jpg
maden-iscileri-destek.jpg
maden_iscileri_yeralti.jpg
Madimak.jpg
Madteos Sarkisyan.jpg
Mahmut Baksi.jpg
Manifesto_benedict_xvi.png
Manukyan
manusyan kitap.jpg
manusyan.jpg
manusyan_resim.jpg
Marksisit Demokrasi Teorisine Katkı
Marksizm 2010 Afis
Marksizmde Yapı ve Özne Sorunu - Kapak
Marksizmin Marksist Eleştirisi Kapağı Küçük
Marksizmin Marksist Eleştirisi İkinci Basık - Kapak
Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar - Kapak
Mascha kaleko.jpg
Matruşka'larda Tarih Bulmak..
mayin.jpg
mayin.jpg
mayžs68-a...jpg
Medya.jpg
Mehmet Güler-KCK.jpg
mehmet_uzun.jpg
mehmet_uzun.jpg
Mem û Zîn
Metin Küreci anması
metin2.jpg
metinyegin_01.jpg
Mevsimlik işçiler.jpg
michel_foucault.jpg
mindit.png
MSF+Logo.jpg
msf.jpg
msflogo.jpg
muma.jpg
Mumia Ebu Cemal
musa_anter.jpg
Musa_anter_.jpg
muzsesleri.jpg
muzsesleri.jpg
Necdet Adalı.jpg
Newroz
Newroz.jpg
Newroz.jpg
Newroz.jpg
newroz_250x0.jpg
news.gif
newspapers_medya.jpg
nisanyan1.jpg
nisanyanevi.jpg
nobel_liderler_s.jpg
Nure- Nora.jpg
olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg
Omayra.jpg
Ongözlü Köprü.jpg
Onnik ve oğlu ara.jpg
op-denklem.jpg
Orhan Pamuk
Oscar Wilde.jpg
otekitarih-seyhsait1.jpg
Otobiyografi-Kapak.jpg
otobiyografik-yazilar-kapak.jpg
ozevin_ozdemirler.jpg
ozgurgundem_site_sansur.jpg
Paramaz Darağacında
Penguen'in yaptığı ve -ne yazık ki- asla yapmayacağı kapak
Penguen- Irkçı Kapak.jpg
pera_spor_klubu_taksim_standinda.jpg
Perperok.../ Kelebek...
Perperok.jpg
peternorman_atlet.jpg
picasso.jpg
picture-1
picture-10
picture-11
picture-12
picture-13
picture-14
picture-15
picture-16
picture-18
picture-19
picture-2
picture-20
picture-21
picture-22
picture-24
picture-25
picture-26
picture-27
picture-28
picture-29
picture-3
picture-30
picture-31
picture-32
picture-33
picture-4
picture-5
picture-6
picture-7
picture-8
picture-9
pinar.png
PKK.jpg
Porén te/ Saçların
Poren te- Saçların.jpg
Q04.jpg
qijikares2ğğ.jpg
Qijıka Reş.jpg
qırıka reş.JPG
reklamin_dili_b.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
resim.jpg
Resim2.png
Roj TV.jpg
Roj Tv.png
roni.jpg
Rosa - Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg, Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg.jpg
Sacayak dergisi Sayı 8
Sacayak dergisinin 11. sayısı
Sacayak, Sayı 3
Sacayak, Sayı 4
Sacayak, Sayı 6
sacayak2.jpg
Sacayak_Sayi10_Sayfa 1_5cm.jpg
Sacayak_Sayi12_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_05_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_09_Kapak.jpg
Saidi Kurdi-Son Derviş.jpg
saitfaik.jpg
sakine ana.jpg
salihzezgin.jpg
Sarkis Çerkezyan.jpg
Sarkis H-1.JPG
Sarkis ve Doğan
sarkis.jpg
Sarmaşık.jpg
sartre.jpg
savunma_kapitalistuygarlik.jpg
Sayı 54
sazai sarıoğlu.jpg
Sazak'ın Dikenleri
süryaniler.jpg
senci.jpg
senci.jpg
Serhedo ve Gerilla
serif_gencdal_kandil_s.jpg
serturkm.jpg
sevahir_bayindir_yarali.jpg
Sevan nişanyan.jpg
seyit rıza.jpg
Sezen Aksu-Kürt Açılımı.jpg
Shantel.jpg
Ship to Gaza: I have eyes only for you!
sol_cati_partisi2.jpg
Sor (kırmızı)
sorayayi_taslamak.jpg
Sosa.jpg
Sosyalizm Nedir? Kitap kapağı
stalin.jpg
Surp Giragos Ermeni Kilisesi.jpg
SURP%2~1.JPG
suryaniler_toplumu.jpg
sylvia-plath.jpg
Sırrı Süreyya Önder.jpg
taraf-gazetesi.jpg
tas-atan-cocuk.jpg
Taş Atan Çocuklar
Taşhoran Kilisesi.jpg
Türk Solu'nun İzinden Gittiği Gelenek: Naziler
Türkiye: 98 - Almanya: 0
tbmklein2.jpg
Tehcir.jpg
tersinden kemalizm.jpg
Teslim Ol!
thumb4073.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven, Digran Zaven
Toplum ve Kuram.jpg
Toplum_ve_Kuram.jpg
toprak_empati.jpg
Troçki.jpg
tuncboyaciyan.jpg
Turkey-ruins-FE05-wide-horizontal.jpg
Uçurtma Gerilla.jpg
ucuncu-koxuz1024.jpg
ugurkaymaz_cocuk.jpg
uludere-8mart.jpg
Unbenannt-2.jpg
van_mazot_iskence.jpg
Varlik Vergisi Kitap Kapagi
varlikver400.jpg
Vedat Kurşun.jpg
vedatturkali.jpg
vedat_kursun_azadiya_welat.jpg
Veysi sarısözen.jpg
Walter Benjamin.jpg
wwwresimmaxnet-top-oynayan-horozlar.jpg
x-golgeli
Xmas beginning and traditions
Yabancı
Yanılsama(yağlıboya resim)
Yargıtay neden mi Pınar'a düşman?
Yargıtay Neden mi Pınar'a Düşman?
yasamagaci136.jpg
yasamagaci136.jpg
yasarjem1.jpg
yasarkemal.jpg
yazar_migirdic.jpg
Yaşam Ağacı Derneğinin Afişi
Yeni Kıbrıs Partisi.jpg
yilmaz-guney-.jpg
yilmaz-guney.jpg
yukselgenc_nukhetsirman.jpg
yusuf.jpg
zarakolu_onderoglu.jpg
Zeki_Okten_by_ozgurcanakbas.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeynel Ergin.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
Ziya gökalp lisesi.jpg
Şerzan Kurt.jpg
Şivanê_Kurmanca_kapak_as.jpg
İçerden.jpg
İdam Edilen Ermeni Sosyalistler
İHD ve TİHİV.jpg
İHD.jpg
İkince Köxüz sitesinin görünüşü
İkinci Köxüz Sitesi
İlk Köxüz sitesinin görünüşü
İslamda Kayıp Gerçek - Kapak
İttihat et.jpg
Choose an image already existing on the server if you do not upload a new one.
-or-
Upload Image:
Image title:
The title the image will be shown with.
Related Links
Links are stored as part of the
links management feature
. Monitoring and dead link detection are centrally managed from there.
To add more links, just click "Preview" to add another blank row. To remove a link from this article, just blank out its URL field or check the Delete box.
If you blank out the title but leave the URL, then the system will suggest a title for you. The Weight allows you to determine the order in which links are displayed; lower numbers float to the top.
URL
Başlık
Ağırlık
Sil
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
Günlük iletisi:
Diğer yazarların sizin düşüncelerinizi anlaması için burada yaptığınız eklemelerden veya değişikliklerden bahsedin.
Yazarlık seçenekleri
Yazan:
Misafir
için boş bırakın.
Yazıldığı tarih:
Biçimi:
2008-12-15 06:50:07 +0000
. Zaman olarak gönderme zamanını kullanmak için boş bırakın.
Yayınlama seçenekleri
Yayında
Ana sayfaya yükselt
Listelerin üzerinde kalıcı
Yeni sürüm yarat