Panzer Ezdi Yüreğimi...

Yunanistan,15 yaşındaki Alexandros Grigopopulas polis kurşunuyla öldürülmesinin ardında ayakta.

Ülkedeki tüm lise Öğrencileri gösteriler düzenliyor.
Yunan halkı en olması gereken doğal tepkiyi veriyor. Çünkü ölen çocuğun ölümü doğal olan bir ölüm değildi.
İnsan yaşamı bu kadar ucuz değil, olmamalıda.

Yunanistan'da bizim hiçte alışkın olmadığımız durumlarda yaşanıyor bu arada. İçişleri Bakanı istifasını veriyor, Başbakan Karamanlis, ölen gencin ailesine özür mektubu gönderiyor.

Şimdi birde Yunanistan'ın karşı komşusu Türkiye'ye geçelim.

Erdoğan, Yunan Başbakanını arayarak ölen genç için üzüntülerini bildiriyor ve Karamanlis'le görüş alışverişinde bulunuyor.

Ne söylemiştir diye düşündüm. Çok zor olmadı cevabını bulmak.

Erdoğan'ın Yunan Başbakanla şöyle bir konuşma yaptığını düşündüm;

"Sayın Karamanlis benim ülkemde sürekli oluyor bu tür olaylar. Hele ben göreve geldikten sonra ne hikmetse daha bir fazlalaştı. Biz alışkınız yani Türk halkı da, basını da. Bizi pek etkilemez. Size tavsiyem sizde etkilenmeyin.

O kadar kanıksadık ki bu durumu, ben ülkemin başbakanı olarak çıktım 2006'da ekranların karşısına ve dedim ki:

eli kana bulaşmış güvenlik güçlerine "kadında olsa çocukta olsa vurun"

talimatım aynen yerinde getirildi.

Sonuç mu? Bilmiyorsunuzdur muhtemelen çünkü bizim Türk basını pek çekinir benden ve askerden. Yazamazlar.

Talimatım üzerine Diyarbakır'da 28 Mart- 1 Nisan arasında 10 kişi öldürüldü. Bunlardan 5'i ise çocuktu.

'Hamdolsun' güvenlik güçlerinin bu olaylarda burunları dahi kanamamıştır. Sadece bir iki çocuk taş attı. Güvenlik güçleri gerekli cevabı verdi.

Birde Sayın Karamanlis gözaltında ölümler var. Biz öyle izin vermeyiz sokaklarda dergi satışına, alırız içeriye ve ölüsünü veririz ailesine. Engin Ceber vardı onu da duymamışsındır. Dedim ya korkar basın bizden yazamazlar.

Gözaltında öldü. Türk halkı balık hafızalıdır çabuk unutur. Bende çok önemsemedim, Adalet Bakanıma uyduruk bir özür dilettirdim. Bizim için bu büyük bir adım, onu da AB için yaptım." Der…

Şimdi Erdoğan’ın ve Türk halkının unuttuğu polis kurşunuyla ölen birkaç ismi de ben hatırlatayım:

- Uğur Kaymaz(12)
- Ahmet Kaymaz(?)
- Ahmet Özkan(25)
- Abdullah Duran(9)
- Enes Ata(8)
- Mahsun Mızrak(17)
- İsmail Erek(18)
- Baran Tursun(21)
- Çağdaş Gemik(18)

ve Yahya Menekşe Cizre'de Panzer ezdi yüreğini...

Türkiye çocuk katili bir ülkedir. Çocuklarını sokaklarda açlığa mahküm edip sonra onları kapkaççı diye lanse eder. Onları cezaevlerine tıkar her türlü işkenceye maruz bırakır. Taş attıkları için çocuklarını cezaevlerinde yıllarca mahkum eder… Türkiye çocuk katili bir ülkedir.

İsmini hatırlayabildiğim bunlar. Adını bilmediğim veya unuttuğum tüm ölen çocuklarımızı ve gençlerimizi çok derin acıyla tekrar anıyorum. Çocukların ölmediği, barışın bu coğrafyaya en kısa sürede geleceğine olan tüm inancımı ve umudumu koruyorum. Çocuk katillerini tarih asla affetmiyecektir. Bu her zaman böyle olmuştur, Ve böylede Olacaktır...

Yaşından çok mermi yiyen

Yaşından çok mermi yiyen çocukların ülkesinde yürekler panzerler altında ezilmeye mahkumdur, maalesef. Bu olaylar bize göstermiştir ki; Türkiye halkı önemli derecede siyasetten ve insan hakları ihlalinin önem ve tehlikesinden bihaber yaşamakta ve en temel insan haklarını talep edemeyecek kadar insan hakları konusunda kültürsüz ve geri durumdadır. Biz çocuk ölümleri, hele de sözümona varlık sebebi bizi korumak olan devletin yasal mermileriyle suç yetisi bile olmayan bebelerin öldürülmesinin yanlışlığını anlatmak durumunda kalırken, diğer taraftan daha nice ileri derece demokrasi kültürü gerektiren hakların mücadelesini vererek aslında imkansız bir mücadeleninde yürütücüleri oluyoruz. Ama insan olmanın onurunu taşıdığımız sürece bu mücadelenin bir parçası ve anlatıcısı olacağız.

Dramları samimi bir dille anlattığın için zor spas hevala heja...