Kullanıcı Girişi

CAPTCHA
Aşağıdaki basit hesabın sonucunu yazın. Bu siteye spam (çöp) yollanmasına karşı bir tedbirdir.
2 + 0 =
Solve this simple math problem and enter the result. E.g. for 1+3, enter 4.

Köxüz'den Yazılar E-Grubu'na Katıl!

Üye olursanız yazılar adresinize otomatik olarak gelir.

Üye olmak için aşağıdaki boşluğa mail adresinizi yazın "Tıkla ve Katıl" tuşunu tıklayın. 


Google Groups
koxuzden-yazilara katıl
E-Mail:
Bu grubu ziyaret et

 

DTP, barış, Kürtler ya da Kürtlerin partisi var mı ?

RED_STAR kullanıcısının resmi
arjenazad kullanıcısının resmi

Rizgarice...

Zaten bu yazının alıntılandığı yerin çizgisini bilenler orda yazılmış bir yazının PKK konusunda söyleyeceklerini az çok tahmin edebilir. Rızgari çizgisinin PKK ye saldırıları kendi söylemleri ve tarzlarıyla ilkel milliyetçi bir görünümdeydi, ki özde de öyledir. Ancak Marksist ve sosyalist çizgi konusunda eleştirilerin getirilmesi ve bu eleştirilerde bile Beşikçi ve ilkel milliyetçi Kürt aydınlarının sahiplenmesi konusu araya sokulunca, samimiyetsizlik ortaya çıkıyor ve başkasının maskesiyle ve diliyle PKK ye saldırma hali ortaya çıkıyor. Şimdi birkaç alıntıyla bunu daha net hale getirelim.

“…Oysaki halka Kürt patisi olduğunu söyleyen DTP , eskiden ‘öyle söylemek zorundayız’ söylemini halen devam ettirmektedir. Bu söylem PKK’nin gücünün ve şiddetin artığı dönemin söylemidir. Nerede ise Kürt partisi olmadığını ispata çalışan DTP, Kürt partisi olmaktan neden bu kadar çok korkuyor ?”( Zınar KOCAYÜREK)

DTP nin önceliği Kürt sorunudur. Bu yüzden siyasetinin merkezi ve ağırlığıda bu konudadır. Ve maalesef ki Türkiye DTP gibi yapmadığı ve Kürt sorununu merkezine alıp halletmediği için bugün bu durumdadır. Ancak DTP Kürdistan kurma hayali olan bir parti değil, aksine kültürel ve insani haklar konusunda Türkiyelilik çerçevesinde bir çözüm ve arayış içinde olmak istemektedir. Çünkü sadece Kürtlerin partisi olduğunda nasıl bir ilkel milliyetçiliğe ve basit bir devlet arayışçısı olacağını bilmektedir. O yüzden Türk halkına bunu anlatmak adına ve kendi halkını da buna alıştırmak hususunda sürekli Türkiye partisi olma yönünde açıklamalar yapmakta çağrılarda bulunmaktadır. Ayrıca içeriden biz Kürt partisiyiz, dışarıda mecburuz Türkiyeli demeye şeklinde bir açıklama yoktur, bu sizin uydurmanızdır.

“…bazı Maoist gruplarında bu oluşma yer almaları ise dikkat çekicidir. Çünkü bu gruplar devrimci platformlara PKK baskısı nedeni ile katılamayan bir çok Kürt aydın ve grubuna sahip çıkması gerekirken, adeta onları dışlar bir pratik içindedirler.” ( Zınar KOCAYÜREK)

Ya maoistler neden ilkel milliyetçileri sahiplensin ki? Bu mantığıda anlamış değilim. Yani bir Abdulmelik Fıratı veya barzaniyi bir maoistin savunması ve kollamasındaki Marksist mantık nedir biraz açıklarmısınız? Siz Marksist çizgi konusunda PKK yi eleştirirken arka taraftan kendi ilkelliğinizi savunma hali içinde olmayasınız?

“…Komünistler PKK’de gerçekleşen strateji değişikliğinin ideolojik bir değişime işaret ettiğini, Marksizm’i aşma ve yeni bir paradigma oluşturma iddiasında olanların aslında Türkiye Cumhuriyeti ile anlaştığını ve bu söylemlerin kapitalizmi meşrulaştırmaktan başka bir işe yaramayacağının farkındalar.Hatta bu konuda konuşan ve bir zamanlar Kürtlerin en yakın dostlarından olan İsmail Beşikçiyi bile dışlayanlar, aslında gerçek Marksistlerden korkanlar değil midir?” ( Zınar KOCAYÜREK)

İsmail beşikçiyi dışlamakla Marksizmden korkmak eğer aynı şey ise, Marksizmi sevmek İsmail beşikçiyi sevmek anlamına gelecektir. Bana Marksistim diyen tek bir adam gösterin bu adamı seven? Siz daha açık ve net ve dürüst bir kalem kullansaydınız daha anlaşılır olur ve saygı gösterecek bir tutum içinde olurduk. Fakat ilkel milliyetçilere karşı durmakla Marksistlikten uzaklaşmayı aynılaştırarak hem Marksizmden ne kadar anladığınızı hemde bağlantı kurmadaki beceriksizliğinizi göstermiş oluyorsunuz.

Bence haram gördüğünüz Marx’ı bu işlerde kalkan ve maske olarak kullanarak çok düşüyorsunuz. Bu yöntemi denememeniz ve onurlu bir çizgide hareket etmeniz temennisiyle. Saygı, selam.

suat kullanıcısının resmi

BULANIK DEREDE AVLANAN TIRŞIKÇI BİR BALIKÇI!?

Hoş geldin..!? ama yazıyı asan ile aynı kişi değilsen yada yazıya gelecek eleştirileri yanıtlama yetkisine sahip değilsen niye geldin… bu anlamda katılıp-katılmadığını yada en azından özet olarak yazıyı asmaktaki amacını da eklemeliydin.
İzlediğim kadarıyla gidebildiğin her yere bu incilerini de taşıyorsun..
Sol platforma da asmıştın. Ama o forumda, pkk ve dtp yi destekleyen kişi sayısı zaten çok azdı. Ayrıca, bir çoğu da sadece pkk konusunda seninle aynı fikirde, diğer noktalarda(Barzani) aynı değillerdir hatırlatayım..
kısaca yazının mantığına ve işlevine baktığımda bir uyarı-uyandırma! Tarzı yoğun. Ve ayrıca bir mekan gösterme ve davet de var.
Dostum yanlış derede sana gerekli olan balığın olmadığı yerlere olta atıyorsun..

Yazının bütünündeki hep-dtp süreçleri ile ilgili bazı eleştiriler doğrudur. Çizgiye uygun ve çizgiyi işler hale getirecek bir tarzı bir türlü tutturamadılar. Aslında hiç merkeziyetçi olamadılar ama yer yer öyle pratik sergiledikleri gibi demokratik de olamadılar. Bunlar doğrudur. Ama gerekçelerine gelince hiç de hakkaniyetli sunmamışsın.

1-gerek pkk nin 90 sana kadar olan niteliği gerekse hep ile ilgili söylemlerinden birinde en güçlü sol dinamik vurgun ile
“PKK hareketi 1978 yılında kurulduğunda Marksist söylemi ile 80’lerden sonraki en büyük sol güç olarak ta görünmekteydi.”…..(legal alan anlamında -bana ait-)“HEP bu siyasi atılımın başını çekmiş 1990 da kurulmuş”
Bu çizgiyi ve partiyi kürt hareketi olarak nitelendirmen çelişmektedir. Sol hareket tanımı ile ulusal bir sol hareket veya kürt sol hareketi tanımları farklıdır. Bu noktada açıklama getirmelisin. Ayrıca kendin için de….
Bunu şunun için belirtiyorum; arkasından yaptığın eleştiri ve çağrılar noktasındaki samimiyeti ortaya çıkaracaktır.
"Genel söylemine baktığımızda DTP’nin Kürtlerden ve emekçilerden uzaklaştığını vurguladığını söyleyebiliriz……
… DTP li vekiller her programda ‘biz Türkiye partisiyiz’ ‘Biz bu ülkede yaşayan herkesin partisiyiz’ gibi aslında DTP’li vatandaşları pekte memnun etmeyen hatta inandırıcı olmayan açıklamalarda bulunuyorlar.Oysaki halka Kürt patisi olduğunu söyleyen DTP , eskiden ‘öyle söylemek zorundayız’ söylemini halen devam ettirmektedir.Bu söylem PKK’nin gücünün ve şiddetin artığı dönemin söylemidir.Nerede ise Kürt partisi olmadığını ispata çalışan DTP, Kürt partisi olmaktan neden bu kadar çok korkuyor ?"....
Öncelikle bir karar ver pkk dolayısı ile dtp bir Türkiye sol partisi mi olmalı yoksa bir kürt partisi mi?.. hem emekten yana olmaktan hem de Kürtlerden yana olmaktan uzaklaşıyor diyorsun da kimin partisi idi önce ona karar ver.
Ayrıca emekten yana olup da aynı zamanda Kürtlerin hakkını da savunmasına bir engel var mı.. hayır diyeceğinden eminim. Öyleyse ..sen.. dtp nin ne olmasını istiyorsun.. gerekçelerinde bunu göremedim..
Türkiye partisiyim deyince Kürtleri dışlamış oluyor. Kürt partisiyim deyince emeği.. başkaca bir gerekçen yok.. sen de diyorsun o zaman…..
Ben yardımcı olayım….sana....
2- "Tüm bunları yan yana koyduğumuzda DTP’nin son siyasal söylemi kavrayamadığı gibi bölgesel değişimlere de kendini hazırlayamamış olduğunu görebiliriz.Yani Irak’ta oluşan durumdan da pek hoşnut olmayan DTP, adeta Kürtlerin dışında Kürt politikası yapmaya çalışıyor. Bu konuda da yaptığı her açıklama ve açılımla Türk(iyeli)leşirken Kürtler den de kopmaktadır.".................
Senin ve herkesin bildiği gibi gerek kuzey ile gerekse diğer parçalar ile ve bütünsel bölge ile ilgili net-derinlikli açımlama ve önerileri var. Doğru-yanlış var. Bölgesel değişimleri görmediğini söylemen de bir yalan. Bu konuda söyledikleri ortada. Senin ırak dediğin benimse güney Kürdistan dediğim
gelişme ile ilgili hoşnutsuzluğunun gerekçeleri de biliniyor. Derdin bu değil mi.
Barzani-talabani yani abd-israil-ingiltere(bop) çerçevesinde olan bu çizgiye karşı olmak ile Kürtleri dışlamayı nasıl ilişkilendiriyorsun…
bop süreci aşamasında, çözümü Türk(iyeli)leşirken bu noktada araması veya bu anlamda güney çizgisine karşı olması politik bir tercihtir. Kürt halkından vazgeçme değil. Senin politik tercihin güney bahanesi ile bop olabilir. Bu anlamda senin pkk karşıtlığında anlaşılabilir bir şey.. özgür-irade ve tırşık karakterleri tercihi gibi.
3- Şimdi oltalar elimizde… başlayalım….........
“Ayrıca Barzani’nin Türkiye’ye karşı Kürtleri koruyan ve Kürtler arası bir çatışma istemeyen tutumu da Türkiye’de yaşayan Kürtlerin sempatisini kazanmıştır.Bu durumda Kürtler Talabani’yi ABD’ye bağımlı bir siyasetçi olarak görürken Barzani’yi bağımsızlıkçı bir lider olarak görmektedir.Bu tabloda A.Öcalan’ın durumu ise onlardan çok farlıdır.(Bu konu ile ilgili ‘A.Öcalan ve PKK’nin siyasal iflası’ adlı bir yazıyı önümüzdeki günlerde yazacağım.)............
Biliyorum yazarsın… çook okudum ben o yazıları.. oltanın ucunda.. buraya bile astılar bolca.. …önümüzdeki günlerde sözü hoşe idi.. yani iş çıkmazsa vazgeçecek anlaşılan.
Türkiyeye karşı Kürtleri barzaninin koruduğu bir anlamda doğrudur. Yani melik Fırat ve Nakşibendi Kürtlerle ilgili desteği biliniyor. hoş, Türkiye zaten bunları korumak zorunda. Bu noktada beritan yoldaşı ikna edemeyen bir tırşıkçı kürt halkını mı ikna edecek.. gülerim buna. Birde günah keçisi Talabani mi oldu şimdi..
Barzaninin abd ilişkileri ayyuka çıkmış, şu söylenenlere ve söyleyene bak… madem bu abd ilişkisi çok önemli. Barzani ile abd nin bölgesel çelişkisi ne birde bunu anlatsan bize..
Bu yalan ve demagojilerden sonra.. gelelim “hutbe”nin mevzusuna..

4- “Tüm bunlara baktığımızda önümüzdeki günlerde ya yeni bir Kürt partisinin doğup güçleneceğini ya da DTP’nin siyasal geleneğinin doğduğu ilk günlerdeki gibi Kürtleşeceğini söylemek yanlış olmaz” ..............
bu ikisi yan yana durmaz. Eski-ler.. kürt partisi işleri tutmadı biliyorsun.. senin şirin anti-abd ci!? Barzani ne bu halk yatmadı.. sende farkındasın, efendilerin de. Ama dtp den ekmek çıkartma işiniz sürmektedir. Osman olayı gibi.. bakalım işiniz nerede netleşecek..
İki yol var önünüzde. Birincisi dtp yi zorlamak, olmaz sa çaresiz yeni parti kurmak ya da tüm tırşık çeşitlerini bir araya toplamak.
Aslında buraya gelişteki asıl işin bunlar da değil..
1-çatı partisi girişiminde sol güçlerin katılımını engellemek, katılacak olanlar ise senin gibi (kürt olmayan) tırşıkçıların olmasını sağlamak. Böylece ulusal alan ile emek alanı birleşemeyecek.. tırşıkçı sol ile de Kürtleri sistem içi tutmak…
2-bu girişimin dışında kalacak sol ile bir ittifaka giderek pkk eleştirileri üzerinden, anti-barzani tavrı törpülemek.

Zor iş be dostum.. en fazla solu pkk ve kürt direnişi karşıtı olmada kemikleştirmeye
malzeme olursun. Bunun da adı nedir sen söyle…

“Gerçekten Marksizm’e daha yakın olan ve hatta bazı Maoist gruplarında bu oluşma yer almaları ise dikkat çekicidir.Çünkü bu gruplar devrimci platformlara PKK baskısı nedeni ile katılamayan bir çok Kürt aydın ve grubuna sahip çıkması gerekirken, adeta onları dışlar bir pratik içindedirler.’PKK resmi ideolojisi’ni kendi içlerinde eleştiren bu gruplar nedense masada PKK kuyrukçuluğuna soyunmaktadırlar. 26.12.2008 ZINAR KOCAYÜREK”
Çatı partisi girişiminde özgürlük hareketinin böyle bir koşulu yok lütfen uydurma.. tkp bile belli oranda yer aldı.. solun belirli kısmının katılmam gerekçeleri senin gerekçelerinle aynı..
1- dtp sosyalist değil Kürtçü(milliyetçi)….
Sen bi.. böyle diyorsun
2- dtp Türkiye partisi olamadı.. bölgesel parti …
bi ..böyle diyorsun. Utanmadan .. bileşik davranma çabalarına kuyrukçuluk derken kendine (BARZANİ YE)çağırıyorsun.. o zaman neyin kuyrukçusu olacaklar peki….

Neyse tekrar hoş geldin.. sana balık bulamazsak bile tırşık ikram ederim. Gerçi Barzani ninki kadar lezzetli olmaz. Çünkü onunkinin yanında Amerikan salatası var…

suat

RED_STAR kullanıcısının resmi

GEC KALMIS BİR CEVAP

Öncelikle yazıyı yazanın ben olmadığı ile başlayayım
bu yazıya cevaplar almak için ben gönderdim doğrudur.Aslında cevap olarak bende bi seyler yazmıstım ve gönderdiğimi sanıyordum ama sanırım iletilmeden siteden cıkmısım yani ne oldugunu bilmiyorum Kusura bakmayın
Yazının genel olarak pkk nin ilk stratejisini doğru anlattığı sonraki süreçtede zaten pkk nin demokratik cumhuriyete stratejik yaklastığı biliniyor.Bu anlamda bu değişikliği büyük bir buluşmuş gibi sunması anlaşılır değildir.
Yazınınbütününe baktığımda Kürt söylemini bu kadar cok yapmasıve bunu marxizm ile ayrıştırmaya calısması klasik sol bir söylem
Ayrıca marxiz bir bilimsel yöntem ise aşılması da pek ala olasıdır.
Neyse eski cevabımın tamamını buraya almıyorum ama genel anlamda bunları yazmıstım diyebilirim