Skip to the navigation
.
Skip to the content
.
Köxüz Sitesi bundan sonra http://www.koxuz.net/anasayfa/ adresinde devam edecektir.
Anasayfa
Son Gelenler
Köşe Yazıları
Bloglar
Forumlar
Yorumlar
Kitaplar
Galeriler
Kontak
Linkler
Ana Sayfa
»
Anasayfa
İsmet Demir'in Ölümünün Otuzuncu Yıldönümü Vesilesiyle
Görüntüle
Düzenle
Sürümler
links
Başlık:
*
Kategoriler
Köşe Yazarları:
*
- Lütfen seçiniz -
A. Hicri İzgören
Abdullah Öcalan
Abdullah Korkmazhan
Ali Dehri
Avni
Ayhan Bilgen
Ayşe Günaysu
Çözüm Defteri
Öteki Tarih
Özgür Amed- Kurdocul İşler
Özgür Ünveren
Birol Dinçel
Cihan Erdoğan'ın Yazıları
Delil Karakoçan
Demir Küçükaydın
Deniz Tilyos
Erkan
Erol Özkoray
Esen Uslu
Esra Çiftçi
Faysal Özçift
Ferhan Umruk
Ferhat Arslan'ın Fotograf Çalışmaları
Ferhat Tunç
Fırat Aydınkaya
Garbis Altınoğlu
Gün Zileli
Günay Aslan
Hakan Akçura
Hakan Öztürk
Halil Savda'nın Yazıları
Haluk Gerger
Handan Çağlayan
Hasan Oğuz
Haşim Kutlu - Kızılbaş Meydanı
Hüseyin Aykol
Hüseyin Çelik
Hrant Dink
Kardeş Türküler
Köxüz
Kiraz Biçici
Koray Düzgören
Loqman Ehmed'in Çalışmaları
M. Şehmus Güzel
Medya Diyalog
Murat Çakır'ın Yazıları
Murat Kanatlı
Muzaffer Oruçoğlu
Mıgırdiç Margosyan
Ozan Değer
Ragıp Duran-Apoletli Medya
Ragıp Zarakolu
Ramazan Kaya
Sait Çetinoğlu
Salih Kadim
Sevan Nişanyan'ın Yazıları
Sezai Sarıoğlu
Tayfun Şen
Tayfun İşçi
Teslim Töre
Ulus Irkad
Uğur Kemal
Veysi Sarısözen
Yalçın Yusufoğlu
Yüksel Genç
Yıldırım Onat
Zeliha Akpınar
Şaban İba
Şeyhmus Diken
Köşe Yazarları burada kendi isimlerini seçmeli
Bölümler-Konular:
*
Gündem
-"Barış Süreci"
-"Kürt Sorunu"
-Anayasa Tartışmaları
-Avrupa Birliği
-Çatı Partisi Tartışmaları
-Büyük Ortadoğu Projesi
-İnsan Hakları
Politika
-Türkiye Politikası
-Ortadoğu Politikası
-Dünya Politikası
Ekonomi
-Dünya Ekonomisi
-Türkiye Ekonomisi
Sınıflar ve Partiler
Sosyal Hareketler
-Ulusal Hareketler
-Barış Hareketi
-İşçi Hareketi
-Çevre Hareketi
-Kadın Hareketi
-Gençlik Hareketi
Kültür ve Sanat
-Plasitk Sanatlar
-Sinema - Tiyatro
-Edebiyat
-Müzik
Dosyalar
-Hrant Dink Cinayeti
-Şemdinli
Linkler
Bilim ve Teknik
-Doğa Bilimleri
-Toplum Bilimleri
Yaşam - Günlük Hayat
-Medya
-Spor
Felsefe
Köxüz'den Yazılar
-Köxüz'ün Temel Metinleri
-Köxüz'den Mektup
-Köxüz Redaksiyonundan
-Köxüz'den Yorumlar
-Köxüz'ün Künyesi
Okurladan Yankılar
Lütfen yazınızın yer alacağı bölümü seçiniz.
Ana Metin:
<p><img hspace="2" height="150" width="116" vspace="2" border="1" align="left" alt="" src="/anasayfa/files//folders/ismetdemir200.jpg" /><img hspace="2" height="150" width="132" vspace="2" border="1" align="right" alt="" src="/anasayfa/files//folders/YIS-Sempol200.jpg" /></p> <p>16 Mart, yeni kuşaklarca artık pek bilinmeyen işçi önderi ve Yapı İşçileri Sendikası (YİS) başkanı İsmet Demir'in otuzuncu ölüm yıldönümü.</p> <p>Bu derlemede İsmet Demir hakkında daha önce yazdığımız iki yazı yer alıyor. Üçüncü bir yazı daha vardı ama bizde olmadığından onu koyamıyoruz.</p> <div align="center"><b>Yalınayak İsmet</b></div> <p><span>İsmet Demir sendikacı olarak bilinir ve tanınır. Ama İsmet Demir'i bir sendikacı olarak anmak, onu hiç anlamamış ve tanımamış olmaktır. İsmet Demir, 1960'lı yıllarda hızla örgütlenen ve mücadeleye giren genç ve dinamik isçi sınıfının ortaya ve öne çıkarttığı <b>sosyalist</b> bir işçi önderiydi.<!--break--> </span></p> <p><span>Bir işçi önderi, ama amacını sadece sendikal, daha iyi çalışma koşulları mücadelesiyle sınırlamamış; şu güzelim ve rezil dünyadan sömürüyü ve baskıyı, bunun olmazsa olmaz koşulu olarak da her şeyi metalaştıran, tüm insanları ve doğayı kâra kurban eden kapitalizmin ortadan kaldırılması gereğini kavramış ve inanmış; bu amaca, sadece ve sadece, tüm zenginlikleri yaratan yoksul, cahil, örgütsüz milyonlarca ve milyonlarca emekçinin doğrudan eylemiyle varılacağım bilen; bu ezilen insanları örgütlemek ve mücadele içinde eğitmek gibi uzun hazırlık dönemlerinin, sabrın ve nankörce bir çabanın gerektiğini kavramış bir işçi önderi nasıl yetişir?</span></p> <p><span><img height="260" width="436" align="left" alt="İmet demir, (Arkası dönük) Necmettin'in Cenazesinde" src="/anasayfa/files//folders/Ismet_Demir_Aliaga_cenaze_resim.jpg" />Burjuvazinin okulları, vakıfları, bursları, tetkik gezileri gibi binlerce deneme ve eğitme aygıtı var: milyonlarca emekçiyi kontrol altında tutabilecek politikacılar ve idareciler yetiştirebilmek için. Bunlar yetmezse de şiddet aygıtları.</span></p> <p><span>Ezilen insanların, işçilerin böyle okulları yok. Bir ölçüde sosyalist partiler bu işi yapmaya çalışırsa da, belki dünya tarihi bakımından kısa, ama birkaç kuşağın hayatını kapsayan yozlaşma ve gerileme dönemlerinde bu partiler çoğu kez insiyatiflerin yitirildiği, yetenek ve çabaların boşa harcandığı, zeka kıvraklığının ve esnekliğin kaybedildiği, güven sarsıcı, tersine seleksiyon yaratıcı aygıtlar haline dönüşebilirler, ki uzun yıllardır dünyadaki sosyalist partilerin başat niteliği bu olmuştur. Bu koşullarda bir işçi önderi nasıl yetişebilir?</span></p> <p><span>Son duruşmada, ardında tarihsel zorunluluklar yatan rastlantılar, ezilen sınıfların kendi içlerinden çıkardığı önderlerin eğitiminde tayin edici bir rol oynamaktadır. İsmet Demir'in ayrıntılarını pek fazla bilmediğimiz hayatı bu kuralı doğrular gibidir. </span></p> <p><span>Eskişehir'in Mihallıçık kasabasından bir işçinin çocuğudur. Çobanlık yapar, ilkokulu bitirir, orada burada inşaatlarda işçilik yapmaya başlar. Ergin bir insan oluncaya kadar çok utangaç, kimsenin yüzüne bakamayan, konuşurken utanç ve heyecandan kıpkırmızı kesilen bir garip işçidir; sonradan "hayat üniversitesi"nin işleyeceği cevheri sağlam bir ham maddedir İsmet Demir.</span></p> <p><span>Her ezilen ve sömürülen insan gibi isyan duygularıyla doludur. Bir yerlerde bir sakatlık vardır ve değiştirilmesi gerekir. Ama nerede ve nasıl? Bu gerçeğin arayışında, az konuşan, çok düşünen, gözleyen, isyanını içine atan, çaresizlikten bunalan milyonlarca genç emekçiden biridir. Sonraki yıllar İsmet Demir'de çok şeyi değiştirir, ama biri olmazsa diğeri soysuzlaşan iki özelliğini değil: sömürü ve baskıya duyulan isyan ve müthiş bir insan sevgisi, Türkçe'nin güzel deyimiyle, insancıllık. </span></p> <p><span>Sınıf bilinci, der bir büyük sosyalist düşünür ve eylemci <i>"Ne Yapmalı?"</i> diye düşündüğü bir kitabında, yalnızca sınıfın kendi içine kapanılarak edinilemez; o, tüm sınıfların ilişkileri ve çelişkileri alanından edinilebilir. İsmet Demir'in şansı, bir bakıma, bir işçi olarak tüm sınıfların ilişki ve çelişkilerinin kesiştiği, çırılçıplak görünebildiği noktalarda bulunup doğrudan gözlemler yapabilmesindedir. </span></p> <p><span>Önce Mevlana ile tanışır ve çıkış yolunu onun kitaplarında arar İsmet Demir. Sonra İslam Medeniyeti boyunca hiç yok olmamış, tarihsel kökleri Mazdek, Manizm, Orfeusculuğa kadar uzanan rafızi - batıni halk muhalefetini tanır. Sanki bir şeyler biraz aydınlanmış gibidir. Tarih boyunca ezilenler sınıfsız ve baskısız bir toplum idealini medeniyetlerin mesanelerinde hep yaşatmışlardır. Binlerce yıllık bir geleneğe ayak basmanın verdiği bir güven duygusu vardır artık. Diğer yandan, kişisel gözlemleriyle, o koca koca çalımından yanına varılmaz adamların boşluğunu ve kofluğunu da görmüştür. </span></p> <p><span>1946 yılları. D. P. kurulur. İsmet Demir Eskişehir'de bir inşaatta çalışmakta, isyancı karakteri nedeniyle çevresinde tanınmaktadır. Burjuvazi, tek parti diktatörlüğüne yığınların duyduğu isyanı kendi değirmenine akıtmak için, İsmet Demir gibi fedailerin enerjisine, tecrübesine, fedakarlığına ve cesaretine gerek duymaktadır. Bayar ve Menderes'le tanıştırılır. Onların koruyucusu, militanı ve fedaisi olur. Böylece, Türkiye'nin egemenlerinin en uç kişilerini, onların ilişkilerini yakından gözleme ve tanıma olanağı bulur. 1946-50 arası umut doludur. Şu seçimler yapılıp DP bir iktidara gelse baskı ve sömürü son bulacaktır. Bu DP militanı Anadolu köylerine silah dağıtır. Bütün miting ve benzeri işlerin adsız neferidir. </span></p> <p><span>Fakat bir gün, bir mitingde, köyün ağası, köylülerin mitinge gitmesi için traktörlerini romörkleriyle birlikte seferber edince içine ilk kurt düşer. Sonra, DP iktidara gelince umutlarının hiç birinin gerçekleşmediğini, bir kenara itildiğini ve kullanılmış olduğunu görür. Burjuvaziyi yakından tanımıştır artık. İlk ve en önemli politik dersi almıştır. </span></p> <p><span>Önderlik demek, sadece sınıf ilişkilerini, sınıfların karakterlerini tanımak değildir. Önderlik demek, aynı zamanda örgütçülük demektir. Örgütçülük demek, insanları tanımak demektir. Ama insanları, sıradan, her gün çevremizde gördüğümüz "insan sarrafları"nın yargılarıyla değil, ortak mücadele için nasıl en yararlı olabilecekleri, nasıl örgütlenebilecekleri bağlamında tanımak demektir. Bu tanımanın alt yapısını bir bakıma sonraki yıllarda topoğraf olarak çalışması sağlar. </span></p> <p><span>Türkiye'nin detaylı haritalarını hazırlayan bir topoğraflar grubunda işçi olarak çalışmaya başlar ve T. C. topraklarını köy köy, karış karış Edirne'den Ardahan'a dolaşır ve tanır. Hemen her gece bir başka köyde kalmak; değişik insanları, değişik gelenekleri, değişik ilişkileri tanımak. Ama aynı zamanda hepsinde ortak olan sömürüyü, baskıyı ve yoksulluğu görmek: bütün bunlar İsmet Demir için paha biçilmeyecek gözlemler olur. Genelleme yeteneği gelişir.</span></p> <p><span><img height="400" width="274" align="left" alt="" src="/anasayfa/files//folders/Ismet_Demir_Aliaga_cenaze_gazete4.jpg" />Ayrıca okumuş mühendislerin yanında çalışmaktadırlar. Bu nispeten aydın insanlar, meslekleri gereği yanlarında çalışan işçilerle beraber yaşamak ve dolaşmak zorundadırlar; kasaba ya da şehir memurları gibi eşrafla iç içe şehir kulüplerinde ve memur - eşraf mahallelerinde bir kast yaşamı sürmemektedirler. Karşılaşılan şeylerle ve olaylarla ilgili bin bir günlük konuşma içinde bu bilgili insanların çeşitli değerlendirmeleri, tepkileri İsmet Demir'e oldukça geniş bir ansiklopedik bilgi, gözlemlerini sınıflandırma yeteneği ve modern bilimlerle daha yakından tanışma olanağı sağlamış olsa gerektir. İnci gibi yazısını, matematik bilgisini, düşüncelerini yazıya dökmeyi herhalde bu dönemde kendiliğinden edinmiş olsa gerek. </span></p> <p><span>İsmet Demir aynı zamanda aydınları da yakından tammış olur böylece. İşçilerde çok rastlanan ve çoğu kez hızla birbirine dönüşen bir aydın düşmanlığı ya da aydınlara yavşakça bir hayranlık İsmet Demir'de yoktu. O aydınların yeteneklerinin ve sınırlılıklarının bilincindeydi. Ne sırf onlarla ne de onlarsız olamayacağım bilirdi. </span></p> <p><i><span>"Her şey tecrübelerden öğrenilir, tecrübelerden hiç bir şey öğrenilemez"</span></i><span> der bir şair. İsmet Demir artık zengin bir tecrübe birikimine sahiptir ama hala problemi çözebilmiş değildir. Derken, bir gün, (galiba bir trende seyahat ederken) Bulgaristan muhaciri eski bir sosyalistten ilk kez sosyalizmi duyar ve sosyalizmle tanışır. Sosyalizmin dünyaya bakışını öğrenir. Artık her şey apaçıktır. Yıllardır çözemediği problemler bir çorap söküğü gibi çözülmektedir. Sosyalist teoriyi henüz yakından tanımasa da, artık sınıfının bilincinde bir işçidir İsmet Demir. </span></p> <p><span>1950 yılları. Yollar, barajlar, santraller, Amerikan üsleri yapımı başlamıştır. Kurulan şantiyelerde binlerce işçi barakalarda yaşamaktadır. Bir kısmı kalifiye işçidir, bir kısmı köyünü yeni terk etmiştir. Aşağı yukarı 100. 000 kişilik bir "şantiyeciler" kadrosu oluşmaktadır. Bunlar çevremizde gördüğümüz küçük inşaatların işçilerinden farklıdırlar. Çalışan işçi sayısı 1000'den aşağı pek düşmeyen büyük iş yerlerinde çalışırlar. Bir iş bitince yataklarını denk yapıp diğer iş yerine giderler. İşlerde bir kesiklik ama işçi kadrosunda bir süreklilik vardır. Herkes birbirini tanır. Meslekler çoğu kez hemşeri gruplarına bölünmüştür. Demirciler Kırşehirli, marangozlar Ordulu, kaynakçılar, montajcılar Güney ve Batı Anadoluludur.</span></p> <p><span>Birçok durumda işçileri bölen bu tabakalaşmalar, aynı zamanda hızla örgütlenmenin aracı da olabilirler. Diyelim ki Kırşehirliler daha ziyade demircidir. Demircilerin Formeni (ustabaşları) da Kırşehirlidir ve kendi içlerinde birbirlerini kayırırlar. Usta durumundaki kalifiye işçiler, kaba işçi olan hemşerilerini işe aldırıp koruduğu, meslek edindirdiği için onlar üzerinde büyük bir etkiye sahiptirler. Bir ustabaşının bir harekete ya da örgütlenmeye evet demesi, aşağı yukarı bir branşın otomatikman örgütlenmesi ve harekete geçmesi demektir. Elbet hareket keskinleşince en çok yan çizme ve uzlaşma eğilimi gösterenler bu ustalardan çıkarlar. Ama sıradan işçiler, bir kere bu ustabaşıların katalizatörlüğüyle örgütlenip eyleme geçtikten, işe sahip çıktıktan sonra işi kendileri götürürler ve ustaların hareket olanaklarım sınırlarlar. </span></p> <p><span>Bu kalifiye işçilerin "meclisine kabul edilmek" için kalifiye işçi olmak gerekir. Sıradan bir işçi, ne bilgisiyle ne de işyeri hiyerarşisi içindeki pozisyonuyla bu kalifiye işçileri örgütleyemez; onlarla aynı masaya oturup konuşamaz bile. Yazılı olmayan geleneklerdir bunlar.</span></p> <p><span>Ve İsmet Demir kalifiye bir topoğraftır artık. Kolay kolay atılamaz bir işten. Usta işçiler arasında yeri vardır. Topoğraf olduğu için tüm şantiyeyi serbestçe dolaşıp herkesi tanıma ve görme olanağı da vardır. Bunlar bir iş yerinde örgütlenebilmek için baha biçilmez olanaklardır ve aynı zamanda kişiye tüm işçileri tanımak ve işin gidişi hakkında kuş bakışı bir fikir edinebilmek gibi nitelikler kazandırır. </span></p> <p><span>Bu tecrübeler İsmet Demir'e baha biçilmez bir seziş gücü kazandırmıştı. Herhangi bir işyerini örgütlemeye gittiğimizde, şantiyeyi genel olarak görebilecek bir yere durur, ceketini ağaca asar ve saatlerce çalışan işçileri gözlerdi. Sonra da orada ne ölçüde ve neler yapılabileceği hakkında aşağı yukarı kesin bir görüşe ulaşırdı. </span></p> <p><span>Gerek topoğraf olarak T. C. topraklarını doğudan batıya köy köy dolaşmış olması, gerek şantiye hayatı sayesinde binlerce işçiyi isim isim tanırdı. Aşağı yukarı her işçinin nereli olduğunu, özel problemlerini, yetenek ve zaaflarını, daha önce nerelerde çalıştığını, hangi hareketlere katıldığını, tutumlarını tek tek bilirdi. Bir askeri kumandan bile elinin altında her an sicilleri bulunan askerlerini böylesine yakından ve doğru olarak tanıyamaz. İsmet Demir'in kafasında bir bakıma Türkiye toprakları üzerinde yaşayan insanların geleneklerinin ve özelliklerinin bir haritası vardı. İlk kez karşılaştığı bir kimseye adını, nereli olduğunu ve daha bir kaç soru sorunca, o kişi artık İ. Demir için bir bilinmez olmaktan çıkardı. O kişinin yetiştiği çevre, edindiği kültürün özellikleri, hangi aşiretten veya çevreden olduğu vs. hakkında aşağı yukarı tam bir bilgiye sahip olurdu. Ve karşısındaki de, İsmet Demirin söylediği belki çok önemsiz ya da dışardan dinleyen birisi için geçer ayak söylenmiş alelade gibi görünen sözlerden, onun kendisi hakkında belli bir fikir sahibi olduğunu anlardı. <img height="300" width="400" align="left" alt="" src="/anasayfa/files//folders/Ismet_Demir_Aliaga_cenaze.jpg" /></span></p> <p><span>İşte hayatın İsmet Demir'e kazandırdığı bu nitelikler onun eşi görülmemiş örgütçülüğünün bir bakıma alt yapısını oluştururdu. Ama İsmet Demir bu niteliklerini sosyalizm ve işçilerin hak mücadelesi için kullanan az görünür bir örnekti. </span></p> <p><span>1950 - 60 yılları arası şantiyeciler arasında henüz sendikalar yoktur ama bir çok pasif ya da aktif kendiliğinden direnişler yaşanır. Kuş uçmaz kervan geçmez şantiyelerde yapılan bu direnişler belki hiç bir zaman gazetelere geçmemiştir ama, İsmet Demir ve şantiyeciler buralarda ilk tecrübelerini edinmişler, güçlerini ve güçsüzlüklerini tanımışlar yavaş yavaş mayalanmalar başlamıştır. 1960'ların ilk yıllarına kadar geçen bu dönem, bir bakıma şantiyecilerin ve İsmet Demir'in "Tarih öncesi"dir. </span></p> <p><span>Ereğli demir çelik fabrikaları inşaatlarındaki seri direnişlerde İsmet Demir, Fukara Tahir'le birlikte önemli bir rol oynar. Yine 1960'ların başındaki Ankara'da işsizlerin meclise yürüyüşü, İsmet Demir'in örgütlenmesinde önemli roller oynadığı ilk büyük bilinen işçi eylemleridir. Sonuç: şantiyecilerin sendikalaşmaya başlamasıdır. </span></p> <p><span>Ereğli'de çalıştığı ve direnişleri örgütlediği yıllarda, talebeliğinde V. P. tevkifatına kıyısından bulaşmış ve o sıralarda Ereğli inşaatlarında bir hizmetli olarak çalışan biri aracılığıyla ilk kez Dr. H. Kıvılcımlı ile tanışır. Böylece sosyalist teorinin ürünlerini az çok kaynağından tanıma olanağı bulur. İsmet Demir ölünceye kadar H. Kıvılcımlı'nın görüşlerini savunmuş, sadece ona güvenmiştir. </span></p> <p><span>H. Kıvılcımlı ve İ. Demir'in bu rezonansa gelişi bir rastlantı değildir. H. Kıvılcımlı "eskiler" içinde, aydınlar arasında horlanmış ama işçiler arasında daima yankı bulmuş, bağlı olduğu uluslararası sosyalist çizginin tüm reformizmine rağmen radikal ve devrimci eğilimi temsil etmiş örnek bir sosyalisttir.</span></p> <p><span>İsmet Demir de 1946'larda İstanbul ve İzmir'de mayalanmış Şefik Hüsnü ve Esat Adil'lerin reformist ya da anarko-sendikalist geleneğinden değil, bambaşka bir gelenekten geliyordu. Gerçekten de burjuva sosyalizmi H. Kıvılcımlı gibi İsmet Demir'den de hep nefret ede gelmiştir. Bunu açıkça ifade edemediğinde küçümsemiş, alay etmiş ya da susuşa getirmiştir. Ama aynı İsmet Demir D.Ö.B. (Devrimci Öğrenci Birliği) ve Dev-Genç saflarında her zaman sevilen sayılan bir işçi önderi olagelmiştir. Bu yankılaşmalar bir rastlantı değildir. 1968'in devrimci gençler kuşağı, tıpkı İ. Demir veya Dr. H. Kıvılcımlı gibi, bir ölçüde bilinçsiz de olsa reformizmin, burjuvaziyle ittifaklar politikasına karşı radikal ve devrimci bir tepkinin ifadesi olmuşlardır. </span></p> <p><span>Bu durumun elbette, İsmet Demir'in bir önderi olduğu şantiyecilerin yapısıyla da bir ilişkisi vardır. 1960 - 70 arasında isçi sınıfı mücadelelerinde başı çeken iki branş vardır. Birisi metal işçileri, Maden-İş aracılığıyla DİSK'in çekirdeğini oluşturmuşlardır. Diğeri şantiyeciler. Şantiyeciler de esas olarak metal işçileridir. Ama işçi sınıfı içinde aynı zamanda evrensel özellikler gösteren zümre farklılıkları da vardır. </span></p> <p><span>Büyük şehirlerin metal işçileri başlangıçta iyi mücadeleler verirler ve güçlü istikrarlı sendikalar kurarlar. Ama tam da bu nedenle: hem nispi elverişli durumları nedeniyle, hem de istikrarlı sendika aygıtlarında bir sendika bürokrasisinin kolayca palazlanması nedeniyle reformizme daha eğilimlidirler. Yapı İşçileri, daha doğrusu şantiyeciler ise, sık sık işyerlerinin dağılması ve her yeni iş yerinde yeni baştan örgütlenip, mücadele ederek hak mücadelesine girmek zorunda oluşları nedeniyle, sürekli mücadeleci bir eğilim taşımışlar ve istikrarlı sendikalar kuramamışlardır. Bu da bir sendika bürokrasisinin oluşmasını bir ölçüde engellemiştir.</span></p> <p><span>Yapı iş kolunda ya gangster sendikacılar olmuştur ya da İsmet Demir gibi devrimciler. Orta, uzlaşma yoluna koşullar hiç bir zaman izin vermemiştir. İsmet Demir, sadece inşaat işçilerinin başarılı mücadelelerini belirlememiştir, ama şantiyecilerin bu karakteri de bir bakıma İsmet Demir'i belirlemiştir. </span></p> <p><span>Keza şantiyeciler, işçi sınıfının genellikle küçük işyerlerinde, en ağır çalışma koşullarında yaşayan, ama daha ziyade aşırı sola ya da anarşizme eğilim gösteren, ani patlayışları ansızın yılgınlığa dönüşen zümrelerinden de farklıdırlar. Bu nedenledir ki, İ. Demir, politik olarak ne anarşist ne de reformist bir karakter taşırdı. Ve bir bakıma bu objektif koşullar nedeniyledir ki, ideale en yakın sosyalist bir sendikacı olmuştur. Ve tam da bu nedenlerle, 1980'den beri hemen tüm kazanımlarını yitiren, ve yeniden mücadeleye girebilmek için yavaş yavaş mayalanıp güçlerini toplayan yeni mücadeleci işçi kuşakları için gerçekten örnek olması gereken bir işçi önderidir. Reformistler K. Türkler'i yeni kuşaklara prezante ediyorlar, devrimciler İsmet Demir'in bayrağım yüceltmelidirler.<img height="356" width="400" align="left" alt="" src="/anasayfa/files//folders/Ismet_Demir_Aliaga_cenaze_gazete5.jpg" /></span></p> <div align="center">*</div> <p><span>1960'lı yıllarda İsmet Demir'i her yaz bir büyük direnişi yönetirken, bir destan yaratırken görürüz. Ereğli, Boru Hattı, Kadıncık Barajı, Çekmece, İzmit, Eskişehir, Aliağa mücadelelerinin gerçek örgütleyicisi ve önderi İsmet Demir'dir. </span></p> <p><span>Ne var ki, bütün bu mücadelelerden ve başarılardan hiç bir zaman güçlü bir sendika ortaya çıkmamıştır. Ereğli grevlerinde Fukara Tahir ile birlikte Yapı-İş'i kurarlar. Tahir kısa zamanda yozlaşır. İsmet Demir yeni sendikalar kurar, tutar işçileri başına getirir. İşçiler kısa zamanda aidatlardan gelen paraları yeme gayretine düşerler. Kendilerine karşı çıkan İsmet Demir'i ya sendikadan atarlar ya da paraları alıp kaçarlar. Bütün bu tecrübelerden İ. Demir şu sonucu çıkarır: sınıf bilinci olmayan, devrimci olmayan bir işçi ne kadar yiğit ve namuslu olursa olsun, sendikanın başına gelince ya hızla yozlaşmakta, ya da devlet aygıtlarının tehditleri karşısında sinmektedir.</span></p> <p><span>Bunun üzerine İ. Demir bu fasit daireyi kırmak için yollar araştırmaya başlar. Yıl: 1968'dir. Devrimci gençlik hareketleri başlamıştır. İsmet Demir hedefini belirler: bu devrimci gençlerle işçileri kaynaştırmalı, sendika bu insanların, sınıf bilinçli, devrimci insanların eline verilmelidir. Ancak o zaman sendikanın maddi olanakları işçilerin yeni mücadelelerini örgütlemek için seferber edilebilir. </span></p> <p><span>Gençlik mücadeleleri içinde hızla radikalleşen öğrenciler İstanbul'da Deniz Gezmiş'in önderliğinde Devrimci Öğrenci Birliğini (D.Ö.B.) kurarlar. Başlangıçta bu gençleri el altından ya da açıkça destekleyen Kemalistler, reformistler bu radikalleşmeden korkmuşlar ve D.Ö.B.'ün yüzüne bütün kapılar kapanmaya başlamıştır. Dernek için yer bulunamamaktadır. </span></p> <p><span>İşte İsmet Demir, burjuva toplumuyla kopuşan bu devrimci gençlere işçi sınıfının bağrını açar: Yapı İşçileri Sendikasının (Y.İ.S. ) olanaklarını D.Ö.B.'ün emrine verir. D.Ö.B. ve Y.İ.S.'in aynı binayı paylaşması, bir rastlantının ötesinde bir tarihsel zorunluluğun ifadesidir. İsmet Demir, bu devrimci gençleri alır işçilere götürür, işçileri alır bu devrimci gençlere getirir. İnanmaktadır ki, işçi de sosyalist aydın da tek basına bir hiçtir. Çok sevdiği Hikmet Kıvılcımlı'nın benzetmesiyle, biri kalaya, diğeri bakıra benzer. Tek başına ikisi de yumuşak metallerdir. Ama bunlar cidden kaynaştığı zaman, insanlığa bir çağ atlatan tunç ortaya çıkar. </span></p> <p><span>İsmet Demir sosyalist aydınların ve işçilerin kaynaşmasına verdiği bu önem bakımından da DİSK sendikacılarıdan ayrılır. DİSK yöneticileri devrimci gençlerin işçilerle kaynaşmasından her zaman korkmuşlar, ellerinden geldikçe bunu engellemeye çalışmışlardır. Aydınlar içinde ancak yeterince ehli olanları, sendika aygıtında maaşlı memurlar olarak kullanmışlardır. Bu, muhakkak samimi olan sosyalist aydınlar da, sendikal çalışma yaptıklarını düşünüp, işçilerle bağlar kurduklarını düşünüp, kendi kendilerine bir tatmin hissi duymuşlardır. Ama sendikal çalışma da bu değildir, sosyalist entelijansiyanın işçilerle kaynaşması da. </span></p> <p><span>Bütün bu ayrılıklar nedeniyle DİSK yöneticileri İsmet Demir'den nefret etmişler ve korkmuşlardır. İsmet Demir, yönettiği sendikayla DİSK'in kuruluş toplantılarına katıldığı, üyelik için defalarca DİSK'e müracaat ettiği halde, bir tek cevap bile alamamıştır. Bu bir rastlantı değildir. Ve bunu yapanlar şimdi işçilere örnek kahramanlar olarak tanıtılıyor ve piyasada kahramanlar gibi geziyorlarsa, işçilerden bir şeyler gizleniyor, onlara gerçekler anlatılmıyor demektir. Elbet bir gün tarih yeniden yazılacaktır.</span></p> <div align="center">*</div> <p><span>1968 - 71 yılları arasında Dev-Genç'in hiç bir önde gelen militanı yoktur ki, İsmet Demir'le birlikte çalışmış olmasın. Bunların fizikçe ölmüş bulunan bir kaçının adım anmak bile yeter: Deniz Gezmiş, Cihan Alptekin, Sinan Cemgil, Hüseyin Cevahir, Sabahattin Kurt, Ertan Saruhan. . . </span></p> <p><span>Bir sendikacı olarak İsmet Demir çok önemli haklar elde etmiş ve biçimler geliştirmiştir. Stratejisi, kalifiye işçilerden ziyade düz işçilerin ücretini arttırmak; ücret artışlarının yanı sıra sosyal haklara ağırlık vermek; sözleşme müzakerelerini işçilerin gözü önünde yapmak veya onların her an geri alınabilir temsilcileriyle birlikte götürmek; işçilerin oyuna baş vurmadan hiç bir karar almamak; hiç bir şeye imza atmamak; yolda geçen zamanı iş saatinden kabul ettirmek; her sözleşmeden sonra kongre yapıp işçileri sendika yönetimine getirmek; bunlardan bir kaçıdır. Önemli bir hedefi, isçi çıkarmalara çoğunluğunu işçilerin temsil ettiği bir disiplin kurulunun karar vermesiydi. Bu hedefe sağlığında ulaşamadı. Sadece Aliağa'da Kozanoğlu-Çavuşoğlu inşaatında yarı yarıya işçi ve işveren temsilcileri noktasına ulaşabildi ki, çok elverişsiz şartlara rağmen büyük bir başarıydı. </span></p> <p><span>12 Mart gelirken Boğaz Köprüsü inşaatında örgütlenmeye başlamıştı. İki kıtada birden bir grev yapmak ve Avrupa'dan Asya'ya "Bu İşyerinde Grev Vardır" diye yazmak o zamanki hayaliydi. 12 Mart gelince tutuklandı. Uzun süre hapiste yattı. Tutuklanmadan önce, daha önce beraber çalıştığı devrimci gençlerin tek tek öldüğünü gördükçe, bir çok defalar, yanlış olduklarım bile bile onlara katılmayı çok düşündü. Tutuklanmasaydı belki de katılırdı. </span></p> <p><span>Yapı iş kolunun istikrarsızlığı ve sürekli olarak kayayı yeniden yukarı çıkarma zorunluluğu nedeniyle, İsmet Demir'in en büyük planı Metal iş koluna geçip, orada sağlam bir üs elde ettikten sonra diğer iş kollarına yayılmaktı. İskenderun Demir Çelik fabrikaları inşaatı bu olanağı ortaya çıkarıyordu. İnşaat sırasında orada örgütlenilirse, fabrika üretime geçtikten sonra kolayca metal iş koluna geçilebilirdi. Çıkınca derhal İskenderun'a gitti. </span></p> <p><span>Ama burjuvazi de kendince dersler çıkarmıştı. Her iş küçük taşaronlara verilmiş ve böylece ortaya yüzlerce işveren çıkmış oluyordu. Aynı zamanda Adana ve İskenderun çevresinin kabadayılarına gangster sendikalar kurdurulmuş, işçilerin haberi bile olmadan, usulen sözleşmeler yapılmıştı. Öte yandan 12 Mart'ın karanlıkları hala sürüyordu. Bütün bunlara rağmen İsmet Demir on binlerce işçiyi direnişe götürmeyi başarabildi. Ama Kıbrıs çıkartmasının hayhuyu arasında İsmet Demir tutuklandı ve gerisi gelmedi. Bundan sonra Kanser hastalığı ilerledi. Ölünceye kadar mücadeleyi bırakmadı. İnsanlara olan sevgisini, sosyalizme olan inancım ve işçi sınıfına olan güvenini yitirmedi. </span></p> <p><span>En canlı işçi tiplerini yaramış ve her satırında buram buram bir insancıllık kokan romancı Orhan Kemal İsmet Demir'in romanını yazmaya niyetlenmişti. Ortak bir dostları onları tanıştırmış ve Orhan Kemal'e bu fikri vermişti. O sıralar İsmet Demir, Aliağa grevlerine başlamak için İstanbul'dan ayrılmak üzeredir. Orhan Kemal de yurt dışına ameliyata gidecektir. Ortak tanıdıkları, ki İsmet'in bir adaşıydı, Orhan Kemal'e bir an önce notları almasını, İsmet'e anılarını anlattırmasını, çünkü İsmet'in Aliağa direnişleri sırasında öldürülebileceğini söyler. Bunun üzerine Orhan Kemal bir kaç gün içinde notlar alır. Ne yazık ki Orhan Kemal yurt dışında ölür. Aliağa'da ise, ölen İsmet değil Necmettin Giritlioğlu olmuştur. Bu destan roman yazılmadan kalır. </span></p> <p><span>Necmettin'in ölümünden İsmet Demir hep kendini sorumlu tutmuştur. Gerçek hedefin kendisi olduğunu biliyordu. Ama onun bunda hiç bir sorumluluğu yoktu. Hepimiz toplanmış ve direnişler boyunca İsmet Demir'in arka planda kalmasını, kararlaştırmıştık. İsmet Demir arkamızda olup bize akıl ve taktik verdiği sürece bizler direnişi sürdürebilir, tutuklandıkça birimizin yerini diğeri alır, ama İsmet Demir böylece hep dışarıda kalır diye düşünmüştük. İsmet Demir tutuklandığı ya da öldüğü takdirde, direnişi sürdürecek bilgi ve tecrübemizin olmadığını biliyorduk. Olaylar Necmettin'in canı pahasına da olsa bu taktiğin doğru olduğunu gösterdi ama İsmet Demir hiç bir zaman vicdan azabından kurtulamadı ve Necmettin'in yerine orada ölmüş olmayı hep istedi</span></p> <p><span>Bir işçi direnişinin başında burjuvazi tarafından öldürülen ilk sosyalist Necmettin Giritlioğlu'dur. Ve Necmettin'i sendikanın başına getiren İsmet Demir'dir. Bu bir rastlantı değildir. </span></p> <p><span>Yeni kuşakların örneği: İsmet Demir, Necmettin Giritlioğlu olsun.</span></p> <div>11.02.1987</div> <p><span>(x) Gangster sendikacı deyiminin ortaya çıkmasında dolaylı olarak İsmet Demir'in bir rolü vardır. Fukara Tahir Yapı-İş'i kurduktan sonra tipik bir sendika ağası olur ve sendikanın paralarını diğer ortaklarıyla yemeğe başlar. İsmet Demir ise, başka bir sendika aracılığıyla örgütlenmektedir. Böylece Yapı-İş'in gelir kaynakları azalmaya başlar. Paralar azalınca paraları yiyenler arasında sürtüşmeler de artar ve sonunda aynı sendikanın bir başka yöneticisi Tahir'i öldürür. "Gangster Sendikacı" lafı bundan sonra ortaya çıkmıştır. İsmet böylece onların nasıl yiyiciler olduklarını dolaylı olarak göstermiş olur. </span></p> <div>(Bu yazı Zemin dergisinde yayınlanmıştı.)</div> <p><meta content="text/html; charset=utf-8" http-equiv="Content-Type"><meta content="Word.Document" name="ProgId"><meta content="Microsoft Word 11" name="Generator"><meta content="Microsoft Word 11" name="Originator" /></meta></meta></meta></p> <link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5Cdemir%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml" /> <p><!--[if gte mso 9]><xml></p> <p> Normal<br /> 0<br /> 21</p> <p> false<br /> false<br /> false</p> <p> MicrosoftInternetExplorer4</p> <p></xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><![endif]--></p> <p> </p> <p><style type="text/css"> <!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; text-autospace:none; font-size:10.0pt; mso-fareast-"Times New Roman";} h2 { margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:3.0pt; margin-left:0cm; text-align:center; line-height:120%; page-break-after:avoid; text-autospace:none; font-size:14.0pt;"Times New Roman";} p.MsoHeader, li.MsoHeader, div.MsoHeader {margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; text-autospace:none; font-size:10.0pt; mso-fareast-"Times New Roman";} span.MsoPageNumber {"Times New Roman"; mso-bidi-"Times New Roman";} p.MsoTitle, li.MsoTitle, div.MsoTitle {margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm; text-align:center; line-height:120%; text-autospace:none; font-size:22.0pt; mso-fareast-"Times New Roman"; font-weight:bold;} p.MsoBodyText, li.MsoBodyText, div.MsoBodyText {margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:6.0pt; margin-left:0cm; line-height:120%; text-autospace:none; font-size:12.0pt; mso-fareast-"Times New Roman";} @page Section1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 2.0cm 70.85pt;} div.Section1 {page:Section1;} --></style></p> <p><!--[if gte mso 10]></p> <style> /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normale Tabelle"; mso-style-parent:""; font-size:10.0pt;"Times New Roman";} </style><p><![endif]--></p> <p style="page-break-after: avoid;"><i><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">(</span></i><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;"><strong>İsmet Demir'in<i> "Grev ve Direnişler Üzerine Anılar – Deneyler" </i>adlı kitabına<i>)</i></strong></span></p> <h1 class="rtecenter"> </h1> <p style="page-break-after: avoid;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Bu kitapta, gırtlak kanserinin konuşamaz kıldığı İsmet Demir'in, sancılar ve kanamalar içinde ölümü beklerken, ölümünden birkaç saat öncesine kadar, biraz kendine geldikçe yazıp düzenlediği anılan-deneyleri yer almaktadır.</span></p> <div style="page-break-after: avoid;"> </div> <div style="page-break-after: avoid;"> </div> <div style="margin-bottom: 6pt;"><b><font size="5"><span style="color: navy;">Önsöz</span></font></b></div> <p><img height="500" width="325" align="left" src="/anasayfa/files//folders/Ismet_Demir_Aliaga_cenaze2.jpg" alt="" /></p> <p> </p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İsmet Demir'i yakından tanıyan mücadele arkadaşları, ondan, sık sık, deneylerini kaleme almasını isterlerdi. İsmet Demir ise, geçmişte yaptıklarıyla kendisini avutmayan, geleceğe dönük, mücadeleci bir insan olduğu için, bu tür istekleri kulak ardı eder veya uyuturdu. Ancak gırtlak kanseri kendisini pençesine aldıktan ve boğulmaması için boğazına bir delik açıldıktan sonra, koşullardaki değişmeye bağlı olarak geçerli mücadele biçimi de değişti.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">O,</span><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;"> savaşçı İsmet Demir kuzu kuzu oturup ölümü bekleyemezdi. Ömrünü verdiği, işçi kardeşlerinin burjuvaziye karşı savaşına ne yapıp edip, karınca kaderince bir katkıda bulunmalıydı. İsmet Demir'in şartlarında bu katkı, tecrübelerini kaleme alarak daha geniş işçi zümrelerinin ve yeni kuşakların eğitimine yardımcı olmak biçimini alabilirdi,</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İçeriği bir yana, bu kitap, yazılış biçiminin ve şartlarının kendisine kazandırdığı niteliğiyle; yani ölüme mahkum bir emekçinin, burjuvaziye karşı mücadelesini sürdürmesinin, sınıfına, halkına ve hayata bağlılığının bir örneği olma niteliğiyle bile: şu çürüyen burjuva dünyasına indirilmiş bir darbedir.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İsmet Demir, kendi özel hayatından hemen hiç söz etmezdi. Doğrusu bir "özel" hayatı da yoktu... Bu anılarda kendisinden söz ediyorsa, yapı işçilerinin örgütlenmeleri ve direnişleri kendisinden ayrı düşünülemeyeceği içindir. Çünkü, İsmet Demir 1960-1974 yılları arasında yapı iş kolunda gerçekleşen bütün büyük örgütlenme, grev ve direnişlerde, bir örgütçü, bir önder olarak yer almıştır.</span></p> <div align="center" style="page-break-after: avoid; text-align: center; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">•</span></div> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Köylülükle bağları çok canlı ve güçlü olan yapıcılık işçileri arasında - daha doğrusu: "<i>şantiyeciler</i>", "<i>şirketçiler</i>" arasında- yarı efsanevi bir kişiydi. Bu satırların yazarı, pek çok kez, İsmet Demir'i gerçekte hayatında hiç görmemiş, görmüşse bile konuşup tanışmamış; yalnızca İsmet Demir hakkında duyduklarından, gördüklerinden etkilenmiş pek çok işçinin, İsmet Demir'e -tabii kim olduğunu bilmeden- İsmet Demir'le birlikte geçirdiği maceraları, örgütlenmeleri, grevleri vs. anlattıklarına tanık olmuştur. Onun için, İsmet Demir hakkında anlatılanlarda hayal ile gerçek iç içe girmiştir.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Burada, ne kadarının gerçek ne kadarının hayal olduğunu hala bir türlü anlayamadığımız birinden söz edersek, okuyucunun belli bir fikre sahip olacağını sanıyoruz.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Petrol Boru Hattı Grevinde, "<i>İsmet Demir Şirket'i yendikten sonra</i>" (işçiler kendilerinin değil İsmet'in yendiğinden söz ederler) Şirket'in müdürü gelmiş, İsmet Demir'in elini sıkmış: "<i>helal olsun sana yendin bizi</i>" demiş. Sonra Fransız bayrağını indirip (Şirket Fransız şirketiydi) İsmet'in yarım pabuçlarından birini bayrağın yerine çekmiş; diğer yarım pabucu da Fransa'ya müzeye yollamış... İşçiler böyle anlatırlar.</span></p> <div align="center" style="page-break-after: avoid; text-align: center; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">•</span></div> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İsmet Demir proleterlere has kaba saba fiziğinin içinde, ince, insan sevgisiyle dolu, yufka ama gereğinde granit gibi sağlam pırlanta gibi bir yürek taşırdı. Kaba saba, yarım yamalak ve çoğu kez yanlış ta anlaşılabilen sözlerinin ardında tecrübelerle dolu zeki bir beyin gizlenirdi.</span></p> <p style="page-break-after: avoid;"><span style="line-height: 120%;">Kimi insanlar vardır, parlak ve etkileyicidirler, hemen göze çarparlar; etraflarını büyülerler. Ama ilişkiler biraz uzayınca, ya da işler biraz sıkışınca, çoğu kez, karakter dirençsizliği, kof bir yürek, sığ bir dünya acı acı görülebilir. "<i>Her parlayan şey altın değildir</i>" sözü tam da bu tür burjuva ya da küçük-burjuvalar için geçerlidir.</span></p> <p style="page-break-after: avoid;"><span style="line-height: 120%;">İsmet Demir böyle bir insan değildi. İlk izlenimlerde çok sığ, "alelade", kaba saba bir insan karşısında olduğunuzu düşünebilirdiniz. Ancak, tanışıklığınız uzadıkça, hele işler sıkıştıkça, onun ruh yüceliğini ve düşünce derinliğini giderek daha iyi kavramaya başlardınız. Durdukça kıymetlenen bir şarap gibi. İsmet Demir'le dost olmanın tadına varırdınız. Her gün, her yeni olayda ya yeni bir özelliğini keşfederdiniz; ya da pek önem vermediğiniz bir niteliğinin nice önemli ve değerli olduğunu görürdünüz. Ve giderek, "proletarya" soyut bir kavram olmaktan çıkar, İsmet Demir'in kişiliğiyle özdeşleşen somut bir duyum haline gelirdi.</span></p> <p style="page-break-after: avoid;"><span style="line-height: 120%;">İsmet Demir'i seven şantiyeciler arasında adları: "<i>Yalınayak İsmet</i>", "Kara Kartal”, "<i>İşçilerin Kartalı</i>" idi. Sarı sendikacılar ve patronlar: "<i>Sarhoş İsmet</i>","<i>Komünist İsmet</i>"; yakın arkadaşları ve devrimci gençler ise "<i>kumandan</i>" derlerdi. Bir bakıma bütün bu adlandırmalar, O'nun bir yanını tanımlar.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İsmet Demir'in en çok eleştirilmiş yanı içkisidir. Ama, karşı çıkmak, yanlış bulmak yetmez; anlamak, açıklamak gerekir.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İsmet Demir'in içinden çıktığı ve önderi olduğu <i>"şantiyeciler”</i> ya da<span> <i>“şirketçiler”</i> </span>büyük inşaatları dolaşan, iş bulduğu takdirde bir şantiyede birkaç yıldan fazla kalamayan göçebe proleterlerdir. Çoğu ailelerini köylerinde bırakır. Kazandıklarının çoğunu çoluk çocuklarına yollarlar. Kalanıyla da kıt kanaat kendi geçimlerini sağlarlar. Çokluk şantiyeye yakın barakalarda veya kiralık bekar odalarında hemşehri ya da arkadaş grupları halinde yaşar ve dayanışırlar. </span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Bu şartlarda, işten çıkan yorgun gurbetçi işçi ne yapsın? Aileleri, çocukları uzaklardadır. Bekar odalarında ya da barakalarda vakit geçmez. Tek sığınacak yer: ya ucuz bir sinema ya da ucuz afyonlu şarapların satıldığı bir meyhane olur...</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İşte, İsmet Demir bu şartlardan gelen bir insan olarak ve örgütlemeye çalıştığı işçiler bu şartlarda yaşadığı için içki içerdi.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Ayrıca İsmet Demir'in kafasındaki yüce ideallerle, yapmaya çalıştıklarıyla, inşaat işçilerinin son derece geri kültür, bilinç, örgüt düzeyleri arasında öylesine büyük bir uçurum vardı ve bu Öylesine sinir yıpratıcı sonuçlar doğuruyordu ki, İsmet Demiri için içki bir bakıma bir sığmak da oluyordu.</span></p> <p style="page-break-after: avoid;"><span style="line-height: 120%;">İsmet Demir, ucuz afyonlu şarabı kendi sınıf kardeşleriyle beraber içerdi. Ve içerken de ertesi gün yapılacak işler konuşulurdu. Ona "<i>Sarhoş İsmet</i>" diyerek işçinin gözünden düşüreceğini sanan sarı sendikacılar ya da kapitalistler ise İzmir'in, İstanbul'un veya Adana'nın lüks pavyonlarında veya Soğuk Oluk'un randevu evlerinde, işçinin sırtından çıkardıkları paralarla, sefahat içinde yaşarlardı.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Onun için işçiler hiç bir zaman bu tür saldırılara itibar etmediler. Çünkü İsmet, içiyorsa bile kendileriyle beraber içiyordu ve biraz da kendileri içtiği için içiyordu.</span></p> <p style="page-break-after: avoid;"><i><span style="line-height: 120%;">"Sarhoş İsmet"</span></i><span style="line-height: 120%;">, iğneyle kuyu kazmaya benzeyen uzun örgütlenme dönemlerinden sonra, olaylar hızlanmaya başladığı, mücadele keskinleştiği zamanlar; proletaryanın fedakarlık ve kahramanlık günlerinde; kafasındaki yüce amaçlarla, gerçeklik arasındaki uçurumun nispeten kapandığı günlerde içkiyi bırakırdı. Ve işçilerin de içki içmesini, kumar oynamasını, hatta filitreli sigara içmesini bile hoş görmezdi."<i>Yalınayak İsmet</i>", "<i>Kara Kartal</i>" olurdu. Gözünden hiç bir şey kaçmaz, devletin yada patronun her hareketini sezer, tezgahını önceden görür, anında vurur, zamanında geri çekilir; proleter müfrezesinin grev savaşını başarıyla yöneten bir <i>"kumandan"</i> olurdu.</span></p> <div align="center" style="page-break-after: avoid; text-align: center; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">*</span></div> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İsmet Demir'in anıları birkaç bakımdan önem taşımaktadır.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Birincisi, Türkiye İşçi Sınıfının ve Devrimci Hareketinin tarihi bakımından zengin verilerle dolu bir belgedir. Kaba bir gözlemle bile, yeni devrimci kuşaklara, işçi hareketinin nereden nereye geldiğini; bugün hangi mirasın üzerinde durulduğunu gösterir.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Örneğin, İsmet Demir'in anılarının esas bölümünü kapsayan<span> 1960-71</span> arası sarı sendikacılar, polis, patronlar vs. İsmet Demir'i işçiden tecrit etmek için onun komünist olduğunu söylerler. Bugün aynı sarı sendikacılar, aynı ajanlar işçiyi kontrol altında tutabilmek için kendilerinin en has "komünist" ya da "devrimci" olduğu propagandasını yapıyorlar. Nereden nereye... Ve, bu yol, İsmet Demir gibi insanların, göze görülmez sabırlı çalışmalarıyla kat edilmiştir.</span></p> <p style="page-break-after: avoid;"><span style="line-height: 120%;">Bugün, en kenarda köşede kalmış proleterler bile sendikalar hakkında bir fikir sahibidir. Gücü yetmezse bile, sendikalaşma gereğine inanır, onun yararlarını bilir.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Halbuki 1960-70 arası, özellikle yapı işçileri gibi proletaryanın nispeten geri zümreleri arasında bir "sendika" kavramı bile yoktu. Olanlarda da sendika demek, devlet dairesi gibi bir şey demekti. Çalışmanın başlıca ağırlığı sendikanın ne olduğunu, gereğini, yararlarını anlatmak, göstermek noktasında toplanırdı. Kendi başına ele alındığında sosyalist bile olmayan bu çalışma, devrimcilerin zamanının ve enerjisinin esas büyük bölümünü alırdı... </span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Ama bu çalışma yapılmak zorundaydı, işçi sınıfı bu aşamadan geçmedikçe; grevlerin ve sendikaların mücadele okulundan geçmedikçe önüne daha ileri devrimci görevleri koyamazdı.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Bugün bu görevler büyük ölçüde aşılmıştır. Artık sendikalaşmanın gereği ve yararlan biliniyor; bu yöndeki propagandayı reformistler, burjuva sosyalistleri de yapıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde görev: Bütün bu çalışmanın henüz sosyalizm olmadığını; kapitalizmin sonuçlarıyla mücadele olduğunu; siyasi iktidar mücadelesine girmek gerektiğini vs. göstermektir.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Elbette bu görev o zaman da vardı ve unutulması söz konusu olamazdı, ama işçi sınıfının o zamanki düzeyinin ortaya çıkardığı görevlerin başarılması, güç ve zamanın daha büyük bir bölümünü alırken, bugün doğrudan doğruya sosyalist faaliyete daha büyük güç ve zaman ayırma gereği ve imkanı (olanağı) doğmuştur. Her şey zıddına dönmektedir. Bunu göremeyenler ister istemez burjuvazinin safında yer alırlar.</span></p> <div align="center" style="page-break-after: avoid; text-align: center; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">*</span></div> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Ama yalnız evrimin belli başlı aşamalarının bu kaba görünümüyle de yetinemeyiz. Büyük akıntılar, içlerinde daima geriye dönen küçük girdapları da barındırırlar; onlarla bir arada var olurlar. </span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Geniş bir dönemi kapsayan perspektifte, içinde bulunulan dönemde, doğrudan devrimci görevlere daha büyük zaman ve güç ayrılması gereği açıktır. Ama bu aşamada bile, içinde bulunduğumuz konjonktürde,işçi sınıfının ekonomik mücadelesinin olağan üstü önem kazanacağı önümüzdeki günlerde; bu mücadeleyi örgütleme, yüceltme onu devrimci taleplerle birleştirme gereği görülmezse; yani proletarya sosyalistlerinin ekonomik mücadeleyi de en iyi ve doğru şekilde yapabildikleri somut olarak gösterilmezse; teorimizle ikna edemediklerimizi pratiğimizle ikna etme gereği kavranamazsa ve bu yönde davranılmaz ise, söylenecek en doğru sözlerin bile bir metelik değeri olmaz; ukala zavallılar durumuna düşülür.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İşte bu noktada İsmet Demir'in anılarının taşıdığı ikinci önemli niteliğe geliriz. Proletaryanın -özellikle günümüzde önem kazanan - militan ekonomik savaşını örgütlemek ve başarıya ulaştırmak için davranışa giren proletarya sosyalistlerine, bunların nasıl yapılacağı konusunda zengin deneyler sunmaktadır.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Bir grev nasıl başarıya ulaştırılabilir? Grevdeki işçiler nasıl örgütlenmelidir? vs. gibi pratik ama gereğinde hayati önemi olan sorunlarda, bu anıları okumuş bir insan okumamışa göre daha az hata yapmak durumundadır. İsmet Demir'in anılarını okumuş işçilerin okumamışlardan daha başarılı bir şekilde direnecekleri, mücadele edecekleri açıktır.</span></p> <p style="page-break-after: avoid;"><span style="line-height: 120%;">Diğer yandan, başta tarım ve yapı işçileri olmak üzere işçi sınıfının, kenarda köşede kalmış ve geri zümrelerinin sermayenin vahşi sömürüsüne karşı birlikler, sendikalar kurabilme mücadelesi sürmektedir ve kapitalizm var oldukça da sürecektir. Çünkü en gelişmiş ülkelerde bile sendikalar işçi sınıfının nispeten küçük bir bölümünü kucaklar, nicelik olarak esas büyük bölüm örgütsüzdür.</span></p> <p style="page-break-after: avoid;"><span style="line-height: 120%;">Bizde de, işçi sınıfının esas büyük bölümü en basit sendikal örgütlenmeden bile yoksundur. Ve bu işçi zümreleri daima birleşme mücadelesi içinde olmalarına rağmen bilgi ve tecrübece geri oldukları için, pek çok girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmakta, önderleri atılmakta, güvensizlik ve yılgınlık ortamı doğmaktadır.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İşte böyle işçi zümrelerinin, kendiliğinden çıkan, bilgi ve tecrübece geri öncüleri, İsmet Demir'in anılarından, kendilerini bir sürü yanlıştan koruyabilecek pek çok şey öğrenebilirler. Hem de kolayca, roman ya da hikaye gibi okunabilir. Daha başarılı mücadeleler vermek mümkün olabilir.</span></p> <p style="page-break-after: avoid;"><span style="line-height: 120%;">Bir geleneğe bağlanmanın, geleneğe dayanmanın, onun üzerinde yükselmenin önemini bütün büyük devrimciler bilirler. Proletarya da kendi mücadelesinin en iyi geleneklerini bilmeli, onların unutulmasına ve gömülmesine müsaade etmemelidir.</span></p> <p style="page-break-after: avoid;"><span style="line-height: 120%;">İsmet Demir'in anıları, her proleterin gururla ve güvenle dayanıp üzerinde yükseleceği bir geleneği, proletaryanın yeni kuşaklarına taşıyan bir köprüdür.</span></p> <div align="center" style="page-break-after: avoid; text-align: center; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">•</span></div> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İsmet Demir'i yalnızca bir sendikacı olarak değerlendirmek yanlıştır. İsmet Demir bir devrimciydi, bir halk önderi idi... Yalnız, mücadelenin 1960-70 arasındaki koşullarında bir devrimcinin, bir halk önderinin ağır basan görevleri kavranamazsa; İsmet Demir pek ala bir sendikacı ya da bir ekonomist olarak değerlendirilebilir. Ama böyle bir değerlendirme 60'lı yıllarda devrimci hareketin, işçi hareketinin içinde bulunduğu gelişim aşamasının ortaya çıkardığı o günkü görevleri göz ardı ettiği için yanlış olur. Denildiği gibi: "<i>gerçeklik somuttur</i>".</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">1960'larda devrimci bir Marksist'in başlıca görevleri neler olmalıydı. Hele ki bu Marksist-Leninist, yapı işçileri gibi bir işçi sınıfı zümresinden çıkmışsa ve başlıca ilişkileri bu alanda ise... Ayrıca unutmayalım ki, İsmet Demir'in bilimsel sosyalizmi okuyup kavramaya başlaması 1965-68 yılları arasındadır.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İşçi sınıfı, ekonomik mücadelenin, sendikaların, grevlerin okulundan geçmek zorundadır. Bu okuldan geçmeden, işçi sınıfı <i>"kendi kendine bir sınıf"</i> olmaktan çıkıp <i>"sınıf kendisi için"</i> olamaz. Bir nesne olmaktan çıkıp, tarihin öznesi haline gelemez.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Bu durumda, yapı işçileri çoğunlukla bu okuldan geçmediğine göre, bu işçi zümresi içinden çıkan, onlarla ilişkileri olan bir devrimci için, sosyalist propaganda faaliyetini aksatmadan, işçilerin bu okuldan en kısa ve en sancısız yoldan en doğru bilgi ve tecrübelerle geçmesine yardımcı olmak, o günün koşullarında başlıca görev idi. İşte, İsmet Demir'in yaptığı da bu olmuştur. Köyden gelmiş, henüz aşiret bağlarını bile koruyan yapı işçilerini, sabırla eğitmiş, en keskin mücadelenin okulundan başarıyla geçirmiştir.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Yapı iş kolunda kış aylarında bir direniş kesin yenilgi demektir. Çünkü işverenin işine gelir. Kış ayları faaliyetin ağırlığı daha ziyade örgütlenme, sendikaların gereği ve faydaları konusunu anlatma gibi noktalarda yoğunlaşır. Yaz aylarında, ekilen tohumlar meyveye durur.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İsmet Demir 1965'den sonra hemen her yaz bir büyük direniş yönetmiştir. 1965 Ambarlı Santralı, 1966 Boru Hattı, 1967 Kadıncık Barajı, 1968 İzmit Petro-Kimya, 1969-70 Aliağa Rafinerisi, 12 Mart döneminde hapislik ve1974 yazında İskenderun Demir-Çelik tesisleri direnişi... Bunların yanı sıra daha birçok, küçük direnişler ve örgütlenmeler.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İsmet Demir bütün bunları yaparken kişi olarak gücünü ve enerjisini tüketmekteydi. Öncü işçilerin sosyalist ve siyasi eğitimine yeterince zaman ayıramıyordu. Ama o bu eksikliğin her zaman farkındaydı. Ve bu eksikliğin, kollektif bir işbölümü içinde diğer mücadele arkadaşlarınca giderilmesini ister, onları bu yönde teşvik ederdi.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Sendikacılar devrimci gençlerin işçilerle ilişki kurmasından daima korkarlar. İsmet Demir ise aksine davranırdı. Devrimci gençleri alır isçilerle tanıştırır, devrimci aydınlarla isçiler arasında bir bağ kurmak için çırpınırdı. Devrimci gençlerin yaptıkları ukalalıkları, yanlışları hoşgörüyle karşılar, hemen yüzlerine vurmaz, kendilerinin görmelerini beklerdi. İnanırdı ki er veya geç bu ilişkiden bir şeyler doğacaktır.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Bir ara öyle olmuştur ki Dev-Genç'in her önde gelen militanı, işçilerle ilişkide kolaylık da sağlaması bakımından YİS'in hüviyet cüzdanından birini "organizatör" olarak cebinde bulundururdu. Hatta yakalanan bazı Dev-Genç militanlarından YİS'in üye kartlarının çıkması polisin dikkatini çekmiş, İsmet Demir MİT tarafından kaçırılmış, zamanın İçişleri Bakanının huzurunda işkenceli sorguya çekilmiştir.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">İsmet Demir, kişisel olarak sosyalist propagandaya pek fazla vakit ve güç ayıramazdı ama, bu eksiği de bir bakıma hakkında yürütülen komünist propagandası giderirdi. İsmet'i "komünist" diyerek tecrit etmeye çalışanların bugün kendilerinin komünist olduklarını ilan ederek işçiler arasında bir etki sağlayacaklarını düşünmeleri, İsmet Demir'in başarısı hakkında bir fikir verir.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Ayrıca İsmet Demir sendikanın olanaklarını devrimci hareketin emrine vermekten hiçbir zaman kaçınmamıştır. Örneğin 1967 yılında çıkan <b>Türk Solu</b> dergisi, YİS'in binasından ve edevatından yararlanmıştır. Deniz Gezmiş'in önderi olduğu D.Ö.B.(Devrimci öğrenci Birliği) hiçbir yerde yer bulamamış onlara yalnız İsmet Demir sendika binasında bir yer vermişti. 1970 yılında çıkan Sosyalist Gazetesinde çalışmak üzere, sendika etrafında toplanmış bulunan devrimci gençleri ve işçileri görevlendiren yine İsmet Demir'di.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Bütün bunlar göz önüne alınınca, İsmet Demir'in hareketin 1960'lardaki gelişme aşamasının ortaya koyduğu görevlere uygun bir şekilde sendikacılık yaparak yapı işçilerini savaş okulundan geçiren bir devrimci olduğu daha iyi anlaşılır. Ve böyle olduğu içindir ki, Türkiye'de sendikacılık yapıp da han, hamam, apartman sahibi olmamış tek örnek; <i>"zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi"</i> olmadan ölen tek bildiğimiz örnek İsmet Demir olmuştur.</span></p> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Anısı mücadelemize örnek olsun.</span></p> <div style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">Arkadaşları...</span></div> <p style="page-break-after: avoid; line-height: 120%; margin-bottom: 6pt;"><span style="line-height: 120%; font-size: 12pt;">(1979 sonları veya 1980 başlarında yazılmış olmalı.)</span></p> <div><b><i> </i></b></div> İsmet Demir İle ilgili resimler burada var: <iframe scrolling="no" marginheight="0" marginwidth="0" frameborder="0" style="width:94px;height:94px;margin:3px;padding:0;border:1px solid #dde5e9;background-color:#ffffff;" src="http://cid-eb94ac24038609c5.skydrive.live.com/embedgrid.aspx/Cesitli%20Resimler/YIS%20ve%20Ismet%20Demir"></iframe>
Girdi biçimi
Filtered HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Full HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi
Attached Images
Existing Image:
None
"Over troubled water..." (Açılış)
"Sussss.."
"Unut"
090908-Güler Zere-vm.widec.jpg
0je.png
1.jpg
1.jpg
1.jpg
105-141.jpg
11 Eylül vePolitik İslamÜzerine Kapak
1234r.jpeg
15- 16 Haziran.jpg
155.JPG
16.jpg
166137_1_Gorzfrei.jpg
1960-che-1.jpg
19ocak2010s.jpg
1mayis77_(1).jpg
200-386.jpg
2000degundem-kapak200.jpg
2009-12-04---Kapak---Sosyal.jpg
2010-09-12 - Kapak- 12 eylul uzerine yazilar v2.jpg
21 İtfaye.jpg
250-369.jpg
250-392.jpg
26.JPG
2_temmuz_2009_istanbul.jpg
4- ikinci kapıdan mezarlığa giriş yapılıyor.JPG
400px-Krähe_65(loz).JPG
41e591d8-yilmaz-guney.jpg
490-250.jpg
6-7 eylül.jpg
6-7_eylul_1955.jpg
6-7_eylul_55_tank.jpg
800px-Ziggurat_of_ur.jpg
Abdullah Öcalan - Kapitalist Modernite ve Demokratikleşme - Kapak
abidin'in...jpg
abidin-dino.jpg
abidin-he...jpg
abidinözp...jpg
abidinözp...jpg
acilim_aydinlar_yorum.jpg
afganistan_secimsandik_essek_asker.jpg
afis-kumkapi-14mart2010.jpg
afis_cozum.jpg
ahmedarif_nazimhikmet.jpg
ahmed_arif_1.jpg
Ahmet Türk.jpg
ahmetaltan_hasancemal.jpg
ahmetarif.jpg
ahmetturkemineayna.jpg
ahmet_turk_3_kongre.jpg
ahmet_turk_grup_toplantisi5.jpg
Akatça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan 282 maddelik Hammurabi Kanunları...
AKP ve güleni bitirme planı.jpg
Albayrak
albayrak1200.png
Aleviler-kapak400.jpg
Ali Yetkin
alidehri.jpg.jpg
alidehri.jpg.jpg
alter-eco-ekim2010.jpg
Amatör Kalem Vuruşları (1)
Amatör Kalem Vuruşları (2)
Amatör Kalem Vuruşları (3)
amedkadin_forumuleyla.jpg
ankkongre.jpg
anneannem.jpg
apo_aturk_talabani.jpg
ara-gazetesi-çžktž.jpg
arac_er_asker.jpg
aram_tigran_cumbus.jpg
Arif Damar.jpg
arif+damar.jpg
Asiti-Baris.jpg
asiye-turhalli.jpg
asker_yuruyus_jandarma.jpg
avni-ozgurel-01.jpg
AVrupa Birliği Üzerine Yazılar - Demir Küçükaydın - Derleme - Kapak
Avrupa Merkezcilik Üzerine Yazılar
avrupabarisgrubu_basin.jpg
aydinlar_liberal.jpg
aydin_erdem.jpg
Aydın Dinçoğul
Ayhan Bilgen.jpg
ayhanbilgen_barismeclisi.jpg
ayna_turk_1eylul.jpg
Ayrılık-kuytu
Az Kaldı! - Türkiye'nin Linç Yapılmış ya da Linç'e Kalkışılmaş İdari Bölgeler Haritası
azizvatanresmi.jpg
azizvatanresmi.jpg
Azınlıklar Konusundu Yazılar
Aşiti - Barış
Çatı Ankara.jpg
Çatı Partisi Tartışmaları.jpg
Çtı Partisi Girişimi.jpg
Ömrümüzün taş çicekleri resim sergisi.jpg
Özgür Basın Susturulamaz.jpg
Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak
Özgürlük(Korkoro).jpg
Üçüncü Köxüz Sitesi
özgürlük ne zaman anne.jpg
Banksy!.jpg
Bansky'den
baris guvercini.jpg
barisgrubu_karsilama_ani.jpg
barisgrubu_otobus2.jpg
baris_kizi.jpg
Barış Gurubu.jpg
Barış İçin Vicdani Red Platformu.jpg
Barışın Tarihi.jpeg
basbug_dursuncicek.jpg
Bayram Balcı-Livan.jpg
bayramlar-kapak200.jpg
başkan ve hatice ana.JPG
büyük ortadoğu projesi ve sosyalist strateji
BDP'ye operasyon.jpg
bdp_logo.jpg
Belalı sularda: Ship to Gaza, sizi gözüm gibi sakınırım.
Berivan.jpg
Beşikçi Eleştirisi - Kitap Kapağı
Bill Of Rights
Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan.jpg
Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi
Bir yaşam.jpg
Birinci Dünya Barış Günü.jpg
Birlik mi Rekompozisyon mu Kapak
birlik-mi-kapak-on-yuz.jpg
Bizim Köy
bop-on-kapak.jpg
Buzu Kıran Yolu Açan
bıji kürd u kurdistan
canli_bomba_pelsin.jpg
canyucel.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi_girisimi.jpg
Celali Söylenceler Kapak
Celali Soylenceler Kapak.jpg
Celali Soylenceler Kapakv2.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
cerkesler_kitap.jpg
Ceylan'dan Bize Kalan: Şahmeran
CHP-logo.jpg
chp_meclis_pankart2.jpg
Cingeneler.jpg
cizre-bohtan-beyi-bedirhan-direnis-ve-isyan-yillari-onkapak.jpg
Cumhuriyet_LR.jpg
Dağların ezgileri.jpg
Dönüşü olmayan yol.jpg
Dün Halep'çe, Bugün Kelepçe
Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler
Demokratik Cumhuriyet.jpg
demokratik_acilim_kapatma.jpg
Denemeler
denemeler-kapak.jpg
denizesaldiri.jpg
denizesaldiri.jpg
Derleme 2009 - Murat Çakır
Dersim+ Barajlar.jpg
Dersim- Sabiha Gökçen.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersimkatliami1.jpg
devletulus.jpg
devletulus.jpg
Die Linke: Bir Başarı Hikayesi mi? kapak
Dikilmesi mümkün "İzmirli ırkçılar" heykel tasarımı
dilacarKucuk.JPG
dilekkurban.jpg
Dilsiz dengbej.jpg
dink_goktas_kitap.jpg
Dipnot Dergisi Üçüncü Sayı Kapak
Dipnot.jpg
Dipnot.png
disk_suleyman_celebi.jpg
Diyarbakır -TÜYAP.jpg
diyar_demokrasi_platformu1.jpg
Djembe
DK_MME_KapakKucuk.jpg
DK_MME_KapakKucuk_0_0.jpg
dogan-akhanli.jpg
Doğan Akhanlı
DSC04737.JPG
DSC04737.JPG
dtp_eylemi.jpg
dtp_logo.jpg
dtp_operasyon_tepki1.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
edip_cansever.jpg
ejder-kapani-46.jpg
ekinbelleten-1991.jpg
emmeline-pankhurst1.jpg
emper ve ırak umut.jpg
emperyalizm ve dünyanın katli
emperyalizm ve dünyanın katli(ırak)(yağlıboya resim)
emperyalizm ve umut(yağlıboya resim)
erdogan_akhanli_yazar.jpg
ergani.jpg
ermenhaf.jpg
Ermeni Sorunu Üzerine Yazılar - Kapak
Ermeni Soykırımı ve Toplumsal sorumluluk - Broşür Kapağı
Ermeni-Soykirimi-Koln.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_soykirim_ciftciyan.jpg
ermeni_saykirim1.jpg
ermeni_tehcir.jpg
ermeni_tehciri_tren.jpg
ermeni_tehcir_TE.jpg
ernesto_che_guevara_x1.jpg
etha-20100708-envali-metruke-00_ext.jpg
Evrim ALATAŞ..jpg
evrim_alatas.jpg
evrim_alatas_amed.jpg
Eyüp Sultan Konuşması
Ezidilik.jpg
Ezidilik.jpg
Ezilenlerin Pedagojisi.jpg
fahri petek.jpg
fahri-pet...jpg
Ferhat Tunç-söyleşi.jpg
Ferit öngören.jpg
fft23mm135497.jpg
fileme.jpg
filizkocali_gunluk.jpg
friedrich-nietzsche-paul-ree-lou-andreas-salome.jpg
Gayda-Istanbul-Gayda-Istanbul-CD__20246271_0.jpg
GÖÇMENLER.jpg
gösteri.jpg
gözler bakışlar
Gözler ve Bakislar(yağlıboya resim)
güler zere.jpg
Günay- Gerilla.jpg
Günay-Murat Karayılan.jpg
Günümüz anti-demokrat kemalist evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?
Günlük Gazetesi Çok Dilli Manşet
Geçiş Programı Üzerine Kapak
Gece Kelebeği.jpg
gecmisle_hesaplasma_kitap.jpg
gencaygursoy_husnuondul.jpg
gencdal_ceber_kursun.jpg
gerilla_bahar.jpg
gerilla_cozum_avrupa.jpg
gerilla_durbun.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
Globalızatıon
grupyorum.jpg
guler-zere.jpg
GulerZere-hstn20090708-51.jpg
guler_zere_afis.jpg
gunluk_22agustos.jpg
gunluk_24_04_2010_s.jpg
gunluk_kapatma_kocali.jpg
gunluk_logo.jpg
gzerehapis.jpg
Hafız Esad.jpg
Haiti.jpg
Hakan Akçura-söyleşi.jpg
hakantahmaz_ayseltugluk.jpg
hakkari_cumhuriyet_yuruyusu.jpg
Halil Savda
Halil Uysal.jpg
Halil Uysal.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
Hasan_Cami_-_Fas.jpg
hasan_cemal_apemusa.jpg
hasan_cemal_ismetb.jpg
Hatalı Mantık
Hayat Atölyesi.jpg
Hüseyin Çelebi.jpg
Hüznün Akordu
hdinkcadde.jpg
Her dağın gölgesi Deniz'e düşer.jpg
Hevjin.jpg
hewler_gazeteci_osman.jpg
hicri_arapfoto.jpg
Hikmet Kıvılcımlı Elazığ Cezaevinde Mahalli Kürt Kıyafetiyle
Homofobi.jpg
honduras.jpg
Hrant için.jpg
Hrant ve 1915.jpg
Hrant- Doğum günü.jpg
ibadet_inanc.jpg
idamlar-iran.jpg
ihd_tihv_fincanci_turkdogan.jpg
ihsanfetahiyan_iran_idam.jpg
ihsanfetahiyan_pjak_iran.jpg
ilan.jpg
ilkmeclis_anayasa.jpg
ilmanifesto_manset.jpg
images.jpg
imrali_salon.jpg
ingmar_bergman_yonetmen_s.jpg
islam ve sol.jpg
istanbul_baris_mitingi_kitl.jpg
işçiler ve önderleri-1(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2.jpg
işçiler ve önderleri.jpg
Jamanak.jpg
James_Joyce.jpg
James_Joyce.jpg
Jan Valtin.JPG
Jan Valtin.thumbnail.JPG
Jî bo Hefîz Ebdûlrıhman û rojmanegeriya cîhané/ Hefiz Abdulrahman ve Dünya basın emekçileri için
jitem_belge_jandama.jpg
Jı bo bıdarvekırına xortên Kurd...( İdam edilen Kürt gençleri için...)
Jın,Jiyan,Azadi/ Nisa,Heyat,Hürriyet/ Kadın,Yaşam,Özgürlük
Kadri Gökdere
Kadın Soruşturması.jpg
Kadın Soruşturması.jpg
kadına bakış
Kadına Bakış(yağlıboya resim)
Kapak - Emvali Metruke
Kapak---Ocalana-Mektuplar.jpg
kapak-onyiloncesi400.jpg
kapak.jpg
kapak.jpg
kapak300.thumbnail.jpg
kapaksanat.jpg
kapak_0.jpg
karayilanbasin5.jpg
karayilan_filizkocali.jpg
kardelen.jpg
kardesist.jpg
Kasabalılar-Kapak
katliam_halepce.jpg
kawa-nemir.jpg
kayit-olunmamis-soykirimistanbul-eylul-1955-vasilis-kiratzopulos.jpg
Kaypakkayakapak
Kayıt dışı bir isyan.jpg
kazimkoyuncu.jpg
Küçük İskender.jpg
Kültür Üzerine Yaazılar - Kapak
Küreci Anması Afiş
kürt'lük
KCK-Karayılan
Kelepce.jpg
kelepce1.jpg
KemalistEvler.jpg
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar Kapak
keyman_gulec.jpg
kilaman.jpg
kilisecami.jpg
komplokapakkucuk.jpg
koxuz-duz-golgeli.gif
kresim.jpg
kultur-kapak.jpg
Kurban.jpg
kurdocul1.jpg
Kurt-Hareketi-kapak200.jpg
kurttvleri_medtv.jpg
Kıvılcım Gazetesinde Yayınlanmış Yazılar
Kıvılcımlı Üzerine YŞazılar Kitabı Kapağı
Kıvılcımlı Sempozyumunda Servet Ziya Çoraklı Bildiri Sunarken
Kızıl Afiş
La prison.jpeg
latchodromez01.jpg
Latin Amerikanın Kesik Damarları.jpg
Lawij / Hida/ Ağıt
Lawij.JPG
Lenin
levi_straus.jpg
Levon Ekmekciyan
lewis_hine_phot_nyc_empire.jpg
liberation_tigers_of_tamil_eelam.gif
logo.gif
logo.png
louise-michel.jpg
Ltte_emblem.jpg
luqman_ahmed_.jpg
LWtc0504.jpg
maden-iscileri-destek.jpg
maden_iscileri_yeralti.jpg
Madimak.jpg
Madteos Sarkisyan.jpg
Mahmut Baksi.jpg
Manifesto_benedict_xvi.png
Manukyan
manusyan kitap.jpg
manusyan.jpg
manusyan_resim.jpg
Marksisit Demokrasi Teorisine Katkı
Marksizm 2010 Afis
Marksizmde Yapı ve Özne Sorunu - Kapak
Marksizmin Marksist Eleştirisi Kapağı Küçük
Marksizmin Marksist Eleştirisi İkinci Basık - Kapak
Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar - Kapak
Mascha kaleko.jpg
Matruşka'larda Tarih Bulmak..
mayin.jpg
mayin.jpg
mayžs68-a...jpg
Medya.jpg
Mehmet Güler-KCK.jpg
mehmet_uzun.jpg
mehmet_uzun.jpg
Mem û Zîn
Metin Küreci anması
metin2.jpg
metinyegin_01.jpg
Mevsimlik işçiler.jpg
michel_foucault.jpg
mindit.png
MSF+Logo.jpg
msf.jpg
msflogo.jpg
muma.jpg
Mumia Ebu Cemal
musa_anter.jpg
Musa_anter_.jpg
muzsesleri.jpg
muzsesleri.jpg
Necdet Adalı.jpg
Newroz
Newroz.jpg
Newroz.jpg
Newroz.jpg
newroz_250x0.jpg
news.gif
newspapers_medya.jpg
nisanyan1.jpg
nisanyanevi.jpg
nobel_liderler_s.jpg
Nure- Nora.jpg
olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg
Omayra.jpg
Ongözlü Köprü.jpg
Onnik ve oğlu ara.jpg
op-denklem.jpg
Orhan Pamuk
Oscar Wilde.jpg
otekitarih-seyhsait1.jpg
Otobiyografi-Kapak.jpg
otobiyografik-yazilar-kapak.jpg
ozevin_ozdemirler.jpg
ozgurgundem_site_sansur.jpg
Paramaz Darağacında
Penguen'in yaptığı ve -ne yazık ki- asla yapmayacağı kapak
Penguen- Irkçı Kapak.jpg
pera_spor_klubu_taksim_standinda.jpg
Perperok.../ Kelebek...
Perperok.jpg
peternorman_atlet.jpg
picasso.jpg
picture-1
picture-10
picture-11
picture-12
picture-13
picture-14
picture-15
picture-16
picture-18
picture-19
picture-2
picture-20
picture-21
picture-22
picture-24
picture-25
picture-26
picture-27
picture-28
picture-29
picture-3
picture-30
picture-31
picture-32
picture-33
picture-4
picture-5
picture-6
picture-7
picture-8
picture-9
pinar.png
PKK.jpg
Porén te/ Saçların
Poren te- Saçların.jpg
Q04.jpg
qijikares2ğğ.jpg
Qijıka Reş.jpg
qırıka reş.JPG
reklamin_dili_b.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
resim.jpg
Resim2.png
Roj TV.jpg
Roj Tv.png
roni.jpg
Rosa - Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg, Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg.jpg
Sacayak dergisi Sayı 8
Sacayak dergisinin 11. sayısı
Sacayak, Sayı 3
Sacayak, Sayı 4
Sacayak, Sayı 6
sacayak2.jpg
Sacayak_Sayi10_Sayfa 1_5cm.jpg
Sacayak_Sayi12_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_05_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_09_Kapak.jpg
Saidi Kurdi-Son Derviş.jpg
saitfaik.jpg
sakine ana.jpg
salihzezgin.jpg
Sarkis Çerkezyan.jpg
Sarkis H-1.JPG
Sarkis ve Doğan
sarkis.jpg
Sarmaşık.jpg
sartre.jpg
savunma_kapitalistuygarlik.jpg
Sayı 54
sazai sarıoğlu.jpg
Sazak'ın Dikenleri
süryaniler.jpg
senci.jpg
senci.jpg
Serhedo ve Gerilla
serif_gencdal_kandil_s.jpg
serturkm.jpg
sevahir_bayindir_yarali.jpg
Sevan nişanyan.jpg
seyit rıza.jpg
Sezen Aksu-Kürt Açılımı.jpg
Shantel.jpg
Ship to Gaza: I have eyes only for you!
sol_cati_partisi2.jpg
Sor (kırmızı)
sorayayi_taslamak.jpg
Sosa.jpg
Sosyalizm Nedir? Kitap kapağı
stalin.jpg
Surp Giragos Ermeni Kilisesi.jpg
SURP%2~1.JPG
suryaniler_toplumu.jpg
sylvia-plath.jpg
Sırrı Süreyya Önder.jpg
taraf-gazetesi.jpg
tas-atan-cocuk.jpg
Taş Atan Çocuklar
Taşhoran Kilisesi.jpg
Türk Solu'nun İzinden Gittiği Gelenek: Naziler
Türkiye: 98 - Almanya: 0
tbmklein2.jpg
Tehcir.jpg
tersinden kemalizm.jpg
Teslim Ol!
thumb4073.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven, Digran Zaven
Toplum ve Kuram.jpg
Toplum_ve_Kuram.jpg
toprak_empati.jpg
Troçki.jpg
tuncboyaciyan.jpg
Turkey-ruins-FE05-wide-horizontal.jpg
Uçurtma Gerilla.jpg
ucuncu-koxuz1024.jpg
ugurkaymaz_cocuk.jpg
uludere-8mart.jpg
Unbenannt-2.jpg
van_mazot_iskence.jpg
Varlik Vergisi Kitap Kapagi
varlikver400.jpg
Vedat Kurşun.jpg
vedatturkali.jpg
vedat_kursun_azadiya_welat.jpg
Veysi sarısözen.jpg
Walter Benjamin.jpg
wwwresimmaxnet-top-oynayan-horozlar.jpg
x-golgeli
Xmas beginning and traditions
Yabancı
Yanılsama(yağlıboya resim)
Yargıtay neden mi Pınar'a düşman?
Yargıtay Neden mi Pınar'a Düşman?
yasamagaci136.jpg
yasamagaci136.jpg
yasarjem1.jpg
yasarkemal.jpg
yazar_migirdic.jpg
Yaşam Ağacı Derneğinin Afişi
Yeni Kıbrıs Partisi.jpg
yilmaz-guney-.jpg
yilmaz-guney.jpg
yukselgenc_nukhetsirman.jpg
yusuf.jpg
zarakolu_onderoglu.jpg
Zeki_Okten_by_ozgurcanakbas.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeynel Ergin.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
Ziya gökalp lisesi.jpg
Şerzan Kurt.jpg
Şivanê_Kurmanca_kapak_as.jpg
İçerden.jpg
İdam Edilen Ermeni Sosyalistler
İHD ve TİHİV.jpg
İHD.jpg
İkince Köxüz sitesinin görünüşü
İkinci Köxüz Sitesi
İlk Köxüz sitesinin görünüşü
İslamda Kayıp Gerçek - Kapak
İttihat et.jpg
Choose an image already existing on the server if you do not upload a new one.
-or-
Upload Image:
Image title:
The title the image will be shown with.
Related Links
Links are stored as part of the
links management feature
. Monitoring and dead link detection are centrally managed from there.
To add more links, just click "Preview" to add another blank row. To remove a link from this article, just blank out its URL field or check the Delete box.
If you blank out the title but leave the URL, then the system will suggest a title for you. The Weight allows you to determine the order in which links are displayed; lower numbers float to the top.
URL
Başlık
Ağırlık
Sil
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
Günlük iletisi:
Diğer yazarların sizin düşüncelerinizi anlaması için burada yaptığınız eklemelerden veya değişikliklerden bahsedin.
Yazarlık seçenekleri
Yazan:
Misafir
için boş bırakın.
Yazıldığı tarih:
Biçimi:
2009-03-15 21:22:54 +0000
. Zaman olarak gönderme zamanını kullanmak için boş bırakın.
Yayınlama seçenekleri
Yayında
Ana sayfaya yükselt
Listelerin üzerinde kalıcı
Yeni sürüm yarat