Recme karşı 1 milyon imza
Kadına karşı katliam 21. yüzyıla girdiğimiz bu yıllarda açık ve gizli olarak halen devam etmektedir. Bir toplumun, bir ülkenin ne kadar demokratik ve özgürlükçü olduğunun en somut göstergesinin, kadının demokratik ve özgürlük düzeyi olduğunu kabul etmekteyiz. Ancak günümüz dünyasına baktığımızda birçok ülkede kadının düşünsel, iradesel, bedensel katliama tabii olduğu görülmektedir.
Kadın inanç adına, gelenek adına ve yasalar adına hala geri ölçülerde yargılanmakta, mahkum edilmektedir. Bunun en vahşi uygulamalarından biri de recm yöntemiyle katliama uğramasıdır. Zina ile yargilanan Kadinin ve Erkegin taslanarak öldürülmesinin adidir recm. Dünyamizin bir cok yerinde özellikle kadinin özgür iradesine ve bedeline din, gelenek gibi nedenlerle tahaküm kurulmakta. Öngörülen davranış biçimine karşı davranıştan cezalandırılması meshurlastırılmakta. Kadın hakları insan hakları olmasına rağmen recm yöntemi en yoğun olarak İran, Afganistan, Pakistan, Suudi Arabistan gibi ülkelerde yasalarda yer almakta ve yasal olarak uygulanmaktadır.
Biz aşağıda imzası bulunan demokrasi, özgürlük, insan ve en somut olarak kadın haklarından yana olan insanlar olarak kadinin özel hayatina tahaküm kurulmasina ve bunun bir ifadesi olan recm uygulamalarına ‘hayır’ diyoruz.
Bu uygulamaların tamamen durdurulması ve insanlık dışı uygulamalar (insanlik sucu) olarak kabul edilmesini istiyoruz.
Bu çerçevede BM’yi, konuyu gündemine almasını, recmi uygulayan devletlere baskı yapmaya çağrıyoruz.
Yine başta BM olmak üzere uluslararası tüm kurumların konuya dönük kampanyalar başlatmasını ve recm cezasını uygulandığı ülkelerde gereken yasal ve toplumsal düzenlemelerin yapılması yönünde girişimlerde bulunmasını talep ediyoruz.
Çağrıcı: Uluslararası Özgür Kadınlar Vakfı
Destekleyenler: Avrupa Kadın İnisiyatifi, Femmes Solidarires, Stop Honor Killings, World Women's March-Dünya kadın Yürüyüşü, Women's Global Network and Reproductive Rights, Danielle Miterrand-France Libertes Vakfı Başkanı, Waris Dirie-(1997-2003) BM kadın sünnetine karşı BM özel elçisi, yazar, Louisa Morgantini Avrupa Parlamentosu Başkan yardımcısı, Dr.Prf Yakın Ertürk-Kadına karşı Şiddete Karşı BM özel Raportörü, Yüksel Mutlu-Türkiye Barış Meclisi sözcüsü, Meral Danış Beşta-Türkiye Barış Meclisi sekretaryası, Reyhan Yalçındağ-Türkiye Barış Meclisi sekretaryası, Dr Işık İşcanlı, Anne Van Lancker-Avrupa Parlamentosu kadın ve erkek eşitlik komisyonu üyesi, Marie Panayotopoulos-Cassiotou Avrupa Parlamentosu kadın ve erkek eşitlik komisyonu üyesi, Edite Estrela-Avrupa Parlamentosu kadın ve erkek eşitlik komisyonu Başkan Yardımcısı, Eren Keskin-İnsan Hakları Savunucucu, Doreya Awni-KNK üyesi, İlda Simonian-Sanatçı, Meltem Arıkan Yazar- Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu-Kırk Yamalı Bohça.
İmza vermek için http://www.stopthestoning.com/ tıklayın
- Dilek Jiyan ağ günlüğü
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun

Ve Dilara'yı
Ve Dilara'yı astılar!
İran, uluslararası toplumun baskılarına rağmen, 23 yaşındaki Dilara Darabi'yi önceki gün idam etti. Dilara, İran'da yılbaşından bu yana idam edilen ikinci kadın oldu. Dilara'yı ipe götüren olaylar zinciri, bundan 7 yıl önce başladı. Dilara, 17 yaşındayken, 19 yaşındaki erkek arkadaşı Emir Hüseyin Sotudeh ile babasının kuzeni olan yaşlı bir kadını soymak için evine girdi. Soygunda bıçaklanan yaşlı kadın öldü. Durabi, ilk ifadesinde kadını öldürdüğünü itiraf etti. Sonra bu ifadeden vazgeçmesine rağmen 2003 yılında idam cezasına çarptırıldı. Dilara, erkek arkadaşının 'yaşın küçük, idam cezası almazsın' diye kendisini kandırdığını savundu. Dilara'yı suçlu gösteren kendi ifadesi dışında bir kanıt yoktu. Avukatları, uluslarası örgütler reşit olmadığı bir dönemde işlediği suçtan ötürü idam cezası yiyen genç kadını kurtarmak için kampanya yürüttü. Dilara Durabi, uluslararası tanıdık bir isim oldu. Genç kadın, demir parmaklıklar ardında tuvale aktardığı resimler, Tahran'daki sergide meraklılarıyla buluştu. Durabi, ziyaretçileri karşılama mesajında, resimleri 'işlemediğim bir suç için edilmiş yemindir' için ifadesini kullandı. Ancak geçen ay Yüksek Mahkeme, Dilara'nın cezasını onayladı. Avukatı Abdülsamet Hüremşah, 'Bu kadar narin yapılı bir genç kızın, böyle bir cinayeti işlemiş olması imkansız. Öte yandan güçlü bir genç adam var. Bu cinayeti bu genç kız nasıl işlemiş olabilir' diye isyan etti. İranlı genç kızı, ipten kurtaracak tek şey, kurbanın ailesinin tazminatı kabul edip, affetmesiydi. Ama bu olmadı. Dilara, önceki sabah, darbağacında son nefesini verdi. İranlı yetkililer, infazla ilgili avukatına bilgi verme ihtiyacı bile duymadılar. Uluslararası Af Örgütü, 2007 raporunda İran'ı 'çocukları asan son ülke' olarak tanımlamıştı. İran'da 1990'dan bu yana reşit olmadan işlediği suçlardan en az 42 kişi idam edildi.