Gerillada Hip Hop Konseri - Serhedo ile Söyleşi

Serhedo ve Gerilla

Genç sanatçı Serhedo, Kürtçe Hip hop tarzı seslendirdiği parçalarla Kürdistan dağlarında gerillada konser verdi. Gerillaları ziyaretini 'çocukluk hayalimi gerçekleştirdim' sözleriyle anlatan Serhedo, dağ ve gerillanın Kürt sanatına kaynaklık oluşturduğunu belirtti ve yeni çalışmalarında ağırlığı gerillaya vereceğini söyledi. Serhedo ile gerillalara verdiği konserden sonra görüştük.

Yıllarca Kürdistan ve gerilla üzerinde söylemenize rağmen ilk defa gerilla ile yan yana geliyor, parçalarını canlı olarak gerillaya sundunuz. Ne hissediyorsunuz?

  Yurtsever bir ortamda büyüdün. Gerillanın büyüklüğü ve cazibesiyle büyüdün. Sanat çalışmalarına başladıktan sonrada gerillaya gelmek, o heybetli duruşu içinde görmek ve onunla şarkı söylemek bende bir hayaldi. Bundan bir kaçyıl önce kreş öğretmenim bana �sen dört yaşındayken gerillaya gideciğini söylemiştin. Henüz gitmedin mi?' diye sordu. Gitmediğimi söyledim. Ama sürekli gerillayı, onun yaşamını merak ettim.

Avrupa'da gerillayı ve dağı çok dinledim. Özellikle savaşta gazi olan yoldaşlar sürekli dağı gerillayı anlatırlar. Bağlı bulunduğum bir yeri görmemek sürekli bende bir eksiklik olarak varlığını koruyordu.

Bir haftadır dağlarda gerilla ile birlikte yaşıyoruz. Konserler verdik, bu çalışmalarımız devam edecek. Gerillanın ilgisi, sıcaklığı ve insana yaklaşımı ayrı bir duygu uyandırıyor. Bunu nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum.

Duydukların ile gördüklerini kıyaslasan ne umdun, ne buldun?

Duyduklarımdan farklı bir durum ile karşılaşmadım. Sürekli yurtsever ortamlarda kaldığım için, dağın ve gerillanın zorlukları da anlatılır. Saldırı ve baskı altında tutulup bitirilmeye çalışan bir gerillada elbette zor ve zahmetli yanlar olabilir. Bunlar doğal ve olacak şeyeler. Sonuçta gerillada insanlardan oluşuyor. Ona rağmen gerillanın bizim için ayrı özellikte kutsal bir güçtür.

Ancak Avrupa ve dağ arasında geldiğim bir kaç saat içinde şunu çok daha net gördüm. Dağın geçilmezliği, gerillanın yenilmez ve iradeli duruşunun altında onun manevi gücü ve hesapsız insani ilişkilerinde gizli olduğunu gördüm. Bunu Avrupa gibi yerlerde görmek neredeyse imkansız. Oralarda her türlü imkan ve olanak var. ama maneviyattan yoksunluk, bireyci bencil yanlar var. Gerilla için küçük bir örnek vereyim, bir gerilla çay hazırlamak için bir saat uğraşıyor, demlediği çayın ilkini kendisi içmiyor, yanındaki arkadaşlarına uzatıyor. Bunlar önemli şeyler. Bu gerillanın bağlılığını ve manevi gücünü ortaya çıkarıyor. Yine tüm ordularda kumanya var. Her asker kumanyasını kucağına alarak bir köşede yemeğini yer, oysa gerilla yemeğini ortaya koyarak herkesin ortak yemesini istiyor. Bunları gördüm ve bu Avrupa'daki bencilliğimizden dolayı vicdan azabını yaşattı. Bu sıcaklığı, arkadaşlık ve moralı gördükten sonra, o ortama tekradan nasıl geri döneceğimi ciddi ciddi düşünmeye başladım.

Gerilla alanlarını dolaşarak konserler verdiniz. Dağdaki kültür çalışmalarını nasıl buldunuz?

Gerillalar ile tartışmalarımız oldu. Oldukça kültürlü ve nizami bir ortamı gördüğümü, yine saldırılara rağmen oldukça kendilerinden emin olduklarını gördüm. Tartışmalarımızda bazı Kürt sanatçılara ilgi göstermelerini öğrendim.

Neden, sebebini sordun mu?

Üzüldüm doğrusu bir sanatçı kendisini halkına ve onun öncü güçlerine sevdirmesini bilmelidir. Gerilla Kürt sanatçılarından mücadeleye uygun çalışma bekliyor. Bunu uzağında düşmana hizmet eden sözde sanatçılara ilgi gösterip, sevmemesi sanatçı geçinenlerin eksikliğidir elbette. Dağlarda her şey kan ve tırnak uçları ile kazınılırken, bazıları kendilerini maddiyete adamışsa bu doğal bir durum değildir. Gerillanın bu durumu onaylanması ve bu sanatçıları sevmesi elbette beklenilemez.

Ben dahil onlar bu dağlarda olmadan kimse ne bana nede hiçbir Kürde itibar etmez, ilgi göstermez. Kürdün itibarlı olması, sevilmesi ve dinlenmesi gerillanın mücadelesinin sonucudur. Bunu sanatçılar kadar, siyasetçilerimiz ve aydınlarımızda düşünmelidir.

Onlar gelişmemiz için bize oldukça yol gösterip imkan sunmuşlar. Avrupa yada başka yerlerde sanatçı geçinenler bunu biliyor, ama görmek istemiyorlar.

İlk defa gerillaya kendi tarzında müzik söylüyorsun, nasıl bir duygu hissettiniz?

Biraz anlattım, bunları düşününce biraz mahçup, biraz heyecen duydum tabiki. Dağda yüzlerce gerilla karşısında canlı müzik yapmak, anlatılması zor ayrı bir duygu. İçimde bir ateş oluştu tabi. Daha fazla çalışmak gerektiğini buraya geldikten sonra biraz daha hissetmeye başladım.

Konserlerine katılımını nasıl buldunuz. Birlikte söylediniz mi?

Evet benim bazı parçalarımın bu kadar dinlendiğini bilmiyordum. Bazı parçalarda bana eşlik ettiler. Ama benim için bir zor bir işti. Çünkü kutsallık derecesinde bir değeri olan gerilla karşısında söylerken, heyecanlanmamak elde değildi.

Yaptığınız tartışmalarda gerilla da nasıl bir kültür sanat zemini buldunuz?

Dağ ve gerilla Kürt sanat ve kültürünün kaynağını oluşturuyor. Bir çok gerillanı şiir, günlük yazdığını gördüm. Kendi sesinlerinden güzel şarkılar dinledim. Bunlardan büyük keyif aldım. Avrupa sahalarında bu duyguları hissetmek mümkün değil, çünkü orada bir boşluk vardır.

Oramar ve Zap klipleri çıktıklarında çok sevinmiştim. Bir o parçaların beste ve müzikleri çok hoşuma gidiyor, ikinci sevinmem Kuzey ve Avrupa sanatçılarına yapılmış bir eleştiriydi. Kaliteye bakmadan kıt imkanlar ile gerillanın yaptığı çalışmayı çok beğendim. Oysa dağ dışındaki alanlarda çok daha imkan var. Ama kaynaktan uzaklaştıkları için kuru, duygusuz ve verimsiz oluyorlar. Dağda ise çok zemin bir kültür kaynağı var. Birçokları gelip bu kültür denizini görmeli, ondan ilham almalıdır.

Tev-Çand'ın çalışma koşullarınıda gördüm. Büyük emekler verilerek birşeyler ortaya çıkarılıyor. Bunun içinde duygu, his ve emek var.

Dağ ve gerillayı gördün, Avrupa'ya tekrar dönünce ne yapacaksın?

Bu çalışmalara başlarken kendime iki noktada söz verdim. Bir, para için söyleyemiyeceğimi, ikincisi ise kimseye bunun için boyun eğmeyeceğimi. Sürekli bu sözlerime bağlı kalıyorum.

Yeni bir çalışma var mı?

Dağa gelmeden önce bir albüm çalışmam vardı. Avrupaya döndükten sonra bunu çıkaracağız. Bunu dışında Kürt klasileri üzerine bir proje oluşturdum. Bu devam ediyor. Ayrıca gerillanın şiirlerinden oluşan bir çalışma yapma istemimde oluştu.

MEHMET NURİ EKİNCİ -ANF

Kürt gençlerinin Hiphop merakı

Mersin MKM-DER bünyesinde bir araya gelen Emre Yılmaz (Serhildan) ve Barış Ar (Awaz), Kürt dilinde Hiphop gurubu kurma çalışması başlattı.

Hiphop Kürt gençlerinin ilgisini çekmeye devam ediyor. Birçok yerli ve yabancı Hiphopcu'ya özenen Kürt gençlerini kendi dillerine kanalize etmeye çalışan MKM-DER çalışanları Kürt kültürünün motiflerini barındıran tarzda Hiphop yapmaya karar verdi. Yaptıkları Hiphop müzik ile Kürt toplumunun yaşadığı imhaya, inkara ve asimilasyona dikkat çeken Kürt Hiphopçuları, Hiphopun muhaliflerin müziği olduğunu belirtti. Bu çalışmayı Kürt gençlerinin arasına taşırmayı hedefleyen Emre Yılmaz (Serhildan) ve Barış Ar (Awaz), MKM-DER Mersin Şubesi bünyesinde ortak bir Hiphop gurubu oluşturma çalışmaları başlattı.

'Hiphop ile Kürt halkının taleplerini haykıracağız'

Kürt gençlerinin de artık kendi kültürünü dillendiren Hiphop ile tanışması gerektiğini belirten Awaz, ailesiyle birlikte yıllar önce bölgede yaşanan çatışmalardan dolayı Mardin'in Nusaybin İlçesi'ne bağlı 'Sireçkê' Tandır Köyü'nü terk ederek 18 yıl önce Mersin'e yerleştiğini söyledi. Mersin'e geldiği süre içinde kültürel anlamda asimilasyonla karşı karşıya kaldığının altını çizen Awaz, 'Burada kendi kültürümü, dilimi, geleneğimi ve toplumsal yaşam anlayışımı unutmakla yüz yüze geldim. Bir süre sonra yerli ve yabancı Hiphopçuyu dinlemeye başladım ve daha sonra 'Neden Kürtlerin de Hiphopçusu olmasın? diye kendi kendime sordum ve hipopçu olmaya karar verdim' şeklinde konuştu. Hiphop'un da diğer müzikler ve sanat alanları gibi kapitalizm tarafından içinin boşaltıldığına dikkat çeken Awaz, şunları söyledi: 'Biz bu müziği kendi kimliği olan Protestanlık içeriğine uygun bir şekilde yeniden geliştirmek istiyoruz. Bulunduğumuz alanlarda yaptığımız müzik ile Kürt halkının taleplerini haykırıyoruz. Şu ana kadar bu çerçevede Hiphop parça yazdık. bunlardan 10 parçası kayda alındı ve çoğu dem o olarak bizim yanımızda bulunuyor. Amacımız bu müzik tarzını daha da genişleterek gençleri özelliklede Kürt gençlerini kendi dilinde Protestancı ve serhildancı kişiliğine kavuşturmaktır.'

'Anlaşılır mıyız? diye korktuk'

15 yıl önce Bucak Aşireti'nin baskılarından dolayı Şanlıurfa'nın Siverek İlçesi'ni terk ederek Mersin'e yerleşen Emre Şahin (Serhildan) ise Kürt gençlerinin kendi Hipopçularını yaratması gerektiğinin altını çizdi. Serhildan, 'Biz ilkin bu çalışmaları yaparken, acaba anlaşılır mıyız diye korkuyorduk ve bu süre içinde kimi çıkışların bizim anlaşıldığımızı gösterdiğine inandık. 4 yıldır bu çalışmayı yürütüyoruz ve bu iki yıldır da Awaz ile birlikte kendi grubumuzu oluşturmak için kimi projeler hayata geçirmeye çalışıyoruz' diye konuştu.

Hiphop nedir?

1970' li yıların sonunda Amerika'da gettolardan çıkan siyahilerin oluşturduğu bir kültürdür. Kavram genellikle bu yaşam biçiminin aynı adla anılan müzik tarzını akla getirir. 70'li yılların sonlarında ABD - New York'un Bronx ve Brooklyn semtlerinde doğmuştur. Bazılarınca, gençliği depolitize etmek amacıyla özellikle yaratıldığı ve desteklendiği ileri sürülür. Ancak gelir, eğitim ve kültür seviyelerin düşük olduğu Brooklyn ve Bronx gibi semtlerde doğması bu toplum sınıfının sisteme karşı tepkisi olarak algılanır. Amerikan kültürüne has bu akım, dünyanın diğer bölgelerinde de gençler arasında ilgi çekmektedir. Hiphop kültürün başlıca dört unsuru, MC (Master of Ceremonies) (Rap) , DJ (Disc jockey), Breakdance, Graffiti (Aerosol Art)'dır.

Murat KOLCA
MERSİN-DİHA