Skip to the navigation
.
Skip to the content
.
Köxüz Sitesi bundan sonra http://www.koxuz.net/anasayfa/ adresinde devam edecektir.
Anasayfa
Son Gelenler
Köşe Yazıları
Bloglar
Forumlar
Yorumlar
Kitaplar
Galeriler
Kontak
Linkler
Ana Sayfa
»
Anasayfa
Komün Üzerine-4
Görüntüle
Düzenle
links
Konu:
*
Kategoriler
Forumlar:
*
- Lütfen seçiniz -
Sosyalizmin Sorunları Forumu
Tarihsel Maddeciliğin Sorunları Forumu
İşçi Hareketinin Sorunları
Kürt Ulusal Hareketinin Sorunları
Alevi Hareketinin Sorunları
Kadın Hareketinin Sorunları
Çevre Hareketinin Sorunları
Demokrasi Mücadelesinin Sorunları
Demokratik Cumhuriyet Forumu
Köxüz'ün Sorunları
Bölümler-Konular:
*
Gündem
-"Barış Süreci"
-"Kürt Sorunu"
-Anayasa Tartışmaları
-Avrupa Birliği
-Çatı Partisi Tartışmaları
-Büyük Ortadoğu Projesi
-İnsan Hakları
Politika
-Türkiye Politikası
-Ortadoğu Politikası
-Dünya Politikası
Ekonomi
-Dünya Ekonomisi
-Türkiye Ekonomisi
Sınıflar ve Partiler
Sosyal Hareketler
-Ulusal Hareketler
-Barış Hareketi
-İşçi Hareketi
-Çevre Hareketi
-Kadın Hareketi
-Gençlik Hareketi
Kültür ve Sanat
-Plasitk Sanatlar
-Sinema - Tiyatro
-Edebiyat
-Müzik
Dosyalar
-Hrant Dink Cinayeti
-Şemdinli
Linkler
Bilim ve Teknik
-Doğa Bilimleri
-Toplum Bilimleri
Yaşam - Günlük Hayat
-Medya
-Spor
Felsefe
Köxüz'den Yazılar
-Köxüz'ün Temel Metinleri
-Köxüz'den Mektup
-Köxüz Redaksiyonundan
-Köxüz'den Yorumlar
-Köxüz'ün Künyesi
Okurladan Yankılar
Lütfen yazınızın yer alacağı bölümü seçiniz.
Gölge kopya bırak
Eğer bu konuyu taşırsanız, eski forumdan yeni foruma bir bağlantı bırakabilirsiniz.
Gövde:
*
n/a <strong>Tarihin İlk Proleterleri Erkekler</strong> Bundan önceki yazılarda komünün hiç de öyle eşitlikçi, kadınlar-erkekler-çocuklar birliği anlamında yekpare, ilkel sosyalist bir toplum olmadığına değinmiştim. Bu yazıda “Tarihin İlk Proleterleri Erkekler” dir şeklinde bir iddia öne süreceğim. Bu yeni bir iddia değil, daha önce içinde benim de bulunduğum başka tartışma platformlarında, başka temel konular dolayımında ek bir konu olarak şekillenmişti. Ama konuyu kendi başlığı altında derli toplu bir hale getirmek mümkün olmamıştı. İlkel toplumlar söz konusu olduğunda, bilindiği gibi, hem olguları adlandırmada, hem de onları tarihlemede neredeyse bir kaos söz konusu. Bundan dolayı bu yazıda olguların biribirin peşi sıra veya biribirin yanısıra ortaya çıkışı takip edilecek ve günümüzün kavramlarıyla adlanırma yapmaktan sakınılacak. İlkel komünal toplumlar, hominidlerden bir kümenin veya bazı kümelerin, günümüzden kabaca 2,5 milyon yıl önce alet üretmeye başlamalarıyla başlatılır. Artık onlar, hominidler(insanımsı) değil, Homolar (insanlar) olarak tarihte yerlerini alırlar. Üretilen ilk aletin ne olduğu, ateşin nasıl üretildiği hakkından çeşitli tezler var. Ben, üretilen ilk aletin, topraktan bitki kökleri çıkartmaya yarayan, aynı zamanda savunma ve saldırı silahı olararak da kullanılabilen ucu bilinçli olarak sivriltilmiş bir kazma çubuğu, ateşin de bu kazma çubuklarının biririne sürtülmesinden üretildiği tezlerinden yola çıkıyorum. İkisi de dişilerin işi. İnsan komünlerini insanımsı sürülerinden ayıran temel özellik, alet ve ateş üretmenden öte, insanların besinsel ya da cinsel dürtüleri dolayımında doğal olarak birarada bulunmaları değil, kendi koydukları, doğal-biyolojik olmayan besinsel ve cinsel kurallar dolayımında örgütlenmiş olmalarıdır. İnsanımsıları buna iten temel neden, maddenin kararlılık eğilimi denen fizik yasasının hayvanlarda somutlaşmış biçimi olarak, “hayatta kalma dürtüsü”dür. Bu hayatta kalma dürtüsü , temelde, kendini beslenme ve cinsel ilişki edimleriyle dışa vurur. İnsanımsı denen canlı türü hayatta kalabilmek için sürü yaşamından çıkıp toplum yaşamına geçmek zorunda kalmıştır. Bu uzun geçişte başrolü oynayan doğal biyolojik donanımından dolayı dişiler olmuştur. Yaklaşık 6,5 milyon yıl önce primatlardan otobur bir kolun, ekolojik değişikliklerden dolayı arka ayakları üzerine dikilmesiyle başlayan süreçte, özellikle de alet ve ateşin üretilmesi ile birlikte , birbirini karşılıklı determinize eden/koşullayan organik, bilişsel, besinsel ve cinsel edimlerde değişiklikler olmuş, bu değişikliklerden dolayı artık, dişi insanımsılar sürü koşulları içinde, gittikçe daha fazla yaşamlarını sürdüremez hale geldikleri için, “hayatta kalma dürtüsü” gereği kendilerine daha güvenli bir yaşam alanı bulmak amacıyla komünleşme yoluna girmişlerdir. Sözkonusu değişikliklerin başlıcası gebelik, lohusalık ve çocuk bakım süresinin oldukça uzaması ve buna paralel olarak dişilerdeki cinsel isteksizlik mevsiminin de gittikçe uzamasıdır. Bu, gebe, lohusa veya yavrulu dişinin ve yavrunun, sürünün diğer üyelerine nazaran oldukça uzun bir süre daha güçsüz, yardımlaşmaya daha zorunlu ve içerden, yani sürünün erkeklerinden ve dışardan, yani diğer hayvanlardan gelecek besinsel ve cinsel saldırılara daha açık, daha güçsüz oldukları anlamına gelir. Ergin erkek cinsinin böyle bir doğal dezavantazı yoktur. Bu anlamda insanımsı sürülerindeki dişiler, “hayatta kalma dürtüleri” gereği sürüden çıkıp kendilerine daha güvenlikli bir örgütlenme kurmak zorunda kalmışlardır. Bu bir ölüm kalım meselesidir. Dişilerin aldıkları ilk önlem, primat ve hominid aşamasındayken yaptıkları gibi, belli bir yaşa gelmiş erkek çocuklarını ana ve kızlarından oluşan kümelenmenin dışına bırakmak/atmak ve herhangi bir nedenle, onların izni olmadan bu kümeye girmeye çalışanlara toplu halde saldırmak olmuştur. (Aşağı yabanıl Komünler) Kurulan ilk komünler dişinin ve onun yavruların cinsel ve besinsel ihtiyaçlarını güvenlik içinde giderip, türün hayatta kalma dürtüsünü gerçekleştirmeye yönelik örgütlenmelerdi. Erkek, bu uzun geçiş döneminin başlangıcında, analar ve yavrulardan oluşan ilk komünal kümelenmelerin tamamen dışında idi. Ve bu dışlanmışlık çeşitli evrelerden geçerek yüzbinlerce yıl sürdü. Bu yüzbinlerce yılın sonunda, orta yabanıl kömünler öncesine gelindiğinde erkek cinsi artık, komünal kümenin periferisinde konuşlandırılıacak kadar evcilleştirilmiş,toplumsallaştırılmış hale gelmişti. Uzayan çocuk bakım süresi demek, kendi başına yaşamını idame ettirebilmesi için, doğumdan sonra çocuğa öğretilmesi gereken bilgilerin giderek artmış olması demektir. Aynı zamanda, bu uzayan çocuk bakım sürecinde çocuğa, kendi komümal kümesi içinde nasıl davranacağı, kimlerle nasıl ilişki kuracağı da öğretilir. Erkek çocuğa öğretilen, içselleştirilen, beynine kazınan kurallardan en asal olanı: Kendi Komününden Olanı Yemeyeceksin, Kendi komününden Olanı Öldürmeyeceksin’dir. Yani Yamyamlık Yasağı. <strong>Yamyamlık Yasağı:</strong> Aslında komünün, dolayımında örgütlendiği iki temel hayvani ihtiyacı; beslenme ve cinsellik ihtiyacını, artık insan gibi karşılamaya yarayan iki temel komünal kuraldan ilkine, beslenme kuralına tekabül eder. Beslenmek için kendi komününen olanı yemeyeceksin. Kendi komününden olan her türlü canlı ve cansız varlık sana yasak. Kendi komününden olmayan her türlü canlı ve cansız olan varlığın dişi olanları da sana yasak. Ama erkek olanlarını öldürebilir, yiyebilirsin. Kısaca bu. Bu yamyamlık yasağı, ilkel erkek çocukların beynine,doğduğu andan itibaren analar tarafından, çocuk bakım süresindeki toplumsallaştırmada öyle bir kazınıyordu ki, artık ergin bir erkek olduklarında,kendi komünal kümesindekileri katiyyen öldürmeyen, yemeyen, yani kendi komünal kümesine karşı yamyamlık etmeyen, komünün periferisinde konuşlandırılılabilen, dış düşmanlardan korunmak için işbirliğine gidilebilen, ama hala dikkat edilmesi gereken, pek güvenilmez dostlar durumuna geliyorlardı. Bu pek de güvenilmez dostlar, ilk komünal kümelenmelerde, henüz erkek kardeşler olmaktan çok uzak, komünün pek güvenilmez damızlıkları durumundaydılar. Esas olarak avcılıkla geçinen, çoğunlukla avdan eli boş dönen, komünün periferisinde beslenme ve çiftleşme rekabetlerinde birbirlerini boğazlayıp duran bir cinstir erkek cinsi, o zamanlar. İlkel komünal kümelenmelerde, (yabanıl komünlerin ilk aşamasında) Analar ve yavrular komünde esas olarak toplayıcılıkla ile yaşarlarken, erkekler komünün etrafında esas olarak avcılıkla geçiniyor, cinselliğin dışında komünle hiç bir şekilde ilişkilenmeden, yaşamlarını sürdürüyor ve sözcüğün tam anlamıyla damızlık muamelesi görüyorlardı. Kızana gelmiş dişi, periferideki erkeklerden en uygun olanını seçip onunla çiftleşiyordu. Bu ergin erkek, dişinin bizzat kendi doğurduğu, ergenlik çağına girmiş bir erkek ya da aynı anadan doğdukları bir başka erkek olabilirdi. (Bugünkü dilde dişinin özoğlu veya öz erkek kardeşi olabilirdi) Bu konuda hiç bir tabu yoktu. <strong>Cinsellik Yasağı:</strong> Yamyamlık yasağından sonra çıkmış ve onun tamamlamıştır. İlk başlarda “hamile, lohusa ve emziren kadına yaklaşmayacaksın, bunun cezası ölümdür” şeklinde iken zamanla (yabanıl komünlerin orta aşamasına gelindiğinde) kendi klanından olanla hiç bir biçimde cinsel ilişki kurmayacaksın şekline dönüşmüştür. Ve konulabilmesi, uygulanabilmesi için çevrede başka klanların varlığını gerektirmektedir. Başlangıçta küçük komünal kümeler (oymak) halinde, birbirinden bağımsız ve uzak yerlerde yaşanmaktayken, zamanla gerek ana komünal kümeden çeşitli nedenlerle, örneğin yeni besin alanları bulmak için kopan ve ama ana komünal küme ile totemik bağlarını yitirmeyen başka komünal kümelerin oluşmasıyla, birbiri ile ilişkili daha büyük klanlar örgütlenmesine geçilmiştir. Erkek ve kadın cinsel ihtiyacını kendi komünal kümesinde değil, başka klanlardan insanlarla (düşmanlarla) karşılamak durumundadır artık. Ve bu özellikle erkekler için tehlikelidir. Gerçi erkeklerin ana klana yönelik, kendi aralarındaki cinsel rekabetin getireceği yıkım tehlikesi ortadan kaldırılmıştır ama, düşman topraklarda çiftleşecek dişi aramak ölümcül tehlikeler taşımaktadır. Bu kadınlar için o kadar tehlikeli değildir. Hem dişi cinsi genel bir dokunulmazlık taşımakta, hem de erkek kadar sık çiftleşme durumunda kalmamakta, hem de etrafta “çiftleşmek için dişi arayan” gereğinden çok erkek bulunmaktadır. Ama yine de bu sorun, çiftleşme klanları/dünür klanları yaratılarak çözülmüştür, yine kadınlar tarafından. Klanlar, besinsel ve cinsel kural ve yasakların komünal kümelere göre çok daha kesin ve açık olduğu komünal topluluklardır. Kadın egemen komünlerdir. Erkek, artık periferideki damızlıktan, güvenilmez dosttan, erkek kardeşliğe terfi etmiştir. Ama hala komüne dahil değildir. Klanın çevresindeki erkek veya bekar evleri denen evlerde kalmakta, kendi yemeğini kendi pişirip yemekte, komündeki ana ve kızkardeşlerine karşı korku ve saygı karışımı bir mesafeyle davranmaktadır. Arada katı bir beslenme ve cinsellik kuralı var. Anaerkil klanla çevresindeki erkek topluluğu arasındaki ilişki, örneğin bir gezegenle onun etrafında dönüp duran uydusu gibi bir görünüm sunmaktadır. Peki nedir aradaki ilişki ? Buna açıklık getirmek için önce, artık küçük bir komünal küme olmaktan çıkmış, klan haline gelmiş komünal toplulukla, çevredeki diğer klanların ilişkisinden başlamak daha kolay olacak. Bu komünler İki temel tabu etrafında örgütlenirler. <strong>Kendi klanından olanı öldürmeyeceksin/yemeyeceksin, kendi klanından olanla çiftleşmeyeceksin. </strong>Bu aşamada birbiri ile ilişkisi bağlamında üç tip klan söz konusudur. a-Kardeş klanlar: Birbirlerine yamyamlık ve cinsellik tabusu ile bağlı. Birbirlerine kardeş. Birbirlerini öldürmeyen, yemeyen ve birbirleri ile cinsel ilişkileri olmayan klanlar. Bunlar birbirlerini korumak, başka düşmanlara karşı savunmakla yükümlüdürler. b-Çiftleşme klanları: Birbirlerine yamyamlık tabusu ile bağlı, birbirlerini öldürmeyen, yemeyen ve birbirleri ile çiftleşme alışverişi içersinde olan klanlar. Aralarında bir saldırmazlık anlaşması vardır ama bu anlaşma her an bozulabilir c-Yukardaki iki özelliğe de sahip olmayan öteki klanlar. Onlar, insan değildir. İnsan katagorisine girmezler. Dar ül harp kapısıdır onlar. Kadın gezegeni ile onun erkek uydusu arasındaki <strong>ilişkinin bir yönü </strong>yukardakiler ışığında kolayca anlaşılıyor: Ana <strong>Komünün Güvenliği</strong>. Bundan erkek kardeşler sorumlu değil. Sorumlu olan denetleyen ve yöneten kadınlar. Erkek kardeşler yalnıza ana komünün askerleri. İlkel insan anlayışında doğal ölüm diye bir şey olmadığından, onlara göre her ölüme bir düşman neden olduğundan, her komün üyesi kadın ve onun uydusundaki erkekler kendi klan kardeşlerinin öcünü almakla mükellef olduklarından, hep bir savaş hali söz konusudur ilkel klanlarda. Bu savaş yalnızca dar ül harp kapısındaki klanlarla değil, dar ül sulh kapısındaki çiftleşme klanlarıyla bile söz konusudur. Her ne kadar bu öç alma, öç almak için karşı tarafın kanını akıtma zorunluluğu uzun bir süreç içinde yerini danışıklı döğüşlere,kurban vermelere, kan bedeli vermelere, kendini yaralamalara, yas tutmalara, hakaretlere katlanmalara, armağan vermelere, barış anlaşmalarına bırakmış ise de, her zaman bu komünün güvenliği için öç alma işine karar verip yönetenler, denetleyenler kadınlar; bu işin savaşçılığını yapıp, anaları ve kız kardeşleri uğruna, gerek gerçek savaş alanlarında, gerek danışıklı döğüş alanlarında döğüşüp kelle alıp kelle verenler hep erkekler olmuştur. Ana komünü ile uydusu erkek kardeşler topluluğu arasındaki <strong>ilişkinin ikinci yönü ise cinsellik</strong>: Etrafta başka “çiftleşme klanları”nın ortaya çıkmasıyla kadın, çiftleşeceği erkeği uydudaki erkek evlerinde, kendi erkek kardeşlerinin denetiminde konuk etmeye başlamıştır. Kadın hiç bir biçimde çiftleşme için başka klanlara gitmez. Bu işi yapan erkeklerdir. Çiftleşme adayı olarak gelmiş erkek, yani cinsel konuk, burada bu komünün erkekler evinde, bu komünün erkeklerinin denetimi altında, gelip kendini beğenecek ve kendisiyle çiftleşecek bir kadını uslu uslu beklemektedir. Seçme hakkı olmayan, seçilme hakkı olan, bir süpheli şahıstır o.... Erkek kardeşleri yeri ve zamanı geldiğinde bu dışarlıklı cinsel konuğu geldiği yere göndermekle yükümlüdürler. O halde ana gezegenle uydunun ilişkisinin ikinci yönü kadının güvenlik içinde çiftleşmesini sağlamaktır ve bu görevde kardeş erkeklere düşer. Burada kadının durumu çok açık ve bütünlüklüdür, huzurlu ve güvenlidir. Kendi klanının kapısına gelip, önce genel armağanlar, sonra kişisel hediyeler vs. getiren erkeklerden canının istediği ile cinselliğini tatmin etmektedir. İlkellerde çocuğun cinsel ilişki ile oluştuğu bilinmediği için, kadının çocuk sahibi olmak için çiftleşmez ve çiftleştiği erkeğe karşı hiç bir maddi veya manevi sorumluluğu yoktur. Doğruduğu çocuklar kendinindir. İlklellerde biyolojik babalık bilinmez. (Sosyolojik babalık ise sonradan, biyolojik babalık bilinmeden çok önce, cinsel konuğun “çocuk bakıcısı” haline getirilmesi ile başlar ilkin.) Burada İki parçaya bölünmüş olan erkelerdir. Kendi klanına cinsel konuk olarak gelmiş bir erkeğe, kelimenin tam anlamında <strong>dayılanan</strong> (ki gerçektenden dayıdır, ve dayılığın hakkını vermek için epey ter dökmektedir.) erkek kardeş, kendisi öteki klana, cinsel konuk olarak gittiğinde süt dökmüş kedi gibi davranmak, kendisine yapılan, eşşek şakalarına ve hatta hakaretlere katlanmak zorundadır. Yoksa bir ton sopa yiyip, eli boş olarak kendi ana klanına geri dönmesi işten bile değildir. Erkeklerin çiftleşebilmek için katlanmak zorunda oldukları yalnızca bunlardan ibaret değildir. Yalnızca bunlarla kalsa şükretmelidir erkek. Bunların bir öncesi vardır, bir de sonrası. Ama daha önce şunu bağlayalım. Ne barbar klanlarında, ne de ondan önceki bir 2,5 milyon yıla yayılmış yabanıl klanlarda cinsel ilişki ile keyfiliğin, kuralsızlığın, fuhuşun vb aşağılayıcı tanımlamaların hiç bir lakası yoktur. Tam tersine cinsellik sıkı sıkıya uygulanan ve denetlenen kurallar içinde yaşantılanmaktadır. Onların kuralları başkadır, hepsi bu. Çiftleşme klanlarının ortaya çıkmasından önce kardeş klanlar ortaya çıkmıştır. Bu klanlar, çeşitli vesile ve rituellerle birbirlerini kardeş ilan etmiş, saldırmazlık anlaşması imzalamış klanlardır. Kadın cinsi kendi etrafındaki öteki yabanci kadın klanları dostluk anlaşması ile kendisine bağlamayı ve onlar bağlanmayı becerebilecek doğal ve toplumsal yetilere sahip olan cins olduğundan bu iş, klanlar arası barış anlaşmaları onun eseridir, taa başından beri. Ataerkil klanlara geçildiğinde bile kadının barıştaki yeri her zaman takdir edilmiştir. Yalnız, kadının çevredeki klanları ha bire kardeş klan haline getirmesi, bir yandan sürekli kendi içinde kalabalıklaşan, bir yandan da çevredeki kardeşleşmiş klanlarla kardeş ilişkisi içine giren klanda çiftleşme sıkıntısı çıkmasına neden olmuştur. Bunun çözümü ise çevredeki bazı klanlarla kardeş klan, bazılarıyla ise çiftleşme klanları olarak ilişkilenmek olmuştur. Gerektiğinde kardeş klanların birbirlerini kardeş klan olmaktan azledip, çiftleşme klanları olarak ilan etmeleri de görülmektedir. Bu çiftleşme klanları arasındaki cinsellik alışverişi çok sıkı denetlenen kurallara bağlıdır. Hele kardeş klanların kendi arasında birleşip Fratrileri oluşturduğu ve iki ayrı Fratrinin bir araya gelerek Tribüleri, hatta tribülerin bir araya gelip Ekürileri oluşturduğu aşamda kurallar daha karmaşıklaşmıştır. En yalın anlatımı şöyle olabilir. Bir Tribu, iki, bazen üç yarımdan (Fratri) oluşur. Fratriler ise üç ila beş arasında kardeş klanlardan. Kardeş klanlar arasında yamyamlık ve cinsellik yasağı olduğu için, bu klanların kadınları çiftleşmek için karşı yarımdan(fratri’den) gelen çiftleşme adayları arasından hoşlarına gideni kısa veya uzun vaadeli olarak seçerler. Uygulama yer ve zamana göre değişmesine rağmen başlarda karşı yarımın bütün klanları da cinsellik alınıp verilen klanlar değildir. Bir yarımdaki ancak bir klan, öteki yarımdaki bir klanın çiftleşme klanıdır ancak. Yalnızca bu değil, bir de yaş grupları sınırlaması vardır buna ek olarak. Aslında tribülerde cinsel eş bulma imkanı oldukça sınırlıdır. Zamanla bu uygulama değiştirilmiş, Çiftleşme serbestisi aynı fratrinin kardeş klanlarına kadar genişlemiştir. Komünal toplumların örgütlenmesinin en üst, en açık, en doruk noktasına ulaşmış olduğu Tribü örgütlenmesinde erkeğin çiftleşmek için katlanmak olduğu şeyler yalnızca yukarda kısaca değindiğim “şüpheli şahıs”, muamelesi görmek değildir. Deminde dediğim gibi bunun öncesi ve sonrası vardır. <strong>Öncesi şu:</strong> <strong>Erginleme sınavları</strong>: Erkek çocuk kendi ana klanında klanın üyesi “insanı” ünvanını almak için,hayvanlıktan kurtulup insan olmak için, çok zor, bedensel dayanıklılık gerektiren, bazen açık açık bedensel işkence olan erginleme sınavlarından geçmekte, bu sınavlardan geçen erkek çocuk,sembolik olarak ölmekte/öldürülmekte ve klanın insanı olarak yeniden doğmaktadır. Bu sınavdan sonra, sınavı kazandığını gösteren, kolye, bilezil, küpe, yüze ve vücuda yapılan çeşitli boyamaları taşıma hakkını kazanmaktadır. Bu işaretler artık onun toplumsal rütbesidir. O artık kendi klanının bir insanıdır, ve çifteşme klanında kendisi ile çiftleşecek (evlenecek) birini arama hakkına sahiptir. O, bu acılı sınavlara dayanarak, öteki klana gittiğinde, o klanın üyelerine saldırmayacağını, kendisinden beklenen uysalllık ve terbiyeyi göstereceğini, eşşek şakalarına, hakaretlere katlanabileceğini, kendisinden isteneni yapabileceğini ispatlamıştır artık. Kendi ana klanı arkasındadır artık, çiftleşmek(evlenmek) için gittiği klanda başına bir iş gelirse kendi ana klanı bunun hesabını soracaktır. Ergenlik sınavlarına dair tartışmalarda işin bir yanı hep gölgede kalmıştır. Hep erkeğin kendi klanına rüştünü ispatladığı, yetişkin erkek, klanın tam haklara sahip üyesi filan olduğu söylenmiştir. Aslında dikkatle bakılırsa kazın ayağı iç de öyle değildir. a-karşı klandaki hiç bir kadın üzerinde ergenlik sınavlarından başarı ile geçtiğinin işaretleri olmayan erkeğe dönüp bakmazlar bile. b-Erginleme sınavları anaların denetimi ve kontrolü altında olmakla kalmamakta, çiftleşme klanlarındaki analar da bu törenleri sıkı sıkıya denetlemekte, olandan bitenden emin olmak istemektedirler. Çünkü erginlenen erkek, gelecekte kendi klanına gelip çiftleşme dileğinde bulunacaktır. Yani erginleme sınavları yalnızca klanın iç meselesi değildir, Çiftleşme klanları arasındaki bir meseledir. Çocuk iki taraf içinde erkek yapılmaktadır.Bir taraf için erkek kardeş, öteki taraf için cinsel konuk. Bazı ilkel topluluklarda zaten bu sınavlara ERKEK YAPMA sınavı denmektedir. Erkek doğulmaz, yapılınır. Bu bağlamda erginleme sınavları esas olarak erkek çocuğun karşı çiftleşme klanının nezdine çiftleşme adayı olabilmek için geçmek zorunda olduğu acılı, işkenceli sınavlardır. Erkeklerin sünnet edilmesi bile tek başına erkek cinselliğine yönelik saldırının ulaştığı noktayı göstermektedir. Bunun daha korkunç uygulaması derinden yarma denen sınavlar yüzünden bazı tribüler ortadan kalkmıştır. Bu bu sınavları erkeğin erkeğe uyguladığı vahşi rekabet saldırı olarak görmek yanlış. Bu sınavlar da erkeği “insanlaştırmaya” çalışan kadının eseridir. Erkek her türlü insiyatiften yoksun bir piyon olarak cinsdaşını doğramıştır, anası ve kız kardeşi için. Tabii zamanla bu uygulamanın ölçüsü ve biçimi değişti. Ama orjini bu, ve bunu bilmekte fayda var, herkes için. Buraya kadar anlattıklarım tribü aşamasındaki anaerkil komünlerde erkeğin, eşitsiz durumunun öncesiydi. Bitmedi, bunun sonrası da var. Ve bu sonrası aslında anaerkilliğin sonunun başlangıcı. Ama ona geçmeden önce bir ara saptama yapmak gerek: “Yabanıl toplumun, en ilk birimi olan ilk oymaktan, toplumsal gelişmesinin doruk noktası olan tam örgütlü tribüyü oluşturmasının evrimi” (E. Reed) konusuna, bu gelişmenin devindirici unsuru nedir sorusuyla yaklaştığımızda, alacağımız yanıt, <strong>Üreyim İlişkileri </strong>olacaktır. Buraya kadar toplayıcılık ve avcılıkla geçimini sağlayan anaerkil komünal toplulukların Oymaktan Tribüye uzanan değişimlerinin altında yatan, o zamanlar zaten olmayan bir üretimin ilişkileri değil, <strong>Üreyim İlişkileridir</strong>. Üretimin başladığı yerde işin rengi değişmektedir, göreceğiz. <strong>Sonrası şu: iç güveyisi</strong>: Aslında konuyla ilgili günümüzün kavramlarını, adlandırmalarını kullanmayacaktım, ama bu adlandırma çok uygun düşüyor.Bir ara “erkek gelin” diyecektim, çünkü erkeğin “erkek ana” diye adlandırıldığı durumlar da var, ama vazgeçtim. Şimdilik iç güveyisi diyelim. Görülecek, bu <strong>iç güveyileri tarihin ilk proleterleridirler. </strong>İnsanlar kabaca neolitik devrime kadar üretmeden beslendiler. Yani toplaycılık ve avcılıkla geçindiler. Esas olarak da toplayıcılıkla. Klanlar ancak tüketebilecekleri kadarını toplayıp avlıyabiliyorlardı. Neolitik devrimden sonra ise üreterek beslendiler. Önce tarım, arkasından tarımın olanaklarında faydalanıp hayvancılığı keşfettiler. Yani neolitik devrimden öncesi toplayıcılık, sonrası üreticilik olarak adlandırılır. Ama bu ikisi arasında kısa bir dönem var, üreticilik aşamasına dahil edilmesine rağmen, tarım ve hayvancılık gibi devasa bir adım değil, yabanıl komünlerin son evresinde ortaya çıkıyor, sık sık göz ardı edilen, aslında neolitik devrimin hazırlayıcısı olan Bahçecilik-Bostancılık devresi. Artık az da olsa tüketilenden daha fazlasının üretilmeye başladığı dönem. Artı-Ürünün ortaya çıkmaya başladığıdönem. Bir çok anlamda zurnanın zırt dediği yer burası. Artı-ürünün, evlilik kurumunun, iç güveyilerin yani <strong>tarihin ilk proleterlerinin</strong>, artı-ürün sömürüsünün, komünün ortak arazisinde her evin önünde ufak ufak bahçe-bostan sınırlarının belirmeye başladığı yer. Erkeğin tam anlamıyla, evcilleştirilip, artık eve alındığı an. Erkeğin evlenip iç güveyisi gittiği, tam siper köleleştiği aşama. Ana erkil kömünler döneminin en doruk noktasında örgütlendiği, en olgunlaştığı ve aynı zamanda çürümeye başladığı yalnıza erkeğin değil, kadının da parçalandığı, erkek kardeş(dayı) ve koca hukuku arasında kalacağı parçalanmış,iki başlı ana ailesinin arifesi. Komünlerde toplayıcılık ve avcılığın yanı sıra bahçe-bostanların da ufak ufak, evlerin önünde boy göstermeye başlamasıyla, çiftleşme ilişkilerinde, (aslında üreyim ilişkillerinde ) de bir değişiklik gündem geldi. Eskiden çiftleşme adayları, cinsel konuklar olarak gittikleri klanın erkek evlerinde, klanın erkek kardeşleri ile birlikte istihdam edilirken, burada uslu uslu oturup, kendisini beğenip, onunla çiftleşecek, kısa ya da canı istiyorsa uzun süreli çiftleşme ilişkisi kuracak bir kadını beklerken...Şimdi onu beğenen kadının evine çağrılıyordu, yani evleniyordu. Eskiden kendi ana komünal kümesinde bile tehlikeli sayılan, periferide sürünen, komünün kolluk gücü, şüpheli şahışa ne olmuştu da, şimdi komşu köyün evlerine iç güveyisi gidiyordu ? Aslında ona pek fazla bir şey olduğu yoktu. Ona olan olmuştu zaten olacağı kadar. Doğduğu andan itibaren kendi anası ve kız kardeşleri tarafından uygulanan sıkı toplumsallaştırma ve onun arkasında cinselliğine ve hatta cinsel organına yönelik ergenlik sınavından(saldırılarından) sonra ona yapılacak bir şey kalmamıştı artık. Erkek toplumsallaştırılmıştı.Aslında erkek “anaeril toplumsallaştırılmıştı” demek daha doğru olur. Ne yamyamlığı, ne saldırganlığı, ne de toplum dışılığı kalmıştı. Şimdi sıra “evcilleştirilmesine” gelmişti. Artık, değil klana, evlere konuk ediliyordu. Yalnızca iç güveyisi gittiği klanda koca olarak değil, kendi ana klanında da erkek kardeş (dayı olarak) sorumlulukları artmış, ananın yanında boy göstermeye, kız kardeşinin çocuklarına karşı sorumluluk almaya, özellikle kız kardeşinin erkek çocuğunun eğitiminde emek ve “söz” sahibi olmaya başlamıştı. Erkeğin uslanmasımıydı onun toplumdaki konumunun değişmesinin nedeni ? Aslında yakından bakılınca bu toplumsal konum değişikliğinde, erkeğin hem erkek kardeş(dayı), hem de iç güveyisi olarak eskisinden daha beter hale geldiği görülür. Cinsel sömürüye, bu sefer bir de artı-ürün sömürüsü eklenmiştir. Sömürü katmerlenmiştir. Ataerkil antik uygarlıklardaki kadının aşağılanmış konumunun aynadaki yansımasıdır, onun hal i pür melali. Olanın ne olduğunu anlamak için aslında E. Reed’in...... den aktardığı “bir ilkel evlenmesi”ne göz atmak yeter. “Düğün gelinin köyünde yapılmaktadır. ‘Gelin’ ve ‘Damat’ yan yana oturmaktadırlar.Bütün köy halkı toplu halde gelip, onların karşısında yerlerini alırlar. Hepsi birden gözlerini onlara, özellikl erkeğe dikip, hiç bir şey demeden uzun uzun bakarlar. Onu tanımak belleklerine kazımak isterler adeta. Sonra birden hepsi sessizce çekip. Erkek ve gelin kalır. Sonra gelin de gider. Erkek kalır bir başına. Sonra gelinin anası elinde bir çapa ile gelir. Çapayı içgüveyisine verir. Hadi doğru bostana, der”. Çalışmaya, diye eklemesine gerek yoktur. İçgüveyisi bilir ne yapacağını. Aslında olan, erkeğe hangi evin bostanında çalışacağının belletilmesidir. Düğün, bu iş mukavelesinin herkese duyurulmasından başka bir şey değildir. Evlenen erkek için tek değişiklik hangi ev için bahçe-bostanda çalışacağının tespit edilmesidir. Yalnızca bununla kalsa olmaz. Zamanının diğer yarısını da kendi ana komününde, önce bütün kız kardeşlerinin , zamanla yalnızca kendi öz kız kardeşinin bahçesinde çalışmak zorundaydı. İki camii arasında kalmış beynamaz gibi, bir oraya bir buraya koşturup duruyordu. Erkek bu anaerkil komünlerden birinde, kendi öz anaerkil klanında analık ve kızkardeşlik haklarını ödemek için çalışıyor, savaşıyordu, iç güveyisi gittiği klanda ise gidereceği cinsel ihtiyacının karşılığını ödemek için çalışıyordu. Yani işgücünü cinsel ilişki için satıyordu. Evlendiği kadının kendisine karşı hiç bir cinsel sorumluluğu olmadığı gibi, canının istediği gibi başka erkeklerle çiftleşmesi çok normaldi. Bu erkeğin de hakkıydı. Alan memnun veren memnun. Yani evlenmiş olmak kadına da erkeğe de 3.şahıslarla cinsel ilişki kurmak anlamında o zamana kadar olandan başka hiç bir cinsel kısıtlama getirmiyordu. Çok kısa sürebildiği gibi, uzun da sürebilirdi. Evlilik cinsellik anlaşması değil, işçi-işveren anlaşmasıydı.Evlilik bittiğinde iç güveyisi, pılısını pırtısını toplar, getirdiği çeyizini koltuğunun altına koyar basar köyüne giderdi, o kadar. Lakin zamanla kadın, evine işçi-koca olarak alacağı erkeğin işgücünü kiralamakla yetinmez oldu, ondan gelirken, klanlar arası barış ve saldırmazlık anlaşmasının nişaneleri olarak, kılanlar arasında dolaşa dolaşa şeklini şemalini kaybetmiş, yüzük, küpe vb. genel armağanların dışında, “ev ekonomisine katıkı”da bulunacak, sebze, meyve, tahıl, hayvan filan da istemeye başladı. Önce cinsellik verip işgücü alıyordu, şimdi cinsellik verip hem işgücü hemde çeyiz alır oldu. Tarihte ilk çeyiz böyle ortaya çıktı. Öteki klana iç güveyisi olarak gidecek erkek, kendi ana komününde harıl harıl çeyiz hazırlıyordu artık. Anaerkil klanın ortak arazisi gittikçe küçülürken, ana ailelerinin bahçe-bostanları gittikçe büyüyordu. Ana aileleri bu bahçe bostanların tasarruf hakkına sahiptiler, ürünlerine sahiptiler önce, önce taşınır malların mülkiyet ve devir hakkı vardı ve anadan kıza geçiyordu. Bu ana ailesinde iki işçi vardı biri koca, diğeri dayı. Aynı erkek burada koca, öteki klanda dayı olarak çalışıyordu. Sorumlulukları vardı. Hakları yoktu. Haklar anaların, kızkardeşlerindi. Kadınların kocalarının ana yanlı klanına veya erkek kardeşlerinin çocuklarına vb karşı hiç bir sorumlulukları yoktu. Ekekler iki klanda da işçi ve ana kalanlarında ek olarak da savaşçıydılar. Bu ana ailesi iki erkekli bölünmüş bir ana ailesiydi. Ana ailesinin bölünmüşlüğü duygusal bir bölünmenin öncesinde ekonomik bir bölünmüşlüktü. Bahçe-bostan ekonomisinde mayalanan bu nifak tohumları, anaerkil klanı bölüp parçalamak için esas olarak neolitik devrimi beklemek zorundaydı hala. Neolitik devrimle birlikte toplumsal artı-ürün fazlası ana aileleri arasında ekonomik sınıflaşmayı,getirmiş zengin ana aileri, yoksul ana aileleri ortaya çıkmaya başlamıştı. Tabii ki zengin ana aileleri bilge,rahip, yönetici ana aileleriydi, onlar henüz tamamen özelleşmemiş toplumsal artının tasarrufunu komün adına doğal olarak üstlenmişlerdi. Bal tutan parmağını yalardı. Eskiden bütün öteki kız kardeşlerine aktardıkları bilgeliklerini, bilgilerini ve iktidarlarını artık kendi karnından çıkan kızlarına aktarıyorlardı. Kadın kardeşliği yerini ana-kız ilişkisine bırakıyordu. Toplumsal artı-ürün bir kaç soylu, bilge, rahip, yönetici ana ailesinin elinde, sözüm ona toplum adına olsa da birikmeye başlayınca, bunların iç ve dış düşmanlara karşı korunması ve kollanması için erkek kardeşin toplumdaki rolü daha bir artmaya başladı. Erkek kardeş anaerkil orduların komutanı oldu. Çünkü savaşan oydu. Çelişki yalnızca yönetici ana aileleri ile yönetilen ana aileleri içinde değil, aynı zamanda ve aslında bundan da önemlisi ana ailesinin kendi içindeydi. Neolitik devrimle birlikte artık erkek, yalnızca çeyiz olarak bir tavuk, bir kaç patates götürmekle işi kurtaramıyordu. Bazen erkeğin götürdüğü çeyiz bir sürüye bile ulaşabiliyordu. Alması kolay olan bu çeyizin, evlilik bitince geri verilmesi neredeyse imkansızdı. Bundan dolayı ya evlilik bitirilmiyor, ya da bitirildiği halde geri verilemeyen çeyizin yerine kadının çocukları isteniyordu.Verilmezse klanlar arasında kan çıkıyordu. Çeyiz yerine istenen çocuk, babanın çocuklarını sevdiğinden filan değildi. Neden gayet ekonomikti. Baba, evlilik bittiğinde babası haline getirilidiği çocukları, yani karısının doğruduğu çocukları işgücü oldukları, olacakları için isteyip, alıp kendi ana yanlı klanına katıyordu. O esas olarak önceleri bütün klan kızkardeşlerinin sonra yalnıyca kendi ana bir kızkardeşlerinin çocuklarından sorumluydu, kişisel mirası onlara kalıyordu. Özellikle yönetici zengin aileler arasında alıp verilen çeyiz çok çok yüklü ve geri verilmesi neredeyse imkansız olduğundan, bu türlü evlilikler yapacak kız çocuklarına gençlik evlerinde, evlilik öncesi özgürce yaşadıkları cinsellik oyunları yasaklanır oldu. Bir kızın iki de bir de cart diye evliliği bitirmesi artık özellikle zengin ailelere pahalıya malolmaya başlıyordu. (Tarihte dişi cinsine gelen ilk cinsel yasak, işte bu yönetici ana ailelerinin kızlarına getirilen cinsel yasaktır. Sebep, bol çeyiz getirmiş olan evliliği bozulmasını engellemektir. Bunun için önce bu tür evlilik yapacak kız çocuklarına evlilik öncesi cinsel oyunlar yasaklanır oldu.)Bir taraftan artık büyük çeyizle gelmiş baba eskisi gibi palas pandıras geri gönderilemiyordu, çocuklar üzerinde hak iddia ediyordu. Öte taraftan, kendi klanında dayı olarak üstlendiği sorumlulukların altında eziliyordu erkek. Kadın yerli/oturumlu ana ailesinden, erkek yerli7oturumlu ana ailesine geçilmesi ile de durum değişmedi. Bir ailede, hem koca hem erkek kardeş otorite durumundaydı. Miras anasoylu devam etitiği için dayı olmak baba ve koca olmakla çatışma halindeydi. Ataerkil ailelere geçiş, babanın dayıyı yenmesi ile değil, ordu komutanlığına kadar yükselmiş dayının anasını öldürüp dayılığın bukağılarından kurtulmasıyla geldi. Ataerkil devrim asillerin asil ana ailelerinin saraylarında gerçekleşti. Reaya takımı, yoksul ana aileleri kolayca kendilerini uydurdular gelişmelere. Zaten neolitik devrimden beri tarımda, çobanlıkta erkek işiydi, ama miras anayanlı idi. Yapılan devrim, artık hiç bir anlamı kalmamış, tersine sürekli sorunlar yaratan anayanlı miras sisteminin baba yanlı miras sistemine dönüştürülmesi, yani toprak hala ortak mülküyet olduğundan, toplumsal artı-ürünün tasarruf hakkının el değiştirmesiydi, şimdilik . Bu dönüşümü hem koca, hem de erkek kardeş olarak ikiye parçalanmış erkek yapmak durumundaydı. Bu erkek, yoksul ana ailelerinin değil, yönetici ana ailelerinin erkekleri oldu. Çünkü ortada dönen, üç beş öküzün miras hakkı değil, toplumsal artının tasarruf hakkının mirasıydı. Bu miras, ilk başlarda klanın aynı yerde olan, ortak ibadet ve ortak tahıl ambarının toplum adına da olsa ,yönetimi ve kullanımı idi. Zamanla, köy kente dönüştüğünde, ibadet yerleri ve tahıl ambarları epey büyümüştü. Erkek, özellikle de soylu ailelere ait dayı olarak erkek, artık anasının ve kız kardeşin koruyucusu olarak bu ibadet yerlerinin ve tahıl ambarlarının bekçiliğini yapmak değil, onlara sahip olmak istiyordu. Bunun için anasını öldürürken, aslında dayılığın bukağılarını kırdı ve sahip oldu. Eski Yunanda, Akhilles’un Orestes adlı trajedisi bunu anlatır. Ondan sonra kadın yalnızca kendi kocasına değil, bütün erkeklere “sahip” olarak hitap etmek zorunda bırakıldı. Yani anaerkilliğin defteri yönetici ana ailelerindeki “aile içi komplolarda dürüldü”. Bu komplonun ekonomik, alt yapısal koşullarını hazırlayanlar ise, iç güveyisinin artı-ürününe tamah eden kadınların kurduğu ana ailesidir. Bundan önce, bahçecilik dönemine yenilginin arifesi dedik. Kadın arifeyi gördü, bayramı göremedi. Hiç bayram görmedi artık. Değil bayram, gün yüzü bile göremez oldu. Miras hakkını, mülkiyet hakkını ele geçiren erkekler, bunu tekrar kaptırmamak için iflahını kestiler kadınların. Onların kendilerine uyguladıkları “doğal,ilkel,kendiliğinden, zorunlu baskıya; toplumsal, kurumlaşmış, nefret ve hepsinden önce korku dolu bir şiddetle karşılık verdiler. Antik Uygarlıklar kadına uygulanan toplumsal şiddetin tarihidir aynı zamanda. Bazılarının iddia ettiği gibi kadın, erkeğin teknikte vs ileri geçmesinden önce başka bir yerde, artı-ürüne tamah edip komün kollektivizmine ihanet ettiği yerde kaybetti aslında. “Yaşadığımız tarih, ille yaşamak zorunda olduğumuz tarih değildir.” Eğer.......................................olsaydı, bu tarih başka türlü de yaşanabilirdi. Ama ne olsaydı ?
Girdi biçimi
Filtered HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Full HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi
Attached Images
Existing Image:
None
"Over troubled water..." (Açılış)
"Sussss.."
"Unut"
090908-Güler Zere-vm.widec.jpg
0je.png
1.jpg
1.jpg
1.jpg
105-141.jpg
11 Eylül vePolitik İslamÜzerine Kapak
1234r.jpeg
15- 16 Haziran.jpg
155.JPG
16.jpg
166137_1_Gorzfrei.jpg
1960-che-1.jpg
19ocak2010s.jpg
1mayis77_(1).jpg
200-386.jpg
2000degundem-kapak200.jpg
2009-12-04---Kapak---Sosyal.jpg
2010-09-12 - Kapak- 12 eylul uzerine yazilar v2.jpg
21 İtfaye.jpg
250-369.jpg
250-392.jpg
26.JPG
2_temmuz_2009_istanbul.jpg
4- ikinci kapıdan mezarlığa giriş yapılıyor.JPG
400px-Krähe_65(loz).JPG
41e591d8-yilmaz-guney.jpg
490-250.jpg
6-7 eylül.jpg
6-7_eylul_1955.jpg
6-7_eylul_55_tank.jpg
800px-Ziggurat_of_ur.jpg
Abdullah Öcalan - Kapitalist Modernite ve Demokratikleşme - Kapak
abidin'in...jpg
abidin-dino.jpg
abidin-he...jpg
abidinözp...jpg
abidinözp...jpg
acilim_aydinlar_yorum.jpg
afganistan_secimsandik_essek_asker.jpg
afis-kumkapi-14mart2010.jpg
afis_cozum.jpg
ahmedarif_nazimhikmet.jpg
ahmed_arif_1.jpg
Ahmet Türk.jpg
ahmetaltan_hasancemal.jpg
ahmetarif.jpg
ahmetturkemineayna.jpg
ahmet_turk_3_kongre.jpg
ahmet_turk_grup_toplantisi5.jpg
Akatça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan 282 maddelik Hammurabi Kanunları...
AKP ve güleni bitirme planı.jpg
Albayrak
albayrak1200.png
Aleviler-kapak400.jpg
Ali Yetkin
alidehri.jpg.jpg
alidehri.jpg.jpg
alter-eco-ekim2010.jpg
Amatör Kalem Vuruşları (1)
Amatör Kalem Vuruşları (2)
Amatör Kalem Vuruşları (3)
amedkadin_forumuleyla.jpg
ankkongre.jpg
anneannem.jpg
apo_aturk_talabani.jpg
ara-gazetesi-çžktž.jpg
arac_er_asker.jpg
aram_tigran_cumbus.jpg
Arif Damar.jpg
arif+damar.jpg
Asiti-Baris.jpg
asiye-turhalli.jpg
asker_yuruyus_jandarma.jpg
avni-ozgurel-01.jpg
AVrupa Birliği Üzerine Yazılar - Demir Küçükaydın - Derleme - Kapak
Avrupa Merkezcilik Üzerine Yazılar
avrupabarisgrubu_basin.jpg
aydinlar_liberal.jpg
aydin_erdem.jpg
Aydın Dinçoğul
Ayhan Bilgen.jpg
ayhanbilgen_barismeclisi.jpg
ayna_turk_1eylul.jpg
Ayrılık-kuytu
Az Kaldı! - Türkiye'nin Linç Yapılmış ya da Linç'e Kalkışılmaş İdari Bölgeler Haritası
azizvatanresmi.jpg
azizvatanresmi.jpg
Azınlıklar Konusundu Yazılar
Aşiti - Barış
Çatı Ankara.jpg
Çatı Partisi Tartışmaları.jpg
Çtı Partisi Girişimi.jpg
Ömrümüzün taş çicekleri resim sergisi.jpg
Özgür Basın Susturulamaz.jpg
Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak
Özgürlük(Korkoro).jpg
Üçüncü Köxüz Sitesi
özgürlük ne zaman anne.jpg
Banksy!.jpg
Bansky'den
baris guvercini.jpg
barisgrubu_karsilama_ani.jpg
barisgrubu_otobus2.jpg
baris_kizi.jpg
Barış Gurubu.jpg
Barış İçin Vicdani Red Platformu.jpg
Barışın Tarihi.jpeg
basbug_dursuncicek.jpg
Bayram Balcı-Livan.jpg
bayramlar-kapak200.jpg
başkan ve hatice ana.JPG
büyük ortadoğu projesi ve sosyalist strateji
BDP'ye operasyon.jpg
bdp_logo.jpg
Belalı sularda: Ship to Gaza, sizi gözüm gibi sakınırım.
Berivan.jpg
Beşikçi Eleştirisi - Kitap Kapağı
Bill Of Rights
Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan.jpg
Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi
Bir yaşam.jpg
Birinci Dünya Barış Günü.jpg
Birlik mi Rekompozisyon mu Kapak
birlik-mi-kapak-on-yuz.jpg
Bizim Köy
bop-on-kapak.jpg
Buzu Kıran Yolu Açan
bıji kürd u kurdistan
canli_bomba_pelsin.jpg
canyucel.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi_girisimi.jpg
Celali Söylenceler Kapak
Celali Soylenceler Kapak.jpg
Celali Soylenceler Kapakv2.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
cerkesler_kitap.jpg
Ceylan'dan Bize Kalan: Şahmeran
CHP-logo.jpg
chp_meclis_pankart2.jpg
Cingeneler.jpg
cizre-bohtan-beyi-bedirhan-direnis-ve-isyan-yillari-onkapak.jpg
Cumhuriyet_LR.jpg
Dağların ezgileri.jpg
Dönüşü olmayan yol.jpg
Dün Halep'çe, Bugün Kelepçe
Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler
Demokratik Cumhuriyet.jpg
demokratik_acilim_kapatma.jpg
Denemeler
denemeler-kapak.jpg
denizesaldiri.jpg
denizesaldiri.jpg
Derleme 2009 - Murat Çakır
Dersim+ Barajlar.jpg
Dersim- Sabiha Gökçen.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersimkatliami1.jpg
devletulus.jpg
devletulus.jpg
Die Linke: Bir Başarı Hikayesi mi? kapak
Dikilmesi mümkün "İzmirli ırkçılar" heykel tasarımı
dilacarKucuk.JPG
dilekkurban.jpg
Dilsiz dengbej.jpg
dink_goktas_kitap.jpg
Dipnot Dergisi Üçüncü Sayı Kapak
Dipnot.jpg
Dipnot.png
disk_suleyman_celebi.jpg
Diyarbakır -TÜYAP.jpg
diyar_demokrasi_platformu1.jpg
Djembe
DK_MME_KapakKucuk.jpg
DK_MME_KapakKucuk_0_0.jpg
dogan-akhanli.jpg
Doğan Akhanlı
DSC04737.JPG
DSC04737.JPG
dtp_eylemi.jpg
dtp_logo.jpg
dtp_operasyon_tepki1.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
edip_cansever.jpg
ejder-kapani-46.jpg
ekinbelleten-1991.jpg
emmeline-pankhurst1.jpg
emper ve ırak umut.jpg
emperyalizm ve dünyanın katli
emperyalizm ve dünyanın katli(ırak)(yağlıboya resim)
emperyalizm ve umut(yağlıboya resim)
erdogan_akhanli_yazar.jpg
ergani.jpg
ermenhaf.jpg
Ermeni Sorunu Üzerine Yazılar - Kapak
Ermeni Soykırımı ve Toplumsal sorumluluk - Broşür Kapağı
Ermeni-Soykirimi-Koln.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_soykirim_ciftciyan.jpg
ermeni_saykirim1.jpg
ermeni_tehcir.jpg
ermeni_tehciri_tren.jpg
ermeni_tehcir_TE.jpg
ernesto_che_guevara_x1.jpg
etha-20100708-envali-metruke-00_ext.jpg
Evrim ALATAŞ..jpg
evrim_alatas.jpg
evrim_alatas_amed.jpg
Eyüp Sultan Konuşması
Ezidilik.jpg
Ezidilik.jpg
Ezilenlerin Pedagojisi.jpg
fahri petek.jpg
fahri-pet...jpg
Ferhat Tunç-söyleşi.jpg
Ferit öngören.jpg
fft23mm135497.jpg
fileme.jpg
filizkocali_gunluk.jpg
friedrich-nietzsche-paul-ree-lou-andreas-salome.jpg
Gayda-Istanbul-Gayda-Istanbul-CD__20246271_0.jpg
GÖÇMENLER.jpg
gösteri.jpg
gözler bakışlar
Gözler ve Bakislar(yağlıboya resim)
güler zere.jpg
Günay- Gerilla.jpg
Günay-Murat Karayılan.jpg
Günümüz anti-demokrat kemalist evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?
Günlük Gazetesi Çok Dilli Manşet
Geçiş Programı Üzerine Kapak
Gece Kelebeği.jpg
gecmisle_hesaplasma_kitap.jpg
gencaygursoy_husnuondul.jpg
gencdal_ceber_kursun.jpg
gerilla_bahar.jpg
gerilla_cozum_avrupa.jpg
gerilla_durbun.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
Globalızatıon
grupyorum.jpg
guler-zere.jpg
GulerZere-hstn20090708-51.jpg
guler_zere_afis.jpg
gunluk_22agustos.jpg
gunluk_24_04_2010_s.jpg
gunluk_kapatma_kocali.jpg
gunluk_logo.jpg
gzerehapis.jpg
Hafız Esad.jpg
Haiti.jpg
Hakan Akçura-söyleşi.jpg
hakantahmaz_ayseltugluk.jpg
hakkari_cumhuriyet_yuruyusu.jpg
Halil Savda
Halil Uysal.jpg
Halil Uysal.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
Hasan_Cami_-_Fas.jpg
hasan_cemal_apemusa.jpg
hasan_cemal_ismetb.jpg
Hatalı Mantık
Hayat Atölyesi.jpg
Hüseyin Çelebi.jpg
Hüznün Akordu
hdinkcadde.jpg
Her dağın gölgesi Deniz'e düşer.jpg
Hevjin.jpg
hewler_gazeteci_osman.jpg
hicri_arapfoto.jpg
Hikmet Kıvılcımlı Elazığ Cezaevinde Mahalli Kürt Kıyafetiyle
Homofobi.jpg
honduras.jpg
Hrant için.jpg
Hrant ve 1915.jpg
Hrant- Doğum günü.jpg
ibadet_inanc.jpg
idamlar-iran.jpg
ihd_tihv_fincanci_turkdogan.jpg
ihsanfetahiyan_iran_idam.jpg
ihsanfetahiyan_pjak_iran.jpg
ilan.jpg
ilkmeclis_anayasa.jpg
ilmanifesto_manset.jpg
images.jpg
imrali_salon.jpg
ingmar_bergman_yonetmen_s.jpg
islam ve sol.jpg
istanbul_baris_mitingi_kitl.jpg
işçiler ve önderleri-1(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2.jpg
işçiler ve önderleri.jpg
Jamanak.jpg
James_Joyce.jpg
James_Joyce.jpg
Jan Valtin.JPG
Jan Valtin.thumbnail.JPG
Jî bo Hefîz Ebdûlrıhman û rojmanegeriya cîhané/ Hefiz Abdulrahman ve Dünya basın emekçileri için
jitem_belge_jandama.jpg
Jı bo bıdarvekırına xortên Kurd...( İdam edilen Kürt gençleri için...)
Jın,Jiyan,Azadi/ Nisa,Heyat,Hürriyet/ Kadın,Yaşam,Özgürlük
Kadri Gökdere
Kadın Soruşturması.jpg
Kadın Soruşturması.jpg
kadına bakış
Kadına Bakış(yağlıboya resim)
Kapak - Emvali Metruke
Kapak---Ocalana-Mektuplar.jpg
kapak-onyiloncesi400.jpg
kapak.jpg
kapak.jpg
kapak300.thumbnail.jpg
kapaksanat.jpg
kapak_0.jpg
karayilanbasin5.jpg
karayilan_filizkocali.jpg
kardelen.jpg
kardesist.jpg
Kasabalılar-Kapak
katliam_halepce.jpg
kawa-nemir.jpg
kayit-olunmamis-soykirimistanbul-eylul-1955-vasilis-kiratzopulos.jpg
Kaypakkayakapak
Kayıt dışı bir isyan.jpg
kazimkoyuncu.jpg
Küçük İskender.jpg
Kültür Üzerine Yaazılar - Kapak
Küreci Anması Afiş
kürt'lük
KCK-Karayılan
Kelepce.jpg
kelepce1.jpg
KemalistEvler.jpg
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar Kapak
keyman_gulec.jpg
kilaman.jpg
kilisecami.jpg
komplokapakkucuk.jpg
koxuz-duz-golgeli.gif
kresim.jpg
kultur-kapak.jpg
Kurban.jpg
kurdocul1.jpg
Kurt-Hareketi-kapak200.jpg
kurttvleri_medtv.jpg
Kıvılcım Gazetesinde Yayınlanmış Yazılar
Kıvılcımlı Üzerine YŞazılar Kitabı Kapağı
Kıvılcımlı Sempozyumunda Servet Ziya Çoraklı Bildiri Sunarken
Kızıl Afiş
La prison.jpeg
latchodromez01.jpg
Latin Amerikanın Kesik Damarları.jpg
Lawij / Hida/ Ağıt
Lawij.JPG
Lenin
levi_straus.jpg
Levon Ekmekciyan
lewis_hine_phot_nyc_empire.jpg
liberation_tigers_of_tamil_eelam.gif
logo.gif
logo.png
louise-michel.jpg
Ltte_emblem.jpg
luqman_ahmed_.jpg
LWtc0504.jpg
maden-iscileri-destek.jpg
maden_iscileri_yeralti.jpg
Madimak.jpg
Madteos Sarkisyan.jpg
Mahmut Baksi.jpg
Manifesto_benedict_xvi.png
Manukyan
manusyan kitap.jpg
manusyan.jpg
manusyan_resim.jpg
Marksisit Demokrasi Teorisine Katkı
Marksizm 2010 Afis
Marksizmde Yapı ve Özne Sorunu - Kapak
Marksizmin Marksist Eleştirisi Kapağı Küçük
Marksizmin Marksist Eleştirisi İkinci Basık - Kapak
Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar - Kapak
Mascha kaleko.jpg
Matruşka'larda Tarih Bulmak..
mayin.jpg
mayin.jpg
mayžs68-a...jpg
Medya.jpg
Mehmet Güler-KCK.jpg
mehmet_uzun.jpg
mehmet_uzun.jpg
Mem û Zîn
Metin Küreci anması
metin2.jpg
metinyegin_01.jpg
Mevsimlik işçiler.jpg
michel_foucault.jpg
mindit.png
MSF+Logo.jpg
msf.jpg
msflogo.jpg
muma.jpg
Mumia Ebu Cemal
musa_anter.jpg
Musa_anter_.jpg
muzsesleri.jpg
muzsesleri.jpg
Necdet Adalı.jpg
Newroz
Newroz.jpg
Newroz.jpg
Newroz.jpg
newroz_250x0.jpg
news.gif
newspapers_medya.jpg
nisanyan1.jpg
nisanyanevi.jpg
nobel_liderler_s.jpg
Nure- Nora.jpg
olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg
Omayra.jpg
Ongözlü Köprü.jpg
Onnik ve oğlu ara.jpg
op-denklem.jpg
Orhan Pamuk
Oscar Wilde.jpg
otekitarih-seyhsait1.jpg
Otobiyografi-Kapak.jpg
otobiyografik-yazilar-kapak.jpg
ozevin_ozdemirler.jpg
ozgurgundem_site_sansur.jpg
Paramaz Darağacında
Penguen'in yaptığı ve -ne yazık ki- asla yapmayacağı kapak
Penguen- Irkçı Kapak.jpg
pera_spor_klubu_taksim_standinda.jpg
Perperok.../ Kelebek...
Perperok.jpg
peternorman_atlet.jpg
picasso.jpg
picture-1
picture-10
picture-11
picture-12
picture-13
picture-14
picture-15
picture-16
picture-18
picture-19
picture-2
picture-20
picture-21
picture-22
picture-24
picture-25
picture-26
picture-27
picture-28
picture-29
picture-3
picture-30
picture-31
picture-32
picture-33
picture-4
picture-5
picture-6
picture-7
picture-8
picture-9
pinar.png
PKK.jpg
Porén te/ Saçların
Poren te- Saçların.jpg
Q04.jpg
qijikares2ğğ.jpg
Qijıka Reş.jpg
qırıka reş.JPG
reklamin_dili_b.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
resim.jpg
Resim2.png
Roj TV.jpg
Roj Tv.png
roni.jpg
Rosa - Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg, Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg.jpg
Sacayak dergisi Sayı 8
Sacayak dergisinin 11. sayısı
Sacayak, Sayı 3
Sacayak, Sayı 4
Sacayak, Sayı 6
sacayak2.jpg
Sacayak_Sayi10_Sayfa 1_5cm.jpg
Sacayak_Sayi12_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_05_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_09_Kapak.jpg
Saidi Kurdi-Son Derviş.jpg
saitfaik.jpg
sakine ana.jpg
salihzezgin.jpg
Sarkis Çerkezyan.jpg
Sarkis H-1.JPG
Sarkis ve Doğan
sarkis.jpg
Sarmaşık.jpg
sartre.jpg
savunma_kapitalistuygarlik.jpg
Sayı 54
sazai sarıoğlu.jpg
Sazak'ın Dikenleri
süryaniler.jpg
senci.jpg
senci.jpg
Serhedo ve Gerilla
serif_gencdal_kandil_s.jpg
serturkm.jpg
sevahir_bayindir_yarali.jpg
Sevan nişanyan.jpg
seyit rıza.jpg
Sezen Aksu-Kürt Açılımı.jpg
Shantel.jpg
Ship to Gaza: I have eyes only for you!
sol_cati_partisi2.jpg
Sor (kırmızı)
sorayayi_taslamak.jpg
Sosa.jpg
Sosyalizm Nedir? Kitap kapağı
stalin.jpg
Surp Giragos Ermeni Kilisesi.jpg
SURP%2~1.JPG
suryaniler_toplumu.jpg
sylvia-plath.jpg
Sırrı Süreyya Önder.jpg
taraf-gazetesi.jpg
tas-atan-cocuk.jpg
Taş Atan Çocuklar
Taşhoran Kilisesi.jpg
Türk Solu'nun İzinden Gittiği Gelenek: Naziler
Türkiye: 98 - Almanya: 0
tbmklein2.jpg
Tehcir.jpg
tersinden kemalizm.jpg
Teslim Ol!
thumb4073.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven, Digran Zaven
Toplum ve Kuram.jpg
Toplum_ve_Kuram.jpg
toprak_empati.jpg
Troçki.jpg
tuncboyaciyan.jpg
Turkey-ruins-FE05-wide-horizontal.jpg
Uçurtma Gerilla.jpg
ucuncu-koxuz1024.jpg
ugurkaymaz_cocuk.jpg
uludere-8mart.jpg
Unbenannt-2.jpg
van_mazot_iskence.jpg
Varlik Vergisi Kitap Kapagi
varlikver400.jpg
Vedat Kurşun.jpg
vedatturkali.jpg
vedat_kursun_azadiya_welat.jpg
Veysi sarısözen.jpg
Walter Benjamin.jpg
wwwresimmaxnet-top-oynayan-horozlar.jpg
x-golgeli
Xmas beginning and traditions
Yabancı
Yanılsama(yağlıboya resim)
Yargıtay neden mi Pınar'a düşman?
Yargıtay Neden mi Pınar'a Düşman?
yasamagaci136.jpg
yasamagaci136.jpg
yasarjem1.jpg
yasarkemal.jpg
yazar_migirdic.jpg
Yaşam Ağacı Derneğinin Afişi
Yeni Kıbrıs Partisi.jpg
yilmaz-guney-.jpg
yilmaz-guney.jpg
yukselgenc_nukhetsirman.jpg
yusuf.jpg
zarakolu_onderoglu.jpg
Zeki_Okten_by_ozgurcanakbas.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeynel Ergin.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
Ziya gökalp lisesi.jpg
Şerzan Kurt.jpg
Şivanê_Kurmanca_kapak_as.jpg
İçerden.jpg
İdam Edilen Ermeni Sosyalistler
İHD ve TİHİV.jpg
İHD.jpg
İkince Köxüz sitesinin görünüşü
İkinci Köxüz Sitesi
İlk Köxüz sitesinin görünüşü
İslamda Kayıp Gerçek - Kapak
İttihat et.jpg
Choose an image already existing on the server if you do not upload a new one.
-or-
Upload Image:
Image title:
The title the image will be shown with.
Related Links
Links are stored as part of the
links management feature
. Monitoring and dead link detection are centrally managed from there.
To add more links, just click "Preview" to add another blank row. To remove a link from this article, just blank out its URL field or check the Delete box.
If you blank out the title but leave the URL, then the system will suggest a title for you. The Weight allows you to determine the order in which links are displayed; lower numbers float to the top.
URL
Başlık
Ağırlık
Sil
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
Günlük iletisi:
Diğer yazarların sizin düşüncelerinizi anlaması için burada yaptığınız eklemelerden veya değişikliklerden bahsedin.
Yazarlık seçenekleri
Yazan:
Misafir
için boş bırakın.
Yazıldığı tarih:
Biçimi:
2009-06-01 10:11:52 +0000
. Zaman olarak gönderme zamanını kullanmak için boş bırakın.
Yayınlama seçenekleri
Yayında
Ana sayfaya yükselt
Listelerin üzerinde kalıcı
Yeni sürüm yarat