Çatı Partisi toplantısında ‘sol’ ve ‘demokrasi’ tartışması

ÇATI PARTİSİ ‘NASIL BİR DEMOKRASİ’Yİ TARTIŞIYOR

Çatı Partisi Girişimi'nin ara dönem toplantısı 'Nasıl bir demokrasi' tartışmaları ile devam ediyor. Bu tartışmalar sırasında da demokratik birlik için solda birliğin önemine vurgu yapılarak, neden bu birlikteliğe ihtiyaç olduğu ele alındı.

Çatı Partisi Girişimi'nin Ankara Yılmaz Güney Sahnesi'nde ara dönem toplantısı, 'Nasıl bir demokrasi' konusu ile devam ediyor. Toplantı konuşmacıları Çatı Partisi'nin oluşturacağı birlik ve demokrasi programının geniş bir mutabakata ihtiyacı olduğunu belirterek programın aciliyetine dikkat çekti. Toplantıda ÖDP'den kopan Özgürlükçü Sosyalist Hareket temsilcisi Fatma Ergül mevut güçlerin yapılarını koruyarak birleşmelerinin mümkün olmadığını belirtti.

Yeni Kıbrıs Partisi: Kıbrıs'ın Kuzeyinde derin devlet var

Yeni Kıbrıs Partisi Genel Sekreteri Murat Kanatlı yaptığı konuşmada, çatı partisi çalışmalarına başarılar dilerken, Türkiye'deki demokrasi güçlerinin Kıbrıs'a duyarlılık göstermesini istedi. 'Yavru vatandan değil, yarım vatandan geliyoruz. Türklerin, Rumların yaşadığı ortak vatandan geliyoruz. Kıbrıs ve Kıbrıslıların birlikteliği için dayanışma bekliyoruz' diyen Kanatlı, Kıbrıs'ta 40 bin Türk askerinin bulunduğunun belirterek, 'Kıbrıs'ın kuzeyinde, derin devlet var, mafya orda var. Bu da Kıbrıs'ın demokratikleşmesini engelliyor' diye konuştu. Kanatlı, 'Türkiye'deki sol sosyalistlerin Kıbrıs'a yönelik söz söylemesini istiyoruz. Bu süreç devam ederse Kıbrıslı Türkler azınlığa düşecektir. Kıbrıs'ta halen savaş süreci sürüyor. Demokratikleşme mücadelesinde olduğu gibi, Kürt sorununda olduğu gibi Kıbrıs sorunuyla ilgili taraf olmanızı istiyoruz' şeklinde konuştu.

ÖDP: Eylem ve mücadele birliği sağlanmalıdır

ÖDP Genel Başkanvekili Haydar İlker, demokrasinin ihtiyacı olan herkesin mücadelesiyle ilerleyeceğini ifade ederek, 'Mücadele önemlidir, ancak bunun tek bir çatı altında olabileceğini düşünmüyoruz. Eylem ve mücadele birliği sağlanabilir' dedi. KESK Genel Başkanı Sami Evren de soldan ve emekten yana siyasetlerin bocalama içinde olduğunu bunun aşılması için etkili ve birlikte siyasete ihtiyaç olduğunu söyledi.

Pir Sultan Abdal Derneği: Laik, demokratik Türkiye istiyoruz

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği MYK Üyesi Kemal Bülbül, salonda bulunan örgütlere Alevilere karşı duyarsızlıkları nedeniyle eleştirdi. Alevi kültürüne ilişkin değerlendirmeler yapan Bülbül, 'Burada Kürt sorunundan bahsediliyor. Kürt sorunu Türk sorunu, Alevi sorunu da Suni sorunudur. Aleviler Şeyh Bedreddin ile Êhmedi Xani arasında, Pir Sultan ile Kemal Pir arasında bir köprüdür. Madımakta yapılan olan Türklere ve Kürtlere yapılmıştır, sol, sosyalistlere yapılmıştır. Maraş ve Sivas bilerek seçilmiştir' diye konuştu. Alevi kültüründe 72 halka bir nazarla bakarız deyimi sıradan bir halk deyimi diyen Bülbül, 'Biz bu misyonu yerine getirmek istiyoruz. Devrimciler, sosyalistler Kürtler herkes Alevi kültürüne gerekli hassasiyeti gösterin. Gelin kürsülerimizde size söz verin eleştirilerini önerilerini yapın' diye konuştu. Bülbül taleplerini de 'Laik, demokratik bir Türkiye istiyoruz' diye özetleyen Bülbül, Çatı Partisi çalışmalarına başarılar diledi.

SDP: Birleşmenin adı çatı partisidir

SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, hazırlanan metne çocukların eklenmesini isterken, genel olarak belirlenen çerçevesinin makul olduğunu ve katıldığını söyledi. Demokrasi tartışmalarına ilişkin görüşlerini dile getiren Turan, toplumda yaşanan yoksullaşmalara ve ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek, 'Bu bıçak sırtı durum önümüzdeki günlerde daha fazla etki yaratacak' diye konuştu. Kürt sorunu üzerinden şovenizmden dolayı sınıfsal sorunların örtüldüğünü ifade eden Turan, gelinen aşamada demokratikleşme ve demokratik olmanın ölçüsünün Kürt sorununa yaklaşım olduğunu söyledi. Turan, Başbuğ'un 'TSK'dan elinizi çekin' sözlerini hatırlatarak, 'Önce sen siyaset üzerindeki elini çek' diye konuştu. 15. maddenin kaldırılması üzerinde yaşanan tartışmaları da değerlendiren Turan, 'Bu önemlidir ama AKP ve CHP de 12 Eylül'ün yarattığı ortam üzerinden siyaset yapıyor' diye konuştu. Turan, Kenan Evren'in yargılanıp yargılanmaması için referanduma gidilmesini istedi. 'Bura da düşmana karşı mücadelede güçleri ortaklaştırmadan başka çaremiz yok. Bugün adres burası çatısı partisidir' diyen Turan, bir demokrasi mücadelesinde yol yürünebileceğini dile getirdi.

İHD: Tipik Türk usulu çözüm dayatılıyor

İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan yaptığı konuşmada, insan hakları savunucularının demokrasi güçlerinin birleşmesini istediklerini belirterek, Ergenekon süreci için bir araya getirdikleri inisiyatifi hatırlattı. 'Tipik Türk usulü 'Sorun çözülecekse bildiğim gibi çözerim' yaklaşımı bize dayatılıyor' diyen Türkdoğan, söz konusu Çatı Partisi bileşenlerinin bu sürece dahil olmasını istedi. Türkdoğan, çatı partisi çalışmalarının kısa sürede sonuca götürülmesi gerektiğini belirterek, 'Bu çalışmada var olacak olanlarla yola koyulmak lazım' dedi.

Akın BİRDAL: Birleşmenin artık tam zamanı

Daha sonra konuşan DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, yaşanan yoksulluk, işsizlik sorunlarına dikkat çekerek, 'Barış ve özgürlük talepleri ertelenebilir ama aş ve ekmek sorunu ertelenemez' dedi. Birdal, ortaya konulan belgenin herkesin ortak mutabakatı olması gerektiğini söyleyerek, 'Birleşmenin artık tam zamanı, Kürt sorununda çözümün tam zamanı, azınlık haklarında açılım yapmanın tam zamanı' şeklinde konuştu. 'Sorun AKP değil, AKP'nin karşısında güçlü bir muhalefetin olmamasıdır' diyen Birdal, 'Bin umut adayları olarak parlamento çatısı altında biz, parlamento dışında sizin ortak bir talebi ve mücadelesi oldu mu?' diye sordu.

ÖSH: Sol gruplar çözüm üretmekten uzak

ÖDP'den kopan Özgürlükçü Sol Hareket Türkiye Yürütmesi adına konuşan Fatma Ergül, bütün sol grupların çözüm üretmekten uzak olduğunu dile getirdi. Böyle bir birlikteliğin gerekli olduğunu ancak tek tek yapıların varlığını koruyarak oluşabileceğini düşünmediklerini vurgulayan Ergül, herkesin kendini lağvedilerek bir program etrafında mücadele etmesi gerektiğini dile getirdi. 'Demokrasi mücadelesinde sizinle hareket ediyoruz sonucunu alabiliriz' diyen Ergül, çatı partisi adına dağıtılan metindeki düşüncelere de katıldıklarını söyledi.

KESK: Tartışmalardan somut adımlar çıkmalı

KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, herkesin asgari demokratik bir program üzerinden tartışılması gerektiğini, en temel sorunlardan birinin örgütlenme sorunu olduğunu belirterek, 'Bugün kriz tartışmalarında ortalaşabiliriz. Ama mücadele söz konusu olduğunda sistemle karşı karşıya getirmek gerekiyor' şeklinde konuştu. KESK'e yönelik baskılara işaret eden ve 34 KESK üye ve yöneticisinin tutuklu olduğunu hatırlatan Emirali Şimşek, 'İnsanların kafasındakiler üzerinden suçlanmaya çalışılıyor. Bu kadar yoğun saldırılar var, bir yandan buna karşı direniyorsunuz, öte yandan başka bir saldırı var. Buradan çıkışı, emek ve demokrasi güçleri muhalif olan kesimleri bu birliği sağlamalarıdır' dedi. Şimşek yürütülen tartışmalardan somut kararlar çıkması gerektiğini söyledi.

Donkişot akademisi: Toplumsal barış ekolojik barışla gelişmeli

Donkişot Çevre Akademisinden Osman Akkuş, bölgeye yaptığı yürüyüşün hayata bakış açısının değiştirdiğini belirterek, bölgeyle ekoloji köprüsü kurulması gerektiğini söyledi. 'Toplumsal barışla birlikte ekolojik barış gelişirse çok anlamlı olacak. Ancak kayıplar devam ediyor' diyen Akkuş, 'Çernobil sınır tanımıyor onun kadar olamadık. O Laz, Kürt, Türk tanımadan hepimizi öldürdü ama biz ona karşı birleşemiyoruz' dedi. Akkuş, ekoloji ve çevre mücadelesinin eksenine insanın oturtulması gerektiğini söyledi. Akkuş, barış, demokrasi ve eşitlik için mücadele edenler önünde eğilerek konuşmasını bitirdi. Toplumsal Özgürlük Platformu'ndan Oğuzhan Kayserilioğlu'da kriz koşullarında halkın yaşadığı sıkıntıların giderek arttığını belirterek, 'Şimdi tam zamanıdır. Kendi demokratik cumhuriyet talebimizi gündeme getirmemiz gerekiyor' diye konuştu.

Mahir Sayın: Tam da başlanacak noktaya geldik

Sosyalist Parti adına konuşan Mahir Sayın, dünya çapında ki krizin neo liberalizmin yarattığı hegomanyanın kırılması konusunda mücadele zemini yaratmaya çalışıldığını belirterek girişme yaşanan ayrılmaların 'rotanın değiştirilmesi' anlamına gelmeyeceğini söyledi. Sayın, 'Ezilenlerin ortak eylemlerinin getireceği çözümlere bakmak zamanıdır. Dünyanın öncelikle doğru kavranması gerekir.Devrimci teori olmadan devrimci pratik olmaz. Teori girdir. Öncelikle tartışmak gerekiyor. Yapılan tartışmalar bizim anlaşamayacağımız yönlerde var' diye konuştu. Oligarşi tarafından dışlananların demokratik cephesini oluşturmak için birlikte yer aldıklarına dikkat çeken Sayın, işçilerin mücadelesini yürütmenin proletaryanın diktatörlüğü olduğu anlamına gelmediğini belirtti. Demokrasi cephesinin çerçevesini oluşturmak gerektiğini ve bu çevrenin demokratik Türkiye anlamına geleceğine dikkat çeken Sayın, 'Yıllardır Kürtlerin verdiği mücadele ile yıllardır aslında var olan Kürtlerin 'yoktur' denmelerine karşı 'vardır' denildiği noktaya geldi. Buraya gelinmesi ile sorunlar çözülmedi. Tamda başlanacak noktaya geldik' dedi. Askeri vesayet ve Kürt sorunun çözümsüzlüğüne dur demek noktasında tartışmaların geliştiğini belirten Sayın, Anayasa formülü oluşturulması gerektiğini söyledi.

Toplantı sonraki oturumuna 'Nasıl bir demokratik birlik' tartışmaları ile devam edecek.

ANF

ÇATI PARTİSİ TOPLANTISINDA ‘SOL’ VE ‘DEMOKRASİ’ TARTIŞMASI

Çatı Partisi Girişimi ara dönem toplantılarının 1. gün oturumları sona erdi. Toplantıda Türkiye solu eleştirilirken, toplantının çalışma yöntemi de eleştiriler aldı.

Gün boyu devam toplantı "Nasıl bir demokratik program" konulu oturum ile sona erdi. Oturumda konuşan SDP Genel Merkez Yöneticisi ve Günlük gazetesi yazarı Ayşe Batumlu, Kürt sorununun temel sorun olduğunu ve bu sorun çözülmeden hiçbir sorunun çözülemeyeceğinin ortaya çıktığını ifade ederek, "Kürt özgürlük hareketi on binlerce insanını kaybetti. Kürt hareketi bunları yaşarken sosyalist harekette kimsenin burunun kanamaması düşündürücüdür. Artık burnumuzu kanatacak bir yaklaşımın sahibi olmalı. Kürt sorunu konusunda Kürtler nasıl bir çözüm öneriyorsa bunu yapmak gerekiyor" diye konuştu.

Toplantıda konuşan Demir Küçükaydın ise, toplantı ve çalışma yönteminin anti demokratik olduğunu söyledi. Küçükaydın, "Demokrasi Lenin tabiri ile azınlığın çoğunluğa uyması gerektiğidir. Bu ülkede Türkler karar alarak Kürtlerin Kürtçe konuşmasını yasaklayabilir, bu demokratiktir. Ama biz, çoğunluğun azınlık hakkında karar alamayacağı bir demokrasidir. Demokrasi 500 kişi ile oluşmaz. Bu demokrasi değildir. Bu toplantı antidemokratiktir. 300 kişinin tek tek konuşması demokrasi değildir. Geçen toplantı da bu yöntemle oluştu" dedi.

Çatı Partisi Geçici Koordinasyonu'nu da eleştiren Küçükaydın, "Bu kurul uzun süre çalışmış. Bu kurul kendi anlayışı ile manipüle ediyor bu işi. Toplantı gündemi belirleme anlayışına sahiptir. Kendileri 'Nasıl bir demokrasi' diye başlık koymuşlar. Usulen bile gündem önerileri alınmadı. Kendi kendimizi kandırmayalım. Kimse buna itiraz da etmedi. Bunu da düşünmek gerekir" dedi.

Çatı Partisi Girişimi ara dönem toplantıları yarın yapılacak oturumlarla sona erecek.

ANF

catipartisiilktoplantisi.jpg