Çatı partisinden Demokratik Birlik Hareketine
Çatı Partisinin yoğun bir emek üzerinden düzenlemiş olduğu “Demokrasi İçin Birlik Konferansı” tamamlandı.
Konferans her ne kadar dışlanmış baskı altına alınmışların ağırlıklı kesimini kucaklayamamış olsa da farklılıkların özgürlük – eşitlik ve adalet esasına dayalı gerçek bir demokratik birliğe ihtiyacı olduğunu bir kez daha vurguladı. Tüm katılımcıların Kürt demokratik hareketi ile yoldaşlık ilişkileri kurma arzusu ve bu temelde birlik arayışı başlı başına büyük bir anlam ifade ediyordu.
Ancak konferans güzel dileklerin dile getirildiği eski konumlanışların yeni bir tekrarından başka bir şey değildi. Konferans ağırlıklı olarak bir birine benzeyen iyi niyetli farklı gurupların üzerinden şekillenmiş ve bu farklılıkların merkezi kararlarının dengelenmesi üzerinden konumlanmıştı. Bu konumlanış geleneksel merkezcil bir parti girişim toplantısıydı ama farklılıkların kendi özgünlüklerinde buluşup koordinasyonunu sağlayacak bir çatı partisi toplantısı değildi.
Farklılıkları buluşturmaya çalışan bir konferansta gözlerim işçiyi, emekçiyi, köylüyü, esnafı, emekliyi, Ermeniyi Rumu, Aleviyi, Müslümanı, Süryaniyi, Romanı Gürcüyü, Çerkezi, Arabı kadını vb. aradı. Kendilerini siyasal guruplarının ardında gizlemiş tek tük farklılıklara rastlamak elbette mümkündü. Ama ben kendi kimliği üzerinden gelene pek rastlamadım. Her katılımcı yine tüm farklılıkların kurtarıcısıydı ve onlar adına birlik istiyordu.
Farklılıkların temsiliyetlerini siyasal gurup farklılıkların temsiliyetinin ötesine çıkaramadığımız ortadaydı. Bu siyasal farklılığımız iddiasında bulunduğumuz çoğulculuğun sadece küçük ve dar bir kısmıydı.
Konferansta Kürtler hariç hiçbir farklılık kendi farklılığını ve bu farklılık üzerinden çatı partisinden ne beklediğini açıklamamıştır. Genel söylemler içerisinde kuşkusuz gerek Müslüman demokratlar gerekse Aleviler bazı taleplerini dile getirmişlerdir ancak bu da belirli bir farklılık adına açık ve net olarak belirtilmemiş tir.
Konferans demokratik birlik konferansıydı ama daha ziyade siyasi ağabeylerin uzlaşıp kararlaştıkları merkezi bir gündem ve merkezi bir konumlanıştı. Bu merkezi ve hiyararşik anlayış En büyük olanın böyle bir niyeti ve talebi olmasa da, elbette ki en büyük siyasi ağabeyin ilk konuşmasıyla başlamalıydı. biz böyle alışmıştık böyle de oldu. Yine iki siyasi ağabeyin farklılığında diretmesiyle bozulan moraller, “Ayrılan namerttir” sözlerinden sonra ki hep birlikte oh! Çok şükür diyişimiz. seçkinci ve hiyerarşik ruhumuzu ortaya koyuyordu. Böylece gücün ne kadar belirleyici olduğu, güç ve iktidar eksenli anlayış alışkanlığından kendimizi kurtaramadığımızı bir kez daha kanıtlamış olduk.
Birlik olmayı ne kadar da çok özlemiştik. Özlemimiz gerçeği arama zahmetinden bizleri kurtardı. Mademki birlik istiyorduk. Öyle ciddi polemiklere de gerek yoktu. Yedi dakikalıkta olsa polemikler en sinirlendiğimiz şeydi. En doğru ve en ciddi söylemler yanlış üsluplarla da olsa yapılan bu polemiklerde söylendi. Biz anlamaktan çok, aforoz etmeyi seçtik.
Birlik istiyorduk. Farklılıklar dışarıda da kalsa bir an önce birleşmeliydik. Farklılıklara tahammülümüzü sınırlamıştı. “Giden gitsin kalan sağlar bizimdir” anlayışını aşamadık oysa farklılıkları buluşturma adına yola çıkmıştık.
Kuşkusuz ÖDP, EMEP, Özgürlü kçü Sol’un çatı partisinden ayrılmış olmaları bizim için bir kayıptır. Bu ayrılış gerekçesi ne olursa olsun olumlanamaz. Anlaşılan o ki biz bir birimize benziyoruz ve farklılıkların yanlış veya doğrudaki ısrarları karşısında iknadan çok ayrılığı ve kopuşu seçebiliyoruz.
Ama şunu hemen ve açık yürekle belirtmek istiyorum. Ardında hangi gerçek olursa olsun Emek Partisi’nin Çatı Partisi Girişiminden çekildiğini açıklayan metinde belirtilenler özde başta katılımcı genel çoğunluğun benimsediği görüşlerdi ve Çatı Partisi’nin farklılıkların kendi özgünlüklerinde buluşmasını vurguluyordu.
Aslında Emek Partisi çatı partisi düşüncesinden ayrılmamış, bizler temel anlayıştan ayrılmış bir çatıdan bir partiye evrilmiş, bunu da şimdilik başaramamış bir hareket konumuna düşmüştük. Çatı partisinin geldiği bu konum kendisine sosyalist veya sol tanımını uygun gören dar bir kesim ile kürt demokratik hareketinin bir bileşeni durumuna düşmedir. Bu somut yaşanan gelişmeler ve yapılan açıklamalar dikkate alındığında geldiğimiz nokta, ne Türkiye halklarının ne de kürt demokratik hareketinin şimdiye kadar açıklamış olduğu çatı partisinden beklentisini karşılamamaktadı r. Bir şeylerin eksik gittiği görülmelidir.
Kuşkusuz çatı partisinin Demokratik Birlik Hareketi konumunda böylesine eksik bir başlangıcı dahi bir kazanımdır. Ve daha geniş farklılıklara ulaşma konusunda kendisini yenileme potansiyeli taşımaktadır. Bu nedenle çatı partisinin düzenlediği konferansı asla küçümsemiyor ve büyük değer biçiyorum.
Değerli yoldaşlar, Ülkemizin sorunları büyüktür. Bu durumda bizler küçük düşünüp kendimizi dar kalıplara mahkûm edemeyiz. Şunu hemen belirtmeliyim ki “Kağıdı Küçük olanlar büyük nesneleri kaplayamazlar” Kağıdımızı mutlaka büyütmeliyiz ve ülkemizdeki mağdurların tümünü kapsayacak bir yol ve yöntem bulmak zorundayız. Küçük olsun . Sol olsun mantığı veya emekçi olsun bizden olsun mantığı Toplumsal mücadelede aşılması gereken bir zaaftır. Başkalarını yanına alamamış bir güç hiç bir zaman öncü bir güç değildir. Bunu önemle düşünmeli ve kendimizi gözden geçirmeliyiz.
Zaman zaman bize yön veren ve bizi en geniş kesimlerle buluşturmaya çalışan yaklaşımlar ve öneriler gelmiyor değil. Ama hala bildiğimizi uygulamaktan kendimizi alamıyoruz. Unutulmamalıdı r ki “başkalarından öğrenmeyi bilmeyenler öğretmenlik yapamazlar” Dostlarım öğrenmeyi bilmeliyiz. Bir birimizi önemsemeliyiz. Öneriler yanlışta olsa unutulmamalı ki bir musibet bin nasihatten iyidir.
Çatı partisinin düzenlediği Demokrasi için Birlik konferansı bir ara değerlendirme toplantısı olarak başarı ile gerçekleştirilmiş tir. Yüzyıllardır bir birine düşürülüp baskı altına alınmış farklılıkların üç günde buluşturulması imkânsızdır. Bu ara değerlendirme toplantısı bile büyük bir başarıdır ve buluşmaya giden yolda kendimizi gözden geçirmeye hizmet etmiştir. Bu konferans ben inanıyorum ki demokratik muhalefetin buluşturulması nda umudu köreltmemiş aksine umudu yeşertmiştir. Yeter ki yaşadıklarımızdan dersler çıkarabilelim.
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
