Çatı Partisi Girişimi’nden, Demokrasi İçin Birlik Hareketi'ne/Sercan Kaya
Bundan sonra Demokrasi İçin Birlik Hareketi olarak çalışmalarına devam edecek olan Çatı Partisi Girişimi’nin toplantısının sonuç bildirgesinde, Kürtlerin, emekçilerin, sosyalistlerin, ödedikleri bedelleri, Anadolu ve Mezopotamya halklarının yaşadıkları acıları, dışlananların yalnızlıklarını bir direnme ruhuna, akıl ve yürek ortaklığına dönüştürmeyi hedeflediklerini duyurdu.
Ankara'da 27-28 Haziran tarihlerinde yaklaşık 300 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen Çatı Partisi Girişimi toplantısının sonuç bildirgesi hazırlandı. Bildirgede Çatı Partisi Girişimi’nin bundan sonra çalışmalarına ‘Demokrasi İçin Birlik Hareketi olarak devam edeceği duyuruldu.
'Demokrasi İçin Birlik Konferansı' adı altında gerçekleştirilen toplantının sonuç bildirgesinde, Türkiye’de yaşananların, Çatı Partisi Girişimi olarak kamuoyunda dile getirilen Demokrasi için Birlik hedefinin haklılığını ortaya koyduğuna işaret edildi.
29 Mart yerel seçimlerinin, Kürt halkının adil ve onurlu bir barışa yönelik iradesini ortaya koyduğu kadar, Türkiye’nin kentlerinde yaşayan diğer emekçi ve ezilen kitlelerin toplumsal ve siyasal olarak sahipsiz bırakıldıkları bir kriz tablosunu da netleştirdiğine dikkat çekilen bildirgede, 'Kriz, ulusalcı militarist güç odakları, inkârcı milli güvenlik rejiminin restorasyonu ile aşmayı öngörüyorlar' denildi.
Anadolu ve mezopotamyayı birleştirme çağrısı
AKP hükümetinin emperyalizme işbirliği içinde olduğu vurgusu yapılan bildirgede, AKP’nin ‘ılımlı İslam’ politikası ile halkı kandırmaya devam etmeyi hesapladığı kaydedildi. Ergenekon soruşturması ve militarist komplo tartışmaları ile Kürt demokratik hareketine yönelik baskıların aynı siyasal ortamda devam ettiğine de işaret edilen bildirgede şu ifadelere yer verildi:
'Kendisini arada bir siyasi mağdur olarak yansıtan AKP ve partiler üzeri konumdan topluma sistematik olarak gözdağı veren darbeci milliyetçi zihniyetler, mağdur durumda değildirler. Gerçekte, emekçiler, ezilenler ve Türkiye halkları asimetrik bir saldırı ile karşı karşıyadırlar. Konferansımız, dönemsel ve taktiksel bir proje olmayı ret ederek Anadolu ve Mezopotamya’nın zengin direniş geleneklerini birleştirme daveti yapmaktadır.
Çözüm ve reform söylemlerinin, baskı ve zorbalıkla iç içe geçtiği bu ülkede, militarizmin rolünü, toplumsal ve siyasal yaşam üzerindeki askeri vesayeti kanıtlamak için darbe planlarına, andıçlara, muhtıralara ve belgelere gerek yoktur.'
Emekçilerin ve Kürtlerin, devlet iktidarını; yakılan köylerden, katili ortaya çıkarılmamış sayıları binlerle ifade edilen kayıplardan, saldırıya uğrayan sendika eylemlerinden tanıdığı anımsatılan bildirgede, “Demokrasi için Birlik Hareketi, askeri vesayetin ortadan kalkmasını önemli bulmakla birlikte, tekellerin inkarcı devlet iktidarı geriletilmedikçe demokratikleşmenin olanaklı olmadığını hatırlatıyor, 12 Eylülcüler de dahil olmak üzere Ergenekoncular ve Susurlukçular gibi çetelerin tümünün açığa çıkarılıp hakkettikleri cezalara çarptırılmasının takipçisi olacağını bildiriyor' denildi.
'Sorun Türkiye'nin sorunudur'
Bildirgede, emekçinin, Kürdün ve tüm ezilenlerin ortak iradesi yaratılamadıkça demokratik bir toplumun oluşturulmasında ilerleme sağlanamayacağı vurgusu yapılarak, bu sorunların Türkiye’nin sorunları olduğu ve Birlik Hareketi’nin ceberrut, karanlık, inkarcı, hep en zenginlerden yana olan devlet ve sermaye düzenine karşı bir ortaklaşma olduğu kaydedildi.
İnsan ve doğa uyumunu merkeze alan bir mücadele
Demokratik bir Cumhuriyet için mücadelenin, aynı zamanda insan ve doğa uyumunu merkeze alan bir demokrasi mücadelesi ve sosyal mücadele olduğu ifade edilen bildirgeye şöyle devam edildi:
'Toplumsal ve siyasal krizin yoğunlaştığı bir evrede yola çıkan Demokrasi İçin Birlik Hareketi, emekçilerin ve emek örgütlerinin desteğini almaya emeğin haklarının savunulması için onlarla birlikte mücadele vermeye kararlıdır. Emekçilerin hak arama iradesi, savaş ekonomisi ve şovenizm tarafından perdelenmektedir. Milliyetçiler ve AKP, savaş ekonomisinin savunusunda, ezilenleri birbirine düşürme siyasetinde birleşmişlerdir. İşte bu yüzden, emekçinin, kadının, köylünün, gencin, dışlanan ve yok sayılan bütün milliyet ve inanç toplulukların, farklı cinsel yönelimlere sahip olanların, onurlarına ve inançlarına her gün hakaret edilen insanların birbirlerinden yalıtık kalmaları, mutlaka hep birlikte aşmamız gereken bir durumdur.'
Sadece seçim dönemlerine sıkıştırılan bir araya gelişlerin, ekonomik ve toplumsal kriz koşullarında yaşam savaşı veren kitlelerin örgütlenmesinde kalıcı bir etkide bulunmayacağının altı da çizilen bildirgede, bu durumun halkların kardeşliğini kağıt üzerinde bıraktığına dikkat çekildi.
Özeleştiri
Kürt halkının seçim zaferine ve direnişine askeri ve polisiye operasyonlar ile misillemede bulunan güç odaklarının, demokrasi için birlik yolunda yaşanan gecikmeden cesaret aldıkları özeleştirisi yapılan bildirgede şöyle denildi:
'İktidar ve ana 'muhalefet' partileri, 12 Eylül anayasasının zemininde gelişmiş, savaş politikalarından beslenmiş partilerdir. Birlik hareketimiz ise sosyalistlerin ödedikleri bedelleri, Anadolu halklarının yaşadıkları acıları, dışlananların yalnızlıklarını bir direnme ruhuna, akıl ve yürek ortaklığına dönüştürmeyi hedefliyor. Gerçek bir barış ve özgürlükler Anayasası, Kürtlerin; emekçilerin; halkına sahip çıkan aydınların; Hallac-ı Mansurların Pir Sultanların eşitlikçi değerlerini özgürce yaşatmak isteyen Alevilerin; inanç özgürlüğü isteyen Müslümanların; fiziksel, psikolojik, cinsel baskı, sömürü, ezilme ve şiddete maruz kalan kadınların; cinsel kimliği üzerinden dışlananların; sınır tanımaksızın yaşanan doğa ve tarih yıkımına karşı sınır tanımaksızın ekoloji ve dostluk köprüsü ile karşı çıkanların, neredeyse kaderleriyle baş başa bırakılmış engellilerin, bu ülkenin gündemine hep birlikte ağırlık koymaları ile ortaya çıkacaktır.'
Pozitif ayrımcılık
Hareketin, toplumsal cinsiyet normlarına göre şekillenen ve kadınların ev içi ve bakım emeklerini görmezden gelen erkek egemen sistemi kökten reddettiği de ifade edilen bildirgede, 'Hareketimiz, bedeni, emeği, kimliği, doğurganlığı ve cinselliği erkek egemen sistem tarafından kontrol altında tutulan kadınların bu cinsiyetçi politikalara karşı mücadele etmeleri için pozitif ayırımcı bir anlayışla örgütlülüğüne birincil değer vermektedir' ifadeleri kullanıldı.
Demokrasi için Birlik Hareketi’nin, halkların Kafkasya ve Ortadoğu’da içine itildikleri ateşi, emperyalist güçlerin savaş ve sahte barış projelerini göz ardı ettiğine işaret edilen bildirgede şu görüşlere yer verildi:
'Filistin’de, Kıbrıs’ta, bütün Kürt ve Arap coğrafyasında halkların işgal ve savaş koşullarındaki direnişlerine sahip çıkacaktır. Özel olarak Anadolu için Kürt halkının özgürlük taleplerine sahip çıkmak, demokrasi mücadelesinin turnusol kağıdıdır. Anadolu ve Mezopotamya'nın kadim halklarına karşı yürütülmüş inkar, asimilasyon, katliamlar halkların tarihsel yüzleşmesi ile aşılacaktır. Hareketimiz, toplumsal travmalardan kurtulmuş, tarihiyle yüzleşmiş ve barışık bir kardeşlik toplumunu yaratabilmek için Kıbrıs Cumhuriyeti toprakları üzerinde süren işgale ve kolonileştirmeye kayıtsız şartsız son verilmesini; Ermeni, Rum, Asuri-Süryani halklarına verilen maddi ve manevi zararların hiç bir şarta bağlanmadan tazmin edilmesinin savunmaktadır. Hareketimiz, Kürt halkının meşru temsilcilerinin muhataplığını devletin kabul etmesi ve bunun için Türkiye halklarının uzatılan eli tutması için halkı örgütlemeyi önüne koymaktadır.'
Hareketin teknik olarak işleyiş şekline de yer verilen bildirgede Hareket’in hem temsili organları hem de meclis tarzı katılım modellerini içereceği belirtildi. Yine Hareket’in örgütlü ve tekil katkılara ve katılımlara açıklığını sürdüreceği ifade edilen bildirgede, sadece örgütlerin temsili anlamında değil; toplumsal dinamiklerin özgünlüklerinin ifadeleri anlamında da çoğulcu davranılacağı kaydedildi.
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
