"Demokrasi Icin Birlik Hareketi" Koordinasyonunun 4 Temmuz 2009 Tarihli Ilk Toplantisindan Izlenimler
27-28 Haziran tarihli Genel Toplantidan sonra, bir sonraki genel toplantiya kadar olan surede calismalari yurutmek ve organize etmek uzere secilen ve isteyenin de katilacagi sekilde kurulan "Koordinasyon"un ilk toplantisi 4 Temmuz 2009 tarihinde Istanbul'da Gunluk gazetesinin burosunda yapildi.
Ben de bu toplantiya katildim.
Su ana kadar bu toplanti hakkinda bir yorum ve degerlendirme yapmamamin nedeni, hafizasi zayif bir insan oldugumdan toplantinin bir protokolunun yayinlanmasini beklememdi.
Simdi, bu koordinasyon toplantisi hakkinda "Demokrasi Icin Birlik Hareketi Genel Koordinasyonu" imzali bir metin, "dbh_koordinasyon" mail grubu araciligiyla yayinlanmis ve elime gecmis bulunuyor.
Gelen mailde:
"Merhaba arkadaslar,
asagida koordiansyon raporumuz mevcut. Ekleyecegi, soyleyecegi olan yoksa genis gruba da atacagim. . .
Selamlar
Tuncay"
diye yaziyor.
*
Ben daha once yazdigim calisma tarzina iliskin onerilerde ornegin dbh-koordinasyon gibi ayri grup olmasini yanlis buldugumu, her turlu tartismanin herkesin gozu onunde acik olarak yapilmasi gerektigini, aciklik ve seffafligin cok onemli oldugunu belirtmistim.
Bu mailde ise, hem grup ayri olarak korunuyor, hem de grup olarak once ustumuze ceki duzen verip milletin icine oyle cikalim denmis oluyor.
Ben her ikisine de karsi oldugumdan, asillerin karsisinda vekillerin hicbir gizlisi saklisi olmamasi gerektigini dusundugumden bu elestirilerimi dogrudan dogruya Cati Partisi Tartismalari Grubu uzerinden yapacagim. Ilerde yeni isme uygun olarak, Demokrasi Icin Birlik Hareketi Grubu kurulursa da bu sefer onun uzerinden.
*
Bu metne ve hafizama dayanarak bu toplanti hakkinda kendi versiyonumu, yorumlarimi ve degerlendirmelerimi yazabilirim.
Bu nedenle Ertugrul Kurkcu arkadasimizin "Kurtler ve Turkler icin Ortak Bir Dil: Emegin Dili" baslikli yazisinda dile gelen gorus ve anlayislarin elestirisine zorunlu olarak kucuk bir ara veriyorum.
*
"Cati Partisi Tartismalari" grubuna yazmaya basladigim ilk gunden beri, ortada burokratca ve hic de devrimci ve demokratik olmayan bir anlayis bulundugunu ve bunun her durumda ortaya ciktigini cesitli vesilelerle ifade ettim.
Bu burokratik ve anti demokratik anlayisin somut orneklerini ve gorunumlerini elestirdim ve bunun asilmasi icin basindan beri bir suru isleyise ve yapiya iliskin oneriler yaptim yapiyorum ve yapmaya devam edecegim.
Bunlar ozellikle komisyonlarin, mail gruplari ve sitelerin, genel toplantinin kurulus ve isleyislerine iliskin elestiriler ve onerilerdi.
Su ana kadar bu elestiri ve onerilerime hic kimseden en kucuk bir elestiri ve karsi oneri gelmis degil. Ayrica bu elestiri ve oneriler sanki yokmus gibi davraniliyor ve sanki hicbir sorun yokmus gibi eski bicimlerin surdurulmesine aynen devam ediliyor.
Bunun en son iki ornegini vereyim.
1) Toplantinin protokolu sorunu:
Toplanti Protokolunun hemen yollanmamasi ve gecikmesinin ardindaki "unutma" ya da "ihmal"in bile ardinda bu anlayis farkinin yattigi tespiti ve elestirisini yaptim. Haluk Agabeyoglu arkadasimiz bu elestirim uzerine bana bir suru sey soyledi. Bir arkadasin ihmali nedeniyle bunlarin hemen yollanamadigini belirtti. (Aslinda bu "tevil yollu ikrar", tespitimin dogrulugunu tasdik ediyordu. )
Ama hala daha bu toplanti protokolu yollanmis degil. Aktualitesini buyuk olcude yitirmesine ragmen, bir aksaklik oldugu bildirilmesine ragmen, hala su ana kadar toplanti protokolu, Cati Partisi Girisimi katilimcilarina ve kamuoyuna yollanmis ve aciklanmis degil.
Ama bu burokratik ve anti demokratik anlayisin daha korkuncu, benim haricimde hic kimsenin, bunca zaman gecmis olmasina ragmen kendilerine toplanti protokolunun yollanmasini sorun etmemesi, bunu elestirmemesi.
Su ana kadar hala bu toplantinin toplanti esnasinda tutulmus protokolu yayinlanmis ve "Cati Partisi" veya "Demokrasi Icin Birlik Hareketi" girisimcilerine yollanmis degil.
Bu elde hazir bulunan malzeme bile henuz degerlendirilmemisken simdi bir de Konferans ses kayitlarinin cozumlenmesi diye bir konu cikti.
Cati Partisi Tartismalari Grubu'na "Birlik Hareketi" (dbhkoordinasyon@gmail. com) imzasiyla 11. 07. 2009 tarihinde su mail yollandi:
"Degerli Arkadaslar,
27 - 28 Haziran Konferansi'nda yapilan konusmalarin yazi cozumlemesi yapilmaktadir. Cozumlemenin bircok arkadasimiz arasinda paylasilarak hizla tamamlanmasini amacladik. Sesli goruntu kayitlari uzerinden cozumleme yapabilecek arkadaslarin kendilerini koordinasyon adresine bildirmelerini rica ediyoruz. Bu arkadaslarimiza sesli goruntu kayitlari cd ile ulastirilacaktir.
Yardimlariniz icin simdiden tesekkur ederiz.
Demokrasi Icin Birlik Hareketi Genel Koordinasyonu"
Elbette Konferans'in ses kayitlari varsa ve cozumlenirse iyi olur.
Ama bu gunku durumda, yani herkesin mailleri okumaya bile zaman bulamadigini soyledigi bir durumda, site ve e-gruplarda teknik bilgisizlikten dolayi aksamalarin oldugunun soylendigi bir zamanda, bir toplantinin tam bir protokolunun yaziya dokulmesi icin bunca enerji ve zamana yazik. Pratik olmaktan soz eden arkadaslarimiz nedense bu gibi pratik sorunlarda, gazetelerin koselerinde ev kadinlarina pratik ogutler verenler kadar olsun su pratik sonunlar hakkinda ogutler vermiyorlar.
Birincisi bu ses kayitlarinin cozumlenmesi ve yaziya gecirilmesi korkunc yorucu, zaman alan ve sikici bir istir. Eger yine de yapilmak isteniyorsa bu uzun vadede yapilabilir.
(Kaldi ki bu is hicbir zaman yapilamayacaktir muhtemelen. Bu sonucu yaptigimiz Kivilcimli Sempozyumu tecrubesinden cikariyorum. Aylar almisti kayitlarin yaziya gecirilmesi. Ve cikan metin son derece cok dinleme ve anlama hatalariyla doluydu. Bu metinleri bizzat konusmacilara kendileri tarafindan duzeltilmesi icin yollamistik ama hic birinden bir cevap gelmemis, hepsi cok basarili ve guzel gectigini soyledikleri, ove ove bitiremedikleri sempozyumun, kendilerine verilmis olan konusma metinlerini duzeltip yollama zahmetine bile katlanmamislar ve bu nedenle de Sempozyumun protokolunun kitabi yayinlanamamisti. )
Ama bundan once, olay henuz tazeyken yapilabilecek ve yapilmamis bulunan baska isler vardir.
1) Hala yollanmamis oylan toplanti protokolu derhal tum gruba yollanabilir ve kamuoyunun bilgisine sunulabilir. Haydi arkadas ihmal etmisti de yaninda goturup kopyasini vermeyi unutmustu. Mail, cep telefonu caginda yasiyoruz. Bu arkadasin telefonu ve maili kimsede yok mu? Bu arkadasa bir telefon edip veya mail yollanip elindeki kopyasini vermeyi ihmal ettigi veya unuttugu toplanti protokolunu bir an once gruba veya gruba yollayabilecek birine yollamasi istenemez miydi? Toplanti 27-28 Haziran'da yapilmisti, bugun 12 Temmuz. Yani en az iki hafta gecmis. Hala, bir toplanti protokolunun gruba yollanmasi gibi iki uc saniyelik bir is yapilabilmis degil.
2) Bunca gecikmenin neden oldugu konusunda su ana kadar en kucuk bir aciklama yapilmis degil. Haydi ilk bir haftayi anlayalim: Arkadas unutmustu ve baglanti kurulamamisti. Bu arkadasla hala baglanti yok mu? Bu arkadasin maili, telefonu, nereye ittigi falan kimse tarafindan bilinmiyor mu?
3) Eger bu arkadasin izi kaybedildi ve su ana kadar bulunamadi ise en azindan boylesine garip ve onemli bir olay hakkinda grup uyelerine Protokolu tutup bize vermeyi ihmal edip veya unutup giden arkadasimizin izini tozunu bulamiyoruz bu nedenle toplantinin protokolunu bulup sizlere iletemiyoruz gibilerden bir aciklama yapilmasi gerekmez mi?
4) Belki de arkadas bulundu da bazen oldugu gibi diyelim ki bu protokol dosyasi yanlislikla silinmis veya kaybedilmis. Bu da olabilir. Insanlik hali. Ama en azindan boyle ise bir aciklama yapmak gerekmez mi?
5) Butun bunlar yok iken, sanki butun bu sorun ve sorular ortada yokmus gibi, bir burokrat vurdumduymazligi ile kayitlarin yaziya gecirilmesi icin yardim istendigi goruluyor. Bu ne anlama gelmektedir?
6) Kaldi ki, bu kayitlarin yaziya gecirilmesi, redakte edilmesi vs. epey bir zaman alir ve onlari da kimse okumaz. Onlar seri bicimde, insanlarin degerlendirmeler yapabilmeleri icin bir kaynak, bir basvuru olarak degerli metinlerdir. Nasil ansiklopediler okunmaz ama onlara muracaat edilirse oyle. Onlar seri ve herkesin ulasabilecegi sekilde sunulurlarsa aktuel bir kullanim degerleri olabilir. Bu nedenle kayitlarin tape edilmesinden cok daha onemli ve yapilabilir olan sey, bu kayitlari goruntu veya ses olarak internete koymaktir. Bunun icin zaten bir site var. Ayrica Turkiye'de yasak olmayan video ve ses yukleme hizmetleri vardir. Bu cati partisi bilesenleri icinde bu islerden anlayan bir suru insan bulunmaktadir. Mesela SP ve SDP bu gibi olanaklari cok iyi kullanmaktadirlar ve onlarda bu islerden iyi anlayan arkadaslar vardir. Onlar pek ala bir kac saat icinde, butun toplantinin elde olan goruntu ve ses kayitlarini internete herkesin izlemesi icin koyabilirler ve bunlarin adresi gruba derhal bildirilebilir. Bunlar coktan yapilabilirdi ve yapilmadi.
Butun bunlar yapilmiyor ve yapilmis degil, niye yapilmadigina dair insanlara bir aciklama da yapilmis degil.
Butun bunlarin ne anlama geldigi ve gelebilecegi uzerine artik herkes kendisi dusunsun.
M. Yucel'in de kaydetmek zorunda kaldigi gibi, toplanti uzerine tek kaynak benim yazi ve degerlendirmelerim olmaya devam ediyor.
*
Genel Toplantiya iliskin boyle, gelelim Koordinasyon toplantisina.
Ben her ne kadar Genel koordinasyon'a secilmediysem de, katilimin ucu acik oldugundan, koordinasyona da girdim ve o siralar Istanbul'da oldugumdan ilk toplantisina da katildim. Aslinda hemen ertesi gunu taze taze izlenimlerimi yazmak isterdim ama baska islerim nedeniyle yazamadim ve hafizam da zayif oldugundan toplantinin protokolunu bekledim.
Bugun "Birlik Hareketi" (dbh-koordinasyon@gmail. com) imzasiyla ve DBH-Koordinasyon grubu (dbh_koordinasyon@googlegroups. com) araciligiyla bir mail aldim.
Bence, hic de oyle once aramizda duzeltip sonra gruba yollayalim gibi uzun ve dolayli burokratik yollara gerek yoktur. Dogrudan herkesin icine yollanir ve gereken duzeltmelerin yapilmasi istenir. Bu o cok ovulen ve ne oldugu uzerine hic dusunulmeden rastgele kullanilan "Dogrudan Demokrasi"ye en uyun davranis olur.
Kaldi ki, bazi duzeltmeler, benimki gibi, temelden karsi da olurlar.
Duzeltmeleri belli bir hafiza ve uslup sorununa indirgemek, bu temelden karsi oluslarin kendini ifade ve savundugu goruslere cogunlugu kazanma olanagini yok eder. Yani yine basindan beri soyledigimiz manuplasyona acik bir durum yaratir. Bu belki bu gun buyuk cogunluk icin bir problem olmayabilir (ki su an ben haric herkes durumdan memnun gorunuyor) ama ilk politik virajda, (genellikle hep oldugu gibi), bizzat bunu kullananlara karsi bir silaha donusur.
*
Imzadan baslayalim. Birlik Hareketi imzasi ve dbh-koordinasyon@gmail. com adresi.
Koordinasyonun bir kurum olarak adi ve imzasi olabilir. Ama ancak koordinasyonun usulune uygun tartisip, oylayip karar altina aldigi gorusleri ifade icin bu isim ve imza kullanilabilir.
Ama bir taslak metnin gruba yollanmasinda bile bu imzanin kullanildigini goruyoruz.
Bu durumda bize kontrol edip duzeltmemiz icin yollayan Koordinasyon mudur, Tuncay Yilmaz midir belli degildir. Ama Koordinasyon olamaz cunku uyelerine gozden gecirmeleri icin yollanmaktadir. Demek ki Tuncay Yilmaz veya baska kisilerin de hazirladigi bir taslak soz konusudur. O zaman bu taslak mailin taslagi hazirlayan bu arkadaslarin imzasiyla yollanmasi gerekirdi. Yetki tecavuzu vardir yani bir anlamda. Bunlar belki basit ayrintilardir ama yarin obur gun ciddi sorunlara yol acarlar.
Yollanan metin bir toplanti Protokolu degil, toplanti bildirisidir. (buna "rapor" denmis).
Bizim ihtiyacimiz olan ilk elde toplanti protokoludur. Eger o toplantida bir bildiri kabul edilmis ise elbette o da yayinlanir ama bu bambaska bir anlama sahiptir.
Burada onemli olan, tum uye ve girisimcilerin faaliyetler hakkinda dogrudan ve guvenilir ozlu bilgilere sahip olmasidir. Bu gibi bildiriler cogunlugun goruslerini yansittigi icin, azinligin gorusleri her hangi bir sekilde kendini ifade olanagi bulamaz. Manuplasyona uygundur.
Ve aslinda "Rapor" sozcugu de tam boyle bir isleve sahiptir. Rapor, icinden veya disindan bir kisi veya bir grup tarafindan sorunlar, nedenleri ve ckis yollari uzerine yazilir. Burada ise soz konusu olan Koordinasyon'un sorunlari degildir. Eger rapor adini almaya layik bir seyler varsa bunlar benim yazdiklarimdir.
Ben bu metne bu nedenle temelden karsiyim. Yani once biz bir protokol yazmayi ogrenmeliyiz ve bu protokolu her zaman derhal tum katilimcilara iletmeliyiz. Her organin her faaliyeti herkes tarafindan bilinmeli, her turlu gorus herkese iletilme olanagi bulmalidir.
Protokol de soyle hazrlanir:
1) Toplantinin yapildigi yer, saat, kac saat tuttugu gibi lokal ve temporal bilgiler;
2) Katilimcilarin isimleri ve toplanti boyunca bundaki degismeler;
3) Gundem onerileri ve bu konudaki tartismalar, temel gorusler, varsa oylamalar ve sonuclari;
4) Kabul edilen gundem;
5) Her gundem maddesinde tartismalarin en azindan temel tezler olarak ozetleri, tum soz alanlarin goruslerinin bu sekilde sirasiyla ozetlenmesi
6) Her gundem maddesine iliskin oylamalar ve karar metinleri.
Duzeltilmek icin yollanan rapor ise, normal bir orgutlu isleyisin protokolunun bu en siradan, en basit ama en olmazsa olmaz ozelliklerinden yoksundur.
Simdi bu "Rapor"daki bilgilere bakalim:
"Demokrasi Icin Birlik Hareketi Genel Koordinasyonu 4 temmuz 2009 ve 8 temmuz 2009 gunu Tuncay Yilmaz, Samil Altan, Osman Ergin, Ertugrul Kurkcu, Mahir Sayin, Ayhan Bilgen, Sevtap Akdag, Osman Akkus, Eser Sandikci, Ayse Berktay, Ilhan Turhan Yildirim, Demir Kucukaydin, Yaman Yildiz, Mustafa Cetin, Bekir Yilmaz, Bayram Ardik, Gulseren Pusatlioglu, Ahmet Saymadi, Celal Tuzun, Gun Cag Aydin, Gulsum Onal, Ugur Olca, Yonca Demir, Bulent Parmaksiz, Ismet Gul, Haluk Agabeyoglu, Kiraz Bicici, Gunay Kubilay, Onur Sahinkaya’nin, katilimiyla toplanmistir. "
1) Ornegin toplantinin nerede ve ne zamanlarda toplandigi hakkinda acik bilgi yoktur.
Ilk toplanti 4 Temmuz'da Istanbul'da, Beyoglu'nda Gunluk gazetesinin burosunda yapildi.
Saat 12. 00'de basladi ve sanirim aksam 9. 00'a kadar surdu. Iki yada uc defa (tam hatirlamiyorum) ara verildi. Yani asagi yukari toplanti alti yedi saat surdu fiilen.
(Ikinci toplanti nerede yapildi, ne kadar surdu bilmiyorum)
2) Toplantilara katilimlarin farkli bilesimleri ve oranlari hakkinda acik bir bilgi yoktur.
Koordinas'yon'a 47 kisi secilmis. Ama benim gibi (baska var mi bilmiyorum. Bilgi yok. ) sonradan kendisi katilanlar da oldu. Keza ilk toplantiya katilanlar icinde ikinciye; ikinciye katilanlar icinde birinciye katilamayanlar vardi. Mesela ben birinciye katildim ama ikincide yoktum. Listede olup da ikinciye katilan ama birinciye katilamayan Kiraz Bicici gibi arkadaslar var. ) Yani toplam katilim 29 kisi verilen listeye gore. Yani yuvarlak hesap 3/5 oraninda katilim olmus toplam olarak.
Toplam katilimcimlar alfabetik sirayla soyleymis:
1. Ahmet Saymadi
2. Ayhan Bilgen
3. Ayse Berktay
4. Bayram Ardik
5. Bekir Yilmaz
6. Bulent Parmaksiz
7. Celal Tuzun
8. Demir Kucukaydin (Birinci Toplanti)
9. Ertugrul Kurkcu
10. Eser Sandikci
11. Gulseren Pusatlioglu
12. Gulsum Onal
13. Gun Cag Aydin
14. Gunay Kubilay
15. Haluk Agabeyoglu
16. Ilhan Turhan Yildirim
17. Ismet Gul
18. Kiraz Bicici (Ikinci Toplanti)
19. Mahir Sayin
20. Mustafa Cetin
21. Onur Sahinkaya
22. Osman Akkus
23. Osman Ergin
24. Sevtap Akdag
25. Samil Altan
26. Tuncay Yilmaz
27. Ugur Olca
28. Yaman Yildiz
29. Yonca Demir
*
Toplantinin ilk bolumunde 27-28 Haziran toplantisinin degerlendirmesi yapildi. Degerlendirmede su gorusler ifade edildi hatirladigim kadariyla.
Hemen herkes toplantiyi basarili buldugunu soyledi. Daralma oldugu ama bir netlesme de oldugu soylendi. Daha genis kesimlere ulasmak gerektigi belirtildi. Kapanis bildirisinin cok iyi oldugu soylendi.
Ertugrul Kurkcu ozellikle var olan fiili darliga dikkati cekti DTP+Bir takim sosyalistler+Ayhan Bilgen gibi bir durum oldugunu belirtti. Program ve isleyise iliskin sorunlar oldugunu ve bu tartismanin tuketilmedigini ve tuketilmesi gerektigini belirtti.
Sanirim bir tek ben farkli bir anlayisla degerlendirme yaptim.
Toplantinin isleyisindeki anti demokratik ve celiskili duruma dikkati cektim ve bu oylama yapmama anlayisinin nasil manuplasyonlara uygun oldugunu soyledim.
Keza temsil sorununda cikan oransizliklara dikkati cektim. Bu sorunlarin giderilmesi icin ilk elde butun bilesenlerin tum uyeleri ve taraftarlarinin gruplara ve calismalara uye olmasi ve katilmasi gerektigi onerisini yaptim.
(Kimse bu en can alici konuda hicbir sey soylemedi. )
O zaman her bireyin tum bireylere dogrudan hitap olanagi olacagi, ornegin A hareketinin burada bir temsilcisi varken o hareketin uyelerinin burada ne oldugundan hic haberinin olmamasi hatta karsi olmalari gibi celiskilerin asilabilecegini; keza bunun orantisiz temsil ve konusmalar sorunlarini da cozebilecegini; o zaman temel bazi sorunlar etrafinda farkli gorusler ve cogunluklar, azinliklar, egilimler sekillenecegini, bunun demokrasiye daha uygun oldugunu belirttim.
Bu baglamda yeni gruba tum bilesenlerin tum uye ve taraftarlariyla uye olmasini, herkesin her seyden dogrudan bilgi sahibi olmasi, ve elestirmesi, ayri mail gruplarinin gereksizligi, her tartismanin herkesin ve kamu oyunun onunde yapilmasi; sitede de herkesin ayni zamanda yazar olmasi, boylece olu ve burokratik bir site yerine canli ve dinamik, herkesin ne oldugunu dogrudan okuyup gorebilecegi, tartismalarini, eksiklerini halktan gizlemeyen bir sitenin ve grubun ayri bir politik kultur yaratacagi ve bunun onemini vurguladim.
Toplantinin kapanis bildirisinin yanlisligini, ama bunu elestirmek icin son seklini verilmis metni bekledigimi, bu nedenle, bu metne duzeltme turu oneriler yapmayacagimi, temelden yanlis oldugunu, yanlis bir hayatin dogru yasanamayacagi gibi, yanlis bir yaklasima da dogru duzeltmeler olamayacagini, iki ay sonra kimsenin bu metni savunamayacagini soyledim.
Ayrica tekrar yayin organi ve mahkeme onerilerimi tekrarladim.
Bir yayin organi olmadan bir politik hareketin var olamayacagini, bu yaylin organinin tum demokrtik cevreleri kapsamasi gerektigini ozellikle vurguladim. (Bu oneriyi Mahir sayin destekledi. )
Ayni sekilde toplantida yaptigim mahkeme onerisini tekrarladim.
Keza komisyonlar yerine somut isleri yapmaya yonelik olarak komiteler kurulmasi gerektigini soyledim.
Hasili calismalarda aciklik, basitlik, katilim ve demokrasi gibi noktalarda yogunlastim.
*
Daha sonra yeni isim konusunda tartismalar oldu. Buradaki tartismalar kanimca cok ilgincti farkli yaklasimlari cok iyi ozetliyordu. Ama hafizam iyice zayifladigindan aktaramiyorum.
Isim icin soyleydi ayriliklar: a) "hareket" densin diyenler (Ozellmikle DTP'li arkadaslar), b) "girisim" densin diyenler (Demir) ve c) orasi acik olsun diyenler.
Isme gelince a) Demokrasi ile sirlayanlar (ornegin DTP'li arkadaslar, Ayhan Bilgen); b) Demokrasinin onune bir sifat getirenler (Ornegin Ertugrul, Halkin Demokrasisi, baskasi Radikal Demokrasi); c) Sola malolmamis halkin daha cok benimseyecegi isimler onerenler (ornegin Mahir, ne onerdigini unuttum)
Sonrau DTP'li arkadaslarin israrlari uzerine onlain gonlu olsun deyip onerileri geri cektik zateh iyice yorulup bitmistik ve Demokrasi Icin Birlik hareketi oldu.
Aslinda bu isim konusu farkli beklentilerle ilgili cok ilginc veriler sunuyordu ama bunlar baska zaman baska vesileyle ele alinabilir.
Hatirladiklarim bunlar. Ama bu konularda "Rapor"da hicbir bilgi yok.
Yani Rapor yerine Protokol, Koordinasyon yerine temel grup icinde tum oneri ve degisikliklerin acik onerilmesi ve tartisilmasi. Eger bir degisiklik onerisi isteniyorsa.
12 Temmuz 2009 Pazar
Demir Kücükaydin
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun

Çok ayrıntılı
Merhaba Demir arkadaş, sana çok fazla detaya giriyorsun, kılı kırk yararcasına olayları ve gelişmeleri aktarıyorsun desem bu yerinde bir kabül olarak senin tarafından farklı algılanır. Dersin ki; kardeşim madem demokrasi, katılım-atılım diyoruz, her şey bizim dışımızda kalanlar tarafındanda açık ve net olarak bilinsin. Haklısın. Ancak kendi cephemizden baktığımızda bu kılı kırk yarma alışkanlığı biz okuyuculara biraz fazla sıkıntı veriyor desem sorunun [çok ciddi demokrasi sorunu aslında] şeffaf, aleni, aleniyet, görüntü-görüngü bilimi, her şeyde bilgimiz ve ilgimiz olsun, katılımcı olalım, hesap-kitap biz dışarıdan takipçilerinde bilgisi ve ilgisi olsun babındada zaruriyet olduğunuda aklımda tutuyorum. Ama biraz daha kısa başlıklar altında yazılarını yazsan biz de senin cidden bu yerinde eleştirilerine çok fazla can sıkıntısı çekmeden diğer dahada ciddi tartışma konularını göz yorarak okusak daha yararlı olur kanaatindeyim. Bir de lütfen türkçe yazarken türkçe klavye kullanırsan daha şık olur, çünkü bazen farklı anlamaların yazıldığı sözcükler sen istemesende yazının içine kaçıyor... Dikkat edersen sende farkına varırsın..
Teşekkürler Demir en azından sen gelişmeleri bize yansıtıyorsunn... Başarılar
Sizinle ta baştan beri gönüldaşız. Biz seninle Havaya, suya, toprağa, Ateşe-Güneşe ortağız. Biz seninle aynı acıya, kedere ve kadere ortağız. Öyle ki seninle aynı sona dahi ortağız. ZERDÜŞT