Ayse Berktay'a Cevap

Degerli Berktay,

Kimsenin ses cikarmadigi bu konularda nihayet bir ses cikmasi cok sevindirici.

Bu nedenle oncelikle tesekkur ve tebriklerimi belirteyim.

Sizin dediklerinize ben de kisaca maddeler halinde cevap vereyim.

* "Bu "protokol" lafi nereden cikti bilemiyorum. Tercume belki de; ama Turkce'de bizim baglamimizda boyle bir terim kullanilmaz. "

"Protokol" sozu benden cikmis olmali, Almanya'da oyle dendigi icin. "Tutanak" ya da "zabit" bende hep polisin tuttugu zabit ya da tutanaklari hatirlattigi icin bilincsizce protokol sozunu kullanmis olmaliyim. Ceyrek yuzyillik bir surgunlugun sonucu. Kusura bakmayin. Bundan sonra "zabit" veya "tutanak" sozcuklerini kullanmaya ozen gosteririm.

Ancak bunlarin yerine simdi "rapor" diye bir sozcuk kullaniliyor ki o hic uygun dusmuyor kanimca.

*

* "Koordinasyon toplantilarinin sadece genel karar raporlarinin degil, zabitlarinin tutulup gruba yollanmasi onerisini destekliyorum. (…) Bu genis grup, koordinasyonun calismalarini nasil takip etmek, koordinasyonla nasil bir etkilesim kurmak istedigini tartisir ve ortaya hic degilse bir egilim cikarsa yararli olur diye dusunuyorum. Koordinasyon acisindan da boylelikle toplantilarin sistematik bir kaydi tutulmus olur. "

Sanirim sorunu teknik bir sorun gibi ele aliyorsunuz. Ben soruna ilkesel duzeyde bakiyorum. Ve bunun "Demokrasi Icin Birlik Hareketi"nin gelecegi bakimindan hayati onemde oldugunu dusunuyorum. Biraz aciklamayi deneyeyim.

Tum toplantilarin Tutanaklarinin ve Kararlarinin (ki tutanaklar normal olarak kararlari da icerir) derhal gruba ve ilerde sayfa oldugunda sayfaya koyulmasi sorunu, aslinda bir anlayis ve ilke sorunudur.

Ornegin Ankara toplantisinda herkes "Dogrudan Demokrasi" deyip duruyordu ve "Dogrudan Demokrasi"nin ne anlama geldigi, nasil ve hangi bicimler icinde asgari olcude olsun gerceklestirilebilecegi uzerine dusunmuyor ve fiili uygulamada onunla celiski icinde davranildigini kimse gormek istemiyordu. Soylemle gercek arasindaki bu celiski en acik bu tutanaklarin derhal yayinlanmasi konusunda gorulur.

"Dogrudan demokrasi" topluluktaki herkesin ayni alana toplanarak dogrudan tartisarak karar almasi ve yine karari alanlarin alinan kararlari uygulamasidir.

Ama yuz binlerce insan ayni alana toplanamayacagi ve karar alamayacagi, yani bunun fiziksel sinirlari oldugu icin, insanlar bu sorunun cozumu olarak dolayli demokrasiyi, yani temsili demokrasiyi bulmuslardir.

Temsili demokrasi bu fiziksel sinirlar sorununu cozer ama onun kendisi baska sorunlara yol acar. Ornegin temsilcilerin seciminde kucuk birimlerin temsilcileri mi yoksa nispeten buyuk birimlerin temsilcileri mi bir yontem olarak kullanilmalidir diye bir sorun ortaya cikar.

Tum uyeler icindeki farkli egilimlerin temsilciler icinde de ayni oranlarda yansimasi diye bir sorun vardir. Buyuk birimler nispi olarak toplam nufus icindeki farkli egilimleri gercek oranlarina daha uygun bicimde temsile daha uygundurlar. Ama bu buyuk birimler baska bir soruna yol acarlar. Cunku temsili demokrasinin ilkelerinden biri de secilenlerin her an geri alinabilmeleri, yani asillerin vekillerini her zaman degistirebilmeleridir. Nispi temsil buyuk birimlerden cok sayida temsilci secimine dayandigindan, kimin hangi birimin vekili oldugunu belirlemek, dolayisiyla geri almak olanaksizdir.

Bunun icin ara cozumler gelistirilmek denenmistir. Ornegin nispi bir temsil ile secilenlerin belli bir bolgenin sagdici olarak belirlenmesi ile iki sistemin kombinasyonu gibi bicimler.

Bir baska sorun da sudur: secilenlerin secenlerin kontrolu disina cikma, vekillerin asillerden bagimsizlasma ve hatta onlari manuple edebilme ve belirleme egilimine karsi bu egilimi notralize edici, dengeleyici tedbirler gerekir.

Ornegin Paris Komunu'nun butun tedbirleri aslinda bu bagimsizlasma, kontrol disina kayma egilimine karsidirlar. (Bu konuyu daha once yolladigim Kurucesme Deneylerini ele alan "Birlik mi Rekompozisyon mu" derlemesinde yer alan "Sosyalist Demokrasi Tartismalarinda Tartisilmayan Bazi Sorunlari Tartisma Denemesi" baslikli yazida ele almistim. )

Burjuva demokrasisi daima secilenlerin bagimsizlasma egilimlerine uygun dusen formlari destekler, boylece ezilen cogunlugu secim donemi disinda oyunun disinda birakir ve secilenlerin var olan sistemin dislileri tarafindan ogutulmesini kolaylastiran yollari benimser. Ornegin Turkiye'de vekiller bir kere secilince belli bir bolgenin vekilleri degil, "milletin vekilleri" olurlar ve guya vicdanlariyla karar verirler. Geri alinamazlar. Turkiye'de goreve bagli temsilcilik yoktur vs. , vs. .

Isci demokrasisi, yani ezilenlerin demokrasisi ise, tam tersine tedbirleri ve usulleri onemser ve destekler. Secilenler her an geri alinabilir. Belli gorevler ve talepler yonunde baglayici temsilcilikler desteklenir, secilenler "ulusun" degil kendisini secenlerin kararlarina ve gorevlendirmelerine uygun olarak davranmalidir vs. , vs. .

Bu ilke ve yaklasimlari kendisinin hedefini demokrasi olarak koymus bir parti veya hareket icinde de uygulamanin onemi aciktir.

Internet bu gunku kisitli olanaklariyla bile Dogrudan Demokrasi'ye bir yakinlasma dolayisiyla bu tehlikeleri bertaraf etmek icin ek olanaklar sunmaktadir. Kendine Demokrasiyi hedef secmis, ezilenlerin cikar ve egilimlerini savunma iddiali bir parti veya hareket de bu olanaklardan olabildigince yararlanmali ve bir ornek sunmalidir.

Internetin kesfinden once dogrudan demokrasi bir suru fiziksel sinirlara takilirdi ve bunlari gerceklestirmek ek bir burokrasi ve kirtasiyeye yol acardi.

Ornegin internetten once de, dunyada genel olarak sosyalist veya devrimci orgutlerde cesitli organlar tum toplantilarinin zabitlarini tutarlar ve bunlar isteyen uyenin okumasina acik olmak uzere dosyalarda muhafaza edilirlerdi. Ama bu pratik olarak gerceklesemezdi pek. Cunku herhangi bir organin tutanaklarini ve kararlarini tum uyelerin bilgisine sunmak onlari uye sayisi kadar cogaltmak, dagitmak, gibi bir suru altindan kalkilmaz islere yol acardi. Bu nedenle bu kontrol fiiliyatta pek islemez ve bu da zaten orgutler icinde burokratlasma ve bagimsizlasma egilimlerini beslerdi.

Ama Internet'in kesfi ve bu gunku yayginlasmasiyla (ki henuz bu surecin bile basinda sayiliriz) buna paralel olarak da kulak ve gozle algilanan her seyin dijitalize edilebilmesi yani pratik olarak sifir emekle sonsuz cogaltilabilmesi ile, butun bu sorunlari asma ya da zararlari minimuma indirme gibi bir olanak dogmus bulunmaktadir. Ornegin her organ yaptigi her toplantinin tutanagini, aldigi kararlari bir mail grubu ve/veya bir site araciligiyla tum uyelerin bilgisine ve elestirisine sunabilir. Bu hicbir kulfete yol acmaz. Bu, eskiden kalem ve kagitla yapilan isi dijital olarak yapmak ve eskiden dosyaya koyma yerine bir gruba yollamak veya bir siteye koymaktir.

Boylece asiller vekillerin ne yaptigini, nasil soludugunu bile kontrol edebilir, bagimsizlasma ve burokratlasma egilimleri daha bir kontrol edilebilir olur.

Bunlar ayni zamanda dogrudan demokrasiye dogru bir yaklasma anlamini da tasirlar. Bir mail grubu, aslinda bir meydana toplanarak sozle olarak yapilan bir tartismanin yaziyla, sanal bir meydanda ve zaman icine yayilmis olarak yapilmasindan baska nedir ki?

Ozetle eger dogrudan demokrasi derken ne dedigimizin farkindaysak, bu yontemleri hem desteklemek, hem de bu yontemlerin yerlesmesine onculuk edip ornek sunmak gibi gorevlerimiz de bulunmaktadir.

Ama sorun sadece bunlar da degil.

Ornegin grubu ve/veya siteyi modere etme, okunmayi sadece uyelerle sinirlama gibi egilimler sik sik ifade ediliyor. Bunlar zaten burokratik bir egilimin ifadesidirler ama bu internet ve dijitalizasyon caginda tam sacmaliga varmaktadirlar. Neden ve nasil?

Bu gunku dunyada, her hangi bir ciddi politik hareket veya parti icin, devletlerin bilgisi disinda her hangi bir sey yapma olanagi yoktur.

Yani diyelim ki, sadece uyelerin bilgisiyle sinirladiniz grubu ve/veya siteyi. Ama buradaki her seyi zaten Devlet bir sekilde kontrol edecektir her sey onun kontrolune aciktir. Ama eger devlet biliyorsa bunu halktan niye gizleyelim ki? Eskiden de halktan gizleme yanlisti ama devletten gizleme ister istemez halktan gizleme sonucunu dogururdu.

Ama devletten gizlemenin olanaksiz oldugu bu gunku durumda, bu gerekce ortadan kalkmis bulunmaktadir. Yani tum yazismalar, tum tartismalar, tum tutanaklar, kararlar ayni zamanda sadece uyelerin degil, tum halkin bilgisine de acik olmalidirlar. Cunku bunlar zaten devlet tarafindan bilinmektedir.

Yani poliste verdigi ifadeyi hapishanede arkadaslarindan ve yoldaslarindan gizleyenlerin durumuna dusulmemelidir.

Dikkat ederseniz bunlar son derece temel onemde sorunlardir.

Ornegin benim onerdigim ve Ankara toplantisi divaninin tam bir hilebazlikla tartismaya bile sunmadigi karar tasarisinda, demokratik bir cumhuriyetin ayrilmaz bir bileseni olarak her turlu devlet organinin, her turlu sinai ve ticari sirketin, her turlu orgutun tum kararlarinin ve toplantilarinin tum kamuoyunun bilgisine acik olmasi gibi bir madde bulunmaktadir.

Bunu programina koyan veya ilerde koymak zorunda olan bizler, kendimiz de boyle davranmaliyiz simdiden.

Bu son derece onemli, ezilenlerin guvenini kazanabilmek icin olmazsa olmaz bir davranis bicimidir.

Butun bu mulahazalarla ben tum organlarin tum tutanaklarinin derhal tum uyelerin ve halkin bilgisine acik olarak sunulmasi gerektigini savunuyorum. Bu sadece bizlerin calismasina iliskin degil, programimiza ve demokrasi anlayisimiza iliskin bir sorun.

Siz bu soruna teknik bir sorun gibi yaklasiyorsunuz. Ornegin sirf koordinasyonla sinirliyorsunuz. Bunu boyle ilke duzeyinde tartismak gerekmektedir. Benim yapmaya calistigim buna zorlamaktir.

* *
* "Konusmalarin internet ortamina aktarilmasi icin hemen toplantinin ertesi gunlerinde yardim talebinde bulunuldugunu hatirliyorum. Bir arkadas cevap verdi ama henuz bir sonuc yok. Ortada teknik bir aksakliktan baska bir sey yok. Boyle teknik aksakliklarin islerin belini nasil buktugune defalarca tanik oldum. Mutlaka Demir arkadas da tanik olmustur. Onemsiz oldugunu soylemiyorum. Ama buyuk yapisal cozumlemelere girismeye gerek olmadigini biliyorum. Belli ki bir tikaniklik olmus, bu kadar ust perdeden soyle yapin boyle yapin demek yerine bu konuda ehil birilerini bilen arkadasimiz, o bilenlere gidip suna bir el at deyiversin, bir durtuversin de cozulsun konu. Demir arkadas da insanlarin kafasina vurup durmaktan vaz gecsin. "

Konusmalarin Internete aktarilmasi konusuna gelelim.

Insanlarin icine ille de gozden uzak, tuvaletimizi yapmis olarak mi cikmaliyiz? Herkesin gozu onunde bu tuvaleti niye yapmayalim?

Eldeki ham metin once gruba yollanirdi. Bu yapilmadi. Once unutkanlik vs. dendi. Ama anlayis yanlis otlugundan hala yollanmadi.

Eldeki ham metin yollaninca, toplanti hakkinda degerlendirme ve yorum yazacaklarin hatirlamasi icin eldeki malzeme sunulmus olurdu. Ayrica bu otantik metin katilmayanlara toplanti hakkinda tum resmi bildirilerden cok daha fazla gercege yakin bilgi sunardi.

Ayni zamanda o ham malzeme nihayet belli kisilerin konusmalarindan ibaret oldugundan, herkesten, kendi konusmasini ve sozlerini ifade bozukluklari vs. arindirarak yollamasi istenebilirdi.

Boylece herkes de kendi konusmasini duzeltmis olur sonra bunlara dayanarak da son sekli verilmis "resmi" tutanak ortaya cikardi.

Bu kadar basit seyler yapilamiyor. Neden? Cunku hala eski burokratik, bagimsizlasma egilimi tasiyan davranis kodlariyla hareket ediliyor.

Sorun is yapmamak veya insanlarin yaptiklarini kucumsemek degil. Bir bakis tarzi sorunu. Yani aslinda Haluk arkadasin oyle ugrasmasina yaziktir. Anlattigimi yaklasimla butun bu sorunlar da olmaz ve Haluk da enerjisini ve zamanini cok daha yararli islere ayirabilirdi.

*

* "Bir toplantida kimlerin katildigi, kimlerin neler konustugu, nelerin nasil tartisildigi ve ne kararlar alindigina iliskin tutanaklarin ne olcude kamusallastirilacagi bizzat o ekip veya o ekip ve adina hareket ettigi daha genis grup tarafindan ortaklasa saptanacak bir seydir. "

Yine ayni sorunu bir teknik sorun olarak ele alma egilimi.

Hayir o "ekip" veya "Adina hareket ettigi daha genis grup" tarafindan degil, tum Demokrasi Icin Birlik Hareketi tarafindan, tum organlarin calismalarina iliskin olarak "ortaklasa saptanacak bir seydir"

*

* "Demir arkadas her seyin acikta ve ortada olmasini onerdi, tum kamuoyu toplantilarimizi nasil yaptigimizi, kimlerin neler dedigini bilsin, hatalarimizdan korkmadigimizi gorsun, yeni bir kultur olussun, dedi.

Ben bunun tartisilip karara baglandigini hatirlamiyorum. Uzerinde ortaklasilmadan da bunu uygulamaya gecirmis olmasini dogru bulmuyorum.

Koordinasyon toplantilari tutanaklarinin "izlenimler" halinde web sayfalarinda ve cesitli gruplarda tefrika edilmesinin bu konuda acik secik bir karar gerektirdigini dusunuyorum. "

Evet her hangi bir yerde karara baglanmadi ama tersi de baglanmadi. Yani bu gunku uygulama da baglanmadi. Bu da son derece keyfidir. Bunu unutuyorsunuz. Bu gunku uygulamayi sanki karara baglanmis gibi kabul ediyorsunuz.

Kaldi ki benim savundugum anlayis, Isci hareketinin geleneklerine uygun ve Turkiye'de gerek Stalinizm nedeniyle gerek son ceyrek yuzyilin gericiligi ortaminda unutulmus bir anlayistir. Yani ben teamulleri ve gelenegi temsil eder durumdayim. Simdiki uygulamalar teamulleri ve gelenegi cignemektedir.

Ama teamuller ve geleneklerden siz son ceyrek yuzyilda Turkiye sol hareketine yerlesmis olanlari anliyorsaniz, elbette su anki uygulamalar bu teamul ve gelenegi surdurmektedir.

Ama bu surdurulen gelenegin ve teamullerin kendisi isci hareketinin ve devrimci hareketin teamul ve geleneklerinin inkari ve reddidir.

Bolsevikler Carlik Polisi Okrahana'nin teroru altinda gizli bir orgutken bile, gizli kongrelerinin zabitlarini tum kavgalariyla yayinliyorlar, o zabitlara dayanarak koca kitaplar yaziyorlardi. Lenin'in "Bir Adim Ileri Iki Adim Geri"si ornegin.

(Bu nedenle tarihci Carr, simdiki gericilik doneminin "Ben Leninci Parti anlayisina karsiyim diyen kulaktan dolma solcularinin aksine, bir burjuva tarihcisi olmansa ragmen, gercegi teslim ediyor ve Bolsevik parti icin "dunya tarihinin gelmis gecmis en demokratik partisi" diyordu. Ve oyle oldugu icin o carligi devirebilecek bir birikim yapabilmisti. )

Soruna boyle bakarsaniz, ortada hicbir karar olmadan, simdiki uygulamayi yurutenlerin ve onu savunanlarin ve onun karsisinda ses cikarmayanlarin ve de ornegin sizin, devrimci gelenegi ve teamulu cignediginiz icin, gelenegi surdurene karsi sanki o bir karari cignemis gibi elestiri yaptiginiz icin ciddi bir ozelestiri yapmaniz gerekir.

*

Ve nihayet sunu da anlayin lutfen.

Ben boyle yaparak yapilanin yanlisligini fiilen kanitliyorum.

Bu benim sik basvurdugum bir yontemdir. Bir ornekle anlatmayi deneyeyim.

Ornegin ben lisedeyken "ana dilinizi nicin seversiniz" konulu kompozisyon odevine "bu soru yanlistir cunku ben ana dilimi sevmiyorum" diye cevap vermistim. Benim varligim ve cevabim bizzat sorunun yanlisliginin kanitiydi.

Ayni sekilde hicbir karar olmadan tartisma olmadan bir uygulama yapiliyor. Ben ayni sekilde farkli bir uygulama yapiyorum. Bu da (teamul ve gelenegi bir yana biraksak bile) en azindan oburu kadar dogrudur. Boylece izlenen yontemlerin yanlisliginin somut kanitini sunuyorum.

"Acik secik bir karar gerektirdigini dusunuyorum" diyorsunuz.

Ama azinlik ve cogunlugu reddeden; farkli karar tasarilarini, farkli gundem onerilerini tartismayi reddeden bir anlayisla nasil karar alinacak?

Bu gunku calisma tarzinin aslinda karar almayi olanaksiz kildigi gercegini ne yapacaksiniz?

Ankara toplantisinda divan biz oylama yapmiyoruz demedi mi?

Oylama yapmiyorsaniz karar nasil alacaksiniz?

Ankara toplantisinda sorunu divan boyle koyuyordu ve bir tek Allahin kulu cikip bunun olanaksizligini aslinda en anti demokratik manuplasyonlara uygunlugunu (ki toplantida tam da oyle oldu) bir kelimeyle olsun elestirmiyor ve herkes sessizce onayliyordu.

*

"Gunu kurtarma" ile, "idarei maslahatcilik" ile ne coskunun zirveleri ne de sabrin derinlikleri harekete gecirilebilir.

Kisiligi olan bagimsiz bir hareket olusturulamaz.

Daha once de benzerleri olusmus bulunan, bir zamanlar Sovyetler birliginin Dogu Avrupa'daki "Kardes Ulkeler" veya "partileri" gibi bir peyk parti veya hareket olusabilir.

Ama bunun kendine hayri olamayacagi gibi Kurt Ozgurluk hareketine de faydasi olmaz.

Kisa vadeli ve kismi cikarlarin uzun vadeli ve genel cikarlarla uyum halinde oldugu bir kucuk burjuva palavrasidir.

Ileri sicramak isteyen once gerilemeli ve hiz almalidir; bir yay gibi gerilmeli ve enerji toplamalidir.

Bu olmadan yapilacak sicrama denemeleri, alinan guc yetmedigi icin, karsi kiyiya ulasamadan cukura dusmeyle sonuclanir.

19 Temmuz 2009 Pazar

Demir Kucukaydin