Demokrasi İcin Birlik Hareketi: Birlikte Mücadele Edip Birlikte Özgürleşeceğiz

Demokrasi İçin Birlik Hareketi sonuç bildirisini açıkladı. Ayhan Bilgen, Sevim Belli ve Sebahat Tuncel’in sözcülüğünü yaptığı toplantıda çoğulculuk ve birlikte mücadele vurgusu yapıldı.

Demokrasi İçin Birlik Hareketi bugün (25 Temmuz), Makine Mühendisleri Odasında (MMO), Barış Meclisi'nden Ayhan Bilgen, Demokratik Toplum Partisi (DTP) Milletvekili Sebahat Tuncel ve Sosyalist Parti Genel Başkanı Sevim Belli sözcülüğünde bir basın toplantısı düzenledi.

Bilgen, Demokrasi İçin Birlik Hareketi'ni ve hedeflerini anlattı.

Demokrasi için Birlik'in yol haritası

Sonuç Bildirisini okuyan Bilgen, ''Demokrasi İçin Birlik Hareketi''nin kamuoyunda ''Çatı Partisi Girişimi'' olarak bilinen 20-21 Aralık 2008 toplantıları ile 27-28 Haziran 2009 tarihinde yapılan çalışmaların bir yol haritasına dönüştürme biçimi olduğunu söyledi.

Türkiye'de köklü bir değişime ihtiyaç olduğunu ifade eden Bilgen, ''Ciddi bir demokrasi hareketinin ancak birlikte mücadeleyle olacağını düşünüyoruz. Toplumun bütün mağdur kesimlerinin haklarını ve taleplerini savunulması gerektiğine inanıyoruz. Sorunlar arasında bir tercih öncelik yapmayı da uygun görmüyoruz'' dedi.

"Hareketimiz, sadece biçimsel temsile, soya, dile, devlet dinine göre tanımlanan devlet yapısını reddeden bir demokrasi mücadelesini sürdürecektir."

Kitlesel katılımla başarılı olabiliriz

"'Yolumuz uzun' demekten gına geldi" diye söze başlayan SP Başkanı Belli ise 1974'te Emekçi Partisini kurduklarında anadili Türkçe olmayanların anadilini konuşma hakkını savunmaları yüzünden partinin kapatıldığını ancak bugün bile bu sorunun değişmediğini örnek verdi.

"Bu yeni hamlemizde hepimiz kitlesel katılım sağlayabilirsek, emek mücadelesini demokrasi mücadelesinden ve demokrasi mücadelesini emek mücadelesinden ayrı tutmadan hareket edersek başarılı olabiliriz, yoksa çok zor."

Bugüne kadar yapılan tüm çalışmaların en azından yeni bir aşamaya getirildiğini söyleyen DTP'li vekil Tuncel "Türkiye'de bir sistem sorunu var ve devlet de artık '80'lerin inkar politikasını sürdüremez duruma geldi. 'Tek din, tek dil, tek millet, ya bendensin ya düşman' anlayışı çözülmeye başladı" dedi.

Birimiz özgür değilsek hiç birimiz değiliz

"Dolayısıyla çok dilli, çok kültürlü bir yapının kendisini dayattığı ortamda Demokrasi için Birlik Hareketi'nin çıkışı oldukça anlamlı. Türkiye'de bütün sorunları tam da demokrasi ile aşabiliriz. Birimiz özgür değilken hiçbirimiz değiliz. Başörtülü kadın özgür değilse Alevilerin özgür olması imkansızdır, Kürtler özgür olmadığı sürece diğer halklar da değildir. Yani hep birlikte özgürleşeceğiz ve hep birlikte mücadele edeceğiz."

Tuncel Demokrasi için Birlik Hareketinin bundan sonraki süreci de etkileyeceğini söyledi ve sol muhalefeti güçlendirecek bir hareket olarak ele aldığını söyledi.