Demokratik Birlik Hareketi'nden çatıya gidilir mi?

Soruyu 'DBH çatı mıdır ?' şeklinde sorduğunuzda vereceğiniz cevap 'hayır' olabilir ve bunun gerekçesini anlatmak için de bir yazı kaleme almaya gerek kalmaz. DBH'nın çatıya dönüşmesi veya DBH'dan çatıya gidilmesi baştan reddedilmemesi gereken ama zorlukları da görülerek hareket edilmesi gereken bir yol haritasını gerektirir.

Türkiye siyasetinde toplumun demokrasi mücadelesine katılımının önünde üç önemli engel bulunmaktadır. Bunlardan birincisi talep edilenlerin, programın yeterince net ve ikna edici biçimde ortaya konulmamasıdır. Burada iki noktanın altını çizmek gerekir. Birisi toplumun özgürlükler konusunda yeterince ikna olmamış halinden kaynaklanmaktadır. Bölünme korkusu, komünizm korkusu gibi sosyal psikolojide anlamlı gerçekliklerle yüzleşmek bu açıdan zorunludur. Eşitlik, özgürlük gibi taleplerin nasıl bir dil ile anlatılması, formüle edilmesi gerektiği bu açıdan önemlidir. Diğeri ise demokrasinin yeterince toplumsal çıkarlarla sentezlenerek ele alınamıyor olmasıdır. Yani ana gündemi yoksulluk, işsizlik olan geniş kesimler için demokratik talepler bir fantazi boyutunda algılanmaktadır. Bunun böyle olmadığını anlatmak Kürt sorunu başta olmak üzere birçok sorun alanının anlatılış biçimini yeniden ele almayı gerektirmektedir.

Program ve dilin ötesindeki diğer bir sorun kadrolardır. Hangi programın nasıl bir dille anlatılması gerektiğini netleştirdikten sonra bu görevi üstlenecek kadroları konuşmak gerekir. Burada Türkiye siyasetinin ana akımlarının eşit temsili uzun dönemde bir zorunluluk olmakla birlikte kısa dönemde kolay gerçekleştirilebilir bir hedef değildir. Burada dikkat edilmesi gereken dışlayıcı, dar kadrocu yaklaşımlardan kaçınıldığının hissettirilmesidir. Toplumda sosyalistler de dahil olmak üzere ideolojik tutumları ile öne çıkmış kişiliklere yönelik önyargı ve güvensizliğin aşılmasını sağlayacak bir izlenimin verilmesidir, kısa dönemde gerçekleştirilebilir olan.

Üçüncü belirleyici unsur ise siyaset araçlarıdır. Programın, kadrolar eliyle topluma taşınmasında hangi araç ve yöntemler kullanılarak politik mücadelenin inşa edileceği konusu, bugün DBH sürecinin 'çatı' arayışına cevap vermesinde kritik öneme sahiptir. Eski örgütlenme yöntemleri ve araçlarını kullanabilme imkanı şüphesiz toptan reddedilmemelidir. Ancak değişen toplum ve iletişim stratejileri yok sayılarak mesajın ulaştırılması, katılımın sağlanması mümkün olmayacaktır. Bu araçların kullanımının kendisi, yeni bir dil ve yeni kadroları beraberinde getirecektir.

Baştaki soruya geri dönelim. DBH sürecinin 'çatı' ihtiyacına cevap verebilmesi için programı doğru tanımlamak elbette önemlidir. Ancak ben bu konuda bir mesafe alındığının, mevcut katılımın zihin dünyasının da bu anlamda sağlıklı bir dil inşasına yatkın olduğunu düşünüyorum. Temsil ve katılım çeşitliliği konusu çalışmaların yoğunlaşması ile aşılabilir bir sorundur. Pratiğin kendisi, niyeti siyasal mücadele olan isim ve çevrelerle kanallar açılmasını sağlayacaktır. Başta güçlü bir vitrin kurulamamış olması elbette bir eksikliktir ama aşılamayacak bir sorun da değildir. Paralel platformlar oluşturulması, kimi etkinliklerde katkı istenmesi yolu ile tanışma ve birlikte çalışma süreçleri inşa edilebilir. Birçok siyasi girişimde asıl sorun program ve kişiliklerden kaynaklanırken burada üçüncü nokta daha belirgin sorun alanını oluşturmaktadır. Sorun, deyim yerinde ise, 'üretim araçlarının üretilmesi' sorunudur. İhtiyaç analizinde öne çıkan eksikleri giderebilme yollarını konuşmak için doğru bir noktada durulmaktadır. Ancak artık durmak değil ilerlemek gerekmektedir. Güçlü gözükmeyi sağlayacak katılımı sağlayabilmek için elimizde ki gücü, kaynakları, imkanları ortaya koyarak işe başlamalıyız. Güçlü bir katılım olmadıkça kaynak bulamayız diyorsanız bu işi tavuk-yumurta kısırdöngüsüne indirgemişsiniz demektir. Tam da bu durumda DBH ne 'çatı'ya gider ne de başka bir yere. Ama ben bu soruya olumlu cevap vermek ve koşullarını aramanın daha anlamlı olduğuna inanıyorum. Olumsuz cevap verenlerin alternatifini de ortaya koyması gerekmektedir. Bu günden konuşmayı erken gördüğüm alternatiflerin bile hayat bulabilmesi için DBH konusunda üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. Süreci devam eden, birbirini tamamlayan bir çaba olarak planlamak, durmadan karar ve adres değiştiren bir kararsızlık tavrı yansıtmaktan daha doğrudur her zaman. Önce güven bunalımını aşmak gerekiyor galiba.