Kullanıcı Girişi
Özel Menünüz
Köxüz'den Yazılar E-Grubu'na Katıl!
Üye olursanız yazılar adresinize otomatik olarak gelir.
Üye olmak için aşağıdaki boşluğa mail adresinizi yazın "Tıkla ve Katıl" tuşunu tıklayın.
| koxuzden-yazilara katıl |
| Bu grubu ziyaret et |
27-28 Haziran'da "Yapılan Demokrasi İçin Birlik" Konferansı "Sonuç Bildirgesi"nin Eleştirisi (2) Bütünsel ve Biçimsel

Bütünsel ve Biçimsel Eleştiri
Öz ve Biçim İlişkisi
İçeriksel zaaflar ve yanlışlar biçimsel ve bütünsel özelliklerde yansırlar. Bu nedenle içeriksel eleştiriye geçmeden önce, bu metnin biçimsel özelliklerini ele alalım.
Ortadaki her hangi bir metin değildir, çok özel bir metindir. Kamoyunun önüne görüşleri, programı, politikayı ve taktikleri vs. kısa ve özlü olarak açıklamak için bir bayrak gibi koyulmuş bir metindir. Bu gibi metinlerde az, öz, net ve anlaşılır olmak; organik bir bütün olmak, sistematik olmak gibi bir takım özelliklerin bulunması gerekir.
Sıradan bir makalede veya bir toplantı protokolünde hoş görülebilecek kimi biçimsel özellikler bu gibi özel metinlerde hoş görülemez.
Ama "Bildirge" ele alındığında, onun bu gibi kriterlere, en sıradan bir makale veya toplantı tutanağından bile uzak olduğu görülür.
Bu biçimsel zaaflar ve yanlışlar onun oluşumunun (eklektik bir şekilde bir araya getirme, herkesi memnun etme her şeyi söyleme) ve içeriksel yanlışlarının bir görünümüdür.
Şimdi bunu ayrıntısıyla görelim.
*
Uzunluk ve Kısalığın Anlamları
En kaba ve görünür niceliklerden başlayalım.
"Bildirge" 27 Paragraf, 1358 Sözcük ve boşluklarıyla birlikte 11.314 vuruştan oluşmaktadır.
Bizim Buna alternatif olarak sunduğumuz "Demokrasi İçin Birlik Toplantısına Karar Tasarısı" başlıklı alternatif metin ise (Bundan sonra buna kısaca "Tasarı" diyelim): 25 Paragraf, 654 Sözcük ve boşluklarıyla birlikte 5255 vuruştan oluşmaktadır.
"Bildirge" bizim önerdiğimiz "Tasarı"nın iki katından fazla bir uzunluktadır. Bu normal olarak onun içerikçe çok daha zengin olduğu, daha çok şeyi anlattığı anlamına gelmelidir. Böyle olmadığı analiz geliştikçe daha net olarak görülecektir. Burada sadece uzunluğun, normal koşullarda bu anlama gelmesi gerektiğini belirtmekle yetinelim.
Her iki metnin paragraf sayıları neredeyse aynı olmasına rağmen, Bildirge iki misli uzunluktadır. Bu bildirgenin aynı miktarda paragrafta daha çok sözcük kullandığı, yani yeterince az, öz ve net olmadığı anlamına gelebilir. En azıdan bu yönde bir eğilimi ima eder. Yani içerik ve problematikler bir yana, Tasarı nicelikler düzeyinde, Bildirge'den daha uygundur bir "Bildirge"de aranacak özelliklere.
Bu uygunluk paragraf başına düşen vuruş sayılarında daha da netleşir. (Bütün bu özellikler sözcük sayılarında da görülebilir. İki misli fazla sözcük kullanır Bildirge.)
Nitekim, Bildirge'de paragraf başına 419 vuruş düşmektedir (Yuvarlak hesap 420). Tasarı'da ise, paragraf başına düşen vuruş sayısı 210'dur.
Yani Bildirge'nin sadece kendisi iki misli uzun değildir, neredeyse her paragrafı da iki misli uzunluktadır.
Bir Bildirge ya da Program, kesin, net ve açık ifadeler içermelidir, yani olabildiğince sade olmalıdır. Bu da biçimde, kısa ve özlü paragraflar olarak yansır normal koşullarda.
Şu ana kadar görülen nicel veriler ise, Bildirgenin Tasarıya göre iki misli uzun paragraflardan oluştuğunu dolayısıyla yeterince kesin, net ve açık ifadeler bunmadığını veya bu yönde bir eğilimi olduğunu göstermektedir.
Programatik metinlerin özlüğü ve kısalığı ile o metinlerin öncesindeki uzun hazırlık ayları ve yıllarındaki metinlerin uzunluğu arasında diyalektik bir ilişki vardır.
Metodoloji, Kavramlar, Program ve Strateji düzeyinde ne kadar uzun, derin, kapsamlı tarihsel ve sosyolojik araştırmalar, tartışmalar yapılmış, görüşler ne kadar olgunlaşmış ise, programatik metinler o derecede kavramsal netliğe kavuşmuş dolayısıyla o kadar kısa ve özlü ifade edilebilirlik özelliği kazanmış olurlar. Bu da biçimde kısa ve özlülük olarak yansır.
Bu nedenle, en büyük devrimci stratejiler gibi, en devrimci programlar ya da sonuçlar, "Aaa bunu ben de yazarım" dedirtecek kadar kısa, sade ve özlü olurlar. "Aaa bunu ben de yazarım" denen program ve stratejiler yazılması en zor ve en uzun soluklu çaba gerektiren programlar ve stratejilerdir. Çinlilerin dediği gibi, "sadelik gelişimin ancak çok yüksel aşamasında ulaşılan bir özelliktir". Politik partiler ve hareketler bu programatik ve stratejik sadeliğe ancak uzun hazırlık ve birikimlerden sonra ulaşabilirler.
Buna karşılık, bu uzun hazırlık ve birikimden yoksun olanlar bu sadeliğe ulaşamazlar, dolayısıyla da programatik metinleri ve stratejileri bu sadeliği sağlayacak metodolojik ve kavramsal olgunluktan yoksun olurlar ve bu nedenle her şeyi anlatmaya çalışırlar ve hiçbir şeyi anlatamazlar.
Bu genel kural bizzat bu "Çatı Partisi" denen girişimin tartışmalarında ve ortaya çıkan metinlerde de görülebilir.
Bu toplantı öncesinde ve toplantı sonrasında, neredeyse tek teorik ve politik incelemeler, yazılar yazan biz olduk ve olmaya devam ediyoruz.
Buna karşılık, neredeyse herkes, ağız birliği etmişçesine, uzun ve çok yazdığımızdan şikâyet ediyordu ve hala da ediyor.
Buna karşılık, bu uzun ve çok yazmamızdan şikayet edenlerin, uzun ve çok yazmamızdan şikayetlerinden başka, neredeyse kısa bile bir şeyler yazdıkları bile görülmüyordu.
Ve bizim uzun ve çok yazmamızdan şikayet edenlerin neredeyse hepsi de bu uzun bildirgenin uzunluğuna dair bir tek sözle olsun şikayet bile etmediler, yani en azandan susuşlarıyla onun uzunluğunda bir sorun görmediler.
Çok uzun ve çok yazdığından şikayet edilen bizim metnimiz ise, gerek genel uzunluğu, gerek paragraflarının uzunluğu bakımından uzunluğundan şikayet edilmeyen metnin yarısı uzunluğundadır.
Yani uzunluktan ve çokluktan şikayet edenlerin esas metni uzun iken uzun ve çok yazdığından şikayet edilen bizim esas metnimiz kısadır. Ve nedense arkadaşların hiç birini bu en önemli konudaki uzun oluş rahatsız etmez.
Bu durum, elbet bu arkadaşlar açısından bir çelişki ve paradokstur, onların tutumlarının ve anlayışlarının yanlışlığını gösterir.
Ama bizim yaklaşımımız açısından, paradoks gibi görünen, diyalektik bir sbtündür, aynı madalyonun iki yüzüdür.
Onlar, tam da o uzun programatik tartışmalardan hoşlanmadıkları, o konulara ve tartışmalara girmedikleri için uzun bir metin ortaya çıkarmışlar ve onun uzunluğunda bir sorun görmemişlerdir.
Ve biz tam da uzun uzun her önermeyi ele alıp inceleyip eleştirdiğimiz için; teorik hazırlık ve olgunlaşmaya büyük değer verdiğimiz için, bizim metnimiz ve paragraflarımız daha kısadır.
Ama elbet bu aynı madalyonun iki yüzü oluş, bu nesnel birliktelik, bizim bu arkadaşlardan öznel olarak, içine düştükleri çelişki ve çifte defter tutma durumuna dikkati çekip, anlayış ve duruşlarını gözden geçirmeleri ve ciddi bir özeleştiri yapmaları gerektiğini söylememize bir engel teşkil etmez.
29 Temmuz 2009 Çarşamba
Demir Küçükaydın
-
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun

Biz?
Son yazılarınızda "biz" kullanıyorsunuz. Bir temsiliyet mi anlaşılmalı yoksa yazı akışı için gerekli bir şey olarak mı?
Biz
Merhaba,
Ozel olarak dusunulerek kullanilmis degil. Ben kendimi kastederken tevazu ifadesi olarak biz derim genellikle. Ondandir herhalde. Eskiden yaygin bir kullanimdi. Yeni kusaklar bilmiyor ve yanlis anliyor bu nedenle pek kullanmamaya calisiyorum ama aliskanlik iste.
Selam ve saygilarimla
Demir Küçükaydın
Kişisel sayfa: Demir'den Kapılar
http://www.demirden-kapilar.org/anasayfa
demiraltona-at-hotmail-dot-com