Skip to the navigation
.
Skip to the content
.
Köxüz Sitesi bundan sonra http://www.koxuz.net/anasayfa/ adresinde devam edecektir.
Anasayfa
Son Gelenler
Köşe Yazıları
Bloglar
Forumlar
Yorumlar
Kitaplar
Galeriler
Kontak
Linkler
Ana Sayfa
»
Anasayfa
Ramazan Vesilesiyle İftar Yemeği Vermeli Önerisi Üzerine
Görüntüle
Düzenle
links
Başlık:
*
Kategoriler
Köşe Yazarları:
*
- Lütfen seçiniz -
A. Hicri İzgören
Abdullah Öcalan
Abdullah Korkmazhan
Ali Dehri
Avni
Ayhan Bilgen
Ayşe Günaysu
Çözüm Defteri
Öteki Tarih
Özgür Amed- Kurdocul İşler
Özgür Ünveren
Birol Dinçel
Cihan Erdoğan'ın Yazıları
Delil Karakoçan
Demir Küçükaydın
Deniz Tilyos
Erkan
Erol Özkoray
Esen Uslu
Esra Çiftçi
Faysal Özçift
Ferhan Umruk
Ferhat Arslan'ın Fotograf Çalışmaları
Ferhat Tunç
Fırat Aydınkaya
Garbis Altınoğlu
Gün Zileli
Günay Aslan
Hakan Akçura
Hakan Öztürk
Halil Savda'nın Yazıları
Haluk Gerger
Handan Çağlayan
Hasan Oğuz
Haşim Kutlu - Kızılbaş Meydanı
Hüseyin Aykol
Hüseyin Çelik
Hrant Dink
Kardeş Türküler
Köxüz
Kiraz Biçici
Koray Düzgören
Loqman Ehmed'in Çalışmaları
M. Şehmus Güzel
Medya Diyalog
Murat Çakır'ın Yazıları
Murat Kanatlı
Muzaffer Oruçoğlu
Mıgırdiç Margosyan
Ozan Değer
Ragıp Duran-Apoletli Medya
Ragıp Zarakolu
Ramazan Kaya
Sait Çetinoğlu
Salih Kadim
Sevan Nişanyan'ın Yazıları
Sezai Sarıoğlu
Tayfun Şen
Tayfun İşçi
Teslim Töre
Ulus Irkad
Uğur Kemal
Veysi Sarısözen
Yalçın Yusufoğlu
Yüksel Genç
Yıldırım Onat
Zeliha Akpınar
Şaban İba
Şeyhmus Diken
Köşe Yazarları burada kendi isimlerini seçmeli
Bölümler-Konular:
*
Gündem
-"Barış Süreci"
-"Kürt Sorunu"
-Anayasa Tartışmaları
-Avrupa Birliği
-Çatı Partisi Tartışmaları
-Büyük Ortadoğu Projesi
-İnsan Hakları
Politika
-Türkiye Politikası
-Ortadoğu Politikası
-Dünya Politikası
Ekonomi
-Dünya Ekonomisi
-Türkiye Ekonomisi
Sınıflar ve Partiler
Sosyal Hareketler
-Ulusal Hareketler
-Barış Hareketi
-İşçi Hareketi
-Çevre Hareketi
-Kadın Hareketi
-Gençlik Hareketi
Kültür ve Sanat
-Plasitk Sanatlar
-Sinema - Tiyatro
-Edebiyat
-Müzik
Dosyalar
-Hrant Dink Cinayeti
-Şemdinli
Linkler
Bilim ve Teknik
-Doğa Bilimleri
-Toplum Bilimleri
Yaşam - Günlük Hayat
-Medya
-Spor
Felsefe
Köxüz'den Yazılar
-Köxüz'ün Temel Metinleri
-Köxüz'den Mektup
-Köxüz Redaksiyonundan
-Köxüz'den Yorumlar
-Köxüz'ün Künyesi
Okurladan Yankılar
Lütfen yazınızın yer alacağı bölümü seçiniz.
Ana Metin:
<p><span>“<i>Her şerrin bir hayrı vardır</i>” derler.<br /> <span>Demokrasi İçin Birlik Hareketi olarak Ramazan vesilesiyle bir "<i>iftar yemeği</i>" düzenleme önerisi ilk kez, sınırlı da olsa, somut bir konuda farklı kavrayış ve algılayışların, farklı yorumların dile getirilmesine yol açtı.</span></p> <p><span>Bu tartışma, programatik karakterdeki “<i>Bildirge</i>”nin bir meyvenin etli kısmı gibi sözlerinin içindeki tohumların şimdi nasıl zehirli meyveler vermeye başladığını gösterdi. Bir program tartışması yapmanın, (Program tartışması, program metni tartışması değildir ve burada programdan program metni anlaşıldığı için hep komisyonlara bu görev verilmektedir.) kavramsal netliğin, programın somut hedeflerden başka bir şey içermemesi gerektiğinin önemini gösterdi.</span></p> <p><span>Tabii görmek isteyen gözler için. Neleri nasıl gösterdi? Bütün bunları daha somut olarak göstermeye çalışalım bu tartışmalar vesilesiyle yazıda.</span></p> <div align="center">*</div> <p><span>Önce şunu açık açık olarak koymak gerekiyor. İsteyenler, "inançlılar ve inançsızlar" veya bu ayrıma da karşı çıkan örneğin Demokratik Birlik Hareketinin "üye" ve sempatizanı kişiler, kişiler olarak toplanıp iftar yemekleri düzenleyebilirler.</span></p> <p><span>Buna kimsenin bir itirazı olamaz ve bizim de yoktur.</span></p> <p><span>Ama demokratik mücadeleyi örgütlemek, derlemek, toparlamak gibi bir amacı olduğunu söyleyen bir politik formasyonun (şekillenmenin) böyle bir şey yapmasına çok ciddi itirazlarımız vardır.</span></p> <p><span>Böyle bir davranışın bırakalım demokratikleşmeyi, Türkiye'deki demokrasi mücadelesine zarar vereceğini, DBH'nın bu durumda, <b>çözümün değil sorunun parçası</b> olacağını düşünüyoruz.</span></p> <p><span>Neden?<br /> Ama buna geçmeden önce ve bunu anlatabilmek için önce bizim hangi noktadan itiraz ettiğimizin iyi anlaşılması ve başka itirazlarla karıştırılmaması gerekiyor.</span></p> <p><span>Bu farkı gösterebilmek için önce diğer itirazların bir eleştirisini yapalım.</span></p> <p><span>Benim bu öneriye itirazım, CHP veya Genel Kurmayın yaptığı gibi, "<i>dinin siyasallaşması</i>"na itiraz noktasından değildir.</span></p> <p><span>Ne yazık ki, Demokrasi İçin Birlik Hareketi içinden bu Ramazan vesilesiyle iftar önerisine karşı çıkılırken, gerekçeler tam da bu biçimde getirilmiş bulunmaktadır.</span></p> <p><span>Ve bu itirazlarda yansıyan görüş en azından, DBH’nın “<i>İftar yemeği</i>” düzenlemesi kadar yanlıştır ve onun ikiz kardeşidir. Önce bu görüşlerin nasıl ifade edildiğini görelim. </span></p> <div>Örneğin Gülseren Pusat şöyle yazıyor:</div> <p><i><span>"DBH'de ortaklaştığımız temel prensipler açısından, DBH'nin düzenleyeceği bir iftar buluşmasını doğru bulmadığımı belirteyim. Yürütmede de Uğur arkadaşa bu önerisini uygun bulmadığımı söylemiştim. Elbetteki isteyen insanlar bir araya gelip kendileri adına yapabilirler. <b>Ancak kurumsal olarak, yani DBH olarak,</b> <b>dinin siyasallaşmasına ve araçlaşmasına karşı olanlar olarak siyaseten oruç tutanların yemeği olan iftarda buluşulmasını yanlış buluyorum.</b>" </span></i>(altını biz çizdik)</p> <p><span>Benzer şekilde Aydın Erdoğan da şu itirazı yapıyor:</span></p> <p><i><span>"Bu işte küçük bir terslik olduğunu düşünüyorum. </span></i></p> <p><i><span>Ankara toplantısında, kürsüden<b> "kutsal"ın siyaset dışı kalması gerektiğini</b> ifade etmeye çalışmıştım. (…)</span></i></p> <p><b><i><span>Kutsalın siyaset alanında kullanılması, kutsalı siyasal çatışma aracı haline getirmiştir ve getirmeye devam ediyor.</span></i></b><i><span> Bu alanda bir yarışmanın olduğu da gerçektir. <b>Kanımca doğru olan, kutasalın siyasallaştırılmasına karşı durmak gerekir.</b> <b>Caminin, Cemevini, orucun, iftarın siyaset aracı haline getirilmesini doğru bulmuyorum.</b>"</span></i> (altını biz çizdik)</p> <p><span>Örneğin Gülseren Pusat'ın itirazını içeren alıntıda son cümleye kadar olan kısma bir itirazımız yoktur. Ancak gerekçe olarak yazılmış olan son cümledeki itiraz, sadece aşırıca Türkiye'nin resmi laiklik söylemine uygun düşmemektedir, aynı zamanda demokratik bir program ve anlayış açısından yanlıştır.</span></p> <p><span>Çünkü, gerçek bir demokraside, pek ala gerekçelerini İslam veya başka bir dinde bulan ve öyle ifade eden partiler kurulabilir; yani “<i>dini siyasallaştır</i>”anlar, “<i>kutsalı siyasallaş</i></span><a href="#_ftn1" name="_ftnref1" title=""><i><span style="font-size: 10pt; line-height: 120%;"><span><span><b><span style="font-size: 10pt; line-height: 120%;">[1]</span></b></span></span></span></i></a><span>”tıranlar olabilir. Gerçek bir demokratın görevi “<i>dini siyasallaştırma</i>” özgürlüğünü savunmaktır.</span></p> <p><span>Ama gerçek bir demokrat <b>bireylerin, örgütlerin, partilerin</b> “<i>dini siyasallaştırma</i>” özgürlüğünü savunurken; <b>devletin,</b> yani ulusun ve politik olanın, <b>dini siyasallaştırma özgürlüğünü reddetmelidir</b>; yani devletin dine göre tanımlanmasının amansız düşmanı olmalıdır.</span></p> <p><span>Yani kişi, parti ve derneklerin dini siyasallaştırması özgürlüğünü savunurken; devletin böyle bir özgürlüğü olmasını reddederiz. <b>Devlet karşısında </b>dinin bütünüyle kişilerin özel sorunu olması gerektiğini savunuruz.</span></p> <p><span>Türkiye'de ise,<b> devlet </b>dini tam anlamıyla siyasallaştırdığı için; yani Türkiye'de ulusun tanımı aynı zamanda Sünni İslam’a dayandığı için, resmi devlet dini genel olarak İslam ve özel olarak da Sünni İslam olduğu için, kişilerin, örgütlerin ve partilerin dini siyasallaştırması yasaktır.</span></p> <p><span>Askeri Bürokratik Oligarşi'nin "<i>dinin Siyasallaşması</i>"na karşı çıkışı, aslında dinin belli bir tarzda siyasallaşmasını yasaklarla garanti altına almaktan başka bir anlama gelmez.</span></p> <p><span>Özetle Türkiye'de din korkunç ölçüde siyasaldır. Türkiye’de siyasal olan, yani devlete ve ulusa ilişkin olan, sadece bir soyla, bir dille, bir ırkla yani Türklükle değil; aynı zamanda dinle, yani Sünni İslam ile tanımlanmıştır.</span></p> <div>Ve tam da böyle olduğu için "<i>Dinin siyasallaştırılması</i>" yasaktır.</div> <p><span>Bizzat bu durum bizim programımızı apaçık ortaya çıkarır. Bu günkü durumun tam tersi olabilir demokratik bir program: <b>Devletin dini siyasallaştırma hakkını reddetmek ama partilerin, örgütlerin kişilerin dini siyasallaştırma özgürlüğünü savunmak.</b></span></p> <p><span>Gerçekten laik bir ülkede ise, ulus ya da politik olan tam da dinle tanımlanmadığı için, kişilerin özel sorunu olduğu için, yani din "siyasallaşmamış" olduğu için; dini siyasallaştırma özgürlüğü olur. Yani hiçbir parti dini siyasallaştırdığı için kapatılmaz, böyle yaptığı için hiç kimse cezalandırılamaz. Yani isteyenler örneğin “Müslüman Demokrasi Partisi” kurabilir; isteyenler “Müslüman İşçiler Sendikası” kurabilir. </span></p> <p><span>Ve böyle bir ülkede devletin din dersi verme, vatandaşlardan bir din adına vergi alma; o din için okullar açma özgürlüğü olmaz.</span></p> <p><span>Sorunun özü böyleyken, Demokrasi İçin Birlik Hareketi'nin bir "üye"sinin veya destekleyicisinin <b>"<i>dinin siyasallaşmasına</i>" karşı olma</b> <b>gerekçesiyle </b>örgüt olarak bir iftar yemeği düzenleme önerisine karşı çıkması, Demokrasi İçin Birlik Hareketini oluşturanların henüz ne kadar demokrasiden uzak olduğunu göstermesi bakımından anlamlıdır ve karşı çıkılan önerinin kendisi kadar yanlış ve tehlikelidir. </span></p> <p><span>Tabii “üye”leri böyle henüz demokratik bir programa bu kadar uzak bir organizasyonun nasıl demokratik bir programı savunup toplumu nasıl demokratikleştireceği de ortada bir soru olarak kalmaktadır.</span></p> <p><span>"<i>Dinin siyasallaşması</i>" Türkiye'de <b>bir tehlike değil bir gerçek durumdur</b>. Bu verili ve gerçek durumda "<i>Dinin siyasallaşması</i>"na karşı olduğunu söylemek, gerçek durumu laiklik gibi görmek ve göstermektir ve Genelkurmay ile aynı dili konuşmaktır.</span></p> <p><span>Bugün varolan sistem bir yandan devleti dinle tanımlar ve diğer yandan dinin siyasallaşmasını yasaklar; bunlar birbirinden ayrılmaz ikiz kardeşler, aynı madalyonun iki yüzü olduğu için "<i>dinin Siyasallaşması ve araçlaşması</i>" gerekçesiyle İftar Yemeği verme önerisine karşı çıkmak iki kere yanlıştır.</span></p> <div>Bir yandan bizler "<i>dinin siyasallaşması ve araçlaşması</i>" <b>özgürlüğü nü savunmamız gerektiği için yanlıştır</b>. Yani kendi <b>hedefimizi yanlış tanımlamaktadır</b>.</div> <p><span>Diğer yandan aynı zamanda bugün devlet dinle tanımlandığı; yani belli bir din, <b>Sünni İslam, zaten sonuna kadar siyasallaşmış olduğu için yanlıştır</b>. Yani <b>var olan durumu yanlış tanımlamaktadır</b>.</span></p> <p><span>Sonuç olarak "<i>dinin siyasallaşması</i>" gerekçesiyle DBH'nın bir iftar yemeği düzenlemesine karşı çıkmak yanlıştır ve aslında bu günkü anti demokratik sistemin kelimesi kelimesine savunulması anlamına gelir.</span></p> <div align="center">*</div> <p><span>Benim karşı çıkış gerekçem bu değildir. Tamamen farklıdır. Bunun birçok düzeyi bulunmaktadır. Ben itirazımı yaparken, hem programatik, hem stratejik, hem de taktik olarak baştan başa yanlış olduğunu düşünüyorum. O nedenle karşı çıktım. Şimdi bunu açıklamaya çalışayım.</span></p> <div>Önce en basitinden başlayalım</div> <p><span>Türkiye’de Sünni İslam çoğunluğun dini olduğu gibi aynı zamanda devletin desteklediği, kendisini ve ulusu tanımladığı dindir. (Devletin desteklediği ve ulusu tanımladığı din ille de çoğunluğun dini olmayabilir. Örneğin Suriye’de Alevi denen Nuseyri azınlık iktidardadır ve devlet onlara dayanır ve onları destekler. Saddam döneminde Irak’ın da çoğunluğu Şii olmasına rağmen iktidarda azınlıkta olan Sünni İslam vardı.)</span></p> <p><span>Egemen olan hele de çoğunluksa, baskı altında değildir, aksine imtiyazlı ve egemendir, dolayısıyla baskıya karşı ve demokratik bir hareket çıkmaz oradan.</span></p> <p><span>Örneğin bir işçi, işçi olarak burjuvazi tarafından ezilir ama bir Sünni Müslüman; bir erkek, bir Türk olarak ezen durumundadır. Onun bu özelliklerinin demokratik bir karakteri bulunmaz. Çünkü o sadece çoğunluğun gücüyle günlük hayatta değil, hukuken de üst ve imtiyazlıdır. Müslüman, Türk ve Erkek olarak o imtiyazlarının esiridir. O bu özellikleri nedeniyle bir baskı yaşamaz, aksine sürekli olarak bir imtiyazı yaşar.</span></p> <p><span>Elbette tıpkı sosyalizme gönül vermiş bir burjuvanın bu fikirlerinden dolayı baskıya uğraması gibi bir Müslüman, bir Erkek, bir Türk de baskıya uğrayabilir, ama bu onun Müslümanlığı, Türklüğü veya Erkekliği nedeniyle değil; fikirleri nedeniyle bir baskı olur.</span></p> <p><span>Bu nedenle İşçilerle veya halkla ilişki kuracağım diye, işçilere veya halka bir Müslüman, bir Türk veya bir erkek olarak gitmek, işçilerin en geri ve gerici yanlarını okşamaktır. Bizler bir Müslümanla, bir Türkle, bir erkekle demokratik düzeyde bir ilişkiyi bir işçi olarak, bir Alevi Olarak, bir Kürt olarak; bir kadın ya da eşcinsel olarak kurabiliriz.</span></p> <p><span>Yani demokratlar, biz Kürtler olarak Türklerin Cumhuriyet bayramına gidelim; Kürtler ve Türkler olarak ne kadar çok renkli mozaik ve de hoşgörülü olduğumuzu gösterelim diyemezler; bu demokrasi ve çok renklilik adına Türklerin geri yanlarını okşamak olur; biz Türklere haydi Kürtlerin Newrozuna gidelim diyerek “milleti siyasete alet” ettiğimizde biraz demokrat davranmış oluruz.</span></p> <p><span>Bizler, haydi allahsızlar ve Aleviler olarak gidelim birlikte Sünnilerle iftar açalım; ne kadar çok toleranslı ve demokratik ve de mozaik olduğumuzu gösterelim diyemeyiz. Bu demokrasi adına Müslümanların geri yanını okşamak olur. Bizler Müslümanlara, haydi Sivas katliamını anma ve protestoya gidelim; haydi Cemevine gidip dayanışmamızı gösterelim veya haydi şu hoparlörlerle yapılan ezan terörüne ve ses kirlenmesine karşı duralım diyerek “<i>dini siyasete alet</i>” ettiğimizde biraz demokrat davranmış oluruz.</span></p> <p><span>Bizler kadınlara haydi sünnet düğününe gidelim diyemeyiz. Ama bizler erkeklere, 8 Mart’a katılalım Kadınlara mücadelelerinde destek olalım dersek veya bir eşcinsel öldürüldüğünde ve teröre uğradığında erkekleri onlarla dayanışmaya çağırırsak biraz demokrat davranmış oluruz.</span></p> <p><span>Tabii böyle davrandığımızda demokrat oluruz belki ama ne Türklerden, ne Müslümanlardan, ne erkeklerden doğru dürüst bir karşılık bulamayız. Elbette tek tük Türk, Müslüman veya Erkekler bir yankı göstereceklerdir ama bunu da Türk, Müslüman ve Erkek oldukları için değil; siyasi inançları gereği demokrat oldukları için yapacaklardır.</span></p> <p><span>Dolayısıyla bu tür çağrı ve davranışlar, daha demokratik karakterde olmalarına rağmen, Türkleri, Müslümanları ve Erkekleri pek fazla değiştirmez ve etkilemez. Türkleri, Müslümanları ve Erkekleri etkileyecek ve değiştirecek olan, Türk olmayanların; Müslüman olmayanların; kadınların vs. mücadeleleridir. Bütün siyasi mücadeleler tarihi bunu göstermektedir.</span></p> <p><span>O halde bizim görevimiz bütün bu özneler söz konusu olduğunda ezilenlerin hareketleri içinde ve yanında yer alarak ezene karşı mücadele etmek ve bu ezme ilişkisini ortadan kaldırmak olabilir. Bu da özünde demokratik bir mücadeleden başka bir anlama gelmez.</span></p> <p><span>Örneğimize gelirsek, Demokrasi İçin Birlik Hareketi, Sünni Müslümanlarla iftar yemeği düzenleyerek değil; Alevilerin mücadelesi ve örgütlenmesi için; Aleviler içinde demokratik bir programın şekillenmesi ve demokratik olmayan Alevilerden ayrışabilmesi için mücadele ettiğinde, örneğin bir tartışma düzenlediğinde, bir yayın çıkardığında, Sünni Müslümanların demokratikleşmesi için de gerçekten bir iş yapmış olabilir.</span></p> <p><span>Özetle, iftar yemeği önerisi, her şeyden önce, ezene, üst olana yönelik olduğu için; ona bir tür yaltaklanma olduğu için çok yanlış ve tehlikelidir. Böyle bir önerinin Kürtlere, Türklerin Cumhuriyet bayramını birlikte kutlayalım demekten farkı yoktur.</span></p> <div align="center">*</div> <p><span>Ama sorun sadece bu da değil, özneler arasındaki ilişkiler ve program sorununda son derece ciddi yanlışlarla da ilgilidir bu tür öneriler ve bu önerilere böyle öneri kadar yanlış itirazlar gelmesi.</span></p> <p><span>Aslında burada şimdi bu iftar yemeği bağlamında ifade edeceğim görüşleri gerek diğer yazılarımda gerek özel olarak da Yeni Sosyal Hareketler ile ilgili yolladığım yazılarda defalarca ifade ettim. Belki oralarda soyut ve anlaşılmaz kalmış görüşleri böylece daha anlaşılır ve somut olarak ifade etmeyi deneyelim.</span></p> <p><span>Belki bilinmiyordur, belki anlaşılmamıştır, belki de unutulmuştur ama tekrar hatırlatayım.</span></p> <p><span>İktisadi ilişkiler içindeki çıkar ve konumlardan doğmayan (yani sınıfsal olmayan) özne veya hareketlere “<i>Yeni Sosyal Hareketler</i>” denmektedir.</span></p> <p><span>Örneğin Kadın, Eşcinsel, Ulusal Kurtuluş, Ekoloji, Barış, Siyahların hareketi, Alevi hareketi gibi hareketler bu bağlamda sayılabilir. Bu hareketlerde <b>bütün sınıflardan insanlar</b> bulunur.</span></p> <p><span>(Bu hareketleri yaratan neden ve koşullar ile bu hareketlerin teorik kavramsal açıklaması <i>Marksizmin Marksist Eleştirisi</i> adlı kitabımızın “<i>Tarihsel Maddeciliğin Tarihine Katkı</i>” alt başlıklı <i>Önsöz</i>’ünde yer almaktadır. Bu yazıları zaten daha önce gruba yollamıştım. Kısaca geçelim.)</span></p> <p><span>Yeni Sosyal Hareketler ve bu güçlerin ilişkileri ve programı gibi konular, klasik işçi sınıfı ve köylülük ilişkileri gibi eline alınamaz. </span></p> <p><span>İşçiler ve Köylüler, iktisadi ilişkiler içindeki konum ve çıkarları farklı güçlerdir. Onlarda sorun iki ayrı gücün ilişkisi ve ortak çıkarları ile ilgilidir.</span></p> <p><span>Ancak bir Alevi, Kadın, Ekoloji, Barış, Ulusal Kurtuluş vs. hareketinde insanlar, iktisadi ilişkiler içindeki konumları nedeniyle yer almazlar; özgül baskılar nedeniyle yer alırlar ve bu baskılar da saf anlamıyla kapitalizmin kendi özünden ve yapısından doğmaz.</span></p> <p><span>Yani sermaye aslında, saf ve soyut biçimiyle cinsler karşısında nötrdür, dinler, kültürler, diller, soylar karşısında nötrdür. Çünkü İşgücünün dili, dini, cinsi vs. onun kullanım değerini, yani artı değer üretme yeteneğini, hiçbir şekilde etkilemez.</span></p> <p><span>Ama <b>sermayenin gerçek tarihsel hareketi </b>içinde, sermaye eski baskı biçimleriyle <b>simbiyoz bir ilişkiye girdiği için, eklemlendiği için</b>; somut tarihsel hareketin bir ürünü olarak bu baskı biçimleri ve özneler ve de hareketler ortaya çıkarlar.</span></p> <p><span>Bu hareketler hedeflerine ulaştıklarında kapitalizmi ortadan kaldırmak bir yana ona bir canlılık ve dinamizm bile verirler.</span></p> <p><span>Örneğin kadın üzerindeki baskının ortadan kalkması kapitalizmi ortadan kaldırmaz, aksine kapitalizme daha bir yaşama gücü ve canlılık da verir. </span></p> <p><span>Bu nedenle bu hareketlerin tek tek hedefleri, nesnel olarak, daha mükemmel bir kapitalizm yani aynı anlama gelmek üzere daha gelişkin bir demokratizm demektir.</span></p> <p><span>Yani Alevilerin, Kürtlerin, Kadınların, Eşcinsellerin üzerindeki baskıyı ortadan kaldıran; ekolojik normlarla donatılmış bir demokratik cumhuriyet kapitalizm için aslında en ideal koşulları sunar. </span></p> <p><span>Tabii işçilerin kendi çıkarlarını koruması ve birleşebilmesi için de en ideal koşullar olur bunlar.</span></p> <p><span>Bu özünde demokratik ve kapitalizmle çelişmeyen özellikleri nedeniyle bu farklı öznelerin hepsi (Yeni Sosyal Hareketler) bir <b>demokratik program ve harekette birleşebilirler</b>. </span></p> <p><span>Bütün Yeni Sosyal Hareketlerin mücadeleleri ve tarihi göstermektedir ki, bu hareketler içlerinde tüm sınıfları barındırdığından, sınıf ayrılıkları bu hareketler içinde programatik ve stratejik ayrılıklar biçiminde ortaya çıkmaktadır.</span></p> <p><span>Somut olursak örneğin Alevi Hareketi içinde, işçilerin eğilimi tam bir laiklik iken, Alevi burjuvazisi, büyük ölçüde devletin Aleviliği tanıması gibi bir programa sahiptir.</span></p> <p><span>Dolayısıyla, Demokrasi İçin Birlik Hareketi, bütün bu özneler içinde birliği değil, bu <b>özneler içindeki demokratlar ile demokrat olmayanların bölünmesini</b> ama <b>bütün bu farklı özneler içindeki demokratların birleşmesini </b>savunmalı ve temsil etmelidir.</span></p> <p><span>Bu Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin olmazsa olmazıdır.</span></p> <p><span>Yukarıdaki sonuç şöyle de ifade edilebilir: bütün özneler içindeki işçi sınıfının eğilimleri yani en demokratik eğilimler ancak bütün bu farklı özneleri birleştirebilir ve böyle bir programı geliştirebilir.</span></p> <p><span>Ancak burada bir sorun daha vardır. Bu hareketlerin her birisi, belli bir özne açısından onun sorunlarına yönelik olarak şekillenir. Yani örneğin Aleviler içindeki demokratik eğilim diyelim ki diyanetin kaldırılmasından yanadır ama aynı zamanda Kürtler üzerindeki baskıya yol açan ulusun Türklükle tanımlanmasına karşı olmayabilir.</span></p> <p><span>Yeni Sosyal Hareketler’in tarihi, bunların başka özneleri yaratan sorunlar karşısında körlük içinde olduğunu da göstermiştir. Keza bu ilişki İşçi Hareketi ile Yeni Sosyal Hareketler arasında da görülmektedir.</span></p> <p><span>Dolayısıyla bu hareketler içindeki demokratik veya sosyalist kanatın görevi, sadece o hareketin içinde o öznenin sorunlarının çözümü için bir demokratik program değil aynı zamanda bu programa ulaşmak için demokratik bir strateji, yani diğer öznelerin demokratik özlemlerini de programlaştırmak olur. Örneğin Aleviler, Kürtlerin, Kadınların, Eşcinsellerin, Ekolojistlerin, İşçlerin demokratik taleplerini de radikal bir demokrasi anlayışıyla kendi bayraklarına yazdıklarında bu güçleri kazanıp toplumun çoğunluğunun desteğini kazanabilir ve bu sistemi değiştirebilirler. Demokratlar ve sosyalistler bu hareket içinde böyle bir yaklaşımı savunmalıdırlar.</span></p> <p><span>Ya da örneğin Kürtler de, Alevilerin, Kadınların, İşçilerin vs. demokratik taleplerini radikal bir demokrasi anlayışıyla kendi bayraklarına yazdıklarında, bu güçlerin kazanıp toplumun çoğunluğunu ortak bir mücadelede birleştirebilirler.</span></p> <p><span>Bu her özne açısından diğer öznelere yönelik olarak böyledir.</span></p> <p><span>Zaten sosyal mücadeleler tarihi körlük kadar böyle bir eğilimin de bulunduğunu göstermektedir.</span></p> <p><span>Bu da bütün bu farklı öznelerin bir tek ortak demokratik bir programda birleşmelerinin hem mümkün hem de gerekli olduğunu gösterir.</span></p> <p><span>Tüm toplum için kapsayıcı ve sistematik demokratik bir programı savunmadığı sürece bu hareketlerin her biri, azınlıkta ve izole kalmaya ve böyle bir programı savunmadığı için de o hareketin içinde önderliği burjuvaziye kaptırmaya mahkumdur.</span></p> <p><span>Yani, <b>sistematik, kapsamlı ve radikal bir demokrasi programı</b> Yeni Sosyal Hareketlerin ve İşçi Hareketinin, yani tek tek bu öznelerin mücadelesinin birleştirilmesinin olmazsa olmaz koşuludur.</span></p> <p><span>Her hangi bir hareketten (İşçi, Kürt, Alevi, Kadın, Ekoloji, Barış vs.) hareketle bu noktaya varılabilir.</span></p> <p><span>Ama burada sistematik, kapsamlı ve radikal olmanın yanı sıra bir özellik daha gerekmektedir: bu program son derece somut hedefleri içermelidir. Çünkü somut ve sistematik olmadığı takdirde, bu farklı özneleri birleştirme özelliği bulunmaz.</span></p> <p><span>Somut olmak, sadece programların somut yapılacak işler planı olması özelliğiyle ilgili değildir; aynı zamanda bu öznelerin <b>farklı dilleri</b> olmasıyla da ilgilidir. Çünkü bu öznelerin her birinin kendi özel dili vardır ve birbirilerinin dilini anlamadıkları gibi, birbirlerini itici de olabilirler.</span></p> <p><span>Bir tür “<i>Lingua Franz</i>”, bir tür “Hiyeroglif”, “Ortak Dil” gerekmektedir bu farklı diller konuşan ve birbirinin dillerini anlamayan özneleri ortak bir mücadelede birleştirmek için.</span></p> <p><span>Biz tam da bu nedenle, sadece somut yapılacak işlerden ibaret, sistematik ve özlü bir program önerdik tüm bu farklı özneleri birleştirebilmek için, kabul edilmiş bulunan "<i>Bildirge</i>"ye karşı.</span></p> <p><span>Ama "<i>Bildirge</i>" bu <b>ortak dilin ancak somut eylemler ve talepler</b> olması gereğini ciddiye almayarak, bir yığın farklı öznelerin diliyle gereksiz edebiyatlar yaptı.</span></p> <p><span>Şimdi konumuzla ilgili bir örnek verelim ve böylece yarım kalmış olan "<i>Bildirge</i>"nin eleştirisine de devam edelim.</span></p> <p><i><span>"Gerçek bir barış ve özgürlükler Anayasası, Kürtlerin; emekçilerin; halkına sahip çıkan aydınların; Hallac-ı Mansurların Pir Sultanların eşitlikçi değerlerini özgürce yaşatmak isteyen Alevilerin inanç özgürlüğü isteyen Müslümanların; fiziksel, psikolojik, cinsel baskı, sömürü, ezilme ve şiddete maruz kalan kadınların; cinsel kimliği üzerinden dışlananların; sınır tanımaksızın yaşanan doğa ve tarih yıkımına karşı sınır tanımaksızın ekoloji ve dostluk köprüsü ile karşı çıkanların, neredeyse kaderleriyle baş başa bırakılmış engellilerin, bu ülkenin gündemine hep birlikte ağırlık koymaları ile ortaya çıkacaktır."</span></i></p> <p><span>Bütün bu paragraf aslında anlam olarak bir totolojidir. Bütün o dolgu maddelerini çıkardığınızda söylenen şudur: “<i>Özgürlükler Anayasas</i>ı” ezilenlerin “<i>ülke gündemine ağırlık koymalarıyla ortaya çıkar</i>”.</span></p> <div>Bu güne kadar aksini iddia eden mi vardı ki?</div> <p><span>Açık ki aslında “insan ölmemişse yaşıyordur” gibi bir “<i>Lapalis Hakikatı</i>” karşısındayız. Ezilenlerin ağırlığını koymadığı demokratik anayasa mı olurmuş? Bunun aksini iddia eden olsa ancak böyle bir önermenin anlamı olabilir. Laf ola beri gele.</span></p> <p><span>Bütün o aradaki dolgu maddeleri ezilenleri tanımlamaktadır güya ve de “edebi” biçimde.</span></p> <p><span>Peki şu edebi dolgu maddesine bakalım. Ne deniyor?</span></p> <div>Dilden başlayalım.</div> <p><span>Bu satırlar sosyalistlerin diliyle yazılmış ve yine o dile uygun olduğu için Aleviliğin dili de kullanılmış.</span></p> <p><span>Ama sosyalist ve Alevilerin bildirgede kendi dillerini kullanma hakları varsa yarın başkaları da çıkıp aynı hakkı isteyebilir.</span></p> <p><span>Yarın öbür gün bir Kürt pek ala çıkıp şöyle diyebilir ve diyecektir: "Orada Alevilerin kutsal bildikleri Hallacı Mansur, Pir Sultan denmiş; oraya Şeyh Saitlerin; Kemal Pirlerin diye eklenmesini de istiyorum”. O böyle diyince, bir Marksist Leninist çıkacak, Marksların, Engelslerin, Lenin'lerin de eklenmesini isteyecektir. Daha sonra başkası çıkıp bunu yetersiz bulacak, oraya Stalinlerin, başkası Troçki’lerin, başkası Bakuninlerin eklenmesini isteyecek; belki bir Müslüman çıkıp Ali Şeriati’lerin, başka bir Müslüman hazreti Ömer’lerin, bir Hıristiyan İsa’nın eklenmesini isteyebilecektir. Çünkü madem Alevilere bu hak verilmiştir herkesin bu hakkı olması gerekir.</span></p> <p><span>Ya da şöyle itirazlar gelebilir: Bir Müslüman çıkıp bizi inanç özgürlüğü istediğimizle niye sınırlıyorsunuz, biz de Ömer gibi eşitlikçiyiz, oraya hazreti Ömer’in adaletini savunan Müslümanların tabirini de ekleyiniz diyebilecektir</span><a href="#_ftn2" name="_ftnref2" title=""><span style="font-size: 10pt; line-height: 120%;"><span><span><span style="font-size: 10pt; line-height: 120%;">[2]</span></span></span></span></a>.</p> <p><span>Bunların henüz denmemiş olması temeldeki yanlışlığı değiştirmez.</span></p> <p><span>Görüldüğü gibi, "<i>Bildirge</i>"nin somut talep ve eylemler içermeyen bir metin oluşu aslında temel bir kavrayışsızlıkla, yeni sosyal hareketler ve bunların ilişkilerinin anlaşılmamasıyla ve farklı diller sorununun aşılması üzerine hiç kafa yorulmamasıyla ilgilidir. Ve çok ciddi handikaplar içermektedir. Böyle bir dil ve mantıkla o uzun cümlede iddia edilen, yani Ezilenlerin birleştirmek ve ülke gündemine ağırlık koyarak demokratik bir anayasaya ulaşmak mümkün olamaz. </span></p> <p><span>Demokrasi İçin Birlik Hareketi'nin bildirgesi, sadece farklı özneleri ve onların demokratlarını, ortak bir demokratik programda birleştirme kapasitesinden yoksun değildir; aynı zamanda onların birleşmesinin önüne ek zorluklar çıkarır. Bir diller çatışması yaratma potansiyeli taşır.</span></p> <div>Bu kısa nottan sonra tekrar konumuza gelelim.</div> <div align="center">*</div> <p><span>Yukarıdaki satırlarda, sadece somut olmayarak sadece ek zorluklar çıkarılmıyor; sadece belli bir dil kullanılarak ek zorluklar çıkarılmıyor; aynı zamanda içerik olarak da bir yığın yanlış şey de söyleniyor. Konumuzla ilgili bir örneği alalım. Bunlar yığınla var ama delinin kuyuya attığı her taşı çıkaramayız, bir örnekle yetinelim.</span></p> <p><i><span>"Hallac-ı Mansurların Pir Sultanların eşitlikçi değerlerini özgürce yaşatmak isteyen Alevilerin inanç özgürlüğü isteyen Müslümanların (…)</span></i></p> <p><span>Burada öznelerin sorunlarının ve taleplerinin yer değiştirdiğini de görüyoruz.</span></p> <p><span>Türkiye'de "<i>inanç özgürlüğü</i>" olmadığı için <b>ezilenler Müslümanlar değil</b>, Aleviler'dir. Aleviler ve Alevi hareketi Pir sultanların, Hallacı Mansurların "<i>eşitlikçi değerleri</i>" için değil; devlet Sünni İslam'ı gayrı resmi olarak devlet dini biçiminde tanımladığı için; yani gerçek bir inanç eşitliği talebi için vardır. <b>Eğer gerçekten laik bir ülke olunsa bir Alevi Hareketi olmazdı</b>.</span></p> <p><span>Yani aslında “<i>İnanç Özgürlüğü</i>” aslında Alevilerin, Alevi hareketinin var oluş nedeni ve temel talebidir. Bildirge'de ise tam tersi söylenmektedir.</span></p> <p><span>Burada bildirgenin atladığı ve İftar Yemeği yapalım önerilerine yol açan yanlış yargı da ortaya çıkıyor.</span></p> <p><span>Türkiye’de Sünni Müslümanlar inançlarından dolayı ezilen bir özne değildirler; aksine ezen ve egemen bir güçtürler. Onların durumu tıpkı Kürtler karşısındaki Türklere benzer. Onlar Müslüman olarak tıpkı Türkler gibi bu sistemden beslenirler ve <b>sistemden beslenenler sistemi değiştiremezler</b>.</span></p> <p><span>Kendinizi Türk olarak kabul ediyorsanız ve ana diliniz Türkçeyse, Türk olduğunuz için Türkiye'de ezilmezsiniz; aynı şekilde Müslüman olduğunuz için de ezilmezsiniz.</span></p> <p><span>Türk olduğunuz için ancak politik fikirlerinizden dolayı baskıya uğrayabilirsiniz. Aynı şekilde Müslüman olduğunuz için, ancak politik fikirlerinizden dolayı baskıya uğrayabilirsiniz.</span></p> <p><span>Türk nasıl Türklüğün tam anlamıyla özele ilişkin olduğunu savunmadan bir demokrat olamaz ise, bir Müslüman da diyanetin kaldırılması, okullardan din derslerinin kaldırılması; İmam hatiplerin kapatılması; “Azınlık”ların dinle tanımlanmasına son verilmesi gibi talepleri ileri sürmeden ve bunlar için mücadele etmeden demokrat olamaz.</span></p> <p><span>Ve İslami hareket içindeki radikal kesim, demokrasiye daha yakın görünen kesim; bu bildirgeyle kendilerine mesaj verilen kesim; "<i>inanç özgürlüğünü</i>" <b>değil</b> daha ziyade “<i>eşitlikçi değerleri</i>” savunurlar.</span></p> <p><span>Politik İslam içindeki bu günkü ayrışma henüz demokratlar ve demokrat olmayanlar ayrışması değil; daha eşitlikçi değerleri öne çıkaran emekçiler ve zenginler ayrışmasıdır. Vurgular esas olarak eşitlikçilik üzerinden yapılmaktadır.</span></p> <p><span>Ama bu eşitlikçiliği vurgulayan ve daha yakın olduğu düşünülen kesimlerin, bir iki istisna dışında, gerçek bir laiklik veya inanç özgürlüğü bayrağı astığı; (yani örneğin bizim bir Türk olarak, temel sorunun Türk sorunu olduğunu söylememiz; Türk olarak ulusun Türklükle tanımlanmasına karşı çıkmamıza paraleli bir durum) Sünni İslam’a karşı demokratik talepleri yükselttiği görülmemektedir.</span></p> <p><span>Bu da Sünni İslam’ın sistemden beslenmesiyle ve sistemden beslenenlerin onu değiştirmeyi istemeyecekleriyle ilgilidir.</span></p> <p><span>Aslanda Türk Sosyalistleri ve Müslüman Radikaller birbirlerine çok benzerler ve aynı madalyonun iki yüzüdürler.</span></p> <p><span>Türk sosyalistleri de, ezen ulustandırlar. Bu nedenle, ulusun Türklükle tanımlanmasını hiç sorun etmezler ve esas sorun ettikleri hep fakirlik, eşitsizlik, anti-emperyalizm vs. olur. Aslında bunları sorun etme, Türk olarak imtiyazlarını savunmanın; demokratik görevlerden kaçmanın örtüsüdür.</span></p> <p><span>(Demokrasi İçin Birlik Hareketi’ni oluşturan Türk sosyalistlerinin çoğu da böyledir zaten ve tam da böyle olduğu için programını ulusun tanımından Türklüğü kaldırmak olarak koymamakta ve bunu en acil ve baş görev olarak tanımlamamaktadır. Bildirgenin bütününe sinen mantık da budur zaten. Bildirge aslında Kürt hareketiyle ittifak yapar görünerek, Türklüğe karşı mücadele demokratik görevinden kaçan ve bunu fakirlik ve anti emperyalizm gibi gerekçelerle yapan Türk sosyalistinin çizgisini Kürt Hareketinin demokratik eğilimlerine yedirme metnidir özünde. Bildirgenin ruhu budur.) </span></p> <p><span>Türk sosyalistlerinin bu özelliği, yani Türk olarak ezen ulustan olmaları; aynı şekilde Müslüman olarak egemen ve ezen dinden olan radikal Müslümanlarda da görülür. Onlar da Türk sosyalistleri gibi, anti-emperyalizm, fakirlik, eşitsizlik gibi sorunları esas sorun olarak öne çıkarırlar. Ama bu öne çıkarış, tıpkı Türk Sosyalistlerinde olduğu gibi; demokratik mücadelenin öne çıkarılmasının bir aracı değil; ondan kaçışın; o görevleri gündemden kaçırmanın bir aracıdır.</span></p> <p><span>Radikal İslamcılar, tıpkı Türk sosyalistlerinin Türklüğü sorun etmemesi gibi, ulusun aslında İslam’la tanımlanmış olduğunu sorun etmezler?</span></p> <p><span>Bu her iki kesimde de imtiyazları savunmanın bir örtüsüdür.</span></p> <p><span>Bu bakımdan gerek Türk sosyalistleri, gerek radikal İslam, bu demokratik görevlerden kaçtıkları ölçüde, sendikalist ve ekonomist; burjuva sosyalistidirler; işçi sınıfının geri bilincini temsil ederler ve bunlara karşı mücadele edilmeden (Sosyalistlerle Sosyalizmin ve aydınlanmanın, Radikal İslamcılarla İslam’ın dili içinde bir ideolojik mücadele gerekmektedir.) demokratik bir kitle hareketi yaratılamaz.</span></p> <p><span>Ve bu nedenle eşitlikçiliği öne çıkarıp demokratik görevlerden ve hedeflerden kaçan radikal İslamcılarla eşitlikçiliği öne çıkarıp demokratik görevlerden kaçan sosyalist arasında; bütün farklı dillere rağmen bir özdeşlik, bir gönül yakınlığı vardır.</span></p> <p><span>Bu kimilerin sandığının aksine son derece yanıltıcı ve tehlikelidir.</span></p> <p><span>Çünkü bu yakınlık, demokratik görevlerden kaçısın ortaklığından çıkan bir yakınlıktır.</span></p> <p><span>Biri bunu İslam'ın diğeri sosyalizmin diliyle yapmaktadır.</span></p> <p><span>Buna karşı açık bir ideolojik, programatik ve stratejik mücadele verilmeden Türkiye’de bir demokrasi cephesi oluşturalamaz.</span></p> <p><span>DBH ise, bu noktada, sadece bu sorunlar hiç yokmuş gibi davranmakla kalmıyor; önerilerde ve diğer pratiklerde görüldüğü gibi, bu günkü pozisyonlarıyla çözümün değil, bizzat sorunun bir parçası olarak; yani bizzat kendisiyle ideolojik mücadele verilmesi gereken bir şekillenme olarak ortaya çıkıyor.</span></p> <div align="center">*</div> <p><span>Kaldığımız yere dönersek; bildirgede Alevilerin ve Politik İslam’ın konumu ve hedefleri tam da gerçeğin tersine koyulmaktadır. </span></p> <p><span>Alevilerin sorunu "inanç özgürlüğü", yani gerçek bir laiklik iken onları eşitlikçi bir hareket gibi tanımlamakta, (resmen onlara yağ da çekmektedir); Politik İslam’ın esas sorunu eşitlikçilik iken; ve bu eşitlikçilik (tıpkı Türk sosyalistlerinde olduğu gibi) aslında demokratik görevlerden kaçmanın bir örtüsü iken; onları İnanç özgürlüğü nedeniyle bir baskıya uğruyormuş gibi göstermektedir.</span></p> <p><span>Ama burada daha büyük yanlış; İslam’ın inanç olarak ezildiğinin savunulmasıdır.</span></p> <p><span>Bu doğru değildir. Sünni İslam, Türkiye’de sadece çoğunluğun dini olduğu için değil; politik olarak devletin de dini olduğu için egemen ve imtiyazlıdır. Bu imtiyazı söyleyip ona karşı bir mücadele etmek gerekirken, resmen böyle bir durum yokmuş gibi davranılıp sorun problematize edilmemektedir. (Yani Alevilere yapıldığı gibi Müslümanlara da yağ çekilmektedir.)</span></p> <p><span>Bildirge'de ylapılan herkese mavi boncuk dağıtmaktır. Herkese mavi boncuk dağıtayım; herkesle iyi olayım diyen hiç kimseyle iyi olamaz. Birilerini kaybetmeyi göze almadan birilerini kazanamazsınız. </span></p> <div align="center">*</div> <p><span>Başörtüsü nedeniyle uygulanan baskılara gelince, bu İslam’a değil, genel olarak düşünce, davranış ve örgütlenme özgürlüğüne baskının bir parçasıdır. Yani insanların tıpkı “<i>Türklüğe hakaret etme</i>” özgürlüğü olmaması gibi; “<i>dini siyasete alet etme</i>” özgürlüğü olmamasıyla ilgilidir.</span></p> <p><span>Bu baskı <b>politik bir hareket üzerindeki bir baskıdır.</b> Ama bu baskıya uğrayan politika bunu bir inanç özgürlüğü sorunu gibi koymaktadır bu mücadelesinde. Çünkü bu ona elverişli bir konum sağlar.</span></p> <p><span>Eğer bu gerçekten bir inanç özgürlüğü mücadelesi olsa ve bu hareket demokratik bir karakter taşısa, üniversitelere giremeyen kızlar bayraklarına diyanetin kaldırılması; imam hatiplerin kapatılması; din derslerinin kaldırılması ve "dinin siyasete alet edilmesi özgürlüğü" gibi sloganlar yazarlardı.</span></p> <p><span>Bir siyasi akımın uğradığı baskıyı bir inanca yapılan baskı gibi göstermesi ile bir inancın gerçekten baskı altında olması birbirinden çok farklıdır.</span></p> <p><span>Biz elbet, nasıl fikir ve örgütlenme özgürlüğünü savunuyorsak, bu istediği gibi giyinme ve giyinmeme özgürlüğünü savunmalıyız, ama Sünni İslam’ın bir din olarak baskıya uğradığı iddiası doğru değildir. Aksine Sünni İslam, hem devlet aracılığıyla, hem çoğunluk gücüyle diğer inançları baskı altına almaktadır.</span></p> <div align="center">*</div> <p><span>Demokrasi İçin Birlik Hareketi, eğer gerçekten demokratik bir hareket olmak, böyle bir hareketin çekirdeği olmak istiyorsa, bütün bu öznelerin içindeki yeterince demokratik, kapsamlı ve radikal olmayan eğilimlere karşı bir mücadele yürütmelidir.</span></p> <p><span>Yani örneğin Radikal İslam içinde, Sosyalistler içinde, ekonomizme karşı demokratik mücadelenin ve programının doğuluğunu ve önemini gösteren bir politik ve ideolojik mücadele yürütmelidir.</span></p> <p><span>Aynı şekilde Aleviler içinde ve Kürtler içinde de.</span></p> <p><span>Örneğin Kürt hareketi hala tutarlı ve demokratik bir program koyabilmiş değildir. (Bunun kavramsal ve sınıfsal nedenlerini başka yazılarımızda açıkladık.) DBH Kürt hareketini, Kürtlerle Türklerin birleşmesi için değil; Kürtlüğün ve Türklüğün kişilerin özel sorunu olduğu, herkesin ana dilinde eğitim hakkının olduğu bir demokratik bir ulusçuluk için mücadeleye çağırmalıdır.</span></p> <p><span>Ancak bu takdirde, Özgürlük Hareketinin bir uydusu, bir peyki olmaktan çıkıp, ona yol gösterebilir ve yardımcı olabilir.</span></p> <p><span>Ancak bu takdirde ekonomist Türk sosyalistlerinin ekonomizmiyle mücadele edip, bu ekonomist sosyalistlerin bir araya gelmesinin bir aracı olmaktan çıkıp, ekonomist sosyalizme karşı mücadelenin bir aracı olabilir.</span></p> <p><span>İşte o zaman bütün özneleri bir tek demokrasi programı altında toplayabilir ve bu günkü çıkmazı aşabilir.</span></p> <div align="center">*</div> <p><span>Özetle, Türkler ve Müslümanlar, Türk ve Müslüman olarak, üstte, ezen ve çoğunluk oldukları için, demokratik bir özne değildirler. Aynı şekilde Yeni Sosyal Hareketler kategorisine de girmezler.</span></p> <p><span>Türk ve Müslümanlar ancak, sınıfsal nedenlerle; veya başka nedenlerle (Kadın, Alevi, Kürt vs. oldukları için) demokratik özlemlere ve programa sahip çıkabilirler.</span></p> <p><span>Gerçek durum bu iken, Müslümanlarla Müslüman olarak ilişki kurmaya kalkmak ve bunun için de onların en geri yanlarını okşamak (iftar yemeği yemek) Demokratik olmakla bağdaşmaz.</span></p> <p><span>Bu Türklerle bir Türk bayramı kutlamaya benzer.</span></p> <p><span>Bunu yapanlar efendilerine yaltaklanan kölelerden farklı davranmış olmazlar. </span></p> <p><span>Bunları yapanlar çözümün değil sorunun birer parçası olurlar.</span></p> <div align="center">*</div> <p><span>Son bir söz de İşçi Sınıfı ile bu Yeni Sosyal Hareketler ilişkisine dair. </span></p> <p><span>İşçi Hareketi için de diğer hareketler için geçerli olanlar geçerlidir.</span></p> <p><span>Nasıl diğer sosyal hareketlerde talepleri sırf kendileriyle sınırlayanlar varsa İşçi Hareketinde de vardır. İşçi hareketinde buna ekonomizm veya sendikalizm denir.</span></p> <p><span>Böyle bir işçi hareketi, tıpkı Alevilere diyanette yer isteyen bir Alevi hareketi gibi; Kürtlerin bir ulus olarak tanınmasını isteyen bir Kürt hareketi gibi, demokratik bir hareket olarak nitelenemez.</span></p> <p><span>Türkiye’de İşçi hareketi, bırakalım sosyalist olmayı bir yana, demokratik değildir ve demokratik bir programı yoktur.</span></p> <p><span>Demokratik bir işçi hareketi, bütün özneleri, yani Yeni Sosyal Hareketleri ortak bir program etrafında birleştirebilecek biricik güçtür. Bu olmayınca ne bu program ne de bu birleşme çıkabilir.</span></p> <p><span>Diğer hareketlerin bunu başarma şansı yoktur. Diğer hareketlerin hiç birisi, tarihlerinde ve bu gün diğer öznelerin mücadelelerinin derslerini sistemleştirmemiş ya da böyle bir sorunları bile olmamıştır. Bütün hareketleri birleştirecek bir program gibi bir sorunları olmamıştır.</span></p> <p><span>Bu birikime ve bu sorunlara sahip biricik hareket İşçi Hareketidir.</span></p> <p><span>Zaten İşçi Hareketi aynı zamanda diğer Yeni Sosyal Hareketler içindeki devrimci ve demokrat kanatlarda da ifadesini bulur.</span></p> <div>Bugün niçin bir demokratik işçi hareketi yok?</div> <p><span>Niçin işçi hareketi demokratik ve eşitlikçi özlemlerini Politik İslam içinde ifade ediyor ve Burjuvaziyi destekliyor?</span></p> <p><span>Çünkü İşçi Hareketi büyük yenilgiler almıştır. İşçi Sınıfı Devlet ve Sendika bürokrasisi tarafından onlarca yıldan beri kafadan gayrı müsellah edilmiştir.</span></p> <p><span>İşin kötüsü işçi sınıfına demokratik programı benimsetebilecek olan entelijansiyanın kendisi ekonomist olmuş durumda ve işçilere sürekli bunu şırınga ediyor.</span></p> <p><span>Bu durumda demokratik bir hareketin ortaya çıkışı ve başarısı her şeyden önce, Türk ve Müslüman olarak ezen durumda olan büyük çoğunluğun içinden işçi olarak ezilenlerin demokratik bir hareketini yaratmaktadır.</span></p> <p><span>Böyle bir hareketin yaratılması için ise, sosyalistler arasındaki ekonomizme ve sendikalizme karşı ciddi bir ideolojik mücadele gerekmektedir.</span></p> <p><span>Ancak bu mücadele içinde şekillenmiş bir entelijansiya, ya da sosyalist aydınlar, işçilerin demokratik bir hareketinin tohumunun oluşumuna katkıda bulunabilir ve buradan tüm öznelerin içindeki radikal demokratları kapsayan muazzam bir güç ortaya çıkarılabilir.</span></p> <p><span>Bu satırların yazarının burada yapmaya çalıştığı bir bakıma tam da budur.</span></p> <p><span>Ama Demokrasi İçin Birlik Hareketi’nin anlamadığı, yapmadığı ve yapmak istemediği de budur.</span></p> <p><span>Tam da bu nedenle, görevini böyle belirlemediği; işçi ve sosyalistler arasındaki ekonomizmi temel vuruş yönü olarak belirlemediği için ve tam aksine kendisi bu ekonomizmi büyük ölçüde yansıttığı için, bu girişim yani Demokrasi İçin Birlik Hareketi, demokratik bir hareketin oluşumunun önünde nesnel bir engeldir, kendisi hakkındaki kendi öznel değerlendirmelerinin aksine.</span></p> <div>29 Ağustos 2009 Cumartesi</div> <div>Demir Küçükaydın</div> <div><br clear="all" /><br /> <hr width="33%" size="1" align="left" /></p> <div id="ftn1"> <p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1" title=""><span><span><span><span style="font-size: 10pt; line-height: 120%;">[1]</span></span></span></span></a><span> Burada Kutsal’ın din ile özdeş kullanımı vardır ve bu yanlıştır. Kutsal bir dine ilişkin olmayabilir. Örneğin kutsalı politika dışında bırakma da bizzat bir kutsaldır, hem de Türk Devleti’nin, Genelkurmayın kutsalıdır. Konuyu dağıtmamak için bu kavram karmaşalarına girmiyoruz. </span></p> </div> <div id="ftn2"> <p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2" title=""><span><span><span><span style="font-size: 10pt; line-height: 120%;">[2]</span></span></span></span></a><span> Koordinasyon toplantısında metne son şekil verilirken aslında tam da bu sorunla başka bir biçimde karşılaşıldı. Sadece Kürtlerden söz edilip Araplar’dan söz edilmemesi eleştirilmişti, bunun üzerine Arap eklendi., ama sonra Süryaniler, Lazlar, Pomaklar, Çerkezler, Romanlar vs. de ortaya çıktı. Bütün bunlar bile kimseyi bildirgede bir şeylerin temelden yanlış olduğu, bir şeylerin baştan yanlış gittiği düşüncesine getirmedi. Ama olaylar inatçıdırlar, bunlar her adımda aşılmaz sorunlar olarak karşıya dikilecektir.</span></p> </div> </div> <p> </p>
Girdi biçimi
Filtered HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Full HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi
Attached Images
Existing Image:
None
"Over troubled water..." (Açılış)
"Sussss.."
"Unut"
090908-Güler Zere-vm.widec.jpg
0je.png
1.jpg
1.jpg
1.jpg
105-141.jpg
11 Eylül vePolitik İslamÜzerine Kapak
1234r.jpeg
15- 16 Haziran.jpg
155.JPG
16.jpg
166137_1_Gorzfrei.jpg
1960-che-1.jpg
19ocak2010s.jpg
1mayis77_(1).jpg
200-386.jpg
2000degundem-kapak200.jpg
2009-12-04---Kapak---Sosyal.jpg
2010-09-12 - Kapak- 12 eylul uzerine yazilar v2.jpg
21 İtfaye.jpg
250-369.jpg
250-392.jpg
26.JPG
2_temmuz_2009_istanbul.jpg
4- ikinci kapıdan mezarlığa giriş yapılıyor.JPG
400px-Krähe_65(loz).JPG
41e591d8-yilmaz-guney.jpg
490-250.jpg
6-7 eylül.jpg
6-7_eylul_1955.jpg
6-7_eylul_55_tank.jpg
800px-Ziggurat_of_ur.jpg
Abdullah Öcalan - Kapitalist Modernite ve Demokratikleşme - Kapak
abidin'in...jpg
abidin-dino.jpg
abidin-he...jpg
abidinözp...jpg
abidinözp...jpg
acilim_aydinlar_yorum.jpg
afganistan_secimsandik_essek_asker.jpg
afis-kumkapi-14mart2010.jpg
afis_cozum.jpg
ahmedarif_nazimhikmet.jpg
ahmed_arif_1.jpg
Ahmet Türk.jpg
ahmetaltan_hasancemal.jpg
ahmetarif.jpg
ahmetturkemineayna.jpg
ahmet_turk_3_kongre.jpg
ahmet_turk_grup_toplantisi5.jpg
Akatça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan 282 maddelik Hammurabi Kanunları...
AKP ve güleni bitirme planı.jpg
Albayrak
albayrak1200.png
Aleviler-kapak400.jpg
Ali Yetkin
alidehri.jpg.jpg
alidehri.jpg.jpg
alter-eco-ekim2010.jpg
Amatör Kalem Vuruşları (1)
Amatör Kalem Vuruşları (2)
Amatör Kalem Vuruşları (3)
amedkadin_forumuleyla.jpg
ankkongre.jpg
anneannem.jpg
apo_aturk_talabani.jpg
ara-gazetesi-çžktž.jpg
arac_er_asker.jpg
aram_tigran_cumbus.jpg
Arif Damar.jpg
arif+damar.jpg
Asiti-Baris.jpg
asiye-turhalli.jpg
asker_yuruyus_jandarma.jpg
avni-ozgurel-01.jpg
AVrupa Birliği Üzerine Yazılar - Demir Küçükaydın - Derleme - Kapak
Avrupa Merkezcilik Üzerine Yazılar
avrupabarisgrubu_basin.jpg
aydinlar_liberal.jpg
aydin_erdem.jpg
Aydın Dinçoğul
Ayhan Bilgen.jpg
ayhanbilgen_barismeclisi.jpg
ayna_turk_1eylul.jpg
Ayrılık-kuytu
Az Kaldı! - Türkiye'nin Linç Yapılmış ya da Linç'e Kalkışılmaş İdari Bölgeler Haritası
azizvatanresmi.jpg
azizvatanresmi.jpg
Azınlıklar Konusundu Yazılar
Aşiti - Barış
Çatı Ankara.jpg
Çatı Partisi Tartışmaları.jpg
Çtı Partisi Girişimi.jpg
Ömrümüzün taş çicekleri resim sergisi.jpg
Özgür Basın Susturulamaz.jpg
Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak
Özgürlük(Korkoro).jpg
Üçüncü Köxüz Sitesi
özgürlük ne zaman anne.jpg
Banksy!.jpg
Bansky'den
baris guvercini.jpg
barisgrubu_karsilama_ani.jpg
barisgrubu_otobus2.jpg
baris_kizi.jpg
Barış Gurubu.jpg
Barış İçin Vicdani Red Platformu.jpg
Barışın Tarihi.jpeg
basbug_dursuncicek.jpg
Bayram Balcı-Livan.jpg
bayramlar-kapak200.jpg
başkan ve hatice ana.JPG
büyük ortadoğu projesi ve sosyalist strateji
BDP'ye operasyon.jpg
bdp_logo.jpg
Belalı sularda: Ship to Gaza, sizi gözüm gibi sakınırım.
Berivan.jpg
Beşikçi Eleştirisi - Kitap Kapağı
Bill Of Rights
Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan.jpg
Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi
Bir yaşam.jpg
Birinci Dünya Barış Günü.jpg
Birlik mi Rekompozisyon mu Kapak
birlik-mi-kapak-on-yuz.jpg
Bizim Köy
bop-on-kapak.jpg
Buzu Kıran Yolu Açan
bıji kürd u kurdistan
canli_bomba_pelsin.jpg
canyucel.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi_girisimi.jpg
Celali Söylenceler Kapak
Celali Soylenceler Kapak.jpg
Celali Soylenceler Kapakv2.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
cerkesler_kitap.jpg
Ceylan'dan Bize Kalan: Şahmeran
CHP-logo.jpg
chp_meclis_pankart2.jpg
Cingeneler.jpg
cizre-bohtan-beyi-bedirhan-direnis-ve-isyan-yillari-onkapak.jpg
Cumhuriyet_LR.jpg
Dağların ezgileri.jpg
Dönüşü olmayan yol.jpg
Dün Halep'çe, Bugün Kelepçe
Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler
Demokratik Cumhuriyet.jpg
demokratik_acilim_kapatma.jpg
Denemeler
denemeler-kapak.jpg
denizesaldiri.jpg
denizesaldiri.jpg
Derleme 2009 - Murat Çakır
Dersim+ Barajlar.jpg
Dersim- Sabiha Gökçen.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersimkatliami1.jpg
devletulus.jpg
devletulus.jpg
Die Linke: Bir Başarı Hikayesi mi? kapak
Dikilmesi mümkün "İzmirli ırkçılar" heykel tasarımı
dilacarKucuk.JPG
dilekkurban.jpg
Dilsiz dengbej.jpg
dink_goktas_kitap.jpg
Dipnot Dergisi Üçüncü Sayı Kapak
Dipnot.jpg
Dipnot.png
disk_suleyman_celebi.jpg
Diyarbakır -TÜYAP.jpg
diyar_demokrasi_platformu1.jpg
Djembe
DK_MME_KapakKucuk.jpg
DK_MME_KapakKucuk_0_0.jpg
dogan-akhanli.jpg
Doğan Akhanlı
DSC04737.JPG
DSC04737.JPG
dtp_eylemi.jpg
dtp_logo.jpg
dtp_operasyon_tepki1.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
edip_cansever.jpg
ejder-kapani-46.jpg
ekinbelleten-1991.jpg
emmeline-pankhurst1.jpg
emper ve ırak umut.jpg
emperyalizm ve dünyanın katli
emperyalizm ve dünyanın katli(ırak)(yağlıboya resim)
emperyalizm ve umut(yağlıboya resim)
erdogan_akhanli_yazar.jpg
ergani.jpg
ermenhaf.jpg
Ermeni Sorunu Üzerine Yazılar - Kapak
Ermeni Soykırımı ve Toplumsal sorumluluk - Broşür Kapağı
Ermeni-Soykirimi-Koln.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_soykirim_ciftciyan.jpg
ermeni_saykirim1.jpg
ermeni_tehcir.jpg
ermeni_tehciri_tren.jpg
ermeni_tehcir_TE.jpg
ernesto_che_guevara_x1.jpg
etha-20100708-envali-metruke-00_ext.jpg
Evrim ALATAŞ..jpg
evrim_alatas.jpg
evrim_alatas_amed.jpg
Eyüp Sultan Konuşması
Ezidilik.jpg
Ezidilik.jpg
Ezilenlerin Pedagojisi.jpg
fahri petek.jpg
fahri-pet...jpg
Ferhat Tunç-söyleşi.jpg
Ferit öngören.jpg
fft23mm135497.jpg
fileme.jpg
filizkocali_gunluk.jpg
friedrich-nietzsche-paul-ree-lou-andreas-salome.jpg
Gayda-Istanbul-Gayda-Istanbul-CD__20246271_0.jpg
GÖÇMENLER.jpg
gösteri.jpg
gözler bakışlar
Gözler ve Bakislar(yağlıboya resim)
güler zere.jpg
Günay- Gerilla.jpg
Günay-Murat Karayılan.jpg
Günümüz anti-demokrat kemalist evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?
Günlük Gazetesi Çok Dilli Manşet
Geçiş Programı Üzerine Kapak
Gece Kelebeği.jpg
gecmisle_hesaplasma_kitap.jpg
gencaygursoy_husnuondul.jpg
gencdal_ceber_kursun.jpg
gerilla_bahar.jpg
gerilla_cozum_avrupa.jpg
gerilla_durbun.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
Globalızatıon
grupyorum.jpg
guler-zere.jpg
GulerZere-hstn20090708-51.jpg
guler_zere_afis.jpg
gunluk_22agustos.jpg
gunluk_24_04_2010_s.jpg
gunluk_kapatma_kocali.jpg
gunluk_logo.jpg
gzerehapis.jpg
Hafız Esad.jpg
Haiti.jpg
Hakan Akçura-söyleşi.jpg
hakantahmaz_ayseltugluk.jpg
hakkari_cumhuriyet_yuruyusu.jpg
Halil Savda
Halil Uysal.jpg
Halil Uysal.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
Hasan_Cami_-_Fas.jpg
hasan_cemal_apemusa.jpg
hasan_cemal_ismetb.jpg
Hatalı Mantık
Hayat Atölyesi.jpg
Hüseyin Çelebi.jpg
Hüznün Akordu
hdinkcadde.jpg
Her dağın gölgesi Deniz'e düşer.jpg
Hevjin.jpg
hewler_gazeteci_osman.jpg
hicri_arapfoto.jpg
Hikmet Kıvılcımlı Elazığ Cezaevinde Mahalli Kürt Kıyafetiyle
Homofobi.jpg
honduras.jpg
Hrant için.jpg
Hrant ve 1915.jpg
Hrant- Doğum günü.jpg
ibadet_inanc.jpg
idamlar-iran.jpg
ihd_tihv_fincanci_turkdogan.jpg
ihsanfetahiyan_iran_idam.jpg
ihsanfetahiyan_pjak_iran.jpg
ilan.jpg
ilkmeclis_anayasa.jpg
ilmanifesto_manset.jpg
images.jpg
imrali_salon.jpg
ingmar_bergman_yonetmen_s.jpg
islam ve sol.jpg
istanbul_baris_mitingi_kitl.jpg
işçiler ve önderleri-1(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2.jpg
işçiler ve önderleri.jpg
Jamanak.jpg
James_Joyce.jpg
James_Joyce.jpg
Jan Valtin.JPG
Jan Valtin.thumbnail.JPG
Jî bo Hefîz Ebdûlrıhman û rojmanegeriya cîhané/ Hefiz Abdulrahman ve Dünya basın emekçileri için
jitem_belge_jandama.jpg
Jı bo bıdarvekırına xortên Kurd...( İdam edilen Kürt gençleri için...)
Jın,Jiyan,Azadi/ Nisa,Heyat,Hürriyet/ Kadın,Yaşam,Özgürlük
Kadri Gökdere
Kadın Soruşturması.jpg
Kadın Soruşturması.jpg
kadına bakış
Kadına Bakış(yağlıboya resim)
Kapak - Emvali Metruke
Kapak---Ocalana-Mektuplar.jpg
kapak-onyiloncesi400.jpg
kapak.jpg
kapak.jpg
kapak300.thumbnail.jpg
kapaksanat.jpg
kapak_0.jpg
karayilanbasin5.jpg
karayilan_filizkocali.jpg
kardelen.jpg
kardesist.jpg
Kasabalılar-Kapak
katliam_halepce.jpg
kawa-nemir.jpg
kayit-olunmamis-soykirimistanbul-eylul-1955-vasilis-kiratzopulos.jpg
Kaypakkayakapak
Kayıt dışı bir isyan.jpg
kazimkoyuncu.jpg
Küçük İskender.jpg
Kültür Üzerine Yaazılar - Kapak
Küreci Anması Afiş
kürt'lük
KCK-Karayılan
Kelepce.jpg
kelepce1.jpg
KemalistEvler.jpg
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar Kapak
keyman_gulec.jpg
kilaman.jpg
kilisecami.jpg
komplokapakkucuk.jpg
koxuz-duz-golgeli.gif
kresim.jpg
kultur-kapak.jpg
Kurban.jpg
kurdocul1.jpg
Kurt-Hareketi-kapak200.jpg
kurttvleri_medtv.jpg
Kıvılcım Gazetesinde Yayınlanmış Yazılar
Kıvılcımlı Üzerine YŞazılar Kitabı Kapağı
Kıvılcımlı Sempozyumunda Servet Ziya Çoraklı Bildiri Sunarken
Kızıl Afiş
La prison.jpeg
latchodromez01.jpg
Latin Amerikanın Kesik Damarları.jpg
Lawij / Hida/ Ağıt
Lawij.JPG
Lenin
levi_straus.jpg
Levon Ekmekciyan
lewis_hine_phot_nyc_empire.jpg
liberation_tigers_of_tamil_eelam.gif
logo.gif
logo.png
louise-michel.jpg
Ltte_emblem.jpg
luqman_ahmed_.jpg
LWtc0504.jpg
maden-iscileri-destek.jpg
maden_iscileri_yeralti.jpg
Madimak.jpg
Madteos Sarkisyan.jpg
Mahmut Baksi.jpg
Manifesto_benedict_xvi.png
Manukyan
manusyan kitap.jpg
manusyan.jpg
manusyan_resim.jpg
Marksisit Demokrasi Teorisine Katkı
Marksizm 2010 Afis
Marksizmde Yapı ve Özne Sorunu - Kapak
Marksizmin Marksist Eleştirisi Kapağı Küçük
Marksizmin Marksist Eleştirisi İkinci Basık - Kapak
Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar - Kapak
Mascha kaleko.jpg
Matruşka'larda Tarih Bulmak..
mayin.jpg
mayin.jpg
mayžs68-a...jpg
Medya.jpg
Mehmet Güler-KCK.jpg
mehmet_uzun.jpg
mehmet_uzun.jpg
Mem û Zîn
Metin Küreci anması
metin2.jpg
metinyegin_01.jpg
Mevsimlik işçiler.jpg
michel_foucault.jpg
mindit.png
MSF+Logo.jpg
msf.jpg
msflogo.jpg
muma.jpg
Mumia Ebu Cemal
musa_anter.jpg
Musa_anter_.jpg
muzsesleri.jpg
muzsesleri.jpg
Necdet Adalı.jpg
Newroz
Newroz.jpg
Newroz.jpg
Newroz.jpg
newroz_250x0.jpg
news.gif
newspapers_medya.jpg
nisanyan1.jpg
nisanyanevi.jpg
nobel_liderler_s.jpg
Nure- Nora.jpg
olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg
Omayra.jpg
Ongözlü Köprü.jpg
Onnik ve oğlu ara.jpg
op-denklem.jpg
Orhan Pamuk
Oscar Wilde.jpg
otekitarih-seyhsait1.jpg
Otobiyografi-Kapak.jpg
otobiyografik-yazilar-kapak.jpg
ozevin_ozdemirler.jpg
ozgurgundem_site_sansur.jpg
Paramaz Darağacında
Penguen'in yaptığı ve -ne yazık ki- asla yapmayacağı kapak
Penguen- Irkçı Kapak.jpg
pera_spor_klubu_taksim_standinda.jpg
Perperok.../ Kelebek...
Perperok.jpg
peternorman_atlet.jpg
picasso.jpg
picture-1
picture-10
picture-11
picture-12
picture-13
picture-14
picture-15
picture-16
picture-18
picture-19
picture-2
picture-20
picture-21
picture-22
picture-24
picture-25
picture-26
picture-27
picture-28
picture-29
picture-3
picture-30
picture-31
picture-32
picture-33
picture-4
picture-5
picture-6
picture-7
picture-8
picture-9
pinar.png
PKK.jpg
Porén te/ Saçların
Poren te- Saçların.jpg
Q04.jpg
qijikares2ğğ.jpg
Qijıka Reş.jpg
qırıka reş.JPG
reklamin_dili_b.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
resim.jpg
Resim2.png
Roj TV.jpg
Roj Tv.png
roni.jpg
Rosa - Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg, Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg.jpg
Sacayak dergisi Sayı 8
Sacayak dergisinin 11. sayısı
Sacayak, Sayı 3
Sacayak, Sayı 4
Sacayak, Sayı 6
sacayak2.jpg
Sacayak_Sayi10_Sayfa 1_5cm.jpg
Sacayak_Sayi12_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_05_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_09_Kapak.jpg
Saidi Kurdi-Son Derviş.jpg
saitfaik.jpg
sakine ana.jpg
salihzezgin.jpg
Sarkis Çerkezyan.jpg
Sarkis H-1.JPG
Sarkis ve Doğan
sarkis.jpg
Sarmaşık.jpg
sartre.jpg
savunma_kapitalistuygarlik.jpg
Sayı 54
sazai sarıoğlu.jpg
Sazak'ın Dikenleri
süryaniler.jpg
senci.jpg
senci.jpg
Serhedo ve Gerilla
serif_gencdal_kandil_s.jpg
serturkm.jpg
sevahir_bayindir_yarali.jpg
Sevan nişanyan.jpg
seyit rıza.jpg
Sezen Aksu-Kürt Açılımı.jpg
Shantel.jpg
Ship to Gaza: I have eyes only for you!
sol_cati_partisi2.jpg
Sor (kırmızı)
sorayayi_taslamak.jpg
Sosa.jpg
Sosyalizm Nedir? Kitap kapağı
stalin.jpg
Surp Giragos Ermeni Kilisesi.jpg
SURP%2~1.JPG
suryaniler_toplumu.jpg
sylvia-plath.jpg
Sırrı Süreyya Önder.jpg
taraf-gazetesi.jpg
tas-atan-cocuk.jpg
Taş Atan Çocuklar
Taşhoran Kilisesi.jpg
Türk Solu'nun İzinden Gittiği Gelenek: Naziler
Türkiye: 98 - Almanya: 0
tbmklein2.jpg
Tehcir.jpg
tersinden kemalizm.jpg
Teslim Ol!
thumb4073.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven, Digran Zaven
Toplum ve Kuram.jpg
Toplum_ve_Kuram.jpg
toprak_empati.jpg
Troçki.jpg
tuncboyaciyan.jpg
Turkey-ruins-FE05-wide-horizontal.jpg
Uçurtma Gerilla.jpg
ucuncu-koxuz1024.jpg
ugurkaymaz_cocuk.jpg
uludere-8mart.jpg
Unbenannt-2.jpg
van_mazot_iskence.jpg
Varlik Vergisi Kitap Kapagi
varlikver400.jpg
Vedat Kurşun.jpg
vedatturkali.jpg
vedat_kursun_azadiya_welat.jpg
Veysi sarısözen.jpg
Walter Benjamin.jpg
wwwresimmaxnet-top-oynayan-horozlar.jpg
x-golgeli
Xmas beginning and traditions
Yabancı
Yanılsama(yağlıboya resim)
Yargıtay neden mi Pınar'a düşman?
Yargıtay Neden mi Pınar'a Düşman?
yasamagaci136.jpg
yasamagaci136.jpg
yasarjem1.jpg
yasarkemal.jpg
yazar_migirdic.jpg
Yaşam Ağacı Derneğinin Afişi
Yeni Kıbrıs Partisi.jpg
yilmaz-guney-.jpg
yilmaz-guney.jpg
yukselgenc_nukhetsirman.jpg
yusuf.jpg
zarakolu_onderoglu.jpg
Zeki_Okten_by_ozgurcanakbas.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeynel Ergin.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
Ziya gökalp lisesi.jpg
Şerzan Kurt.jpg
Şivanê_Kurmanca_kapak_as.jpg
İçerden.jpg
İdam Edilen Ermeni Sosyalistler
İHD ve TİHİV.jpg
İHD.jpg
İkince Köxüz sitesinin görünüşü
İkinci Köxüz Sitesi
İlk Köxüz sitesinin görünüşü
İslamda Kayıp Gerçek - Kapak
İttihat et.jpg
Choose an image already existing on the server if you do not upload a new one.
-or-
Upload Image:
Image title:
The title the image will be shown with.
Related Links
Links are stored as part of the
links management feature
. Monitoring and dead link detection are centrally managed from there.
To add more links, just click "Preview" to add another blank row. To remove a link from this article, just blank out its URL field or check the Delete box.
If you blank out the title but leave the URL, then the system will suggest a title for you. The Weight allows you to determine the order in which links are displayed; lower numbers float to the top.
URL
Başlık
Ağırlık
Sil
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
Günlük iletisi:
Diğer yazarların sizin düşüncelerinizi anlaması için burada yaptığınız eklemelerden veya değişikliklerden bahsedin.
Yazarlık seçenekleri
Yazan:
Misafir
için boş bırakın.
Yazıldığı tarih:
Biçimi:
2009-08-30 05:37:58 +0000
. Zaman olarak gönderme zamanını kullanmak için boş bırakın.
Yayınlama seçenekleri
Yayında
Ana sayfaya yükselt
Listelerin üzerinde kalıcı
Yeni sürüm yarat