voıce of abd yasemin çongar ın ağzındaki bakla

kürdistan sorunu ve kuzey-kürdistan kürt ulusal sorunu belirli bir aşamaya gelmiştir..günümüze kadar gelinen süreç ve aşamaları dikkate alınmadan yapılan analiz ve tespitler ya anlamsız ya da amaçlıdır diyordum...ve..
sürekli "taraf" çevresi ve bağlantılı olarak da sol zemin ile ilgili eleştirilerimi sunuyordum..

özellikle seçimler öncesi "taraf"ın diline ve bazı sol çevrelerin diline bakıldığında..;
ordu ve pkk çözümsüzlük tarafı olarak dillendiriliyordu.. bu anlamda da çözüm için pkk nin ve ordunun devre dışı kalması gerektiği belirtiliyordu..
*tasfiye adı altında süren tsk süreci aslında tsk nın kendini düzenlemesi ve yeni süreçde geri plan (ana)aktörü olmaya hazırlanmasıdır.. pentagon gibi...
bu anlamda.., tsk çözümün dışında değil eski ststüsü çözüm dışındadır..
* pkk ise tamamen çözüm dışında kalsın isteniyordu.. bu anlamda dtp ye aşırı misyonlar yüklendi "gaz" verildi "önünü" açmak istediler.. ve.. bu yüzden pkk yi red et denildi..

seçim sonuçları ile birlikde..; bazı sol çevrelerin "sadıkane" tarzı değişmedi ise de.. "taraf" dil değişitirdi.. oysa seçimlerden dtp güçlü çıkmıştı.. bu anlamda ilk atap da akp ile simgelenmek istenen kürt halk gerçeğinden dtp ye döndüler.. ve bir müddet dtp pkk yi red etsin tarzı yürüdü.. ama yürümeyeceğini görünce.. "taraf" dilini de dğiştir di..

pkk ve öcalan muhatap alınmalıdır demeye başladı.. bu tarz bir çok kesimce "hoşe" görülebilir ama işin aslı ortaya çıkmaya başlamış....

voıce of abd yasemin hanım..; bir gerçekliği ve zorunluluğu dile getiren aşağıdaki sözleri veri alıyor...

Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk’un dün birçok gazetede “barışa yakışmadı” türünden eleştirel yorumlarla aktarılan sözleri üzerine düşünmeliyiz. Tuğluk devlete sesleniyor ve özetle, “Siz PKK ve Öcalan’ı muhatap almazsanız, DTP’nin misyonu buna yetmez” diyordu. Sorunun “DTP üzerinden çözülemeyeceğini, Öcalan’ın ve PKK’nın çözümün parçası haline getirilmesi gerektiğini” söylüyor ve kendi mensubu olduğu siyasi parti ile o partinin temsil ettiği tabanın içinden çıkmış silahlı örgüt arasında adeta bir nüfuz ve beceri kıyaslaması yapıyordu: “DTP’nin gücü bir yere kadar... PKK, sadece silahlı bir güç olarak değerlendirilmemeli. Kitle gücü vardır. Akıllı devlet, Öcalan’ı sürece katar.”
ve analiz ediyor.......;

Aysel Tuğluk, fikrimi sakınmadan ifade edeceğim için beni bağışlasın... Bence, hakkı ve haksızlığı, aklı ve akılsızlığı, cesaret ve korkaklığı iç içe barındıran sözler bunlar.

önce haklılığını ortaya koyuyor(sağolsun)

*PKK, tabanı olmayan marjinal bir silahlı örgüt değildir... Evet, PKK kitle gücüne sahiptir... Evet, PKK ve Öcalan çözümün bir parçası haline gelmelidir...

buradan ne anlamalıyız..; var olan halk pkk temelindedir bu anlamda pkk ve önderliği çözümün bir parçası olmalıdır..
o zaman ...,

""Ama Tuğluk’un konuşması, aynı zamanda ciddi bir zafiyet içeriyor; silahın vesayetini seçmenin iradesinden üstün tutan bir mantık taşıyor; için için kanayan bölgenin parlamentodaki temsilcisi olmanın kıymetini ve sorumluluğunu küçümsüyor.
bu serzenişler ve "uyarılar"ın anlamı nedir...??
Ben, Tuğluk’un silahın yerini siyasetin almasını istediğine inanıyorum ve inandığım için de, Kürtlerin önemli bir kesiminin oylarına mazhar olarak Meclis’e giren DTP’yi “misyonu sınırlı ve güçsüz” bir parti olarak göstermesini, bu güçsüzlüğü peşinen kabullenmesini, demokrat, cesur ve akıllı bir siyasetçiye yakıştıramıyorum. ""

çok .. açık.. tamam pkk ve öcalan bir güç ama sizde bir başka güç olarak var olabilirsiniz..
""Kürtlerin önemli bir kesiminin oylarına mazhar"" olan bir partisiniz diyor...
da...!! ""Evet, PKK kitle gücüne sahiptir""....!!! bu kitleler ayrı kitleler mi caba.. oyların pkk olarak sandığa girmesi ve buradan dtp olarak resmileşmesi ile arasında bir fark mı var..??

voıce of abd yasemin hanım bilmiyor mu.. pkk dtp yi desteklemiyor.. yada dtp ayrı bir parti ve çizgi de pkk onu desteklemiyor.. bu iş ingiltere de ispanya da yıllarca tartışıldı.. sonunda eşşek gibi kabul edildi ama bu arada ne kadar böler parçalarsak kazançtır denildi...
aynı yemeği(tırşık) sürekli öne sürmenin, ısrarın çözüme katkısı nedir acaba.. veya amacı....

""Evet, PKK kitle gücüne sahiptir... Evet, PKK ve Öcalan çözümün bir parçası haline gelmelidir...""
diyorki...
devlete..; bu gerçeği kabul edin
""Ve evet, devlet “akıllı” davranıp bunun yöntemini bulmalıdır.""

ve diyorki..;
dtp içersindeki bazı kanallara..;
""Kürtlerin önemli bir kesiminin oylarına mazhar olarak Meclis’e giren DTP’yi “misyonu sınırlı ve güçsüz” bir parti olarak göstermesini, bu güçsüzlüğü peşinen kabullenmesini, demokrat, cesur ve akıllı bir siyasetçiye yakıştıramıyorum.
DTP’liler de, PKK’nın bu şartlarda, “meşru” bir zemine taşınmasının imkansız olduğunu görmeliler bence. Mücadelelerini, PKK’nın değil ama PKK’lıların “meşru siyaset” zeminine çekilmesinde yoğunlaştırmalılar..""

bu son söylem aslında akla uzak değil.. amacı ne olursa olsun akla uzak değildir.. o zaman dtp nin ...

""Ulster sorununun çözümünde Sinn Fein ile İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu arasındaki etkileşim, Kürt meselesinin çözümünde DTP ile PKK arasında sağlanması gereken etkileşim için örnek oluşturabilir. Britanya devleti, siyasi konularda Sinn Fein’i açıkça, silahı ilgilendiren konularda ise IRA’yı gizlice muhatap aldı ve Sinn Fein, siyasi açılım sürecinin hiçbir aşamasında görevden kaçmadı, “misyonum yetmez, IRA ile konuşun” deyip silahın vesayetine boyun eğmedi. ""

bu misyonda olmasını istiyor ise.......
bunun koşullarını da savunmalıdır..
sınn feın görevden kaçmadı ama asla ıra yı dışlayan bir yönelime de girmedi.. açıkça ıra olduğunu resmetti..
yargılananda değil resmi ıra üyesi olan ve ölüm orucu eyleminde olan boby sand i milletvekili seçtirdi..
voıce of abd yasemin hanım.., dtp ye cesur ol diyorsun.. ve sın feın i örnekliyorsun.. dtp daha o kadar bile değil.. ne resmi olarak pkk yi dillendiriyor nede resmi bir pkk liyi temsiline alıyor.. bunu eleştiri olarak söylemiyorum.. çok akıl veriliyor ya.. bu zeminleri sağlayın bakalım cesursanız.. dtp elinden geleni de yapıyor her şeye karşın..

ama amaç başka olunca demagoji devreye girecektir haliyle..

""Ben, PKK’nın çevresinde, kitle gücünden gelen bir “meşruiyet” algılaması olduğunun farkındayım. Ama şunun da farkındayım: Devlet ve kendi sınırlı kitlesi dışındaki halk kesimleri, PKK’yı, yani hepsi “yasadışı” ve birçoğu da “gayrımeşru” eylemler yapan, sivil ve masum insanları öldürmekten çekinmemiş bir örgütü asla “meşruiyet”le onurlandırmaz.""

ne güzel.. pkk nin özeleştirisini verdiği ve yapanlarında devletin kucağında olduğu bir olguyu aktarışına bak...
....Devlet ve kendi sınırlı kitlesi dışındaki halk kesimleri,....... sivil ve masum insanları öldürmekten çekinmemiş bir örgütü asla “meşruiyet”le onurlandırmaz.
olur ama bu işlleri misli ile yapan ve yapmaya devam eden çocuklara ceza kesen başını dipçikle ezen.. vs.. vs.. bu devleti ve kurumlarını ve siyasetçilerini..
bizler....“meşruiyet”le onurlandıracağız öyle mi....
ve bu işleyişi hala sürdüren ve sürdürmeye kararlı bir sistem karşısında silahları ve asıl silahı olan kitlesini yasemin hanıma teslim edecekler öyle mi..??

yakında yapılacak dtp kongresi öncesinde bu analizler ve tespitlerin önemine dikkat çekmek istedim.. konuşan az-buz kişi değil.. voıce of abd dir..

dostlukla

suat

yazının bütünü

http://www.taraf.com.tr/yazar.asp?id=5