Skip to the navigation
.
Skip to the content
.
Köxüz Sitesi bundan sonra http://www.koxuz.net/anasayfa/ adresinde devam edecektir.
Anasayfa
Son Gelenler
Köşe Yazıları
Bloglar
Forumlar
Yorumlar
Kitaplar
Galeriler
Kontak
Linkler
Ana Sayfa
»
Anasayfa
Kapitalist Modernitenin Aşılma Sorunları ve Demokratikleşme
Görüntüle
Düzenle
links
Başlık:
*
Kitap Yazarları:
*
- Lütfen seçiniz -
Abdullah Öcalan'ın Kitapları
Demir Küçükaydın'ın Kitapları
Gönderilen Kitaplar
Köxüz Dergileri
Kıvılcımlı'nın Kitapları
Murat Çakır'ın Kitapları
Sacayak Dergileri
Sait Çetinoğlu'nun Kitapları
Verjine Sıvazlıyan'ın Kitapları
Gövde:
*
<p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;">İmralı Cezaevine alındığımda beni ilk karşılayan, Avrupa Konseyi’ne bağlı İşkenceyi Önleme Komitesi’nin başkanlık düzeyindeki temsilcisiydi. Söylediği ilk söz, “Bu cezaevinde kalacaksın, biz de Avrupa Konseyi üzerinden denetleyip bazı çözümler geliştirmeye çalışacağız” oldu. Dostluğa tarihte eşine ender rastlanan bir ihanet temelinde beni ABD-CIA denetimine teslim eden Yunan ulus-devletinin Türkiye Cumhuriyeti’yle ilişkileri çıkar denklemine eklenince, ‘çıplak krallar ve maskesiz tanrılar çağında’ İmralı kayalıklarına Prometheus efsanesine taş çıkartan biçimde bir kadercilik mahkûmiyetine düçar oldum. </span></span></p> <p> </p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Bu sürece yol açan Suriye çıkışındaki denklem daha da çarpıcıdır. Beni Suriye’den çıkartan anlayış, özünde dostluğa çizdiğim paye ve İsrail’in Kürt politikasındaki çelişkisinin çarpışmasına dayanır. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında Kürt sorununun patronajlığına soyunan İsrail, benim şahsımda giderek etkili olmaya başlayan ikinci bir Kürt çözüm tarzına tahammül edemeyecek denli hassastı. Hesaplarına kesinlikle uygun düşmüyordu. Hakkını inkâr etmemeliyim; MOSSAD dolaylı yoldan beni kendi çözüm yoluna davet etti. Ama buna da ben, ne ahlaken ne siyaseten açık ve hazır değildim. Suriye Arap yönetimi taktik yanı ağır basan bir ilişki biçimini asla aşmak istemedi. Kaldı ki, Hafız Esat önderliği ABD-Sovyetler Birliği hegemonya çatışmasına dayalı olarak vücut bulmuştu. Sovyetler’in çözülüşüyle birlikte kritik aşamada hiçbir taktik ilişkiyi koruyacak durumda değildi. Benimle –PKK oluşumuyla- Türkiye’yi dengelerken, bir anlamda 1958’deki Suriye üzerindeki Türkiye Cumhuriyeti’nin tehdidine ve aşırı İsrail yanlısı eğilimine yanıt arıyordu. PKK’nin uygun araç olması uzun süreli bir taktik ilişkiye imkân verdi. Bu ilişkinin ikinci bir Kürt politikasına yol açabileceği pek görülmek istenmiyordu. Türk yönetimlerinin bütün çabaları bu anlamda etkili olamıyordu. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Bu kısa hatırlatma bile beni Suriye’den çıkartan esas gücün İsrail olduğunu gösterir. Şüphesiz ABD’nin siyasi ve Türkiye’nin askeri baskıları da bunda rol oynamıştır. Unutmamak gerekir ki İsrail, Türkiye ile daha 1950’lerde kapalı antlaşmalar içinde olup, 1996’da ikinci ‘anti-terör’ adı altındaki ilave bir antlaşmayla ABD-İsrail-Türkiye Cumhuriyeti’nin anti-PKK ittifakı tamamlanmış oluyordu. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Bu sürece eklenmesi gereken diğer önemli bir faktör, ABD ve İsrail’le ilişki içindeki KDP ve YNK yönetimiyle, 1992’de oluşturulan Kürt Federe Meclis ve yönetimiyle Türkiye Cumhuriyeti arasında sağlanan anti-PKK temelindeki işbirliğiydi. Şüphesiz o günün koşullarında Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri ve silahlı kuvvetleri taktik bir anlayışla hareket ediyorlardı. Ancak tarihin kendine has bir yürüyüşü vardı. Çok çeşitli algılamalar önemli gelişmeleri belirler. Türkiye’nin günümüzde çokça öfkelenen tarihsel yanılgısı dar, bencil, tek taraflı bir algıdan kaynaklanmaktadır. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">1998’de aleyhteki bu faktörlerin birleşmesiyle Suriye’den çıkış gerçekleşti. Açıkça belirtmeliyim ki, ben de Suriye’den çıkma gereğinin tamamen farkındaydım. Aşırı bir bekleme dönemi geçirdim. Ama Kürdistan için gelişen politik çizginin çekiciliği ve stratejik düzeye çıkartmak istediğim dostluk yaklaşımım beni adeta tutsak etmişti. Suriye yönetimi en üst düzeyde bunun sakıncasını önemle belirtmişti. Bunu itiraf etmem gerekir. Ama ben halen stratejik bir halklar dostluğunun önemini ve vazgeçilmezliğini savunmak durumundayım. Beni Yunanistan’a çeken anlayış da aynıydı. Yunan devletiyle olmasa da, halkıyla değerli dostluk ilişkileri geliştirmek ikinci düzeyde ilgimi çekmekteydi. Klasik kültür ve trajik tarihleriyle alışveriş oldukça önemliydi; dostluğun gereğini dayatıcı nitelikteydi. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Diğer bir çıkış yolum Kürdistan dağlarıydı. Daha çocukken diğer bir ismim de ‘Dînê çolê, dînê çîya’ idi. Dağ, çöl delisi anlamına gelir. Fakat iki etmeni hesaplamam bu yolu ikinci plana bırakıyordu. Dağda, ülkede olacağım yöre üzerine her tür silahla bombalamanın kaçınılmazlığının halk ve yoldaşlar üzerindeki tahribatıyla ilişki darlığı dikkate alındığında, sadece askeri yolda yoğunlaşma, tümüyle askeri yola sapış kaçınılmazdı. Diğer önemli bir husus olarak gençliğin inanılmaz eğitimsizliği, onları mutlaka eğitmem gereği beni alıkoyuyordu. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Özcesi Türkiye’de resmi, gayri resmi birçok çevrenin “İşte sıkıştırdık, bak nasıl sonuç aldık” iddiası fazla gerçeği yansıtmıyor. Nitekim aynı sıkıştırma politikası İran ve Irak üzerinde halen yoğunca denenmesine rağmen, sonuç vermek yerine kör bir saplantıya yol açmıştır. İçine girilen Suriye ve İran taktik ilişkisinin ne tür sonuçlara gebe olduğu ise şimdiden kestirilemez. Çok şeye gebe bir politikaya tevessül edildiği söylenebilir. Ya ABD-AB-İsrail ya da İran-Rusya-Çin ikilemi keskinleştiğinde, acaba Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri her sonuca hazırlar mı? </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Atina-Moskova-Roma hattındaki üç aylık maceramdan çıkardığım dersler şüphesiz tarihi değerdedir. Bu savunmamın temel kavramı olan kapitalist moderniteyi içine gömüldüğü bin bir zırh ve maske içinden tanıyabilmem bu macerayla direkt bağlantılıdır. Bu olmasaydı, belki bu çözümlemeleri yapmam şurada kalsın, ya klasik bir ilkel-milliyetçi ulus-devletçilikte çakılı kalacaktım, ya da yüzlerce örneği gibi, hatta devlet kuranları da dahil, klasik bir sol hareket olarak kaderimi sonlandırabilecektim. Kesin konuşmamayı bir sosyal bilgi ilkesi olarak hep göz önünde bulunduruyorum. Ama şu anki çözüm gücüme kavuşamayacağıma dair güçlü bir sezgim var. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Benim için açıktır: <b>Kapitalist modernitenin asıl gücü ne parasından ne silahından kaynaklanmaktadır; sonuncu ve en güçlüsü olan sosyalist ütopya da dahil, tüm ütopyaları her renge bürünen, en değme sihirbaza taş çıkartan kendi liberalizminde boğması asıl gücünü oluşturmaktadır. </b>Tüm insanlık ütopyalarını kendi liberalizminde boğması çözümlenmedikçe, kapitalizmle mücadele şurada kalsın, en benim diyen düşünce ekolü bile en iyisinden bir hizmetkârı olmaktan kendini kurtaramaz. Marks kadar kapitalin çözümünü yapanolmamış, Lenin kadar devlet ve devrim üzerinde çok az kişi yoğunlaşmıştır. Ama bugün açığa çıkmıştır ki, çok zıddı geçinseler de Marksist-Leninist gelenek azımsanmayacak düzeyde kapitalizme materyal ve anlam hediye etmiştir. Çünkü yine tarihin farklı algılar toplamı olan iradelerimizin beklentileri üzerinde sonuçlar doğurması çokça rastlanır bir durumdur. Bunu bir kader ve kaçınılmaz bir diyalektik ilişki olarak belirtmiyorum. Tersine, özgürlük ütopyaları üzerinde daha yoğunca durulması gerekir diye bir sonuç çıkarıyorum. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Liberalizmin tahrik ettiği birey ve toplumunu çözüp kendi doğal insani mecrasına akıtmadıkça, sonuç toplumsal kanserle ölüm olmaktan öteye gitmez. Bunu uzun uzun anlatacağım. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Şunu demeye getiriyorum: Beni İmralı Cezaevine buyur eden Avrupa Konseyi temsilcisi, hem de yetmiş yaşındaki hanımcığın arkasındaki büyücü sistemi, kapitalist moderniteyi çözmedikçe kaderimi doğru çözemeyeceğim açıktır. Süreç baştan sona kadar İsrail-ABD-AB ve çözülmüş bir Sovyet Rusya tarafından yaratılmıştır. Suriye, Yunanistan ve Türkiye hükümetlerinin rolü ise ikinci el bürokratik hizmetlerden öteye gidemez. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Sorgulama sürecinde açıkça Türk yetkililerine -ki dört temel kurumun; Genelkurmay İstihbaratı, Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma İstihbarat temsilcilerine-, beni yakalamakla sevinmelerinin anlamsız olduğunu söyledim. Beni alçakça ve çöl bedevilerinin bile asla insani niteliklerine yakıştıramayacakları bir kalleşlikle, dost ilişkisini eşi görülmemiş bir komployla kullanarak uçağın içine atıp çullanmaları yiğitçe bir savaş tarzı değildir. Bu gerçek bile ABD’nin hegemonu olduğu kapitalist modernitenin ne menem bir liberalizm olduğunu çok çarpıcı bir örnek olarak ortaya koymaktadır: Baskı ve istismarda sınır tanımayan sistem. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Mücadele sistemimde Türk ulus-devletçiliğini tanımıyor değildim. Tek başıma da olsa, en zayıf halimle karşı çıkma cesaretini gösterdim. İyi mücadele ettiğimi de tanık olan herkes bilir. Bunda yadırganacak yan yok. Ortada olan, Kürtlük için bir ölüm fermanıdır. Ya insanlığımdan, onurumdan vazgeçmeyip direnecektim, ya da rengi ve cinsiyeti bile belli olmayan bir kölelik içinde yitip gidecektim. Bu gerçekliği tartışmıyorum. Buna öfke de duymuyorum. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Öfke duyduğum temel nokta düşünce, ideoloji ahmaklığının önüne bir türlü geçememekti. Öyle bir sistem ki, sözde insan hakları nerdeyse yere göğe sığdırılmaz. Ama gerçekte olan ise, hiçbir canlı sisteminde gözükmeyen kendi öz türüne, bir grup insanın tüm insanlığa biçtiği sömürü ve savaş payesidir. Bununla da yetinmeyip, doğanın altı ve üstü de dahil, tüm çevreyi zehirleyip insanlığa sunmasıdır. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Doğduğum toplum neolitik köyün kültürel etkileriyle yüklüydü. Saf bir dostluk, kalleşçe olmayan mücadele esastır. Bu duygularla büyümüştüm. Fakat tüm uygarlık süreçlerinin dışında ve en olumsuz etkilerini katı bir yabancılaşma biçiminde çoktan kader haline getirme yetmiyormuş gibi, kapitalist moderniteyi en sert ve muhafazakâr gelenekle birleştirerek, şovenizmin uç sınırında bir etnik milliyetçilikle ulus-devlet kuşatmasına alınmak, çözülmesi en zor ideolojik tahakkümdür. Buna her an eli tetikte bir çıplak zor eklenince, daha doğmadan mıh gibi yere çakılma kaderin diğer adıdır. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Türkiye Cumhuriyeti sınırlarından çıkış öyle ahım şahım bir direniş sonucu olmadı. Bu, dogmatikçe bağlanmış birkaç sol ulusal sorun çözümlenmesine yeni bir yaşam alanı aramaktı. Ortadoğu’daki PKK, sistemin boşluklarından bazı sonuçlar almaktan öte bir şansa sahip değildi. Ama yine de bir sistem karşıtı olarak varlığını sürdürme ve geliştirme Ortadoğu için küçümsenmemesi gereken bir anlayıştır. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Kendini kalıcı bir biçimde dağlar başta olmak üzere silahlı direnişe taşıması, doğuracağı sonuçlar bakımından önemlidir. Kürtler için ise giderek politikleşme anlamına gelmektedir. Klasik işbirlikçi unsurlardan kopuş ilk defa bir özgürlük alternatifini algılanır kılmaktadır. Hem klasik ortaçağdan kalma despotik rejimler, hem ona eklemeli sözde çağdaş ulus-devletler açısından ne beklenen, ne kabul edilecek bir çıkış söz konusudur. Hem Kürt işbirlikçilerin hem bölge ulus-devletlerinin, emperyalist hegemonların “PKK terörist örgüt” dayatmalarında anlaşmaları bu nedenledir. Özgür Kürt, birey ve toplumuyla tüm ezberlerini bozmaktadır. İslam’ın fetihçi ideolojisiyle liberalizmin milliyetçi ideolojileri çoktandır özgür Kürtlüğü defterlerden silmiş olup tarih dışı saymaktaydı. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Şahsımda dışlanan ve tek kişilik bir ada cezaevine mahkûm edilmek istenen, esasta bu özgür Kürtlüktür. Dokuz yıldır tek başına İmralı’da günlük olarak uygulanan politikalar sistemlidir. Sadece Türk cezaevi politikaları olarak yaklaşım göstermek önemli yanılgılara yol açar. Bu da hem Kürtler hem Türkler için beraberinde politik çözümsüzlükler, çatışmalar doğurur. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Fakat şunu da çok iyi algıladım ki, Türklük ne kendi adına savaşabilir, ne de barışabilir. Kapitalist modernitenin ona biçtiği rol, Türk halkı da dahil, tüm Ortadoğu halklarının kapitalist sistemin baskı ve sömürüsüne açık hale getirilmesinde kaba bir jandarma rolü oynamak, bekçilik ve gardiyanlık yapmaktır. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Hem Avrupa’nın içinde, hem dışında, sağlam kazığa bağlanmış Türkiye ve Anadolu kültürleri onlar için çok önemlidir. Uygulanan herhangi bir politika değildir. En incelmiş politikalarla stratejiler büyük oranda el altından kapsamlıca ve birleşik olarak yürütülmektedir. Gerek NATO, gerek AB ilişkileri bu bağlamda daha iyi algılanabilir. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Buraya kadar anlatmak istediğim hususlar bile, kapitalist moderniteyi derinliğine kavramadıkça anlamlı bir savunma yapamayacağımı göstermektedir. Savunmanın dayanaklarının kuru bir hukukla hiç anlam kazanmayacağı açıktır. Yüzeysel bir politik ve stratejik yaklaşım ‘yeniden yargılanma’ sürecinin neden örtbas edildiğini açıklığa kavuşturmayacaktır. Yeniden yargılanma algılanması, özgür Kürtlük çözümünü açıklığa kavuşturması açısından da büyük önem taşımaktadır. Gösterimsel Türk yargısına ‘Demokratik Cumhuriyet’ çıkışım, AİHM’deki davada ‘Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa’ ve ‘Bir Halkı Savunmak’ adı altında, özde gerçek demokrasi ve adaleti anlaşılır kılmaya çalışmaktaydı. Yeniden yargılanma ise, ‘kapitalist moderniteyi sorunsallaştırma ve aşılması’ gereğini, demokratikleşmenin hem siyasi sistemini, hem özgürlükle bağlantısını çözüm alternatifi olarak anlam zenginliğine kavuşturmayı amaçlamaktadır. Dolayısıyla bir kez daha savunmalarımın bütünlüklü ve tamamlayıcı niteliğini ortaya koymaktadır. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">İmralı’daki ilk yargılamanın bir gösteri oyunu olduğunu söylemiştim. Gerçekten hukuki savunma yapacak koşullar yoktu. Her şey en ince detayına kadar önceden planlanmıştı. Kararın verileceği gün, seçilen başyargıcın niteliği ve memleketinden tutalım, katılımlar, süre ve basının, medyanın kullanılışına kadar her şey plan gereği yürütülmekteydi. Bu konuda ABD ve AB’yle de anlaşılmıştı. Bana düşen, bu durum karşısında sahte bir hukuk savunmacısı olmak değildi. Ortada hukuk zaten yoktu. Bu, AB açısından da geçerliydi. Tüm sorun, benim temel Kürt sorunu kapsamında nasıl kullanılacağıma ilişkindi. Her şey bu amaca hizmet etmeliydi. Zaten Kenya süreci baştan sona AB hukukunun çiğnenmesiydi. Kenya hukuku, hatta Türk hukuk sistemi bile çiğnenmişti. İdamı sürekli gündemde tutmaları politik sonuca ilişkindi. Güya korkmuştum. Dolayısıyla sürekli canlı tutulması işe yararlıydı. Bu durumlar karşısında yapmam gereken, politik sürece katkı sunmaktı. Bunun için savunmaların politik mesaj niteliği önemliydi. Ayrıca sonuca yol açan yanılgılara köklü yanıtlar aramak yapılması gerekendi. Böyle yapılmaya çalışıldı. Bu süreçte tüm savunmalara hâkim olan anlayış bu temeldeydi. Oyuna en az alet olmak ve özgürlük mücadelesine katkı sunmak ancak bu temelde mümkün olabilirdi. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Açık söylemeliyim ki, AİHM’den tutuklanmamın hukuka aykırı olduğuna dair hüküm vereceği beklentisi içindeydim. Böylelikle adil bir yargılanma imkânı doğabilirdi. Bu hüküm çok açık bir haksızlıkla verilmedi. Geriye yargılamanın adil gerçekleşmediğini söylemek zorundaydı. Zaten her şey açıkta ve seyirlik konumundaydı. Uzun süre beklendikten sonra adil yargılanmayı beklerken, AB Konseyi tek taraflı Türk Hükümetiyle uzun görüşmeler sonucunda ve kendileri açısından önemli politik tavizler karşılığında, tam bir hukuk skandalı olan ve onlarca noktada hukuka ters girişimlerle sözde dosya üzerinde eski Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin kalıntısı olan Ankara 11. ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemeleriyle dosyalar eskiden olduğu gibi hükme bağlandı. AB Bakanlar Komitesi’yle bu temelde uzlaşıp, dosya tekrar AİHM’e iade edildi. AİHM’in tavrı halen beklenmektedir. Kendi adil yargılama kararına karşı tavrı gerçekten merak konusudur. Asıl hukuki savunmayı bu yeniden yargılama sürecinde yapmaya hazırlanırken, böylece boşa çıkarıldık. Dolayısıyla hukuki yargılanma bir gösteri olmaktan öteye gidemedi. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Bu süreçte daha iyi anlaşılan husus, PKK, benim şahsım ve Kürt sorununun geneli konusunda ABD-AB-Türkiye Cumhuriyeti’nin yoğun bir iletişim ve uzlaşma arayışında olmalarıdır. Türkiye geniş ekonomik tavizler karşılığında Türkiye’deki Kürt sorununu tasfiye ederken, Irak’taki Kürt Federe devlet oluşumunda da şartlı bir destekleme tutumunda ısrarlıdır. Bu konularda çok yoğun görüşmelerin yapıldığı her gün daha çok açığa çıkmaktadır. Zaten ABD ile bu taviz ve uzlaşmalar açıktan yürütülmüştü. Demek ki bu uzlaşmalardan en önemlisi benim tutuklanmam, yargısız infaz altında tutulmam ve Türkiye’de Kürt sorununun tasfiyesi, PKK’nin ‘terörist örgüt’ ilan edilmesiydi. IMF ve AB Kopenhag Kriterleri ise kirli uzlaşmanın iyi birer kılıfıydılar. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Açıkça belirtmeliyim ki, AB kurumlarından bu denli kirli ve kuşkulu tavırlar beklemiyordum. Bu gerçekler beni AB’nin insan hakları ve demokratik normları konusunda derin bir sorgulamaya itti. Konulara yoğunlaşmam, sorunların daha köklü olduğu ve aşılmalarının da o denli köklü yaklaşımlar gerektirdiğiydi. Şüphesiz insan hakları ve demokrasi konusunda AB ileri bir hamleye sahiptir. Bu yönüyle dünyamızın umut kapısıdır. Ama temelindeki kapitalist modernite onu zincir gibi bağlamış olup, daha ileri hamleler konusunda karamsar kılmaktadır. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Rus devrimcileri kendi devrimlerinin zaferinin Avrupa’nın en azından bir bölümündeki devrimlerle garanti altına alınacağını düşünüyorlardı. Ama bu beklentilerin gerçekleşmediği bilinmektedir. Tersine, Avrupa liberal karşıdevrimi Rusya ve öncülük ettiği tüm sistemi kendi içinde eritti. Aynı şey günümüzde demokratik devrimler için de söz konusudur. Avrupa’dan beklentinin aynı sonuca yol açmaması için, küresel sermayenin en gelişkin çağında küresel demokratikleşme arayışında olmak daha gerçekçi bir yoldur. Avrupa’daki demokrasi, insan hakları ve özgürlükler katkılarını ancak bu paradigma altında anlamlı kılabilir. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Ana hatlarıyla açıklamaya çalıştığımız bu gerekçeler ‘adil yargılanmanın’ neden gerçekleştirilmek istenmediğini bütün derinliğiyle ve temel kategoriler üzerinde çözmeyi gerekli kılmaktadır. Savunma gerçekliğimde daha önce işlediğim ana hususları esas kaynaklarına indirgemeyi önemli kılmaktadır. Her ne kadar aşırı indirgemecilik algılamada ciddi yanılsamalara yol açsa da, sorun modernite kaynaklı olduğunda bu sakıncaları göze almak gerekir. Zaten çözmeye çalıştığımız ana bölümler iç bütünlüğe sahip olup indirgemeciliğin sakıncalarını asgariye indirecektir. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Girişten sonra ele almak istediğim öncelikli bölüm Yöntem ve Hakikat Rejimi’dir. Bilindiği gibi yöntem alışılagelen inceleme-araştırma yoludur. Tarihte ve günümüzde denenen bu alışkanlıkları tanımlamak aydınlatıcı olacaktır. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Olumlu ve sakıncalı yönleriyle yöntemcilik anlayışlarının temel nedenlerini açıklamak çözümlememizde kolaylık sağlayacaktır. Yöntem hastalıklı olmasa da, takip edilecek bir yol her zaman gereklidir. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Hakikat rejimiyle kast ettiğimiz husus ‘yaşamın anlamına en iyi nasıl ulaşabileceğimize’ ilişkindir. İnsan düşüncesini çok meşgul etmiş ‘hakikat, gerçeklik’ nedir, nasıl ulaşılabilir veya ulaşılamaz sorunsalına cevap aramak, her ciddi araştırma için çözülmesi gereken hususların başında gelir. Bütün insanlık muhayyilesini, zihniyetini adeta tutsak eden ‘nesnellik’ ve ‘öznelcilik’ kavramlarıyla birlikte bazı ana düşünce kuramları deşifre edilmeye çalışılacaktır. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Toplumsal Gelişmede Anlamlı Bir Mekân ve Zaman Ayrımı bölümünde esas olarak temel toplumsal kategorilerin inşa edilme sorunlarında zaman ve mekândan kopuk ele alınamayacakları aydınlatılmaya çalışılacaktır. Gerek toplum biçimlenmeleri, gerekse özsellikleri ya kuru ‘tarihsel olaylar’ biçiminde, ya da sanki hiç mekânsal kayıtlar yokmuş gibi soyut anlatımlar toplumsal algılamalarımızı tam bir keşmekeşe, en rezil çıkarlara alet etmeye, sonuçta ‘gerçek’ adı altında tam bir toplumun yalansamalı retoriğine, demagojisine yol açmaktadır. Toplumsal gerçeklikler inşa edilirken, özselliklerin zaman ve mekân boyutları olanca açıklığıyla esas alındığında, ‘insan yaşamı’nın anlamlı kılınma olanakları artacaktır. Birçok kavram ve kuramın büyük safsatalar, aldatmacalar, yanılgılar spekülasyonu, ‘söz klişeciliği’ olduğu anlaşılabilecektir. Somut olarak günümüz uygarlığının -başat olanı kastedilmektedir- tarihsel ve mekânsal gelişimi ana unsurlar halinde anlamlandırılmaya çalışılacaktır. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Çıplak Krallar ve Maskesiz Tanrılar Çağı bölümünde, kapitalizmin bir üretim biçimi olarak doğuşu ve toplumda yol açtığı kanserleşme açıklığa kavuşturulmaya çalışmaktadır. Görünüşte çok açık olan, özde ise kendine bağladığı siyasi iktidar ve bilimle inşa ettiği, herkesin herkesle savaştığı ve bilimcilik yöntemiyle, kavram ve kuramlarla bu savaşı zihni alanda egemenliğinden kurtulamaz bir döngüye yol açmanın içyüzü deşifre edilmeye çalışılmaktadır. Öyle bir sistem ki, Marksizm, anarşizm, ulusal kurtuluş ve hatta sosyal-demokrasi gibi akımları, kendisine karşı savaşan tüm akımları kendi hizmetinde kullanmaya elverişli bir alete dönüştürme yeteneği açıklanmaya çalışılmaktadır. Başlangıçta tüm toplumların hor gördüğü metalaşma ve değişim değeri nasıl oldu da topluma hükmeden yeni tanrılar oldular? Eskinin kendini rengârenk kıyafetlere büründüren, kale ve saraylarda apayrı yaşamlar halinde ayrıcalıklaştıran çok az sayıdaki kralları nasıl oldu da aşırı çoğalmış ve çıplak biçimde tebaalarından ayırt edilmez hale geldiler? Çok bilimcil, çok iktidarlı ve maddiyatlı bir sistem olduğu halde, neden çevresi ve içyapısıyla en cahillerin bile yol açmayacağı hastalık ve ölümlerle tükenen topluluklara dönüşülüyor? Bu soruların sırları alınarak cevaplar bulunmaya çalışılacaktır. Gerek ekonomi, sosyal yapı ve siyasal kurumlarıyla bölümlediği ulus-devlet bölünmeleri, gerek bu anlayışlardan, teoremlerden kaynaklanan bilimsel bölünmelerin gerçek rolleri, yaşamı nasıl anlamlaştırdıkları veya anlamsızlaştırdıkları irdelenecektir. Milliyetçilik, bireycilik gibi resmi din olan liberalizmin asıl rolü anlaşılır kılınacaktır. Kapitalizmin toplumların iç ve dış yapısında sürekli savaş olduğu, bu anlamda yaşamın gergin, stresli bir kriz ve kaos hali olduğu gösterilecektir. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Özgürlük Ütopyalarıyla Tekrar Yaşamak Çağı adlı bölümde kapitalist modernitenin kaos ve krizli yaşamından tekrar özgürlük ütopyalarına kavuşmuş yaşam tarzlarına nasıl kavuşulacağı irdelenmektedir. Maddi yapıların egemenliği altındaki kapitalist modern yaşamdan kovulan ütopyalı, büyüleyici yaşam ifadelerine tekrar kavuşmak için yeni ruhsal, zihinsel anlam bütünlüklerine nasıl erişileceğinden, ‘özgür yaşam’ dediğimiz evrene kanat açılmaktan bahsedilecektir. Anlamı kovan kapitalist modern kalıpların ölmekten bir kaçış hali iken, aslında nasıl da ölüm ve yaşam ikilemini anlamsız kılarak kutsalı bozdukları ve yaşamı tüm sihirli, büyüleyici, şiirsel yanlarından kopartarak ebedi bir ölüm ve mahşer çağını inşa ettikleri gösterilecektir. Sembolik olarak postmodernizm gibi kavramlarla pek anlaşılır kılınmasa da, eklektik olarak birçok ifadesine rastlanan ütopyalı özgür yaşam seçeneği evrensel bayram hali olarak anlamlandırılmaya çalışılacaktır. Bu yaklaşımın öyle çokça işlendiği gibi bir üretim biçimi, toplum biçiminden ziyade, bu tip ayrımlarla içinden çıkılmaz hale gelen kavram ve kuram bozulması yerine günlük, anlık anlamlı yaşam topluluklarından oluşabileceği resimlenecek, sergilenecektir. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Kapitalizm Çağında Ortadoğu kendi özgünlüğü içinde ayrıca işlenecektir. Kapitalizmin iki dünya savaşıyla düşüremediği Ortadoğu’yu ayakta tutan temel etkenler kadar, neden dünyanın en sorunlu, içinden çıkılmaz bölgesi haline gelmiştir? Bir anlamda günümüzde yaşanan üçüncü dünya savaşının temel alanı ve zamanı olarak içinde hangi olasılıkları barındırmaktadır? Kapitalist moderniteye direnişini nasıl anlamlandırmalıyız? Uygarlığın beşiği olan bu alan tersinden mezarı haline gelmişken, şimdi yeniden özgür yaşam ütopyaları çağına geçişin alanı olabilir mi? Kutsallarını en çok çamura bulandırmış, dolayısıyla yaşamı ayaklara düşürmüş bu alan, yeniden kutsallarını inşa ederek, anlam yüklü, büyüleyici ve şiirsel müzikli ‘özgür yaşam tarzları’nı doğurabilecek mi? Bunun için kapitalist modernitenin maddi ve bilimcil kalıplarını, putlarını kırıp, daha özgür yaşamı olanaklı kılan demokratik yönetim biçimlerini, çevreyle bütünleşmiş üretme gruplarını ve anlam yüklü bilgelikler meclislerini oluşturabilecek mi? Bu tip temel sorulara yanıt aranacaktır. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Ortadoğu kapitalizmin, diğer bir görünüşüyle Hıristiyanlığın ve Museviliğin anlam yüklediği İslam’ın da etkisi altında, ‘mahşer’ olarak bahsettiği savaş olan ‘Armegeddon’da Kürtlerin rolü ayrı bir bölüm olarak işlenmektedir. Kürtlere bir anlamda ‘halk olmayan halk’ da denilebilir. Çünkü bu kadar kendi özsel değerlerinden kaçan ve kaçırtılan başka bir halka, ayrım kazanmış bir insan topluluğuna rastlamak mümkün değildir. Çok güçsüz ve savaş yeteneği olmayan bir halk denilemez. Stratejik coğrafyaları ve antropolojik karakterleriyle savaşı en çok verebilecek, kazanabilecek insan topluluğunu oluşturmaktadır. Kadın ve gençlerindeki cesaret potansiyeli çok yüksektir. Fakat gölgelerinden korkacak kadar ödlek de kılınmışlardır. ABD Kürtleri Ortadoğu’da yeni temel müttefik olarak seçme durumundadır. İsrail’in apayrı Kürt projesi vardır. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">İslam’ın unutur, inkâr edilir kıldığı bu halk, tüm tarikatçı yapılanmalara karşı Armegeddon’da ağırlıklı olarak Hıristiyan ve Musevilerin yanında yer alacaktır. Zaten Alevilik, Yezidilik ve yoksulların da çoktan anlamını yitirmiş diğer mezheplerin laikleri ezici çoğunluğu oluşturmaktadır. Az sayıdaki üst tabaka, geleneksel ve modern İslami tarikat ve grup elebaşları hızla Arap, Acem ve Türk işbirlikçilik rollerini terk edip, emperyalist metropollerinde kendilerine yeni efendiler aramaktadırlar. En kolay tasfiye edilecek kişi ve grupçuklar durumundadırlar. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Fakat Kürtlerin Ortadoğu’daki bu yeni çatışma, kaos dönemindeki rollerini işbirlikçilikten ibaret görmek büyük bir eksikliktir. ‘Özgür yaşam’ felsefesine en çok susamış ezici bir çoğunluk, hep bu susuzluğu giderecek anlamlı öncülerini bekleyecektir. Çoktan kendini tüketen ortaçağ yaşam kalıplarını hızla terk edebilecek iken, sunulan ve hiçbir halka özgür yaşam şansı vermeyen kapitalist modernitenin güçlü sacayağı ulus-devletçik kalıbına da fazla takılmayacaktır. Eşitlik ve özgürlük ideallerine en çok kavuşma şansı verebilecek Demokratik Konfederal yönetim biçimi, Kürtler için hem tarihi, coğrafi, hem de karakteristik özellikleri için en uygun politik biçimlenmedir. Bu anlamda KCK (Koma Civakên Kurdistan) hem çepeçevre kuşatıldığı katı ulus-devlet yapılarıyla sorunlarını çözmek, hem de yeni bir ulus-devletçik maddi yapılanmasıyla yeni bir dert ortamına girmemek için en elverişli çözüm olanağı gibi rol sergilemekte, anlam ifade etmektedir. KCK, Kapitalist moderniteden kaynaklı Ortadoğu halklar mozaiğine dayatılan ulus-devlet savaşlarında imha edilen, soykırıma uğrayan, baskı ve istismardan ötürü bütün özgür yaşam ütopyaları yok edilen Arap, İrani, Türk, Kürt, Ermeni, Rum, Yahudi, Kafkas kökenliler, etnisite, tüm mezhep ve dinlerle, Avrupa kökenli demokratik ve insan haklarını yaşamayan toplulukları yeniden kendi kutsallıklarına, özgür yaşam ifadelerine ve maddi kazanımlarına kavuşturacak temel form olan Ortadoğu Demokratik Konfederalizmi için öncü model durumundadır. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Eğer Irak kaosundan demokratik bir federal cumhuriyet doğarsa, bu yönlü bir gelişme de öncü bir rol oynayabilir. Kapitalist modernitenin üçüncü dünya savaşı Ortadoğu’nun özsel, mekân ve zaman boyutu içinde en olumlusundan en olumsuzuna açık uçlu birçok gelişmeye gebedir. Sonucu anlam yüklü grupların inisiyatif ve çabaları belirleyecektir. PKK sadece kendini sürekli geliştiren bu özgür yaşam idealli, anlam yüklü gruplardan, öncülük iddiası taşıyan gruplardan biridir. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Sonuç bölümünde kapitalist modernite koşullarında ne kendim, ne de öncüsü kılındığım halkımız için, diğer birçok kişilik ve halk grubu için adil bir yargılanmanın gerçekleşmeyeceği hususu anlaşılır, kanıtlanır kılınacaktır. Toplum içinde ve dışında sürekli savaşla beslenen bir sistemi ancak özgürlük ütopyalarımıza sarılarak, her yerde olan istismar ve iktidara karşı her yerde anlamlı bir direniş ve adalet odakları oluşturmakla aşabiliriz. Diğer tüm yolların yaşam için kısır bir döngüde ömür tüketmekten öte bir sonucu, hedefi yok gibidir. </span></span></span></p> <p><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="line-height: 120%;">Bu savunmayı İmralı Adası’nda mutlak tecrit koşullarında yazıyorum. Alışılagelen inceleme, araştırma olanaklarım olmadığı gibi, bu tercih edeceğim bir yol da değildir. Adlarını ve eserlerini sıralamayı anlamsız bulduğum hep birbirine katkı sunan insanlık öncüleri benim için de ana kaynaklardır. Büyük düşünce ve eylem savaşçıları -özgür yaşam için- nicelikleştirilemez. Bu yönlü de modernitenin bilim yapılanmasına karşıyım. Hiçbir sesin<b>, </b>özgür yaşam iradesinin tecrit koşullarımdaki kadar özgürlük yanlısı ve adil olamayacağına inanarak, bu savunmayı dostça ve yoldaşça yürümesini bilmiş ve bilecek olanlara adıyorum. </span></span></span></p>
Girdi biçimi
Filtered HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Full HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi
Attached Images
Thumbnail:
Existing Image:
None
"Over troubled water..." (Açılış)
"Sussss.."
"Unut"
090908-Güler Zere-vm.widec.jpg
0je.png
1.jpg
1.jpg
1.jpg
105-141.jpg
11 Eylül vePolitik İslamÜzerine Kapak
1234r.jpeg
15- 16 Haziran.jpg
155.JPG
16.jpg
166137_1_Gorzfrei.jpg
1960-che-1.jpg
19ocak2010s.jpg
1mayis77_(1).jpg
200-386.jpg
2000degundem-kapak200.jpg
2009-12-04---Kapak---Sosyal.jpg
2010-09-12 - Kapak- 12 eylul uzerine yazilar v2.jpg
21 İtfaye.jpg
250-369.jpg
250-392.jpg
26.JPG
2_temmuz_2009_istanbul.jpg
4- ikinci kapıdan mezarlığa giriş yapılıyor.JPG
400px-Krähe_65(loz).JPG
41e591d8-yilmaz-guney.jpg
490-250.jpg
6-7 eylül.jpg
6-7_eylul_1955.jpg
6-7_eylul_55_tank.jpg
800px-Ziggurat_of_ur.jpg
Abdullah Öcalan - Kapitalist Modernite ve Demokratikleşme - Kapak
abidin'in...jpg
abidin-dino.jpg
abidin-he...jpg
abidinözp...jpg
abidinözp...jpg
acilim_aydinlar_yorum.jpg
afganistan_secimsandik_essek_asker.jpg
afis-kumkapi-14mart2010.jpg
afis_cozum.jpg
ahmedarif_nazimhikmet.jpg
ahmed_arif_1.jpg
Ahmet Türk.jpg
ahmetaltan_hasancemal.jpg
ahmetarif.jpg
ahmetturkemineayna.jpg
ahmet_turk_3_kongre.jpg
ahmet_turk_grup_toplantisi5.jpg
Akatça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan 282 maddelik Hammurabi Kanunları...
AKP ve güleni bitirme planı.jpg
Albayrak
albayrak1200.png
Aleviler-kapak400.jpg
Ali Yetkin
alidehri.jpg.jpg
alidehri.jpg.jpg
alter-eco-ekim2010.jpg
Amatör Kalem Vuruşları (1)
Amatör Kalem Vuruşları (2)
Amatör Kalem Vuruşları (3)
amedkadin_forumuleyla.jpg
ankkongre.jpg
anneannem.jpg
apo_aturk_talabani.jpg
ara-gazetesi-çžktž.jpg
arac_er_asker.jpg
aram_tigran_cumbus.jpg
Arif Damar.jpg
arif+damar.jpg
Asiti-Baris.jpg
asiye-turhalli.jpg
asker_yuruyus_jandarma.jpg
avni-ozgurel-01.jpg
AVrupa Birliği Üzerine Yazılar - Demir Küçükaydın - Derleme - Kapak
Avrupa Merkezcilik Üzerine Yazılar
avrupabarisgrubu_basin.jpg
aydinlar_liberal.jpg
aydin_erdem.jpg
Aydın Dinçoğul
Ayhan Bilgen.jpg
ayhanbilgen_barismeclisi.jpg
ayna_turk_1eylul.jpg
Ayrılık-kuytu
Az Kaldı! - Türkiye'nin Linç Yapılmış ya da Linç'e Kalkışılmaş İdari Bölgeler Haritası
azizvatanresmi.jpg
azizvatanresmi.jpg
Azınlıklar Konusundu Yazılar
Aşiti - Barış
Çatı Ankara.jpg
Çatı Partisi Tartışmaları.jpg
Çtı Partisi Girişimi.jpg
Ömrümüzün taş çicekleri resim sergisi.jpg
Özgür Basın Susturulamaz.jpg
Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak
Özgürlük(Korkoro).jpg
Üçüncü Köxüz Sitesi
özgürlük ne zaman anne.jpg
Banksy!.jpg
Bansky'den
baris guvercini.jpg
barisgrubu_karsilama_ani.jpg
barisgrubu_otobus2.jpg
baris_kizi.jpg
Barış Gurubu.jpg
Barış İçin Vicdani Red Platformu.jpg
Barışın Tarihi.jpeg
basbug_dursuncicek.jpg
Bayram Balcı-Livan.jpg
bayramlar-kapak200.jpg
başkan ve hatice ana.JPG
büyük ortadoğu projesi ve sosyalist strateji
BDP'ye operasyon.jpg
bdp_logo.jpg
Belalı sularda: Ship to Gaza, sizi gözüm gibi sakınırım.
Berivan.jpg
Beşikçi Eleştirisi - Kitap Kapağı
Bill Of Rights
Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan.jpg
Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi
Bir yaşam.jpg
Birinci Dünya Barış Günü.jpg
Birlik mi Rekompozisyon mu Kapak
birlik-mi-kapak-on-yuz.jpg
Bizim Köy
bop-on-kapak.jpg
Buzu Kıran Yolu Açan
bıji kürd u kurdistan
canli_bomba_pelsin.jpg
canyucel.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi_girisimi.jpg
Celali Söylenceler Kapak
Celali Soylenceler Kapak.jpg
Celali Soylenceler Kapakv2.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
cerkesler_kitap.jpg
Ceylan'dan Bize Kalan: Şahmeran
CHP-logo.jpg
chp_meclis_pankart2.jpg
Cingeneler.jpg
cizre-bohtan-beyi-bedirhan-direnis-ve-isyan-yillari-onkapak.jpg
Cumhuriyet_LR.jpg
Dağların ezgileri.jpg
Dönüşü olmayan yol.jpg
Dün Halep'çe, Bugün Kelepçe
Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler
Demokratik Cumhuriyet.jpg
demokratik_acilim_kapatma.jpg
Denemeler
denemeler-kapak.jpg
denizesaldiri.jpg
denizesaldiri.jpg
Derleme 2009 - Murat Çakır
Dersim+ Barajlar.jpg
Dersim- Sabiha Gökçen.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersimkatliami1.jpg
devletulus.jpg
devletulus.jpg
Die Linke: Bir Başarı Hikayesi mi? kapak
Dikilmesi mümkün "İzmirli ırkçılar" heykel tasarımı
dilacarKucuk.JPG
dilekkurban.jpg
Dilsiz dengbej.jpg
dink_goktas_kitap.jpg
Dipnot Dergisi Üçüncü Sayı Kapak
Dipnot.jpg
Dipnot.png
disk_suleyman_celebi.jpg
Diyarbakır -TÜYAP.jpg
diyar_demokrasi_platformu1.jpg
Djembe
DK_MME_KapakKucuk.jpg
DK_MME_KapakKucuk_0_0.jpg
dogan-akhanli.jpg
Doğan Akhanlı
DSC04737.JPG
DSC04737.JPG
dtp_eylemi.jpg
dtp_logo.jpg
dtp_operasyon_tepki1.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
edip_cansever.jpg
ejder-kapani-46.jpg
ekinbelleten-1991.jpg
emmeline-pankhurst1.jpg
emper ve ırak umut.jpg
emperyalizm ve dünyanın katli
emperyalizm ve dünyanın katli(ırak)(yağlıboya resim)
emperyalizm ve umut(yağlıboya resim)
erdogan_akhanli_yazar.jpg
ergani.jpg
ermenhaf.jpg
Ermeni Sorunu Üzerine Yazılar - Kapak
Ermeni Soykırımı ve Toplumsal sorumluluk - Broşür Kapağı
Ermeni-Soykirimi-Koln.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_soykirim_ciftciyan.jpg
ermeni_saykirim1.jpg
ermeni_tehcir.jpg
ermeni_tehciri_tren.jpg
ermeni_tehcir_TE.jpg
ernesto_che_guevara_x1.jpg
etha-20100708-envali-metruke-00_ext.jpg
Evrim ALATAŞ..jpg
evrim_alatas.jpg
evrim_alatas_amed.jpg
Eyüp Sultan Konuşması
Ezidilik.jpg
Ezidilik.jpg
Ezilenlerin Pedagojisi.jpg
fahri petek.jpg
fahri-pet...jpg
Ferhat Tunç-söyleşi.jpg
Ferit öngören.jpg
fft23mm135497.jpg
fileme.jpg
filizkocali_gunluk.jpg
friedrich-nietzsche-paul-ree-lou-andreas-salome.jpg
Gayda-Istanbul-Gayda-Istanbul-CD__20246271_0.jpg
GÖÇMENLER.jpg
gösteri.jpg
gözler bakışlar
Gözler ve Bakislar(yağlıboya resim)
güler zere.jpg
Günay- Gerilla.jpg
Günay-Murat Karayılan.jpg
Günümüz anti-demokrat kemalist evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?
Günlük Gazetesi Çok Dilli Manşet
Geçiş Programı Üzerine Kapak
Gece Kelebeği.jpg
gecmisle_hesaplasma_kitap.jpg
gencaygursoy_husnuondul.jpg
gencdal_ceber_kursun.jpg
gerilla_bahar.jpg
gerilla_cozum_avrupa.jpg
gerilla_durbun.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
Globalızatıon
grupyorum.jpg
guler-zere.jpg
GulerZere-hstn20090708-51.jpg
guler_zere_afis.jpg
gunluk_22agustos.jpg
gunluk_24_04_2010_s.jpg
gunluk_kapatma_kocali.jpg
gunluk_logo.jpg
gzerehapis.jpg
Hafız Esad.jpg
Haiti.jpg
Hakan Akçura-söyleşi.jpg
hakantahmaz_ayseltugluk.jpg
hakkari_cumhuriyet_yuruyusu.jpg
Halil Savda
Halil Uysal.jpg
Halil Uysal.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
Hasan_Cami_-_Fas.jpg
hasan_cemal_apemusa.jpg
hasan_cemal_ismetb.jpg
Hatalı Mantık
Hayat Atölyesi.jpg
Hüseyin Çelebi.jpg
Hüznün Akordu
hdinkcadde.jpg
Her dağın gölgesi Deniz'e düşer.jpg
Hevjin.jpg
hewler_gazeteci_osman.jpg
hicri_arapfoto.jpg
Hikmet Kıvılcımlı Elazığ Cezaevinde Mahalli Kürt Kıyafetiyle
Homofobi.jpg
honduras.jpg
Hrant için.jpg
Hrant ve 1915.jpg
Hrant- Doğum günü.jpg
ibadet_inanc.jpg
idamlar-iran.jpg
ihd_tihv_fincanci_turkdogan.jpg
ihsanfetahiyan_iran_idam.jpg
ihsanfetahiyan_pjak_iran.jpg
ilan.jpg
ilkmeclis_anayasa.jpg
ilmanifesto_manset.jpg
images.jpg
imrali_salon.jpg
ingmar_bergman_yonetmen_s.jpg
islam ve sol.jpg
istanbul_baris_mitingi_kitl.jpg
işçiler ve önderleri-1(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2.jpg
işçiler ve önderleri.jpg
Jamanak.jpg
James_Joyce.jpg
James_Joyce.jpg
Jan Valtin.JPG
Jan Valtin.thumbnail.JPG
Jî bo Hefîz Ebdûlrıhman û rojmanegeriya cîhané/ Hefiz Abdulrahman ve Dünya basın emekçileri için
jitem_belge_jandama.jpg
Jı bo bıdarvekırına xortên Kurd...( İdam edilen Kürt gençleri için...)
Jın,Jiyan,Azadi/ Nisa,Heyat,Hürriyet/ Kadın,Yaşam,Özgürlük
Kadri Gökdere
Kadın Soruşturması.jpg
Kadın Soruşturması.jpg
kadına bakış
Kadına Bakış(yağlıboya resim)
Kapak - Emvali Metruke
Kapak---Ocalana-Mektuplar.jpg
kapak-onyiloncesi400.jpg
kapak.jpg
kapak.jpg
kapak300.thumbnail.jpg
kapaksanat.jpg
kapak_0.jpg
karayilanbasin5.jpg
karayilan_filizkocali.jpg
kardelen.jpg
kardesist.jpg
Kasabalılar-Kapak
katliam_halepce.jpg
kawa-nemir.jpg
kayit-olunmamis-soykirimistanbul-eylul-1955-vasilis-kiratzopulos.jpg
Kaypakkayakapak
Kayıt dışı bir isyan.jpg
kazimkoyuncu.jpg
Küçük İskender.jpg
Kültür Üzerine Yaazılar - Kapak
Küreci Anması Afiş
kürt'lük
KCK-Karayılan
Kelepce.jpg
kelepce1.jpg
KemalistEvler.jpg
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar Kapak
keyman_gulec.jpg
kilaman.jpg
kilisecami.jpg
komplokapakkucuk.jpg
koxuz-duz-golgeli.gif
kresim.jpg
kultur-kapak.jpg
Kurban.jpg
kurdocul1.jpg
Kurt-Hareketi-kapak200.jpg
kurttvleri_medtv.jpg
Kıvılcım Gazetesinde Yayınlanmış Yazılar
Kıvılcımlı Üzerine YŞazılar Kitabı Kapağı
Kıvılcımlı Sempozyumunda Servet Ziya Çoraklı Bildiri Sunarken
Kızıl Afiş
La prison.jpeg
latchodromez01.jpg
Latin Amerikanın Kesik Damarları.jpg
Lawij / Hida/ Ağıt
Lawij.JPG
Lenin
levi_straus.jpg
Levon Ekmekciyan
lewis_hine_phot_nyc_empire.jpg
liberation_tigers_of_tamil_eelam.gif
logo.gif
logo.png
louise-michel.jpg
Ltte_emblem.jpg
luqman_ahmed_.jpg
LWtc0504.jpg
maden-iscileri-destek.jpg
maden_iscileri_yeralti.jpg
Madimak.jpg
Madteos Sarkisyan.jpg
Mahmut Baksi.jpg
Manifesto_benedict_xvi.png
Manukyan
manusyan kitap.jpg
manusyan.jpg
manusyan_resim.jpg
Marksisit Demokrasi Teorisine Katkı
Marksizm 2010 Afis
Marksizmde Yapı ve Özne Sorunu - Kapak
Marksizmin Marksist Eleştirisi Kapağı Küçük
Marksizmin Marksist Eleştirisi İkinci Basık - Kapak
Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar - Kapak
Mascha kaleko.jpg
Matruşka'larda Tarih Bulmak..
mayin.jpg
mayin.jpg
mayžs68-a...jpg
Medya.jpg
Mehmet Güler-KCK.jpg
mehmet_uzun.jpg
mehmet_uzun.jpg
Mem û Zîn
Metin Küreci anması
metin2.jpg
metinyegin_01.jpg
Mevsimlik işçiler.jpg
michel_foucault.jpg
mindit.png
MSF+Logo.jpg
msf.jpg
msflogo.jpg
muma.jpg
Mumia Ebu Cemal
musa_anter.jpg
Musa_anter_.jpg
muzsesleri.jpg
muzsesleri.jpg
Necdet Adalı.jpg
Newroz
Newroz.jpg
Newroz.jpg
Newroz.jpg
newroz_250x0.jpg
news.gif
newspapers_medya.jpg
nisanyan1.jpg
nisanyanevi.jpg
nobel_liderler_s.jpg
Nure- Nora.jpg
olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg
Omayra.jpg
Ongözlü Köprü.jpg
Onnik ve oğlu ara.jpg
op-denklem.jpg
Orhan Pamuk
Oscar Wilde.jpg
otekitarih-seyhsait1.jpg
Otobiyografi-Kapak.jpg
otobiyografik-yazilar-kapak.jpg
ozevin_ozdemirler.jpg
ozgurgundem_site_sansur.jpg
Paramaz Darağacında
Penguen'in yaptığı ve -ne yazık ki- asla yapmayacağı kapak
Penguen- Irkçı Kapak.jpg
pera_spor_klubu_taksim_standinda.jpg
Perperok.../ Kelebek...
Perperok.jpg
peternorman_atlet.jpg
picasso.jpg
picture-1
picture-10
picture-11
picture-12
picture-13
picture-14
picture-15
picture-16
picture-18
picture-19
picture-2
picture-20
picture-21
picture-22
picture-24
picture-25
picture-26
picture-27
picture-28
picture-29
picture-3
picture-30
picture-31
picture-32
picture-33
picture-4
picture-5
picture-6
picture-7
picture-8
picture-9
pinar.png
PKK.jpg
Porén te/ Saçların
Poren te- Saçların.jpg
Q04.jpg
qijikares2ğğ.jpg
Qijıka Reş.jpg
qırıka reş.JPG
reklamin_dili_b.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
resim.jpg
Resim2.png
Roj TV.jpg
Roj Tv.png
roni.jpg
Rosa - Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg, Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg.jpg
Sacayak dergisi Sayı 8
Sacayak dergisinin 11. sayısı
Sacayak, Sayı 3
Sacayak, Sayı 4
Sacayak, Sayı 6
sacayak2.jpg
Sacayak_Sayi10_Sayfa 1_5cm.jpg
Sacayak_Sayi12_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_05_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_09_Kapak.jpg
Saidi Kurdi-Son Derviş.jpg
saitfaik.jpg
sakine ana.jpg
salihzezgin.jpg
Sarkis Çerkezyan.jpg
Sarkis H-1.JPG
Sarkis ve Doğan
sarkis.jpg
Sarmaşık.jpg
sartre.jpg
savunma_kapitalistuygarlik.jpg
Sayı 54
sazai sarıoğlu.jpg
Sazak'ın Dikenleri
süryaniler.jpg
senci.jpg
senci.jpg
Serhedo ve Gerilla
serif_gencdal_kandil_s.jpg
serturkm.jpg
sevahir_bayindir_yarali.jpg
Sevan nişanyan.jpg
seyit rıza.jpg
Sezen Aksu-Kürt Açılımı.jpg
Shantel.jpg
Ship to Gaza: I have eyes only for you!
sol_cati_partisi2.jpg
Sor (kırmızı)
sorayayi_taslamak.jpg
Sosa.jpg
Sosyalizm Nedir? Kitap kapağı
stalin.jpg
Surp Giragos Ermeni Kilisesi.jpg
SURP%2~1.JPG
suryaniler_toplumu.jpg
sylvia-plath.jpg
Sırrı Süreyya Önder.jpg
taraf-gazetesi.jpg
tas-atan-cocuk.jpg
Taş Atan Çocuklar
Taşhoran Kilisesi.jpg
Türk Solu'nun İzinden Gittiği Gelenek: Naziler
Türkiye: 98 - Almanya: 0
tbmklein2.jpg
Tehcir.jpg
tersinden kemalizm.jpg
Teslim Ol!
thumb4073.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven, Digran Zaven
Toplum ve Kuram.jpg
Toplum_ve_Kuram.jpg
toprak_empati.jpg
Troçki.jpg
tuncboyaciyan.jpg
Turkey-ruins-FE05-wide-horizontal.jpg
Uçurtma Gerilla.jpg
ucuncu-koxuz1024.jpg
ugurkaymaz_cocuk.jpg
uludere-8mart.jpg
Unbenannt-2.jpg
van_mazot_iskence.jpg
Varlik Vergisi Kitap Kapagi
varlikver400.jpg
Vedat Kurşun.jpg
vedatturkali.jpg
vedat_kursun_azadiya_welat.jpg
Veysi sarısözen.jpg
Walter Benjamin.jpg
wwwresimmaxnet-top-oynayan-horozlar.jpg
x-golgeli
Xmas beginning and traditions
Yabancı
Yanılsama(yağlıboya resim)
Yargıtay neden mi Pınar'a düşman?
Yargıtay Neden mi Pınar'a Düşman?
yasamagaci136.jpg
yasamagaci136.jpg
yasarjem1.jpg
yasarkemal.jpg
yazar_migirdic.jpg
Yaşam Ağacı Derneğinin Afişi
Yeni Kıbrıs Partisi.jpg
yilmaz-guney-.jpg
yilmaz-guney.jpg
yukselgenc_nukhetsirman.jpg
yusuf.jpg
zarakolu_onderoglu.jpg
Zeki_Okten_by_ozgurcanakbas.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeynel Ergin.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
Ziya gökalp lisesi.jpg
Şerzan Kurt.jpg
Şivanê_Kurmanca_kapak_as.jpg
İçerden.jpg
İdam Edilen Ermeni Sosyalistler
İHD ve TİHİV.jpg
İHD.jpg
İkince Köxüz sitesinin görünüşü
İkinci Köxüz Sitesi
İlk Köxüz sitesinin görünüşü
İslamda Kayıp Gerçek - Kapak
İttihat et.jpg
Choose an image already existing on the server if you do not upload a new one.
-or-
Upload Image:
Image title:
The title the image will be shown with.
Related Links
Links are stored as part of the
links management feature
. Monitoring and dead link detection are centrally managed from there.
To add more links, just click "Preview" to add another blank row. To remove a link from this article, just blank out its URL field or check the Delete box.
If you blank out the title but leave the URL, then the system will suggest a title for you. The Weight allows you to determine the order in which links are displayed; lower numbers float to the top.
URL
Başlık
Ağırlık
Sil
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
Ağırlık:
-15
-14
-13
-12
-11
-10
-9
-8
-7
-6
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
Verilen seviyedeki sayfalar önce ağırlıklarına sonra başlıklarına göre sıralanır.
Günlük iletisi:
Diğer yazarların sizin düşüncelerinizi anlaması için burada yaptığınız eklemelerden veya değişikliklerden bahsedin.
Yazarlık seçenekleri
Yazan:
Misafir
için boş bırakın.
Yazıldığı tarih:
Biçimi:
2009-09-05 08:22:39 +0000
. Zaman olarak gönderme zamanını kullanmak için boş bırakın.
Yayınlama seçenekleri
Yayında
Ana sayfaya yükselt
Listelerin üzerinde kalıcı
Yeni sürüm yarat