Agop Martanyan Dilaçar

Yalç?n Yusufo?lu tarafından ()

12 Eylül 2009 büyük dilbilimci Agop Dilaçar’?n 30. ölüm y?ldönümü. Bu k?sa de?inmede hat?rlataca??m olay? daha önce Sesonline.net’de yazm??t?m. [Bak?n?z » A. Dilaçar ve tarihle yüzle?mek] ?imdi giri? bölümünü bir miktar ki?iselle?tirerek tekrarlayaca??m.

1979’un Eylül ay?yd?. O s?rada mensubu bulundu?um partinin seçim çal??malar?n?n ko?u?turmalar? içinde güncel olaylar? izlemekte zorluk çekerken, bir ak?am annemi ziyarete gitmi?tim. TRT Televizyonunun ana haber bültenindeki haberlerden birinde sunucu Türk Dil Kurumu kurucular?ndan büyük dilbilimci Adil Açar’?n o gün aksama do?ru öldü?ünü ve yar?n defnedilece?ini söylüyordu. Cenaze töreni hakk?nda cami, vakit namaz? ya da kabristan hakk?nda hiç bir bilgi yoktu.

AGOP’UN A’SI

O dilbilimcinin ad?n? hiç duymam??t?m. Ya?? gere?i annem bilir diye mutfa?a gidip ona sordum. “Adil Açar’? nereden uydurdun. Yanl?? duymu?sun, o Agop Dilaçar’d?r” dedi ve kim oldu?unu söyledi. Ben Agop Dilaçar’? da bilmiyordum. O s?rada günlük gazete ç?kar?yorduk, ayn? yanl??? yapm??larsa düzeltsinler diye gazetedeki nöbetçi arkada?lara telefon ettim. Me?er bir ba?ka arkada??m da ayn? amaçla telefon etmi?. Gazete dar bir bütçeyle ç?k?yordu. ?stanbul bask?lar?n?n kal?plar? bile büyük gazetelerden erken matbaaya gönderiliyordu. Anadolu ajans?ndan öyle bir haber geldi?inde kal?plar ba?lanm??m??. Haberi koymam??lar. Böylece biz de devletin suçuna ortak olmaktan kurtulmu?tuk.

Ayn? gece TV kapan?? bülteninde de i?itti?imiz isim gene Adil Açar oldu. Ertesi gün gazetelerde TDK’n?n ölüm ilanlar?ndaki isim A. Dilaçar’d?. O y?llarda ba?l?ca iki haber ajans? olan Anadolu Ajans? ve Hürriyet Haber Ajans? kaynakl? gazete haberlerinde de A. Dilaçar yaz?l?yd?. Ve defin hakk?nda hiçbir bilgi yoktu.

Yaz?n?n ki?isel k?sm?n? bitireyim: Sonradan annem Dilaçar’a yap?landan dolay? utand???n? söyleyecekti. Cumhuriyetin ilk dönemlerinden ba?layarak 43 y?l ö?retmenlik yapm??t?. ‘Agop Hoca hepimizin hocas?yd?’ dedi. O güne de?in ilkö?retim e?itimcilerinin çocuklara okuma yamay? ve temel bilgileri ö?rettiklerini san?rd?m, oysa dilli do?açlama ö?renmi? çocu?un Türkçelerinin ?ekillendirilmesi ve kurallara oturtulmas?, geli?tirilmesi gibi bir e?itim i?levleri de varm??. Özellikle üst s?n?flar?n konu?tu?u dille, halk?n dilinin hayli farkl? oldu?u, s?n?f ayr?l?klar?n?n dile çokça yans?d???, Osmanl? dilinden Türkçeye geçilmesinin ayn? zamanda bu farkl?l?klar? azaltacak tarzda gerçekle?tirildi?i, en önemlisi nüfusun % 90’dan fazlas?n?n okur yazar olmad??? y?llarda ‘Hocalar?n Hocas?’ Agop Dilaçar’?n yapt??? çal??malar?n ?imdi çoktan unutulmu? de?eri ortadad?r. Agop Dilaçar o çaban?n en önde gelen ?S?MS?Z kahraman?yd?. Bugün geli?kin bir Türkçeye ula?t???m?z için pek fark?nda olmayabiliriz, ama 1930’lu 40’l? y?llar?n gazete-mecmua koleksiyonlar?n? kar??t?rd???m?zda veya o dönemlerin tercüme eserlerine, mesela Maarif Klasiklerine bakt???m?zda bugünkü Türkçenin yetkinlik ve zenginlik fark?n? daha iyi görüyoruz.]

Olay? ertesi günkü bask?da haberle?tirdik, bir makaleyle de k?nad?k. ?ki gün sonra ?lhan Selçuk ayn? do?rultuda bir yaz? yazd?. Ba?ka hiçbir gazete Dilaçar haberinin ve ilan?n?n niçin isimsiz verildi?inden söz etmedi. Fakat çok sonralar? (Internet ç?kt?ktan sonra) bir Alman Internet sitesinde bilginin biyografisi verilirken, öldü?ünde Dilaçar’?n Ermeni kimli?inin devlet radyo ve televizyonu taraf?ndan “hal?n?n alt?na süpürüldü?ü”nün yaz?l? oldu?unu gördüm. Demek ki, Türk bas?n?n?n ses ç?karmayarak payla?t??? devlet ay?b?n?, yabanc?lar atlamam??.

D?LB?L?ME HASRED?LM?? B?R HAYAT

Türkiye Cumhuriyeti kuruldu?unda Osmanl?ca’dan Türkçe’ye geçilirken Türkçe dilbiliminin en büyük hocas? Agop Martanyan oldu.

Reisicumhur Gazi Pa?a onu 1932’de Bulgaristan’dan 1. Türk Dil Kurultay?na pasaportsuz getirmi?, Türk Dil Kurumu’nun kurucu yöneticilerinden yapm??, soyad? kanunu ç?k?nca Martanyan olan soyad?n? Dilaçar yapmas?n? istemi?ti. [Kurultayda dört Ermeni delege daha vard?.]

Türkiye’nin yeti?tirdi?i bu de?erli bilimcinin etimolojideki yetkinli?ini ve Türk diline katk?lar?n? arkada?? Sennur Sezer’den aktaral?m (Evrensel, 24. 01.2007): Agop Martanyan 1895’te ?stanbul’da do?du. ?lk ve orta ö?renimini Gedikpa?a’da ABD misyoner okulunda yapt?. ?ngilizce, Rumca, ?spanyolca ö?rendi. Robert Kolej’iden 1915’te mezun oldu. Latince, Yunanca, Almanca, Rusça, Bulgarca üzerinde çal??t?. Birinci Dünya Sava??’na ihtiyat zabiti olarak kat?ld?. Kafkas cephesinde gösterdi?i ba?ar?dan dolay? madalya ile ödüllendirildi. Ermeni tehcirinden dolay? ordudaki Ermeniler Suriye Cephesine sevkedilince o da Suriye’ye gönderildi. ?leride Türkiye Reisicumhuru olacak Mustafa Kemal Pa?a’yla orada tan??t?.

ESERLER?

Sava?tan sonra Robert Kolej’de ?ngilizce ö?retmenli?ine ba?lad? (1919). Sofya’da Svabodan Üniversitesi’nde Eski Do?u Dilleri ve Osmanl?ca okuttu. Avrupa’da ve ?stanbul’da ç?kan Ermenice gazetelerde yazd?. Yaz?n?n do?u?u (1928), Albion Bahçesi (1929) adl? kitaplar?n? yay?mlad?.

?lk dil kurultay?nda “Türk, Sümer ve Hint dilleri aras?ndaki rab?talar (ili?kiler)”; ikincisinde “Türk paleoetimolojisi” konulu bildirilerini sundu. Türk Dil Kurumu ba? uzmanl???na atand? (1934). Atatürk’ün iste?iyle Dilaçar soyad?n? ald? (1935). Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Co?rafya Fakültesi’nde dilbilim tarihi ve genel dilbilim okuttu (1936-1951). Türk Ansiklopedisi’nde ba?dan??manl?k ve ba? redaktörlük yapt? (1942-1960). Eski Türk dilleri ve lehçeleriyle ilgili ara?t?rma ve incelemelerini ölümüne dek sürdürdü. Dilin özle?tirilmesine ve ça?da? kavramlar? kar??layacak bir bilim ve kültür dilinin yarat?lmas?na çal??t?. Ba?l?ca yap?tlar?:

Les bases Bio-Psychologiques de la Théorie Güne? Dil (Güne? Dil Teorisi'nin Biyopsikolojik Kökenleri, 1936), “Azeri Türkçesi” (1950), “Bat? Türkçesi“ (1953) Lehçelerin Yaz?lma Tarz? Türk Dil ve Lehçelerinin Tasnifi Meselesi (1954),“Devlet Dili Olarak Türkçe“ (1962), “Wilhelm Thomsen ve Orhon Yaz?tlar?n?n Çözülü?ü” (1963), “Türk Diline Genel Bir Bak??” (1964), “Türkiye’de Dil Özle?mesi” (1965), “Dil, Diller ve Dilcilik” (1968), “Kutadgu Bilig incelemesi” (1972), “Anadil ?lkeleri ve Türkiye D???ndaki Ba?l?ca Uygulamalar“ (1978).

Yukar?daki paragraflardan görüldü?ü gibi, ya?am? boyunca Türk diline hizmet eden, hatta Orhun Yaz?tlar?n? bile okuyarak günümüz Türkçesine kazand?ran bu en büyük Türkçe ö?retmeni öldü?ünde onun onca hizmetinin kar??l???, TRT spikerlerinin dilinden ölenin Adil Açar isimli bir Sar? Çizmeli Memet A?a oldu?unun san?lmas?yd?.

ERMEN? OLMAK KABAHAT

Dahas?n? da söyleyelim: O?lu Vahe Dilaçar’?n --mülakat yapan ?ule Perinçek’e-- anlatt???na göre, Türk Hükümeti Dilaçar’a hiç pasaport vermemi?. Sekiz dil bilen uluslararas? çaptaki dilbilimci bilimsel amaçla ya da ba?ka bir nedenle hiç yurt d???na ç?kamam??. Bir ba?ka Ermeni dilbilimci olan, çe?itli sözlükler haz?rlam?? bulunan Pars Tu?lac? Türk Dil Kurumu’na üyelik ba?vurusunda bulundu?unda talebi “Kurumda zaten bir tane Ermeni var” saikiyle reddedilmi?.

Türkçe’nin ilk etimologu da Ermeniydi. Bedros Keresteciyan (1840-1909) ilk Türkçe etimoloji sözlü?ünü haz?rlam?? dilbilimcimizdir.

Kamu kurulu?lar?ndaki Ermeni fobisinin boyutlar?n? göstermek için bu Agop Dilaçar örne?i çarp?c?d?r. Ermeniyseniz Türklü?e bu kadar çok hizmet etmi? olsan?z dahi öldükten sonra bile yakan?z? b?rakm?yorlar. Ancak Sabiha Gökçen gibi asimile olmu?san?z ve Ermeni kökeninizi bir günah gibi saklam??san?z ve hele hele Reisicumhur Gaz? Pa?a Hazretleri sizi yetimhaneden al?p Çankaya’ya ç?karm??sa ve gidip Dersim’li köylüleri bombalamaktan –sanki matah bir ?eymi? gibi kendinize dünyan?n ilk kad?n sava? pilotu ilan etmekten ba?ka hayatta hiçbir özelli?iniz olmam??sa, o zaman size itibar ediyorlar. Hava limanlar?na ad?n?z? veriyorlar. On y?llar boyunca toplumdan titizlikle saklanm?? ay?b?n?z? (Ermeni ana-babadan do?mu?lu?unuzu) aç?klayan Ermeni gazeteciyi önce Vilayet makam?na ça??r?p “tekzip et” diye tehdit ediyorlar, sonra o gazeteci bu görü?meyi aç?klay?nca, öldürüyorlar.

Yukar?da and???m?z resmi Ermeni dü?manl???n?n bir ba?ka örne?i de ?öyle: ABD’de Beyaz Saray Türk Kütüphanesi Müdürü Abraham Bodurgil 2000 kitapl?k Atatürk bibliyografyas? haz?rlam??, ama haber TRT Televizyonunda Atatürkçülük ad?na övüne gerine verilirken, o bibliyografyay? haz?rlayan ki?inin ad?ndan hiç söz edilmemi?. Böylece Atatürkçülerin ne kadar Türkçü (ve Ermeni dü?man?) olduklar? bir kez daha tescil edilmi?.

Ulu Önder’in evlatl??? Sabiha Gökçen’in Ermeni kökenini sakla, en büyük Türkçe bilimcisi Agop Dilaçar’?n Agop’unu gizle, hem ulu önder, ulu önder diye diye Kemal Atatürk’e ulvilik ve dinsellik atfet, hem de Atatürk Bibliyografyas? haz?rlayan Beyaz Saray Kütüphanecisi Abraham Bodurgil’in ad?n? yok et, Atatürk’e tap, tap?nd?r, Türkçülü?e tak tak??t?r.

BA?KA ULUSLARI A?A?ILAMAK

Kuru s?k? Türklük övgüsü yapanlara görmezlikten geliyorlar. Türkler hangi ulusu seviyorlar, merak ediyorum. Yunan kahpedir, alçak palikaryad?r, de?il Ermeni olmak, o kökenden gelmek bile “gâvurun dölü” olmakt?r, Yahudi cimri bezirgând?r, “Ç?f?t” kelimesi müzevir, bozguncu anlam?na gelen bir küfür olmu?tur, eskiden Yahudi Pazar?n?n di?er ad? olan “Ç?f?t Çar??s?” da öyle. (Bugünkü Eminönü sahil doldurulmadan önce Bizansta Yahudi Mahallesi ve çar??s?ym??. Osmanl? Ç?f?t Mahallesi demi?. Ama kelimenin pejoratif olmas? sonraki yüzy?llara rastlar.

Devam edelim. Acem palavrac?d?r, Arap Fellaht?r, dili “uydur uydur söyle”, müzi?i “ ya lelli”dir, en sevdi?i ?ey “k?rm?z? çorap’t?r, TV yorumcular?na göre bile, ‘kalle?’tir. Harpte bizi ‘arkadan vurmu?tur’ (mesela medya uzman? Ali Saydam öyle diyor), Moskof ay?d?r (toplumda senin gibi insan sevmez olmaktansa, do?ada ay? olmak daha makbul olsa gerek.) Çerkesler halay?k, Bulgarlar çoband?r, Romenler Çingene. Çingene zaten en a??r küfür.

Ba?ka uluslara, etnilere bu kadar çok olumsuzlama s?fat? yak??t?r?rsan sana da elbet bir ad icat ederler. Mesela “Etrak-? Bîidrak” derler.

Gelelim Kürt’e. Türk’ün ona yak??t?rd??? en bildik s?fat “Kuyruklu Kürt”tür. Üniversitede Diyarbak?rl? bir arkada??m Bat?l? arkada?lar?yla hamama gitmi?ti, onlar?n çakt?rmadan pe?tamal?n?n arka taraf?na bakmaya çal??t?klar?n? hissetmi?, nedenini sormu?, “kuyru?una bak?yorduk” demi?ler, Kürtlerin kuyruklu oldu?una inan?rlarm??.

Oysa kuyruklu olmakta utan?lacak bir ?ey yok, hepimiz kuyrukludan geliyoruz, omurgam?z bile bunun kan?t?, hatta “Evrim” yerine “Yarat?l??”? kabul edenlerimiz bile insan vücudunun o bölümüne Türkçede “kuyruk sokumu” demi?ler, Âdem Babam?z? de?il, Homo Sapiens’i kabul etmi?ler. Oysa kuyruk hayvanda olur, insan?n kuyru?u mu olurmu? ki, sokumu olsun.

Gelgelelim, kendinden saymad???n ulusun mensuplar?na “kuyruklu” demen düpedüz ?rkç?l?k. Abartm?yorum: Ku Klux Klan, John Birch Society gibi naml? ve az?l? ABD fa?istleri ayn? zamanda ba?naz Protestand?lar. Tevrat’la ba?layan, ?ncil’le devam eden Yahudi-H?ristiyan ilahiyat?n?n Adem ile Havva efsanesine inan?rlard?. Buna kar??l?k, siyah ?rk söz konusu oldu?unda, Darwin’e dayanarak, zencilerin maymunlar?n geli?kin biri türü olduklar?n?, insan olmad?klar?n? ileri sürerlerdi. Bu amaçla düzmece kitaplar, uyduruk makaleler yay?nlarlar, hatta bir maymunun ba??yla, bir siyah insan?n ba??n?n foto?raflar?n? ve illüstrasyonlar?n? cepheden ve profilden yan yana koyarak aradaki benzerlikleri gösterirlerdi.

ETRAK-I BÎIDRAK OLMAYIN, ETRAK-I FÎ?DRAK OLUN

Çok milliyetli Osmanl? toplumundan çok say?da ulus devlet ç?kt?. Türkiye Cumhuriyeti de onlardan birisidir. Do?rusunu isterseniz, Türkler imparatorluktan kopmu? milliyetleri sevmezler, onlar da Türkleri sevmez. Bu antipatileri kald?rmak Türkiye Cumhuriyetinin ataca?? ad?mlara ba?l?d?r.

Türklerin “oralar eskiden B?Z?M topraklar?m?zd?” deme sendromundan kurtulmalar?na ba?l?d?r. “Türkün Türk’ten ba?ka dostu yoktur” laf?n? neredeyse övünerek söyleyeceksiniz. Oysa o tesbitinze dövünmeniz gerek. Beni hiç kimse sevmiyor, diyen insan?n kendisine iki soru sormas? gerekir: 1- Niçin sevmiyor. bunda benim pay?m ne? 2- Ben kimi seviyorum? Devletinin ve onun fikriyat?n?n, zikriyat?n?n pe?indeki her Türk söylesin: Sen hangi ulusu seviyorsun?

Yok, haks?zl?k etmeyelim. Halk?n indinde olamasa bile, resmi söylemde Dost ve Karde? Pakistan’? severiz, ama o dahi bize kelek yapt?, KKTC adl? korsan devletimizi tan?mad?.

Uluslar?n veya etnilerin ba?kalar?n? küçümsemelerinin sonu gelmez: Frans?z Belçikal?yla, Rus Ukraynal?yla, Alman Bavyeral?yla, ?talyan Sicilyal?yla, Yankee Texas’l?yla, ?ngiliz ?skoçyal?yla, Galliyle alay eder. Hepsi birden size “Barbar Türk” der.

B?rak?n?z yabanc?y?, Osmanl? bile kendisini Türk saymam??, Türklü?ü köylü ve göçebe kabul ederek (yukar?da hat?rlatt???m?z gibi) “Etrak-? bîidrak” demi?. Irkç?l?k yapacaksan?z, önce –“atalar?m?z üç k?tada at ko?turdular” diye övündü?ünüz ve fütuhat edebiyat? yapt???n?z-- ecdad?n?z “bize niçin öyle demi?” diye dü?ünün. Osmanl?y? tekzip etmek istiyorsan?z, bîidrak olmay?n, tam tersine ‘fîidrak’ olun.

dilacarKucuk.JPG