Kadınlar Kramponlu Kadınlar
Cinsiyet ayrımcılığı mı demeli ? Umursamazlık mı ? Bilmemezlik mi ? Aymazlık mı ? Bu artık okuyucunun, meraklısının, bilhassa kadın okuyucuların ve kadın futboluna meraklıların vereceği nota kalıyor. 23 Ağustosta başlayan ve 10 Eylül 2009’da sona eren Avrupa Kadın Futbol Şampiyonası’nın ( UEFA Women’s Euro 2009) birbirinden ilginç maçlar Fransa’da (gerisini değişik coğraflarda yaşayanların değerlendirmesi daha yerinde olacak) futbola öncelik ve ağırlık veren dergiler ve spor gazeteleri başta günlük gazetelerde yer bulamadı. Son derece ender ufak tefek haberleri saymıyorum. Televizyon kanallarından kiminde iki sözçükle, radyolardan birkaçında alay etmek için değinildi. Hepsi bu kadar.
Yer ve zaman olmadığından değil mutlaka. Halklar arasında dostluğun ve birbirine saygının pekişmesi için yararlı bu tür olaylar ve maçlar dizisine gereken önem verilmediğinden kesinlikle. Oysa bu düzeydeki maçlar sadece bir futbol maçı değildir, daha fazlasıdır. Spor yanında, insanlar ve halklar arası iyi ilişkilerin kurulması, dostluk gösterisi ve buna benzer birçok konuyu daha kapsar.
Sıradan üçüncü lig, ikinci lig futbol maçlarına sayfalarını açanlar ve böylece futbol sevgisini daha geniş kitlelere yayanlar, bu kez sus pus kaldılar. Maçların Finlandiya’da yapılıyor olmasından mı ? Yok canım ondan değil. Kimi gazeteci kendini savunmak için « Kadın futbolu çok yavaş, seyrederken uykum geliyor » filan gibi aptalca şeyler söyledi. Oysa maçların düzeyi ve skorları onu yalanlıyor. Gol sayısı erkeklerin Avrupa veya dünya şampiyonalarındakinden az değil. 10 Eylül perşembe günü oynanan Almanya-İngiltere final maçı örneğin tam bir gol düellosu olarak geçti. Almanya maçı 6-2 kazandı. Böylece bir kez daha Avrupa Şampiyonluğu kupasını aldı.
Çeyrek finallerde İngiltere Finlandiya’yı 3-2 yenerken, Fransa Hollanda ile 0-0 berabere biten maç sonunda penaltı atışlarında elenince İngiltere Hollanda ile eşleşti ve maçı 2-1 kazanıp finale kaldı.
Avrupa kadın futbolunda favori takım Almanya ise önüne geleni yendi. İtalya’yı 2-1, Norveç’i 3-1 ve beklendiği gibi finale kaldı. Finalde de iyi bir oyunla İngiltere’yi ezmeden geçti. Evet ezmeden, çünkü kadınlar da sertlik tünne. Tekme atmak tünne... Hani biri diğerini istemeden, futbol bu olur ya, düşürünce, kimi kez « Ah ! Çok afedersiniz ! » diyecek sanırsınız.... Neresinden bakarsanız bakın hakiki fair play.
Almanya bugün lisanslı en çok kadın futbolcuya sahip ülke. İşin ilginç tarafı ne biliyor musunuz ? 1954’ten 1970’e kadar Almanya Futbol Federasyonu’nun (DFB) kadınlara resmi maç yapmayı yasaklamış olması. Nedenleri ise bugün kimi ırkçının, kimi salağın ileri sürdüğü şeyler « futbol kadınların doğasına uymaz »mış, « kadınların ruhunda ve vücudunda kaçınılmaz sorunlara yol açar »mış... Lütfen gülmeyin, salaklara ayıp olacak ! Kadınlar kramponlu kadınlar elbette bu aptalca şeyleri dinlemediler ve DFB’ye şık bir çalım atıp, yasağı umursamadan maç yapmayı sürdürdüler. Ve 1970’de yasağın kaldırılması dayattı kendini. DFB bu kez kadın milli takımı kurulmaması için direndi ama bu da 1982’de sona erdi. Ve Almanya kadın milli takımı ilk resmi milli maçını aynı yıl yaptı. 2003 ve 2007’de Dünya Kadın Futbol Şampiyonasını kazandı. İyi oyuncularından kaptan Birgit Prinz en çok milli formayı giymek, en çok gol atmak gibi rekorların sahibi. ABD ve Brezilya’dan sonra Almanya dünya kadın futbolu sıralamasında üçüncü.
İngiltere milli takımında Jill Scott ile Alex Scott en iyi oyuncular. Bayan Alex ABD’de Boston Breakers takımında oynuyor. ABD’de kadın futbolu erkek futbolundan daha çok tutuluyor.
Fransa kadın milli takımı da fena değil. FİFA sıralamasına göre, kadın milli takımlar arasında sekinzinci. Takımın en ünlüleri arasında 140 kez kadar milli olan iyi bir orta saha oyuncusu Sandrine Soubeyrand ile sıkı golcü Marinette Pichon anılmalı... Takımda Zinedinne Zidane’ın (Zizou) tarzına yakın oyunuyla Louisa Necib de dikkat çekiyor. Orta saha oyuncusu olması, Zidane gibi aynı kökenden (Cezayirli bir aileden) ve aynı kentten (Marsilya) çıkması diğer ortak noktaları. O zaman Louisa’ya « Ziza Zizou » isminin takılması kaçınılmazdı. 2008-2009 sezonunda Fransa’da « Yılın Futbolcusu » seçildi...
Norveç milli takımı ile İzlanda kadın milli takımını da yabana atmamalı. Sanki Avrupa’da erkekler için geçerli olan kadınlar için de geçerli : Avrupa fubolunda KUZEYLİLER İtalya,Portekiz gibi güneylilere oranla daha başarılı.
Almanya’da kadın futbolu yarı profesyonel ve birkaç lige sahip. Birinci ligde 1990’lardan bu yana iki takım, FFC Francfort ile FFC Turbine Postdam, başat. Ünlü futbol klüplerin de kadın takımları bulunuyor ama bu ikisi son yirmi yılda şampiyonluğu kimseye kaptırmadılar...
Evet Avrupa Şampiyonası sona erdi. Bayan futbolcuları artık 2011 Dünya Kupası elemeleri, UEFA Women’s Champion Leage ve kendi ligleri bekliyor. Kramponlu kadınlar yeşil sahalarda. Seyircileri olacak mı? Bu pek belli değil. Kadın futbol maçlarını Fransa’da bin, bin beş yüz kadar seyirci izliyor. Finlandiya’daki çeyrek ve yarı final maçlarını 2 ile 5 bin arasında, finali ise 16 bin kadar seyirci izledi... Bu rakamlar çok az ama gelecekten umut kesilmez. Geleceği inşa etmek lazım.
Not : www.dfb.de sitesi aracılığıyla DFB-TV’den Almanya’nın değişik maçlarında attığı ve yediği goller izlenebilir. Bu yazıda ismi geçen oyuncuların ve takımların her biri için Google « Baba »dan birçok bilgi edinilebilir. Genel konular için www.footofeminin.fr sitesini öneririm.
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
