15 Şubat Komplosunun 10. Yılına Girerken
9 Yıl önce kürt halk önderi sayın Abdullah ÖCALAN uluslar arası bir denge oyunun baskılaması ile suriyeden 9 ekim'de çıkmak zorunda bırakıldı. ABD filosunun israil nükleer bombalarının ve türk ordusunun tanklarının gölgesinde şam daha fazla direnemedi ve sayın Abdullah ÖCALAN'a suriyeden çıkmasını söyledi. Yaklaşık altı aylık bir süreçte dünya gündeminde kürtler ve Öcalan vardı. ABD'nin Abdullah ÖCALAN önderliğinde görmek istemediği kürt halkı bu süreçte bir sn. bile yerinde durmuyor sürekli eylemlilikler geliştiriyor. Bedenlerini ateşe veren kürt gençleri, kadınları, yaşlıları Öcalan etrafında adeta etten bir duvar oluşturma mücadelesini veriyorlardı. Ama maalesef ve xsentius'un dediği gibi tarih haklıların mücadelelerini değil galiplerin zaferini yazacaktı 15 Şubat 1999 günü, ve yaşam kürtlerin yolda karşılaştığı fırtınalarla değil, gemiyi kıyıya taşıyıp taşımamaları ile ilgilenecekti. Bu süreç aslında bir halkın kişiliksizleştirilmesi çarkı üzerinden yürütülecekti. Ama Sn. Öcalan'nın imralı adasında geliştirdiği bambaşka bir direniş anlayışı bir halkın tarihini yeniden yazmanın da mümkün olduğunu kendini galip sayanların dediği gibi herşeyin bitmediğini aslında her şeyin yeni başladığını gösteriyordu. İmralı adasında yazılan eserler ile kürt halkının yeni dönem mücadele perspektifini ortaya koyan Öcalan,dünya için yeni olmayan ama güçlü de olmayan bir mücadele stratejisini sunuyordu insanlığa. Ölçüsüz ve kontrolsüz şiddeti red eden, ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü, kaba ulus anlayışına bir alternatif olan tezleri ile kürt ve türk halklarının en alttan en üstte tartışma gündemlerini yeniden belirliyordu. Bugün hala bu tartışma ve yapılanma süreci kürtler içerisinde ilerliyor. Belli bir düzey yakalandı demekte çok haksız bir değerlendirme olmayacaktır. 21. y.y. artık kan ve gözyaşının olmaması gereken ve insanlığın demokratik sosyalist koşullara kavuşması gereken bir y.y.. Bu koşullar için mücadele yürütenler bir dağ başında da olsa, denizler ortasında bir tutsakta olsa desteklenmesi gerekir. Bu özgürlük düşlerini boşa çıkarmak için düğmelere basan perde arkası toplum mühendislerinin ise deşifre edilip çözülmesi günümüzün kaçınılmaz sorumluluğu olarak kendini yakıcı bir şekilde hissetiriyor. Bu temelde mücadele yürütüp bu temelde yaşamk özgür bir dünyanın 15 şubat komploları ile engellenemeyeceğinin en büyük teminatıdır.
- ciwan_amed ağ günlüğü
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
