Demokratik Dönüşüm Dergisi ve Murat Akıncılar Terörist mi?

/a
4 Ekim 2009 tarihinde “Devrimci Karargâh” adlı örgüte yapılan polis operasyonu ile benimde yazarı olduğum “Demokratik Dönüşüm Dergisi”nin editörü Murat Akıncılar gözaltına alınıp “Terör örgütü” üyesi olmaktan tutuklanmıştır. Kanıt olarak ta “Demokratik Dönüşüm Dergisi” ile ilgili dokümanlar gösterilmiştir.

Demokratik Dönüşüm Dergisi 2000 yılından beri yayınlanmakta olan bir dergidir. Türkiye demokrasi mücadelesine düşünsel katkıda bulunmaktadır. Uzun yıllar yurt dışında yayınlanan dergimiz belirli bir ara dönemden sonra Türkiye ‘de yayınlanmaya başlamıştır.
“Demokratik Dönüşüm Dergisi ” Türkiye’nin demokratik dönüşümünden yana olan ve farklı görüşlerden birçok devrimci, demokratın düşüncelerini toplumla paylaşmasına aracı olan bir dergidir.

En yetkili ağızların bile Türkiye’de demokratik dönüşümden söz etmeye başladığı bu dönemde “Demokratik Dönüşüm Dergisi” terörist ilan edilip editörü tutuklanmıştır.

Murat Akıncılar, Türkiye halkının yetiştirdiği ender bilim insanlarından biridir. Onu 1997 tarihinde emek hareketi ve sendikal mücadele ile ilgili verdiği eğitimlerde tanıdım. Tüm emekçiler gibi İktisat- kamu yönetimi-demokrasi konularında ondan çok şey öğrendim. Ondan öğrendiklerim bununla da kalmadı O sadece bilinçli bir aydın değil, aynı zamanda bildiklerini yaşamsallaştırma gayretinde olan biridir. O sadece sendika uzamanı değildir, aynı zamanda dostluk anlayışıyla bu vefasız ortamda iyi bir dost iyi bir arkadaştır.
Murat Akıncılar Türkiye’nin uzun zamandır göremediği örnek insan ve örnek bir demokrattır.

Emperyalist ilişkilerin egemen olduğu demokratik değerlerin iğdiş edildiği ülkemizde gerçek demokratların korkunç saldırılara muhatap olduğu tarihsel bir gerçektir. Nazımlara, Pir sultanlara, Hallacı Mansurlara bu ülkede neler yapıldığı iyi bilinmektedir. Türkiye’de gerçek bilim insanları her zaman en akıl almaz şekilde suçlanmış ve cezalandırılmıştır. Murat Akıncılar’ın “ Terörist” olarak suçlanıp tutuklanması geçmişte yapılanların bu günde devam ettiğinin en somut kanıtıdır.

Murat Akıncılar, İşte bu geleneksel gerici yaklaşımın demokratik dönüşümünü yaratmak istediği için bu gün ceza evine atılmıştır.
Murat Akıncılar, “Devrimci Karargâh “örgütü üyesi olduğu iddiasıyla tutuklanmış ve terörist olarak yargılanmaktadır.

“Benden olmayan teröristtir” anlayışı Türkiye’yi karanlığa boğan en temel anlayıştır. Türkiye bu anlayışı ile devletsel baskı ve zorbalığa karşı olan tüm yurttaşlarını Terörist olarak suçlamakta ve cezalandırmaktadır.

Toplumu ötekileştirip suçlayan bu anlayış, bugün Türkiye’yi bölünme noktasına getirmiştir. Herkesi terörist gören 12 Eylül hukuku ve onun savunucuları dönüp Türkiye’yi oluşturan Türkiye halkına kendini sormalıdır.
Bu hukuk kimi temsil etmektedir. Emekçileri mi, Kürtlerimi, Ermenilerimi, Alevileri mi, Süryanilerimi, Rumları mı, gerçek Müslümanları mı?
Kim bu işleyişten memnundur. Bir avuç çıkar çevresinin dışında bu anlayış ve uygulamadan memnun olan var mıdır?
Toplumu karşısına almış ve kendisinden olmayan herkesi terörist ilan edip, en anti demokratik uygulamaları reva gören bu polis devlet anlayışı Bu korku toplumunu yaratırken neden kendini hiç sorgulamamaktadır. Topluma terör estiren bu uygulamalar ortadayken terör neden dışarıda aranmaktadır.
Bu anayasayı oluşturanların dahi sahiplenemediği ve eleştirdiği, yeni ve demokratik bir anayasa tartışmalarının yaşandığı bu süreçte Demokrat aydınların, gazetecilerin, bilim insanlarının yazarların bu hukuk anlayışı ile terörist ilan edilip zindanlara atılması kabul edilemez.
Demokratik Dönüşüm Dergisi ve Murat Akıncılar şahsında tüm demokrasi güçlerine yapılan bu anti demokratik ve hukuk dışı yönelim, özünde Türkiye’de demokratik dönüşümden yana olan halkımıza yapılmıştır.
Demokrasi güçlerine yapılan saldırıların böylesine fütursuzca yapılmasının nedeni hiç kuşku yok ki yine halkımızın içinde bulunduğu olumsuz durumdur.

Ülkemizde devrimci, demokrat ve ezilen farklılıkların birleşme ve dayanışmada yaşadığı başarısızlıklar, bu saldırıların en büyük zeminini oluşturmaktadır. Gerek Demokratik Dönüşüm Dergisi, gerekse editörü Murat akıncılar, bu zaafı tespit etmiş ve bunun bir an önce aşılıp birlik ve dayanışma ruhunun gelişmesi için çaba harcamışlardır.. Bunun için dergi tüm farklılıklardan demokratlara hitap etmekte, amaç olarak ta birlik ve dayanışmayı esas almıştır.

Dergimiz Demokratik dönüşüm dergisi bu nedenle her hangi bir örgütün yayın organı olmayıp tüm farklılıkların sesi olmuştur. Demokratik dönüşüm yazarları incelendiğinde Tüm demokrat çevreleri kucakladığı zaten görülmektedir. Ayrıca Demokratik Dönüşüm yazarlarının pratiği de incelendiğinde başta Kürt ve Türk halkları olmak üzere tüm ezilen emekçi ve demokratların birleşme çabalarında yoğunlaştıkları görülecektir.
Kuşkusuz Türkiye’nin en önemli sorunu demokrasi güçlerinin birlik ve dayanışma sorunudur.
İşte bu nedenledir ki, Demokratik Dönüşüm’e ve Murat Akıncılar’a dönük bu saldırılar özünde Türkiye demokrasi güçlerinin birleşmesine ve dayanışmasına yapılmış saldırılardır. Bu durumda yapılması gereken Demokratik Dönüşüm Dergisi ve Murat Akıncıların şahsında tüm demokrasi güçlerinin birliği ve dayanışması sahiplenilmelidir.

Yorum

Merhaba
Sevgili Tayfun İşçi,

Kamu Emekçileri Sendikal Hareketinin de dostu olan Murat Akıncılar hakkındaki değerlendirmelerine katılıyorum. Tarım-Sen de Genel Eğitim Sekreterliği görevini sürdürdüğüm dönemde sendikamızın iç eğitim proğramlarına ikirciksiz katkı sunmuştu. Sadece sendikamıza değil ihtiyaç duyan tüm sendikalar için de katkısını esirgememiştir. Dostum, "Başka Bir Dünya Mümkün" şiarını temel alan Mezopotamya Sosyal Formunun bir oturumundaki görevi dolaysıyla Diyarbakır'a gelmişti. Bir yanda forum oturumlarını izlerken, diğer yandan emek hareketinin içinde bulunduğu durumu, emek hareketinin çıkış yollarını, Çatı partisi çalışmalarını geleceği, Kürt sorununun barışçıl çözümü hususlarında değerlendirmeler yapma fırsatı bulmuştuk.

Türkiye'ye büyük pencereden bakıyordu. O büyük pencerenin içinde bulunan bizlerin de, egemenlerin ölçüsüz saldırısına karşı çığlıklarımızı birleştirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Bu nedenle; Türkiy^'nin tüm aydınları, sosyalitleri, demokratları, ilericileri olarak buna sessiz kalmamalıyız.

Murad Akıncılar şartsız ve hemen serbest bırakılsın

Merhaba sayın Tayfun İşçi,
Mehdi Beyin mesajını ve yorumunu okudum.

Ben sitenizi okuyan ama şu ana kadar hiç yorum yapmamiş, Murad Akıncılar'ın 8 yıllık İsviçre dönemini yakından bilen bir dönem kendisiyle Unia sendikasında beraber çalışmış genç bir arkadaşıyım. Son olarak kendisini Mezopotomya Sosyal Forumu'nda moderatörlüğünü yaptığı bir toplantıda gördüm ve sohbet edebilme şansına eriştim.

Murad sadece Türkiye'deki sosyal mücadelede ya da Kürlerin hak ve özgürlükler mücadelesinde değil aynı zamanda bulunduğu her coğrayanın sosyal mücadelelerine ilgi duyan bir arkadaşımız. Bugün 18 yıl önce Londra'da beraber hareket ettiği emperyalizm ve ırkçılık karşıtı hareket bildiri yayınladı ve 31 ekimde eylem kararı aldı Londra'da (Grubun internet sitesi: www.revolutionarycommunist.org) diğer taraftan Unia sendikası çalışanları yerel ve ulusal düzeyde İsviçre'de 'Murad Akıncılar şartsız ve hemen serbest bırakılsın' komitesine katıldılar, pekçok politikacı aydın ve sendika bu komiteye destek verdiler. Türkiye Cenevre Konsolosluğu önünde eylem yapıp taleplerini bildirdiler (İsviçre'nin en büyük sendikası Unia'nın Cenevre temsilciliğinin Murad için hazırlanan metin ve imza kampanyası: http://www.geneve.unia.ch/Appel-de-solidarite.3856.0.html?&L=1).

Sonuç olarak enternasyonalist bir arkadaşımız enternasyonalist bir destek buluyor ve bulmaya da devam edecek. Bizler İsviçre ve Londra'da Murad'ın ve Demokratik Dönüşüm çalışanlarının bir an önce şartsız bırakılması için elimizden geleni yapacağız.

Tayfun Hocamın yazısını okudum, Mehdi Hocamında yorumunu okudum ve İsviçre ve İngiltere'deki yoldaşlara söylediğim şeyi tekrarlamak istiyorum Koxuz aracılığı ile (Murad'ın sıkça yorumlarıyla katıldığı bu siteden) Türkiye'de ne yapabiliriz, destek grubu? Aydınlar bildirgesi? İmza kampanyası vs.? Bunu en iyi bilecek kişilerin sizler olduğunu düşünüyorum ve bu konuda değerli fikirlerinizi bekliyorum. Aynı zamanda ben Tayfun hocamın yazısını fransızcaya çevirip, Mehdi hocamın yorumu ile İsviçreli ve İngiliz dostlarınmıza ileteceğim. Türkiye'de yapılabilecek her türlü çalışmaya katkı sunmak ve bunun İsviçre ve Londra ayağının koordinasyonu için elimden gelen herşeyi yapmaya hazır olduğumu belirtmek isterim.

Saygılar
Hüsnü Yılmaz

Devrimci demokratik dayanışma mı o da ne?

Sevgili Mihdi ve Hüsnü arkadaş öncelikle olaya gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim.

Demokratik Dönüşüm Dergisi ve Murat Akıncılar'a yönelik polisiye müdehale sonrası, başta Murat Akıncılar'ın yürütme koordinayonu üyesi olduğu Demokratik Birlik hareketi olmak üzere Türkiye'de Dayanışma maalesef ölmüş. İnsanlık en yakından tanıdığı dostlarını dahi korku ve şüphe psikozunda sahiplenememekte,Bunu gerekçelendirmek için de uzun uzun tartışmalara yönelmektedir. Bir kaç ,istisnai kişisel girişim dışında maalesef Türkiye demokrasi güçleri böylesine bir zavallılığa düşmüş durumdadır. Doğrusu demokratik dayanışmayı boş laflardan öteye geçiremeyen Türkiye gerçeği, kendisine toz da kondurmamaktadır.

Ruhun öldüğü ruhsuz bu ülkede en devrimci söylemler ve dayanışmalar insani bir içerikten çok, Popülist bir anlayışla gerçekleşmektedir. Düne kadar suskun kalanlar Avrupa'dan geliştirilen Murat Akıncılar'la dayanışma çabaları sonrası kendi suskunluklarının utancının kaygısına düşmüşler kıpırdamaya başlamışlardır. Bu çabalar içerisine düşülen utanç ta zevahiri kurtarma çabaları olarak tarafımdan değerlendirilmektedir.

Kardeşim Hüsnü Yılmaz, gösterdiğin dayanışma isteğini yürekten karşılıyorum. Bu genç yüreğinden o koca sosyalist ,devrimci demokrat dinazorların senden birazcık nasiplenmelerini diliyorum.
Kardeşim orada yapabileceğin çabaları selamlıyor Avrupa'da gelişen dayanışme girişimleri ile buluşmanı diliyorum saygılarımla Tayfun