Dizi Terörü
Son zamanlarda cereyan eden ırkçı, milliyetçi linç girişimleri, sokak ortasında insan kaçırmaları gibi vatan uğruna muhalif aydınların göz kırpmadan katledilmelerini hatırlatmak, dizilerdeki Polat Alemdar gibi katillerin birer kahraman olarak sunulmasıyla beraber katil çetelerin meşrulaştırılmasına, yeni saldırı ve linç sahnelerine dikkat etmek amacıyla bu yazıya değinmek istiyorum.
Show TV (Pars-Narkoterör), Star TV (Köprü), STV (Tek Türkiye) yükselen ırkçı dalgaya yaranmak için Hollywood özentisi diziler piyasaya sürerek insanlarda yabancı düşmanı, militarist ve şiddet-sever duygular yaratan bu diziler bir katilin, işkenceciyi en sempatik şekliyle bizlere sunuyor. Bu ülkede son 15 yılda süre gelen faili meçhul cinayetler, sokak ortasında katledilen insanlar, 'vatan için' ülkenin aydınlarının göz kırpılmadan vurulmasını meşrulaştırmaktadır.
PARS-NARKOTERÖR; psikojik bir savaşın bileşeni olarak başladı. Bir Osman Sınav naçizliği, kışkırtma, tahrik ve yüzsüz bir ajitasyon masalı. İlk bölümüyle Kürtçe bir stran girişiyle, Kürtlere de yaranmaya çalışarak... Bilindiği gibi bu ülkede eroin ticaretinin bir zamanlar nasıl helikopterler ve panzerle taşındığını (Bknz: Yüksekova Çetesi-Enis Berberoğlu: Kod Adı Yüksekova kitabı) tüm Türk yazarlar dâhil herkes yazdı. Dolasıyla bu dizinin eroin ticaretini bölge halkına yüklemesi bir karalama kampanyasından başka bir şey değildir.
KÖPRÜ; Erzurum ve Palandöken Dağlarının arkasında kalan köylerin arasından geçen Aras nehrinin üstüne bölge halkı kendi imkânlarıyla odun ve tahtalarla bir köprü yaptırırlar, Devlet'e ve Allah'a şükürlerini ileterek Aras'ın acımasız yüzünden kurtulmaya çalışırlar. Bir zamanlar meşhur Fırat"ta olduğu gibi. 1968'de Deniz Gezmiş ve arkadaşları Zap suyunun üstünde Gençlik Köprüsü'nü yapmışlardı. Zap'ın acımasızlığına aldırış etmeyenler, o köprüyü çok görerek yıktılar. Şimdi bu insanlığa dair yüreklerinde vicdan olmayan yönetmenler ve oyuncular diziyi filme çekecek kadar işin cılkını çıkardılar. Köprü'de olan fedakârlığın aynısını Zap'ta göremeyen "değerli" senaristlerimizi bu noktada kutluyorum! Bu şekilde bu diziyi de objektif olmaktan uzak görüyorum.
TEK TÜRKİYE; ülkedeki savaşa çare olacak çözüm formülüyle ilgi çekiyor. "Görev aşkı" için köyde kalmakta inat eden bir doktor, kansere yakalanan ama bunu kimseye söylemeyen "fedakâr" öğretmen kızımız, bir de köyün "modern" imamı... Töreleri eleştiren, eğitimi sorgulayan "modern" imamız milliyetçilikten ödün vermemekte. Köyün vahametini bilen bu "muhteşem üçlü" sürekli birbirlerine yalan söylemekteler. Dizi, içerik olarak bölge gerçeklerini anlatmaktan aciz ve hayal ürünü olarak piyasaya sunulmuştur. Dizinin tek amacı hayal unsurlarından reyting elde etmektir.
İşte bu diziler, katillerin, gözü dönmüş linççilerin, bu süreci körükleyen unsurların başında gelmektedir. Yayına koydukları, programlarla insanları birbirine kırdırmayı, kavga ettirmeyi iş haline getiren psikolojik harp dairesinin misyonunu biçen medya, milliyetçi duyguları sömürerek şiddet ortamından nemalanmak istiyor. Medyanın tek bir ahlakı vardır. O da para ve reytingdir.
Son olarak sansürcü kurum olan RTÜK'e bu dizileri yasaklaması için istek ya da baskıda bulunmak istemiyorum. Gençlerimizin dikkatini bu gibi dizilerle pekiştirmek ve onları şiddete yöneltip tek kalıba sokmak istemektedirler. Amacım(ız) bu tür yalan, saptırma ve asparagas dizileri yayından kaldırıp, herkeste bu dizilere karşı bir bilinç oluşturmaktır. Bu noktada medya okur-yazarlığına önem vermemiz ve bu konuda kendimizi geliştirmemiz lazım. Onun için muhatabımız herhangi bir kurum olmamakla beraber tüm şiddete karşı olan Türkiyeli halklardır.
Dilerim ki; Kurtlar Vadisi'ndeki kışkırtmalara prim verenler, daha ciddi olumsuz sonuçlar doğuran bu dizilere karşı vicdanlı olurlar.
Dipnot: Tüm bu konular (Terör, Uyuşturucu, Mafya) hakkında başta belirli gazeteciler, ulusal radyolar, görsel medya ve dizi senaristleri olmak üzere bilgi sahibi olmadan yorum yapan, eleştiren ve yalan yanlış beyanatlar verenleri (Yüksekova'yı Van'ın ilçesi sayacak kadar cahil olanları) vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum.
- Nezmi Geveri ağ günlüğü
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
