Kürd Açılımından PKK'nın İmhasına Doğru

Dünyanın bir çok yerinde insanlar doğa olayları seller ve depremlerle, Tsunamilerle boğuşarak mücadele ederken binlerce insan hayatını kayıp ederken, dünyanın bir çok yerinde de lokal ve bölgesel savaşlar tüm hızıyla sürmektedir.

Küresel kapitalizm böylece insanlık adına ne varsa yok ederken, bunların hepsi tekelci sermayenin kär hesapları için yapılmaktadır. Kapitalizmin çıkarı ve kärı olmadan insanlık adına hiç bir soruna ne açılım getirir, ne çözer, nede gündeme getirir.

Bir nevi çıkarlarının yattığı bölgelerde bu tip açılımlardan son günlerde söz edilmektedir. Bunların en önemlisi, Kürd açılımı ve Ermeni açılmı idi, Ermeni sorununu ve açılımı çözmesi gerekiyordu.
Çünkü; ABD emperyalizmin çıkarları Rusya’nın egemenliği altında ki, bölgelere girmek ve doğal gaz enerjisin den fayda sağlaması için bölgede başta Türk ve Ermeni sorunun çözülmesi gerekiyordu.
Geçen hafta buna ilk adımı Zürih te imzalanarak atılmış olundu. Ve Bursa da ki, futbol maçıyla noktalanmış oldu. Artık bundan sonra iki ülke arasında asırlardır süren düşmanlık ve husumet resmi anlamda çözülmüş oldu. bundan sonrası gelişmelere bağlıdır.

Kürd sorunun açılımı ise, tamamen emperyalizmin günlük çıkarlarına ters gelerek önceki açılım ve çözüm sözcüklerinin yerini başta ABD emperyalizmi olmak üzere AB parlamentosuda yapmış olduğu son toplantıda ABD’yi takip eden politikalar söyleyerek Kürd sorunun açılım ve çözümü hakkında tek kelime geçmemiştir. Dünyanın süper gücü olan ABD emperyalizmi ne söylerse diğer emperyalist ülkeler ise bunu teyit ederek aynı politikaları izleyeceğini göstermektedir.

ABD emperyalizm şimdiye kadar Türk militer devletine Kürd sorununu çözmen gerekir derken, son günlerde Kürd sorunu politikasını tekrar çekmecesine geri koymuş görünmektedir.

Daha ileri giderek Kürd hareketinin örgütü PKK’nın ve ’’KCK’’ye karşı tavır alarak başta eski parlamenter Zübeyir Aydar olmak üzere Murat Karayılan, Rıza Altun’a karşı uyuşturucu kaçakçısı damgası vurarak hedef haline getirmiştir.
Bu korunun içine hemen başta Türk militer devletinin AKP hükümeti can simidi gibi yapışarak ABD emperyalizmi ile birlikte PKK’ya karşı saldırı başlatmış durumdalar. Aylardır Kürd açılımından söz eden AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan bir kez daha başa dönerek söylediklerini terk etmiş durumdadır.

Kürd sorununu eşittir= Terör ve PKK’yı bitirmek olarak tekrarlamaya başlamışlardır. Böylece ABD endeksli politika yürülüge geçmiş oldu. ABD emperyalizmi Irak dan askerini çekerken de görevini Türk militer devletine devir edecektir. Son günlerde Bağdad ta, Suriye de, bu çalışmalar sürmektedir.

Türk militer devleti Orta-doğu da birlikte hareket edeceği ülkelerle çalışmaları sürdürürken, Arap ülklerden fazla haşır neşir olması ve İran’la yakınlaşması Orta-doğunun baş belası siyonist İsrail durumu bildiği halde Türkiye arasında danışıklı bir döğüş başlmış durumdadır. ama bunlar bölgede aksesuar ve suni politikalardır fazla gerilmez ve bir birinden ayrılmaz ikililer. Fazla ileri gidilirse ABD her ikisinin kulağını çeker frene bastırırlar. Orta-doğu da ABD, İsrail, Türkiye askeri işbirliği anlaşması vardır birbirinden ne ayrılırlar nede birbirlerine karşı gelirler. Bakmayın bunlar burjuva politikaların cilvesidir.

Başbakan Kürd sorunun açılımından söz ederken Güney Kürdistan da Kürd yönetimini PKK’ya karşı savaşmaya zorlamaktadır. Son üst üste Bağdad ta yapılan toplantılarda Irak topraklarının bütünlüğünden söz edilirken, Başbakan Erdoğan daha ileri giderek Kerkük Irak’ın toprakları diyerek, Kerkük’ün Güney Kürdistan’ın olduğunu inkar etmiştir. Bunu bilinçli bir şekilde yaparak Kemalist Militer Türk devletinin söylemini tekrarlamıştır.

Bu gelişmeler kaygı verici bir duruma gelmiştir. Aynı şekilde Suriye’nin Irak’ın, İran’ın, Türk militer devletinin yakınlaşması dört parçada Kürdlere karşı toptan bir saldırı başlatabilirmi? Bu yakınlaşmalar umarım tehlikeli bir sonuç doğurmaz.

Son günlerde yine Kürd halkına karşı Türk faşistleri ve ırkçıları bir saldırı politikası başlatmış durumdalar Yozgat’da çalışmaya giden Kürd tarım işçilerine iş vermedikleri gibi, Yozgat dan gitmeleri için gösteri ve linç politikası yapmışlardır. Yine Sakarya’da dolmuşta Kürd genci Faşistlerle dövülmüştür. Antalya filim festivalinde Kürd filmi protesto edilerek filimin oyuncularına ve yönetmenine saldırı düzenlenmiştir.

Bunlar Kürd açılımını ve çözümünü provake etmek için yapılmaktadır. İki halkı karşı karşı getirerek gelişen süreci bozmak istenmektedir.

Buna karşın Kürd halkının örgütü PKK ve KCK tüm provakasyonlara rağmen bir adım daha atarak süreç de ki olumsuz gelişmeleri bozmak için, iki barış grubunu Türkiye ye elçi olarak gönderiyorlar. 19 Ekim de Türkiye gelecek barış grubu büyük ihtimal Türk militer devleti tarafından tutuklanacaktır.

Umarım 1999’da olduğu gibi uzun bir ceza almazlar. 1999 da Ali Sapan ve arkadaşları PKK adına barış elçisi olarak Türkiye ye gelmiş tutuklanmışlardı. Hala daha ceza evinde yatmaktadırlar. Buna rağmen bu bir adımdır karşılık bulur bulmaz o ayrı bir sorundur.

Yukarıda giriş yaparak söylediğim gibi, süreç şimdilik emperyalist ve Küresel kapitalizmden yana esmektedir. Bunu boşa çıkaracak da dünya emekçi sınıfları dünya halkları ve dünya insanlığı olacaktır. Bu çürümüş kapitalist sistemi yok edecek güç toplumsal devrimle sınıfsız sömürüsüz toplumla sona erecektir. İşte gerçek barış ve kardeşlik insanların eşit olduğu sınıfsız sömürüsüz toplumda olacaktır.