Skip to the navigation
.
Skip to the content
.
Köxüz Sitesi bundan sonra http://www.koxuz.net/anasayfa/ adresinde devam edecektir.
Anasayfa
Son Gelenler
Köşe Yazıları
Bloglar
Forumlar
Yorumlar
Kitaplar
Galeriler
Kontak
Linkler
Ana Sayfa
»
Anasayfa
Kardeş Türkülerle İstanbul’un Ardından... - Banu Açıkdeniz, Fehmiye Çelik
Görüntüle
Düzenle
links
Başlık:
*
Kategoriler
Köşe Yazarları:
*
- Lütfen seçiniz -
A. Hicri İzgören
Abdullah Öcalan
Abdullah Korkmazhan
Ali Dehri
Avni
Ayhan Bilgen
Ayşe Günaysu
Çözüm Defteri
Öteki Tarih
Özgür Amed- Kurdocul İşler
Özgür Ünveren
Birol Dinçel
Cihan Erdoğan'ın Yazıları
Delil Karakoçan
Demir Küçükaydın
Deniz Tilyos
Erkan
Erol Özkoray
Esen Uslu
Esra Çiftçi
Faysal Özçift
Ferhan Umruk
Ferhat Arslan'ın Fotograf Çalışmaları
Ferhat Tunç
Fırat Aydınkaya
Garbis Altınoğlu
Gün Zileli
Günay Aslan
Hakan Akçura
Hakan Öztürk
Halil Savda'nın Yazıları
Haluk Gerger
Handan Çağlayan
Hasan Oğuz
Haşim Kutlu - Kızılbaş Meydanı
Hüseyin Aykol
Hüseyin Çelik
Hrant Dink
Kardeş Türküler
Köxüz
Kiraz Biçici
Koray Düzgören
Loqman Ehmed'in Çalışmaları
M. Şehmus Güzel
Medya Diyalog
Murat Çakır'ın Yazıları
Murat Kanatlı
Muzaffer Oruçoğlu
Mıgırdiç Margosyan
Ozan Değer
Ragıp Duran-Apoletli Medya
Ragıp Zarakolu
Ramazan Kaya
Sait Çetinoğlu
Salih Kadim
Sevan Nişanyan'ın Yazıları
Sezai Sarıoğlu
Tayfun Şen
Tayfun İşçi
Teslim Töre
Ulus Irkad
Uğur Kemal
Veysi Sarısözen
Yalçın Yusufoğlu
Yüksel Genç
Yıldırım Onat
Zeliha Akpınar
Şaban İba
Şeyhmus Diken
Köşe Yazarları burada kendi isimlerini seçmeli
Bölümler-Konular:
*
Gündem
-"Barış Süreci"
-"Kürt Sorunu"
-Anayasa Tartışmaları
-Avrupa Birliği
-Çatı Partisi Tartışmaları
-Büyük Ortadoğu Projesi
-İnsan Hakları
Politika
-Türkiye Politikası
-Ortadoğu Politikası
-Dünya Politikası
Ekonomi
-Dünya Ekonomisi
-Türkiye Ekonomisi
Sınıflar ve Partiler
Sosyal Hareketler
-Ulusal Hareketler
-Barış Hareketi
-İşçi Hareketi
-Çevre Hareketi
-Kadın Hareketi
-Gençlik Hareketi
Kültür ve Sanat
-Plasitk Sanatlar
-Sinema - Tiyatro
-Edebiyat
-Müzik
Dosyalar
-Hrant Dink Cinayeti
-Şemdinli
Linkler
Bilim ve Teknik
-Doğa Bilimleri
-Toplum Bilimleri
Yaşam - Günlük Hayat
-Medya
-Spor
Felsefe
Köxüz'den Yazılar
-Köxüz'ün Temel Metinleri
-Köxüz'den Mektup
-Köxüz Redaksiyonundan
-Köxüz'den Yorumlar
-Köxüz'ün Künyesi
Okurladan Yankılar
Lütfen yazınızın yer alacağı bölümü seçiniz.
Ana Metin:
Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST) Kardeş Türküler projesi on altı yıldır Anadolu ve çevresindeki halkların danslarını, müziklerini sahneye taşıyor. Bu sene de, her türlü rengiyle yetmiş yedi milletin yuvası olan İstanbul, <em>Kardeş Türküler’le İstanbul</em> adıyla taşındı bu kez sahneye. Çok sayıda kültürel çeşitliliğin bir araya geldiği bu büyük kent, aynı zamanda daima yeni buluşmalara, karşılaşmalara ve çatışmalara da açık bir kent. <em>Kardeş Türkülerle İstanbul, </em>böyle bir İstanbul’u “İstanbul’da yaşayan sanatçılar olarak biz nasıl ifade ederiz?” sorusundan yola çıkılarak hazırlanmış bir gösteri.</p> <p> ****</p> <div><em><b>“İstanbul: Hem sıla, hem gurbet!”</b></em></div> <p>İstanbul, yüzyıllar boyunca göç yolları üzerinde varolmuş bir kent. Göçler almış, göçler vermiş, sadece Osmanlı döneminde değil öncesinde de çokkültürlü bir nüfusu içinde barındırmış, müziği, sanatı, edebiyatıyla çeşitliliğin eksik olmadığı bir yer olagelmiş. Bu çeşitlilik zaman zaman kırılmalara da uğramış; bazı toplumların dışlanırken bazı toplumların öne çıkıp hâkim unsur olduğu, bazılarınınsa ısrarla yaşam mücadelesi verdiği bir kent olmuş.</p> <p>2009 yaz mevsimindeki açıkhava gösterimizin temasını İstanbul olarak belirlerken İstanbul’un yakın tarih içinde görüp geçirdikleri de gözümüzün önünde, aklımızın bir köşesindeydi. İstanbul’un tarihi Türkiye tarihi gibi bir “tekkültürleştirme” tarihiydi. Türkiye’nin çok çeşitli bir toplumsal yapıya sahip olan kentlerinden biri olan İstanbul bu tekkültürleştirme sürecini yakından ve oldukça sıcak yaşamıştı. Barındırdığı unsurlar ve bu unsurların oluşturduğu ortak paylaşım alanları azaldıkça; fakirleşip kurudukça ya da tersine yeni unsurlara, bileşenlere kavuştukça İstanbul’un genel çehresi, gündelik yaşantısı, sanatı, politikası da değişiyordu.</p> <p>İstanbul’u Türkleştirmeye ve Müslümanlaştırmaya dönük çabalar Osmanlı Devleti’nin son dönemlerine rastlar. Osmanlı’nın son dönemlerinde başlayan ve Cumhuriyetle devam eden, bir Türk ulusu yaratma hedefiyle etnik çeşitliliği en aza indirmeye çalışan hamleler bir bir İstanbul’da da yaşanmıştır: Ermenilere yüzyıl başında yaşatılanlar, 1923 nüfus mübadelesi ile birlikte bu uygulamaya dahil edilmeyen İstanbul Rumlarının adeta bir tür “rehine” statüsüne geçirilmesi, “milli” bir ekonomi yaratma hedefiyle gayri-müslimlerin varlık vergisine tabi tutulmaları, gayri-müslim erkeklerin Aşkale’deki çalışma kamplarına gönderilişi, 1955’te yaşanan 6-7 Eylül olayları, 1964’de Yunanistan vatandaşı olan (T.C. vatandaşı olmayan) Rumların ülkeyi terk etmeye zorlanması gibi pek çok olay geçmiştir bu topraklarda.</p> <p>Gayri-müslim halkları hedef alan ve bu nüfusun İstanbul’daki varlığına ciddi bir darbe indiren bu hamlelerden sonra bile İstanbul farklı bileşenlerle de olsa hâlâ çokkültürlü bir yapıya sahip olmaya devam eder. Özellikle 1950’lerden itibaren yoğunlaşan çeşitli göç dalgalarıyla gelen Balkan göçmenleri, Karadenizliler, Gürcüler, Lazlar, Kürtler, Çerkezler... ve daha pek çok halk, İstanbul nüfusunu çok çeşitli bir kültürel yapıya kavuşturur.</p> <p><strong>“</strong><em><b>İstanbul: Hem yıkanmış, taranmış, en güzel elbiselerini giyinmiş bir bayram çocuğu; hem toza toprağa bulanmış bir sokak çocuğu.”</b></em></p> <p>Varolan bu kültürel çeşitliliğin kültür-sanat alanına nasıl yansıdığına baktığımızda son birkaç yıldır popüler kültür alanında, her türlü medya aracılığıyla kültürel çeşitliliğe vurgu yapan ürünlerle de karşılaşıyoruz. Örneğin “Korolar Yarışıyor” ve bu korolarda Kürtçe şarkılar da söyleniyor ya da eskiden kalma hoş bir hatıra gibi yaklaşılıyor olsa da, İstanbul’da artık parmakla sayılan Gayri-müslim cemaat üyelerine ve onların kültürel değerlerine gönderme yapan filmler de çekiliyor ya da artık Çingeneleri televizyondaki yarışma-eğlence programlarında veya dizilerde izleyebiliyoruz. Fakat bu kültürel çeşitlilik temsilleri, tarihsel arka plandan ve toplumsal koşullardan yalıtılmış temsiller olarak kalmaya devam ediyor.</p> <p>İstanbul’un kültürel çeşitliliğine dair kültürel çoğulcu bir perspektifle sanatsal yorumlar geliştirmek mümkün. Ancak bunun yolu, bu kültürel çeşitliliği toplumsal koşullarına, bağlamına, tarihsel arkaplanına kavuşturmaktan, bu bağlantıları dikkate almaktan ve görünür kılmaktan geçiyor. Bunu yaparken ihtiyacımız olan şey, yıllardır bu kültürel çeşitlilikle ilgili bilginin hasıraltı edilmesiyle oluşan/oluşturulan bir yok sayma durumunu aşmak yönünde adım atan, araştırma yönü kuvvetli çalışmaların da ortaya çıkması.</p> <p>Bu çerçevede ele alacağımız bir İstanbul ve orada geçen hikâyeler bir çırpıda anlatılacak hikâyeler değil, hiç kuşkusuz. <em>Kardeş Türküler’le İstanbul</em> gösterisiyle biz de kendi İstanbul hikâyelerimizden bazılarını olanaklarımız ölçüsünde anlatmak isteğiyle yeni şarkılar yazdık, dans-müzik sahneleri oluşturduk, görüntüler ve şiirler hazırladık. Gösterimiz, dayanışma çerçevesinde bir araya gelen dansçı, müzisyen ve tiyatrocu arkadaşlarımızın gösterinin farklı aşamalarındaki katkılarıyla gerçekleşti yine. <em>BGST</em>’liler, <em>Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü(BÜFK)</em> ve <em>Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları(BÜO)</em>’ndan öğrenciler, Karadeniz müziği alanında çalışmalar yürüten <em>Grup Helesa</em>’dan müzisyenler ve Yunanistan-Rum dansları üzerine çalışmalar yapan <em>Antropia </em>dans grubundan dansçılar gösterinin çeşitli aşamalarında yer alarak bu buluşmaya katkı sundular. Ve elbette, ortak bir çalışma sürecinde bir arada bulunmaktan ve aynı sahneyi paylaşmaktan büyük mutluluk duyduğumuz iki müzisyen konuğumuz vardı: Reem Kelani ve Arto Tunçboyacıyan.</p> <p>Kardeş Türküler, 30 Haziran akşamı <em>Kuruçeşme Arena</em>'da, yine büyük ve coşkulu bir seyirci ile buluştu. Danslarımızla, müziklerimizle sahnedeki sözümüzü seyirciyle paylaştık. Gösterinin ilk bölümünde, kimliklerin, inançların ve geleneklerin buluşma ve birlikte yaşama mekânı olan İstanbul sahneye taşındı ve İstanbul’un “gelenleri” ile “gidenleri”, müziğin ve dansın diliyle anlatıldı. İkinci bölümde ise, Kardeş Türküler’in on beş yılı aşan müzikal yolculuğu boyunca oluşturduğu repertuvardan seçilen şarkılar, danslar eşliğinde seslendirildi. Şarkılarını daima hayattan yana, barıştan yana seslendiren konuklarımız Reem Kelani ve Arto Tunçboyacıyan da etkileyici performansları ve inanarak dile getirdikleri sözleriyle geceyi taçlandırdılar. Gösteri hazırlığının çeşitli aşamalarında yer alan bizler için de bir eylem niteliği taşıyan Kardeş Türküler projesinin 2009 yazı açıkhava dans-müzik gösterisi, onuncu kez, işte bu şekilde gerçekleşti.</p> <div align="center"><strong>****</strong></div> <p><em><b>“Ey Şehir, Ey İstanbul”</b></em><br /> Çok büyük bir kentte, İstanbul’da yaşıyoruz ve İstanbul’a baktığımızda, adeta bir “küçük Türkiye” de çıkıyor karşımıza. Tarih boyunca farklı coğrafyalar ya da aşılması zor fizikî mesafeler nedeniyle yan yana gelme imkânı olamamış pek çok kültürün, halen göçler almaya devam eden İstanbul’da bir araya gelebildiğini ya da gelme şansı olduğunu görüyoruz. Bu şansın, kalıcı bir barış kültürü yaratarak halklar arasında ortak bir yaşam alanını paylaşmak yönünde ne kadar yapıcı bir enerjiye dönüştürülebileceği konusu, şüphesiz tartışılabilir bir konu. Ancak buna rağmen; kimlikler, kültürler, inançlar… buluşmasının İstanbul’da mümkün olabileceği de bir gerçek. <em>Kardeş Türküler’le İstanbul</em>, sözleri Feryal Öney’e, müziği Vedat Yıldırım’a ait “Ey İstanbul” adlı şarkımızla başlıyor. Farklılıkları görmezlikten ya da duymazlıktan gelenleri, görmeye ve duymaya davet ediyor şarkımız ve İstanbul’da yaşayıp da olup bitenlere seyirci kalmaya ya da İstanbul’a gelenleri aşağılayarak bir tür kültürel ırkçılığa dönüşen “seçkinci” tavırlara karşı duruyor: <em>“… İnsanın ettikleri / İnsana, İstanbul’a / Bu şehir dile gelse / Durur, dönmez dünya / Bağrın açmış, buyur etmiş / Kimseye yüz çevirmemiş / Gözü doymaz fânilere / Gene de yetmemiş…”</em> </p> <p><em><b>“Varol Meryem Ana, bunları konuştuk”</b></em><br /> Gösterinin yine <em>İstanbul</em> bölümünde yer alan “Tatavla” sahnesi, bugün çoğumuzun Kurtuluş olarak bildiği, eski adı Tatavla olan semtten hareketle hazırlandı. Tatavla, 16.yy’dan itibaren sadece Rumların yaşadığı bir bölgedir. Kanuni döneminde buraya Kasımpaşa tersanesinde çalıştırılmak üzere çoğunluğu Sakız Adası’ndan getirilmiş Rum gençler yerleştirilir, zamanla İstanbul’un diğer semtlerindeki Rumlarla karışarak kalabalık bir Rum semtine dönüşür Tatavla. Eskiden sadece sarayın at tavlaları bulunduğu bu bölge okulları, kiliseleri, çeşitli spor ve sanat faaliyetleri yürüten dernekleriyle ve çeşitli iş kollarından esnaflarıyla zaman içinde gelişkin ve kalabalık bir semte dönüşür. Bir kıyaslama yapılacak olursa 1911-1912 öğretim yılında öğrenci sayısı 1428’dir; yani sadece Tatavla’daki Rum öğrenci sayısı günümüzde İstanbul’da yaşayan Rumların sayısına yakındır.</p> <p>Zaman içinde yoğunlaşan baskılar nedeniyle artık kendileri için burada bir gelecek göremeyen İstanbul Rumları, Yunanistan’a, ya da Fransa, Amerika, Avustralya gibi dünyanın farklı köşelerine doğru yol alırlar. Bu süreçte sadece İstanbullu Rumlar değil yine mübadeleden muaf tutulan İmroz (Gökçeada) ve Tenedos(Bozcaada)’da yaşayan Rumlar da memleketlerini terk etmek zorunda kalırlar.</p> <p>Bu gidişler birden olmaz. Osmanlı’nın son dönemlerinde artmaya başlayan baskı Cumhuriyet tarihinde önemli kırılma noktalarıyla devam eder. 1923 Nüfus Mübadelesi sonrası oluşan baskı ortamının<a title="" href="http://www.bgst.org/muzik/yazilar/2009_09_16.asp#_ftn1">1</a> ardından Tatavla için önemli bir tarih 1929’dur. Bu tarihte semtte belediye tarafından “bir türlü söndürülemeyen” ve bu nedenle tarihe şaibeli bir yangın olarak geçmiş Tatavla yangınında evlerini kaybeden yüzlerce Rum, malsız mülksüz sokaklarda kalınca, İstanbul’u da terk etmek ve Yunanistan’a gitmek zorunda kalmıştır. Bu tarihe kadar yer isimlerinin Türkçeleştirilmesi kanununun henüz uygulanmadığı Tatavla’da, yangın sonrasında bu kanun derhal uygulamaya geçirilir: Tatavla adı, “Kurtuluş” olur. Kurtuluş adının verilmesinden kasıt, yangından kurtuluş mudur, yoksa yangın nedeniyle doğdukları semti terk etmek zorunda kalan Rumlardan kurtuluş mudur, bilinmez! Sadece semtin ismi değil semt içindeki tüm cadde, sokak, mahalle ve çeşme isimleri de hızla Türkçeleştirilir<a title="" href="http://www.bgst.org/muzik/yazilar/2009_09_16.asp#_ftn2">2</a>. Bu tarihten sonra bizzat devlet tarafından uygulanan ya da çeşitli şekillerde desteklenen olaylar Tatavla’yı da etkiler: Varlık Vergisi, zorunlu askerlik adı altında gönderildikleri çalışma kampları, 6-7 Eylül olayları ve Yunanistan vatandaşı olan Rumların sınırdışı edilmeleri... Bu sürecin tetiklediği güvensiz ortam sonucunda Rumlar artık hızla Tatavla’yı, İstanbul’u, Türkiye’yi terk etmeye başlar...</p> <p>Tatavla sahnesi için bestelediğimiz “Apokria Sta Tatavla/Tatavla’da Apokria Karnavalı” adlı şarkımızın Rumca sözlerini Ülker Uncu, Türkçe sözlerini Fehmiye Çelik yazdı. Sözleriyle iki dillin içinden seslendiğimiz şarkımızın müziği ise Ayhan Akkaya, Ülker Uncu ve Fehmiye Çelik’e ait. “Apokria Sta Tatavla”yı, Rumca eski bir geleneksel İstanbul şarkısı olan “Eche Gia Panadia”ya bağladık: <em>“Varol Meryem Ana, bunları konuştuk / Bir rüya idi unuttuk / Şarap içeceğim Galata'da, sarhoş olacağım Pera'da / Ve bir kız seveceğim Yedikule'de / Yedikule ve Tarabya, Tatavla ve Yeniköy / İstanbul’u güzelleştiren, işte bu dört köy<a title="" href="http://www.bgst.org/muzik/yazilar/2009_09_16.asp#_ftn3"><strong>3</strong></a>”. </em>Bu sahnenin danslarında anlatılanlar ise, Tatavla’nın aynı hikâyesine bir göndermedir ve zorunlu bir terk ediş hikâyesidir. Rumların gidişleri İstanbul’un hayatından çok şeyler eksiltir. Gittikçe azalırlar ve İstanbul da “azalır”... Gidenlerin ardından kalanlar ise zor da olsa burada kalıp “dans etmeye” devam eder...</p> <div align="center"><strong>****</strong></div> <p><em><b>“Uğurlayalım dönenleri; ama bizim rızkımız da bu şehirde...”</b></em><br /> Tatavla dans-müzik sahnesinin ardından, sözü-müziği Vedat Yıldırım’a ait Kürtçe/Kurmancî iki şarkı geliyor art arda: “İşporteci/İşportacı” ve “Koça Dawî/Son Göç”. Savaş koşullarında köyleri yakılmış, evleri yıkılmış, yerinden yurdundan edilmiş ya da sürülmüş Kürtlerin İstanbul’a yolculukları ve daha sonra yeniden yurtlarına dönüşleri resmediliyor şarkıda. Gelenlerin altın kadar değerli olan umutlarıyla ve sabırlarıyla İstanbul’daki mücadelelerini ve yaşlı bir ağacın damarlarının açılması gibi açılan yollarla yeniden yurtlarına dönenlerin coşkulu uğurlanışını anlatan şarkı, İstanbul’da kalanlara da kulak veriyor: <em>“… Vefalı komşular, biz gidiyoruz / Kendinize iyi bakın / Uğurlayalım dönenleri, ama bizim rızkımız da bu şehirde</em>”<a title="" href="http://www.bgst.org/muzik/yazilar/2009_09_16.asp#_ftn4">4</a></p> <div align="center"><strong>****</strong></div> <p><em><b>“Kağıthane yollarında Roman olduk, duman olduk!”</b></em><br /> Çingene sahnesinin hazırlıklarına giriştiğimiz günlerde, özellikle Sulukule ve Kağıthane semtlerindeki gecekondu yıkımları, Çingene mahallelerini artık dümdüz etmişti ve onları yaşamaya alıştıkları yerlerden çok uzaklara sürmüştü. Fakat her şeye rağmen, Çingenelerin hayatta kalma mücadeleleri devam ediyor elbette. Bu mücadelede, daha çok eski göçebe hayat geleneğinden getirdikleri el sanatçılığı/zanaatkârlık yoluyla geçimlerini sağlıyorlar. Kalaycılık, sepetçilik, elekçilik, demircilik, çiçekçilik, bohçacılık, kağıt-cam-plastik toplayıcılığı gibi işlerin yanı sıra dansçı ve müzisyen olarak da hayatlarını kazanmaya çalışıyorlar ve bütün bu işlerle iştigal edenler, “esnaf” olarak nitelendiriliyor. Bugün, bu saydığımız meslekleri yerleşik hayatın içinden sürdüren Çingeneler olduğu gibi, “çadır Çingenesi” olarak adlandırılan ve göçebe hayat süren Çingeneler de devam ettiriyor ve Çingenelerin gerek göçebe, gerekse yerleşik hayatlarına rağmen, hemen hemen dünyanın her yerinde, yaşadıkları toplumun dışına itildikleri görmezden gelinemeyecek bir gerçek.</p> <p>Dolayısıyla bu yılki gösterimizin Çingene dans-müzik sahnesini, İstanbul’daki Çingenelerin “iş hayatı”ndan kesitler sunarak nafakalarını kazanabilme ve hayatta kalma mücadeleleri üzerinden kurguladık. Sahnede sırayla yerlerini aldı, yeni güne başlayan limoncular, gündelikçiler, çiçekçiler, kağıtçılar, çalgıcılar ve dansöz… Gecenin ilk saatleri ya da sabahın son saatleri... Gece işçileri -yani çöp toplayıcılar, müzisyenler, dansözler- işlerini bitirip uykuya hazırlanırken, gündüzü kovalayanlar da uykusundan uyanıp yeni güne hazırlanacak... Ve dansöz ile çalgıcılar uykuya daldı… Artık limoncular için kalkma vaktidir... “Haydi kalk, uyan artık, amma uyudun be!”</p> <p>Çingenelerin sürekli eğlenip başkalarını da eğlendirdiği varsayılır. Eğlenceye, eğlendirirken aynı oranda eğlenmeye, müziğe ve dansa olan düşkünlükleriyle tanınan Çingeneler, özellikle yaygın medyada salt bu yönleriyle öne çıkartılıp, yaşadıkları ya da yaşamak zorunda bırakıldıkları sayısız mağduriyet göz ardı edilir. Medyada, gerek dizilerde gerekse yarışma-eğlence programlarında her zaman “üçüncü sınıf vatandaş" olgusu içinden sunulurlarken bir yanda da turistik bir bakışla, "sürekli bir neşe ve eğlence” halini yansıtan “zararsız, şirin” insanlar olarak gösterilirler. Varoşlarda çökmeye yüz tutmuş eski binalarda ya da teneke evlerde, içi atık maddelerle, çöple, pislikle dolu eski fabrikaların izbe yerlerinde yoksulluktan kırılan Çingenelerden ve onların akıllara zarar trajik hikâyelerinden asla bahsedilmez. Roman dili, “Abe, sarı gaci! Atasın bi göbecik!”ten ibarettir. Sözcük yapısı ve grameriyle bir Roman dilinin varlığından, Romanes’ten de söz edilmez. Kısacası, "kentsel dönüşümlerde" yok edilen Roman mahalleleri ve mahallelerden sürgün edilen Romanlar, onların yaşam koşulları, dilleri, kimlikleri söz konusu programlarda asla gündem yapılmaz. Bu dizilerde ya da yarışma programlarında ışıltılı kostümler içinde: “Altınları sayalım Elmas/ Gümüşleri sayalım Elmas” gibi şarkılarla, sanki inanılmaz bir lüksün ve zenginliğin içinde yüzüyorlarmış, hiçbir dertleri yokmuş gibi göbek attırılan Romanların yaşadıkları koşullar ise bambaşkadır. Fehmiye Çelik, “Elmas” adlı şarkımızın sözlerini yazarken bu geleneksel Roman havasından esinlenerek sözleri çöp toplayıcısı roman kadınların ağzından yazarak tersine çevirdi: “<em>Getir altınları, gümüşleri, liraları / Paraları sayalım kız, Elmas / Ne parası, ne turası, ne altını, ne lirası / Kafayı mı yedin kız Elmas / Toplayalım çöpleri, kağıtları, çaputları / Üç kuruş kazanalım, Elmas</em>” Ve ardından sözü ve müziği Fehmiye Çelik’e ait Türkçe-Romanca “Kağıthane” şarkısıyla, gecenin alacakaranlığında Kağıthane sokaklarında çöp toplamaya çıkılır: “<em>Kâğıthane yollarında Roman olduk, duman olduk / Ne gören var, ne bilen var, unutulduk, yalan olduk / İstanbul’un yolları dar, fakirlerin halleri zor / Ayde kızım tecas, te katunes / Te dikas akana e çileyes”<a title="" href="http://www.bgst.org/muzik/yazilar/2009_09_16.asp#_ftn5">5</a></em></p> <p>Eğlence sektöründe önemli bir yeri olan Çingenelerin popüler kültürdeki temsilleri içindeki önemli karakterlerden biri de dansözdür. Dansözlük bir meslek, bir sahne mesleği ve dansöz de o sahnenin oyuncusu... Hayatında olan biten ne varsa bir kenara bırakıp bunu bir iş olarak icra etmek durumunda o da, tıpkı diğer meslekler de olduğu gibi.</p> <p>Bir dansözün dansını izlerken kadının içinde yaşadığı koşullar çoğunlukla gözümüzün önüne gelmez. Dansözün bir arzu nesnesi haline gelişi tam da bu gündelik hayatından yalıtılmışlıkla sağlanır. O eğlenir, eğlendirir… Aslında bedenini sergilemekten hoşlandığı için bu işi yapmaktadır ve dans ettikten sonra hangi koşullarda nerede, nasıl yaşamaya devam ettiği hayal bile edilmez... Dansözün bu maddi koşullardan uzak yorumu, dansın ve dansçının “doğası” ile ilgili değil bunların yorumlanış biçimi ile ilgilidir.</p> <p>Çingenelerden oluşan bir çalgıcı ve dansöz grubuna, bir meslek grubu olarak sahnede yer verirken bizim için temel nokta seyircide nasıl bir etki uyandırmak istediğimiz sorusuydu. Seyircinin özellikle dansözü nasıl izleyeceği önemliydi. İstediğimiz şey alışılagelmiş temsilin dışına çıkmaktı, dansın icrasının ve genel sahneleme biçiminin kadının koşullarına dair ipuçları taşımasıydı. İcra aşamasında, bedenini iyi kullanan, göbek dansını iyi icra eden, ama kırılgan değil güçlü ve net hareket eden bir dansöz tasarlandı. Görsel seyrin dansözün yaşamına dair ipuçları veren bir şiirle kesintiye uğratılması ile de seyretme biçiminde bir değişim, bir kırılma yaratılması hedeflendi: “<em>Ateştir, güneştir, Çingenedir</em> / <em>Hesaba vursan beş yüz düğüne gitmiştir / Bir koca yedi kızan üç dünüre bakar Sabiye’m / Ona sorsan hiç evlenmemiştir.” </em></p> <div align="center">****</div> <div><em><b>“Hıdrellez sabahında, tüm mahalle isyanda!”</b></em></div> <p>“Hıdrellez Sabahında” adlı şarkımızda, sözü Feryal Öney’e ve müziği Vedat Yıldırım’a ait, yine bir beste çalışmasıyla seslendik Kardeş Türküler seyircilerine. Suya gidip susuz dönen, Hıdrellez sabahında isyan edip Hızır İlyas’tan medet uman mahalleliyi anlatan bir besteydi bu. Bir süredir iyi şeyler olacağı söyleniyordu bizlere. Umutlarımız yeşeriyordu; ama sonra yine karanlık birileri çıkıveriyordu ortaya ve karanlık dolaplar çevriliyordu. Utanmadan ve de umutlarımızı karartarak... Bu gel git halinden kurtulmak için, herhalde, bize iyi şeyler söylenmesini beklemeyip bizim iyi bir şeyler söylememiz gerekiyor, dedik. Barış, kardeşlik, bir arada yaşama, sınırların açılması, yurdundan edilenlerin yurduna dönmesi, darbeci paşaların paşa paşa yargılanmasını istedik. Çünkü biliyorduk ki, biz bunları yüksek sesle ve inatla söylemezsek, bize söylenenleri dinlemekle yetineceğiz, suya gidip susuz döneceğiz: “… <em>Suya gittik, susuz geldik / Su içinde susuz kaldık / Bin dereden su getirme / Susuz Kerbelâ’ya döndük”</em></p> <div align="center">****</div> <div><em><b>“ Rize’den kalkan vapur, İstanbul’a mi durdi?”</b></em></div> <p>Gösterinin <em>İstanbul</em> bölümünde yer alan Karadeniz sahnesi BÜFK’ün bu yılki <em>Tersname</em> adlı dans-müzik gösterisinde yer alan ve BÜFK’lü öğrencilerin de katılımıyla Arena sahnesine taşınan bir dans-müzik sahneydi. Bu sahnenin hazırlıkları BÜFK gösterisinin hazırlık sürecinden itibaren Karadeniz müziği üzerine çalışmalar yapan Grup Helesa’dan müzisyenlerle birlikte yürütülmüştü. Üretim sürecinin çok bileşenli oluşu Arena’daki dans-müzik sahnesine de yansıdı. Sahnede Grup Helesa’dan müzisyenler, BGST’li dansçılar ve müzisyenler, BÜO’lu ve Tiyatro Boğaziçi’li oyuncular ve BÜFK’ten dansçı ve müzisyenler bulunuyordu.</p> <p>Gösterinin İstanbul bölümü içinde yer alan bu sahne, dans ve perküsyon, vokal ağırlıklı olan ilk bölümden sonra <em>rock</em> formunda bir horon ile devam ediyordu. İlk bölüm “iş/çalışma” temalı bir bölümdü. Bölgeye ait pastoral çalışma eylemleri geleneksel dans vokabulerinden daha bağımsız bir şekilde, yapılan işe odaklanan serbest bir formda yorumlandı, kostümler de buna uygun bir şekilde daha “şehirli” bir formda tasarlandı. İş eylemleri aksesuvarlar –sopalar- eşliğinde icra edildi. Danstaki ayak sesleri ile ile birlikte bu aksesuvar da birer perküsyon aleti gibi kullanıldı.</p> <p>İkinci bölümde, son yıllarda Karadeniz için ciddi bir tehdit oluşturan çevre sorunları ve barajlar konu edildi. Geçmişte yaşanan ve bugün hâlâ olumsuz etkileri devam eden radyasyon ve kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalan dereler... <em>: “ … Radyasyoni yok diye / İçmiştinuz çayleri / Eldi millet kanserden / Ettunuz mi kârleri / Yasaktur derelere / tutmak bi’ alabaluk / Dere kurutmak serbest / Var mi boyle zorbaluk…”</em></p> <div><em><b>“Ve Arto Tunçboyacıyan”</b></em></div> <p>Hiç kuşkusuz İstanbul’un İstanbul olmasında emeği geçen halklardan biri de Ermeniler. 1915’teki Büyük Felaket’ten (Medz Yeğern) bugüne sayısız acı yaşamış bu kadim Anadolu halkı çok şey kaybetti. En yakınlarını kaybetti, malını mülkünü, dikili ağacını kaybetti, hayatını kaybetti; ama asıl kaybeden bu şehir oldu. <em>Kardeş Türküler’le İstanbul</em> adlı gösterimizde, hâlâ yapabileceğimiz ya da yapmamız gereken bir şeyler olduğu inancıyla hareket ettik ve dedik ki, önce sınırların açılmasıyla, sınırların aşılmasıyla başlayacağız. Sadece siyasi sınırlar değil, kafalardaki ve yüreklerdeki sınırların aşılmasıyla. Bu kış Hrant Dink’in vasiyetine uymuş ve Kardeş Türküler dans-müzik projesi olarak Ermenistan’da bir gösteri gerçekleştirmiştik. Orada, bu topraklardan göç etmiş ya da kopup gitmek zorunda kalmış dostlarımızla da buluşmuştuk. 30 Haziran gecesi de öylesi bir buluşma yaşadık. Şarkılarını daima barış için, kardeşlik için seslendiren iki dostla, Arto Tunçboyacıyan ve Ermenistan’dan gelen Vahakn Hayrabetyan’la...</p> <p>Gösteri hazırlıkları sırasında Arto Tunçboyacıyan’la atölye ve söyleşiler düzenlendi. Bu buluşmalar, onun müzikal birikimi ve bir Ermeni müzisyen olarak müziğe ve sanata yaklaşımını paylaşabilmemiz açısından önemli fırsatlardı. Oldukça uzun sürmesine rağmen hiç kimsenin yorulmak bilmediği provaların ve provalardan sonra oturulan sıcak sohbetlerin ardından çıkmıştık aynı sahneye. Bu paylaşımların birikimiyle herkes bir parça değişmiş olduğunu hissediyordu artık. Her fırsatta “Müzik benim hayatımın sesi. Kimseyi yönlendirmek gibi bir niyetim yok. Bunu insanların kendi hayal gücüne bırakıyorum. İfade etmeye çalıştığım şey ise; aşk, saygı ve dürüstlük.” diyen Arto Tunçboyacıyan, yeteneğini ve özgür ruhunu Kardeş Türküler’le harmanlamış gibiydi. “Bu gençlerin içtenliği ve samimi hevesleri, beni Amerika’dan buraya koşarcasına getirdi.” derkenki heyecanı, geldiği ilk günden Amerika’ya geri döneceği ana kadar aynı şiddette devam etti. Ve elbette bizlerdeki etkisi de aynı boyuttaydı. Arto Tunçboyacıyan’ın unutulmaz müziği ve Aysel Gürel’in ölümsüz sözleriyle “İstanbul Hatırası”, yine Tunçboyacıyan’ın benzersiz vurmalı ve vokal yorumu eşliğinde seslendirildi. Ve ardından söz-müzik Arto Tuncboyacıyan’a ait olan “Haydo” ve artık sadece usta müzisyen Şivan Perwer’le değil, Kardeş Türküler’le de anılan “Mirkut”, Arto’yla birlikte seslendirildi. Derken “Araradin Genatzi/Ararat’ın Şerefine” adlı şarkıda, sahnede Arto ile birlikte hep bir ağızdan söylemeye başladık: “… <em>Ararad merinsirun Ararad / Ararad sirdis togha anunov”</em> Yani, “<em>Ararad, bizim tatli Ararad’ımız / Ararad, kalbim isminle titrer.</em>”</p> <div align="center">****</div> <div><em><b>“Ve Reem Kelani”</b></em></div> <p>Güçlü sesi ve etkileyici sahne performansı ile Filistinli kadın müzisyen Reem Kelani’nin sahnedeki varlığı seyirci açısından olduğu kadar bizim için de oldukça etkileyiciydi. Şarkıcı, besteci/söz yazarı, derlemeci ve yayıncı olan Reem Kelani, Manchester doğumlu, Kuveyt’te büyümüş ve şu anda Londra’da yaşıyor. 30 Haziran gecesi, Filistin müziğinin bu güçlü sesini, 2008 yılında yitirdiğimiz büyük Filistinli şair Mahmud Derviş’in dizeleriyle karşıladık. Seslendirdiği doğaçlamaya dayalı uzun havalarla hem seyircilere hem de sahne üstündeki müzisyenlere inanılmaz sürprizler yaşatıyordu Reem Kelani. Kendi derlediği geleneksel bir Filistin şarkısı olan “Ah, Ya Reem Al-Ghuzlaan / Koşan Gazel” Kardeş Türküler’in de dilinden düşmeyen bir şarkı olup çıktı. Performansın yanı sıra topluluk müziği ve müzik eğitmenliği de Kelani’nin çalışmalarının merkezi bir parçası olduğu için, provalar çok keyifli geçti. Eğitimci kimliğinin, sadece müzikal deneyim ve görgümüz üzerinde değil, Arap dili ve kültürü üzerine olan mütevazi bilgimiz üzerinde de epey etkisi olduğunu söylememiz yanlış olmaz. Kelani’yi uğruladıktan sonra herkes günlerce birbirine, öğrendiği Arapça kelimeleri sıraladı durdu. Artık onun olmadığı provalarda da herhangi bir şarkının finaline yaklaşırken “son” diye değil, “ahir” diye de sesleniveriyoruz birden!</p> <div align="center">****</div> <p>Bu sene Arto Tunçboyacıyan ve Reem Kelani ile geçtiğimiz senelerdeki konuklarımızla yaşadığımız birlikteliklere, ortak çalışmalara kıyasla daha yoğun bir süreç geçirme fırsatı bulduk. Bu türlü bir sürecin deneyim paylaşımını artırdığını, sahne üstündeki icraları zenginleştirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Gösterinin Kardeş Türküler projesi açısından en büyük kazanımı buydu, böylece Reem ve Arto ile sadece birbirinin şarkılarına eşlik etmekten de öte, gerçek bir buluşma yaşanmış oldu. Bundan sonrası için de Reem Kelani ve Arto Tunçboyacıyan ile daha uzun süreli buluşmalarda, ortak çalışmalarda ve projelerde tekrar bir araya gelmeyi istiyoruz .</p> <p>Ve elbette İstanbul üzerine anlatılacak daha pek çok hikâye, söylenecek daha pek çok söz var… Sahnede dansla, müzikle ve yeni hikâyelerle tekrar bir araya gelmek dileğiyle...</p> <p><a title="" href="http://www.bgst.org/muzik/yazilar/2009_09_16.asp#_ftnref1">1</a> 1923 mübadele’sinin ardından aslında artık potansiyel olarak baskı altındadırlar ; çünkü iki devletin karşılıklı olarak uyguladıkları politikaya göre Batı Trakya’daki Türkler ve Türkiye sınırları içinde kalan Rum cemaati adeta birbirinin muadili şeklinde birer “rehine” muamelesi göreceklerdir.</p> <p><a title="" href="http://www.bgst.org/muzik/yazilar/2009_09_16.asp#_ftnref2">2</a> Kurtuluş’tan bir kaç isim örneği: <strong>Ergenekon </strong>Cad<strong>.</strong>,<strong> Bozkurt </strong>Cad<strong>.,</strong> <strong>Türkbeyi</strong> sok., <strong>Savaş</strong> Sok., <strong>Baruthane</strong> Cad.. Ayrıca belki de Türkiye’nin hiçbir yerinde rastlayamayacağınız kadar çok sayıda <strong>Birlik </strong>apartmanı bulunur Kurtuluş’ta...</p> <p><a title="" href="http://www.bgst.org/muzik/yazilar/2009_09_16.asp#_ftnref3">3</a> Tatavla sahnesinde yer alan <em>hasaposerviko</em> (kasap havası) formundaki şarkının sözleri: <strong> </strong><br /> <em>Eche gia panagia, ta milisame</em><br /> <em>Oniro itane, ta lismonisame</em><br /> <em>Sto Galata tha pio krasi, sto pera tha methyso</em><br /> <em>Ke mesa as' to Genti koule kopela tha agapiso </em><b><i><br /> </i></b><em>Genti Koule ke therapia, Tatavla ke Nichori</em><br /> <em>Avta ta tessera choria 'morfenoune tin Poli</em></p> <p><a title="" href="http://www.bgst.org/muzik/yazilar/2009_09_16.asp#_ftnref4">4</a> <em>“… Cîranên dilsoz em bar dikin / Li xwe baş binêrin / Oxir kin ev hevalan, risqê me jî bajare.”</em></p> <p><a title="" href="http://www.bgst.org/muzik/yazilar/2009_09_16.asp#_ftnref5">5</a> <em>Ayde kızım tecas, te katunes (Haydi kızım gidelim çadırlara ) / te dikas akana e çileyes (Görelim şimdi bütün o çileleri). Romanca sözleri, Türkçe yazılmış hallerinden Romancaya aktaran Sarıköylü Tevfik Çekiç’tir.</em></p> </meta> </meta> </meta> </meta> </p>
Girdi biçimi
Filtered HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Full HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi
Attached Images
Thumbnail:
Existing Image:
None
"Over troubled water..." (Açılış)
"Sussss.."
"Unut"
090908-Güler Zere-vm.widec.jpg
0je.png
1.jpg
1.jpg
1.jpg
105-141.jpg
11 Eylül vePolitik İslamÜzerine Kapak
1234r.jpeg
15- 16 Haziran.jpg
155.JPG
16.jpg
166137_1_Gorzfrei.jpg
1960-che-1.jpg
19ocak2010s.jpg
1mayis77_(1).jpg
200-386.jpg
2000degundem-kapak200.jpg
2009-12-04---Kapak---Sosyal.jpg
2010-09-12 - Kapak- 12 eylul uzerine yazilar v2.jpg
21 İtfaye.jpg
250-369.jpg
250-392.jpg
26.JPG
2_temmuz_2009_istanbul.jpg
4- ikinci kapıdan mezarlığa giriş yapılıyor.JPG
400px-Krähe_65(loz).JPG
41e591d8-yilmaz-guney.jpg
490-250.jpg
6-7 eylül.jpg
6-7_eylul_1955.jpg
6-7_eylul_55_tank.jpg
800px-Ziggurat_of_ur.jpg
Abdullah Öcalan - Kapitalist Modernite ve Demokratikleşme - Kapak
abidin'in...jpg
abidin-dino.jpg
abidin-he...jpg
abidinözp...jpg
abidinözp...jpg
acilim_aydinlar_yorum.jpg
afganistan_secimsandik_essek_asker.jpg
afis-kumkapi-14mart2010.jpg
afis_cozum.jpg
ahmedarif_nazimhikmet.jpg
ahmed_arif_1.jpg
Ahmet Türk.jpg
ahmetaltan_hasancemal.jpg
ahmetarif.jpg
ahmetturkemineayna.jpg
ahmet_turk_3_kongre.jpg
ahmet_turk_grup_toplantisi5.jpg
Akatça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan 282 maddelik Hammurabi Kanunları...
AKP ve güleni bitirme planı.jpg
Albayrak
albayrak1200.png
Aleviler-kapak400.jpg
Ali Yetkin
alidehri.jpg.jpg
alidehri.jpg.jpg
alter-eco-ekim2010.jpg
Amatör Kalem Vuruşları (1)
Amatör Kalem Vuruşları (2)
Amatör Kalem Vuruşları (3)
amedkadin_forumuleyla.jpg
ankkongre.jpg
anneannem.jpg
apo_aturk_talabani.jpg
ara-gazetesi-çžktž.jpg
arac_er_asker.jpg
aram_tigran_cumbus.jpg
Arif Damar.jpg
arif+damar.jpg
Asiti-Baris.jpg
asiye-turhalli.jpg
asker_yuruyus_jandarma.jpg
avni-ozgurel-01.jpg
AVrupa Birliği Üzerine Yazılar - Demir Küçükaydın - Derleme - Kapak
Avrupa Merkezcilik Üzerine Yazılar
avrupabarisgrubu_basin.jpg
aydinlar_liberal.jpg
aydin_erdem.jpg
Aydın Dinçoğul
Ayhan Bilgen.jpg
ayhanbilgen_barismeclisi.jpg
ayna_turk_1eylul.jpg
Ayrılık-kuytu
Az Kaldı! - Türkiye'nin Linç Yapılmış ya da Linç'e Kalkışılmaş İdari Bölgeler Haritası
azizvatanresmi.jpg
azizvatanresmi.jpg
Azınlıklar Konusundu Yazılar
Aşiti - Barış
Çatı Ankara.jpg
Çatı Partisi Tartışmaları.jpg
Çtı Partisi Girişimi.jpg
Ömrümüzün taş çicekleri resim sergisi.jpg
Özgür Basın Susturulamaz.jpg
Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak
Özgürlük(Korkoro).jpg
Üçüncü Köxüz Sitesi
özgürlük ne zaman anne.jpg
Banksy!.jpg
Bansky'den
baris guvercini.jpg
barisgrubu_karsilama_ani.jpg
barisgrubu_otobus2.jpg
baris_kizi.jpg
Barış Gurubu.jpg
Barış İçin Vicdani Red Platformu.jpg
Barışın Tarihi.jpeg
basbug_dursuncicek.jpg
Bayram Balcı-Livan.jpg
bayramlar-kapak200.jpg
başkan ve hatice ana.JPG
büyük ortadoğu projesi ve sosyalist strateji
BDP'ye operasyon.jpg
bdp_logo.jpg
Belalı sularda: Ship to Gaza, sizi gözüm gibi sakınırım.
Berivan.jpg
Beşikçi Eleştirisi - Kitap Kapağı
Bill Of Rights
Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan.jpg
Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi
Bir yaşam.jpg
Birinci Dünya Barış Günü.jpg
Birlik mi Rekompozisyon mu Kapak
birlik-mi-kapak-on-yuz.jpg
Bizim Köy
bop-on-kapak.jpg
Buzu Kıran Yolu Açan
bıji kürd u kurdistan
canli_bomba_pelsin.jpg
canyucel.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi_girisimi.jpg
Celali Söylenceler Kapak
Celali Soylenceler Kapak.jpg
Celali Soylenceler Kapakv2.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
cerkesler_kitap.jpg
Ceylan'dan Bize Kalan: Şahmeran
CHP-logo.jpg
chp_meclis_pankart2.jpg
Cingeneler.jpg
cizre-bohtan-beyi-bedirhan-direnis-ve-isyan-yillari-onkapak.jpg
Cumhuriyet_LR.jpg
Dağların ezgileri.jpg
Dönüşü olmayan yol.jpg
Dün Halep'çe, Bugün Kelepçe
Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler
Demokratik Cumhuriyet.jpg
demokratik_acilim_kapatma.jpg
Denemeler
denemeler-kapak.jpg
denizesaldiri.jpg
denizesaldiri.jpg
Derleme 2009 - Murat Çakır
Dersim+ Barajlar.jpg
Dersim- Sabiha Gökçen.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersimkatliami1.jpg
devletulus.jpg
devletulus.jpg
Die Linke: Bir Başarı Hikayesi mi? kapak
Dikilmesi mümkün "İzmirli ırkçılar" heykel tasarımı
dilacarKucuk.JPG
dilekkurban.jpg
Dilsiz dengbej.jpg
dink_goktas_kitap.jpg
Dipnot Dergisi Üçüncü Sayı Kapak
Dipnot.jpg
Dipnot.png
disk_suleyman_celebi.jpg
Diyarbakır -TÜYAP.jpg
diyar_demokrasi_platformu1.jpg
Djembe
DK_MME_KapakKucuk.jpg
DK_MME_KapakKucuk_0_0.jpg
dogan-akhanli.jpg
Doğan Akhanlı
DSC04737.JPG
DSC04737.JPG
dtp_eylemi.jpg
dtp_logo.jpg
dtp_operasyon_tepki1.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
edip_cansever.jpg
ejder-kapani-46.jpg
ekinbelleten-1991.jpg
emmeline-pankhurst1.jpg
emper ve ırak umut.jpg
emperyalizm ve dünyanın katli
emperyalizm ve dünyanın katli(ırak)(yağlıboya resim)
emperyalizm ve umut(yağlıboya resim)
erdogan_akhanli_yazar.jpg
ergani.jpg
ermenhaf.jpg
Ermeni Sorunu Üzerine Yazılar - Kapak
Ermeni Soykırımı ve Toplumsal sorumluluk - Broşür Kapağı
Ermeni-Soykirimi-Koln.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_soykirim_ciftciyan.jpg
ermeni_saykirim1.jpg
ermeni_tehcir.jpg
ermeni_tehciri_tren.jpg
ermeni_tehcir_TE.jpg
ernesto_che_guevara_x1.jpg
etha-20100708-envali-metruke-00_ext.jpg
Evrim ALATAŞ..jpg
evrim_alatas.jpg
evrim_alatas_amed.jpg
Eyüp Sultan Konuşması
Ezidilik.jpg
Ezidilik.jpg
Ezilenlerin Pedagojisi.jpg
fahri petek.jpg
fahri-pet...jpg
Ferhat Tunç-söyleşi.jpg
Ferit öngören.jpg
fft23mm135497.jpg
fileme.jpg
filizkocali_gunluk.jpg
friedrich-nietzsche-paul-ree-lou-andreas-salome.jpg
Gayda-Istanbul-Gayda-Istanbul-CD__20246271_0.jpg
GÖÇMENLER.jpg
gösteri.jpg
gözler bakışlar
Gözler ve Bakislar(yağlıboya resim)
güler zere.jpg
Günay- Gerilla.jpg
Günay-Murat Karayılan.jpg
Günümüz anti-demokrat kemalist evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?
Günlük Gazetesi Çok Dilli Manşet
Geçiş Programı Üzerine Kapak
Gece Kelebeği.jpg
gecmisle_hesaplasma_kitap.jpg
gencaygursoy_husnuondul.jpg
gencdal_ceber_kursun.jpg
gerilla_bahar.jpg
gerilla_cozum_avrupa.jpg
gerilla_durbun.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
Globalızatıon
grupyorum.jpg
guler-zere.jpg
GulerZere-hstn20090708-51.jpg
guler_zere_afis.jpg
gunluk_22agustos.jpg
gunluk_24_04_2010_s.jpg
gunluk_kapatma_kocali.jpg
gunluk_logo.jpg
gzerehapis.jpg
Hafız Esad.jpg
Haiti.jpg
Hakan Akçura-söyleşi.jpg
hakantahmaz_ayseltugluk.jpg
hakkari_cumhuriyet_yuruyusu.jpg
Halil Savda
Halil Uysal.jpg
Halil Uysal.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
Hasan_Cami_-_Fas.jpg
hasan_cemal_apemusa.jpg
hasan_cemal_ismetb.jpg
Hatalı Mantık
Hayat Atölyesi.jpg
Hüseyin Çelebi.jpg
Hüznün Akordu
hdinkcadde.jpg
Her dağın gölgesi Deniz'e düşer.jpg
Hevjin.jpg
hewler_gazeteci_osman.jpg
hicri_arapfoto.jpg
Hikmet Kıvılcımlı Elazığ Cezaevinde Mahalli Kürt Kıyafetiyle
Homofobi.jpg
honduras.jpg
Hrant için.jpg
Hrant ve 1915.jpg
Hrant- Doğum günü.jpg
ibadet_inanc.jpg
idamlar-iran.jpg
ihd_tihv_fincanci_turkdogan.jpg
ihsanfetahiyan_iran_idam.jpg
ihsanfetahiyan_pjak_iran.jpg
ilan.jpg
ilkmeclis_anayasa.jpg
ilmanifesto_manset.jpg
images.jpg
imrali_salon.jpg
ingmar_bergman_yonetmen_s.jpg
islam ve sol.jpg
istanbul_baris_mitingi_kitl.jpg
işçiler ve önderleri-1(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2.jpg
işçiler ve önderleri.jpg
Jamanak.jpg
James_Joyce.jpg
James_Joyce.jpg
Jan Valtin.JPG
Jan Valtin.thumbnail.JPG
Jî bo Hefîz Ebdûlrıhman û rojmanegeriya cîhané/ Hefiz Abdulrahman ve Dünya basın emekçileri için
jitem_belge_jandama.jpg
Jı bo bıdarvekırına xortên Kurd...( İdam edilen Kürt gençleri için...)
Jın,Jiyan,Azadi/ Nisa,Heyat,Hürriyet/ Kadın,Yaşam,Özgürlük
Kadri Gökdere
Kadın Soruşturması.jpg
Kadın Soruşturması.jpg
kadına bakış
Kadına Bakış(yağlıboya resim)
Kapak - Emvali Metruke
Kapak---Ocalana-Mektuplar.jpg
kapak-onyiloncesi400.jpg
kapak.jpg
kapak.jpg
kapak300.thumbnail.jpg
kapaksanat.jpg
kapak_0.jpg
karayilanbasin5.jpg
karayilan_filizkocali.jpg
kardelen.jpg
kardesist.jpg
Kasabalılar-Kapak
katliam_halepce.jpg
kawa-nemir.jpg
kayit-olunmamis-soykirimistanbul-eylul-1955-vasilis-kiratzopulos.jpg
Kaypakkayakapak
Kayıt dışı bir isyan.jpg
kazimkoyuncu.jpg
Küçük İskender.jpg
Kültür Üzerine Yaazılar - Kapak
Küreci Anması Afiş
kürt'lük
KCK-Karayılan
Kelepce.jpg
kelepce1.jpg
KemalistEvler.jpg
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar Kapak
keyman_gulec.jpg
kilaman.jpg
kilisecami.jpg
komplokapakkucuk.jpg
koxuz-duz-golgeli.gif
kresim.jpg
kultur-kapak.jpg
Kurban.jpg
kurdocul1.jpg
Kurt-Hareketi-kapak200.jpg
kurttvleri_medtv.jpg
Kıvılcım Gazetesinde Yayınlanmış Yazılar
Kıvılcımlı Üzerine YŞazılar Kitabı Kapağı
Kıvılcımlı Sempozyumunda Servet Ziya Çoraklı Bildiri Sunarken
Kızıl Afiş
La prison.jpeg
latchodromez01.jpg
Latin Amerikanın Kesik Damarları.jpg
Lawij / Hida/ Ağıt
Lawij.JPG
Lenin
levi_straus.jpg
Levon Ekmekciyan
lewis_hine_phot_nyc_empire.jpg
liberation_tigers_of_tamil_eelam.gif
logo.gif
logo.png
louise-michel.jpg
Ltte_emblem.jpg
luqman_ahmed_.jpg
LWtc0504.jpg
maden-iscileri-destek.jpg
maden_iscileri_yeralti.jpg
Madimak.jpg
Madteos Sarkisyan.jpg
Mahmut Baksi.jpg
Manifesto_benedict_xvi.png
Manukyan
manusyan kitap.jpg
manusyan.jpg
manusyan_resim.jpg
Marksisit Demokrasi Teorisine Katkı
Marksizm 2010 Afis
Marksizmde Yapı ve Özne Sorunu - Kapak
Marksizmin Marksist Eleştirisi Kapağı Küçük
Marksizmin Marksist Eleştirisi İkinci Basık - Kapak
Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar - Kapak
Mascha kaleko.jpg
Matruşka'larda Tarih Bulmak..
mayin.jpg
mayin.jpg
mayžs68-a...jpg
Medya.jpg
Mehmet Güler-KCK.jpg
mehmet_uzun.jpg
mehmet_uzun.jpg
Mem û Zîn
Metin Küreci anması
metin2.jpg
metinyegin_01.jpg
Mevsimlik işçiler.jpg
michel_foucault.jpg
mindit.png
MSF+Logo.jpg
msf.jpg
msflogo.jpg
muma.jpg
Mumia Ebu Cemal
musa_anter.jpg
Musa_anter_.jpg
muzsesleri.jpg
muzsesleri.jpg
Necdet Adalı.jpg
Newroz
Newroz.jpg
Newroz.jpg
Newroz.jpg
newroz_250x0.jpg
news.gif
newspapers_medya.jpg
nisanyan1.jpg
nisanyanevi.jpg
nobel_liderler_s.jpg
Nure- Nora.jpg
olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg
Omayra.jpg
Ongözlü Köprü.jpg
Onnik ve oğlu ara.jpg
op-denklem.jpg
Orhan Pamuk
Oscar Wilde.jpg
otekitarih-seyhsait1.jpg
Otobiyografi-Kapak.jpg
otobiyografik-yazilar-kapak.jpg
ozevin_ozdemirler.jpg
ozgurgundem_site_sansur.jpg
Paramaz Darağacında
Penguen'in yaptığı ve -ne yazık ki- asla yapmayacağı kapak
Penguen- Irkçı Kapak.jpg
pera_spor_klubu_taksim_standinda.jpg
Perperok.../ Kelebek...
Perperok.jpg
peternorman_atlet.jpg
picasso.jpg
picture-1
picture-10
picture-11
picture-12
picture-13
picture-14
picture-15
picture-16
picture-18
picture-19
picture-2
picture-20
picture-21
picture-22
picture-24
picture-25
picture-26
picture-27
picture-28
picture-29
picture-3
picture-30
picture-31
picture-32
picture-33
picture-4
picture-5
picture-6
picture-7
picture-8
picture-9
pinar.png
PKK.jpg
Porén te/ Saçların
Poren te- Saçların.jpg
Q04.jpg
qijikares2ğğ.jpg
Qijıka Reş.jpg
qırıka reş.JPG
reklamin_dili_b.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
resim.jpg
Resim2.png
Roj TV.jpg
Roj Tv.png
roni.jpg
Rosa - Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg, Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg.jpg
Sacayak dergisi Sayı 8
Sacayak dergisinin 11. sayısı
Sacayak, Sayı 3
Sacayak, Sayı 4
Sacayak, Sayı 6
sacayak2.jpg
Sacayak_Sayi10_Sayfa 1_5cm.jpg
Sacayak_Sayi12_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_05_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_09_Kapak.jpg
Saidi Kurdi-Son Derviş.jpg
saitfaik.jpg
sakine ana.jpg
salihzezgin.jpg
Sarkis Çerkezyan.jpg
Sarkis H-1.JPG
Sarkis ve Doğan
sarkis.jpg
Sarmaşık.jpg
sartre.jpg
savunma_kapitalistuygarlik.jpg
Sayı 54
sazai sarıoğlu.jpg
Sazak'ın Dikenleri
süryaniler.jpg
senci.jpg
senci.jpg
Serhedo ve Gerilla
serif_gencdal_kandil_s.jpg
serturkm.jpg
sevahir_bayindir_yarali.jpg
Sevan nişanyan.jpg
seyit rıza.jpg
Sezen Aksu-Kürt Açılımı.jpg
Shantel.jpg
Ship to Gaza: I have eyes only for you!
sol_cati_partisi2.jpg
Sor (kırmızı)
sorayayi_taslamak.jpg
Sosa.jpg
Sosyalizm Nedir? Kitap kapağı
stalin.jpg
Surp Giragos Ermeni Kilisesi.jpg
SURP%2~1.JPG
suryaniler_toplumu.jpg
sylvia-plath.jpg
Sırrı Süreyya Önder.jpg
taraf-gazetesi.jpg
tas-atan-cocuk.jpg
Taş Atan Çocuklar
Taşhoran Kilisesi.jpg
Türk Solu'nun İzinden Gittiği Gelenek: Naziler
Türkiye: 98 - Almanya: 0
tbmklein2.jpg
Tehcir.jpg
tersinden kemalizm.jpg
Teslim Ol!
thumb4073.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven, Digran Zaven
Toplum ve Kuram.jpg
Toplum_ve_Kuram.jpg
toprak_empati.jpg
Troçki.jpg
tuncboyaciyan.jpg
Turkey-ruins-FE05-wide-horizontal.jpg
Uçurtma Gerilla.jpg
ucuncu-koxuz1024.jpg
ugurkaymaz_cocuk.jpg
uludere-8mart.jpg
Unbenannt-2.jpg
van_mazot_iskence.jpg
Varlik Vergisi Kitap Kapagi
varlikver400.jpg
Vedat Kurşun.jpg
vedatturkali.jpg
vedat_kursun_azadiya_welat.jpg
Veysi sarısözen.jpg
Walter Benjamin.jpg
wwwresimmaxnet-top-oynayan-horozlar.jpg
x-golgeli
Xmas beginning and traditions
Yabancı
Yanılsama(yağlıboya resim)
Yargıtay neden mi Pınar'a düşman?
Yargıtay Neden mi Pınar'a Düşman?
yasamagaci136.jpg
yasamagaci136.jpg
yasarjem1.jpg
yasarkemal.jpg
yazar_migirdic.jpg
Yaşam Ağacı Derneğinin Afişi
Yeni Kıbrıs Partisi.jpg
yilmaz-guney-.jpg
yilmaz-guney.jpg
yukselgenc_nukhetsirman.jpg
yusuf.jpg
zarakolu_onderoglu.jpg
Zeki_Okten_by_ozgurcanakbas.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeynel Ergin.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
Ziya gökalp lisesi.jpg
Şerzan Kurt.jpg
Şivanê_Kurmanca_kapak_as.jpg
İçerden.jpg
İdam Edilen Ermeni Sosyalistler
İHD ve TİHİV.jpg
İHD.jpg
İkince Köxüz sitesinin görünüşü
İkinci Köxüz Sitesi
İlk Köxüz sitesinin görünüşü
İslamda Kayıp Gerçek - Kapak
İttihat et.jpg
Choose an image already existing on the server if you do not upload a new one.
-or-
Upload Image:
Image title:
The title the image will be shown with.
Related Links
Links are stored as part of the
links management feature
. Monitoring and dead link detection are centrally managed from there.
To add more links, just click "Preview" to add another blank row. To remove a link from this article, just blank out its URL field or check the Delete box.
If you blank out the title but leave the URL, then the system will suggest a title for you. The Weight allows you to determine the order in which links are displayed; lower numbers float to the top.
URL
Başlık
Ağırlık
Sil
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
Günlük iletisi:
Diğer yazarların sizin düşüncelerinizi anlaması için burada yaptığınız eklemelerden veya değişikliklerden bahsedin.
Yazarlık seçenekleri
Yazan:
Misafir
için boş bırakın.
Yazıldığı tarih:
Biçimi:
2009-10-18 17:01:11 +0000
. Zaman olarak gönderme zamanını kullanmak için boş bırakın.
Yayınlama seçenekleri
Yayında
Ana sayfaya yükselt
Listelerin üzerinde kalıcı
Yeni sürüm yarat