Demokratik anayasa yetmez!...

Bizim 'Türk' sosyalizmi ilginçtir.

Demokrasi adının geçtiği her yerde, zorunluymuşçasına belli ekler yapma gereği duyar.

Demokrasi kavramı, 'Türk' sosyalizmi için liberalizmin siyasal kavramı olarak görülür ve bu kavramdan kaçılamadığı noktada belli eklemeler ile bir tür 'liberalizmden farklılık' yaratma çabası gözlenir.

Mesela demokratik cumhuriyet talebi, siyasal liberalizmin istemi olarak görüldüğü için uzak durulur. Kendisini özgürlük hareketi ile stratejik ittifak olarak tanımlayanlar bile (mesela SDP), özgürlük hareketinin stratejik amacını demokratik cumhuriyet olarak belirlemesi karşısında ya sessiz kalırlar, ya da tuhaf kavramlarla durumu geçiştirmeye çalışırlar. 'Demokratik devrimle bağlı olmak' gibi cümleler, derin ve derin olduğu kadar anlaşılmaz teorik, politik saptamaların çimentosu olur. Demokratik cumhuriyet konusunda her söz söylemeye geldiğinde, bu anlayış, aynı anlaşılmaz saptamalar ile durumu geçiştirir. Bunda da başarılı olduğunu söylemek mümkün.

Çatı Partisi Girişimi gündeme geldiğinde, 'Türk' sosyalizminin değişik eğilimleri için de sorun demokratik cumhuriyetten nasıl sıyrılınabileceği sorunu olarak ortaya çıkmıştı. Çok açıktır ki, böyle bir çatı partisi girişiminin politik ortaklaşması demokratik cumhuriyet talebi üzerinden şekillenebilirdi. Onun için 'Türk' sosyalizminin bu bölüntüleri önce 'İşçi sınıfı olmadan olmaz', 'Temeli olmadan yıkılır' vb. türü açıklamalarla sıyrılmaya çabaladılar. Ancak en gelişmiş politik önerme E. Kürkçü'nün 'sosyal cumhuriyet' önermesi olarak şekillendi.

Bu politik önermeyi Demir Küçükaydın sosyal demokrasi savunucusu olarak nitelerken kuşkusuz haklıydı. Ekonomizmin siyasal alana bir politik önerme olarak girişi, çoğu kez sosyal demokrasiye yönelir. Siyasal demokrasi talebine yönelik her atılım, ekonomizm tarafından 'sosyal' haklar; ekonomik haklar ile frenlenir.

'Türk' sosyalizmi demokratik cumhuriyet talebinden kaçışı olabilecek tüm ekonomist formülasyonları dirilterek yapmaya uğraşıyor.

Çatı Partisi Girişimi'nde ekonomizmin sorunu demokratik cumhuriyetten kaçışı akılcı kılmaktı. 'Türk' sosyalizmi bunu başardı ve Çatı Partisi Girişimi 'Türk' sosyalizminin değişik bölüntülerinin toplandığı 'çatı' haline geldi. Bu çatının ancak bu kadar kesimi toplayabileceği anlaşıldığı için olacak ki, ismi de değişip Demokrasi için Birlik Hareketi (DBH) adını aldı.

Şimdi sivil ve demokratik anayasa girişiminde, 'Türk' sosyalizminin değişik bölüntülerinin sorunu aynı: Demokratik anayasa yetmez...

Ekonomist yaklaşım, her politik sorunda olduğu gibi, işçi ve emekçilerin ekonomik sorunlarına politik ifade vermekle kendini gösteriyor.

Demokratik anayasa yetmez, olmuşken sosyal bir anayasa da olsun!

Çatı Partisi Girişimi'ndeki ekonomizm ile anayasa tartışmalarındaki 'Türk' sosyalizminin tezleri ne kadar çok benziyorlar.

Demokratik cumhuriyete karşı sosyal cumhuriyet; demokratik anayasaya karşı sosyal anayasa.

Olabilirse her ikisi birlikte!

ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, 8 Ekim 2009 tarihli Birgün gazetesinin pazar ekinde, 'Ülkemizde bir demokrasi sorunu vardır ama...' diyerek bu soruna bir açıklık getirmiş. Demokrasi mücadelesini küçümsemek isteyen her ekonomist yaklaşım gibi 'ama' kelimesini yerinde kullanmış ve anayasa tartışmalarındaki eksikliği 'Bugün önümüze konulan anlayış ekonomik-sosyal haklardan kopuk bir siyaset tartışmasıdır' diyerek, anayasanın sadece demokratik değil sosyal hakları da içermesi gerektiğine vurgu yapmış: 'Anayasa'da sadece demokratik hak ve özgürlükler değil ekonomik ve sosyal haklar da güvence altına alınmalı, yurttaşların temel ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının giderilmesi devletin anayasal sorumluluğunda olmalıdır.'

Bu sözler, bir sosyal demokratın (Avrupa standartlarında bir sosyal demokrat tabii) altına imza atacağı sözlerdir. Özel mülkiyetin ortadan kaldırılması, yerine sosyalist mülkiyet ilişkilerinin geçirilmesini savunan biri, siyasal demokrasiyi, buna yaklaştırdığı için ister. Bir sosyal demokrat ise, devletten sosyal ve ekonomik hakları anayasal düzlemde talep eder ki, alt sınıfların, açık sınıf çatışmasında özel mülkiyet 'sınırlamasını' aşmaması için.

Kapitalizm koşullarında olabilecek en ileri demokratizm, özel mülkiyetin işçi sınıfınca aşılmasının en ileri koşullarını sunar. Sosyal demokrasi de bunu engellemek, önünü kesmek için sosyal ve ekonomik kırıntıları anayasal düzleme taşır.

Ekonomizm, ekonomik talepler ve sosyal hak mücadelesi ile siyasal demokrasi mücadelesini birbirine eklemleyerek, demokratik cumhuriyet talebinden geri durmaya çalışırken, sosyal demokrasiye yöneliyor.

Çatı Partisi'nde demokratik cumhuriyete karşı sosyal cumhuriyet; Anayasa tartışmalarında demokratik anayasaya karşı sosyal anayasa!

Ekonomizmin siyasal demokrasi mücadelesi karşısında çıkış aradığı yerler, sosyal demokrasiye çıkıyor.

MERAK ETTİĞİM SORULAR

merhabalar tayfun ŞEN;MERAK ETTİĞİM BAZI KONULARI SORMAK İSTİYORUM İZNİNİZ OLURSA
Bu sözler, bir sosyal demokratın (Avrupa standartlarında bir sosyal demokrat tabii) altına imza atacağı sözlerdir. Özel mülkiyetin ortadan kaldırılması, yerine sosyalist mülkiyet ilişkilerinin geçirilmesini savunan biri, siyasal demokrasiyi, buna yaklaştırdığı için ister. Bir sosyal demokrat ise, devletten sosyal ve ekonomik hakları anayasal düzlemde talep eder ki, alt sınıfların, açık sınıf çatışmasında özel mülkiyet 'sınırlamasını' aşmaması için.

Kapitalizm koşullarında olabilecek en ileri demokratizm, özel mülkiyetin işçi sınıfınca aşılmasının en ileri koşullarını sunar. Sosyal demokrasi de bunu engellemek, önünü kesmek için sosyal ve ekonomik kırıntıları anayasal düzleme taşır.

Ekonomizm, ekonomik talepler ve sosyal hak mücadelesi ile siyasal demokrasi mücadelesini birbirine eklemleyerek, demokratik cumhuriyet talebinden geri durmaya çalışırken, sosyal demokrasiye yöneliyor.

Çatı Partisi'nde demokratik cumhuriyete karşı sosyal cumhuriyet; Anayasa tartışmalarında demokratik anayasaya karşı sosyal anayasa!

bu tespitler bana ilginç geldi; özellikle de bu tespit bu tespitin açımlanması benim gibi bu tür kavramları pratiğin içinde görememiş bir insan olarak,sizler gibi bu tür toplantılarda olan veya poitik açıdan kavramlara hakim olan insanlardan öğrenmek isterim tabi vaktiniz olursa;erturul kürkçü,ödp türk sosyalizminin bölüntüleri ise onlarca örgütsel yapı var onlar neredeler ayrıca ben ne ödp nin ne ertuğrul kürkçünün ve ne de diğer yasalarla kendini sınırlamayan yapıların toplumsal örgütlülüklerinin bu tür bir anayasanın yapılmasında veya bu anlama gelecek şekilde bu sizin dediğiniz gibi siyasal ama ödp ve ertuğrul kürkçü gibilerinin sosyal anayasa yapılmasını devlete zorlayacak güçleri olduğunu düşünmüyorum yani anayasa yapılışında sözünüzün geçmesi için toplumsal örgütlü güç olmanız gerekiyor,ama çatı partisi veya bir demokrasi programı olan bir partinin olması türkiyedeki siyasal sorunların çözümü noktasında devleti zorlayacak bir noktaya ulaşmak açısından toplumu örgütlemede samimiyet ve birlikte çalışma kültürü için önemli bence ve çok daha geniş tutulmalı bu partide varolup çalışmalara katılacak gruplar açısından,ayrıca demokratik cumhuriyet demokratik anayasa programı veya hedefi sosyal anayasa sosyal devleti dışlar mı onuda merak ettiğimi belirtmek isterim bu kavramların kapsamını bilmediğimden soruyorum;işçilerin kapitalizm içindeki özel mülkiyet sınırlarını aşamamsı sosyal bir anayasının yapılmasına mı bağlı bunu sosyal anayasa nasıl sağlamış olacak anayasaya hangi maddelerin konulması bu durumu sağlayacak?veya siyasal olarak demokratik cumhuriyet demokratik anayasada hangi maddeler devleti demokratik devlet yahut demokratik cumhuriyet haline getirecek?

eğer bunları açıklarsanız kavramların anlaşılması açısından benim açımdan bilgi yetersizliğimin ortadan kalkması açısındanönemli bir katkı olacaktır

demokratik anayasa demokratik cumhuriyet neleri kapsıyor bu bir programsa;kürt sorununun çözümünü kapsıyor mu ve bunu hangi maddelerle anayasal olarak çözüyor,devrimci tutsakların hapishanelerde olması bu tür bir cumhuriyette nasıl çözülecek vs vs eğitim sorunu,sendikalar sorunu,sağlık sorunu bunlar demokratik cumhuriyette çözüm bulacak mı bulmayacaksa demokratik anayasa demokratik cumhuriyette hangi alanların çözümünü getirecek?

1.Kapitalizm koşullarında olabilecek en ileri demokratizm, özel mülkiyetin işçi sınıfınca aşılmasının en ileri koşullarını sunar.

2.Sosyal demokrasi de bunu engellemek, önünü kesmek için sosyal ve ekonomik kırıntıları anayasal düzleme taşır.

diyorsunuz bu tespit çok önemli bu tespitin açımlanması gerekiyor
en azından benim anlamam açısından

1.önerme sanki daha ileri ve sosyal devrimin temelini olgunlaştırır
2.önerme işçi sınıfını özel mülkiyetçi halde kalmaya ve durumunu korumaya yakınlaştırır ve sosyal devrimin temelinin olgunlaşmasını önler

sonucunu çıkarsadım yanılıyor muyum?

saygılarımla

coşkun edip SOYKAN