PKK Ne Teslim Oldu! Nede Zafer Kazandı!
Gündem; Türkiye ve dünya da Kürd sorununa kilitlendi! AKP hükümetinin bir türlü adını koyamadığı ve cesaret ederek adım atamadığı, tıkandığı süreci PKK, KCK Kürd ulusunun temsilcisi olarak APO’nun açılıma katkısıyla ile harekata geçerek barış adına tıkanan süreci aşmış olarak katkı sunmuş oldu.
Son sürece baktığımızda Kürd sorunu açılımında PKK’nın ve APO’nun Kürd açılımını açma konusunda 34 kişinin çeşitli kamplardan alınarak Türk militer devletine teslim edilmesine belki bir teslimiyet ve PKK’nın kendini Türk militer devletine teslim oluşu gibi alğılanabilinir ve başta çeşitli sol örgütler olmak üzere militer Türk devletinin anlayışıda bu şekilde geliyor.
Acaba sorun böylemi? süreci açmakmı? Tıkamakmı gerekir? Bunu alğılamak sürece katkı sunmak önemlidir. Yoksa PKK’nın ve KCK’nin Kürdistan ulusal kurtuluş harekatının PKK’nin teslim olduğunu yenildiğini söylemek doğru bir anlayış değildir. Kürd halkının menfatleri düşünerek! Hareket etmek gerekir bana göre soruna böyle bakmak gerekir. 25 yıl savaşın içinde olan bir harekatın elbette eksikliği olmuş olabilir. Gelinen süreçte detaylar üzerinde durmaktan çok geleceğe faydalı ve yararlı olacak düşünceler sunmak en doğrusu olacaktır.
Ulusal kurtuluş harekatı PKK savaşla geleceği noktaya çoktan geldi. 1990-1991 süreci bunu PKK ve APO ifade etmiştir. Savaşla Kürd sorunu tüm dünyaya sesini duyurdu ve Kürd sorununu gündeme sokmuş olarak PKK savaşla süreci tamamlamış oluyordu. Artık bundan sonra PKK harekatının siyasallaşma noktasında sıçramaya ihtiyacım var derken! Kürd adına haklıydı.
Doğru bir adım atarak silahla, savaşı değil. Barışı önüne koyarak Türk ve Kürd halkıyla bütünleşmeyi sağlamak gerekirdi. Bunun adımları HEP dönemiyle Kürd sorunu Türk militer devletinin yıllarca hiçe sayarak imha ve inkarda ısrar ettiği parlamentoya taşımak gerekirdi ve Taşınmış oldu. HEP Türk militer devlet tarafından sudan sebeple kapatıldı! Kürd halkı pes etmedi yerine DEP’i kurarak Kürd halkının temislcileri Türk militer devletinin parlamentosuna taşınarak bu coğrafya da Kürd halkının olduğu ve bunların verilmeyen hakları gündem taşımak oldu.
Türk militer devletinin parlamentosunda Leyla Zana’nın başına Kürdistan renklerini temsil eden bandajı başına bağlıyarak Kürtçe yemin etmek için, kürsüye geldiğinde Türk militer devletinin parlamentosunda deprem yaratdı!
Bir anda başta Demirel, olmak üzere kafatascı, Kemalist, faşistler galeyana geldiler. Çünkü; bir ulusun parçası olan Kürdler inkar ve imha edilerek militer Türk Cumhuriyet devletinin kuruluşundan o güne kadar yok sayılmıştı. Bu bir siyasallaşma ve Kürd halkının meşru zeminde temsil edilmesiydi.
Evet bu çıkış Kürd halkına çok kan akıttı ve bedeller ödetti! Kürd halkının toprakları, evleri, yakıldı, yıkıldı, bombalar, uçaklar, tanksavarlar Kürd halkına ölüm ve zulüm kustular ama, Kürd halkı canını verdi, malını verdi, asla Kürtlüğünü inkar etmedi, direndi, topraklarından sürgün edildi yakıldı, yok edildi ama asla teslim olmadı, pes etmedi.
Asla ne Kürdistan adına savaşan örgütleri PKK’dan, nede liderleri APO’dan vaz geçmediler. Tüm dünyaya adeta PKK’nın ve APO’nun adını kazıdılar. Tüm dünyada bu savaşın ve Kürd halkının sesi ve kulağı oldular. 1999’da liderleri APO için, İtalya’nın ROMA kentinde açlık ve ölüm oruçları tuttular, kışın eksilerine rağmen günlerce ROMA’da liderleri APO için, nöbet tutarak sahip çıktılar. İşte bu halk Kürd halkıydı! Bu günlerde kimisinin ajan saydığı, kimisinin teslimiyetçileri olarak gördükleri! PKK ve APO Kürd halkının mücadelesini buraya taşıdı ve ime kazandırdı. Ya siz ne yaptınız Kürdistan adına? Kürdistan’ın örülmesinde bir tuğla taşıdınızmı hiç?
Günümüz de bir çok yazımda belirtiğim gibi, ulusal kurtuluş mücadeleler çağı değildir. O çağ kapitalizmin şafağına rastlayan bir süreçdir. Buna rağmen dünya da reel sosyalist sistemin ve Sovyet sosyalizmin çöktüğü bir anda mücadelesine ara vermeyen Kürdistan ulusal kurtuluş harekatı PKK dünyada gelişmeler sürecinde kendini geliştirerek ve dönüştürerek sıçrama yaparak siyasallaşmayı yakalamış olan bir ulusal harekattır. PKK harekatı ve APO süreci çok iyi takip ederek bugün, gerek dünya gündemine gerekse Türk militer devletinin gündemine Kürd sorununu koymuştur.
Bugün gelinen aşamada Kürd sorunu tartışılıyorsa, Kürd açılımında rol oynayan hükümet ve başta Türk militer devletinin Başbakanı, bakanları söz ediyorlarsa! Kemalist CHP ve MHP’ ye kafa tutuyorlarsa bu sorunu çözmek istiyorlarsa, bunda birinci faktör ABD-AB emperyalist devletleri ve Türk militer devleti hükümeti AKP’dir.
Orta-doğunun ve Asya’nın güçlü devleti olmanın başında sorunsuz devlet olmak gerekir. Türk militer devletinin de hem komşu ülkeleri ile arasını ve düşmanlığını bitirirken, asıl sorun iç sorunları nı çözmesi gerekir. Bunun için hemen adımlar sırasıyla atıldı. Ermeni sorunu asırlık bir sorundu çözüldü. Kürd sorunu yine asırları aşan bir sorundu çözmekten başka alternatifi olmayan sorundur.
Kıbrıs sorunu ise; Yunanistan da değişen hükümet Kıbrıs sorununu kim nasıl derse desin çözülecektir. Bu dünyanın ve emperyalist-kapitalist sistemin istemleridir ve bu konuda da ABD ve AB ülkeleri Ve Türkiye bu sorunu çözecektir.
Süreci basma kalıp gibi, bakarsan anlayamazsınız? Bunda ya bilinçli olarak süreci saptırarak anlamak istemeyenlerin süreci saptırma politikası, yada süreci anlamayanların politikası olarak bakmak gerekir.
Yukarıda söylediğim gibi, burda ne PKK harekatının teslimiyet anlayışı var! Nede ulusal kurutuluş devrimi yapmanın zaferi vardır. Bu her iki halkın 25 yıllık savaş sürecinin bitmesi Kürd ve Türk halkının barışa adım atma süreci ve düşmanlık tohumlarının yerine insanlık ve demokrasi mücadelesi içerisinde adım atma ve mücadele sürecidir. Bu süreci böyle anlamak gerekir.
Buda şu anlama gelmez! Kapitalist sitem içerisinde özgürlüklerin, savaşların biteceğini barışla toplumsal sorunların biteceğini hiç kimse söyleyemez. Kapitalist sistem var olduğu sürece emekçi sınıfların mücadelesi devam edecek gerçek özgürlüğün barışın teminatı ise sınıfsız sömürüsüz Komünist toplumdadır. Bunun aksini söyleyen yok ama gelişen süreci baltalama Kürd halkını yanlız bırakarak savaşın devam etmesini istemek bunun neresi devrimciliktir.
Ne yazıkki, Türk militer devletinin kafatascı ve şoven milliyetçi faşist anlayışları Kürd sorunun açılımından ve çözümünden alerji duymaktalar. Özellikle faşist MHP ve Kemalist CHP ağız birliği yapmışcasına Kürd sorunun çözümünden büyük alerji duymataktalar. Haklılar bugüne kadar 84 yıldır Kürd halkının imhasını ve betonlanmasını savundular bir türlü yapamadılar.
Kolay değil; asırlardır süren Ermeni sorunu çözmek için, imza atıldı. Kürd sorununu çözmek içinde adım atıldı. Kıbrıs sorununu da çözüldükten sonra sorun bitmiş olacak! Asırlardır Türk militer devleti tüm komşuları ile düşmandır. Neden? bilinmez sağı düşman solu düşman! Kuzeyi düşman, Güneyi düşman, batısı düşman, doğusu düşman bugüne kadar böyle sürmüştür. Sınırları ile düşman olmadığı bir ülke göstersin tüm yazdıklarımın özeleştirisini vereceğim, pekiy her şeyin en iyi ve doğrusunu Türk militer devletimi biliyor? Elbette Türk militer devleti düşmansız duramaz mutlaka mayası, ideoloji ve teorisi gereği bir düşman yaratacak ve bulacaktır.
Tüm bu gelişmeleri betimledikten sonra sormak gerekir? Bu sorum? Kürd yurt severlerine? Kürd sorunu 84 yıldır bu topraklarda vardı. Sizler PKK’nın adı sanı yokken! Kürd halkı adına mücadele ediyordunuz. Devrimci Marksist bir harekattınız? neden Kürd halkına PKK gibi önderlik edemediniz? Sizlere mani olan önünüzde engel olanmı oldu? Ben kendi adıma asla öyle sanmıyorum. Kürd halkı bunun en iyi cevabı olacaktır.
Aynı şekilde Türk sol harekatı bugün kü; gelişmelere dün olduğu gibi, neden karşıdır? PKK harekatı olduğu içinmi karşıdırlar? Bu topraklarda 25-26 yıldır düşük yoğunluklu bir savaş da 40 bin insan hayatını kayb etti. Yüz binlerce insan sakat oldu, Milyonlarca insan evini toprağını terk ederek sürgün edildi. Pekiy bu halkın daha ne yapması gerekir? Savaşa devammı desin? Yoksa barışmı desin? PKK harekatı ve KCK en doğrusunu yaparak sürece katkı yapmak için, 34 Kürd PKK’lıyı barış elçisi olarak göndermiştir.
Bu Kürd sorununu çözecek diyen Türk militer devletine ve AKP hükümetine karşı tıkanan sürece karşı atılmış bir adımdır.
Bu ne PKK ve KCK harekatının teslimiyeti nede zaferidir! 34 PKK gerillasının teslim olması ve bu süreci doğal olarak Kürd halkının destek vermesi gösteri yapması kadar haklı bir sebebi olamaz. Bu Kürdistan halkının Türk militer devlete bir uyarısı olması kadar doğal bir anlayışı olamaz! Ama bu zaferde değildir. Çünkü bu acıyı iliklerine kadar tadan Kürd halkı bilir. Bundan sonrası Türk militer devleti adım atmaz onu süreci görerek yaşayacağız. Ama PKK harekatı bu adımıyla daha Kürd halkıyla bütünleşmiş oldu bundan sonra KCK daha gelişip güçlenerek Kürd halkının sesi ve gücü olacaktır. Soruna böyle bakmak gerekir diye düşünüyorum....
Mehmet ÖZCAN
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun

Yazılarınızı yanlış asıyorsunuz
Merhaba Sayın Zafer,
Yazılarınızı siteye asarken yanlış asıyorsunuz. Yazılarınızı asarken Gövde kısmına metnin tamaminı yapıştırın. Gövde kısmına yazınızın başlığınıda eklemeyin zaten başlık kısmına yazıyorsunuz başlığı. Teaser or summary kısmına ise yazınızın en önemli gördüğünüz bir paragrafını yerleştirin yada boş bırakın. siz tam tersini yapıyorsunuz ve forum kısmının hepsini bir yazınızla işgal ediyorsunuz.
Başka bir şey ise sizin zaten Zafer.53 diye bloğunuz var yazılarınızı oraya asın.
Ben değiştirmek istedim gövdeyle Teaser ot summary ama sizin gövde kısmına yapıştırdığınız kısmı metnin tamamında bulamadım. Lütfen yazılarınızı düzenleyin....
İlginiz için teşekkür ederim.
Ferhat Berkpınar