Kullanıcı Girişi

CAPTCHA
Aşağıdaki basit hesabın sonucunu yazın. Bu siteye spam (çöp) yollanmasına karşı bir tedbirdir.
11 + 1 =
Solve this simple math problem and enter the result. E.g. for 1+3, enter 4.

Köxüz'den Yazılar E-Grubu'na Katıl!

Üye olursanız yazılar adresinize otomatik olarak gelir.

Üye olmak için aşağıdaki boşluğa mail adresinizi yazın "Tıkla ve Katıl" tuşunu tıklayın. 


Google Groups
koxuzden-yazilara katıl
E-Mail:
Bu grubu ziyaret et

 

Üslup ve Bülent Arınç...

Delil Karakoçan kullanıcısının resmi

Yıllar önce bir yazı okumuştum. İçerdeydim. Üslubun önemine vurgu yapan, hayattaki yerini belirleyen önemli bir yazıydı...

Sanırım şöyle bir şeydi.

'Üslup önemlidir. İçinde ne olduğunu bilemem. Bu üslupta belli olur. Niyetin iyiyse o zaman üslubunu düzelt.'

İkincisi ise 'istek'e ilişkindi.

O da şöyle bir şeydi; o dönemden kalanlardan hatırlayan olacaktır.

'Önce İstek olacak. Yani isteyeceksin. İstemeden bir şey olamaz. Dünya bir de olsa, üzerine de gelse bir şey değişmez...'

Üslup ve istek...

Çok gereksinim duyduğumuz, hayat içindeki yerlerini bildiğimiz halde bir türlü edinemediğimiz, karar kılamadığımız iki önemli olgu...

Bir arkadaşımız vardı, hatırlarım...

Aldığı eleştiriler karşısında yanıtı şu olurdu.

'İçimde bir şey yok. Ne geliyorsa (dilini göstererek) aha şu dilim yüzünden başıma geliyor...

Oysa dil, sadece aracıydı...

İçindekinin, yüreğindekinin dışavurumuydu. Düşünceleri, isteği, ruh hali neyse dil onu yansıtıyor, onu anlatıyordu...

Dilin tam anlatamadığı, ifade edemediği istekler, düşünceler de olabilir tabii. Dilin kifayet etmediği, eksik kaldığı haller... Böyle de olsa, dil, sadece bir aracıdır. Beynin, yüreğin hissettiği, istediği şeyleri anlatır yansıtır bize...

Tabii işin içine politika katılmamışsa, kurnazlık, hesap kitap söz konusu değilse eğer...

Dili 'güzel' olup da yüreği kötü insanlar da gördük, tanıdık çünkü...

Böyle de olsa, genel kuralı değiştirmez. Üslup ile yürek arasındaki doğrudan ilişkiyi yadsımaz...

İçin neyse, dilin/üslubun da odur.

* * *

Bunu uyarlarsak şöyle bir durum çıkar karşımıza...

Bir şeyi yapmak, başarmak için, öncelikle yürekten istemek, arzulamak gerekir. İstek arzu olmadı mı, kimse bir şey yapamaz. Ne yapabilir ne de yaptırabilir.

Ayrıca doğru şeyler, doğru üslupla hayata geçer. Üslup kötüyse, iticiyse, kapsayıcı değilse; çoğunlukla istekte yürekte kötüdür demektir.

Erdoğan'ın üsluptaki sertlikleri, ileri geri gidişleri, değişkenlikleri, savrulmaları içindekileri yüreğindekileri dışa vuruyor. Onu yansıtıyor.

Bu nedenle de Erdoğan, 'açılım' konusunda yeterince ikna edici, güven verici, rahatlatıcı değil...

Çünkü üslubu bozuk, sorunlu ve itici...

İnsanı etkileyen, saran, düşündüren, ruhsal olarak sarsan, iyi duygulanımlar yaratan bir dili, hitabeti yok...

Çünkü çözüme kararlı, çözüme istekli değil... Oldukça politize, oldukça hesaplı kitaplı bir zeminde ilerliyor...

* * *

Sanırım Devlet Bakanı ve Başbakan yardımcısı Bülent Arınç, Erdoğan'a göre daha iyi, daha olumlu bir noktada. Üslubu, hitabeti çok daha iyi, çok daha sıcak... Çok daha kapsayıcı gibi...

Arınç'ı bir süredir izliyorum. Zaman zaman yazılarımda da işlediğim oldu.

Çünkü hassasiyetlere dikkat geçen, farklılıkları gözeten, farklı toplumsal kesimler kadar Kürtlerin ruh hallerini, iç dünyalarını anlamaya çalışan, zaman zaman bunlardan örnekler veren, verdiği örneklerle farklı bir duygulanım, bir toplumsal algı yaratmaya çalışan bir uğraş içindeydi...

Yanılıyor olabilirim...

Politik zemin, politik yorumlayışlar yanılgıları fazlasıyla taşır çünkü...

Ancak Arınç, yine de akil insanlardan biri olabilir. Böyle bir rol üstlenirse, demokratikleşme ve Kürt çözümü konusunda daha etkin daha doğrudan rol oynayabilir. Bunu yaparsa çok şey de değişebilir.

İşte etkileyici, ruha, iç dünyalara hitap eden ifadelerinden örnekler...

' DTP Genel Başkanı Ahmet Türk 'Şu iş bir bitsin ikinci günde Allah canımı alsın' diyor. Bu söz çok önemlidir, çok manidardır. Böyle bir duayı hiç kimse kolay kolay yapmaz. 'Ülkemize huzur gelsin de Allah ikinci gün benim canımı alsın' diyen bir insanın bu feryadını, bu isteğini Türk milleti duymazdan gelemez.'

'DTP, diğer partiler kadar meşru ve yasaldır. Dolayısıyla onlarla görüşmek, demokrasinin, Anayasamızın da gereğidir. Düşüncelerini yanlış bulabilirsiniz, hatta şok edici bulabilirsiniz, konuşmalarından hiç hoşlanmıyor olabilirsiniz, ama bir siyasi partidir ve saygıya layıktır.'

'Polislerin de vurup, kırma işini yapanları ölçüsüz şekilde darp etmeleri insanların dikkatinden kaçmıyor, ama protestoların meşru olanlarını, demokratik olanlarını alkışlıyorum. Tahribat yapanları, insana karşı kötü muamele yapanları kınıyorum''

'Artık Ceylanlar ölmeyecek, anneler ağlamayacak. Türkiye artık faili meçhuller ülkesi olmayacak. Artık küçük Ceylanların ölmesine izin vermeyeceğiz. Birbirimizi kucaklayacağız.'

'Yani küçük çocuğu 1 yaşındayken ailesini terk edip dağa çıkan bir kadının hikayesi... Bunlar Türkiye'de yaşandı. Artık yaşanmasın. Bütün arzumuz budur. Herkes çocuğuna kavuşsun. Herkes evinde eşiyle, ailesiyle özgürlük içerisinde, huzur içerisinde, birlik, bütünlük içinde olsun. Amacımız budur.'

Arınç, karakteri hakkında da şöyle diyor: 'Bazı sözlerim birilerini incitmiş olabilir ama kötü niyetli olduğumu kimse söyleyemez. Ama yapım, karakterim, dünya görüşüm bellidir. Bunları değiştirmek ihtiyacında değilim. Ama sözlerim daha kapsayıcı olmalıdır. Hayat devam ediyor ve biz de bundan dersler alıyoruz.'

Sürecin de böyle bir üsluba, bütünleştirici söyleme, özeleştirel duruşa ihtiyacı var...

Deneyimlerimizden dersler çıkarmak ve barış içinde bir arada yaşamak için kapsayıcı olmayı başarmak...