Skip to the navigation
.
Skip to the content
.
Köxüz Sitesi bundan sonra http://www.koxuz.net/anasayfa/ adresinde devam edecektir.
Anasayfa
Son Gelenler
Köşe Yazıları
Bloglar
Forumlar
Yorumlar
Kitaplar
Galeriler
Kontak
Linkler
Ana Sayfa
»
Anasayfa
On Yıl Öncesinden Bugünün Gelişme ve Tartışmalarına İlişkin Yazılar
Görüntüle
Düzenle
Sürümler
links
Başlık:
*
Kitap Yazarları:
*
- Lütfen seçiniz -
Abdullah Öcalan'ın Kitapları
Demir Küçükaydın'ın Kitapları
Gönderilen Kitaplar
Köxüz Dergileri
Kıvılcımlı'nın Kitapları
Murat Çakır'ın Kitapları
Sacayak Dergileri
Sait Çetinoğlu'nun Kitapları
Verjine Sıvazlıyan'ın Kitapları
Gövde:
*
<p>Neredeyse tamı tamına on yıl önce Kürt Özgürlük Hareketinin Avrupa’da çıkardığı <i style="">Özgür Politika</i> gazetesine düzenli haftalık yazılar yazmaya başlamıştım.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Gerçi daha önce seksenlerin ortasında İsveç’te Orhan Kotan’ın çıkardığı <i style="">Kürdistan Press</i>’e ve 1990’ların başında Türkiye’de çıkan <i style="">Özgür Gündem</i>’e kısa dönemli de olsa yazmıştım ama o dönemler Kürt hareketi bir <st1:personname w:st="on">yüksel</st1:personname>iş yaşıyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal"><i style="">Özgür Politika</i>’ya yazmaya başladığımda ise Kürt özgürlük hareketi önderini Türk devletine kaptırmıştı ve yediği ağır darbenin şaşkınlığı ve moral bozukluğu içindeydi.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bunu yanı sıra Abdullah Öcalan, sonuçları ancak bugün görülebilen ve meyveleri ancak şimdi alınmaya başlanan, yeni duruma uygun stratejik değişiklikler yapıyor ve bu dramatik değişimler Kürt hareketinde kafa karışıklıklarına, savrulmalara, çözülmelere yol açıyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu zor döneminde, yazılanların içeriği bir yana,<span style=""> </span>Kürt hareketinin organlarında <b style="">yazmanın bizzat kendisi </b>bizzat bir politik tavır alıştı ve büyük manevi değeri vardı. Öte yandan yaşanan değişimlerin anlamının ve sonuçlarının açıklığa kavuşturulması gibi bir görev de ortada duruyordu ve bunu yapabilecek kavramsal araçlara sahip neredeyse tek Türkiyeli sosyalisttim. Ve yapılan değişiklikler aslında benim yıllardır önerdiğim ve öngördüğüm bir yaklaşıma yakınlaşma anlamı taşıyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Evet, Kürt Hareketi bir bakıma önerdiğim ve öngördüğüm strateji ve programa kendi deneyleri ile varıyordu ama ben bu program ve stratejinin yeni dünya durumunda ilk ortaya koyduğum zamandan başka bir anlama gelebileceği ve geldiği sonucuna ulaşmıştım.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Başlangıçta internette yazıyordum. Bu yazılar dikkati çekmiş olmalı ki, daha sonra <i style="">Özgür Politika</i>’da yazma daveti aldım. O zor dönemlerde <i style="">Özgür Politika</i>’da, hele hele egemen ulustan bir insan olarak, yazmanın kendisinin başlı başına politik anlamı olduğunu düşündüğümden bu daveti seve seve kabul etmiştim.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu yazıları yazmaya başladığımda son yıllarda kafamı meşgul eden o sorunları ve onlara ilişkin çıkardığım sonuçları açıklama ve sınama imkânı bulabileceğimi düşünüyordum ve yazılarımın konusunu yeni izlenen stratejinin açıklanması ve yorumlanması kadar bunlar da belirledi.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu sorunlardan birincisi, Troçki’ye bir gönderme ile “<i style="">Süreksiz Devrim</i>” dediğim konuydu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu şöyle özetlenebilir. Yirminci yüzyılda işçi ve köylülere dayanan neredeyse bütün demokratik karakterli devrimler, sadece demokratik görevlerle kendilerini sınırlamamış ve üretim araçlarının kamulaştırmasına giden sosyalist nitelikte değişimler yapmak zorunda kalmışlardı.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu eğilimi daha 1905’te Troçki öngörmüş ve buna “<i style="">Sürekli Devrim Teorisi</i>” denen bir teoriyle bir açıklama getirmişti. Neredeyse bütün yirminci yüzyıl tarihi bu öngörünün ve teorinin bir doğrulamasını sunuyordu. Rus, Yugoslav, Çin, Küba, Vietnam devrimlerinin hepsinde, aslında ulusal ve demokratik karakterdeki devrim, sosyalist dönüşümlerle sonuçlanan bir yola girmek zorunda kalmıştı.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ancak, duvarın çöküşüyle birlikte bu eğilimin son bulduğu, işçi ve köylü iktidarlarının veya devrimlerin artık kendilerini demokratik görevlerle sınırlayacağı görülüyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu eğilim ilk önce Nikaragua ve İran devrimlerinde kendini göstermeye başlamıştı. Daha sonra Güney Afrika ve Brezilya’daki İşçi Partisi ve Lula iktidarının da bu eğilimin bir ifadesi olduğu görülmüştür.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu durumda, bu sınırlamanın neden olduğu ve emekçiler iktidara geldiklerinde kendilerini demokratik karakterli ama kapitalizm çerçevesinde görevlerle sınırladıklarında bunun sonuçları ne olur soruları ortaya çıkıyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Sosyalizm denen bürokratik diktatörlüklerin kapitalizm karşısındaki tarihsel yenilgisi bu sınırlamanın temel nedeniydi. Ezilenler sonu belli bir çıkmaz yola girmek istemiyorlardı.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ama bu sınırlamanın sonuçları ve mekanizmaları da en azından nedenin kendisi kadar ve hatta daha önemli sonuçlara yol açıyordu. Bu sonuçların ip uçları aslında yirminci yüzyıl başlarında Troçki’nin Sürekli Devrim teorisine ilham veren Pavrus Efendi ve Troçki’nin<span style=""> </span>arasındaki farklı öngörüler ve polemikte bulunuyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Pavrus Efendi, burjuvazinin korkaklığının ve Rus İşçi Sınıfının bir büyük sanayi proletaryası olarak ortaya çıkmasının bir işçi iktidarına yol açabileceğini öngörüyor ama bu iktidarın sosyalist dönüşümlere gideceğini öngörmüyordu. O zamanın anlayışınca maddi ve kültürel koşullar henüz oluşmadığından işçilerin kendilerini demokratik görevlerle sınırlayacağı sonucu çıkarılıyordu. Yüz yıl sonra şimdi başlayan süreçte olan bir bakıma tam da buydu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Pavrus Efendi’nin sosyalist dönüşümlere gitmeyen İşçi iktidarı sonucu, bir bakıma İsveç ve Avustralya gibi ülkelerde gerçekleşmiş sayılabilirdi. Bu ülkelerde gerçekten de işçi partileri iktidara gelmiş ama işçiler kapitalizm çerçevesinde kalmış ve bu çerçevede reformlarla yetinmişlerdi. Ortaya çıkan daha “demokrat”, daha “yumuşak” emperyalist ve kapitalist ülkelerdi.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Öyle görülüyordu ki, şimdiki durumda emekçilerin kendilerini kapitalizm çerçevesini aşmayan dönüşümlerle sınırlamaları benzer bir sonuca yol açabilirdi.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu, o zamanlar (ve hala) sonuçları üzerine kimsenin üzerine kafa yormadığı ve düşünmediği bir olasılıktı. Ama artık bir gerçeklik olarak ortada.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Gerek Güney Afrika, gerek Brezilya (Aslında Doğu Avrupa’daki değişimler ve Latin Amerika’daki sol partilerin iktidarları da bu çerçevede düşünülebilir.) kapitalizm çerçevesinde kaldılar ve aslında birer bölgesel alt emperyalist olma yoluna girdiler.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu gidiş, o ülkelerdeki kapitalizm ve burjuvazi için kendi korkaklığını ve çapsızlığını emekçiler eliyle gidermek gibi bir anlama da sahipti.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu sonuçları, Türkiyeli bir sosyalist ve devrimci olarak Türkiye’deki mücadelenin sorunlarına aktardığımızda şöyle bir sonuç ortaya çıkıyordu:</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Diyelim ki Türkiye’de sosyalistlerin öncülüğünde bir devrim başarıldı. Bu devrim tarihsel eğilimin gösterdiği gibi kendini kapitalizm çerçevesinde demokratik görevlerle sınırlayacaktı. Yani Güney Afrika veya Brezilya gibi bir durum ortaya çıkacaktı. Bu da fiilen emekçiler eliyle oluşmuş bir kapitalist ve emperyalist ülke olmaktan başka bir anlama gelmezdi.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Peki, bizlerin bir sosyalist olarak, eninde sonunda daha modern, akılcı ve esnek bir kapitalizmle sonuçlanacak bir mücadele veriyor durumunda olmamız sosyalist amaçlarımızla çelişmez mi? Çelişirse, bu çelişkiden nasıl çıkılabilir?</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ama tabii bu arada egemen ulustan bir insan olarak görevlerimiz bağlamında da benzer bir sonuç ve sorun çıkıyordu. Bir sosyalist olarak görevimiz ezilen ulusun hareketini desteklemekti. Ama bu destek fiiliyatta demokrat ve kapitalist bir ülke yaratmaktan başka bir sonuca ulaşmazdı. Yani biz sosyalistler, ister bir sosyalist olarak, ister bir demokrat olarak, mücadelemizle aslında olarak akıllı ve uzun vadeli düşünen bir burjuvazinin yapacaklarını ve isteyeceklerini yapmak durumunda olacaktık.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu sonuç jeopolitik duruma uygulandığında, böylesine demokratik dönüşümler, Roma, Bizans, Osmanlı’nın bir zamanlar birliğini sağladığı ve birliğinin siyasi ifadesi olduğu<span style=""> </span>Orta Doğu ve Doğu Akdeniz uygarlık alanındaki ulusçuluğun yol açtığı bölünmüşlüğe ve parçalanmışlığa son verebilirdi.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu da fiilen bu imparatorlukların yaşadığı topraklarda bu günkü dünyada dev bir gücün ortaya çıkması anlamına gelirdi.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Yani Süreksiz Devrim eğiliminin, büyük olasılıkla, demokratik dönüşümler kapitalizm çerçevesinde kaldığı sürece emekçiler ve sosyalistler eliyle yapılsa bile, bugün “<i style="">Yeni Osmanlıcılık</i>” adı altında gündeme gelen, Ortadoğu ve Akdeniz birliğine yol açacağı ortaya çıkıyordu. Yani şimdiki “<i style="">Yeni Osmanlıcılık</i>” tartışmaları o zaman nesnel bir eğilimin sonuçları olarak bizim tarafımızdan öngörülüyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Yani ortaya çıkan şöyle bir eğilimdi, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz alanında bir birlik olmadan bölgenin kendini toparlayamayacağını savunan ve bu birliği oluşturmak hedefli her girişim, demokratikleşmekten başlamak zorundaydı ve bu demokratikleşme de demokratik bir ulusçuluğu, yani bir dile, dine, etniye, tarihe dayanmayan bir ulusçuluktan başlayabilirdi. Tersine, her demokratikleşme ve demokratik ulusçuluk hareketi de bu demokratik ulusçuluğu bölgede yaymak dolayısıyla genişlemek zorundaydı. Aksi takdirde Balkanlaşma ve Lübnanlaşmadan başka bir yol görünmüyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Kapitalizm öncesinin dört büyük uygarlık beşiğinin (Çin, Hint, İran, Ortadoğu-Akdeniz) karşılaştırılması da böyle bir zorunluluğu ve olanağı gösteriyordu. Çin’in şekil azısı; Hindistan’ın kast sistemi ve İran’ın Şiiliği, onların gerici ulusçuluğun mikrobuna bağışıklıklı (şerbetli) olmalarını sağlamıştı ve tam da Orta Doğunun sese dayanan alfabeleri ve kastlara dayanmayan tek tanrılı esnek sistemi onun güçsüzlüğünü oluşturmuştu gerici ulusçuluk karşısında. Ama dile, dine, soya, tarihe dayanmayan bir demokratik ulusçuluk bölgenin tekrar eski birliğini sağlayabilirdi. Şimdi Kürt hareketi ulusun hukuki bir tanımına geçmeye çalışarak böyle bir oluşumun temellerini atıyordu. Keza, sosyalist ve demokrat bir hareket de aynı sonuçlara yol açardı.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu demokratik bir ulusçuluk ile yayılma arasındaki ilişkiyi, bu bağıntıyı, böyle demokratik değil de fetihçi terimlerle Yalçın Küçük de ifade etmiştir. Yanlış hatırlamıyorsam, “Musul’u alamayan Diyarbakır’ı kaybeder” demiştir. Buradaki almak, askeri olarak zapt etmek değil de Kürtlerin üzerindeki ulusal baskıya son verecek, Türklüğe dayanmayan bir demokratik cumhuriyet, yani Kürtlerin kalbini kazanmak anlamında anlaşılırsa, demokratikleşme ve bölgenin birliğini sağlama ilişkisini açıklayan çarpıcı bir formül olarak görülebilir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu bağıntı nedeniyle Türkiye’de demokrasi için mücadele, Kürt hareketinin desteklenmesi vs., dünyanın en sosyalistliğine toz kondurmaz gerekçesiyle bile olsa, aslında nesnel olarak modern bir Roma’nın (Osmanlı da Üçüncü Roma İmparatorluğu idi, dolayısıyla modern bir Osmanlı’nın.) kuruluşuyla son bulurdu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Böyle bir sonuç için mücadele ediyor durumda kalmak ise bir sosyalistin düşebileceği en kötü durum olabilirdi.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu durumdan o zaman şöyle çıkılabileceğini düşünüyordum.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Öncelikle yaptığımızın nesnel sonuçlarının bu olduğunu açıkça ortaya koymamız gerekir diyordum. Bu nesnel sonuçlara rağmen, bu demokratik mücadeleye öncülük ettiğimiz takdirde mücadelenin kendisinin yaratacağı bir eğitim ve radikalliğin, zayıf da olsa bu çıkmazı aşma; kendini kapitalizm ve demokratik görevlerle sınırlamama gibi bir sonuca da yol açabileceğini ve bu sonuca yol açmasa bile devrimci bir gelenek bırakabileceğini düşünüyordum.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Tabii bütün bunları yaparken aslında uluslara ve ulusal sınırlara karşı bir mücadelenin esas sorun olduğu; dünyanın esas sorununun bu olduğunu programlaştırmak gerektiğini de söylüyordum.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Tabii bunu söylerken aslında son yıllarda kafamı esas meşgul eden sorun da bir cevap getirmiş oluyordum. Bu sorun da şöyle özetlenebilir ve aslında “Süreksiz Devrim”i yaratan koşullarla ilgilidir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Zengin ülkeler ve yoksul ülkeler işçileri arasındaki fark öylesine büyümüştü ve yoksul ülkeler emekçileri öylesine büyük bir çoğunluk oluşturuyordu ki, sosyalizmin özünde bulunan, var olan zenginliklerin eşit olarak paylaşılması ilkesi bu duruma uygulandığında, zengin ülkelerin işçilerinin bundan çıkarlı olamayacağı, çünkü bunun onların yaşam seviyesinde bir düşüş anlamına geleceği sonucu çıkıyordu. Bu durumda zengin ülkeler işçileri sosyalizmi istemezlerdi; yoksul ülkeler ise isteseler bile yapamazlardı. Bu insanlık için muazzam bir çıkışsızlık demekti. Zengin ülkelerdeki yeni sağ partiler, yıkılan duvarın yerini alan zengin ülkelerin dünyanın yoksullarının etrafın ördüğü duvar, bütün bunlar dünya çapında bir apartheit rejiminin tehlike değil var olduğunu gösteriyordu. Yoksul ülkeler emekçileri fiilen bireysel düzeyde buna karşı bir mücadele veriyorlardı.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Doğu Avrupa’nın yıkılışı ve kapitalizmi seçmesi, aynı zamanda zengin ülkeler işçilerinin dünya ölçüsünde eşitlikçi bir düzen istemeyeceğinin ve bundan çıkarlı olmadığının ifadesiydi hem de dünyadaki korkunç bölünmüşlüğün.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu bölünmüşlüğe karşı Doğu Avrupa’nın yoksulları bir bakıma ayaklarıyla oy vermişlerdi duvarı yıkarak.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu durumda sosyalist hareket, özellikle geri ülkelerde stratejisini baştan aşağı değiştirmeliydi. Artık, bağımsızlık ve ayrılma değil, sınırların kaldırılması dolayısıyla uluslara karşı mücadele stratejisine geçilmeliydi. Yani imtiyazlılar arasına katılmak değil, imtiyazları yok etmek.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Böylece biri, ülke ölçüsünde, o ülkenin son duruşmada imtiyazlılar arasına katılmasıyla sonuçlanacak demokratik bir ulusçuluk için; diğeri ise dünya ölçüsünde bizzat bu en demokratik ulusçuluğa karşı, birbiriyle çelişen iki mücadeleyi bir arada yürütmekten başka bir somut politik mücadele yolu kalmıyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">İşte bu yazılar bu ikili mücadeleyi somutlama yolunda bir denemeydi. Bütün demokratik görevler bir Türk milliyetçisi olarak savunularak sosyalistlerin çelişkisi ve demokratik mücadelenin nesnel sonuçları vurgulanarak ideolojik saflık olsun korunmaya çalışılıyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Tabii o zamanlar henüz Demokratik ve Gerici Ulusçuluk ayrımında değildim. Ulusun bir dile, dine, etniye vs. göre tanımlanmamasını ulusçuluğun aşılması olarak görüyordum. Yani ulusu hala gerici ulusçuluğun kavram sistemiyle anlıyor ve o kavram sistemi içinde mücadele etmeye çalışıyordum.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ulusun, yani politik olanın bir dil, din, etni, soy ile tanımlanmaya karşı tanımlanmasının da bir ulusçuluk, ama demokratik ulusçuluk olduğunu ancak çok sonra 2004 - 2005 yıllarında dinin ne olduğunu çözüp, ulusçuluğun modern toplumun dininin gerici biçiminden başka bir şey olmadığını keşfettiğimde çözebilecektim.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ama bu keşif aynı zamanda Demokratik bir Ulusçuluğu savunmak ile Uluslara karşı mücadele arasında tıpkı Sürekli Devrim gibi bir ilişkiyi yeniden kurmanın mümkün olduğunu da ortaya çıkarıyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Gerçekten demokratik bir ulusçuluğa dayanan bir demokratik cumhuriyet, ulusu hiçbir toprak parçasında yaşayanlarla bile sınırlayamayacağından, yani özgür komünlerin özgürce birliği olacağından, kendisine katılmak isteyenlere katılma diyemez. Katılma dediği an ulusu belli bir toprak parçası ya da kültürle tanımlamak, yani gerici bir ulusçuluğun eğik düzlemine kayar.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Yani en radikal ve demokratik biçimiyle demokratik bir ulusçuluk, aynı zamanda ulusçuluğun aşılması yoluna girmek anlamına da gelir. Böylece klasik Sürekli Devrim’in demokratik devrimden sosyalist devrime geçiş eğilimi, demokratik ulusçuluktan uluslara karşı mücadeleye geçme eğilimi biçiminde tekrar ortaya çıkar.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Böylece gerçek anlamda tüm insanların biçimsel ve hukuksal eşitliği sağlanabilir. Ancak bu eşitlikten sonra gerçek sosyal bir eşitliğin ve hukuksal eşitlikten geri dönüşün olanaksızlaştırılmasının da bir yolu olarak gündeme gelebilir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Sosyalist hareket aydınlanmanın çocuğu olduğu için, sanki dünyada gerçek bir hukuksal eşitlik varmış gibi davranarak sosyal bir eşitlik için mücadeleyi bayrağına yazdı. Ama verili eşitsizlik durumunda, yani dünyayı dile,dine, soya göre tanımlanmış ulusların kapladığı bir dünyada, aslında var olan hukuki eşitsizliklere karşı mücadeleyi gündemden kaldırmanın bir aracına dönüştü.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Sosyalizmin şimdi tekrar aydınlanmanın o kozmopolit idealine dönmesi gerekiyor. Aydınlanma o zamanın dünyaya egemen olan biçimi olan klasik uygarlık dinlerini (inancı) veya komünleri (soyu) politik işlevinden soyutlayarak, (inancı ve soyu ne olursa olsun bütün insanlar eşittir diyerek) kişilerin özel sorunu yaparak, bir dünya cumhuriyeti hayalinden yola çıkıyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Şimdi bu hayali, dünyayı kaplamış ulusçuluğa karşı yeniden canlandırmak ve bu bayrağı tekrar dikmek gerekiyor. Aydınlanmanın inançlara ve soylara yaptığını şimdi uluslara yapmak gerekiyor. Uluslar kişilerin özel sorunu olmalıdır. Bu fiilen tüm sınırların yok olması anlamına gelir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bir kere böyle, tıpkı İslam’da olduğu gibi herkes aynı safta eşit olarak yerini aldı mı, o aynı safa duranların gerçek eşitliği sorunu geriye kalır. Ve işte o zaman Marksizm’in o büyük ve her zaman taze gücü ortaya çıkar.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu gerçek eşitliğin nasıl sağlanacağını bütün tek tanrılı dinler de sorun etmişlerdi. Bunun çözümünü, tüketimde, tüketimin eşitlenmesinde, zenginlerin zenginliklerini dağıtmalarında, bunun için de insanların ahlaki niteliklerinde ve vicdanlarında aramışlardı.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ve bu girişimlerin hepsi de başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Hiçbir ahlaki norm, hiçbir Allah korkusu zenginlik ve fakirlik farklarının ortaya çıkmasını ve bir süre sonra egemen sınıfların tahakkümünü, baskı ve zulmünü engelleyemiyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Marksizm bunun niçin hiçbir zaman çözüm olamayacağını göstermiştir aslında. Meta ilişkilerinin ortaya çıktığı yerde, yani bir alış verişin başladığı yerde, değer yasası hükmünü icra etmeye başlar. O bir doğa yasası gibi tüm davranışları yönlendirir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bundan çıkışın bir tek yolu vardır: Meta üretimine son vermek. Bunun için de üretim araçlarının toplumsallaştırılması ilk adım olabilir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">İşte bu gerçek eşitlik sorununu insanlığın önüne koyabilmesi için, önce hukuksal eşitliği sağlaması gerekmektedir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Şimdiye kadar, hukuksal eşitliğe giden yol ekonomik eşitlikten geçermişçesine bir strateji izledi sosyalist hareket. Bunun yanlışlığını son yüz elli yıllık mücadeleler gösterdi ve sosyalistler fiilen gerici birer ulusçuya dönüştüler.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Şimdi, tekrar başladığı yere gelerek, sosyal eşitliğe giden yola önce hukuksal eşitliği sağlayarak yola çıkması gerekiyor. Bu da fiilen uluslara karşı mücadeleyi başa almak demektir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bizzat Marks’ın dediği gibi, insanlık ancak çözebileceği sorunları önüne koyabilir ve yakından bakıldığında bu sorunların aslında kendilerini çözecek unsurlarla birlikte ortaya çıktığı görülür.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ve yine Marks’ın dediği gibi, sosyalizm ancak gerçek harekete dayanır ve onun ifadesi olur.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ve de Lenin’in dediği gibi mücadele biçimleri sistem kurucularının kafalarında oluşmaz, o gerçek hayatın içinde doğar bizlere düşen onlara bir program kazandırabilmek ve onları sistemleştirmek olabilir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bugün insanlığın önündeki en büyük sorun uluslardır. Uluslar var olduğu sürece, ne yeryüzü ölçüsündeki bölünmelere ve ırkçılığa; ne bir ABC savaşı tehlikesine ne de ekolojik felaketlere son verilebilir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ve bu sorun kendini çözecek unsurları bizzat globalleşme ile yaratmış bulunuyor.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Gerçek hareketi ise milyonlarca göçmen ayaklarıyla bu ulusal hudutlara karşı çoktan<span style=""> </span>başlatmış bulunuyor.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Aslında bize düşen bu var olan hareketi görüp ona siyasi bir mücadele anlamını verip dünya ölçeğinde uluslara ve ulusal sınırlara karşı tıpkı bir zamanların İslam’ı ve Aydınlanması gibi bir hareket, bir din yaratmaktan ibaret.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Dünya haniflerle (peygamber habercileri) dolmuş bulunuyor.</p> <p align="center" style="margin-top: 6pt; text-align: center;" class="MsoNormal">*</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Tabii yazıları yazmaya başladığımız zamanlar bu noktaya ulaşmış değildik.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">O zaman bulunduğumuz noktada yazılarımızı esas olarak sosyalistlere yönelik olarak ve onları bu sorunları düşünüp tartışmaya çekebilmek için yazıyorduk.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ama sosyalistler ne Kürt hareketinin organlarını okuyordu ne de bu sorunlara kafa yoruyordu.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Kürt hareketi ise, bu sorunlara çok uzaktı.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu durumda o yazılar anlaşılamadan kaldılar. Hatta yanlış anlaşıldılar.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Yazıları bazen bir sosyalist ve bazen bir Türk milliyetçisi olarak, kendine karşı bir satranç oynamak gibi yazıyordum, bizzat ilk yazıda belirttiğim gibi.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Aslında bir sosyalist olarak benim açımdan savunulamaz olan ve savunulmazlığını vurgulmak için bir Türk milliyetçisi gibi yazdığım yazıların, çok daha fazla beğenildiğini ve gazetenin defalarca uyarmama rağmen her yazının başında bulunan “<i style="">Bir Türk milliyetçisi olarak</i>” veya “<i style="">Bir sosyalist olarak</i>” notlarını bile yayınlamadığını görünce bu sorunların gazete sayfalarında tartışılamayacağı sonucunu çıkardım.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Böylece kendine karşı satranç oynamayı bırakıp, yazıların konusunu, sosyalizmin ve sosyalist hareketin bu sorunlarından Türkiye Politikasına ve Kürt hareketinin sorunlarına ve bunların sosyolojik açıklamalarına kaydırdım.</p> <p align="center" style="margin-top: 6pt; text-align: center;" class="MsoNormal">*</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bugün bu yazılara bakıldığında aslında şimdi yeni yeni ortaya çıkan ve tartışılmaya başlanan eğilimleri daha o zamandan öngördüğü ve tartıştığı görülür. Tabii bunları radikal bir demokrasi bağlamında, Fransız yolundan gerçekleşmelerini öngörerek, mantık sonuçlarına varmış bir biçimde tartışıyordu o yazılar.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bugün AKP eliyle başlanan “Demokratikleşme açılımı” ve Uluslararası “stratejik derinlik” veya “Yeni Osmanlıcılık” veya “Eksen kayması”nın<span style=""> </span>yarım yamalak, demokratik değil, demokratik hareketi tasfiyeye yönelik, burjuvazi tarafından, yukarıdan ve Alman yolundan gidiyor.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Hükümetin iç ve dış politikadaki bu yeni yönelişleri yüzeyseldir ama ABD’nin dünya ölçüsündeki stratejik çıkarlarıyla da uyum halindedir. Demokratikleşmiş ve komşuları ile iyi ilişkilere sahip bir Türkiye, ABD’nin, hem Avrupa Birliği’nin kendisine karşı bir siyasi ve askeri rakip olarak çıkmasını engelleme; hem de Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkaslarda etkisini arttırabilme stratejik hedefleriyle uyum halindedir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu muazzam güçlü destek yukarıdan bir dönüşümü olası hale getirmektedir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ancak bu girişimin başarısızlığı halinde, radikal bir çözümün yolu açılabilir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ancak bütün bu girişimlerin sonucunu Türkiye’nin içindeki mücadeleler belirleyecektir. Bu mücadelenin esas alanı da “Kürt sorunu”dur.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Hükümetin, PKK’yı tasfiyeye ve Barzani ve Talabani’ye dayanan yöntemi konuyu tartışılır kılmasına ve bir nitelik değişikliğine yol açmasına rağmen bir süre sonra PKK’nın, Askeri Bürokratik Oligarşinin ve Avrupa Birliği’nin direnişi karşısında tıkanacaktır ve gücünü yitirecektir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">AKP’nin bu direnişi kırabilmesinin birbirinden ayrılmaz iki koşulu vardır.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Birincisi, şehir orta sınıflarını ve Alevileri Askeri Bürokratik oligarşinin yedeği olmaktan çıkaracak ve onlardaki korkuya son verecek gerçek laik değişimler. Yani Diyanetin kapatılması, Zorunlu din derslerine son, Azınlıkların in esasına göre tanımlanmasına son verilmesi, İmam hatiplerin kapatılması vs.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">İkincisi, Kürt sorununun çözümünde, PKK’yı, yani Kürt demokratik hareketini tasfiyeye yönelik olarak Barzani ve Talabani ile ittifak değil; Talabani ve Barzani’ye karşı PKK ile yani Kürt demokratik hareketi ile ittifak yapmak ve ulusun Türklük, İslamlık vs. ile tanımlanmasına son vermek.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ne var ki, AKP ve onun dayandığı sınıflar, tam da demokratik olmadıkları için, bunun teorik ve ideolojik hazırlıklarını yapmamışlardır ve dolayısıyla bu cepheyi güçlendirecek değişiklikleri yapmazlar ve yapamazlar. Dolayısıyla AKP’nin bunları yapabilmesini beklemek ölü gözünden yaş ummaktır.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Eğer olayların zorlaması ve mücadelenin kendi dinamiği AKP’yi bu noktaya getirir ve böyle bir değişimi yapabilirse, bu dünya tarihsel bir anlama sahip olur.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Çünkü biz sosyalistler 1848’den beri, burjuvazinin demokratik ve devrimci karakterini yitirdiğini, yoksullardan ve işçi sınıfından çekindiğini, dolayısıyla radikal demokratik dönüşümler yapamayacağını söylüyoruz. Çıkarsamalarımız hep bu sonuca dayanıyor.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">O takdirde, burjuvazinin artık ezilenlerden korkmadığı ve kendine güvenini kazandığı ve bu nedenle demokratik dönüşümleri gereğinde yapabileceği gibi bir sonuç çıkarmak gerekecektir. Ne var ki şu ana kadar bu yönde en küçük bir eğilim bile gözlenmiş değildir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">AKP’nin bu girişimlerinin başarısızlığa uğraması ve hızının kesilmesinden sonra muhtemelen sıra Kürt özgürlük hareketine gelecektir. ABD son çare olarak onun önünü açabilir. Buna muhtemelen Türkiye’nin Askeri Bürokratik oligarşisi içinde Ergenekon tevkifatı aracılığıyla konumunu güçlendirmiş bir reformist kanadın <st1:personname w:st="on">yüksel</st1:personname>mesi de eşlik edebilir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Nasıl bir zamanlar 28 Şubat, politik İslam’ın Necmettin Erbakan’ın fosilleşmiş kabuğunu kırmasını sağlayıp AKP’nin önünü açtıysa; şimdi de Ergenekon Tevkifatı ve “açılımlar” Askeri Bürokratik oligarşi içindeki fosilleşmişlerin kabuğunu kırıp, reformist ve esnek bir kanadın yolunu açabilir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu reformist kanat, PKK ile (yani Kürtlerin içindeki demokratik kanatla) ittifak yaparak bu tecrit durumuna son vermeyi ve somut bir projeyle çıkmayı seçmek zorunda kalabilir. Gelişmeler orta vadede bu yönde olacak gibi görünüyor.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Bu koşullarda iki türlü gelişme mümkündür.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Birincisi, Askeri Bürokratik Oligarşinin bir Kürt bürokrasisi ile de tabanını ve temelini güçlendirmesi, bir tür gençlik aşısı olması. Kürt özgürlük hareketi içindeki güçlü bürokratlaşma böyle bir güçlü olasılık olduğunu gösteriyor.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">İkinci bir olasılık, Kürt özgürlük hareketinin bu ittifak olanağı aracılığıyla bulunduğu tecritten çıkması ve çok köklü bir demokratik kitle hareketi yaratarak onun başına geçmesi ve böylece gerçekten köklü bir demokratik devrim.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Her ne kadar Kürt hareketi bu yönde epey bir teorik ve ideolojik hazırlığa sahipse de (Öcalan’ın kitapları esas olarak bu hazırlığın ifadesidir) bu hazırlık yeterli radikallikten ve derinlikten hala epeyce yoksundur.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Eğer sosyalistler ve işçi hareketi, bir mucize olur da bizim yazılarımızda ele aldığımız ve açıkladığımız yaklaşımlara eğilim gösterip bir hareket yaratabilirlerse o zaman ikinci olasılık güçlü bir şekilde gündeme gelebilir.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Ancak şimdilik hiçbir şey bu yönde bir gelişim olabileceğine dair bir umut vermiyor.</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">17 Kasım 2009 Salı</p> <p style="margin-top: 6pt;" class="MsoNormal">Demir Küçükaydın</p> <p></meta><br /> </meta><br /> </meta><br /> </meta> </p>
Girdi biçimi
Filtered HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Full HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi
Attached Images
Thumbnail:
Existing Image:
None
"Over troubled water..." (Açılış)
"Sussss.."
"Unut"
090908-Güler Zere-vm.widec.jpg
0je.png
1.jpg
1.jpg
1.jpg
105-141.jpg
11 Eylül vePolitik İslamÜzerine Kapak
1234r.jpeg
15- 16 Haziran.jpg
155.JPG
16.jpg
166137_1_Gorzfrei.jpg
1960-che-1.jpg
19ocak2010s.jpg
1mayis77_(1).jpg
200-386.jpg
2000degundem-kapak200.jpg
2009-12-04---Kapak---Sosyal.jpg
2010-09-12 - Kapak- 12 eylul uzerine yazilar v2.jpg
21 İtfaye.jpg
250-369.jpg
250-392.jpg
26.JPG
2_temmuz_2009_istanbul.jpg
4- ikinci kapıdan mezarlığa giriş yapılıyor.JPG
400px-Krähe_65(loz).JPG
41e591d8-yilmaz-guney.jpg
490-250.jpg
6-7 eylül.jpg
6-7_eylul_1955.jpg
6-7_eylul_55_tank.jpg
800px-Ziggurat_of_ur.jpg
Abdullah Öcalan - Kapitalist Modernite ve Demokratikleşme - Kapak
abidin'in...jpg
abidin-dino.jpg
abidin-he...jpg
abidinözp...jpg
abidinözp...jpg
acilim_aydinlar_yorum.jpg
afganistan_secimsandik_essek_asker.jpg
afis-kumkapi-14mart2010.jpg
afis_cozum.jpg
ahmedarif_nazimhikmet.jpg
ahmed_arif_1.jpg
Ahmet Türk.jpg
ahmetaltan_hasancemal.jpg
ahmetarif.jpg
ahmetturkemineayna.jpg
ahmet_turk_3_kongre.jpg
ahmet_turk_grup_toplantisi5.jpg
Akatça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan 282 maddelik Hammurabi Kanunları...
AKP ve güleni bitirme planı.jpg
Albayrak
albayrak1200.png
Aleviler-kapak400.jpg
Ali Yetkin
alidehri.jpg.jpg
alidehri.jpg.jpg
alter-eco-ekim2010.jpg
Amatör Kalem Vuruşları (1)
Amatör Kalem Vuruşları (2)
Amatör Kalem Vuruşları (3)
amedkadin_forumuleyla.jpg
ankkongre.jpg
anneannem.jpg
apo_aturk_talabani.jpg
ara-gazetesi-çžktž.jpg
arac_er_asker.jpg
aram_tigran_cumbus.jpg
Arif Damar.jpg
arif+damar.jpg
Asiti-Baris.jpg
asiye-turhalli.jpg
asker_yuruyus_jandarma.jpg
avni-ozgurel-01.jpg
AVrupa Birliği Üzerine Yazılar - Demir Küçükaydın - Derleme - Kapak
Avrupa Merkezcilik Üzerine Yazılar
avrupabarisgrubu_basin.jpg
aydinlar_liberal.jpg
aydin_erdem.jpg
Aydın Dinçoğul
Ayhan Bilgen.jpg
ayhanbilgen_barismeclisi.jpg
ayna_turk_1eylul.jpg
Ayrılık-kuytu
Az Kaldı! - Türkiye'nin Linç Yapılmış ya da Linç'e Kalkışılmaş İdari Bölgeler Haritası
azizvatanresmi.jpg
azizvatanresmi.jpg
Azınlıklar Konusundu Yazılar
Aşiti - Barış
Çatı Ankara.jpg
Çatı Partisi Tartışmaları.jpg
Çtı Partisi Girişimi.jpg
Ömrümüzün taş çicekleri resim sergisi.jpg
Özgür Basın Susturulamaz.jpg
Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak
Özgürlük(Korkoro).jpg
Üçüncü Köxüz Sitesi
özgürlük ne zaman anne.jpg
Banksy!.jpg
Bansky'den
baris guvercini.jpg
barisgrubu_karsilama_ani.jpg
barisgrubu_otobus2.jpg
baris_kizi.jpg
Barış Gurubu.jpg
Barış İçin Vicdani Red Platformu.jpg
Barışın Tarihi.jpeg
basbug_dursuncicek.jpg
Bayram Balcı-Livan.jpg
bayramlar-kapak200.jpg
başkan ve hatice ana.JPG
büyük ortadoğu projesi ve sosyalist strateji
BDP'ye operasyon.jpg
bdp_logo.jpg
Belalı sularda: Ship to Gaza, sizi gözüm gibi sakınırım.
Berivan.jpg
Beşikçi Eleştirisi - Kitap Kapağı
Bill Of Rights
Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan.jpg
Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi
Bir yaşam.jpg
Birinci Dünya Barış Günü.jpg
Birlik mi Rekompozisyon mu Kapak
birlik-mi-kapak-on-yuz.jpg
Bizim Köy
bop-on-kapak.jpg
Buzu Kıran Yolu Açan
bıji kürd u kurdistan
canli_bomba_pelsin.jpg
canyucel.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi_girisimi.jpg
Celali Söylenceler Kapak
Celali Soylenceler Kapak.jpg
Celali Soylenceler Kapakv2.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
cerkesler_kitap.jpg
Ceylan'dan Bize Kalan: Şahmeran
CHP-logo.jpg
chp_meclis_pankart2.jpg
Cingeneler.jpg
cizre-bohtan-beyi-bedirhan-direnis-ve-isyan-yillari-onkapak.jpg
Cumhuriyet_LR.jpg
Dağların ezgileri.jpg
Dönüşü olmayan yol.jpg
Dün Halep'çe, Bugün Kelepçe
Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler
Demokratik Cumhuriyet.jpg
demokratik_acilim_kapatma.jpg
Denemeler
denemeler-kapak.jpg
denizesaldiri.jpg
denizesaldiri.jpg
Derleme 2009 - Murat Çakır
Dersim+ Barajlar.jpg
Dersim- Sabiha Gökçen.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersimkatliami1.jpg
devletulus.jpg
devletulus.jpg
Die Linke: Bir Başarı Hikayesi mi? kapak
Dikilmesi mümkün "İzmirli ırkçılar" heykel tasarımı
dilacarKucuk.JPG
dilekkurban.jpg
Dilsiz dengbej.jpg
dink_goktas_kitap.jpg
Dipnot Dergisi Üçüncü Sayı Kapak
Dipnot.jpg
Dipnot.png
disk_suleyman_celebi.jpg
Diyarbakır -TÜYAP.jpg
diyar_demokrasi_platformu1.jpg
Djembe
DK_MME_KapakKucuk.jpg
DK_MME_KapakKucuk_0_0.jpg
dogan-akhanli.jpg
Doğan Akhanlı
DSC04737.JPG
DSC04737.JPG
dtp_eylemi.jpg
dtp_logo.jpg
dtp_operasyon_tepki1.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
edip_cansever.jpg
ejder-kapani-46.jpg
ekinbelleten-1991.jpg
emmeline-pankhurst1.jpg
emper ve ırak umut.jpg
emperyalizm ve dünyanın katli
emperyalizm ve dünyanın katli(ırak)(yağlıboya resim)
emperyalizm ve umut(yağlıboya resim)
erdogan_akhanli_yazar.jpg
ergani.jpg
ermenhaf.jpg
Ermeni Sorunu Üzerine Yazılar - Kapak
Ermeni Soykırımı ve Toplumsal sorumluluk - Broşür Kapağı
Ermeni-Soykirimi-Koln.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_soykirim_ciftciyan.jpg
ermeni_saykirim1.jpg
ermeni_tehcir.jpg
ermeni_tehciri_tren.jpg
ermeni_tehcir_TE.jpg
ernesto_che_guevara_x1.jpg
etha-20100708-envali-metruke-00_ext.jpg
Evrim ALATAŞ..jpg
evrim_alatas.jpg
evrim_alatas_amed.jpg
Eyüp Sultan Konuşması
Ezidilik.jpg
Ezidilik.jpg
Ezilenlerin Pedagojisi.jpg
fahri petek.jpg
fahri-pet...jpg
Ferhat Tunç-söyleşi.jpg
Ferit öngören.jpg
fft23mm135497.jpg
fileme.jpg
filizkocali_gunluk.jpg
friedrich-nietzsche-paul-ree-lou-andreas-salome.jpg
Gayda-Istanbul-Gayda-Istanbul-CD__20246271_0.jpg
GÖÇMENLER.jpg
gösteri.jpg
gözler bakışlar
Gözler ve Bakislar(yağlıboya resim)
güler zere.jpg
Günay- Gerilla.jpg
Günay-Murat Karayılan.jpg
Günümüz anti-demokrat kemalist evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?
Günlük Gazetesi Çok Dilli Manşet
Geçiş Programı Üzerine Kapak
Gece Kelebeği.jpg
gecmisle_hesaplasma_kitap.jpg
gencaygursoy_husnuondul.jpg
gencdal_ceber_kursun.jpg
gerilla_bahar.jpg
gerilla_cozum_avrupa.jpg
gerilla_durbun.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
Globalızatıon
grupyorum.jpg
guler-zere.jpg
GulerZere-hstn20090708-51.jpg
guler_zere_afis.jpg
gunluk_22agustos.jpg
gunluk_24_04_2010_s.jpg
gunluk_kapatma_kocali.jpg
gunluk_logo.jpg
gzerehapis.jpg
Hafız Esad.jpg
Haiti.jpg
Hakan Akçura-söyleşi.jpg
hakantahmaz_ayseltugluk.jpg
hakkari_cumhuriyet_yuruyusu.jpg
Halil Savda
Halil Uysal.jpg
Halil Uysal.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
Hasan_Cami_-_Fas.jpg
hasan_cemal_apemusa.jpg
hasan_cemal_ismetb.jpg
Hatalı Mantık
Hayat Atölyesi.jpg
Hüseyin Çelebi.jpg
Hüznün Akordu
hdinkcadde.jpg
Her dağın gölgesi Deniz'e düşer.jpg
Hevjin.jpg
hewler_gazeteci_osman.jpg
hicri_arapfoto.jpg
Hikmet Kıvılcımlı Elazığ Cezaevinde Mahalli Kürt Kıyafetiyle
Homofobi.jpg
honduras.jpg
Hrant için.jpg
Hrant ve 1915.jpg
Hrant- Doğum günü.jpg
ibadet_inanc.jpg
idamlar-iran.jpg
ihd_tihv_fincanci_turkdogan.jpg
ihsanfetahiyan_iran_idam.jpg
ihsanfetahiyan_pjak_iran.jpg
ilan.jpg
ilkmeclis_anayasa.jpg
ilmanifesto_manset.jpg
images.jpg
imrali_salon.jpg
ingmar_bergman_yonetmen_s.jpg
islam ve sol.jpg
istanbul_baris_mitingi_kitl.jpg
işçiler ve önderleri-1(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2.jpg
işçiler ve önderleri.jpg
Jamanak.jpg
James_Joyce.jpg
James_Joyce.jpg
Jan Valtin.JPG
Jan Valtin.thumbnail.JPG
Jî bo Hefîz Ebdûlrıhman û rojmanegeriya cîhané/ Hefiz Abdulrahman ve Dünya basın emekçileri için
jitem_belge_jandama.jpg
Jı bo bıdarvekırına xortên Kurd...( İdam edilen Kürt gençleri için...)
Jın,Jiyan,Azadi/ Nisa,Heyat,Hürriyet/ Kadın,Yaşam,Özgürlük
Kadri Gökdere
Kadın Soruşturması.jpg
Kadın Soruşturması.jpg
kadına bakış
Kadına Bakış(yağlıboya resim)
Kapak - Emvali Metruke
Kapak---Ocalana-Mektuplar.jpg
kapak-onyiloncesi400.jpg
kapak.jpg
kapak.jpg
kapak300.thumbnail.jpg
kapaksanat.jpg
kapak_0.jpg
karayilanbasin5.jpg
karayilan_filizkocali.jpg
kardelen.jpg
kardesist.jpg
Kasabalılar-Kapak
katliam_halepce.jpg
kawa-nemir.jpg
kayit-olunmamis-soykirimistanbul-eylul-1955-vasilis-kiratzopulos.jpg
Kaypakkayakapak
Kayıt dışı bir isyan.jpg
kazimkoyuncu.jpg
Küçük İskender.jpg
Kültür Üzerine Yaazılar - Kapak
Küreci Anması Afiş
kürt'lük
KCK-Karayılan
Kelepce.jpg
kelepce1.jpg
KemalistEvler.jpg
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar Kapak
keyman_gulec.jpg
kilaman.jpg
kilisecami.jpg
komplokapakkucuk.jpg
koxuz-duz-golgeli.gif
kresim.jpg
kultur-kapak.jpg
Kurban.jpg
kurdocul1.jpg
Kurt-Hareketi-kapak200.jpg
kurttvleri_medtv.jpg
Kıvılcım Gazetesinde Yayınlanmış Yazılar
Kıvılcımlı Üzerine YŞazılar Kitabı Kapağı
Kıvılcımlı Sempozyumunda Servet Ziya Çoraklı Bildiri Sunarken
Kızıl Afiş
La prison.jpeg
latchodromez01.jpg
Latin Amerikanın Kesik Damarları.jpg
Lawij / Hida/ Ağıt
Lawij.JPG
Lenin
levi_straus.jpg
Levon Ekmekciyan
lewis_hine_phot_nyc_empire.jpg
liberation_tigers_of_tamil_eelam.gif
logo.gif
logo.png
louise-michel.jpg
Ltte_emblem.jpg
luqman_ahmed_.jpg
LWtc0504.jpg
maden-iscileri-destek.jpg
maden_iscileri_yeralti.jpg
Madimak.jpg
Madteos Sarkisyan.jpg
Mahmut Baksi.jpg
Manifesto_benedict_xvi.png
Manukyan
manusyan kitap.jpg
manusyan.jpg
manusyan_resim.jpg
Marksisit Demokrasi Teorisine Katkı
Marksizm 2010 Afis
Marksizmde Yapı ve Özne Sorunu - Kapak
Marksizmin Marksist Eleştirisi Kapağı Küçük
Marksizmin Marksist Eleştirisi İkinci Basık - Kapak
Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar - Kapak
Mascha kaleko.jpg
Matruşka'larda Tarih Bulmak..
mayin.jpg
mayin.jpg
mayžs68-a...jpg
Medya.jpg
Mehmet Güler-KCK.jpg
mehmet_uzun.jpg
mehmet_uzun.jpg
Mem û Zîn
Metin Küreci anması
metin2.jpg
metinyegin_01.jpg
Mevsimlik işçiler.jpg
michel_foucault.jpg
mindit.png
MSF+Logo.jpg
msf.jpg
msflogo.jpg
muma.jpg
Mumia Ebu Cemal
musa_anter.jpg
Musa_anter_.jpg
muzsesleri.jpg
muzsesleri.jpg
Necdet Adalı.jpg
Newroz
Newroz.jpg
Newroz.jpg
Newroz.jpg
newroz_250x0.jpg
news.gif
newspapers_medya.jpg
nisanyan1.jpg
nisanyanevi.jpg
nobel_liderler_s.jpg
Nure- Nora.jpg
olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg
Omayra.jpg
Ongözlü Köprü.jpg
Onnik ve oğlu ara.jpg
op-denklem.jpg
Orhan Pamuk
Oscar Wilde.jpg
otekitarih-seyhsait1.jpg
Otobiyografi-Kapak.jpg
otobiyografik-yazilar-kapak.jpg
ozevin_ozdemirler.jpg
ozgurgundem_site_sansur.jpg
Paramaz Darağacında
Penguen'in yaptığı ve -ne yazık ki- asla yapmayacağı kapak
Penguen- Irkçı Kapak.jpg
pera_spor_klubu_taksim_standinda.jpg
Perperok.../ Kelebek...
Perperok.jpg
peternorman_atlet.jpg
picasso.jpg
picture-1
picture-10
picture-11
picture-12
picture-13
picture-14
picture-15
picture-16
picture-18
picture-19
picture-2
picture-20
picture-21
picture-22
picture-24
picture-25
picture-26
picture-27
picture-28
picture-29
picture-3
picture-30
picture-31
picture-32
picture-33
picture-4
picture-5
picture-6
picture-7
picture-8
picture-9
pinar.png
PKK.jpg
Porén te/ Saçların
Poren te- Saçların.jpg
Q04.jpg
qijikares2ğğ.jpg
Qijıka Reş.jpg
qırıka reş.JPG
reklamin_dili_b.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
resim.jpg
Resim2.png
Roj TV.jpg
Roj Tv.png
roni.jpg
Rosa - Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg, Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg.jpg
Sacayak dergisi Sayı 8
Sacayak dergisinin 11. sayısı
Sacayak, Sayı 3
Sacayak, Sayı 4
Sacayak, Sayı 6
sacayak2.jpg
Sacayak_Sayi10_Sayfa 1_5cm.jpg
Sacayak_Sayi12_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_05_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_09_Kapak.jpg
Saidi Kurdi-Son Derviş.jpg
saitfaik.jpg
sakine ana.jpg
salihzezgin.jpg
Sarkis Çerkezyan.jpg
Sarkis H-1.JPG
Sarkis ve Doğan
sarkis.jpg
Sarmaşık.jpg
sartre.jpg
savunma_kapitalistuygarlik.jpg
Sayı 54
sazai sarıoğlu.jpg
Sazak'ın Dikenleri
süryaniler.jpg
senci.jpg
senci.jpg
Serhedo ve Gerilla
serif_gencdal_kandil_s.jpg
serturkm.jpg
sevahir_bayindir_yarali.jpg
Sevan nişanyan.jpg
seyit rıza.jpg
Sezen Aksu-Kürt Açılımı.jpg
Shantel.jpg
Ship to Gaza: I have eyes only for you!
sol_cati_partisi2.jpg
Sor (kırmızı)
sorayayi_taslamak.jpg
Sosa.jpg
Sosyalizm Nedir? Kitap kapağı
stalin.jpg
Surp Giragos Ermeni Kilisesi.jpg
SURP%2~1.JPG
suryaniler_toplumu.jpg
sylvia-plath.jpg
Sırrı Süreyya Önder.jpg
taraf-gazetesi.jpg
tas-atan-cocuk.jpg
Taş Atan Çocuklar
Taşhoran Kilisesi.jpg
Türk Solu'nun İzinden Gittiği Gelenek: Naziler
Türkiye: 98 - Almanya: 0
tbmklein2.jpg
Tehcir.jpg
tersinden kemalizm.jpg
Teslim Ol!
thumb4073.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven, Digran Zaven
Toplum ve Kuram.jpg
Toplum_ve_Kuram.jpg
toprak_empati.jpg
Troçki.jpg
tuncboyaciyan.jpg
Turkey-ruins-FE05-wide-horizontal.jpg
Uçurtma Gerilla.jpg
ucuncu-koxuz1024.jpg
ugurkaymaz_cocuk.jpg
uludere-8mart.jpg
Unbenannt-2.jpg
van_mazot_iskence.jpg
Varlik Vergisi Kitap Kapagi
varlikver400.jpg
Vedat Kurşun.jpg
vedatturkali.jpg
vedat_kursun_azadiya_welat.jpg
Veysi sarısözen.jpg
Walter Benjamin.jpg
wwwresimmaxnet-top-oynayan-horozlar.jpg
x-golgeli
Xmas beginning and traditions
Yabancı
Yanılsama(yağlıboya resim)
Yargıtay neden mi Pınar'a düşman?
Yargıtay Neden mi Pınar'a Düşman?
yasamagaci136.jpg
yasamagaci136.jpg
yasarjem1.jpg
yasarkemal.jpg
yazar_migirdic.jpg
Yaşam Ağacı Derneğinin Afişi
Yeni Kıbrıs Partisi.jpg
yilmaz-guney-.jpg
yilmaz-guney.jpg
yukselgenc_nukhetsirman.jpg
yusuf.jpg
zarakolu_onderoglu.jpg
Zeki_Okten_by_ozgurcanakbas.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeynel Ergin.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
Ziya gökalp lisesi.jpg
Şerzan Kurt.jpg
Şivanê_Kurmanca_kapak_as.jpg
İçerden.jpg
İdam Edilen Ermeni Sosyalistler
İHD ve TİHİV.jpg
İHD.jpg
İkince Köxüz sitesinin görünüşü
İkinci Köxüz Sitesi
İlk Köxüz sitesinin görünüşü
İslamda Kayıp Gerçek - Kapak
İttihat et.jpg
Choose an image already existing on the server if you do not upload a new one.
-or-
Upload Image:
Image title:
The title the image will be shown with.
Related Links
Links are stored as part of the
links management feature
. Monitoring and dead link detection are centrally managed from there.
To add more links, just click "Preview" to add another blank row. To remove a link from this article, just blank out its URL field or check the Delete box.
If you blank out the title but leave the URL, then the system will suggest a title for you. The Weight allows you to determine the order in which links are displayed; lower numbers float to the top.
URL
Başlık
Ağırlık
Sil
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
Ağırlık:
-15
-14
-13
-12
-11
-10
-9
-8
-7
-6
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
Verilen seviyedeki sayfalar önce ağırlıklarına sonra başlıklarına göre sıralanır.
Günlük iletisi:
Diğer yazarların sizin düşüncelerinizi anlaması için burada yaptığınız eklemelerden veya değişikliklerden bahsedin.
Yazarlık seçenekleri
Yazan:
Misafir
için boş bırakın.
Yazıldığı tarih:
Biçimi:
2011-09-26 19:50:43 +0000
. Zaman olarak gönderme zamanını kullanmak için boş bırakın.
Yayınlama seçenekleri
Yayında
Ana sayfaya yükselt
Listelerin üzerinde kalıcı
Yeni sürüm yarat