Aleviler, Kürtler, Onur Öymen Ve CHP ya da Her Şer’de Bir Hayır Vardır
Tarihin belli momentlerinde, milyonlarca insanın bildiği, on yıllarca sürekli söylenmiş ama etkili olmamış bir söz, bir cümle, o momentte söylendiğinde bir deprem etkisi yaratabilir.Ve o söz söylendikten sonra artık hiçbir şeyin eskisi gibi olma şansı kalmamıştır.Yazı başlığından da gördüğünüz gibi ONUR ÖYMEN’in DERSİM KATLİAMI üzerine söylediklerini kastediyorum. Tam silahların sustuğu, Kandil’den, Mahmur’dan silahlı PKK’lıların barış için Türkiye’ye geldiği, yüz binlerce Kürt’ün, on binlerce Alevinin barış ve demokrasi için sokaklara döküldüğü, Kürt Sorunu’nun parlamentoda konuşulmaya başlandığı, barışa karşı toplumsal duyarlılığın zirve yapmaya başladığı, darbecilerin her gün yeni kirli çamaşırlarının etrafa saçıldığı bir dönemde edildi bu sözler.Resmi tarih yazmamış da olsa, milyonlarca Alevi, Kürt, -daha az sayıda- Türk 1938 de Dersim’de neler olduğundan haberdardı.1938 Dersim’inden haberdar olanlar, bu CHP denen partinin Alevi ve Sünnileri bir birine düşürerek kendi darbe ortamlarını hazırlamaya çalışan ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ’nün avukatı olduğundan habersiz değildi. Bunun yeni katliamların hazırlığı olduğunu fark etmiş olmalıydı.ETÖ’ nün, Alevilerin önderi ALİ BALKIZ’a suikast hazırladığı, bu suikastın tüm detaylarının bugün artık mahkeme dosyasında yerini aldığı, savcı tarafından bizzat Ali’ye gösterildiği, Ali’nin "Ciddiyet derecesini öğrenmek için savcı beyle görüştüm. Daha önce de Kazım Genç görüşmüştü. Önümüze konan 28 sayfalık imzalı belge görünce meselenin ne denli ciddi olduğunu anladım" (NTV ye yaptığı açıklama) dediği de bilinir.Tüm bu bilinenler bir sarsıntı yaratmazken, Onur Öymen’in, kendine insanım diyebilen birisi tarafından, kabul edilmesi mümkün olmayan, belki bizim daha yıllarca uğraşsak yine de anlatmakta güçlük çekeceğimiz bir insanlık dramını, bir ırkçı katliamı itiraf etmesiyle “deprem” oldu..Bu itirafla tüm taşlar yerinden oynadı, tüm resmi tarih ilk kez bu kadar yaygın sorgulanır oldu, aleviler kendilerini doğal oy potansiyeli olarak gören CHP’ye karşı sokağa çıkmaya başladı.(Oysa daha 2 hafta önce elli bine yakın Alevi demokratik talepleri için sokaklara dökülmüş, gırtlakları yırtılana kadar haykırmışlar, ama iki önderine suikast planı bilindiği halde CHP ve ETÖ’cülere karşı tek kelime etmemişlerdi. Hemen bunun ardından darbe karşıtları sokağa çıktıklarında, kurumsal olarak Aleviler yine yoktu.)Bu yazının amacı Alevileri itham etmek değil. Tüm bunların anlaşılır nedenleri vardır. AKP ve bundan önceki hükümetler Alevilere güven vermediler, onları eşit vatandaşlar olarak görmediler.Bu durum, bugüne kadar Alevilerin CHP ile yakın durmalarına neden olduysa da, artık Alevilere, darbecilerle kol kola yürüyen, tek parti döneminin baskıcı katliamcı çizgisini bugün savunmaya devam eden, Kürt Sorunu’nun barışçı çözümüne karşı şiddeti dayatan, ırkçı partilerin ne Alevilerin ne Kürtlerin, ne de insanlığın dostu kurtarıcısı olamayacağını uzun uzun anlatmanın gereği kalmadı. Onur Öymen ve CHP’nin itirafı, sadece Alevilerin kendi öz örgütlülüklerine güvenlerini derinleştirmelerini değil, toplumdaki çeşitli demokrasi güçlerinin yan yana gelmesini, CHP’den tüm umutların kesilmesini, yeni bir sol partinin oluşmasını hızlandıracağı için “hayırlara vesile olmuş” bile olabilir.Bana göre, “su kendi mecrasında akmaya başladı”.
- Selami54 ağ günlüğü
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
