Skip to the navigation
.
Skip to the content
.
Köxüz Sitesi bundan sonra http://www.koxuz.net/anasayfa/ adresinde devam edecektir.
Anasayfa
Son Gelenler
Köşe Yazıları
Bloglar
Forumlar
Yorumlar
Kitaplar
Galeriler
Kontak
Linkler
Ana Sayfa
»
Anasayfa
Şölenler, Bayramlar, Kurban Bayramı ve Sosyalizm (Kurban Bayramının Ekonomi Politiği)
Görüntüle
Düzenle
links
Başlık:
*
Kategoriler
Köşe Yazarları:
*
- Lütfen seçiniz -
A. Hicri İzgören
Abdullah Öcalan
Abdullah Korkmazhan
Ali Dehri
Avni
Ayhan Bilgen
Ayşe Günaysu
Çözüm Defteri
Öteki Tarih
Özgür Amed- Kurdocul İşler
Özgür Ünveren
Birol Dinçel
Cihan Erdoğan'ın Yazıları
Delil Karakoçan
Demir Küçükaydın
Deniz Tilyos
Erkan
Erol Özkoray
Esen Uslu
Esra Çiftçi
Faysal Özçift
Ferhan Umruk
Ferhat Arslan'ın Fotograf Çalışmaları
Ferhat Tunç
Fırat Aydınkaya
Garbis Altınoğlu
Gün Zileli
Günay Aslan
Hakan Akçura
Hakan Öztürk
Halil Savda'nın Yazıları
Haluk Gerger
Handan Çağlayan
Hasan Oğuz
Haşim Kutlu - Kızılbaş Meydanı
Hüseyin Aykol
Hüseyin Çelik
Hrant Dink
Kardeş Türküler
Köxüz
Kiraz Biçici
Koray Düzgören
Loqman Ehmed'in Çalışmaları
M. Şehmus Güzel
Medya Diyalog
Murat Çakır'ın Yazıları
Murat Kanatlı
Muzaffer Oruçoğlu
Mıgırdiç Margosyan
Ozan Değer
Ragıp Duran-Apoletli Medya
Ragıp Zarakolu
Ramazan Kaya
Sait Çetinoğlu
Salih Kadim
Sevan Nişanyan'ın Yazıları
Sezai Sarıoğlu
Tayfun Şen
Tayfun İşçi
Teslim Töre
Ulus Irkad
Uğur Kemal
Veysi Sarısözen
Yalçın Yusufoğlu
Yüksel Genç
Yıldırım Onat
Zeliha Akpınar
Şaban İba
Şeyhmus Diken
Köşe Yazarları burada kendi isimlerini seçmeli
Bölümler-Konular:
*
Gündem
-"Barış Süreci"
-"Kürt Sorunu"
-Anayasa Tartışmaları
-Avrupa Birliği
-Çatı Partisi Tartışmaları
-Büyük Ortadoğu Projesi
-İnsan Hakları
Politika
-Türkiye Politikası
-Ortadoğu Politikası
-Dünya Politikası
Ekonomi
-Dünya Ekonomisi
-Türkiye Ekonomisi
Sınıflar ve Partiler
Sosyal Hareketler
-Ulusal Hareketler
-Barış Hareketi
-İşçi Hareketi
-Çevre Hareketi
-Kadın Hareketi
-Gençlik Hareketi
Kültür ve Sanat
-Plasitk Sanatlar
-Sinema - Tiyatro
-Edebiyat
-Müzik
Dosyalar
-Hrant Dink Cinayeti
-Şemdinli
Linkler
Bilim ve Teknik
-Doğa Bilimleri
-Toplum Bilimleri
Yaşam - Günlük Hayat
-Medya
-Spor
Felsefe
Köxüz'den Yazılar
-Köxüz'ün Temel Metinleri
-Köxüz'den Mektup
-Köxüz Redaksiyonundan
-Köxüz'den Yorumlar
-Köxüz'ün Künyesi
Okurladan Yankılar
Lütfen yazınızın yer alacağı bölümü seçiniz.
Ana Metin:
Bir toplumun refah ve zenginlik düzeyini emek üretkenliğinin yüksekliği belirler; emek üretkenliği ise son duruşmada, daha büyük ve başka enerji kaynaklarının üretim sürecine katılması demektir. İnsanlık tarihi ve insanlığın yaşadığı belli başlı toplum biçimleri, temel enerji kaynaklarına göre de sınıflanabilir ve bu tamı tamına farklı üretim biçimlerine de denk düşer. </meta><br /> </meta><br /> </meta><br /> </meta> </p> <p>Kabaca insanın kol ve kas enerjisine dayanan üretim “Vahşet”; bitki ve hayvanların ehlileştirilmesiyle birlikte, adeta güneş enerjisine dayanan organik robotlarla yapılan üretim “Barbarlık”; rüzgar ve su gücü klasik tarıma dayanan tefeci ve bezirgan sermaye uygarlığı; fosil yakıtların enerjisine dayanan üretim de modern kapitalist uygarlık demektir.</p> <p>Homo Sapiens, ateşin çocuğudur. Ateş sayesinde insan denen canlı türü, ilk giyinen, ilk mezarı olan canlı olmuştur. Ateş sayesinde, o maymun benzeri, alet kullanan yaratık Afrika savanlarının ılıman iklimini terk ederek tüm iklimlerde yaşayabilen ilk canlı, hasılı insan olabilmiştir.</p> <p>Evet, bu günkü insan, yani Homo Sapiens, ateşin bir ürünüdür, ama ateş kendi başına, insanın avcılık ve toplayıcılıktan, yani esas olarak kol gücüne dayanarak üretim yapmaktan kurtulmasını sağlayamamıştır. Ateşin emek üretkenliğini arttırmada kullanılışı, çok sınırlı alanlar hariç, neredeyse sanayi devrimine kadar mümkün olmamıştır. Nasıl ateşi kontrol altına almak için, canlının onunla doğrudan temasını ve yanmasını engelleyen bir alet, dolayısıyla aleti kavrayan bir el ön koşul idiyse ve alet denen cansız nesneyi aracı etmedikçe hiçbir canlı ateşi kullanamadıysa; ateşte ortaya çıkan ısı enerjisini de mekanik enerjiye dönüştürebilmek ve onu işte yani emek üretkenliğini artırmakta kullanabilmek için de hem bu yönde bir ihtiyaç hem de belli bir teknik gelişme düzeyini gerekiyordu. İhtiyacı ve teknik düzeyi dünya ticareti ve kapitalist geniş yeniden üretim binlerce yıl sonra yaratabildi.</p> <p>Bu nedenle, neredeyse modern sanayi devrimine kadar ateş, üretim süreçlerinde, mekanik hareketlere dönüştürülerek emek üretkenliğini arttıran bir enerji kaynağı olarak kullanılamamıştır. Kullanımı doğrudan ısı ve ışık kaynağı olmakla ve madenlerin arıtılmasında veya kimi yiyeceklerin hazırlanmasında olduğu gibi kimyasal dönüşümlerin aracı olmakla veya onları hızlandırmakla sınırlı kalmıştır. Modern sanayi devrimine kadar olan dönemde, emek üretkenliğini arttırmada enerji kaynağı olarak insanın kas gücüne sadece hayvan, su ve rüzgar gücü eklenebilmiştir.</p> <p>Hayvan gücünün kullanımı, hayvanların ehlileştirilmesini yani neolitik devrimi; su ve rüzgar gücünün kullanımı ise, büyük miktarda ürünleri ve yerleşikliği, yani tarıma dayanan üretimi ve belli bir ticaret düzeyini, şehirleri, hasılı uygarlığı ön koşul olarak gerektirir.</p> <p>Homo Sapiens’in yuvarlak hesap yüz bin yıldır var olduğunu ve Neolitik devrimin de yuvarlak hesap on bin yıl önce gerçekleştiğini düşünürsek, modern insan türünün ortaya çıkışından, neolitik devrime kadar geçen zaman, yani doksan bin yıl; yani homo sapiensin var oluşunun onda dokuzu; sadece kas gücüne dayanan son derece düşük bir emek üretkenliği düzeyinde; dolayısıyla sürekli bir <b>kıtlık</b> ve <b>açlık</b> tehdidi altında geçmiştir.</p> <p>İnsanın sadece kol gücüne, kaslarının gücüne dayanarak yaptığı üretim, esas olarak avcılık ve toplayıcılığa denk gelir. Ok, yay, mızrak, balta gibi bütün üretim araçları hep insanın kas gücüne dayanırlar ve bu gücü biriktirerek kullanmak ve belli bir noktada yoğunlaştırmak işlevine dönüktürler.</p> <p>Böylece insan bir yandan ateş sayesinde ilk mezarı olan, sanatı olan, bir toteme dayanan toplumsal üstyapısı ve örgütlenmesi olan bir canlı haline gelirken dolayısıyla mezarı olan ilk canlı olurken, yani ölüleri bile toplumun bir parçası olurken, aynı zamanda esas olarak kendi kaslarının gücüne dayanarak üretim yaptığından, yani emek üretkenliği son derece düşük olduğundan, sürekli bir kıtlık halinde yaşamıştır.</p> <p>Ama kıtlık demek, canlının yaşayabilmek için birbiriyle rekabeti demektir; insanın insana rekabeti demektir. Aç bir insanı, diğer hemcinslerini, çocuklarını, yaşlılarını yemekten alıkoyacak bir örgütlenme demektir. Hem kıtlıkta yaşamak, hem de birbirini, özellikle güçsüz çocukları ve yaşlıları yemeyip dayanışabilmek. Dişinin soyun devamı için gerekli analık içgüdüleri bunu bir ölçüde engellese bile, erkekler için nasıl engellenecektir bu?</p> <p>Totem, yani soy ve kardeşlik ve Kutsallık bu çelişkiyi çözen bir üstyapı sağlamıştır. Bunun temeli ise, neredeyse bütün dinlerin “nefsine hakimiyet” diye sonradan da ululayacağı ve sınıflı toplumun eşitsizlikleri karşısında kişisel bir çıkış yolu olarak önereceği iç güdülere hakimiyettir. İç güdüler toplum, yani “totem” ya da “tanrı” için kurban edilebilmelidir ki toplum varlığını sürdürebilsin. Bu gün bizlere bir mazohizm veya işkence gibi gelebilecek bütün “ilkel” toplumlarda görülen acılı imtihanlar, hep parçanın bütüne; nefsin, iç güdülerin topluma tabi olması eğitimine yöneliktirler.</p> <p>Bu gün bizlerin yamyamlık ya da kanibalizm dediğimiz şey, aydınlanmanın insan kavramına dayanır. Bu kıtlık döneminde insanlar aynı kabile ya da soydan olanlardan ibaretti; onlar başka kabileleri veya insanları öldürüp yediklerinde, başka insanları değil; başka canlıları yiyorlardı. Ama buna karşılık hiçbir kandaş toplum kendi kandaşına, yani insanlara dokunmazdı. Aksine, kandaşı ya da soyu ve kabilesi için kendini feda toplumsal örgütlenmenin temelini oluşturmuştur. Toplum için feda, iç güdülere egemenlik, parçanın bütüne (toteme, soya) tabi olması, eşit haklı bir kandaş olabilmek için acılı imtihanlar (ki sünnet vs. bunun bir kalıntısıdır) bütün bu toplumların hepsinde ortak özellikler olagelmişlerdir.</p> <p>Kıtlıkta çocukların özellikle aç erkeklerce yenmesi bu mekanizmayla engellenmiştir ama kıtlık var olmaya ve çocuklar da bir çok durumda ya açlığa mahkum olmaya (ama totemin soyundan gelenler arasında dayanışma ve parçanın bütüne tabi olması esas olduğundan ve hiç kimse aç bırakılamayacağından) doyurulduğu takdirde, kabilenin açlıktan ölmesine yol açabilecek bir tehlike olmuştur.</p> <p>Bu koşullarda insan, tek tek canlılar olarak çocuk ve yaşlıları yememiş ama onları toplum adına “kurban” etmek ve böylece hep parçanın bütüne tabi olması ilkesini yaşatmak hem de kabile olarak varlığını sürdürmek olanağı bulabilmiştir.</p> <p>Bu nedenle, kıtlığın, yani neolitik devrim öncesinin bütün toplumları aynı zamanda çocuk kurban etmişlerdir. Denebilir ki, bu günkü insan soyu istisnasız “çocuk katilleri”nin ahvadıdır.</p> <p>Bu nedenle, insanlık var oluşunun onda dokuzu boyunca, doksan bin yıl boyunca, çocukları da kurban etmiştir. Bu kıtlık döneminin kalıntıları, uygarlığa ve daha yüksek bir emek üretkenliğine daha geç geçen haklarda çok yakın zamanlara kadar yaşamıştır.</p> <p>Fenikeliler, uygarlaştıktan sonra bile Molok’a çocuklarını kurban ediyorlardı. Çocuk kurban etme geleneği, ta Roma çağına, Kartacalılara kadar devam etmiştir.</p> <p>Bu gün Amerika’dan tekrar dünyaya yayılan Hallowen, Keltlerden kaynaklanır ve Keltlerdeki çocuk kurban etme adetinin, orta doğudaki Kurban Bayramı benzeri bir şekilde bırakılışını ama aynı zamanda bunun yakın zamanlara kadar yaşadığının kanıtını temsil eder.</p> <p>Araplarda, daha İslamiyet’in doğuş döneminde bile, kız çocuklarının kurban edilmesi adeti yaşıyordu. Ve nihayet bizzat Kurban bayramı çocuk kurbanının bir kanıtıdır.</p> <p>İnsanlığın, sürekli kıtlıktan kurtulması, hayvanları ve bitkileri ehlileştirmesiyle mümkün olabilmiştir. Hayvanların ve bitkilerin ehlileştirilmesi, yani özünde neolitik devrim, dünya tarihinde gelmiş geçmiş en büyük devrimdir ve bu günkü uygarlığın en büyük keşifleri bile bu devrimin yanında birer cüce gibi kalır. Bu günkü bütün yaşamımız hala bu devrimin kazanımlarına dayanmaktadır. Temel gıdamızı oluşturan bütün hayvanlar ve bitkiler; giydiklerimiz (Dokumacılık); yemek yediğimiz tabaklar ve yiyecekleri içinde koruduğumuz kaplar (çömlekçilik) hemen her şey bu devrimin bulduklarıdır özünde.</p> <p>Neolitik devrim bir bakıma, güneş enerjisiyle çalışan organik robotların keşfi ve kullanımı gibi tanımlanırsa onun çapı ve emek üretkenliğinde yaptığı muazzam sıçrama anlaşılabilir. Böylece insanın çalışması esas olarak bu robotların bakımı, ürünlerinin toplanması gibi eylemlerde yoğunlaşmıştır. Kol emeği artık ehlileştirilmiş bitki ve hayvanlarda biriken güneş enerjisinin kontrol altına alınmasına yönelik olarak işlev görür. Dolayısıyla enerji kaynağındaki bu muazzam artış, aynı zamanda üretkenlikte muazzam bir artış bu da sürekli kıtlık ve açlık tehlikesinden kurtuluş demektir.</p> <p>Böylece avcılık ve toplayıcılığın kıtlık ekonomisinin yerini; hayvan yetiştirmenin ve gelgeç bahçeciliğin bolluk ekonomisi almıştır. Bu durumda, kabilenin ya da toplumun yaşaması için çocukları kurban etmek gereği kalmamıştır.</p> <p>Kurban bayramının ortaya çıkışını anlatan söylence, asılında, gerçek tarihin doğru bir tasvirinden başka bir şey değildir. Avcılığa ve toplayıcılığa dayanan kıtlıkta çocuklar kurban edilirken, hayvanların ehlileştirilmesine geçişle birlikte, çocuk yerine hayvan kurban edilmesine geçişi; yani neolitik devrimi; emek üretkenliğindeki bu devasa artışı; bu artışa paralel olarak üstyapının da yeni alt yapıya uygun hale gelişini; insanların sürekli bir açlık ve kıtlık tehlikesinden kurtuluşunu sembolize eder. Bu muazzam devrim ne kadar kutlansa yeriydi ve yeridir.</p> <p>Daha sonra İslam bu Sami göçebeliğinin geleneğini almış, onu uygarlığın sınıflı toplumunda; zenginlik ve yoksulluk farklılıklarının bulunduğu toplumda, zenginlerin kurban kesmesi ve bunu fakirlere dağıtması dolayımıyla, bu farklılıkları nispeten ılımlandırmanın bir aracı yapmıştır.</p> <p>Klasik uygarlıklar çağında, bunun da belli bir işlevi vardı ve Kurban bayramları ne kadar kutlansa yeriydi.</p> <p>Kurban bayramında bir bakıma böylece iki bayram iç içe geçiyordu; neolitik devrimin bayramı ve İslam’ın uygarlığın sınıf çelişkilerini nispeten yumuşatan; Hindistandaki Kastlaşma benzeri sınıf fosilleşmelerine karşı, tüm Müslümanları soyu ya da gelir düzeyi ne olursa olsun, aynı namaz safında eşitçe dizen, uygarlıktaki kastlaşmaya ve aşırı zenginlik farklılıklarına karşı İslam devrimi veya reformunun bayramı.</p> <p>Kurbanlık hayvan, çok öncenin unutulmuş çağlarında, toplum için ve toplum adına kurban edilen çocukları gibi, bir gelin gibi süslenir; el bebek gül bebek bakılır, bir bakıma o kısa hayatının herkesinkinden daha güzel geçmesi için elden gelen arda koyulmazdı. Bizzat kurban ediliş eylemi bile, o unutulmuş geçmişin izlerini taşır; kurbanın öleceğini bilmemesi; öldürme işleminin olabildiğince seri ve acısız olması; dualar, seremoniler vs. hepsi, kurbanın toplumun yaşaması için bir dayanışma olduğunu vurgulamaya ve kanıtlamaya yöneliktir.</p> <p>Ne var ki, bu gün geniş yeniden üretim çağında, hayvanların bant usulüyle üretildiği, öldürüldüğü ve işlenip piyasaya sürüldüğü çağda, bu kurban adeti ve bayramı, çoktan uygarlığa geçmiş Fenikelilerin çocuk kurban etmeye devam etmelerine veya Asteklerin uygarlık sembolü piramitler üzerinde artık kıtlık nedeniyle bir gereği kalmamışken insan kurban etmeye devam etmesine benzer. Gerçek anlamını, yitirmiş ve hatta tam zıt anlamda bir işlev kazanmıştır. Azteklerde insan kurban etmenin devam etmesi, bu adetin diğer kabileleri ya da kastları baskı altına almanın; onları terörize etmenin bir aracı olarak kullanılmasıyla ilgiliydi. Fenikelilerin çocuk kurban edişleri de muhtemelen benzer bir işleve sahipti.</p> <p>Bu günkü toplumda da kurban, artık bir sosyal adalet ve toplumsal dayanışma aracı olmaktan çıkmış; bir zenginlik ve güç gösterisinin; toplum içinde ne kadar dini bütün olduğunun reklamını yapmanın; bir prestij ve itibar edinmenin arıcı haline gelmiştir.</p> <p>“Sağ elinin yaptığı iyiliği sol elin bilmeyecek” diyen bir dünyanın ve değerler sisteminin değil; <i>“bakın ben ne kadar iyilik yapıyorum, ne kadar dindarım”</i> diye bar bar bağıran; kapitalizm öncesinin her türlü değerini yitirmiş, modern burjuva toplumunun da demokratik değerlerinden bile zerrece nasibini almamış insan posalarının, lümpenlerin değerlerini ifade etmektedir artık kurban kesmek.</p> <p>On bin yıl öncesinin sürekli kıtlıkta yaşayan insanları çocuklarını kurban ederken, bu günün kurban kesenlerinden, milyon kez daha insani bir iş yapıyorlardı. O<b> çocuk kurbanları bir cinayet değil, bir ibadetti</b>; bu gün <b>ibadet diye hayvan kesenlerin yaptığı ise ibadet değil cinayettir</b>.</p> <div align="center">*</div> <p>Modern toplumda, bu günkü geniş yeniden üretim yordamında, tüm değerleri yaratan işçinin iş gücüdür. Sömürü oranını iş gücünün fiyatı belirler. İş gücünün örgütlenmesi ve fiyatının yükselmesi, modern toplumu bir parça yaşanır kılan biricik ilaçtır.</p> <p>Ama iş gücünün örgütlenmesi ve haklar edebilmesi için, işçilerin demokratik özgürlüklere; fikir, örgütlenme, bir araya gelebilip çıkarlarını korumak için birlikler oluşturma; partiler kurma özgürlüklerine ihtiyaçları vardır. Bu nedenle, demokrasi denen şeyin biricik garantisi ve sağlayıcısı, işçi sınıfı ve hareketidir.</p> <p>Ama işçi hareketi de ancak demokrasi mücadelesi içinde toplumdaki tüm ezilenleri ve gayrı memnunları birleştirip, sadece işçiler için ekonomist bir hareket olmaktan çıkıp, devrimci ve demokratik bir karakter kazanabilir ve o zaman bu hakları elde edebilir.</p> <p>Sadece bütün Avrupa ve dünyanın modern tarihi değil, Türkiye’nin yakın tarihi de bunu kanıtlar. 1960’lar ve 70’ler işçi hareketinin hem yükseldiği hem de demokratik talepleri toplumun gündemine taşıdığı bir dönemdi. Son çeyrek yüz yıl ise, ortalıkta hem işçi hareketi yoktur hem de devrimci ve demokratik talepler.</p> <p>İşçi hareketi örgütlendiği ve demokratik haklar elde ettiği takdirde, toplumdaki zenginlik ve yoksulluk farkları azalır. Çünkü ezilenler bu haklara dayanarak kapitalistler karşısında pazarlık güçlerini yükseltirler; vergiler aracılığıyla ulusal gelirin yeniden dağıtımında ağırlıklarını koyarak, zenginlik ve yoksulluk farklarını nispeten daha ılımlandırıcı tavizler koparabilirler. Böylece toplumda, tümüyle çürümeye ve çözülmeye yol açan, korkunç yoksulluk ve zenginlik farkları azalır.</p> <p>Böyle bir toplumda, et yiyebilmek için kurban bayramını bekleyen yoksullar olmaz. Böyle zenginlik ve yoksulluk farkları ve bunun yarattığı çürümeler olmayınca, böylesine gösterişli hayvan katliamları da olmaz.</p> <p>Batı ile doğunun farkı buradadır. Doğu’da insanların hiçbir zaman hakları olmaz. Orada avane kliyen ilişkileri geçerli olur. Zengin olan, üstün olan, yetkisi olan, “adamlarını” korur, onlara “kıyak” yapar. Alttakiler de ona karşı sürekli gebe ve mahkum kalırlar.</p> <p>Demokraside ise, insanların hakları olur. Kimse bu hakları için kimseye minnet etmek zorunda değildir. Böyle bir toplumda, birbirinin elini öpen, yağcı, garibanın karşısında Allah kesilip güçlünün karşısında köpekleşen insanlar yer bulamaz ya da daha da azalır.</p> <p>Türkiye’deki sistem, bunun tam tersini yaratmakta ve üretmektedir. Bürokratik oligarşi tüm toplumsal sistemi bu haklar değil, hoşgörü veya görmezden gelme ilişkisine göre kurmuş bulunmaktadır.</p> <p>Burjuvazi de bunun karşısında, haklara değil, aynı şekilde, avane, kliyan (klik) ilişkilerine dayanan bir sistemi savunmaktadır. Kurban bayramlarının böylesine bir katliama, zenginlik ve hayır severlik gösterilerine dönüşmesi, hep bu demokrasi yokluğunun; hak yoksunluğunun; avane kliyan ilişkilerinin tüm topluma egemenliğinin bir yansıması ve sonucudur.</p> <p>Kemalist oligarşi ile burjuvazinin politik İslam’ı aslında aynı sistemi savunmaktadırlar. Demokratik haklara değil, hoşgörüye, gebe bırakmaya dayanan sistemdir bu. AK Partili belediyelerin yoksullara ekmek dağıtması da, kurban bayramlarının gösterişli hayvan katliamları da; “kapkaççılık” da, müthiş zenginlik ve israf da bütün bunlar hepsi aynı sistemin ayrılmaz parçaları; aynı madalyonun farklı yüzleridir.</p> <p><b>Politik İslam</b>, ne İslam’dır ne de demokratiktir. Politik İslam, ulusu, yani politik olanı dinle veya İslam’la tanımlayan <b>gerici bir milliyetçiliktir</b>. Eğer sorun Müslüman olmak ise, bu gün Müslüman olmak ancak tutarlı demokrat olmakla; toplumda tüm değerleri yaratanların, çalışanların her türlü örgütlenme, fikir, gösteri özgürlükleri için mücadele etmekle; toplumdaki hiçbir dilin, dinin, etninin özel bir imtiyazı olmaması için mücadele etmekle mümkündür.</p> <p>Bu günün dünyasında, bir zamanlar kurban kesmenin sağladığı sevabı; ancak demokratik haklar için hapiste yatmak; sürgünlerde yaşamak; ezilen ve yoksulların demokratik hakları için mücadeleye girmek sağlayabilir. Bu özgürlükler ve haklar için bir şey yapmamak, hatta karşı olmak; sonra da yoksullara yardım ve dindarlık adına gösterişli veya gösterişsiz kurbanlar kesmek! Bunun ne Müslümanlıkla, ne insanlıkla ilgisi yoktur. Bunlar cehennemde yanmaya layık gühahkarlardır.</p> <p>Türk devletinin Türk devleti olmasına, Türkçe’nin resmi devlet dili olmasına; yurttaşlığın Türklükle tanımlanmasına karşı çıkmadan; tüm dillerin eşitliğine savunmadan; yurttaşlığın hiçbir din, dil etni ile bağlantısının olmaması gerektiğini savunmadan “Müslüman” da olunamaz, demokrat da olunamaz.</p> <p>Gerçek Müslüman, diyanet işlerinin lağvını, Sünnilerin de tıpkı aleviler gibi, din görevlileri için kendi gönüllü bağışlarıyla onlara bakmasını savunur.</p> <p>Bir yandan bu konularda ağzını açmayacaksın, hatta bu günkü çürütücü ve gerici sistemi savunacaksın, diğer yandan da, haç, kurban ya da İslamiyet’in faziletleri üzerine geviş getireceksin ve kurban kesip sözde aç ve yoksul bıraktıklarına üç beş kırıntı dağıtıp onları kendine veya zenginlere minnet borçlu bırakacaksın. Bunun adı ikiyüzlülüktür; münafıklıktır.</p> <div align="center">*</div> <p>Bayram her şeyden önce çalışılmayan gün demektir. Çalışılmayan bir gün ise, o çalışılmayan günde insanları aç kalmaktan kurtaracak bir artı ürünü var sayar. Bu artı ürün ise, belli bir emek üretkenliği düzeyini.</p> <p>İnsan bu düzeye ancak, neolitik devrimle ulaşmıştır. Dolayısıyla, Kurban bayramı, sadece çocuklar yerine hayvanların kurbanına geçişin değil, aynı zamanda bayram denen, çalışmadan yaşanabilecek günlerin ortaya çıkışını da sembolize eder.<a title="" name="_ftnref1" href="#_ftn1"><span><span><span style="font-size: 12pt; line-height: 120%;">[1]</span></span></span></a></p> <p>Neolitik devrim öncesinde, insanların kıtlık içinde yaşadıkları çağlarda da elbette rastlantısal iyi bir av sonucu, ya da uygun bir mevsim dolayısıyla bol yiyecek bulunduğu zamanlar olabiliyordu<a title="" name="_ftnref2" href="#_ftn2"><span><span><span style="font-size: 12pt; line-height: 120%;">[2]</span></span></span></a>. Ama bunlar tamamen rastlantısaldı ve düzenli değildi. Dolayısıyla, sürekli bir artı ürün olmadığından, bu rastlantısal artı ürünün korunması ve saklanması için gerekli ihtiyaç ve teknikler de bilinmiyordu. Dolayısıyla, rastlantısal artı ürünler derhal tüketilmeliydi.</p> <p>Bu nedenle neolitik devrim öncesinde <b>bayram yoktur</b>, rastlantısal artı ürünleri tüketmeye yarayan <b>şölen </b>vardır. Neolitik aynı zamanda bayramın da keşfidir. Bir bakıma Kurban Bayramı, sürekli ve düzenli bir artı ürünün varlığının, yani <b>bayramın keşfinin de bayramı</b> sayılabilir. İnsanlık tarihinin bütünü göz önüne alındığında, gerçekten bayram olarak kutlanmayı hak eden muazzam devrimci değişikliklere; üretim güçleri, ilişkileri ve üstyapıdaki muazzam değişikliklere denk düşmektedirler bu ve benzeri bayramlar.</p> <p>Her sosyalist, bu bilinçle, bu bayramları kutlamalıdır, insanlık tarihindeki en büyük devrimlerin bir anısı olarak. Ama bu bayramları kutlamak, bu gün yaşadığımız dünyaya uygun bir üstyapı mücadelesiyle olabilir.</p> <p>Semavi dinler de çok büyük toplumsal devrimlere karşılık düşerler elbet. Bu dinler sonra gelişen uygarlık ve sınıflı toplumlar içinde, nispeten eşitlikçi büyük reform ve devrimleri sembolize ederler.</p> <p>Örneğin İsa’nın doğumunun kutlanmasını ele alalım. Birbiri peşi sıra gelen uygarlıklar koca Akdeniz ve Ortadoğu’yu bir tek Pazar kılmış, bir tek uygarlık alanında birleştirmişti. Hepsi Roma’nın egemenliği altındaydılar ama her kavim, hatta her kabilenin ayrı tanrıları, dolayısıyla ayrı hukuku var olmaya devam ediyordu; insanlığı hayvanlıktan çıkarmış olan totemler artık üretici güçlerin o günkü gelişmişlik düzeyinde ciddi bir engel haline gelmişlerdi. Tüm bunları aşacak, tüm uygarlık alanında aynı hukuku, aynı toplumsal ilişkileri, aynı politikayı geçerli kılacak yepyeni bir üstyapı gerekiyordu. Hıristiyanlık Roma’nın sağladığı ekonomik birliğin gerektirdiği üst yapıyı sağlıyordu. Ama bunu yaparken aynı zamanda, yoksullara ve kölelere, Allah evreni altı günde yarattı yedinci gün dinlendi diyerek, haftada bir, yani yılda elli iki gün tatil hakkı da veriyordu. Ondan sonra hiçbir hareket ve devrim bu çapta bir reformu ya da hakkı çalışanlara sağlayabilmiş değildir. İşçi hareketinin muazzam savaşlar sonucu elde ettiği sekiz saatlik iş günü bile bunun yanında küçük kalır</p> <p>Çürümüş Bizans ve Sasani, yani Çin ve Hint yolundaki Uygarlığın ve Akdeniz Ortadoğu uygarlığının çıkmaza girmiş toprak ilişkilerini yeniden düzenleyen; nispeten daha eşitlikçi bir düzen kuran İslam da bir tür devrim idi, bu anlamda, insanlar bilincinde olmasa bile İsa’nın ya da Muhammet’in doğumunu kutlarken, gerçekten büyük devrimleri bir bayram olarak kutlamış oluyorlardı.</p> <p>Modern “ulusal bayramlar” ise, bu bayramların yanında bayram adıyla anılmaya layık hiçbir kazanım sağlamamışlardır insanlığa. İlk burjuva devrimleri, yani Amerikan ve Fransız devrimleri, daha ilk adımlarında gericileştiler. Modern toplumun dini başlangıçta, yurttaşlığı, insan haklarıyla tanımlıyor; insanı da dini, soyu, etnisi ne olursa olsun eşittir diye tanımlıyordu. Ne var ki, daha ilk adımda, bir yandan geçmişin kalıntılarıyla; yani insanın sadece erkek ve beyazları, kapsaması nedeniyle; hem de burjuvazinin yurttaşları (yani insanları), belli bir dil, etni veya dinden olan veya belli bir toprak parçası üzerinde yaşayan insanlarla sınırlayan gerici milliyetçiliğe geçişi nedeniyle, tam anlamıyla birer gericilik insanlara karşı bir tehdit ve terör gösterisidir bu günün “modern”, “ulusal” bayramları. Tanklar, toplar, uydurma tarihler, yalanlar üzerine dayanırlar ve bu anlamda birer karşı devrim bayramı, birer gericilik ayinidirler.</p> <p>Bu bayramların birer tatil günü olması, işçilerin ve emekçilerin bundan biricik kazancıdır ve burjuvazinin işçi ve emekçilere verdiği bir rüşvettir.</p> <p>Sosyalist devrimlerin “<i>tamamlanmamış devrim</i>”ler olduğundan çok söz edilmiştir. Ama esas tamamlanmayan ve “ihanete uğrayan” devrim, burjuva devrimidir. Burjuva devrimlerinin, “<i>vatanım yer yüzü, milletim insanlık</i>” diyen devrimci özü; vatanı ve milleti, belli bir din, dil, etni, soy ile sınırlayan gerici milliyetçilik tarafından olmamışa çevrilmiştir.</p> <p>Burjuva devriminin bu idealine, enternasyonalizm adı altında işçi hareketi sahiplenmiştir. Enternasyonalizmin bayramı olan 1 Mayıs, aslında, sosyalizmin değil; “<i>vatanım yeryüzü milletim insanlık</i>” diyen, ihanete uğramış ve unutulmuş burjuva devriminin bayramıdır.</p> <p>Ne yazık ki, 1 Mayıs bile, burjuva devriminin bu idealini terk etti. O da, bürokrasinin egemenliği altında, burjuvazinin yoluna girdi. 1 Mayıslar, tıpkı gerici burjuvazinin tanklı toplu ulusal bayramları gibi, bürokrasinin sosyalist veya enternasyonal isimli ulusal bayramları; yani karşı devrimlerin bayramları oldular. Böylece Enternasyonalizm biçiminde varlığını sürdüren burjuva devrimlerinin idealleri bile unutuldu.</p> <p>Bu günün dünyasında, gerici milliyetçilikle çizilmiş sınırlara karşı bir hareket, yani bir yeryüzü çapında tüm insanların eşitliğine dayanan bir hareket ve onun başarısı ancak modern toplumun adına layık bir bayram oluşturabilir.</p> <p>Ama bu bayram bile sosyalist bir bayram değil, modern burjuva uygarlığının, sanayi uygarlığının bayramı olur. 1 Mayıs modern toplumun bayramı olmaya adaydır. Ama 1 Mayısın modern toplumun bayramı olabilmesi için, bu günkü gerici ulus ve ulusçulukların ve onların bayramlarının yer yüzünden silinmesi gerekmektedir. Burjuva toplumun ve uygarlığının bayramı işçiler eliyle oluşabilir. İşçiler bu bayramın, sınıfsız toplumun değil, işçilerin, yani burjuva toplumunun, yani kapitalist toplumun has ürününün bayramı olduğunu bildikleri ölçüde, bu mücadele gününü bir bayram yapma şansına sahip olabilirler.</p> <p>Sosyalizm ise sınıfsız toplumdur. Sosyalizmin bayramı hiç olmayacaktır. Çünkü orada devlet olmayacaktır. Çünkü orada sınıf ayrımları ve sömürü olmayacaktır. Meta üretiminin ve devletin yarattığı yabancılaşmalar olmayacaktır.</p> <p>Bunların olmadığı yerde ise, hayat bir bayram olur. Hayat bir bayram olunca da bayramların var oluşunun bir anlamı kalmaz.</p> <p>Bu anlamda <b>sosyalizm için mücadele, bayramları yok etme ve anlamsız kılma mücadelesidir</b>.</p> <div>10 Ocak 2006 Salı</div> <div>Demir Küçükaydın</div> <div><a href="mailto:demiraltona@hotmail.com">demiraltona@hotmail.com</a></div> <div><br clear="all" /></p> <hr width="33%" size="1" align="left" /> <div id="ftn1"> <p style="margin-left: 0cm;"><a title="" name="_ftn1" href="#_ftnref1"><span><span><span style="font-size: 10pt; line-height: 120%;">[1]</span></span></span></a><span style="line-height: 120%;">Oruç ve şeker bayramı büyük ölçüde avcılık ve toplayıcılığın kıtlığı ve nefsi kontrol altına almaya yönelik kurallar ve rastlantısal artı ürünü tüketmeye yarayan şölenlerin, neolitikten sonra varlığını sürdüren bir kalıntısı olabilir. Neolitik öncesi dönemlerin bir hatırlatılması ve ondan kurtuluşun kutlanması gibidir. </span></p> </div> <div id="ftn2"> <p style="margin-left: 0cm;"><a title="" name="_ftn2" href="#_ftnref2"><span><span><span style="font-size: 10pt; line-height: 120%;">[2]</span></span></span></a><span style="line-height: 120%;">Newroz bayramı orta doğuda doğanın uyanışıyla, baharla bağlantılı olduğundan, baharın sağladığı nispeten daha bol av ve bitki anlamına geldiğinden muhtemelen kökleri neolitik devrim öncesinin bahar şölenlerine dayanıyor olsa gerektir.</span></p> </div> </div> <p> </p>
Girdi biçimi
Filtered HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Full HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi
Attached Images
Existing Image:
None
"Over troubled water..." (Açılış)
"Sussss.."
"Unut"
090908-Güler Zere-vm.widec.jpg
0je.png
1.jpg
1.jpg
1.jpg
105-141.jpg
11 Eylül vePolitik İslamÜzerine Kapak
1234r.jpeg
15- 16 Haziran.jpg
155.JPG
16.jpg
166137_1_Gorzfrei.jpg
1960-che-1.jpg
19ocak2010s.jpg
1mayis77_(1).jpg
200-386.jpg
2000degundem-kapak200.jpg
2009-12-04---Kapak---Sosyal.jpg
2010-09-12 - Kapak- 12 eylul uzerine yazilar v2.jpg
21 İtfaye.jpg
250-369.jpg
250-392.jpg
26.JPG
2_temmuz_2009_istanbul.jpg
4- ikinci kapıdan mezarlığa giriş yapılıyor.JPG
400px-Krähe_65(loz).JPG
41e591d8-yilmaz-guney.jpg
490-250.jpg
6-7 eylül.jpg
6-7_eylul_1955.jpg
6-7_eylul_55_tank.jpg
800px-Ziggurat_of_ur.jpg
Abdullah Öcalan - Kapitalist Modernite ve Demokratikleşme - Kapak
abidin'in...jpg
abidin-dino.jpg
abidin-he...jpg
abidinözp...jpg
abidinözp...jpg
acilim_aydinlar_yorum.jpg
afganistan_secimsandik_essek_asker.jpg
afis-kumkapi-14mart2010.jpg
afis_cozum.jpg
ahmedarif_nazimhikmet.jpg
ahmed_arif_1.jpg
Ahmet Türk.jpg
ahmetaltan_hasancemal.jpg
ahmetarif.jpg
ahmetturkemineayna.jpg
ahmet_turk_3_kongre.jpg
ahmet_turk_grup_toplantisi5.jpg
Akatça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan 282 maddelik Hammurabi Kanunları...
AKP ve güleni bitirme planı.jpg
Albayrak
albayrak1200.png
Aleviler-kapak400.jpg
Ali Yetkin
alidehri.jpg.jpg
alidehri.jpg.jpg
alter-eco-ekim2010.jpg
Amatör Kalem Vuruşları (1)
Amatör Kalem Vuruşları (2)
Amatör Kalem Vuruşları (3)
amedkadin_forumuleyla.jpg
ankkongre.jpg
anneannem.jpg
apo_aturk_talabani.jpg
ara-gazetesi-çžktž.jpg
arac_er_asker.jpg
aram_tigran_cumbus.jpg
Arif Damar.jpg
arif+damar.jpg
Asiti-Baris.jpg
asiye-turhalli.jpg
asker_yuruyus_jandarma.jpg
avni-ozgurel-01.jpg
AVrupa Birliği Üzerine Yazılar - Demir Küçükaydın - Derleme - Kapak
Avrupa Merkezcilik Üzerine Yazılar
avrupabarisgrubu_basin.jpg
aydinlar_liberal.jpg
aydin_erdem.jpg
Aydın Dinçoğul
Ayhan Bilgen.jpg
ayhanbilgen_barismeclisi.jpg
ayna_turk_1eylul.jpg
Ayrılık-kuytu
Az Kaldı! - Türkiye'nin Linç Yapılmış ya da Linç'e Kalkışılmaş İdari Bölgeler Haritası
azizvatanresmi.jpg
azizvatanresmi.jpg
Azınlıklar Konusundu Yazılar
Aşiti - Barış
Çatı Ankara.jpg
Çatı Partisi Tartışmaları.jpg
Çtı Partisi Girişimi.jpg
Ömrümüzün taş çicekleri resim sergisi.jpg
Özgür Basın Susturulamaz.jpg
Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak
Özgürlük(Korkoro).jpg
Üçüncü Köxüz Sitesi
özgürlük ne zaman anne.jpg
Banksy!.jpg
Bansky'den
baris guvercini.jpg
barisgrubu_karsilama_ani.jpg
barisgrubu_otobus2.jpg
baris_kizi.jpg
Barış Gurubu.jpg
Barış İçin Vicdani Red Platformu.jpg
Barışın Tarihi.jpeg
basbug_dursuncicek.jpg
Bayram Balcı-Livan.jpg
bayramlar-kapak200.jpg
başkan ve hatice ana.JPG
büyük ortadoğu projesi ve sosyalist strateji
BDP'ye operasyon.jpg
bdp_logo.jpg
Belalı sularda: Ship to Gaza, sizi gözüm gibi sakınırım.
Berivan.jpg
Beşikçi Eleştirisi - Kitap Kapağı
Bill Of Rights
Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan.jpg
Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi
Bir yaşam.jpg
Birinci Dünya Barış Günü.jpg
Birlik mi Rekompozisyon mu Kapak
birlik-mi-kapak-on-yuz.jpg
Bizim Köy
bop-on-kapak.jpg
Buzu Kıran Yolu Açan
bıji kürd u kurdistan
canli_bomba_pelsin.jpg
canyucel.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi_girisimi.jpg
Celali Söylenceler Kapak
Celali Soylenceler Kapak.jpg
Celali Soylenceler Kapakv2.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
cerkesler_kitap.jpg
Ceylan'dan Bize Kalan: Şahmeran
CHP-logo.jpg
chp_meclis_pankart2.jpg
Cingeneler.jpg
cizre-bohtan-beyi-bedirhan-direnis-ve-isyan-yillari-onkapak.jpg
Cumhuriyet_LR.jpg
Dağların ezgileri.jpg
Dönüşü olmayan yol.jpg
Dün Halep'çe, Bugün Kelepçe
Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler
Demokratik Cumhuriyet.jpg
demokratik_acilim_kapatma.jpg
Denemeler
denemeler-kapak.jpg
denizesaldiri.jpg
denizesaldiri.jpg
Derleme 2009 - Murat Çakır
Dersim+ Barajlar.jpg
Dersim- Sabiha Gökçen.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersimkatliami1.jpg
devletulus.jpg
devletulus.jpg
Die Linke: Bir Başarı Hikayesi mi? kapak
Dikilmesi mümkün "İzmirli ırkçılar" heykel tasarımı
dilacarKucuk.JPG
dilekkurban.jpg
Dilsiz dengbej.jpg
dink_goktas_kitap.jpg
Dipnot Dergisi Üçüncü Sayı Kapak
Dipnot.jpg
Dipnot.png
disk_suleyman_celebi.jpg
Diyarbakır -TÜYAP.jpg
diyar_demokrasi_platformu1.jpg
Djembe
DK_MME_KapakKucuk.jpg
DK_MME_KapakKucuk_0_0.jpg
dogan-akhanli.jpg
Doğan Akhanlı
DSC04737.JPG
DSC04737.JPG
dtp_eylemi.jpg
dtp_logo.jpg
dtp_operasyon_tepki1.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
edip_cansever.jpg
ejder-kapani-46.jpg
ekinbelleten-1991.jpg
emmeline-pankhurst1.jpg
emper ve ırak umut.jpg
emperyalizm ve dünyanın katli
emperyalizm ve dünyanın katli(ırak)(yağlıboya resim)
emperyalizm ve umut(yağlıboya resim)
erdogan_akhanli_yazar.jpg
ergani.jpg
ermenhaf.jpg
Ermeni Sorunu Üzerine Yazılar - Kapak
Ermeni Soykırımı ve Toplumsal sorumluluk - Broşür Kapağı
Ermeni-Soykirimi-Koln.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_soykirim_ciftciyan.jpg
ermeni_saykirim1.jpg
ermeni_tehcir.jpg
ermeni_tehciri_tren.jpg
ermeni_tehcir_TE.jpg
ernesto_che_guevara_x1.jpg
etha-20100708-envali-metruke-00_ext.jpg
Evrim ALATAŞ..jpg
evrim_alatas.jpg
evrim_alatas_amed.jpg
Eyüp Sultan Konuşması
Ezidilik.jpg
Ezidilik.jpg
Ezilenlerin Pedagojisi.jpg
fahri petek.jpg
fahri-pet...jpg
Ferhat Tunç-söyleşi.jpg
Ferit öngören.jpg
fft23mm135497.jpg
fileme.jpg
filizkocali_gunluk.jpg
friedrich-nietzsche-paul-ree-lou-andreas-salome.jpg
Gayda-Istanbul-Gayda-Istanbul-CD__20246271_0.jpg
GÖÇMENLER.jpg
gösteri.jpg
gözler bakışlar
Gözler ve Bakislar(yağlıboya resim)
güler zere.jpg
Günay- Gerilla.jpg
Günay-Murat Karayılan.jpg
Günümüz anti-demokrat kemalist evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?
Günlük Gazetesi Çok Dilli Manşet
Geçiş Programı Üzerine Kapak
Gece Kelebeği.jpg
gecmisle_hesaplasma_kitap.jpg
gencaygursoy_husnuondul.jpg
gencdal_ceber_kursun.jpg
gerilla_bahar.jpg
gerilla_cozum_avrupa.jpg
gerilla_durbun.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
Globalızatıon
grupyorum.jpg
guler-zere.jpg
GulerZere-hstn20090708-51.jpg
guler_zere_afis.jpg
gunluk_22agustos.jpg
gunluk_24_04_2010_s.jpg
gunluk_kapatma_kocali.jpg
gunluk_logo.jpg
gzerehapis.jpg
Hafız Esad.jpg
Haiti.jpg
Hakan Akçura-söyleşi.jpg
hakantahmaz_ayseltugluk.jpg
hakkari_cumhuriyet_yuruyusu.jpg
Halil Savda
Halil Uysal.jpg
Halil Uysal.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
Hasan_Cami_-_Fas.jpg
hasan_cemal_apemusa.jpg
hasan_cemal_ismetb.jpg
Hatalı Mantık
Hayat Atölyesi.jpg
Hüseyin Çelebi.jpg
Hüznün Akordu
hdinkcadde.jpg
Her dağın gölgesi Deniz'e düşer.jpg
Hevjin.jpg
hewler_gazeteci_osman.jpg
hicri_arapfoto.jpg
Hikmet Kıvılcımlı Elazığ Cezaevinde Mahalli Kürt Kıyafetiyle
Homofobi.jpg
honduras.jpg
Hrant için.jpg
Hrant ve 1915.jpg
Hrant- Doğum günü.jpg
ibadet_inanc.jpg
idamlar-iran.jpg
ihd_tihv_fincanci_turkdogan.jpg
ihsanfetahiyan_iran_idam.jpg
ihsanfetahiyan_pjak_iran.jpg
ilan.jpg
ilkmeclis_anayasa.jpg
ilmanifesto_manset.jpg
images.jpg
imrali_salon.jpg
ingmar_bergman_yonetmen_s.jpg
islam ve sol.jpg
istanbul_baris_mitingi_kitl.jpg
işçiler ve önderleri-1(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2.jpg
işçiler ve önderleri.jpg
Jamanak.jpg
James_Joyce.jpg
James_Joyce.jpg
Jan Valtin.JPG
Jan Valtin.thumbnail.JPG
Jî bo Hefîz Ebdûlrıhman û rojmanegeriya cîhané/ Hefiz Abdulrahman ve Dünya basın emekçileri için
jitem_belge_jandama.jpg
Jı bo bıdarvekırına xortên Kurd...( İdam edilen Kürt gençleri için...)
Jın,Jiyan,Azadi/ Nisa,Heyat,Hürriyet/ Kadın,Yaşam,Özgürlük
Kadri Gökdere
Kadın Soruşturması.jpg
Kadın Soruşturması.jpg
kadına bakış
Kadına Bakış(yağlıboya resim)
Kapak - Emvali Metruke
Kapak---Ocalana-Mektuplar.jpg
kapak-onyiloncesi400.jpg
kapak.jpg
kapak.jpg
kapak300.thumbnail.jpg
kapaksanat.jpg
kapak_0.jpg
karayilanbasin5.jpg
karayilan_filizkocali.jpg
kardelen.jpg
kardesist.jpg
Kasabalılar-Kapak
katliam_halepce.jpg
kawa-nemir.jpg
kayit-olunmamis-soykirimistanbul-eylul-1955-vasilis-kiratzopulos.jpg
Kaypakkayakapak
Kayıt dışı bir isyan.jpg
kazimkoyuncu.jpg
Küçük İskender.jpg
Kültür Üzerine Yaazılar - Kapak
Küreci Anması Afiş
kürt'lük
KCK-Karayılan
Kelepce.jpg
kelepce1.jpg
KemalistEvler.jpg
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar Kapak
keyman_gulec.jpg
kilaman.jpg
kilisecami.jpg
komplokapakkucuk.jpg
koxuz-duz-golgeli.gif
kresim.jpg
kultur-kapak.jpg
Kurban.jpg
kurdocul1.jpg
Kurt-Hareketi-kapak200.jpg
kurttvleri_medtv.jpg
Kıvılcım Gazetesinde Yayınlanmış Yazılar
Kıvılcımlı Üzerine YŞazılar Kitabı Kapağı
Kıvılcımlı Sempozyumunda Servet Ziya Çoraklı Bildiri Sunarken
Kızıl Afiş
La prison.jpeg
latchodromez01.jpg
Latin Amerikanın Kesik Damarları.jpg
Lawij / Hida/ Ağıt
Lawij.JPG
Lenin
levi_straus.jpg
Levon Ekmekciyan
lewis_hine_phot_nyc_empire.jpg
liberation_tigers_of_tamil_eelam.gif
logo.gif
logo.png
louise-michel.jpg
Ltte_emblem.jpg
luqman_ahmed_.jpg
LWtc0504.jpg
maden-iscileri-destek.jpg
maden_iscileri_yeralti.jpg
Madimak.jpg
Madteos Sarkisyan.jpg
Mahmut Baksi.jpg
Manifesto_benedict_xvi.png
Manukyan
manusyan kitap.jpg
manusyan.jpg
manusyan_resim.jpg
Marksisit Demokrasi Teorisine Katkı
Marksizm 2010 Afis
Marksizmde Yapı ve Özne Sorunu - Kapak
Marksizmin Marksist Eleştirisi Kapağı Küçük
Marksizmin Marksist Eleştirisi İkinci Basık - Kapak
Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar - Kapak
Mascha kaleko.jpg
Matruşka'larda Tarih Bulmak..
mayin.jpg
mayin.jpg
mayžs68-a...jpg
Medya.jpg
Mehmet Güler-KCK.jpg
mehmet_uzun.jpg
mehmet_uzun.jpg
Mem û Zîn
Metin Küreci anması
metin2.jpg
metinyegin_01.jpg
Mevsimlik işçiler.jpg
michel_foucault.jpg
mindit.png
MSF+Logo.jpg
msf.jpg
msflogo.jpg
muma.jpg
Mumia Ebu Cemal
musa_anter.jpg
Musa_anter_.jpg
muzsesleri.jpg
muzsesleri.jpg
Necdet Adalı.jpg
Newroz
Newroz.jpg
Newroz.jpg
Newroz.jpg
newroz_250x0.jpg
news.gif
newspapers_medya.jpg
nisanyan1.jpg
nisanyanevi.jpg
nobel_liderler_s.jpg
Nure- Nora.jpg
olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg
Omayra.jpg
Ongözlü Köprü.jpg
Onnik ve oğlu ara.jpg
op-denklem.jpg
Orhan Pamuk
Oscar Wilde.jpg
otekitarih-seyhsait1.jpg
Otobiyografi-Kapak.jpg
otobiyografik-yazilar-kapak.jpg
ozevin_ozdemirler.jpg
ozgurgundem_site_sansur.jpg
Paramaz Darağacında
Penguen'in yaptığı ve -ne yazık ki- asla yapmayacağı kapak
Penguen- Irkçı Kapak.jpg
pera_spor_klubu_taksim_standinda.jpg
Perperok.../ Kelebek...
Perperok.jpg
peternorman_atlet.jpg
picasso.jpg
picture-1
picture-10
picture-11
picture-12
picture-13
picture-14
picture-15
picture-16
picture-18
picture-19
picture-2
picture-20
picture-21
picture-22
picture-24
picture-25
picture-26
picture-27
picture-28
picture-29
picture-3
picture-30
picture-31
picture-32
picture-33
picture-4
picture-5
picture-6
picture-7
picture-8
picture-9
pinar.png
PKK.jpg
Porén te/ Saçların
Poren te- Saçların.jpg
Q04.jpg
qijikares2ğğ.jpg
Qijıka Reş.jpg
qırıka reş.JPG
reklamin_dili_b.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
resim.jpg
Resim2.png
Roj TV.jpg
Roj Tv.png
roni.jpg
Rosa - Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg, Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg.jpg
Sacayak dergisi Sayı 8
Sacayak dergisinin 11. sayısı
Sacayak, Sayı 3
Sacayak, Sayı 4
Sacayak, Sayı 6
sacayak2.jpg
Sacayak_Sayi10_Sayfa 1_5cm.jpg
Sacayak_Sayi12_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_05_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_09_Kapak.jpg
Saidi Kurdi-Son Derviş.jpg
saitfaik.jpg
sakine ana.jpg
salihzezgin.jpg
Sarkis Çerkezyan.jpg
Sarkis H-1.JPG
Sarkis ve Doğan
sarkis.jpg
Sarmaşık.jpg
sartre.jpg
savunma_kapitalistuygarlik.jpg
Sayı 54
sazai sarıoğlu.jpg
Sazak'ın Dikenleri
süryaniler.jpg
senci.jpg
senci.jpg
Serhedo ve Gerilla
serif_gencdal_kandil_s.jpg
serturkm.jpg
sevahir_bayindir_yarali.jpg
Sevan nişanyan.jpg
seyit rıza.jpg
Sezen Aksu-Kürt Açılımı.jpg
Shantel.jpg
Ship to Gaza: I have eyes only for you!
sol_cati_partisi2.jpg
Sor (kırmızı)
sorayayi_taslamak.jpg
Sosa.jpg
Sosyalizm Nedir? Kitap kapağı
stalin.jpg
Surp Giragos Ermeni Kilisesi.jpg
SURP%2~1.JPG
suryaniler_toplumu.jpg
sylvia-plath.jpg
Sırrı Süreyya Önder.jpg
taraf-gazetesi.jpg
tas-atan-cocuk.jpg
Taş Atan Çocuklar
Taşhoran Kilisesi.jpg
Türk Solu'nun İzinden Gittiği Gelenek: Naziler
Türkiye: 98 - Almanya: 0
tbmklein2.jpg
Tehcir.jpg
tersinden kemalizm.jpg
Teslim Ol!
thumb4073.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven, Digran Zaven
Toplum ve Kuram.jpg
Toplum_ve_Kuram.jpg
toprak_empati.jpg
Troçki.jpg
tuncboyaciyan.jpg
Turkey-ruins-FE05-wide-horizontal.jpg
Uçurtma Gerilla.jpg
ucuncu-koxuz1024.jpg
ugurkaymaz_cocuk.jpg
uludere-8mart.jpg
Unbenannt-2.jpg
van_mazot_iskence.jpg
Varlik Vergisi Kitap Kapagi
varlikver400.jpg
Vedat Kurşun.jpg
vedatturkali.jpg
vedat_kursun_azadiya_welat.jpg
Veysi sarısözen.jpg
Walter Benjamin.jpg
wwwresimmaxnet-top-oynayan-horozlar.jpg
x-golgeli
Xmas beginning and traditions
Yabancı
Yanılsama(yağlıboya resim)
Yargıtay neden mi Pınar'a düşman?
Yargıtay Neden mi Pınar'a Düşman?
yasamagaci136.jpg
yasamagaci136.jpg
yasarjem1.jpg
yasarkemal.jpg
yazar_migirdic.jpg
Yaşam Ağacı Derneğinin Afişi
Yeni Kıbrıs Partisi.jpg
yilmaz-guney-.jpg
yilmaz-guney.jpg
yukselgenc_nukhetsirman.jpg
yusuf.jpg
zarakolu_onderoglu.jpg
Zeki_Okten_by_ozgurcanakbas.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeynel Ergin.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
Ziya gökalp lisesi.jpg
Şerzan Kurt.jpg
Şivanê_Kurmanca_kapak_as.jpg
İçerden.jpg
İdam Edilen Ermeni Sosyalistler
İHD ve TİHİV.jpg
İHD.jpg
İkince Köxüz sitesinin görünüşü
İkinci Köxüz Sitesi
İlk Köxüz sitesinin görünüşü
İslamda Kayıp Gerçek - Kapak
İttihat et.jpg
Choose an image already existing on the server if you do not upload a new one.
-or-
Upload Image:
Image title:
The title the image will be shown with.
Related Links
Links are stored as part of the
links management feature
. Monitoring and dead link detection are centrally managed from there.
To add more links, just click "Preview" to add another blank row. To remove a link from this article, just blank out its URL field or check the Delete box.
If you blank out the title but leave the URL, then the system will suggest a title for you. The Weight allows you to determine the order in which links are displayed; lower numbers float to the top.
URL
Başlık
Ağırlık
Sil
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
Günlük iletisi:
Diğer yazarların sizin düşüncelerinizi anlaması için burada yaptığınız eklemelerden veya değişikliklerden bahsedin.
Yazarlık seçenekleri
Yazan:
Misafir
için boş bırakın.
Yazıldığı tarih:
Biçimi:
2009-11-27 21:06:17 +0000
. Zaman olarak gönderme zamanını kullanmak için boş bırakın.
Yayınlama seçenekleri
Yayında
Ana sayfaya yükselt
Listelerin üzerinde kalıcı
Yeni sürüm yarat