DTP’nin Kapatılması İle Kürtleşmek, Türkleşmek veya Demokratlaşmak
DTP’nin kapatılmasıyla Türkiye’deki rejimin niteliği tescillenmiş oldu. Tescillenen bu rejim 80 küsür yıllık askeri bürokratik oligarşinin ne kadar güçlü olduğunu kanıtlar nitelikte. Bu askeri bürokratik oligarşinin çöktüğü anlamına gelmiyor. Niteliğini pekiştirme çabasıdır.
DTP’nin kapatılması olayı bir kez daha göstermiştir ki Özgürlük Mücadelesine silahları bırakın bu yöntemin son tarihi geçti diyenlerin yüzüne tokat gibi indirmiştir Askeri Bürokratik Oligarşi. Silahları bırakın diyenler hangi yöntemi kullanın diyecekler acaba. Siyasal mücadele ise buyurun DTP’ nin kapatılması olayı. Eğer silahlar sussun diyenler Siyasalitenin güvencesi olarak kendilerini görüyorlarsa yoksul Kürtleri hangi argümanları ile savunacaklar.
Kendi içerisinde bütün eksiklikleri rağmen koca bir demokrasi hareketi karşımızda durmaktadır. Ve gücünü yoksullardan ve kadınlardan alıyor. Özgürlük hareketini şu argümanlarla eleştirseler belki kendi gelişmelerine yada onunla buluşmaya vesile olabilirler. 1999 süreciyle Öcalan’ın gündeme getirdiği ‘Demokratik Cumhuriyeti’ acele gündemine alsın DTP. Demokratik Cumhuryeti biz sosyalistler demokratlar savunmadığımız için bu tıkanıklık yaşanıyor.
O dar çizgilerimizle siyaset yapılayacağını görmemiz gerekiyor diye kendilerine itirafta bulunsunlar. Ama nerde Özgürlük mücadelesinin bu programını eleştirerek eksiklerini göstererek eleştirmek yerine tam gerici bir pozisyonda ona saldırmayı bir görev olarak biliyor. Demokratik cumhuriyeti gündemine almayan bir Sosyalist hareket Kürt özgürlük mücadelesinin Kürt ve Türk Liberallerin etkisine daha fazla girdiğini göremeyecek kadar kördür.
Şu saat itibari ile Sosyalist kesim aynı gericilikte argümanlarını sunmaktadır. Meillerime sabah bakarken şöyle bir meil gördüm. ‘Sabaha kadar DTP ile dayanışma nöbeti tuttuk. "dayanisma nöbeti" grubumuz dtp binasindan ayrilacak, bir parcamiz daha da kürtlesmis, daha da dtp'lilesmis olarak...
Bir parça daha Kürtleşmek biraz daha gericileşmek anlamına geliyor. Demokratik bir Cumhuriyeti yani Kürt hareketinin paradigmasını savunmak gerekiyorsa biraz Kürtleşerek yada biraz Türkleşerek belki biraz daha gericileşebiliriz. Ama biraz daha demokratikleşerek bu işin olacağını farketse Sosyalist kesim o zaman Askeri bürokratik Oligarşinin yedeğine düşmekten kendisini kurtarabilir ve direksiyonun başına geçebilir.
Şuan itibari ile böyle bir emare hala görülmemektedir.
Diğer bir konu ise DTP’nin kapatma kararı ile yoluna nasıl devam edeceği. Bu salt DTP’nin yoluna devam etmesi olayı değildir Kürt harekenin bir bütün olarak ne yapacağı ile ilgilidir.
DTP nin önünde kanımızca Üç seçenek bulunmaktadır.
Birincisi şu olabilir AKP şu saat itibari ile DTP ye güvence verir ve Ahmet Türk ve Aysel Tuğluğun Milletvekilliklerini düşüren yasama maddelerini düzenleyen anayasa değişikliğine acele gider en azından açılım sürecinin Kürt Hareketi ile devam etmesini temenni edecekse eğer böyle bir yöntem izleyebilir. Karar resmi gazeteden yayımlanana kadar bunu yapma şansı var AKP’nin. Ama bu çok düşük bir olasılık.
İkincisi ise DTP yarın Millevekillerinin dilekçelerini meclis başkanına sunar ve Parlementodan çekilir. Eğer parlementodan çekilirse erken seçim olasılığı çok yüksek ama bu erken seçim sürecinden başarı ile çıkmak istiyorsa DTP geniş bir çevreye yayılan bir Çatı partisi modelini gündemine alabilir yad radikal demokratları ve demokratları da bünyesine katan yeni bir parti.
Bunu Öcalanın son görüşme notlarında da görebiliriz. Öcalan: “DTP kapatılması davasının kararı muhtemelen Cuma günü çıkacakmış. Dünyanın sonu değil, kapatırlarsa da mücadelelerini sürdürürler, yollarına devam ederler. Yine Türkiye’de her kesimden demokratları içine alan demokratik bir yapılanmaya gidilebilir'
Son Kongreden Önce Öcalan’ın defalarca üzerinde Durduğu konuyu DTP kaçırmıştı. Umarız ve dileriz ki bu defa heba edilmesin.
Üçüncü seçenek ise Ufuk Uras. Ahmet Türk İle Aysel Tuğluğun Milletvekiliklerinin düşmesi ile Gurubun düşmesi. Düşen Milletvekillikleri ile Milletvekilliği sayısı 19 olan DTP ye Ufuk Urası’n katılması ve Meclis Gurubunun korunması . Bu belki bir nebze rahatlatacaktır DTP yi ama bir süre sonra tekrar sıkıntıların yaşanmasına neden olacaktır. Yani Demokratik Cumhuriyeti kendine bayrak yapmış bir PKK ye karşı DTP de bu programı acele gündeminin en üst sırasına çıkarmalıdır.
Demokratım diyen Alevi hareketinden, İslami hareketten, Sosyalist hareketten oluşan yeni bir parti örgütlenmesine gidilinebilinir. Bunun koşulları vardır.
Biraz daha Kürtleşir yada Türkleşirsek bu biraz daha gericileşceğimiz anlamına gelecektir. Biraz daha Demokratlaşalım biraz daha….
Belki o zaman Liberallerin yada Ulusalcıların yedeğinden kurtulabiliriz.
- Fırat Alxas ağ günlüğü
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
