BDP-Selahattin Erdem(Gündem-online)
Kürtler yeni yıla yeni bir partiyle giriyorlar. 2010 yılının partisinin Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) olacağı anlaşılıyor. DTP'nin kapatılması Kürtlerde büyük bir öfke ve burukluk yarattı. Fakat yenilenmek de iyi olabilir, yeni bir başlangıç ortaya çıkartabilir.
Kaldı ki yeni bir başlangıç yapabilmek için koşullar uygun, imkanlar yeterlidir. 2009 yılı itibariyle yaşanan gelişmeler böyle bir düzeyi kesinlikle yaratmıştır. Gerisi BDP'nin ustalığına ve becerisine kalıyor.
Yeni bir başlangıç yapabilmesi için BDP'nin neler yapması, neler yapmaması gerekir? Son dönemde BDP'ye bu çerçevede öğüt verenler, tavsiyede bulunanlar epeyce çok oluyor. Belki de BDP'liler bundan rahatsız bile oluyorlardır. Fakat bu ihtimali bilsek bile, yine de bazı hususlara dikkat çekmenin yararlı olacağına inanıyoruz.
Bir kere BDP'nin büyük bir birikim üzerinde hareket ettiğini bilmesi ve hiç unutmaması gerekir. Bunlar altın değerindeki birikim ve tecrübelerdir. Cesur ve fedakar bir mücadeleyle yaratılmış değerlerdir. Kanla, işkence altındaki direnişle, elbirliği edilerek kazanılmışlardır. Bu gerçekliğin iyi anlaşılması, doğru temsil edilmesi ve özüne uygun bir pratiğin geliştirilmesi zorunludur. BDP'nin başarısı için ilk şart budur. Dolayısıyla sıfırdan başlamadığını bilmesi ve her şeyi kendinden başlatmaması, var olan düzeyi temel alarak ileri götürmeyi öngörmesi gerekir.
İkinci husus, mevcut koşulların ve imkanların başarı için son derece uygun ve elverişli olmasıdır. Kırk yıllık mücadele böyle bir sonuç yaratmıştır. 2009 yılının kazanımları süreci böyle bir noktaya getirmiştir. DTP yaptıklarıyla ve kapatılmasıyla bazı temel gerçekleri ortaya çıkarmıştır. İçinde bulunduğumuz süreçte iç ve dış koşullar demokratik siyasetin başarısı için her zamankinden uygundur. Dolayısıyla bunları değerlendirmek BDP'ye kalmaktadır. BDP'nin bu gerçeği de derinden kavraması, koşulları ve imkanları başarı çizgisinde değerlendirmeyi bilmesi gerekir. Başarı için ikinci şart da budur.
Bu iki başarı şartını değerlendirebilmesi için BDP'nin dikkat etmesi ve esas alması gereken bazı hususlar vardır. Bunlardan birincisi, basit hukuksal kurallara dikkat ederken, siyasi mücadelede ulaşılan düzeyin gerisine düşmemesi, hatta yeni açılımlarla ileriye gitmeyi başarmasıdır. Özgürlük ve demokrasi çizgisinde mücadele veren bir siyasal hareket olarak elbette gerici hukuk kurallarıyla kendisini bağlayamaz, sınırlandıramaz. Fakat realiteyi görmek, basit ve yüzeysel davranışlardan kaçınarak olgun hareket etmeyi becermek gerekir. Daha şimdiden birçok çevre BDP'yi uyararak 'geçmişten ders çıkarmak' adına siyaseten geri adım attırmak ve mevcut düzenle uyumlu hale getirmek istemektedir. Elbette bunlara karşı uyanık olmak gerekir. Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun muhataplarıyla siyasi diyalog temelinde barışçıl ve siyasî çözümünden bir milim bile gerilememek gerekir.
İkincisi, Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun barışçıl-siyasi çözümünün yol haritasını iyi bilmesi ve burada kendi özgün rolünü başarıyla oynayabilmesidir. Demokratik çözüm sürecinde yöntem hatası yapmamak, başta ele alınması gerekeni sona bırakmazken en sonda olması gerekeni de başa almamak, yani AKP'nin yaptığı gibi arabayı atın önüne koşmamak çok önemlidir. Yine Kürt sorununun çözümünün komple bir olay olduğunu, birçok gücün bu çözümün muhatabı konumunda bulunduğunu iyi bilmek gerekir. Bu konuda BDP kendini rolsüz bırakmamak kadar, kendini tek muhatap görmemeye de dikkat etmelidir. Yani bu sürecin basit bir nesnesi değil, aktif bir öznesi olmayı bilmelidir. Ancak kendini tek özne olarak görmemek, diğer öznelerle birlikte ve tamamlayıcı bir konumda kendi rolünü oynamayı esas almalıdır.
Çünkü Kürt sorununun çözümünün başka muhatapları da vardır. Kürt Halk Önderliği vardır, on yıllardır mücadele veren PKK vardır. Kürt sorununu çözüm gündemine herkesten çok bunlar getirmektedir. Bunlarla birlikte demokratik toplum örgütlülüğü vardır, diğer parçalardaki Kürtler vardır, demokratik iç ve dış çevreler vardır. Bunların hepsini dikkate alan bir siyasal çizgi ancak başarı elde edebilir.
Üçüncüsü, BDP geniş ve sağlam bir birlik ve ittifak politikası izleyebilmelidir. Örneğin Kürtlerin demokratik siyasî birliğinin her zaman yaratılması hayati önemdedir. Bunu bir parçada yaptığı gibi, Kürt Ulusal Konferansı çerçevesinde genelde de yapabilmelidir. Ulusal birlik ve konferans siyasetinin en aktif yürütücülerinden biri olmalıdır.
Ulusal birlikle birlikte Türkiye demokrasi güçlerinin en geniş birliğini de hayatî önemde görmelidir. Örneğin saflarını tutarlı tüm demokratik güçlere açmalıdır. Bu tarzda birleşemediği demokratik güçlerle de çatı partisi veya başka bir biçimde birlik ve ittifak yapmayı mutlaka başarmalıdır. Bu çerçevede Türkiye demokrasi hareketini siyasal planda yaratıp gerçek bir Türkiye partisi olmayı becermelidir.
BDP'nin dikkat edip esas alacağı dördüncü husus da toplum içindeki örgütlenmesini geliştirmesi ve demokratik toplum örgütlülüğünü önemsemesidir. Örgütleri olmayan ve örgütlü kitleye dayanmayan bir partinin siyasette başarılı olması mümkün değildir. Buradan hareketle BDP, halk içinde örgütlü bir parti olmayı esas almalı ve siyasal başarılarını örgütlerine ve halka dayanarak gerçekleştirmelidir.
Bunları ve benzer hususları dikkate alırsa BDP'nin önü açık ve imkanları çoktur. Yüksek başarılar elde etme ihtimali fazlasıyla vardır. Böyle davranıp başarılı olacağı inancıyla BDP'ye başarılar diliyoruz!
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
