Skip to the navigation
.
Skip to the content
.
Köxüz Sitesi bundan sonra http://www.koxuz.net/anasayfa/ adresinde devam edecektir.
Anasayfa
Son Gelenler
Köşe Yazıları
Bloglar
Forumlar
Yorumlar
Kitaplar
Galeriler
Kontak
Linkler
Ana Sayfa
»
Anasayfa
Mezarsız Ölülerin Kefeni Gökyüzüdür..
Görüntüle
Düzenle
links
Başlık:
*
Kategoriler
Köşe Yazarları:
*
- Lütfen seçiniz -
A. Hicri İzgören
Abdullah Öcalan
Abdullah Korkmazhan
Ali Dehri
Avni
Ayhan Bilgen
Ayşe Günaysu
Çözüm Defteri
Öteki Tarih
Özgür Amed- Kurdocul İşler
Özgür Ünveren
Birol Dinçel
Cihan Erdoğan'ın Yazıları
Delil Karakoçan
Demir Küçükaydın
Deniz Tilyos
Erkan
Erol Özkoray
Esen Uslu
Esra Çiftçi
Faysal Özçift
Ferhan Umruk
Ferhat Arslan'ın Fotograf Çalışmaları
Ferhat Tunç
Fırat Aydınkaya
Garbis Altınoğlu
Gün Zileli
Günay Aslan
Hakan Akçura
Hakan Öztürk
Halil Savda'nın Yazıları
Haluk Gerger
Handan Çağlayan
Hasan Oğuz
Haşim Kutlu - Kızılbaş Meydanı
Hüseyin Aykol
Hüseyin Çelik
Hrant Dink
Kardeş Türküler
Köxüz
Kiraz Biçici
Koray Düzgören
Loqman Ehmed'in Çalışmaları
M. Şehmus Güzel
Medya Diyalog
Murat Çakır'ın Yazıları
Murat Kanatlı
Muzaffer Oruçoğlu
Mıgırdiç Margosyan
Ozan Değer
Ragıp Duran-Apoletli Medya
Ragıp Zarakolu
Ramazan Kaya
Sait Çetinoğlu
Salih Kadim
Sevan Nişanyan'ın Yazıları
Sezai Sarıoğlu
Tayfun Şen
Tayfun İşçi
Teslim Töre
Ulus Irkad
Uğur Kemal
Veysi Sarısözen
Yalçın Yusufoğlu
Yüksel Genç
Yıldırım Onat
Zeliha Akpınar
Şaban İba
Şeyhmus Diken
Köşe Yazarları burada kendi isimlerini seçmeli
Bölümler-Konular:
*
Gündem
-"Barış Süreci"
-"Kürt Sorunu"
-Anayasa Tartışmaları
-Avrupa Birliği
-Çatı Partisi Tartışmaları
-Büyük Ortadoğu Projesi
-İnsan Hakları
Politika
-Türkiye Politikası
-Ortadoğu Politikası
-Dünya Politikası
Ekonomi
-Dünya Ekonomisi
-Türkiye Ekonomisi
Sınıflar ve Partiler
Sosyal Hareketler
-Ulusal Hareketler
-Barış Hareketi
-İşçi Hareketi
-Çevre Hareketi
-Kadın Hareketi
-Gençlik Hareketi
Kültür ve Sanat
-Plasitk Sanatlar
-Sinema - Tiyatro
-Edebiyat
-Müzik
Dosyalar
-Hrant Dink Cinayeti
-Şemdinli
Linkler
Bilim ve Teknik
-Doğa Bilimleri
-Toplum Bilimleri
Yaşam - Günlük Hayat
-Medya
-Spor
Felsefe
Köxüz'den Yazılar
-Köxüz'ün Temel Metinleri
-Köxüz'den Mektup
-Köxüz Redaksiyonundan
-Köxüz'den Yorumlar
-Köxüz'ün Künyesi
Okurladan Yankılar
Lütfen yazınızın yer alacağı bölümü seçiniz.
Ana Metin:
<p>‘Yaşam yetersiz ifadelerden yeterli anlamlar çıkarma sanatıdır.’</p> <p>Samuel Butler</p> <p>Uçurum Geyikleri, Kırda Ateş Politik romanlarını okumuştum. Uçurum Geyiklerinde daha çok Dersim’in tarihi ve mitolojisi öne çıkıyordu. Diğeriyse daha çok belgesel ve edebi bir dille anlatılan ağırlıklı olarak sorgulayıcı bir romandı.</p> <p>Derken arkadan bir anı roman daha sökün verdi.</p> <p>Bu geleneğin en iyi yanlarından birisi bu galiba. Amip gibi. Parçalanıyor, dağılıyor. Daha sonra kalemi eline alanlar geriye bir hazine bırakıyorlar.</p> <p>Kendi yaşadığı bir tarihi sade bir dille anlatmaya çabalayan Murat Sezgin’in ‘Zemheride Yürekler Geçti’ anı belgesel-anı romanına başladım.</p> <p>Bir tarihi, kahramanlarına, yer ve zamanına bağlı kalarak anlatmak bir yazar için oldukça zor bir iştir. Üstüne üstelik aynı kaderi paylaşanlardan birisi de Murat Sezgin’dir.</p> <p>Onu bekleyen edebi derinliklerinden ziyade yaşananları, olayları biraz olsun sürrealize ederek okura ulaştırmaktır.</p> <p>Anı romanı elinize aldığınızda aklınızda biriken eleştiri tufanından kaçmaya başlıyorsunuz. Devrik cümleler, bilinenin ötesindeki tekrarlar, redaksiyon ve yayınevinin bağışlanamayacak hatalarını da elinizin tersiyle itiyorsunuz.</p> <p>Sizi üşütmeye başlayan başkaca şeylerdir.</p> <p>İsterseniz biraz daha evveliyatlara dönerek bu tarihi üşümenin yapraklarını aralayalım.</p> <p>‘İlk toplantı Çemişgezek sancağında oldu. Paşa ‘biz Ermeni’leri sürüp getireceğiz ve siz bize yardımcı olacaksınız dediğinde Seyit Rıza’nın oğlu ‘Dersim’in aşında haram yoktur. Biz ancak misafirlerimizi ağırlarız’ dedi. Seyit Rıza kızarak oğluna döndüğünde Alişer ‘kızma Seyit, akıl yaşta değil baştadır.’ dedi. Seyit Rıza ak sakalını sıvazlayarak ayağa kalkıp 'paşalar Dersim bunu kaldırmaz, Dersim’in aşına kan doğranmaz’</p> <p>Bir diğer Ermeni halkı sürgün yollarında telef olurken, Dersim’e sefer başladı. Dağlar yanıyor, çocuklar, kadınlar mağaralara sığınıyorlardı. Ateşin, kanın içinde Ali Şer’in kellesi getirildi. Seyit Rıza diz çöktü. Sustu ağladı. Ağladığını Besse kadından gizledi.</p> <p>Yenilmişlerdi. Mağluplardı.</p> <p>Kendinden önce yenilmiş Mir Bedırxan’nın yaslı, nazenen Dicle’ye baktığı gibi Munzur’a döndü. ’Aktığın yatakta çürüme ey Munzur’ diyerek mağlubiyetin, barışa dönüşecebileceği saf bir inançla barış için yola çıktı.</p> <p>Yenilgi ve mağlubiyetin sisi çökmüştü Dersim’e, yapılabilecek en son yolculuğa çıkan Seyit Rıza, kendisini bekleyen sonu da biliyordu. Ne mahkemeler adildi. Ne de söz verenler.</p> <p>Sizi ve neler yapacaklarınızı çok iyi biliyorum, ilkin oğlumun yaşını büyüttünüz. Sonra da benim yaşımı küçülttünüz. En özlü ifadeleri seçti. Ayıptır. Günahtır. Dedi.</p> <p>Sehpa kuruldu.</p> <p>Seyit Rıza’nın son isteği 'beni oğlumdan önce asın.' dedi.</p> <p>Bunu dinleyen mi olur du? Tekrar ak sakalını sıvazladı. Darağacına baktı.</p> <p>Ağır ağdalı bir intikamla Seyit Rıza’nın gözleri önünde gencecik oğlu asıldı. Ak sakallı Seyit Rıza’nın ip’te sallanan resmini İhsan Sabri Çağlayangil zafer edasıyla Ataürk’e gösterince o da irkildi. Bunu kaldırın. Bunu sakın kimse görmesin diyerek Çağlayangil’i kendince uyardı.</p> <p>Akan kanın, tarihsel hafızanın silinmesi için ne Seyit Rıza’ya ne Ali Şer’e mezar yerleri tahsis edilmedi.</p> <p>Mezarsız ölülerin kefenleri gökyüzüdür.</p> <p>Sayıları binleri aşan ölüler, Laç deresi, Ali Boğaz, Munzur Vadisinden yelkinerek, mezarlarını arayan önderlerinin arayışına geçtiler. </p> <p>En kahredici, en acılı arayışın belki de ilk başlangıcı buydu. Kanın ve ihanetin bulaştığı bu topraklarda artık her ölü mezarsızlığı kendi direniş önderlerinin abidesi haline getirdi.</p> <p>Yenilmişliği, mağlupluğu ak sakallarında, alın çizgilerinde, saklayan divaneler, dervişler, deliler çoğaldı Dersim’de.</p> <p>Acının, ihtirasın acılı üşümenin ardından yıllar geçti ve 70’li yıllara gelindiğinde, sizleri bekleyen farklı bir üşümedir.</p> <p>Muzaffer Oruçoğlu ‘İbo ‘Bak Dersim istediğimiz bir bölge tarihi bir kıyım yaşamış ve Pir Sultan tiyatrosunun yasaklanmasıyla ayaklanıyor, Kars’ta bir tiyatro yasaklanırsa halk ayaklanır mı ? Yok dedim. Ya Çorum’da ayaklanır mı ?’ dediğimde yok dedi.. Kıvılcımla bozkırı tutuşturacağımız arazilerimiz oralar’ dedi.</p> <p>‘1938’i kabaca biliyorduk. O coğrafya ile yüzleşmemiz bizde ciddi değişikliklere yol açtı. Düzgün dağı, Munzur dağı, Başyurt yaylası ilk kez komünistlerin ayak izlerine tanık oldu. Uzun sürmedi. Fehim Altınbilek baskın ordusuyla Vartinik’i bastı.’ Düşenler, kalkanlar, vurulanlar ve ölenlerle birkez daha</p> <p>Dersim Mezarsız ölenlerin Kefeninin gökyüzü olduğu yerdi.</p> <p>Çoğalan ölülerle birlikte, kefensiz ölüler, dirilerle çoğaldılar. Tanrıların bilemediği bilmece çoğalmıştı. Belki bundan sustu tanrılar. </p> <p>Haydaran, Düzgün ve Yeldağından hiç o sillüet kalkmamıştır. 38 acısı mağaralarda, mezralarda, dindirilemeyen bir sızıdır.</p> <p>Üşümeye devam ediyorsunuz. Vartinik’ten sonra da belki de en büyük üşüme.</p> <p>Vartinik’ten sürüklenerek eli ayağı dondurulan İbrahim’den sonra onlarca insanın donarak, delirerek, cinlenerek yaşadıkları bir olayı okumaya başlıyorsunuz. Kanadalı doktor Norman Bethu gibi mi desek birisi İsviçre’den gelmiş Barbara, bir diğeri Bergama’lı kısacası çoğunluğu Dersim’li dağlarda gezinen, binlerce asker, özel tim ve kelle avcısına kafa tutan bir avuç insan. İçlerinde onaltılık, onyedilik çocuk denecek yaşlarda olanlar da var. Sırt çantaları, kütüklükleriyle birlikte yanlarında taşıdıkları kitapları okuyor. Kendilerince tartışıyor. Önderlerinin izini sürerek bir büyük düş için kör ve dipsiz geceler de yürüyor. Gündüzleriyse kendilerini fellek fellek arayanlara karşı kuytuluk yerlerde çalıların, köknarların altında sessiz uykulara dalıyorlar. Burada biraz isterseniz Sezgin’i dinleyelim.</p> <p>‘Havaların iyice soğumaya başlamasıyla birlikte dışarıda yatacak imkanlar kalmadığından kırk yedi kişilik iki birlik barınağa yerleşti. Barınak iki ayı bulan bir süre içinde yapılmış, erzaklar, bazen sırtlarda bazen de atlarla geceleri taşınmıştı. Barınağın kamuflajı çok iyi yapılmıştı. Gamasol ormanının çukur bir yerinde inşa edilmişti. Dev gibi çam ağacını da köklerinden söküp barınağın tam ortasına yerleştirmişlerdi.O çam tamamen kapatmıştı barınağı. Son olarak da sarı, kestane renginde yapraklar barınağın üsütüne serpiştirilerek barınak tamamlanmıştı’</p> <p>Barınakta yarenlikler, şakalar alır başını gider gitmesine barınağın üzerinde adına devlet denilen üç temirenli mütegalibe de ağır potinleriyle gezinmektedir. Onlar diri diri mezara girip bekleyenleri nasıl avlayacaklarını düşlerken. Adına barınak denilen herhaliyle bir mezar olan yere sığınanlar da bahar gelecek göreceksiniz dercesine kendi meşhup dünyalarında, kendilerince hazırlıklar içindeler.</p> <p>Müzip ve mugallit yanları onları kamçılar. Tipi biraz olsun diner beyaz gelinlik giymiş dağların zevkini çıkarmak isteyen geyikleri görürler. Eni sonu insanlar! canları et çeker. Oradan, oraya sıçrayan geyikler klaşin darbeleri karşısında şaşkınlaşır. Onlara aval aval bakarlar. Bütün canlılardan sorumlu olduklarını idda edenler kurşun darbelerinde düşen geyikler için sevinir haldeler.</p> <p>Geyikler soyulur. Barınağa diğer anlamıyla diriler mezarına pörtlenmiş et gelmiştir. Bütün savunma mekanizmalarına rağmen. Barbara ve Evrim ağlarlar. Küçücük de olsa bir sorgulayıcı pencere görmek, bugünkü aymaz, serden geçtileri görünce ne derin nayiflik, ne derin bir tasavvurdur diyorsunuz.</p> <p>Çoğunlukla doğdukları yerlerde ölenlerin, doğayla haşır neşir oldukları, hayvan alemiyle barışık yaşadıkları genel doğrudur.</p> <p>Dersim ise dağı taşı ateşe tutulup yakılırken ayılarından dahi medet bekleyen bir diyardı. Dağlarında, kayalıklarında gezinen ceylanların mağrur bakışlarında yenilmişliğin, mağlupluğun izlerini aramaları hep bundandı. Bu durumu çok iyi bildiğinden M.Sezgin’ de Klaşin darbeleriyle düşüp kalkan geyiklerle birlikte kendilerini bekleyen kötü huylu haberlere yavaş yavaş yaklaşırken sizi Evrim’in diliyle bir başka örseli hikayeye konuk ediyor</p> <p>‘Çehar köyünde öyle diyelim. İşte orada bir Ermeni aile fırtınada kaybolur. Ailenin on dört yaşlarında erkek çocuğu keçileri budak yesinler diye şu karşılarda bir yere getirir. Fırtına çıkınca keçileri toplar köye dönmek ister. Ancak keçiler gelir çocuk gelmez. Annesi kız kardeşini gönderir. O da gelmez; diğer kardeşini gönderir. O da geri gelmez. Anne gider o da gelmez. Babaları meraklanır gider. O da gelmeyince komşuları aileyi merak eder. Diğer köylere de haber verirler ve aramaya çıkarlar. Sabah köyün yakınındaki ardıcın altında, keçileri budağa götüren çocuğu ve kız kardeşini, yeni doğmuş keçi yavrusunu donmak üzereyken bulurlarlar. Karlar erir gider diğerlerini bulamazlar’.</p> <p>Evrim aslında hikayenin başına dönüp sonuna bir bakın diyordu. Kendilerini bekleyen dondurucu, öldürücü zemheriyi anlatırcasına.</p> <p>‘Gökyüzü turkuaz bir renge bürünmüştü. Güneş günlerdir ilk defa o kadar güzel ve göz kamaştırıcı bir şekilde gözüküyordu. Geyikler Yel dağının kar tutmayan tepelerinde çarçur otlarını yiyorlardı. Kurtlar ve tilkiler daha özgürce av peşine düşmüşlerdi. Barınakta ise derin bir sesszilik vardı. Nöbetçi beyazlıklarını giymiş; silahını kamufle etmişti beyazlığın altında. Kasım dağından kalkan kartal, nöbetçinin dikkatini çekti. Uzaktan gelen helikopter takırtısı bir anda dikkatleri üzerine topladı. Tam techizat hazırlandı gerilla birliği’</p> <p>Genel bir operasyondur, değildir tartışmalarına ‘Saat bir, eğer düşman yerimizi tesbit etseydi çoktan harekete geçmişti. Bizden korkuyor, nerede olduğumuzu da bilmiyorlar. Koca bir arazi. Yerimiz etraftaki yerlerden daha stratejik, ağaçlık çünkü. Akşamı bekleyip hazırlıklarımızı tamamlayıp barınağı terk edelim dedi Şerif. Karar Şerif’in fikirleri doğrultusunda verildi. Akşama kadar barınakta hazır vaziyette beklendi. Gece yarısı barınak terk edildi. Barınak ve çevresi tam bir sessizliğe büründü. Beyazlıkları giymiş, barınağın içinde bekleyenler sanki diri diri kefen giyip mezara gömülmüş gibiydiler…..</p> <p>Gece yarısı zifri karanlık. Gökyüzünü demir bir sac kaplamış gibi her tarafın buz kestiği izbe de karartılar gitmeye başlarken dürbünle bakan Lenko 'Bunlar özel timdir kesin. Rahat hareket ediyorlar. Bunun arkası mutlak gelecek.'</p> <p>Tam zamanında fark etti Rüstem. Yoksa Yel Dağı’na, Kasım Dağı’na indirme yapıp hepimizi barınağın içinde kimyasal bombalarla imha ederlerdi, dedi Bahtiyar.</p> <p>Etrafı alsalardı hiçbir yere gidemezdik. Kefenlerimiz de üstümüzdeydi zaten, dedi Hamza sararmış yüzünü gizleyerek.</p> <p>Bakalım yarın ne olacak? dedi Rojda tek sıra halinde giden bir düzine özel time bakarak.</p> <p>Yel Dağının doruklarına doğru tırmanışa geçtiler. Buzlardan kayarak düştüler, düşenleri kurtardılar. Aman vermez günlerin yaklaştığı kesindi.</p> <p>‘Lenko silahını kavrayıp; Vardık artık. Bundan sonra bütün Türk ordusu gelse başedemez bizle, dedi ve birliği alıp mevzilendirdi. Yel Dağı’nın en alt bölümüne. Unutmayın, dedi yanında bulunan Kenan ve Doğan’a. Yerimizi tesbit ederlerse ve çatışma çıkarsa bir birim gidip barınağa gaz döküp yakacak. Onlara sırtımızda taşıyıp tırnağımızla kazdığımız barınağı ve erzakları öyle teslim etmeyeceğiz. Bunu onlara gösterelim, dedi ve mevzilendiği yere geçip telsizini açtı.</p> <p>Şerif ve Mazlum’un birlikleri gelip geçti onları. İkiyüz üçyüz metre aralıklarla karşılıklı. Yel dağı’nın zirvesine mevzilendiler. .... Artık hazırız diyordu gerillalar.</p> <p>Çözülen telsiz anonslarından iyice yaklaştıkları anlaşılıyordu. Fark ettiler yerimizi, dedi Pala İsmail. Heyacan sardı dağı kuşatan gerillaları.</p> <p>Hamza soğuktan uyuşan takatsiz bacaklarının ağrılarını bir an olsun unutmak istedi. Parkasını çıkarıp ayaklarına doladı.</p> <p>Yeşil işaret fişeğinden sonra dağları ve tepeleri dolduran askerlerin suretleri iyice belirmeye başladı.</p> <p>Rahat hareket ediyorlar dedi Şerif. Gözlerini yeniden, avucunun içi gibi bildiği dağlara ve tepelere çevirdi. Her taraf asker kaynıyordu. Dürbünü alıp köylere baktı.</p> <p>Bu ne yahu? Türk devleti bütün gücünü yığmış köylere. Panzerler, tanklar, dozerler, kepçeler.... Ne yok ki dedi. Pala İsmail.’.</p> <p>Kaç yıl önce yine bu Yel Dağı’nın öte yüzünde başkaca bir barınağı açığa çıkarmak için Behzat Firik’i götüren kulaksız Binbaşı Behzat’ın testislerini burup ayaklarından başlayarak yakıp ölüsünü kardeşinin sırtına yükleyerek evlerine gönderiliş öyküsünü düşündü Şerif. Belki bugün kulaksız binbaşı orada olmayacaktı. Ama var olanların onlardan ne eksiği belki de fazlalıkları vardı.</p> <p>‘Ero Şerif! Hıran dolmuşları size doğru geliyorlar. Kaçırmayın sakın! Sıkın indirin aşağıya dedi heyacanlı bir sesle Kazım, helikopterin kendi bulundukları alana doğru gelişini izlerken.</p> <p>Durun iyice yaklaşsın, dediği anda vadididen bir helikopter tepelerde belirdi.</p> <p>Uykudan yeni uyanan Cengiz ve Fırat, helikopterin içindeki askerlerle göz göze geldiklerine şaşırmış bir halde gözlerini ovuşturdular. Neler olup bittiğini anladıklarında ise roket atarı ve G3 silahlarını helikoptere çevirip sıkmak istediler. Fakat Pala; durun sıkmayın indirme yapmaya kalktığında sıkın, diyerek onları uyardı.</p> <p>Neden ateş etmiyorsunuz? vurun indirin, diye bağıran Şerif, komut verdiğinde, helikopter ani bir manevrayla vadiye daldı. Fakat karşılarından gelmeye çalışan bu helikopter de dönüp gidince Şerif kızgınlıkla; Neden indirmediniz? Ateş etseydiniz kesin düşerdi dedi.</p> <p>Biz karşıdan gelen helikopteri görmüştük. Vadideki bizden görünmüyordu. Birden karşımıza çıkınca biz de şaşırdık. Asker indirmeye başladıklarında daha rahat vururuz diye düşündük.</p> <p>Helikopterde ise bir yandan kurtulmanın verdiği sevinç varken diğer taraftan verilen komutlara itiraz ediliyordu.</p> <p>Neden döndünüz?</p> <p>İki ayrı grup her yanı almış. İndirme yapamıyoruz. Ateş ettiler. Vurulmaktan zor kurtulduk.</p> <p>Daha üstlere indirin.</p> <p>Sıkıysa sen gel indir.</p> <p>Bu bir emirdir.</p> <p>Biz indirme yapmayacağız sıkıyorsa sen gel indir.</p> <p>Gerillaların içersinde ise hala helikopterin neden düşürülmediği tartışılıyordu.</p> <p>Dininize yanayım sizin. Av geldi ellerinizin içine, kaçırdınız. Tabancayla sıksaydınız düşürürdünüz, dedi Mazlum, Şerif’in birliğine seslenerek’...</p> <p>Mazlum Barbara’ya dönerek </p> <p>‘Artık hiç kimse bize ulaşamaz. Geldiklerinde karların üstünde onları keklik gibi avlarız, dediğinde Barbara Mazlum’u hayranlıkla izliyordu.’</p> <p>Sömürü dünyasına kafa tutup Alpler’den Munzurlara gelmenin gururuyla kendsini çevreleyen kelle avcılarıyla çatışmanın sabırsızlığını yaşıyordu Barbara.</p> <p>Düşman telsizleri yine duyuldu.</p> <p>Dağı tutan iki kokarca grubuna dolma göndermeye başlayalım. Dikkatli olun dedi Mazlum havan kullancaklar. Dediğine kalmadan havanlar gelmeye başladı. İlk havanlar barınağın bulunduğu alana düştü. İkincileri daha yukarılara. Yel Dağı’nın burçlarına düştüğünde etrafa şarapneller dağılırken göz gözü görmüyordu, üçüncü havanlar ise Lenko’ların alanının yakınına düştüğünde, kar ve kaya parçaları havada uçuşmaya başladı. İki helikopter Yel Dağı’nın etrafındaki dağlara asker indirip uzaklaşıyordu hemen.</p> <p>Havan atışları sıklaşınca durmadan mevzi değiştirdi gerillalar. Artık Yel Dağının etrafı asker sürüleriyle kaynıyordu.</p> <p>Karınca gibi asker var, diyerek gözlerini askerlerin bulunduğu alana çevirdi Rojda.</p> <p>Bunlar az; güçleri yetmez bize yoldaşım. Şimdi bir taramaya alayım bak nasıl çil yavrusu gibi dağılıyorlar. Onlar kaldıkları yerlerden çıkamazlar. Üstünlük, insiyatif bizde, biz belirleriz çatışmanın kuralını, diye karşılık verdi Şerif emin ve kararlı bir ifadeyle.</p> <p>Havan toplarıyla parçalanmış kekliklere, tilkilere ve diğer hayvanlara bakarak yavaş yavaş tepeye doğru tırmanalım dedi Mazlum...</p> <p>Telsiz anonsu yükseldi... Gidiyorlar komutanım.. Bırakın gitsinler yarın iz sürer bombalarız. Ya da soğuktan donup gebeririler dedi diğeri’.</p> <p>Sayıları elliye varan bu insanlar koca bir orduyu pes ettirmişler ama gel gör ki aman vermeyen doğanın öteki kahredici yüzü onları bekliyordu.</p> <p>Hamza cılız bir sesle iyi değilim dedi. </p> <p>Neyin var yoldaşım? diye sordu Şerif, Hamza’nın soğuk ellerini tutarken.</p> <p>Bacakları, ayakları ve bedeninin her yanına hakim olmuş soğuk. Hastalığın da verdiği etkiyle dermansız kalmış yoldaşımız, diyen Bahtiyar iri gövdesini tipinin yönüne doğru siper etmişti. Bahtiyar silahını Barış’a vererek yoldaşımızı sırtımızda taşıyacağız sırasıyla, dedi. Düştüler birlikte, kalktılar tekrar düştüler.</p> <p>Sırtta olursa üşüme daha fazla olur. Yarı donmuş vücut hızla donar, diye çaresiz ve kırık bir sesle seslendi Doktor.</p> <p>Sırayla koltuğuna girip taşıdılar. Hamza birşeyler mırıldandı. Kendine geliyor galiba deyip dinlediler onu.</p> <p>Beni.... bırakıp gidin. Benim varlığım bir yoldaşımın daha donmasıdır, dediğinde donun, buzun içinde okuyucu da don tutar sanki.</p> <p>Yalçın şalın üstünde yarı donmuş Hamza’ya bakıp;</p> <p>Hey gidi Erzurum’lu! Hani devrim olduktan sonra Ekonomi bakanı olacaktın? Öyle kolay kolay pes etmek yok.</p> <p>Gece tırmandıkları dağı daha bir uzun sürede indiler. Artan tipinin hızıyla yollarını kayıp ettikleri kesindi.</p> <p>Saatler ilerliyor biz yerimizde sayıyoruz. Yarın düşman bizi gafil avlar dedi Bahtiyar.</p> <p>Gözleri de iyice çekilen Hamza’nın vücudu artık kendisinin değildi.</p> <p>Götürüp barınağa yakın bir yerde bırakalım. Belki kendine gelir. Barınağa kadar gider dedi Mazlum.</p> <p>Cihan, Barış, Bahtiyar Hamza’yı tutup karların üstünden kaldırdılar. Nereye diye sordu bir kaç kişi boğunup yutkunarak cevap veremediler.</p> <p>Burası uygun, dedi Cihan biribirlerine baktılar.</p> <p>Kusura bakma yoldaş seni burada bırakmak zorundayız dedi Barış ağlamaklı bir ses tonuyla.</p> <p>O an Hamza bütün gücünü toplayarak;</p> <p>Nereye gideceğim, ne yapacağım peki yoldaşlar? diyebildi.</p> <p>Bahtiyar yutkunarak barınak ileride, diye zorlukla karşılık verebildi.</p> <p>Bir diyeceğin var mı? diye sordu Barış. Hamza’nın alnındaki karı silerek.</p> <p>Hamza gerildi. Başını kaldırıp birşeyler söylemek istedi ama gücü yetmedi. Yoldaşlarını bırakıp hüzünle giderlerken.</p> <p>Dersim’in ölüleri, divaneleri, delileri ayaklandı. Otuz Sekizden kalan yanık bir ezgiyle...</p> <p>Mezarsız ölülerin kefeni gökyüzüdür diye çığlık tutturdular.</p> <p>Yönlerini kayıp ettiler. Dönüp dönüp aynı yere geliyorlardı. Yüzünü şalıyla kapatıp gözünü arada bir tipiye karşı açan Şerif ‘sezgilerime göre şu taraftır’ diyordu.</p> <p>Yavaş yavaş donan ayaklar küçülürken büyüyen yürekleriyle konuşmayı öğreniyorlardı sanki.</p> <p>Cinlenmeler, donuyorum demeler ardı ardına çoğalarak büyüyordu. Acıktım diyenler şuursuzca toprak, kar yemeye başlamıştı bile.</p> <p>‘Biraz daha yürüyelim; belki buluruz gideceğimiz istikameti, diye zorlukla karşılık verdi Pala İsmail soluğunu kesen tipinin kuşatmasında.</p> <p>Şerif bağırarak;</p> <p>İmkansız. Önümüz uçurum. Tipi de göz açtırmıyor ki..</p> <p>Çabuk olun! Burada tipi çok kötü esiyor, soluk alamıyoruz. Boğulacağız şimdi, diye bir kaç kişiden sesler yükseldi.</p> <p>Büyük bir anafora tutulmuşcasına yollarını bulamaz haldeydiler. Ali Ekber düşüyor kalkıyor takatsız ayaklarına sözünü geçiremiyordu. Yanına yaklaşan Latif Tore sebiye (sana ne oldu) biraz kendini toparla yaklaştık.</p> <p>Vücudu kas katı kesilen Ali Ekber’in bakışları da dondu. Bir şalın içerisine yerleştirdiler onu bir ölü taşır gibi şaşkın şaşkın taşıyor ve içlerinden kanayarak ağlıyorlardı.</p> <p>Düzelme imkanı yok. Taşıyamıyoruz. Güzelce sarmalayıp bir kayanın kovuğuna koyun dedi Mazlum.</p> <p>Doktor eğildi kıvırcık saçlarını okşadı. Buz tutmuş gözlerrinden öptü.</p> <p>Bıraktılar Ali Ekber’i. Gözleri ve yürekleri gerilerde kalınca Dersim’in delileri, divaneleri bir çığlık daha tutturdu.</p> <p>Mezarsız Ölülerin Kefeni Gökyüzüdür diyerek.</p> <p>Turşmek ekibinden geride kalan Cemo ve Latif son kez bir daha baktılar etrafı taşlarla çevrili Ali Ekber’in gökyüzünü kucaklayan ölüsüne eğildiler, tekrar tekrar öptüler onu. Yapışıp kalmışlardı, onları zorla kaldırdılar yerlerinden.</p> <p>Tekrar uçaklar hareketlendi.</p> <p>Ne o yerimizi mi tesbit ettiler? Köyde bir hareketlilik oldu. Sağa sola askerler kaçmaya başladılar, dedi Bahtiyar. Yel Dağı, Kasım Dağı ve diğer bölgeler rast gele bombalanıyordu.</p> <p>Hiç bir yerde yoklar. İzlerini bulamıyoruz.</p> <p>Bulana kadar devam, diye emirler yağıyordu telsizlerden..</p> <p>Gün geceye yüzünü dönerken dağların hakimi yine gerillalar oldu.</p> <p>‘En arkada kalan Barbara. Mırıldanarak Enternasyonal marşını, 18 Mayıs’ı söylüyordu. Bacaklarında derman kalmamasına, delice esen tipiye rağmen.</p> <p>Doktor düştü herkesin morel kaynağı doktor. Süzüldü gitti gözleri.</p> <p>Yüzlerini Kurda kuşa dödü Dersim’in delileri divaneleri </p> <p>Mezarsız Ölülerin Kefenleri Gökyüzüdür diyerek.</p> <p>Uçurumdan kayalıklardan çarçur otlarından az çekmemişlerdi. Hertarafları donmuş kanlarla yarı ölü halde yürüyordu hemen hepsi.</p> <p>Az ileride bir ışık gördüler.</p> <p>Gelin, gelin, diye köyden o cılız ışığın yandığı yerden ses geliyordu. Ali ve Lenko o cılız ışığın yandığı evin tahta kapısının önündeydi. Evin etrafını yokladılar. Rüstem ve Songül çeşmenin yanında onları bekliyordu. Lenko pusulanmış pencereden içeriye baktı. Kalabalıktı ev. Asker yoktu. Sevinçle kapıyı vurdular.</p> <p>Çever rake! Mayme Kevra Mustafa.......Mayme kevra! Partizan</p> <p>İçeride kağıt oynayan yarı sarhoş köylüler şok olmuşlardı bu tipide kimdi bunlar derken.</p> <p>Susun dedi bu kez kapıyı Ali vurdu.</p> <p>Aç kapıyı kevra. Biz Şerif’in birliğiyiz. Bu kış kıyamette hayırdır sözlerini dinleyecek halleri yoktu.</p> <p>Kapı açılır açılmaz hadi hadi ayaklanın donuyorlar. Yarı sarhoşlar ve diğerlerinin yardımıyla iki odalı küçücük eve taşındılar. Sedirlere sekilere yayıldılar. Kaç gündür aç bilaç bir haldeydiler.</p> <p>Köylüleri topladılar.</p> <p>‘arkadaşlar, dün durumumuza ilişkin bir bilgi verdik size. Bugün de sizlere dün söylediğim bazı şeyleri tekrarlamak isiritiyorum. Köye giriş ve çıkışı güvenlik için yasaklıyoruz. Dikkat edin kuşku çekecek hiçbirşey yapmayın. Eğer asker burada olduğumuzu fark ederse bizimle beraber sizleri de evleriniz, çocuklarınızla birlikte imha eder. Evin içini dolduran yoldaşlarımızın durumları çok kötü. Yürüyecek halleri yok. Bir süre daha burada kalacağız. Eğer donmaya ilişkin bir bildiğiniz varsa bizimle paylaşın. Yiyeceklerimizin temininde, yakacak odunda bizlere yardımcı olmanızı istiyoruz. Bakkaldaki yiyecekleri satın alacağız. Ancak onlar birkaç gün idare eder. Geri kalan günlerde sizler de yardımcı olursanız çok iyi olacak. Partimiz yapacağınız iyilikleri karşılıksız bırakmaz dedi Mazlum.</p> <p>Belli belirsiz mırıldanarak dağıldı köylüler.</p> <p>Büyük çoğunluğunun ayakları yanmış simsiyah kütüğü andırıyordu adeta.</p> <p>Ölümün soğuk pençesi ayaklarından yakalamış yukarılara doğru tırmanışa geçmişti.</p> <p>Tepenin başında olan Kemalist amcanın evinden acının ahı gökyüzüne doğru tırmanıyordu.</p> <p>Çıkabilecek bir çatışamda en stratejik konumda olan Kemalist amcanın eviydi.</p> <p>Sayıklayanların sayısı hergeçen gün artıyordu.</p> <p>‘Oda yarı ölülerin konulduğu açık mezara benziyordu. Köylüler kapı önünde volta atıp pencereye kadar geliyor; o mezarın küçük penceresinden bir göz ucuyla içeriye bakıyorlardı. İnleme, sayıklama ve bağırma seslerini duymasalar bir mezarlığın önünde secde durmuş bir cemaat gibi hissedeceklerdi kendilerini.</p> <p>Ölüyorlar. Bu Mıste’nin evi mezarlığa dönüşmüş gibi.. Sağ olanlar da onlarla birlikte ölecekler dedi pencerenin önünde dizlerini kırmış oturan Musa.</p> <p>Başkaca çaresi de kalmamıştı kendi kendilerinin de doktoru olacaklardı.</p> <p>Pala İsmail tentürdiyotlu pamuğu ayağına sürdüğünde </p> <p>‘Off. Of ne yapıyorsun Pala yoldaş? Ciğerimizi mi söküyorsun ne? diyerek acısını dışa vurdu.</p> <p>Pala İsmail Şerif’in küçülmüş, iç içe geçmiş avurtlarına, feri sönmüş iri gözlerine, kollarına ellerine, ayaklarına ve sürekli yoldaşlarını soran acılarla yanan yüzüne baktı. İçinden; Hey gidi koca Şerif! Bileği zor bükülen, üst üste kayalardan taklalar atan, Şiran Yollarüstü Karakolunu basan, gücünün sınırı olmayan, metrelerce uzaklıktaki her şeyi kaçırmadan vuran koca Şerif! Şimdi, ayağını çürüten, kollarını kıran, gözlerine perde indiren şu soğuklar ne hale getirdi seni? Hey Şerif hey diye iç geçirdi.</p> <p>Yarı ölülerin doktorları Pala İsmail Ali Haydar ve Rojda.</p> <p>Ali Haydar ‘Bundan sonra hijyen koşullarına daha dikkat ederiz. İlaçları dağıtırken eldiven takalım, ameliyat bıçaklarıyla keselim et parçalarını dedi.</p> <p>Tamam. Önce kötü olanlardan başlayalım. Ancak kötürüm yerleri kesersek, çürümenin önüne geçeriz; ama ondan daha kötüsü felçlik, bilinç kaybı tesbit edemediğimiz başka hastalık, bazı yoldaşları iyice teslim almış. Eriyip gidiyorlar. Kendi kendine konuşmalar gittikçe artıyor.</p> <p>En kötüsü kim? diye sordu Mazlum. Pala İsmail’in sözünü keserek.</p> <p>Kısa bir sessizlikten sonra. Sesini iyice kısarak; Orhan, Hıdo, Bahtiyar, Ünal, Şerif’in durumu gittikçe kötüye gidiyor. Bir de..... deyip Barbara’ya bakışlarını çevirince diğerleri de o tarafa doğru döndüler...</p> <p>Tekrar sessizlik oldu, sessizliği Ali Haydar bozdu.</p> <p>Antibiyotik ilaçları kullanınca etkisi olur belki.. Olmazsa ilaç gibi ihtiyaçlar için göndereceğimiz arkadaş doktor da getirsin.</p> <p>O zamana kadar kimbilir nasıl olurlar diyerek komutanlarına baktı Rojda.</p> <p>Uyşturucu yok. Ağrı kesici az zaten, bu ağrılar altında inleyenlerin ağrı kesiciye ihtiyaçları mı vardı.</p> <p>Barbara Ali Haydar’a baktı. Birşeyler söyleyecekti dili dönmedi. Kan zehirlenmesi, kangren gelip dayanmıştı. Çürük et kokusu insanın burnunun direğini kıracak cinstendi.</p> <p>Neşteri eline alan Pala İsmail Önce Ünal’ın ayak parmaklarına neşteri indirince Ünal’ın çığlğıyla gözler o yöne çevrildi. Titriyor, belli aralıklarla da inliyordu. Kopan ya da kesilen, çıkan parmağın yerinden kanla karışık irin akmaya başladı. Herkes Ünal’ın akibetine uğrayacaktı. Bir kaçını kestikten sonra artık fırtına gibi olurum dedi Pala İsmail.</p> <p>Eve Musa Kivre girdi </p> <p>Musa şaşkın şaşkın, ürkerek odanın içini bir koşu taradı. Hangi yana başını çeviriyorsa biraz daha acıların, üzüntünün menziline giriyordu. Korkmuş, hiç beklemediği bir manzarayla karşılaşmıştı. Elinde tuttuğu bir sitil sütle titriyordu. Kendi kendine; ’pöro merde, ero lemine no çi zulmo, domane ma serdifetelino pörü merde’ (hepsi ölmüş, vay lemine, bu ne zulümdür, bu ne çocukların üstünde hepsi ölmüş)</p> <p>Şerif! bu Musa kivre süt getirmiş bize, Şerif başını dönüp hafifçe gülümsedi.</p> <p>Sıkı tut kesmeye başlıyorum dediğinde Pala İsmail, Musa kivre de ona baktı. Gözlerini kapayıp açtığında Rojda’nın tuttuğu siyahlanmış, kanlı çürük ayakları görünce başı döndü. Allah yardımcınız olsun diyerek bir bakıma kaçtı.</p> <p>Bu iş böyle gitmeyecek. Bir doktor kaçırıp getirsinler dedi Lenko. Olur dedi Ali Haydar ve devam etti. Diğer odadakiler de kötüleşiyorlar.</p> <p>Sağlamların odasında karmaşık duygular yaşanıyordu. Barbara’nın etrafında gezip duruyorlardı. Ela gözleri girdabın içinde çakmak çakmak yanıyordu. Bedeni ağırlaşmıştı. Acı ve ağrılar bütün bedenine yayılmıştı..</p> <p>Sakindi içten içe inliyor, damağına yapışmış, kat kat olmuş dilini ağzının içinde oynatmaya çabalıyordu. Birkaç saniyelik durgun bakışları kayboldu; etrafını şaşkın şaşkın izleyip güçsüz kollarını oynattı.</p> <p>Mama mama Goni, kazağım boğazımı sıkıyor boğacak beni deyip kısık sesli iki eliyle kazağının boğazını yırtmaya çabalıyordu. Zelal’in, Songül’ün, Zilan’ın ve ev sahibi Naciye kivrenin gücü yetmiyordu. Yaralı, kanayan ayaklarını duvara çarpıp irkildi. Ayaklarına basıp kalkmak istedi. Her hareketi daha büyük acılar, yaralar açıyordu. Nefesi eskisi gibi güçlü değildi. İnleye inleye soluyarak yerinden doğrulmaya çabalıyordu.</p> <p>Mama mama bekle ben geliyorum. Neden gelmiyorsun.</p> <p>Barbara, Barbara yoldaş kendine gel. Ben Mazlum.</p> <p>Ter yüzünden akıyordu. Songül ve Zelal sildikçe daha da çoğalarak akıyordu. Tiz sesler çıkarıyor. Üzerindeki gömleği çıkarmaya çabaladı.</p> <p>Sakinleşti. Etrafına bakıp etrafını anlamaya çabaladı. Toparlandı deyip bir oh çekeceklerdi ki.</p> <p>Başı yan tarafa düştü. Odanın içindekiler put gibi gözleri irileşerek Barbara’ya baktılar.. Nabzını kontrol edemediler. Mazlum onun masumca uyuyuşuna bakarak titreye titreye nabzını yokladı.</p> <p>Ali Haydar yutkuna yutkuna yaralılara Barbara’nın şehit düştüğünü söylemeyelim, gidip köylülerle mezarını Orhan’ınkinin yanında kazmaya başlayalım dedi ve dışarı çıktı.</p> <p>Munzur’un bütün divaneleri ölüleri ayaklandılar. Ayakları küçülüp yüreği büyüyenleri yanlız bırakmamak için, kendileri için taaa Alp’lerden gelen bu enternasyonalin kızı için çığlık çığlığa bağırdılar </p> <p>Mezarsız Ölülerin Kefeni Gökyüzüdür diyerek...</p> <p>Zemherinden Yürekler Geçti. Bir tarihin bir destanın yaşanarak anlatılışıdır. İnsanlık ileride bir Komünizm pentaonu kuracaksa ki kuracaktır. Bu destanın kahramanlarını da yaşatmayı unutmayacaktır...</p>
Girdi biçimi
Filtered HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Full HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi
Attached Images
Existing Image:
None
"Over troubled water..." (Açılış)
"Sussss.."
"Unut"
090908-Güler Zere-vm.widec.jpg
0je.png
1.jpg
1.jpg
1.jpg
105-141.jpg
11 Eylül vePolitik İslamÜzerine Kapak
1234r.jpeg
15- 16 Haziran.jpg
155.JPG
16.jpg
166137_1_Gorzfrei.jpg
1960-che-1.jpg
19ocak2010s.jpg
1mayis77_(1).jpg
200-386.jpg
2000degundem-kapak200.jpg
2009-12-04---Kapak---Sosyal.jpg
2010-09-12 - Kapak- 12 eylul uzerine yazilar v2.jpg
21 İtfaye.jpg
250-369.jpg
250-392.jpg
26.JPG
2_temmuz_2009_istanbul.jpg
4- ikinci kapıdan mezarlığa giriş yapılıyor.JPG
400px-Krähe_65(loz).JPG
41e591d8-yilmaz-guney.jpg
490-250.jpg
6-7 eylül.jpg
6-7_eylul_1955.jpg
6-7_eylul_55_tank.jpg
800px-Ziggurat_of_ur.jpg
Abdullah Öcalan - Kapitalist Modernite ve Demokratikleşme - Kapak
abidin'in...jpg
abidin-dino.jpg
abidin-he...jpg
abidinözp...jpg
abidinözp...jpg
acilim_aydinlar_yorum.jpg
afganistan_secimsandik_essek_asker.jpg
afis-kumkapi-14mart2010.jpg
afis_cozum.jpg
ahmedarif_nazimhikmet.jpg
ahmed_arif_1.jpg
Ahmet Türk.jpg
ahmetaltan_hasancemal.jpg
ahmetarif.jpg
ahmetturkemineayna.jpg
ahmet_turk_3_kongre.jpg
ahmet_turk_grup_toplantisi5.jpg
Akatça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan 282 maddelik Hammurabi Kanunları...
AKP ve güleni bitirme planı.jpg
Albayrak
albayrak1200.png
Aleviler-kapak400.jpg
Ali Yetkin
alidehri.jpg.jpg
alidehri.jpg.jpg
alter-eco-ekim2010.jpg
Amatör Kalem Vuruşları (1)
Amatör Kalem Vuruşları (2)
Amatör Kalem Vuruşları (3)
amedkadin_forumuleyla.jpg
ankkongre.jpg
anneannem.jpg
apo_aturk_talabani.jpg
ara-gazetesi-çžktž.jpg
arac_er_asker.jpg
aram_tigran_cumbus.jpg
Arif Damar.jpg
arif+damar.jpg
Asiti-Baris.jpg
asiye-turhalli.jpg
asker_yuruyus_jandarma.jpg
avni-ozgurel-01.jpg
AVrupa Birliği Üzerine Yazılar - Demir Küçükaydın - Derleme - Kapak
Avrupa Merkezcilik Üzerine Yazılar
avrupabarisgrubu_basin.jpg
aydinlar_liberal.jpg
aydin_erdem.jpg
Aydın Dinçoğul
Ayhan Bilgen.jpg
ayhanbilgen_barismeclisi.jpg
ayna_turk_1eylul.jpg
Ayrılık-kuytu
Az Kaldı! - Türkiye'nin Linç Yapılmış ya da Linç'e Kalkışılmaş İdari Bölgeler Haritası
azizvatanresmi.jpg
azizvatanresmi.jpg
Azınlıklar Konusundu Yazılar
Aşiti - Barış
Çatı Ankara.jpg
Çatı Partisi Tartışmaları.jpg
Çtı Partisi Girişimi.jpg
Ömrümüzün taş çicekleri resim sergisi.jpg
Özgür Basın Susturulamaz.jpg
Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak
Özgürlük(Korkoro).jpg
Üçüncü Köxüz Sitesi
özgürlük ne zaman anne.jpg
Banksy!.jpg
Bansky'den
baris guvercini.jpg
barisgrubu_karsilama_ani.jpg
barisgrubu_otobus2.jpg
baris_kizi.jpg
Barış Gurubu.jpg
Barış İçin Vicdani Red Platformu.jpg
Barışın Tarihi.jpeg
basbug_dursuncicek.jpg
Bayram Balcı-Livan.jpg
bayramlar-kapak200.jpg
başkan ve hatice ana.JPG
büyük ortadoğu projesi ve sosyalist strateji
BDP'ye operasyon.jpg
bdp_logo.jpg
Belalı sularda: Ship to Gaza, sizi gözüm gibi sakınırım.
Berivan.jpg
Beşikçi Eleştirisi - Kitap Kapağı
Bill Of Rights
Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan.jpg
Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi
Bir yaşam.jpg
Birinci Dünya Barış Günü.jpg
Birlik mi Rekompozisyon mu Kapak
birlik-mi-kapak-on-yuz.jpg
Bizim Köy
bop-on-kapak.jpg
Buzu Kıran Yolu Açan
bıji kürd u kurdistan
canli_bomba_pelsin.jpg
canyucel.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi_girisimi.jpg
Celali Söylenceler Kapak
Celali Soylenceler Kapak.jpg
Celali Soylenceler Kapakv2.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
cerkesler_kitap.jpg
Ceylan'dan Bize Kalan: Şahmeran
CHP-logo.jpg
chp_meclis_pankart2.jpg
Cingeneler.jpg
cizre-bohtan-beyi-bedirhan-direnis-ve-isyan-yillari-onkapak.jpg
Cumhuriyet_LR.jpg
Dağların ezgileri.jpg
Dönüşü olmayan yol.jpg
Dün Halep'çe, Bugün Kelepçe
Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler
Demokratik Cumhuriyet.jpg
demokratik_acilim_kapatma.jpg
Denemeler
denemeler-kapak.jpg
denizesaldiri.jpg
denizesaldiri.jpg
Derleme 2009 - Murat Çakır
Dersim+ Barajlar.jpg
Dersim- Sabiha Gökçen.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersimkatliami1.jpg
devletulus.jpg
devletulus.jpg
Die Linke: Bir Başarı Hikayesi mi? kapak
Dikilmesi mümkün "İzmirli ırkçılar" heykel tasarımı
dilacarKucuk.JPG
dilekkurban.jpg
Dilsiz dengbej.jpg
dink_goktas_kitap.jpg
Dipnot Dergisi Üçüncü Sayı Kapak
Dipnot.jpg
Dipnot.png
disk_suleyman_celebi.jpg
Diyarbakır -TÜYAP.jpg
diyar_demokrasi_platformu1.jpg
Djembe
DK_MME_KapakKucuk.jpg
DK_MME_KapakKucuk_0_0.jpg
dogan-akhanli.jpg
Doğan Akhanlı
DSC04737.JPG
DSC04737.JPG
dtp_eylemi.jpg
dtp_logo.jpg
dtp_operasyon_tepki1.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
edip_cansever.jpg
ejder-kapani-46.jpg
ekinbelleten-1991.jpg
emmeline-pankhurst1.jpg
emper ve ırak umut.jpg
emperyalizm ve dünyanın katli
emperyalizm ve dünyanın katli(ırak)(yağlıboya resim)
emperyalizm ve umut(yağlıboya resim)
erdogan_akhanli_yazar.jpg
ergani.jpg
ermenhaf.jpg
Ermeni Sorunu Üzerine Yazılar - Kapak
Ermeni Soykırımı ve Toplumsal sorumluluk - Broşür Kapağı
Ermeni-Soykirimi-Koln.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_soykirim_ciftciyan.jpg
ermeni_saykirim1.jpg
ermeni_tehcir.jpg
ermeni_tehciri_tren.jpg
ermeni_tehcir_TE.jpg
ernesto_che_guevara_x1.jpg
etha-20100708-envali-metruke-00_ext.jpg
Evrim ALATAŞ..jpg
evrim_alatas.jpg
evrim_alatas_amed.jpg
Eyüp Sultan Konuşması
Ezidilik.jpg
Ezidilik.jpg
Ezilenlerin Pedagojisi.jpg
fahri petek.jpg
fahri-pet...jpg
Ferhat Tunç-söyleşi.jpg
Ferit öngören.jpg
fft23mm135497.jpg
fileme.jpg
filizkocali_gunluk.jpg
friedrich-nietzsche-paul-ree-lou-andreas-salome.jpg
Gayda-Istanbul-Gayda-Istanbul-CD__20246271_0.jpg
GÖÇMENLER.jpg
gösteri.jpg
gözler bakışlar
Gözler ve Bakislar(yağlıboya resim)
güler zere.jpg
Günay- Gerilla.jpg
Günay-Murat Karayılan.jpg
Günümüz anti-demokrat kemalist evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?
Günlük Gazetesi Çok Dilli Manşet
Geçiş Programı Üzerine Kapak
Gece Kelebeği.jpg
gecmisle_hesaplasma_kitap.jpg
gencaygursoy_husnuondul.jpg
gencdal_ceber_kursun.jpg
gerilla_bahar.jpg
gerilla_cozum_avrupa.jpg
gerilla_durbun.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
Globalızatıon
grupyorum.jpg
guler-zere.jpg
GulerZere-hstn20090708-51.jpg
guler_zere_afis.jpg
gunluk_22agustos.jpg
gunluk_24_04_2010_s.jpg
gunluk_kapatma_kocali.jpg
gunluk_logo.jpg
gzerehapis.jpg
Hafız Esad.jpg
Haiti.jpg
Hakan Akçura-söyleşi.jpg
hakantahmaz_ayseltugluk.jpg
hakkari_cumhuriyet_yuruyusu.jpg
Halil Savda
Halil Uysal.jpg
Halil Uysal.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
Hasan_Cami_-_Fas.jpg
hasan_cemal_apemusa.jpg
hasan_cemal_ismetb.jpg
Hatalı Mantık
Hayat Atölyesi.jpg
Hüseyin Çelebi.jpg
Hüznün Akordu
hdinkcadde.jpg
Her dağın gölgesi Deniz'e düşer.jpg
Hevjin.jpg
hewler_gazeteci_osman.jpg
hicri_arapfoto.jpg
Hikmet Kıvılcımlı Elazığ Cezaevinde Mahalli Kürt Kıyafetiyle
Homofobi.jpg
honduras.jpg
Hrant için.jpg
Hrant ve 1915.jpg
Hrant- Doğum günü.jpg
ibadet_inanc.jpg
idamlar-iran.jpg
ihd_tihv_fincanci_turkdogan.jpg
ihsanfetahiyan_iran_idam.jpg
ihsanfetahiyan_pjak_iran.jpg
ilan.jpg
ilkmeclis_anayasa.jpg
ilmanifesto_manset.jpg
images.jpg
imrali_salon.jpg
ingmar_bergman_yonetmen_s.jpg
islam ve sol.jpg
istanbul_baris_mitingi_kitl.jpg
işçiler ve önderleri-1(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2.jpg
işçiler ve önderleri.jpg
Jamanak.jpg
James_Joyce.jpg
James_Joyce.jpg
Jan Valtin.JPG
Jan Valtin.thumbnail.JPG
Jî bo Hefîz Ebdûlrıhman û rojmanegeriya cîhané/ Hefiz Abdulrahman ve Dünya basın emekçileri için
jitem_belge_jandama.jpg
Jı bo bıdarvekırına xortên Kurd...( İdam edilen Kürt gençleri için...)
Jın,Jiyan,Azadi/ Nisa,Heyat,Hürriyet/ Kadın,Yaşam,Özgürlük
Kadri Gökdere
Kadın Soruşturması.jpg
Kadın Soruşturması.jpg
kadına bakış
Kadına Bakış(yağlıboya resim)
Kapak - Emvali Metruke
Kapak---Ocalana-Mektuplar.jpg
kapak-onyiloncesi400.jpg
kapak.jpg
kapak.jpg
kapak300.thumbnail.jpg
kapaksanat.jpg
kapak_0.jpg
karayilanbasin5.jpg
karayilan_filizkocali.jpg
kardelen.jpg
kardesist.jpg
Kasabalılar-Kapak
katliam_halepce.jpg
kawa-nemir.jpg
kayit-olunmamis-soykirimistanbul-eylul-1955-vasilis-kiratzopulos.jpg
Kaypakkayakapak
Kayıt dışı bir isyan.jpg
kazimkoyuncu.jpg
Küçük İskender.jpg
Kültür Üzerine Yaazılar - Kapak
Küreci Anması Afiş
kürt'lük
KCK-Karayılan
Kelepce.jpg
kelepce1.jpg
KemalistEvler.jpg
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar Kapak
keyman_gulec.jpg
kilaman.jpg
kilisecami.jpg
komplokapakkucuk.jpg
koxuz-duz-golgeli.gif
kresim.jpg
kultur-kapak.jpg
Kurban.jpg
kurdocul1.jpg
Kurt-Hareketi-kapak200.jpg
kurttvleri_medtv.jpg
Kıvılcım Gazetesinde Yayınlanmış Yazılar
Kıvılcımlı Üzerine YŞazılar Kitabı Kapağı
Kıvılcımlı Sempozyumunda Servet Ziya Çoraklı Bildiri Sunarken
Kızıl Afiş
La prison.jpeg
latchodromez01.jpg
Latin Amerikanın Kesik Damarları.jpg
Lawij / Hida/ Ağıt
Lawij.JPG
Lenin
levi_straus.jpg
Levon Ekmekciyan
lewis_hine_phot_nyc_empire.jpg
liberation_tigers_of_tamil_eelam.gif
logo.gif
logo.png
louise-michel.jpg
Ltte_emblem.jpg
luqman_ahmed_.jpg
LWtc0504.jpg
maden-iscileri-destek.jpg
maden_iscileri_yeralti.jpg
Madimak.jpg
Madteos Sarkisyan.jpg
Mahmut Baksi.jpg
Manifesto_benedict_xvi.png
Manukyan
manusyan kitap.jpg
manusyan.jpg
manusyan_resim.jpg
Marksisit Demokrasi Teorisine Katkı
Marksizm 2010 Afis
Marksizmde Yapı ve Özne Sorunu - Kapak
Marksizmin Marksist Eleştirisi Kapağı Küçük
Marksizmin Marksist Eleştirisi İkinci Basık - Kapak
Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar - Kapak
Mascha kaleko.jpg
Matruşka'larda Tarih Bulmak..
mayin.jpg
mayin.jpg
mayžs68-a...jpg
Medya.jpg
Mehmet Güler-KCK.jpg
mehmet_uzun.jpg
mehmet_uzun.jpg
Mem û Zîn
Metin Küreci anması
metin2.jpg
metinyegin_01.jpg
Mevsimlik işçiler.jpg
michel_foucault.jpg
mindit.png
MSF+Logo.jpg
msf.jpg
msflogo.jpg
muma.jpg
Mumia Ebu Cemal
musa_anter.jpg
Musa_anter_.jpg
muzsesleri.jpg
muzsesleri.jpg
Necdet Adalı.jpg
Newroz
Newroz.jpg
Newroz.jpg
Newroz.jpg
newroz_250x0.jpg
news.gif
newspapers_medya.jpg
nisanyan1.jpg
nisanyanevi.jpg
nobel_liderler_s.jpg
Nure- Nora.jpg
olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg
Omayra.jpg
Ongözlü Köprü.jpg
Onnik ve oğlu ara.jpg
op-denklem.jpg
Orhan Pamuk
Oscar Wilde.jpg
otekitarih-seyhsait1.jpg
Otobiyografi-Kapak.jpg
otobiyografik-yazilar-kapak.jpg
ozevin_ozdemirler.jpg
ozgurgundem_site_sansur.jpg
Paramaz Darağacında
Penguen'in yaptığı ve -ne yazık ki- asla yapmayacağı kapak
Penguen- Irkçı Kapak.jpg
pera_spor_klubu_taksim_standinda.jpg
Perperok.../ Kelebek...
Perperok.jpg
peternorman_atlet.jpg
picasso.jpg
picture-1
picture-10
picture-11
picture-12
picture-13
picture-14
picture-15
picture-16
picture-18
picture-19
picture-2
picture-20
picture-21
picture-22
picture-24
picture-25
picture-26
picture-27
picture-28
picture-29
picture-3
picture-30
picture-31
picture-32
picture-33
picture-4
picture-5
picture-6
picture-7
picture-8
picture-9
pinar.png
PKK.jpg
Porén te/ Saçların
Poren te- Saçların.jpg
Q04.jpg
qijikares2ğğ.jpg
Qijıka Reş.jpg
qırıka reş.JPG
reklamin_dili_b.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
resim.jpg
Resim2.png
Roj TV.jpg
Roj Tv.png
roni.jpg
Rosa - Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg, Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg.jpg
Sacayak dergisi Sayı 8
Sacayak dergisinin 11. sayısı
Sacayak, Sayı 3
Sacayak, Sayı 4
Sacayak, Sayı 6
sacayak2.jpg
Sacayak_Sayi10_Sayfa 1_5cm.jpg
Sacayak_Sayi12_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_05_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_09_Kapak.jpg
Saidi Kurdi-Son Derviş.jpg
saitfaik.jpg
sakine ana.jpg
salihzezgin.jpg
Sarkis Çerkezyan.jpg
Sarkis H-1.JPG
Sarkis ve Doğan
sarkis.jpg
Sarmaşık.jpg
sartre.jpg
savunma_kapitalistuygarlik.jpg
Sayı 54
sazai sarıoğlu.jpg
Sazak'ın Dikenleri
süryaniler.jpg
senci.jpg
senci.jpg
Serhedo ve Gerilla
serif_gencdal_kandil_s.jpg
serturkm.jpg
sevahir_bayindir_yarali.jpg
Sevan nişanyan.jpg
seyit rıza.jpg
Sezen Aksu-Kürt Açılımı.jpg
Shantel.jpg
Ship to Gaza: I have eyes only for you!
sol_cati_partisi2.jpg
Sor (kırmızı)
sorayayi_taslamak.jpg
Sosa.jpg
Sosyalizm Nedir? Kitap kapağı
stalin.jpg
Surp Giragos Ermeni Kilisesi.jpg
SURP%2~1.JPG
suryaniler_toplumu.jpg
sylvia-plath.jpg
Sırrı Süreyya Önder.jpg
taraf-gazetesi.jpg
tas-atan-cocuk.jpg
Taş Atan Çocuklar
Taşhoran Kilisesi.jpg
Türk Solu'nun İzinden Gittiği Gelenek: Naziler
Türkiye: 98 - Almanya: 0
tbmklein2.jpg
Tehcir.jpg
tersinden kemalizm.jpg
Teslim Ol!
thumb4073.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven, Digran Zaven
Toplum ve Kuram.jpg
Toplum_ve_Kuram.jpg
toprak_empati.jpg
Troçki.jpg
tuncboyaciyan.jpg
Turkey-ruins-FE05-wide-horizontal.jpg
Uçurtma Gerilla.jpg
ucuncu-koxuz1024.jpg
ugurkaymaz_cocuk.jpg
uludere-8mart.jpg
Unbenannt-2.jpg
van_mazot_iskence.jpg
Varlik Vergisi Kitap Kapagi
varlikver400.jpg
Vedat Kurşun.jpg
vedatturkali.jpg
vedat_kursun_azadiya_welat.jpg
Veysi sarısözen.jpg
Walter Benjamin.jpg
wwwresimmaxnet-top-oynayan-horozlar.jpg
x-golgeli
Xmas beginning and traditions
Yabancı
Yanılsama(yağlıboya resim)
Yargıtay neden mi Pınar'a düşman?
Yargıtay Neden mi Pınar'a Düşman?
yasamagaci136.jpg
yasamagaci136.jpg
yasarjem1.jpg
yasarkemal.jpg
yazar_migirdic.jpg
Yaşam Ağacı Derneğinin Afişi
Yeni Kıbrıs Partisi.jpg
yilmaz-guney-.jpg
yilmaz-guney.jpg
yukselgenc_nukhetsirman.jpg
yusuf.jpg
zarakolu_onderoglu.jpg
Zeki_Okten_by_ozgurcanakbas.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeynel Ergin.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
Ziya gökalp lisesi.jpg
Şerzan Kurt.jpg
Şivanê_Kurmanca_kapak_as.jpg
İçerden.jpg
İdam Edilen Ermeni Sosyalistler
İHD ve TİHİV.jpg
İHD.jpg
İkince Köxüz sitesinin görünüşü
İkinci Köxüz Sitesi
İlk Köxüz sitesinin görünüşü
İslamda Kayıp Gerçek - Kapak
İttihat et.jpg
Choose an image already existing on the server if you do not upload a new one.
-or-
Upload Image:
Image title:
The title the image will be shown with.
Related Links
Links are stored as part of the
links management feature
. Monitoring and dead link detection are centrally managed from there.
To add more links, just click "Preview" to add another blank row. To remove a link from this article, just blank out its URL field or check the Delete box.
If you blank out the title but leave the URL, then the system will suggest a title for you. The Weight allows you to determine the order in which links are displayed; lower numbers float to the top.
URL
Başlık
Ağırlık
Sil
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
Günlük iletisi:
Diğer yazarların sizin düşüncelerinizi anlaması için burada yaptığınız eklemelerden veya değişikliklerden bahsedin.
Yazarlık seçenekleri
Yazan:
Misafir
için boş bırakın.
Yazıldığı tarih:
Biçimi:
2010-01-18 10:38:41 +0000
. Zaman olarak gönderme zamanını kullanmak için boş bırakın.
Yayınlama seçenekleri
Yayında
Ana sayfaya yükselt
Listelerin üzerinde kalıcı
Yeni sürüm yarat