Bir Düş Kur Sevgilim! (1)
Bir düş kur sevgilim;
Tut ki dünyayı tutabilmişsin bir yerinden. Tanrı sana bir dilek tutma şansı tanımış ve sen tersine bir dünya arzu etmişsin hiç düşünmeden. Güneşi batıdan selamlamışsın ilk sabah. Kimse olmaz, olmasın dememiş sana… Kimse “ bu işte bir terslik var” diyememiş. Tok olanların çoğunluğu ezmiş, aç kalanların azınlığını ( keşke herkes doyabilse ) Irklara bölünenler istifa etmiş, milli istifa merkezleri kurulmuş her mahallede. Her ev bir şube sahibi olmuş. İnsanlar özüne dönmüş hep birden; insan, insan olmuş yeniden.
Tüm savaş tacirleri iflas etmiş bir gecede, satılığa çıkarmışlar fabrikalarını. Hepsi oyuncak üretimine geçmiş mecburen, çünkü ikinci dünya oyuncak şenlikleri yaklaşmış ve bunun için oyuncak ham madde pazarları için rekabete girişmiş insanlar. İkinci dünya oyuncak şenliği gelmiş çatmış, yetmiş milyondan fazla çocuk oyuncak sahibi olmuş. ABD bir kerede Nagazaki ve Hiroşima çocuklarına en çok oyuncak dağıtarak bu şenliğin en büyük devleti olduğunu kanıtlayıp son vermiş şenliğe. Birleşmiş çocuklar örgütü kurulmuş bunun üzerine. En çok oyuncak dağıtan ilk beş ülke bu örgütün daimi üyesi olmuş. Yıllarca bu büyük olayı kutlamak için, yıl dönümlerinde insanlar Nagazaki ve Hiroşima çocuklarını bir araya toplayıp teşekkür merasimleri gerçekleştirmişler. Bu günler bir daha yaşansın diye kilise ve camilerde toplu dualar edilmiş. Tüm çocuk ve oyuncak uzmanları televizyonlarda bu konuda öngörülerini paylaşsınlar diye davet üstüne davet almışlar.
Çok geçmemiş ABD gene öne çıkmayı başarmış ve Saddam’ın az oyuncak dağıttığını gerekçe göstererek, Irak çocuklarının oyuncak ve oyun hakları için, içi oyuncak dolu oyuncaktan füzeler atılmış Bağdat’ a. Sadece bir gece helikopterler ve uçaklar aracılığı ile yüz binlerce oyuncak bırakılmış Iraklı çocukların üzerine. Ertesi yıl bilânço netleşmiş; bir yılda bir milyon çocuk oyuncak sahibi olmuş. Bunu gören ülkeler, Ortadoğu’da gördükleri ABD yükselişini kıskanmış, oyuncak dağıtsın diye kendi askerlerini göndermişler Irak’a.
ABD bununla yetinmemiş, İran çocuklarını düşünmeye başlamış. İranlı çocukların neyi eksik diye söylenmeye başlamış, Iraktan daha büyük bir oyuncak operasyonu ile hareket etmeli kararı alıp daha az enerji ile daha çok oyuncak üretmek için oyuncak nükleer santralleri kurdurmak amacı ile Türkiye’nin de destek vereceği bir operasyon planı yapmaya başlamış. Türkiye, önce içimizdeki oyuncak sorununu hal etmeliyiz deyip bir gecede 20 milyon dolarlık oyuncak bırakmış kuzey Irak dağlarına.
Türkiye’de de işler karışmış. Hükümet sürpriz bir karar ile seçme ve seçilme yaşını on sekizin altına almayı kararlaştırmış. Sadece on sekiz yaşından küçükler oy kullanıp seçilebilsin diye yapılacak anayasal değişiklik için tüm çocuk çevrelerinden destek istemiş. Büyük yürüyüşler gerçekleşmiş, mahallelerde çocuk komisyonları halkı örgütleme çalışmalarına başlamış. Bir süre sonra bütün mahalle komisyonları konfederasyon şeklinde birleşme kararı alıp darbe yapma tehdidinde bulunmuş. Hükümet bu destekle anayasal değişikliği bir gecede gerçekleştirmiş.
Doğudaki çocuklar hayatları boyunca oyuncak görmedikleri için kro ithamı ile karşılaştıklarını öne sürüp metropollerde her gece bir oyuncak araba kundaklamaya başlamışlar. Çok geçmemiş, bu çocuklar yakalanmış. İlk ifadelerinde; “plastik mermi icat edildi, çocukluk öldü” demişler. Bunu bir itiraf olarak kabul eden hâkimler, ömür boyu oyuncak fabrikalarında çalışma cezasına çarptırmış onları. Metropollerde bunlar olurken, doğunun oyuncak haklarını savunan bir parti canlı oyuncak olmak için dağlara çıkıyoruz deyip oyuncak çadırlar kurmuşlar dağlara.
Sonra hükümet arkasında gördüğü çocuk desteği ile gaza gelip dişi oyuncaklar başları örtük üretilsin deyip bu seferde bunun için destek istemiş.” Çocukların ahlakını bozmaya kimsenin hakkı yok” diyen hükümet, “bundan sonra mini etekli ve dekolteli bebek üretimini yasaklıyoruz” deyip kendisine kuklalar gibi ipli bir oyuncak olabileceğini hatırlatan muhalefete renkli don giymesine rağmen; bunun için “beyaz donları giymeyi göze aldık” sözünü hatırlatmış! ( Devamı gelecek)
- arjenazad ağ günlüğü
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
